Ana sayfa Raporlar Borsa Hisse Analiz Raporları Bankacılık Se...

Bankacılık Sektörü ve Banka Hisseleri Analizleri

PAYLAŞ

Bankacılık sektörü ve banka hisselerinin genelini etkileyen verilerin analizlerini, bankacılık sektörünü ilgilendiren yasal düzenleme ve faaliyetlerin genel ve özel olarak etkilerinin ele alındığı uzman ve kurum analizlerini bu sayfada bulacaksınız. Ayrıca yabancı kurumların özellikle bankacılık sektörünü ilgilendiren raporları da yine bu bölümün konuları arasındadır. Analiz ve raporlar tarihlerine göre sıralanmıştır. Son gelen en yukarıda yer almaktadır.

Garanti Yatırım – Bankacılık Sektör Raporu – 31.01.2018

Bankacılık Sektörü: Bankacılık sektörünün Aralık 2017 net karı 3,934mn TL olarak gerçekleşti. Sektörün net karı aylık bazda %2 azalırken, yıllık bazda ise %58 arttı. Net faiz marjında aylık bazda 33 baz puan artış yaşanırken, TL kredi-mevduat makası aynı dönemde 37 baz puan arttı.

Operasyonel gelirler (net faiz+komisyon), marj artışı ve dengeli büyüme ile beraber aylık bazda %9 büyüdü

Son dönemde artan swap giderlerinde Aralık ayında yavaşlama görüldü

Sektörün provizyon giderleri yılın son ayında artarken, net kar üzerinde baskı yarattı Sektörün 4Ç17 net karı beklentilere paralel bir şekilde önceki çeyreğe yakın gerçekleşti. Ayrıca, bankacılık sektörü 2017’de %31 kar büyümesi ve %14.8 özkaynak karlılığına ulaşmıştır.

Tacirler Yatırım – Bankacılık Sektör Raporu – 31.01.2018

Bankacılık Sektörü – BDDK Aralık ayı verilerini yayınladı. Aralık ayında Türk bankacılık sektörünün konsolide net karı aylık bazda %2 azalmış olup, yıllık bazda %58 arttı. 2017 yılında ise bankacılık sektörünün net karı %31 artarak 49 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektör verilerinin detaylarını incelediğimizde, net faiz gelirlerinin %9 arttığını ve net faiz marjının, aylık bazda, 36 baz puan iyileşerek %5,15 olarak kaydedildiğini görüyoruz. Net faiz gelirlerindeki artışın altında yatan sebepler TÜFE endeksli menkul kıymetlerden daha fazla gelir elde edilmesi ve takipteki kredilerden alınan faizleri olduğunu görüyoruz. Komisyon gelirlerindeki artış hız azalarak, yıllık bazda, %11 olarak gerçekleşti.

Toplam provizyon giderleri aylık bazda %107 artış kaydetti. Bunun altında yatan ana sebepler ise özel karşılıklardaki artışların ve serbest karşılıklardaki artışlar olduğunu görüyoruz. Özel risk maliyetleri, aylık bazda, 58 baz puan artış kaydetti ve 137 baz puan olarak gerçekleşti fakat brüt risk maliyetleri ise sadece 3 baz puan artış kaydetti. Bunun altında yatan en önemli sebebin bankaların önemli miktarda genel karşılıkları serbest bırakmaları olduğunu düşünüyoruz.

Öte yandan, geri çevrilen genel karşılıkların önemli miktarının serbest karşılık olarak ayrıldığını düşüyoruz. Bankacılık sektörünün öz sermaye karlılığı Aralık ayında %13,3 olarak gerçekleşirken, 2017 yılında öz sermaye karlılığı %14,8 olarak gerçekleştir. (2017: %13,3). Çekirdek sermaye ve sermaye yeterliliği oranları, aylık bazda sırasıyla, 53 ve 44 baz puan artarak, %14,1 ve %16,9 olarak kaydedilmiştir.

Ziraat Yatırım – Bankacılık Sektör Raporu – 31.01.2018

Bankacılık: Bankacılık sektörü Aralık ayı net dönem karı bir önceki aya göre %2,4 oranında gerileyerek 3.934mn TL olarak gerçekleşmiştir. Aralık ayında TÜFE endeksli tahvillerin getirileri hesaplamada kullanılan görece yüksek enflasyon (Kasım: %0,65, Aralık: %2,08) ve gerçekleşen enflasyona göre yapılan düzeltmelere bağlı olarak karlılığa olumlu katkı sağlamış ve menkul kıymetlerden elde edilen gelirler %16,3 oranında artış kaydetmiştir. Kredilerden elde edilen faiz gelirleri %2,8 oranında artarken, mevduatlara verilen faizler ise %2,3 oranında artış göstermiştir. Net faiz gelirleri menkul kıymetlerden elde edilen faizlerin katkısıyla %9,3 oranında artarak 11.195mn TL’ye yükselmiş ve olumlu bir görüntü sergilemiştir. Net ücret ve komisyon gelirleri de %9,2 oranında artarak 2.651mn TL’ye yükselmiştir. Buna ilaveten, ticari zarar 486mn TL azalarak 787mn TL’ye gerilemiş ve dönem karına olumlu katkı sağlamıştır. Diğer taraftan, yılsonu ve TFRS 9’a geçiş nedeniyle yapılan düzeltmelere bağlı olarak diğer faaliyet gelirleri Aralık ayında 1,3 milyar TL’den 3 milyar TL’ye yükselirken, toplam karşılık giderleri de 2,6 milyar TL’den 5,2 milyar TL’ye yükselmiş ve bir önceki aya göre karda kaydedilen düşüşte ana etken olmuştur. Ayrıca Aralık ayında operasyonel giderler de %10,3 oranında artış göstermiştir. Personel giderlerindeki %10,9 oranında artarak operasyonel giderlerdeki artışta etkili olmuştur.

Aralık ayı karı bir önceki yılın aynı ayına göre ise %58,3 oranında artarken, Aralık ayı karı ile birlikte, 2017 yılı sektörün toplam net dönem karı bir önceki yılına aynı dönemine göre %30,9 oranında artarak 49.122mn TL olmuştur.

Bankacılık sektörünün ortalama özsermaye ve aktif karlılığı Kasım ayında sırasıyla %16,0 ve %1,6 olmuş ve geçen aya göre önemli bir değişim yaşamamıştır. Net faiz marjı ise hafif bir artışla %3,74’ten %3,77’ye yükselmiştir. Sorunlu kredi oranı da takipteki kredi satışlarının katkısıyla kredilerdeki hafif gerileyemeye karşın, önemli bir değişim göstermeyerek %2,96 olmuştur. Takipteki krediler karşılık oranı 10 baz puan düşüşle %79,4 olmuştur. Sermaye yeterlilik oranı ise kar rakamına ek olarak kurlardaki geri çekilme ve faizlerdeki stabil görüntünün etkisiyle 44 baz puan artarak %16,87’ye yükselmiştir.

Sonuç olarak, Aralık ayında net faiz gelirleri ile ücret ve komisyon gelirleri yüksek oranlarda artarak iyi bir görüntü sergilemesine karşın, bankaların yılsonu düzeltmeleri, TFRS 9’a hazırlık ve ihtiyatlılık kapsamında ayrılan ek karşılıklar karın bir önceki aya göre düşük gerçekleşmesine neden olmuştur. Aralık ayı kar rakamı ile birlikte son çeyrek kar rakamı 11,9 milyar TL olarak gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek kaydedilen 11,8 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşmiştir. 2017 yılı bütününe bakıldığında Bankacılık sektörü karı %30,9’luk artışla 49,1 milyar TL’ye yükselmiş ve çok iyi bir performans sergilemiştir.

2018 yılının ilk ayı olan Ocak ayında TÜFE endeksliler hesaplamada kullanılacak Aralık ayına göre görece düşük enflasyon (Aralık %2,08, Ocak %1,49) nedeniyle karlığını kısmen olumsuz etkileyecektir. Ayrıca görece düşük enflasyon tahminlerine bağlı olarak, TÜFE endekslilerin getiri hesaplamasında kendi enflasyonun tahminini kullanan bankaların da TÜFE endekslilerden gelirlerinde düşüş görülecektir. Diğer taraftan yılsonu düzeltmelerinin olmayışı ve TRFS 9’a geçişle birlikte karşılık giderleri ile diğer faaliyet gelirlerinin normalleşmesi beklenmektedir. Buna ilaveten, kurlardaki oynaklığın düşmesi ticari kar-zarar ve operasyonel giderler kanalıyla karlılığa olumlu yansıyabilir.

 

 

____________________

VAKIF YATIRIM – Bankacılık Sektör Raporu – 08.12.2017

Vakıf Yatırım Araştırma olarak 5 büyük ölçekli bankayı (Akbank (AKBNK), Garanti Bankası (GARAN), Halk Bank (HALKB, İş Bankası (ISCTR) ve Yapı Kredi Bankası (YKBNK)) kapsayan öneri listemize rapor tarihi itibari ile Borsa İstanbul’da işlem gören TSKB (TSKB) ve Albaraka Türk Katılım Bankası(ALBRK)’nı da dahil ederek sektöre yönelik beklentilerimizi güncelliyoruz. %11 risksiz faiz oranı ve %5 risk primi baz alınarak Gordon Büyüme Modeli ile değerlediğimiz bankalar arasında uzun vadede önerimizin “AL” olduğu bankalar şu şekildedir: Akbank (AKBNK),Garanti Bankası(GARAN), Halk Bankası (HALKB), İş Bankası (ISCTR) ve T.S.K.B. (TSKB). Yapı Kredi Bankası (YKBNK) için “TUT” önerimizi korurken, Albaraka Türk Katılım Bankası (ALBRK) için önerimizi “TUT” olarak başlatıyoruz. Hem kısa vadede hem de uzun vadede cazip çarpanlara sahip olan Akbank (AKBNK),Garanti Bankası(GARAN), İş Bankası (ISCTR) ve T.S.K.B. (TSKB) en beğendiğimiz bankalardır. Son yıllarda aktif kalitesindeki bozulmayı dikkate alarak en az beğendiğimiz banka ise Albaraka Türk Katılım Bankası (ALBRK)’dır.

Güncelleme raporumuzda ön plana çıkan başlıklar şu şekildedir;

Büyümede itici güç KGF: 2017 yılında devreye giren Kredi Garanti Fonu (KGF)’nin sürekli hale gelmesinin yanı sıra yurt içinde talebin daha da güçleneceği öngörümüzle beraber, bankacılık sektöründe 2018 ve 2019 yılları için kredi büyüme beklentimizi %14 (önceki: %12,7 ve %12,1) olarak yukarı yönlü güncelliyoruz.

Fonlamada artan maliyet: Önümüzdeki yıllarda bankaların mevcut pasif yapısında önemli bir değişiklik beklememekle birlikte, hem önemli merkez bankalarının para politikalarını sıkılaştırmaya devam etmeleri hem de yurt içinde ekonomik kırılganlıkların artmasının ülke kredi notu üzerindeki baskıyı yükseltme riski nedeniyle bankaların yurt dışı fonlama maliyetlerinde artış trendinin devam edeceğini düşünüyoruz.

TCMB’den faiz artış beklentisi: Merkez Bankası’nın özellikle son çeyrekte TL’de değer kaybının hızlanmasının ardından aldığı önlemle birlikte AOFM %12,25 seviyesine ulaştı. Kısa vadede Merkez Bankası’nın politika faizi ve faiz koridorunda değişiklik yapmasını beklememekle birlikte, Geç Likidite Penceresinde (GLP) borç verme faiz oranında kademeli artışın gerçekleşmesini daha olası görüyoruz.

Aktif Kalitesi: 2017 yılında kredi büyümesinin hızlanması, KGF ile likidite sorunu yaşayan işletmelerin rahatlaması, önemli büyüklükte intikalin gerçekleşmemesi ve bankaların sorunlu kredi portföyü satışı yapması ile sektörün Takipteki Krediler Oranı (TKO) yılbaşındaki beklentilerin aksine gerileme gösterdi. Ancak önümüzdeki dönemde daha düşük bir büyüme hızında bankaların temkinli olmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

Verimlilik: Dijitalleşmenin artması bankacılık sektörüne hem maliyet tarafında optimizasyon sağlamakta olup, hem de gelirlerini arttırabileceği bir satış kanalı olarak kullanmaya başlamaları bankaların Gider/Gelir oranlarında düşüş getireceğini düşünüyoruz.

Akbank (AKBNK) – Sahip olduğu defansif bilanço yapısı ve güçlü sermaye tabanı ile ön plana çıkan Akbank için hedef fiyatımızı 9,20 TL’den 10,42 TL’ye güncellerken, kısa ve uzun vadede önerilerimizi de yukarı yönlü revize ediyoruz.

Albaraka Türk Katılım Bankası (ALBRK): Son yıllarda diğer bankalara göre aktif kalitesinde gözlenen bozulmanın yakından izlenmesi gerektiği görüşündeyiz. Albaraka Türk Katılım Bankası için 1,36 TL hedef fiyat ile öneri sürecimizi başlatıyoruz.

Garanti Bankası (GARAN) – 2018 yılında bankanın net risk maliyetinin sürdürülebilir seviye olan 100-120 bp düzeyine, TKO’nun ise %3,0 düzeyine çıkacağını öngörüyoruz.

Halk Bankası (HALKB) — 2018 yılı için piyasa beklentilerine paralel olarak bankanın sektör ortalamasının üzerinde %15 kredi büyümesi elde edeceğini tahmin ediyoruz.

İş Bankası (ISCTR) — Dijitalleşmenin önümüzdeki yıllarda bankanın gider/gelir oranına kademeli iyileşme getirmesini ve bu oranının 2019 yılına kadar yaklaşık 1 puan iyileşeceğini tahmin ediyoruz.

TSKB (TSKB): Kendine özgü bankacılık modelinin katkısı ile sektör ortalamasının üzerinde özkaynak karlılık oranına sahip olan TSKB’nin, ayrıca güçlü risk yönetiminin de sayesinde oldukça düşük düzeyde faiz ve kur riskine maruz kalması ile defansif bilanço yapısı bulunmaktadır. TSKB için 1,89 TL hedef fiyat belirliyoruz.

Yapı Kredi Bankası (YKBNK) – Yapı Kredi Bankası için 4,53 TL hedef fiyatımızı 4,61 TL’ye çıkartıyoruz. Düşük sermaye yeterliliği nedeniyle diğer bankalara kıyasla risklere karşı daha kırılgan bulduğumuz banka için kısa vadede “Endekse Paralel Getiri”, Uzun Vadede ise “TUT” önerimizi koruyoruz.

 

BNP Paribas – Bankacılık Sektör Raporu – 08.12.2017

Değerlemeler oldukça cazip, ama pozitiflerin çoğu fiyatlandı

Kar büyüme hızı yavaşlıyor ama değerlemeler cazip. 2017 yılsonu için takip ettiğimiz bankaların net karında yüzde 28 artış beklerken 2018 için sadece yüzde 7 artış bekliyoruz. Takip ettiğimiz bankalardan 2018 yılında yüzde 14.5 sermaye getirisi beklerken 2017’de yüzde 15.7 sermaye getirisi öngörmekteyiz. 2018 tahmini 4.8 fiyat/kazanç oranı ve 0.7 fiyat/defter değeri ile işlem gören Türk bankaları gelişmekte olan ülke benzerlerine göre yüzde 41 ve yüzde 35 iskontoludur. Akbank, Garanti ve Vakıfbank 2018 yılı düşük karlılık büyüme beklentimize ve sermaye maliyetini 100 baz puan artırmamıza rağmen cazip bulduğumuz bankacılık hisseleridir.

Kredi büyümesi yavaşlıyor. Enerji ve inşaat sektörleri kredilerde riski artırabilir. Kurdan arındırılmış kredi büyümesinin 2017 yılında yüzde 14’ten 2018 yılında yüzde 11’e gerilemesini bekliyoruz. KGF şimdiye kadar bankalarda kredi büyümesini, aktif kalitesini ve karlılığı desteklemiştir. 2018 yılı ikinci yarısından itibaren sorunlu kredilerde artış görebiliriz. Takip ettiğimiz bankalarda 2018 yılı için ortalama yüzde 3,3 (+22 baz puan yıldan yıla) 2019 yılı için ise yüzde 3,9 sorunlu kredi oranı bekliyoruz. Özellikle enerji ve inşaat sektörleri kredilerinde risk görmekteyiz. Bu sektörlerdeki yüksek döviz borçlu şirketler TL’nin hızla değer kaybetmesiyle ve büyümenin yavaşlaması ile borçlarını çeviremeyebilirler.

Hem tahminleri hem hedef fiyatları güncelledik. Vakifbank tavsiyemezi AL’a yükselttik  Yapı Kredi için tavsiyemizi TUT’a indirdik. Risksiz faiz oranını 100 baz puan artırarak değerlemelerimizde kullandığımız sermaye maliyetini yükselttik. Hedef fiyatlarımızı yüzde 6 aşağı çekerken 2017 ve 2018 kar beklentilerimizi yüzde 2 yukarı revize ettik. Vakifbank için tavsiyemizi hem cazip değerlemesi hem de yüksek komisyon geliri büyüme beklentimiz ışığında TUT’dan AL’a yükselttik. Yapı Kredi için olan tavsiyemizi ise aktif kalitesindeki olası riskler ve faaliyet giderlerinde yaşanabilecek potansiyel yükseliş beklentimizle AL’dan TUT’a indirdik. Akbank, Garanti ve Vakıfbank bankacılık hisseleri arasında en beğendiğimiz hisselerdir.

 

Editörün Notu: Kurumların bankacılık sektör raporları oldukça uzun ayrınıtlı analizler içermektedir. Bu sayfada raporların ve incelenen banka hisselerinin analizlerinin özetlerini bulacaksınız. Banka hisselerine ait daha ayrıntılı analizleri o bankanın hisse sayfasında bulabilirsiniz.

 

İŞ YATIRIM – Bankacılık Sektör Analizi – 30.11.2017

Türk Bankacılık sektörü ekim 2017’de TL 3,979mn net kar elde etti

Türk Bankacılık sektörü ekim 2017’de TL 3,979mn net kar elde etti. Bu kar aylık bazda yatay kalsa da 2016’nın aynı ayına göre %31’lik bir artışa karşılık geliyor. Yıl başından bu yana TL 41 milyar seviyesine ulaşan net kar ise geçen yılın aynı dönemine göre %28 artışı ifade ediyor. Yıl başından bu yana %16.2 seviyesine gelen öz kaynak karlılığı eylül ayına göre 10baz puan geriledi. Net faiz marjı TÜFEX gelirleri ve YP kredi spredlerinin artışıyla beraber eylül ayına göre 20 baz puan yükselirken. Karlılık ayrıca düşen spesifik karşılık giderlerinin görece azalışından kaynaklanıyor. Katılım ve kamu bankalarının karlılığı daha güçlü gözükürken kalkınma ve yatıırım bankalarının karı da aktif satış gelirleriyle kuvvetli bir görünüm sergiledi. Kalan iki ayda karlılığın özellikle TÜFEZ ve kredi spredlerinin düzelmesiyle olumlu etkilenecek marj kanalıyla kuvvetli seyrini bekliyoruz.

DENİZ YATIRIM – Bankacılık Sektör Analizi – 30.11.2017

Bankacılık Sektörü – Ekim ayı rakamları genel olarak pozitif, özeller kamulara göre biraz daha iyi, TSKB ve Albaraka Türk için oldukça pozitif

  • Bankacılık sektörü Ekim ayında 3,979 mln TL net kar açıkladı. Geçen yılın aynı ayına göre %26 artarken bir önceki aya göre ise yatay kaldı.
  • 4Ç16 aylık ortalamasına göre Ekim ayı rakamları %38’lik kar artışına işaret ederken 3Ç17’nin aylık ortalamasına göre ise yatay bir seyir söz konusu.
  • Özel bankaların kamu bankalarına kıyasla biraz daha iyi bir sonuç elde ettiklerini söylemek mümkün.
  • Gerek katılım gerekse yatırım bankalarının kar rakamındaki artış oldukça yüksek. Bu da hem TSKB hem de ALBRK için pozitif olarak değerlendirilebilir görüşündeyiz.
  • 3Ç17’ye göre net faiz marjının 22 baz puan TL tarafta da kredi/mevduat faiz makasının 23 baz puan arttığını görüyoruz. Bu operasyonel iyileşmeyi bankalar içi olumlu olduğunu düşünüyoruz.
  • TÜFE’ye endeksli bonolara bağlı olarak kamu bankalarındaki marj artışının özel sektör bankalarına göre daha belirgin olduğunu söylemek mümkün.
  • Kredi risk maliyetinin 80 baz puan ile 3Ç17’ye göre 10 baz puan gerilemesi de bankalar için olumlu diğer bir unsurdur.

GARANTİ YATIRIM – Bankacılık Sektör Analizi – 30.11.2017

Bankacılık Sektörü: BDDK Ekim 2017 verileri; bankalar 4Ç’ye marj artışı ile başladı (Nötr) Bankacılık sektörünün Ekim 2017 net karı 3,979mn TL olarak gerçekleşti. Sektörün net karı aylık bazda %2 artarken, yıllık bazda ise artış %26 oldu. Net faiz marjında 18 baz puan artış gördüğümüz ayda öne çıkan başlıklar;

  • Operasyonel gelirler (net faiz+komisyon) marj artışı ile beraber aylık bazda %5 arttı.
  • Son dönemde artan swap maliyetleri ve artan bilanço açık pozisyonları neticesinde ticari işlemler tarafında sektör 1.1mlr TL zarar kaydetti
  • Provizyon giderleri aylık bazda yatay kaldı Ekim verileri 4Ç için ilk sinyal olması adına önemli. 4Ç’nin ilk ayında sektörün karı 3Ç17 ortalamasına paralel gerçekleşti.

Ayrıca, bankacılık sektörü yılın ilk 10 ayında 41.2mlr TL net kar ve %15.1 özkaynak karlılığına ulaştı, bu rakam yıllık bazda %28 kar büyümesine denk geliyor.

ZİRAAT YATIRIM – Bankacılık Sektör Analizi – 30.11.2017

Bankacılık Sektörü: Bankacılık sektörü Ekim ayı net dönem karı bir önceki aya göre %2 oranında artarak 3.979mn TL’ye yükselmiştir. Ekim ayında TÜFE endeksli tahviller hesaplamada kullanılan görece yüksek enflasyon sebebiyle (Eylül: %0,15, Ekim: %0,52) karlılığa olumlu katkı sağlarken, menkul kıymetlerden elde edilen gelir %10 oranında artış kaydetmiştir. Aylık bazda net yabancı para kredilerden alınan faiz gelirlerindeki artışın da katkısıyla net faiz gelirleri aylık bazda %6,8 oranında artış kaydetmiştir. Mevduat maliyetlerindeki artış devam ederken, kredi fiyatlamalarının ise olumlu katkısı olmuştur. Ücret ve komisyon gelirleri bir önceki ayla yaklaşık aynı seviyede kalırken, kurlardaki artışlarla beraber ticari zarar 314mn TL artarak 1.109mn TL’ye çıkmış ve aylık karın daha yüksek gelmesini engellemiştir. Buna ilaveten, diğer faaliyet gelirleri de Eylül ayında dönem kapanışına bağlı olarak kaydedilen yüksek rakamın ardından normal trendine dönmüş ve 200mn TL gerilemiştir.

Diğer taraftan, toplam karşılık giderleri ise özel karşılıklardaki düşüş ve kredilerdeki artışa bağlı genel karşılıklardaki yükseliş ile bir önceki ayki seviyesini korumuştur. Ekim ayı karı bir önceki yılın aynı ayına göre ise %25,6 oranında artarken, Ocak-Ekim dönemindeki toplam net dönem karı bir önceki yılına aynı dönemine göre %28,3 oranında artarak 41.159mn TL olmuştur. Böylece sektörün 2016 yılı toplam kar rakamı olan 37.530mn TL aşılmıştır. Bankacılık sektörünün ortalama özsermaye ve aktif karlılığı Eylül ayında sırasıyla %16,1 ve %1,7 olmuş ve geçen aya göre yatay kalmıştır. Net faiz marjı da benzer şekilde yatay kalarak %3,73 olmuştur.

Diğer yandan, sorunlu kredi oranı ise Ekim ayında takipteki kredi satışları ve hızlı kredi büyümesinin olumlu katkısıyla %3,05’ten %3,01 seviyesine gerilemiştir. Takipteki krediler karşılık oranı ise 10 baz puan yükselişle %79,6 olmuştur. Sermaye yeterlilik oranı ise kur ve faizlerdeki artışın etkisiyle, olumlu aylık kar rakamına karşın, 32 baz puan azalarak %16,88 olmuştur. Ek olarak Ekim ayında Halkbank’ın gerçekleştirdiği 1 milyar TL’lik sermaye benzeri kredi ihracı da sektörün sermaye yeterlilik rasyosuna olumlu katkı sağlamıştır.

Sonuç olarak, Ekim ayında kredi fiyatlamalarının gecikmeli etkisi bankacılık sektörü karına olumlu etki ederken, TÜFE endekslilerin getirileri de ilave katkı yapmış ve bankacılık sektörü yılın son çeyreğine iyi bir başlangıç yapmıştır. Önümüzdeki dönemde de hesaplamada kullanılacak TÜFE enflasyonuna bağlı olarak (Kasım %0,65, Aralık %2,08) TÜFE endeksli tahviller olumlu katkı sağlayacaklardır. Ayrıca, TÜFE endeksli tahvil getirileri hesaplamasında kendi enflasyon beklentilerini kullanan bankalar da beklentilerden yüksek gerçekleşen (Beklenti: Akbank %9,5; Garanti Bankası %9,0, Yapı Kredi Bankası %9,5, Gerçekleşen %11,9) TÜFE enflasyonu sebebiyle düzeltme yapmalarına bağlı olarak yüksek gelir kaydedeceklerdir. Diğer taraftan, kurlardaki artışların ticari kar-zarar ve operasyonel giderler kanalıyla karlılığa baskı yapması beklenmektedir.

 

Credit Suisse: “Türkiye: Satın Almak İçin Yeni Bir Fırsat”

24.10.2017

Credit Suisse, Türk hisse senetleri için bugün yayınladığı raporda, tavsiyesini ‘nötr’den ‘al’a yükseltti.  Credit Suisse, “Türkiye: Satın almak için yeni bir fırsat” başlığı ile yayınladığı raporda Türk hisse senetleri için duruşunu yüzde 30 ağırlığını artıra çıkardı.

Credit Suisse, Türk varlıklarında pozisyonlarını artırmalarına neden olarak 10 neden saydı. Nedenler şöyle:

– Kaliteli gelişmekte olan piyasa finansallarını defter değerininin altında almak için bir fırsat

– Kredi büyümesi yakın gelecekte güçlü olmaya devam edecek

– Kısa vadeli ekonomik görünüm ciddi şekilde yukarı yönlü revize edildi

– Tüketim büyümesi daha fazla güçlenme yönünde konumlanmış durumda

– Dış pozisyon Türk Lirası’nda daha büyük istikrar gerektiriyor

– Kazanç dinamikleri gelişmekte olan piyasalar arasında en güçlüleri

– Değer yaratımında toparlanma henüz piyasa tarafından takdir edilemedi

– Değerlemeler olağanüstü cazip görünüyor

– Makro regrasyon modelimiz ABD Doları cinsinden yüzde 22 yukarı potansiyele işaret ediyor

– Global gelişmekte olan piyasa fonlarının Türk hisse senetlerindeki pozisyonları tarihi düşük seviyelerde.

 

 

Banka Karlılığında Avrupa Geriledi, Türkiye Yükseldi, KPMG

Akbank AKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
İş Bankası ISCTR Hisse Analiz ve Yorumları
Vakıfbank VAKBN Hisse Analiz ve Yorumları
Halkbank HALKB Hisse Analiz ve Yorumları
Garanti Bankası GARAN Hisse Analiz ve Yorumları
Yapı Kredi Bankası YKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
Şekerbank SKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
Albaraka Türk ALBRK Hisse Analiz ve Yorumları