Ana sayfa Güncel Piyasa Yorumları Bankacılık Se...

Bankacılık Sektörü Analizleri, Uzmanlar Bankacılık Verilerini Yorumluyor

BDDK Aylık Bülten Verileri Yorumu

BDDK Nisan 2019: Bankacılık sektörü toplam karı Nisan ayında aylık bazda %38,6 azaldı, Şeker Yatırım

Aylık olarak yayınlanan BDDK datasına göre, Türk bankacılık sektörü net kar rakamı Nisan ayında 3,68 milyar TL olarak gerçekleşti. (Aylık bazda %38,6 azalma, Yıllık bazda %23,9 azalma). Sektörün kümülatif özkaynak getirisi aylık bazda 59 baz puan azalarak Nisan ayında %11,4 seviyesinde gerçekleşti. Sermaye yeterliliği oranı 52 baz puan artarak %16,9 seviyesine yükseldi, çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise aylık bazda 27 baz puan azalarak %12,7 seviyesine geriledi.

  • Türk bankacılık sektörünün 4 aylık kümülatif karı 16,17 milyar TL olarak gerçekleşti (Yıllık: -%14,2).
  • Çeyreksel bazda karşılaştırmada bankacılık sektörü karı 2Ç19’un ilk ayında çeyreksel bazda %14,9 arttı.

Nisan ayında net faiz gelirlerindeki zayıflama (Aylık: -%5,8) ücret ve komisyon gelirlerinde görülen zayıflama (Aylık: -%9,6), diğer faaliyet gelirlerindeki normalleşme (Aylık: -%46,8), ticari zarar kaleminde önemli ölçüde artış (2,26 milyar TL) ve faaliyet giderlerindeki artış (Aylık: +%7,5) öne çıkan unsurlar oldu. 332 milyon TL temettü geliri ve azalan kredi karşılıkları ise (Aylık: -%34,5) karlılığı olumlu etkiledi. Yoğun swap fonlaması kullanımı sebebiyle oluştuğunu düşündüğümüz ve 2,26 milyar TL seviyesine yükselen ticari zarar Nisan ayının en belirgin negatif unsuru oldu.

Segment bazında, kamu mevduat bankalarında karlılık önemli ölçüde artan ticari zarar sebebiyle aylık bazda önemli miktarda azaldı ve bu segment en zayıf performansı gösterdi. Öte yandan yabancı ve özel mevduat bankalarında kar aylık olarak %13,1 ve %37,0 azalmıştır. Katılım bankalarında ise kar aylık bazda %31,3 daraldı.

Aylık net faiz marjı çeyreksel bazda 47 baz puan zayıflayarak %4,33 olarak gerçekleşti, özel mevduat bankaları en zayıf performansı gösterdi (Aylık: -85bp). Sektörün toplam kredi mevduat makası azalan kredi getirileri (-79bp) ve gerileyen fonlama maliyetlerine (-63bp) paralel olarak 16 baz puan daraldı. Kredi mevduat makası tarafında yabancı mevduat bankaları en kuvvetli performansı gösterirken (Aylık: +13bps) kamu mevduat bankaları en zayıf performansı gösterdi (Aylık: -27bp).

Net ücret ve komisyon gelirleri aylık %9,6 daralırken yıllık kümülatif bazda %43,8 artış gösterdi. Kamu mevduat bankaları aylık bazda en zayıf performansı gösteren segment oldu (-%19,8) ancak yıllık kümülatif artış oranı %66,5 olup sektör ortalamasının üzerinde seyretmektedir.

Sabit seyreden takipteki krediler rasyosu. Sektörün takipteki krediler rasyosu aylık bazda sabit seyrederek Nisan ayında %4,06 olarak gerçekleşti. Aktif kalitesi tarafında en önemli pozitif unsur karşılıklardaki azalma oldu ve karlılık olumlu etkilendi. Yabancı mevduat bankalarında takipteki krediler rasyosu çeyreksel bazda 14 baz puan artarak %5,70 seviyesine ulaştı ve bu segment aktif kalitesi tarafında en zayıf performansı gösterdi. Toplam kredi riski maliyeti (brüt) aylık bazda 17 baz puan geriledi ve Nisan ayında 295 baz puan seviyesinde gerçekleşti. 2019 yıl sonu için sektörünün takipteki krediler rasyosunun %6,5 seviyesine ulaşmasını modelliyoruz.

2Ç19 beklentiler. Marj tarafında, artan fonlama maliyetleri ve kredi büyümesindeki yavaşlama neticesinde azalan kredi getirileri sebebiyle kredi mevduat makasındaki olası daralmanın baskı oluşturmasını modelliyoruz. Ek olarak yoğun swap kullanımı sonrası oluşabilecek yüksek ticari zararın özellikle kamu mevduat bankalarında karlılık üzerinde negatif bir etki yaratmasını öngörüyoruz.

2019 için sektör karında 2018 yılına göre yıllık bazda %7 daralma bekliyoruz. Marjlarda toparlanmanın en erken 2019 yılının üçüncü çeyreğinde gerçekleşebileceğini modelliyoruz ve sektörün net faiz marjında (swap maliyetlerine göre düzeltilmiş) 2018 yılına göre yıllık bazda 40 baz puan daralma öngörüyoruz. Hacim tarafında kredi ve mevduatlarda %8 büyüme bekliyoruz. Ücret ve komisyon gelirlerinde %15 artış beklerken ticari zarar ve beklenen zarar karşılıklarında yüksek seyrin devam etmesini öngörüyoruz. Takip ettiğimiz bankalar 2020T 3,2x F/K ve 0,40x F/DD çarpanlarıyla işlem görmektedir. Akbank (AKBNK), Garanti Bankası (GARAN), Yapi Kredi Bankası (YKBNK) ve Vakıfbank (VAKBN) en beğendiğimiz bankalar olmaya devam etmektedir.

 

Türk Bankacılık Sektörü Nisan ayında TL 3.82 milyar net kar açıkladı, İş Yatırım

Açıklanan kar rakamı kuvvetli Mart ayı rakamına göre %35 gerilerken yıllık bazda da %21’lik bir düşüş göstermiş durumda. Yılın ilk dört ayındaki kümülatif net kar rakamı ise TL 16.1 milyara ulaşırken bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %14 düşüş gösterdi. Nisan ayını Mart ayıyla karşılaştırmak çok doğru bir yaklaşım değil çünkü dönem sonu ayların karlılık rakamları bankaların tercihlerine göre genelde güçlü çıkıyor. Nisan karını yılın ilk iki ayıyla karşılaştırdığımızda, karın ilk iki ay ortalamalına göre %18 yukarıda olduğu görülüyor. Her ne kadar kredi spredleri yüksek TL mevduat maliyetleri ile baskı altında kalsa da, problemli krediler için ayrılan karşılıklardaki hem aylık hem de ilk çeyreğe göre bir miktar düşüş karlılığı olumlu etkilemişe benziyor. Yüksek fonlama maliyetleri nedeniyle net faiz marjı aylık bazda 40 baz puan gerilerken, sektörün aylık öz kaynak karlılık rakamı yine ilk iki ay ortalamalarının üzerinde %11 olarak gerçekleşmiş durumda. Takip oranı %4.1 düzeyinde aylık bazda sabit kalırken, risk maliyet ise ilk üç aylık ortalaması olan 353 baz puanın altında 294 baz puan olarak gerçekleşti. Kamu bankalarının zayıf karlılık görünümü devam ederken, önümüzdeki aylarda kredi yeniden fiyatlamaları nedeniyle daha iyi sonuçlar bekliyoruz. Özel bankaların karlılığındaki olumlu görünüm ise daha da iyileşerek devam ediyor. Sistemin YSR’si yaklaşık %16.9 oranıyla oldukça iyi bir durumda.

Haftalık ve Aylık Bankacılık Verileri, Tacirler Yatırım

BDDK – Nisan ayı bankacılık verilerini açıkladı. Türk Bankacılık sektörünün konsolide net karı aylık bazda %39 ve yıllık bazda %24 azalış kaydetti. Ocak-Nisan döneminde bankacılık sektörü net karı, yıllık bazda, %14 azaldı. Net kar azalışın altında yatan ana sebepler daralan kredi-mevduat makası, artan ticari işlem zararları ve artan faaliyet giderleridir. Net faiz marjı aylık bazda 49 baz puan gerileyerek %4,8 olarak kaydedildi ve yılın ilk dört ayında net faiz marjı %4,57 oldu. Bu değer 2018 yılında %5 idi. Nisan ayında özsermaye karlılığı %10,5 olarak kaydedildi ve bu değer Mart ayında %16,3 idi. Yılın ilk dört ayındaki özsermaye karlılığı %11,3’dür. Çekirdek sermaye yeterliliği ve sermaye yeterliliği rasyoları, sırasıyla, %12,69 ve %16,89 olarak kaydedilmiş olup, Mart ayında bu değerler sırasıyla, %12,95 ve %16,35 idi.

BDDK 24 Mayıs haftasına ait bankacılık sektörü verilerini açıkladı – Aralık – Nisan döneminde görülen kademeli yükseliş periyodunun ardından, 13 haftalık kredi büyümesindeki (Trend Büyümesi) zayıflama 17 – 24 Mayıs haftasında da devam etti. Buna göre Trend büyümesi söz konusu hafta içerisinde %10 olarak gerçekleşti. Sektör detayına baktığımızda kamu bankalarındaki büyümenin %21,6’dan %20,3’e gerilediği, özel bankalardaki büyümenin ise %2,2 olduğu görülüyor. Kur etkisinden arındırılmış 13 haftalık ticari kredi büyümesi aynı hafta içerisinde sektör genelinde %10,5 olurken; kamu bankalarında ticari kredi büyümesi %17,8, özel bankalardaki büyüme ise %4,5 oldu. Kur etkisinden arındırılmış 13 haftalık tüketici kredileri büyümesi ise bankacılık sektörü genelinde %8,7 oldu. Kamu bankalarındaki büyüme %29 olurken, özel bankalarda ise %3,7’lük bir düşüş yaşandığını görmekteyiz. Mevduat tarafında ise büyüme, sektör genelinde 13 haftalık kur etkisinden arındırılmış ortalamalarda %10,5 olurken; kamu bankalarında %20,5, özel bankalarda ise %4,5’lik bir yükseliş yaşandı.

Bankacılık Sektörü Nisan Ayında 3,82 Milyar Net Kar Açıkladı

Bankacılık sektörü Nisan ayı net dönem karı bir önceki aydaki yüksek kar sonrasında aylık bazda %38,6 oranında gerileyerek 3,68 milyar TL olmuştur. Bir önceki ayda kredilerdeki artışla beraber kredilerden alınan faizlerin ve artan kredilerle dönem sonu olmasına bağlı olarak net ücret ve komisyon gelirlerindeki güçlü görüntü karın yüksek gelmesinde etkili olmuştu. Nisan ayında ise normalleşme yaşanmış ve net faiz gelirleri aylık %5,9, net ücret ve komisyon gelirleri ise %9,6 oranında gerileme gözlenmiştir. Yine bir önceki ayda diğer faaliyetlerden elde edilen görece yüksek gelir bu ayda yerini düşüşe bırakırken, operasyonel giderler %7,5 oranında artış göstermiştir. Mayıs ayında kurlarda yaşanan oynaklıkla ticari zarar 2,26 milyar TL ile karı baskılamıştır.

Öte yandan, mart ayında dönem sonu düzeltmeleri nedeniyle karşılıklarda görülen yüksek artış nisan ayında normale dönmüştür. Ayrıca iştirak gelirleri de bir önceki ayki 799mn TL’den 322mn TL’ye gerileyerek karlılığı baskılamıştır.Nisan ayı ile birlikte Bankacılık sektörünün Ocak – Nisan net dönem karı 16,2 milyar TL olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yılın aynı dönemine göre %14 oranında gerilemiştir. Bankacılık sektörünün özsermeye karlılığı ve aktif karlılığı sırasıyla %11,5 ve %1,2 olmuştur. Sorunlu kredi oranı ise önemli bir değişim göstermeyerek %3,99 olarak gerçekleşmiştir. Bankacılık sektörü sermaye yeterlilik oranı ise Nisan ayında kamu bankaları tarafından yapılan sermayeye dahil edilebilir (AT1) ihraclarının olumlu katkısıyla bir önceki aya göre 54 baz puan artarak %16,89’a yükselmiştir. Son olarak Kredi/mevduat oranı 90 baz puan azalarak %108,8’e gerilemiştir.

 

Goldman Sachs Bankaların Kredi Portföylerinden Satın Alımı Yapmayı Düşünüyor

25.04.2019

Bankacılık Sektörü Değerlendirmesi Ak Yatırım: Medyada çıkan haberlere göre Goldman Sachs Türk bankalarının yapılandırılmış kredi portföylerinden satın alım yapmayı düşünüyor. Haber, Goldman’ın 2 – 6 milyar dolar aralığında bir kredi alımı yapabileceğini belirtiyor. Rapor ayrıca Maliye Bakanlığı’na dayandırarak yeniden yapılandırılmış kredilerin toplam tutarının 100 milyar TL’nin (17 milyar dolar) üzerinde olduğunu vurguluyor. Hatırlanacağı üzere önceki haftalarda EBRD ve IFC gibi kuruluşların da sorunlu krediler ile ilgilendiği yönünde haberler basına yansımıştı. Haberin banka hisseleri üzerinde bir miktar olumlu etkisi olması beklenebilir.

Şeker Yatırım: Basında yer alan bir habere göre Goldman Sachs Türk bankaları ve şirketlerle yapılandırılmış büyük kurumsal kredileri satın almak için görüşmeler yapmaktadır. 4Ç18 itibarıyla yeniden yapılandırılmış kredilerin toplam krediler içindeki ağırlığı %3,5 seviyesindedir (Pozitif).

Goldman Sachs Türkiye’de Yapılandırılan Büyük Kurumsal Kredileri Almak İçin Bankalarla Görüşüyor, İş Yatırım

Habere göre Goldman Sachs Türkiye’de yapılandırılan büyük kurumsal kredileri avantajlı koşullarla devralmak için bankalar ve şirketler ile görüşmeler yürütüyor. Habere görüş veren kaynaklara göre bankalar da bilançolarını rahatlatmak ya da likidite sağlamak amaçlı bu kredilerin satışına sıcak bakabilir ve OTAŞ kredisi gibi bilançolardan çıkarılmak istenen krediler bu kapsamda değerlendirilebilir.

 

24.04.2019

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Kamu Bankaları Açıklaması, Şeker Yatırım

Hazine ve Maliye Bakanlığı kamu bankalarına ikrazen özel tertip Dibs verilmesine ilişkin açıklamada bulundu. Buna göre, kamu bankalarının sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere 24 Nisan 2019 valör tarihli olmak üzere net 3,3 milyar Euro tutarında, 5 yıl vadeli, yıllık %4,61 faizli, kuponsuz Devlet iç borçlanma senedi; kamu sermayeli katılım bankalarının sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere nominal 400 milyon Euro tutarında 5 yıl vadeli, faiz ödemesiz Devlet iç borçlanma senedi ihraç edilecektir.

Bu süreçte, Türkiye Varlık Fonu tarafından finansal piyasalarda iyileşme ve derinleşmeyi destekleme misyonu doğrultusunda 10 Nisan 2017’de kurulmuş olan TVF Piyasa İstikrar ve Denge Fonu aracı rolü üstlenecektir. Bilindiği gibi Vakıfbank (VAKBN) geçtiğimiz günlerde süresiz vadeli, 5. yılın sonunda erken itfa edilebilir nitelikte, sabit faizli ve yılda bir faiz ödemeli 700 milyon Euro nominal değerdeki İlave Ana Sermaye ihraç işlemini tamamlanmıştır. Yeni ihracın sermaye yeterlilik rasyosunu yaklaşık 190 baz puan pozitif etkilemesi beklenmektedir (Pozitif).

Hükümet kamu bankalarının sermayeleri güçlendirmek için adım atıyor, İş Yatırım

24.04.2019 – Hükümet kamu bankalarının sermayeleri güçlendirmek için adım atıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan yapısal reformlar kapsamında, Hazine kamu bankalarının sermayelerini güçlendirmek için €3.7 milyar tutarında özel tertip, beş yıl vadeli ve yıllık %4.61 getirisi olan tahvil ihracı gerçekleştirecek. Bunun için TVF bünyesinde bir fon bu işlemin aracılığını yürütecek. Bu arada kamu bankaları aynı miktarda sermaye benzeri tahvil ihraç ederek bu özel tertip bonoları TVF’ye verip söz konusu özel tertip bonoları alacaklar.

İşlemin sonunda kamu bankalarının SYR’leri önemli biçimde desteklenirken, işlemin doğrudan nakit yaratan bir işlem olmadığını belirtelim. Ziraat Bankası €1.4 milyar, Halkbank, $900mn, Vakıfbank €700mn, Türkiye Emlak Katılım €200mn’lık bir ihraç yapacakken, Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım €100’er milyonluk ihraç gerçekleştirecek. Kamu bankaları bu tahvilleri kullanarak Merkez Bankası repo ve swap piyasalarından fonlama temin edebilir.

Kamu bankalarına 3.3 milyar € ilave ana sermaye, Deniz Yatırım

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kamu bankalarının sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla yapılacak ikrazen ihraç rakamları ve detayları belli oldu. Habere göre, 5 yıl vadeli nette 3.3 milyar € tutarında, yıllık %4.61 faizli, kuponsuz DİBS ihraç edilecek. Ayrıca, kamu katılım bankaları için de 400 milyon € tutarında 5y vadeli, faizsiz borçlanma gerçekleştirilecek. İhraçlara, Türkiye Varlık Fonu tarafından 10 Nisan 2017’de kurulan Piyasa İstikrar ve Denge Fonu aracılık edecek.

Şubat 2019 itibari ile kamu mevduat bankalarının Çekirdek Sermaye Yeterlilik Oranı %12.05, Ana Sermaye Yeterlilik Oranı %12.57 ve Sermaye Yeterlilik Oranı ise %14.89 seviyesinde bulunmakta. İlave ana sermaye şeklindeki bu ihraçlar sonrası Çekirdek Sermaye Yeterlilik Oranı değişmeden %12.05 seviyesinde kalırken Ana Sermaye Yeterlilik Oranı ve Sermaye Yeterlilik Oranı 220 bps kadar artış gösterebilir.

İlave ana sermaye ihracı sonrası Sermaye Yeterlilik Oranı mevcut %14.89 seviyesine geri gelecek olsa kamu bankalarının yaklaşık 145 milyar ₺ tutarında risk ağırlıklı varlıklarını büyütme imkanı sağlayacaktır, ki bu rakam kredi portföyünün kabaca %17 artmasına imkan sağlayabilir. Ancak kaldıraç tarafındaki rahatlamanın bu boyutta bir kredi artışı etkisi yapabilmesi için kaynak tarafında da (özellikle mevduat büyümesi) bir artış olması gerektiğini düşünüyoruz.

Haberin kamu bankaları hisseleri üzerine sınırlı bir olumlu etkisi olabileceğini bekliyoruz.

 

Enver Erkan: Hazine kamu bankalarından tahvil alıp sermaye koyacak

09.04.2019 – Hazine ve Maliye Bakanlığı, konuya yakın kaynakların Bloomberg’e verdiği bilgiye göre, kamu bankaları tarafından ihraç edilecek döviz cinsi tahvilleri satın alarak bankaların sermayelerini artırmayı planlıyor. 

Söz konusu düzenlemenin yarın Bakan Albayrak tarafından açıklanacak olan paketin içeriğinde yer alması bekleniyor.

Kamu bankaları açısından pozitif olarak yorumladığımız bu haber sonrasında HALKB ve VAKBN günün en yüksek seviyelerine yükselmiş durumdadır.

Kamu bankalarının olası kaynak yapılandırmasına ilişkin haber akışı önemli olurken, kamu bankaları içinde Halkbank’ı değerleme açısından cazip olarak değerlendiriyoruz. Bankaya ilişkin negatif haber akışlarına karşı, fiyatlamanın dengelendiğinden bahsedebiliriz. Bu bağlamda, Halkbank hisse senedinin bankacılık endeksi pozitif haber akışına bağlı olarak bir miktar daha ilave pozitif ayrışması beklenebilir. 

 

BDDK Şubat 2019

Türk Bankacılık sektörünün konsolide net karı aylık bazda %2 artarken, yıllık bazda %14 geriledi. Yılın ilk iki ayında, bankacılık sektörünün net karı, yıllık bazda, %22 azaldı. Şubat ayı sonuçlarına baktığımızda, gerileyen TL mevduat maliyetleri ile ana bankacılık gelirlerinde, aylık bazda, %2 büyüme kaydedilmiş olmasına rağmen, azalan diğer gelirler kalemi nedeniyle toplam gelirlerde, aylık bazda, %8 daralma kaydedildi. Bu durum da bankacılık sektörünün kar büyümesini olumsuz etkiledi. Bankacılık sektörünün öz sermaye karlılığı Şubat ayında, aylık bazda yatay kaldı ve %9 olarak gerçekleşti. Çekirdek sermaye ve sermaye yeterliliği oranları, aylık bazda, yaklaşık 10 baz puan gerileyerek 13,6 ve %17,0 olarak kaydedildi.

BDDK aylık sektör verilerine göre; bankacılık sektörü Şubat ayında 3.279 milyon TL net kar elde etti. Bu rakam aylık bazda %2’lik bir gelişime, yıllık bazda ise %14’lük bir daralmaya işaret etmektedir. Özel bankalar aylık bazda karlarını %32 oranında artırırken kamu bankaları karında ise %66 oranında bir daralma görüldü. Sektör net faiz gelirlerinde yıllık bazda %11, net ücret ve komisyon gelirlerinde ise %45 oranında bir artış elde etti. Buna karşılık toplam faaliyet gider artışı da %22 oranında gerçekleşti. Takipteki alacak oranı %4,1’e yükselirken net risk maliyeti önceki aya göre 36 baz puan artarak %1,47’ye yükseldi. Sektör öz kaynak karşılığı ise %9 seviyesinde yatay kaldı.

 

Moodys: Değişiklik Banka Ratingleri İçin Pozitif

15.03.2019

Değişiklik Bankalar için Pozitif, Oyak Yatırım

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, kamu mevduatı fiyatlamasında yapılan değişikliğin kamu bankalarının TL mevduat maliyetlerinde 10-15 baz puan avantaj sağlayacağını ve vergi öncesi karlarının yaklaşık %2’si kadar gelir etkisi doğacağını belirtti. Değişiklik banka ratingleri açısından pozitif olarak değerlendirildi.

8 Mart itibarıyla yayınlanan haftalık bankacılık sektörü verilerine göre; Bankacılık sektörü haftalık bazda %0,5 yılsonundan itibaren ise %1,7 oranında büyüme kaydetti. Kamu bankaları haftalık %0,8’lik artışla büyümeyi yukarı çekmeye devam ederken (yılsonundan bugüne %5,2), özel ve yabancı bankalar yılsonundan itibaren sırasıyla %0,6 ve %1,0 oranında azalış kaydettiler. TL krediler haftalık bazda %0,2 büyürken, ABD doları bazında YP krediler %0,6 daralma kaydetti. TL mevduatlarda %0,5, YP mevduatlarda ise %0,1 oranında azalmalar görülürken, YP mevduatlar dolar bazında yılsonundan itibaren yaklaşık 12 milyar dolar artış gösterdi. Takipteki alacak artışı haftalık bazda 1.1 milyar TL olurken, takipteki alacak oranı %4.1’de, karşılama oranı da %68’de sabit kaldı

Bankacılık sektöründe kredi hacmi %0,5 artış gösterdi, Vakıf Yatırım

BDDK’nın haftalık bültenine göre; 08 Mart 2019 itibariyle, bankaların toplam kredi hacmi bir önceki haftaya göre %0,5 oranında yükseliş gösterdi. Aynı dönemde TL krediler %0,2 artış gösterirken, YP krediler TL bazında %0,9 yükseliş ($:-%0,6) kaydetti. Tüketici kredileri ise ihtiyaç kredilerindeki artışın (%0,8) katkısı ile geçen hafta %0,3 büyüme gösterdi. Haftalık bazda ticari krediler %0,4 yükseliş gösterirken, kredi kartları hacmi %1,7 daraldı.

08 Mart 2019 itibariyle bankaların toplam mevduat hacmi haftalık bazda %0,4 yükseliş gösterdi. Son bir haftada TL mevduat %0,5 düşüş gösterirken, YP mevduat dolar bazında %0,1 geriledi.

08 Mart 2019 itibariyle bankaların net bilanço pozisyonu önceki haftaya göre %67,0 azalarak 3,5 mlr TL olurken, yasal özkaynakları ise 520,2 mlr TL olarak gerçekleşti.

 08 Mart 2019 itibariyle bankacılık sektöründe Takipteki Krediler Oranı (TKO) %4,32 (önceki: %4,29) düzeyinde, Takipteki Krediler Karşılık Oranı ise %67,8 (önceki: %67,4) seviyesinde gerçekleşti.

 

BDDK Ocak 2019

Türk Bankacılık Sektörü Ocak 2019’da TL 3.2 milyar net kar açıkladı, İş Yatırım

Açıklanan kar rakamı aylık bazda %2 artış gösterirken 2018’in aynı dönemine göre ise %29’luk bir düşüş kaydetmiş durumda. Burada özellikle geçen Ocak ayına göre önemli derecede gerileyen TÜFEX gelirlerinin katkısı önemli derecede olurken takip ve yakın izlemdeki krediler için ayrılan karşılıkların yüksek seyrinin devam etmesinin de önemli rolü bulunmaktadır. 2019 yılı için TÜFEX portföylerinin getirilerinin Ekimden-Ekime %11 düzeyinde gerçekleşmesini bekliyoruz, geçtiğimiz yıl bu rakamın %25’ler düzeyinde olduğu düşünülürse bankaların bu menkul kıymetlerden elde edeceği gelir görünür biçimde azalacak.

Bunun yanında çekirdek kredi spredlerinde hem TL hem de YP tarafta aylık bazda hafif de olsa bir iyileşme gözlemleniyor. Sorunlu krediler için ayrılan karşılıkların ortalama kredilere oranı 365 bps ile geçen yılın ortalaması olan 269 baz puan oldukça üzerinde gerçekleşti. Bu rakamın önümüzdeki aylarda normalize olarak 300 baz puanın altına kaymasını bekliyoruz. Bütün bunlar sonucunda sektörün öz kaynak karlılığı %9 olarak gerçekleşti.

Önümüzdeki aylarda kredi büyümesinin görece hareketlenmesi ve karşılıkların normalize olmasıyla daha iyi kar elde etme imkanı yüksek gözükmekle beraber bu yıl için sektör net karının geçen senenin altında kalacağı beklentimiz dvam ediyor. 2019 yılı için araştırma kapsamındaki bankaların yıllık kar daralmasını %8 olarak tahmin ediyoruz.

 

Bankacılık sektörü toplam karı 1Ç19’un ilk ayında çeyreksel bazda %29,8 azaldı… Şeker Yatırım

– Aylık olarak yayınlanan BDDK datasına göre, Türk bankacılık sektörü net kar rakamı Ocak ayında 3,2 milyar TL olarak gerçekleşti. (Aylık bazda %13,5 artış, Yıllık bazda %29,4 azalma). Kredi karşılık giderlerindeki ve faaliyet giderlerindeki önemli ölçüde azalma çekirdek bankacılık gelirlerindeki zayıflamayı dengeledi. Temettü gelirleri ise aylık bazda %13.2 oranında azaldı.

Sektörün özkaynak getirisi aylık bazda 109 baz puan iyileşerek Ocak ayında %9,5 seviyesinde gerçekleşti. Sermaye yeterliliği oranı ve çekirdek sermaye yeterliliği oranları aylık bazda sırasıyla 16 baz puan ve 10 baz puan azalarak %17,1 ve %13,7 seviyelerine geriledi.

Segment bazında, kamu bankaları en zayıf performans gösteren segment oldu. Bu segmentte aylık bazda %65,3 kar daralması görülürken yabancı mevduat bankalarında karlılık aylık bazda %163,5 artmıştır. Öte yandan özel mevduat bankalarında kar aylık olarak %4,2 artış gösterirken katılım bankaları 93 milyon Tl kar açıklamışlardır. (Aralık: 95 milyon TL zarar).

Net faiz marjında aylık bazda gerçekleşen zayıflama (-147 baz puan) 1Ç19’un negatif unsuru olarak öne çıkmaktadır. Önemli ölçüde azalan menkul kıymet getirilerinin de etkisiyle sektörün net faiz marjı aylık bazda 147 baz puan zayıfladı gösterdi ve 3,53% seviyesinde gerçekleşti. Ancak toplam kredi mevduat makası aylık bazda sadece 10 baz puan iyileşme gösterdi. Yabancı mevduat bankalarında kredi mevduat makasının aylık bazda 39 baz puan artmasına rağmen azalan menkul kıymet getileri sebebiyle bu segment marj tarafında en zayıf performansı gösterdi. Ek olarak net ücret ve komisyon gelirleri aylık bazda %6,4 azaldı. Kamu mevduat bankaları net ücret ve komisyon gelirlerinde aylık bazda en güçlü azalma gösteren segment oldu (-%13,6).

Toplam risk maliyetinde artış. Ocak ayında aktif kalitesi tarafında en önemli pozitif unsur özel karşılıklardaki azalma oldu. Beklenen zarar karşılıklarında önemli ölçüde azalma oldu ve karlılık olumlu etkilendi. Sektörün takipteki krediler rasyosu aylık bazda göre 15 baz puan artarak Ocak ayında 4,03% olarak gerçekleşti. Özel mevduat bankalarında takipteki krediler rasyosu aylık bazda 24 baz puan artarak 4,7% seviyesine ulaştı ve bu segment aktif kalitesi tarafında en zayıf performansı gösterdi. Genel karşılıklardaki artışa paralel olarak toplam özel kredi riski maliyeti aylık bazda 100 baz puan artış gösterdi ve 334 baz puan seviyesine yükseldi. 2019 yıl sonu için sektörünün takipteki krediler rasyosunun %6,5 seviyesine ulaşmasını modelliyoruz.

1Ç19 beklentiler. Marj tarafında, azalan menkul kıymet gelirlerinin ve kredi mevduat makasındaki devam edeceğini beklendiğimiz daralmanın baskı oluşturmasını modelliyoruz ve marjların 1Ç19 da 2019 yılının en zayıf seviyesinde gerçekleşmesini modelliyoruz.

2019 için sektör karında 2018 yılına göre yıllık bazda %8 daralma bekliyoruz. Marjlarda toparlanmanın en erken 2019 yılının ikinci yarısında gerçekleşebileceğini modelliyoruz ve sektörün net faiz marjında (swap maliyetlerine göre düzeltilmiş) 2018 yılına göre yıllık bazda 40 baz puan daralma öngörüyoruz. Hacim tarafında kredi ve mevduatlarda %8 büyüme bekliyoruz. Ücret ve komisyon gelirlerinde %15 artış beklerken ticari zarar ve beklenen zarar karşılıklarında yüksek seyrin devam etmesini öngörüyoruz. Takip ettiğimiz bankalar 2019T 5,0x F/K ve 0,52x F/DD çarpanlarıyla işlem görmektedir. Akbank (AKBNK), Garanti Bankası (GARAN) ve Yapi Kredi Bankası (YKBNK) en beğendiğimiz bankalar olmaya devam etmektedir.

 

Türk Bankaları Ne Durumda? BDDK Stres Testi Sonuçlarını Açıkladı

28.Aralık.2018

28.12.2018 – BDDK, Yeni Ekonomi Programı kapsamında bankaların mali yapılarının ve aktif kalitelerinin belirlenmesi amacıyla mali bünye değerlendirme çalışmalarını tamamladığını açıkladı. Söz konusu çalışmalar neticesinde bir bütün olarak bankacılık sektörünün sağlıklı ve güçlü yapısını koruduğu ve mevcut sermaye yapısının aktif kalitesi kaynaklı riskleri yönetebilecek seviyede olduğunun tespit edildiği bildirildi.

Bu çalışmalar neticesinde, BDDK, ihtiyati yaklaşım ve varsayımlar çerçevesinde, bankaların olası aktif kompozisyonlarında yapacakları değişikliklerin etkileri göz ardı edildiğinde, önümüzdeki yıl içerisinde bankacılık sektöründe kredilerin takibe dönüşüm oranının %6’ya yükselebileceğini, sermaye yeterlilik rasyosunun ise %15,5’e gerileyebileceğinin tahmin edildiğini açıkladı.

BDDK, Basel III uygulamalarına göre asgari sermaye yeterlilik rasyosunun %8 olduğu halde, ülkemizde %12’lik ihtiyatlı bir oran hedeflenerek uygulandığını hatırlatarak, mali bünye çalışmaları neticesinde hesaplanan oranın her iki seviyenin de oldukça üzerinde olduğunu belirtti.

Kurum, bankaların mali durumundaki bu olumlu görünüme rağmen, son dönemde kamu bankaları ve özel bankalar sermaye tabanını güçlendirmeye yönelik adımlar atmakta olduğunu, sermaye artırımı veya sermaye benzeri kredi temini ile ihtiyatlı duruş sergilediğini ifade etti. Ayrıca mevcut durumda sektörün kârlılık performansının da içsel sermaye üretimi yoluyla sermaye yeterliliğini desteklediği belirtildi.

Makroekonomik dengelenme süreci boyunca mali bünye analiz çalışmalarına devam edileceğini belirten Kurum, bu kapsamlı ve kredi bazlı çalışmalara ek olarak, yılda asgari iki kez yapılan makro stres testleri ile bankaların sermaye ve likidite açısından makroekonomik şoklara karşı dayanıklılığının izlendiğini açıkladı.

Krediler Bazında Detaylı İnceleme Sonucu

BDDK tarafından yapılan açıklamada, bankalarda kredi bazında detaylı incelemeler yapılmış, bunun neticesinde, kredilerin sınıflandırılmasına dair mevcut düzenlemelerden çok daha ihtiyatlı bir yaklaşım çerçevesinde, yakın izlemeye alınması veya takip hesaplarına aktarılacağı öngörülen krediler çeşitli varsayımlar altında yeniden belirlenmiştir. Kredi sınıflandırmalarında yapılan bu değişikliklerin bankaların sermaye yeterlilik rasyolarına etkileri hesaplanırken, sınıflama değişikliklerinin zamana yayılarak değil hemen yapılacağı ve yeniden sınıflandırılan krediler için aynı sınıftaki diğer kredilerin ortalama karşılık oranlarına uygun şekilde karşılık ayrılacağı varsayılmıştır.

Ayrıca, bu yılın Ağustos ayında BDDK tarafından yürürlüğe konan sermaye yeterlilik rasyoları hesaplamalarına dair iki geçici düzenlemenin etkileri göz ardı edilmiştir. Bu ihtiyati yaklaşım ve varsayımlar çerçevesinde, bankaların olası aktif kompozisyonlarında yapacakları değişikliklerin etkileri göz ardı edildiğinde, önümüzdeki yıl içerisinde bankacılık sektöründe kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 6’ya yükselebileceği, sermaye yeterlilik rasyosunun ise yüzde 15,5’e gerileyebileceği tahmin edilmektedir.

Ekim ayı itibariyle, bankacılık sektörü Çekirdek Sermaye Yeterliliği Rasyosu ve Sermaye Yeterliliği Standart Rasyosu, sırasıyla, %14,49 ve %18,19 olarak kaydedilmiştir.

Türk Bankalarının Sermayeye İhtiyacı Var mı? Bankalar Ne Durumda

BDDK, Türk bankalarının herhangi bir sermaye ihtiyacı olup olmadığını tespit etmek için daha önce yapacağını açıkladığı bazı çalışmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. BDDK bu çalışmada temel olarak bir değişkendeki değişimin sermaye yeterlilik oranının ne ölçüde etkilediğini ölçemeye çalışmış. Bu değişken ise takip oranı olarak belirlenmiş.

İş Yatırım Yorumu

Bankaların şu anda uyguladıkları pratiğe göre oldukça muhazakar bir yaklaşımla grup II ve takip gruplarına sınıflama yapıldığında sektörün takip oranı 2019 yılında %6’ya sermaye yeterlilik oranı da getirilen yumuşatıcı kuralların etkisi de göz ardı edilerek %15.5 seviyesinde oluşuyor. Bu sonuçlar en azında piyasada değerlemelerin ima ettiği seviyelere göre çok daha iyi gerçekleşmeler. Hatırlanacağı üzere sektörün cari sermaye yeterlilik oranı %18.14 düzeyinde. Bu oran getirilen düzenleme etkisi hariç tutulduğunda %16’da.

Her ne kadar çalışmanın sonuçarı cesaret verici olsa da bu çalışmada kullanılan makro değişkenlerin paylaşılmaması değerlendirmemizi zorlaştıran bir faktör. Bunun yanında bu çalışmanın tam bir stres testi olabilmesi de kötü, daha kötü gibi senaryoların da varlığına bağlı bulunuyor. Bizim tahminlerimize göre sistemin takip oranı önümüzdeki yıl %6.5-7 seviyesinde tepe noktasını görecek ki bu seviye BDDK açılmasına yakın bir yer. Bunun yanında verilen aktif kalite şokunun çekirdek sermaye oranı üzerindeki etkilerinin de paylaşılması gerekiyor. Sonuçların cesaret verici olmasını olumlu karşılarken, çeşitli kötü senaryoların da çalışmada bulunmamasının bu olumlu sonuçların değerlemelere hemen yansımasını engelleyebilecek bir faktör olarak görüyoruz.

BDDK’dan Doğuş Holding, Türk Telekom ve Yıldız Holding Hakkında Önemli Açıklama

 

BDDK’dan Bankalara Temettü Konusunda Tavsiye Kararı

21.11.2018 – BDDK, çekirdek SYR’si %12’nin altında olan bankaların temettü dağıtmamasını tavsiye etti.

BDDK, Bankaların çekirdek sermaye yeterlilik oranlarını güçlendirmek amacıyla bankaların temettü dağıtımını belirli koşullara bağlanması için tavsiye niteliğindeki kararını yayınladı. Türkiye Bankalar Birliği’nin üye bankalarla paylaştığı bankaların temettü dağıtımına ilişkin tavsiye niteliğindeki karara göre, BDDK, çekirdek sermaye yeterlilik oranı %12’nin altında olan bankaların temettü dağıtmamasını tavsiye etti.

Yapılan açıklamada, 2018 yılında elde edilecek olan kârlar ile 2018 yılı öncesinde elde edilmekle birlikte dağıtım konusu yapılmayarak özkaynaklar altında tutulan kâr ve yedeklerin nakit çıkışına neden olacak şekilde kâr dağıtımına konu edilmemesinin faydalı olacağı kaydedilirken, kâr dağıtımına konu edilmesinin planlanması durumunda, önceki yıllarda olduğu üzere kuruma başvurulması ve izin verilmesi halinde dağıtıma konu edilmesinin mümkün olacağı ifade edildi.

Oyak Yatırım konuyu borsada işlem gören banka hisseleri açısından değerlendirdi:

3Ç18 itibarıyla konsolide bazda sadece GARAN Garanti’nin %12’lik sınırın üstünde olduğunu düşünüyoruz. Kurdaki gevşeme ve karlılık sayesinde oluşan özsermaye artışını da dikkate aldığımızda Akbank’ın AKBNK da yıl sonu itibarıyla bu sınırı aşabileceğini öngörüyoruz. Ekonomik koşulları dikkate aldığımızda, piyasanın zaten gelecek seneki temettü beklentilerini düşürdüğünü düşünüyoruz. Bu sebepten hisseler üzerindeki etki sınırlı kalacağına inanıyoruz.

Vakıf Yatırım tavsiye kararını şu şekilde yorumladı:

İzleme listemizde yer alan bankaların 2018 yılı ilk dokuz aylık dönemi itibariyle, ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranını %13,1 olarak hesaplıyoruz. (BDDK sektör ortalaması: %14,3) Bu oranın Albaraka Katılım, Halk Bankası ve TSKB için %12 düzeyinin altında olduğu görülmektedir. 2018 yılında bankalar 2017 dönem karlarının ortalama %19,3’ünü dağıtırken, bu rakam ise ortalama %4,0 temettü verimine işaret etmektedir. 2018 yılında dağıtılan 5,0 mlr TL’lik toplam temettünün %93,5’ini ise çekirdek sermaye yeterliliği güçlü bankalar (Akbank AKBNK, Garanti Bankası GARAN, İş Bankası ISCTR) tarafından dağıtılmıştır. Henüz ilgili otoriteler tarafından resmi bir duyuru yayınlamamakla birlikte, hali hazırda BDDK iznine tabi olan temettü dağıtım kararında oldukça ihtiyatlı bir politika izleyen bankacılık sektörü için kararı hisse performansı açısından nötr olarak değerlendiriyoruz.

 

Sektör Önden Yüklendi, Önümüzdeki Döneme Güçlü Baz Hazırladı, İş Yatırım

İŞ YATIRIM – Bankacılık Sektör Verileri Analizi – 02.10.2018

Türk Bankacılık sektörü Ağustos ayında TL4.48 milyar net kar açıkladı. Açıklanan kar rakamı geçen yılın aynı ayına göre %6 artış gösterirken aylık bazda ise %3.5 düşüş kaydetti. Kümülatif kar rakamı ise TL38 milyara ulaşarak yıllık bazda %14 artış kaydetmiş durumda. Sonuçlara bakıldığında kredi ve menkul kıymet faizlerinin kuvvetli yeniden fiyatlanması nedeniyle sektörün net faiz marjı aylık bazda %4.87’den %5.67’ye yükseldi.

Bununla beraber öz kaynak karlılığının ise aylık bazda 60 baz puan gerileyerek %13.5 seviyesinde gerçekleştiğini görüyoruz. Burada özellikle grup II krediler için ayrılan karşılıklardaki sıçrama sektörün karşılık giderleirni çok yükselterek faaliyet gelirlerindeki olumlu tablonun net kara yansımasını engelledi. Grup II kredileri ve buna bağlı karşılık giderlerindeki zıplama Ağustos ayında makro göstergelerdeki hızlı bozulmaya bağlanabilir.

Özellikle TL’nin ani zayıflaması sonucunda UFRS 9 modellerinin bu karşılık giderlerini yükselttiğini görüyoruz. Bununla beraber sektörün bir anlamda önden yüklemeli olarak karşılık giderlerini biraz da ana faaliyet karının güçlü seyrine bağlı olarak agresif bir biçimde arttırdığını ve önümüzdeki yıl için iyi bir baz hazırladığını görüyoruz.

Takibe düşen krediler için ayrılan karşılık giderlerinin kredilere oranı ise beklenen seyrinde 30 baz puan artış göstermiş durumda. Bu tablonun sene sonunda kadar değişmeyeceğini artan karşılık giderlerinin kuvvetli aktif yeniden fiyatlamaları ile dengeleneceğini öngörüyoruz.

VAKIF YATIRIM – Bankacılık Sektör Verileri Analizi – 02.10.2018

Bankaların net dönem karı Ağustos’ta %1,2 azaldı (=)

Kamu ve yabancı bankaların net karı geriledi – BDDK tarafından açıklanan konsolide olmayan verilerine göre, bankacılık sektörünün 2018 yılı Ağustos ayında net kârı 2017 yılının aynı dönemine göre %5,9 artış, bir önceki aya göre %1,2 oranında düşüş ile 4,5 mlr TL olarak gerçekleşti. Aylık bazda mevduat bankalarının net karı, kamu (-%27,6) ve yabancı sermayeli (-%14,2) bankalar nedeniyle bir önceki aya göre %4,7 azalmıştır. Böylece sektörde Ocak-Ağustos döneminde net dönem karı yıllık bazda %14,3 artışla 38,0 mlr TL oldu. Aynı dönemde %78,5 ile en çok net karını arttıran katılım bankaları olurken, bunu %25,5 ile kalkınma ve yatırım bankaları takip etti.

Net faiz gelirleri artış gösterdi — Sektörün net faiz gelirleri Ağustos ayında yıllık bazda %83,5, bir önceki aya göre %27,5 artarak 16,0 mlr TL’ye ulaşmıştır. Aylık bazda bakıldığında, döviz kurundaki yükselişin kredilerden alınan faizleri olumlu etkilemesi ve menkul kıymet getirilerinde elde edilen faiz gelirlerinde %14’lük artış net faiz gelirlerindeki yükselişi desteklediğini düşünüyoruz. Böylece sektörün 2018 Ağustos ayında net faiz marjı bir önceki aya göre 71 bp artış göstererek %5,27 seviyesinde gerçekleşti.

Komisyon gelirlerinde güçlü seyir — Bankacılık sektörünün net ücret & komisyon gelirleri ise Ağustos ayında yıllık bazda %31,4, aylık bazda %4,6 artış ile 3,1 mlr TL olurken, bu gelirler Ocak-Ağustos döneminde yıllık bazda %22,2 artarak 22,2 mlr TL’ye ulaşmıştır.

TKO geriledi — 2018 Temmuz ayında %3,05 düzeyinde olan sektörün takipteki krediler oranı Ağustos ayında kredilerdeki döviz kurundaki artışın etkisi ile %2,86 düzeyine gerilerken, takipteki krediler karşılık oranını ise %71,8 olarak gerçekleşmiştir. Aynı ayda sektörde toplam karşılık giderlerinin aylık bazda %156 artış ile 11,1 mlr TL seviyesinde gerçekleşti. Ağustos ayında TFRS 9 kapsamında makro parametrelerin güncellenmesi ve döviz kurundaki artışa bağlı olarak karşılık giderlerinin yükseldiğini düşünüyoruz.

Sektörde faaliyet giderlerinin 2018 Ocak- Ağustos ayında yıllık bazda %13,6 ile enflasyonun altında artış gösterdiği görülmektedir. (Ağustos yıllık enflasyon %17,9)

SYR %17,3’e çıktı — Bankacılık sektöründe 2018 Ağustos ayında ortalama özkaynak karlılık oranı ise bir önceki aya göre 1,6 bp artış ile %14,7 olurken, Ağustos ayında sektörün sermaye yeterlilik rasyosu döviz kurunda görülen hızlı artışa karşın BDDK’nın aldığı tedbirler neticesinde bir önceki aya göre 123 baz puan artarak %17,3 düzeyinde gerçekleşti.

Büyüme — Bankacılık sektörünün kredi büyümesi 2018 yılı Ağustos ayı itibariyle 2017 yılsonuna göre döviz kurundaki artışın katkısıyla %28,0 artış olarak gerçekleşirken, Mevduat tarafında ise aynı dönem itibariyle 2017 yılsonuna göre %30,1 büyüme kaydedildi.

Yorum: 2018 yılı Ağustos ayında hem döviz kurundaki artış hem de TÜFE’ye endeksli menkul kıymet gelirlerindeki artış ile bankaların net faiz gelirlerinde artış, TFRS 9 kapsamında makro parametrelerin güncellenmesi ve döviz kurundaki artış ile karşılık giderlerinin önceki aya göre %156 yükselmesi sonucu net karda oluşacak düşüşü sınırlamıştır. Ağustos ayında da faaliyet giderlerindeki artışın sınırlı olması, net ticari kar elde edilmesi ve efektif vergi oranının gerilemesi de net karı destekleyen diğer unsurlardır. Ağustos verilerinin sektörün üçüncü çeyrek karlılık görünümü için nötr olarak değerlendiriyoruz.

OYAK YATIRIM – Bankacılık Sektör Verileri Analizi – 02.10.2018

BDDK verisine göre bankacılık sektörünün Ağustos ayı karı, geçen aya göre %1 düşerken, geçen yılın aynı ayına göre %6 yükseldi. Yılbaşından beri kümüle bakıldığında ilk sekiz ayda net kar büyümesi %14 olarak gerçekleşti. Temmuz-Ağustos dönemi aylık ortalama karı 2Ç18’in aylık ortalamasının %10 altında kaldı. TL mevduat faizlerindeki sert yükselişe rağmen, yükselen kredi ve tahvil getirilerinin yardımıyla net faiz marjı geçen aya göre 71 baz puan, 2. çeyreğe göre 29 baz puan artış gösterdi. Aktif kalitesinde önemli bir bozulma gözükmezken, kurdaki artış sebebi ile genel karşılıkları Ağustos ayında 7.426 milyon TL’ye ulaştı (Temmuz: 1.708mn TL, 2. çeyrek aylık ortalama 1.566 milyon TL). Genel olarak sonuçların beklenenden iyi olduğunu düşünüyoruz. Özellikle net faiz marjının beklentimizden iyi geliştiği görülüyor. Verilerin genel olarak bankacılık sektörü için olumlu olduğuna inanıyoruz.

 

 

Akbank AKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
İş Bankası ISCTR Hisse Analiz ve Yorumları
Vakıfbank VAKBN Hisse Analiz ve Yorumları
Halkbank HALKB Hisse Analiz ve Yorumları
Garanti Bankası GARAN Hisse Analiz ve Yorumları
Yapı Kredi Bankası YKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
Şekerbank SKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
Albaraka Türk ALBRK Hisse Analiz ve Yorumları