Ana sayfa Güncel Piyasa Yorumları Bankacılık Se...

Bankacılık Sektörü Analizleri, Uzmanlar Bankacılık Verilerini Yorumluyor

BDDK Aylık Bülten Verileri Yorumu, Ağustos

29.11.2019 – Haftalık BDDK verilerine göre, 22 Kasım ile biten haftada sektör kredi portföyü haftalık bazda %0.3 düşüş gösterdi. TP krediler haftalık bazda yatay kalırken, YP krediler önceki haftaya göre %0.1 artış gösterdi. 13 haftalık sektör kredi büyümesi %11.1 seviyesinde iken, kamu bankaları için +%17.5, özel bankalar için +%7.4 seviyesinde. YP mevduatlar, 22 Ekim ile biten haftada haftalık bazda %0.6’lık artış gösterirken, TL mevduatlar önceki haftaki güçlü artış sonrası aynı haftada %1.2 düşüş gösterdi. Sektör takipteki krediler rakamı haftalık 602mn TL artarken, takipteki krediler oranı %5.20 seviyesine yükselmiştir (Önck: 5.17%).

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Tüketici ve KOBİ kredi hacmi geçen hafta artış gösterdi, Vakıf Yatırım

  • BDDK’nın Haftalık Bülteni’ne göre; 22 Kasım itibariyle, bankaların toplam kredi hacmi haftalık %0,3 gerileme kaydetti. Diğer kredilerde yaşanan %2,4’lük düşüş toplam kredi hacmini olumsuz etkilerken, tüketici (+%0,9) ve KOBI kredilerindeki (TL:+%0,2, YP:+%4,4) yükseliş destekleyici olmaya devam etti.
  • Öte yandan, bankaların toplam mevduat hacmi geçen hafta TL tarafta gözlenen %1,2’lik gerilemenin etkisi ile %0,7 daralma gösterdi. Aynı haftada dolar bazında YP mevduat büyümesi %0,6 olarak gerçekleşti.
  • 22 Kasım haftası itibariyle, sektörün takipteki alacak bakiyesi haftalık %1,5 artarken, Takipteki Krediler Oranı (TKO) kredilerdeki zayıf seyrin de etkisi ile bir önceki haftaya 4 bp yükselerek %5,5 düzeyine ulaştı. TKO’ya haftalık olarak bakıldığında, 11 bp ile en yüksek artış KOBİ segmentinde görüldü.

 

 

Ağustos 2019: Karlılıkta toparlanma başladı, Gedik Yatırım

Sektörün net karı aylık bazda %37,8 artış göstermiştir (yıllık: +%2,5). Aylık net kâr; daha düşük temettü geliri, yüksek vergi giderleri ve biraz daha yüksek faaliyet giderleri sebebiyle Temmuz ayında oluşan zayıf baz etkisinden dolayı daha güçlü gelmiştir. Ağustos ayındaki en dikkat çekici kalemin, düşük fonlama maliyetlerine bağlı olarak aylık bazda 105 baz puan (yıllık:-116,2 baz puan) genişleme gösteren çekirdek makas olduğunu söyleyebiliriz. Komisyon geliri aylık bazda %2,8 artış ile (yıllık: % +25,5) güçlü seyrederken, ticari zararlar %27 oranında gerilemiş ve bu durum da kısmen swap imkânı ile fonlama maliyetlerini düşürmede fonksiyonel bir rol oynamıştır. Öte yandan, karşılık giderleri, aylık bazda %12,7 kadar artış göstermiştir. Temmuz ayında zayıf olan kredi büyümesi bir miktar ivme kazanmış olup bir önceki aya göre %1,9 oranında artmıştır. TL kredi büyümesi 32 baz puan olurken, döviz kredilerindeki büyüme (kur ile ayarlanmış) 22 baz puan olmuştur. Takipteki alacaklar aylık bazda 7 baz puan artış ile %4,7’ye yükselirken (yıllık: +179 baz puan), risk maliyetinde aylık bazda 45 baz puan (yıllık: +34 baz puan) düşüş kaydedilmiştir.

Kamu bankaları tarafında tüm faaliyet alanlarında daha iyi performans görülmektedir. Temmuz ayında %78 düşerek 500 milyon TL’nin altına gelen kamu bankaları karları, Ağustos ayında sert bir yükseliş ile 1.7 milyar TL’ye yükseldi. Bu yükselişin sebepleri (i) çekirdek makasta aylık bazda 80 baz puan yükseliş, (ii) komisyon gelirlerinde aylık bazda %7,6 artış, (iii) faaliyet giderlerinde %10 düşüş, ve (iv) TP kredilerde aylık bazda %2 büyümedir. Kamu banklarının aylık öz sermaye karlılığı %12,4 seviyesine yükselmiştir (Temmuz ayında %3,8).

Özel bankalar: Karlılık artışı ile beraber, Türk Lirası kredilerindeki daralma devam etmektedir. Özel bankaların net kârı ağırlıklı olarak çekirdek makastaki aylık 105 baz puan genişlemeye bağlı bir şekilde aylık bazda %11,5 artış göstermiştir (yıllık: -%18). Komisyon gelirlerindeki büyüme aylık bazda %7,6 daralmış olmasına rağmen, faaliyet giderlerindeki aylık bazda %9,4 düşüş bunu telafi etmiştir. Karşılıklar yüksek seviyede kalarak aylık %5,9 artmıştır. TP cinsinden kredilerde ise aylık bazda %1,6 daralma meydana gelmiştir. Aktif kalitesine baktığımızda, takipteki alacaklar 18 baz puan artarak %5,7 seviyesine, öz sermaye karlılığı ise aylık bazda 113 baz puan artışla %11,4 seviyesine ulaşmıştır.

Sonuç: Ağustos rakamları, sektörün faaliyet kârlılığının düşen fonlama maliyetleri nedeniyle hızla arttığını, özel bankaların karlılıkta ve devlet bankalarının ise kredi hacimlerinde öncülük ettiğini açıkça göstermektedir. Faiz oranlarının Ağustos ayından bu yana düşmeye devam etmesiyle birlikte özel bankaların kredi verme faaliyetlerinin de önümüzdeki aylarda artacağını düşünmekteyiz. Bununla birlikte, BDDK’nın bankalardan yıl sonuna kadar 46 milyar TL tutarındaki takipteki alacakları yeniden sınıflandırmasını istemesi üzerine bankalar tarafında yüksek karşılık giderlerinin oluşacağı göz önüne alınırsa, sektörün net kârı önümüzdeki aylarda baskı altında kalabilir. Sonuç olarak, bankalar 2019 tahminlerimize göre 0.61 PD/DD’de işlem görmekte olup, TÜFE ve faiz oranlarının düşüş eğiliminde olduğunu göz önünde bulundurursak sektördeki hisseler için olumlu yöndeki beklentilerimiz devam etmektedir. Bu çerçevede Akbank, Garanti ve Yapı Kredi en beğendiğimiz bankalar olarak yer almaktadır.

Bankacılık Sektörü Ağustos Verileri Analizi, Şeker Yatırım

Bankacılık sektörü toplam karı 3Ç19’un ilk iki ayında (Temmuz-Ağustos) 2Ç19 ilk iki ayına göre (Nisan-Mayıs), yüksek vergi karşılıklarına ragmen, çeyreksel bazda %9,7 arttı. Aylık olarak yayınlanan BDDK datasına göre, Türk bankacılık sektörü net kar rakamı Ağustos ayında 4,6 milyar TL olarak gerçekleşti. (Aylık bazda %37,8 artış, Yıllık bazda %2,7 artış). Sektörün kümülatif özkaynak getirisi aylık bazda 6bp artarak Ağustos ayında %11,01 seviyesinde gerçekleşti. Sermaye yeterliliği oranı ve çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise 26 ve 29 baz puan zayıflayarak %17,9 ve %13,7 seviyelerine geriledi.

Türk bankacılık sektörünün 8 aylık kümülatif karı ise 32,8 milyar TL olarak gerçekleşti (Yıllık: -%13,7). Çeyreksel bazda karşılaştırmada bankacılık sektörü karı 3Ç19’un ilk iki ayında 2Ç19’un ilk iki ayına göre yüksek vergi karşılıklarına rağmen çeyreksel bazda %9,7 arttı.

Ağustos ayında güçlü artış gösteren çekirdek bankacılık gelirleri (Aylık: +%14,9), ticari zarar rakamında gerileme (Aylık: -%27,7), diğer faaliyet gelirlerindeki azalma, kredi karşılıklarındaki artış (Aylık: +%12,7) öne çıkan unsurlar oldu. Diğer faaliyet giderleri ise aylık bazda %2,1 geriledi.

Temmuz ayındaki 3,5 milyar TL seviyesinden Ağustos ayında 2,5 milyar TL seviyesine gerileyen ticari zarar ve merkez bankasının faiz indirimlerine paralel olarak güçlü bir şekilde artış gösteren net faiz gelirleri (Aylık: +%20,8) Ağustos ayının en belirgin pozitif unsurları oldu.

Segment bazında, kamu mevduat bankaları çeyreksel karşılaştırmada en güçlü performansı gösterdi. Zayıf çekirdek bankacılık gelirlerine ragmen, önemli ölçüde azalan ticari zarar (Çeyreksel: -%31,3) ve azalan kredi karşılıkları sebebiyle net kar bu segmentte çeyreksel bazda %175,7 arttı. Öte yandan yabancı mevduat bankalarında karlılık önemli ölçüde artan ticari zarara paralel olarak çeyreksel olarak %18,4 azalırken bu segment en zayıf performansı gösterdi. Özel mevduat bankalarında kar artışı çeyreksel bazda %25,7 seviyesinde gerçekleşti. Katılım bankalarında ise kar çeyreksel bazda %9,0 azalmıştır.

Sektörün net faiz marjı çeyreksel bazda 23 baz puan artarak %4,35 olarak gerçekleşti, özel mevduat bankaları en güçlü performansı gösterdi. Sektörün toplam kredi mevduat makası artan kredi getirileri (+33bp) ve sınırlı artış gösteren fonlama maliyetlerine (+6bp) paralel olarak 25bp iyileşti. Kredi mevduat makası tarafında yabancı mevduat bankaları en kuvvetli performansı gösterdi (Çeyreksel: +33bp).

Net ücret ve komisyon gelirleri çeyreksel %2,0, yıllık kümülatif bazda ise %36,2 artış gösterdi. Kamu mevduat bankalarında yıllık kümülatif artış oranı %58,4 seviyesinde olup sektör ortalamasının bir hayli üzerinde seyretmektedir.

Aktif kalitesinde bozulma devam ediyor. Sektörün takipteki krediler rasyosu çeyreksel bazda 28bp artarak Ağustos ayında %4,7 olarak gerçekleşti. Özel ve yabancı mevduat bankalarında takipteki krediler rasyosu çeyreksel bazda 47bp artarak %5,8 ve %6,5 seviyelerine ulaştı ve bu segmentler aktif kalitesi tarafında en zayıf performansı gösterdiler. Toplam kredi riski maliyeti (brüt) çeyreksel bazda 7 baz puan geriledi ve 270 baz puan seviyesinde gerçekleşti. 2019 yıl sonu için sektörünün takipteki krediler rasyosunun %6,7 seviyesine ulaşmasını modelliyoruz.

2019 ikinci yarı beklentiler. Kredi-mevduat makası tarafında 3Ç19’un ilerleyen aylarında ve 4Ç19’da gerileyen fonlama maliyetleri sebebiyle toparlanma bekliyoruz. Halen yüksek seviyelerde seyreden ticari zarar rakamında gerilemeler karlılığı olumlu etkileyebilir. Ancak TGA hesaplarına aktarılması gereken, ağırlıklı olarak inşaat ve enerji sektörlerine kullandırılmış, toplam 46 milyar Türk Lirası büyüklüğünde kredinin yeniden sınıflanması nedeniyle artabilecek kredi karşılıklarının sektörün karlılığını baskılayabileceğini ve marjlarda yaşanacak iyileşmenin bunu ancak kısmen telafi edebileceğini öngörüyoruz.

2019 için sektör karında 2018 yılına göre yıllık bazda %11 daralma bekliyoruz. Marjlarda toparlanmanın 3Ç19’da başlamasını ve 4Ç19’da artarak devam etmesini modelliyoruz ve sektörün net faiz marjında (swap maliyetlerine göre düzeltilmiş) 2018 yılına göre yıllık bazda 30 bp daralma öngörüyoruz. Ücret ve komisyon gelirlerinde %30 artış beklerken ticari zarar ve beklenen zarar karşılıklarında yüksek seyrin devam etmesini öngörüyoruz.

Takip ettiğimiz bankalar 2019T 5,7x F/K ve 0,58x F/DD çarpanlarıyla işlem görmektedir. Akbank (AKBNK), Garanti Bankası (GARAN), Yapi Kredi Bankası (YKBNK) en beğendiğimiz bankalar olmaya devam etmektedir. Ancak Vakıfbank’ı (VAKBN) en beğendiğimiz bankalar portföyünden çıkarıyoruz.

BDDK Ağustos Verileri Analizi, TEB Yatırım

BDDK Ağustos ayı verileri aydan aya net karda %33 artışa işaret etmektedir (kümülatif bazda yıldan yıla %14 düşüş). Sektör 4.6 milyar TL net kar elde etmiştir. Aydan aya bakıldığında sektör karlılığında kamu bankaları kaynaklı büyük bir toparlanma vardır.

· TL kredi/mevduat makası 1 puan genişlemiştir (Özel bankalarda aydan aya 126 puan, kamu bankalarında ise 79 puan). Temmuz sonundaki TCMB faiz indiriminin pozitif etkisi Ağustos ayında makasta yeni görülmeye başalmıştır. Merkez Bankası 425 puan faiz indirimini 25 Temmuz’da yapmış olduğundan hala yüksek fiyatlı mevduatlar taşınmasına rağmen bu denli büyük bir faiz makası artışını çok kayda değer görüyoruz. Faiz makasındaki artış sürecinin 2020’nin ilk çeyreğine kadar devam etmesini bekliyoruz.

· Sorunlu krediler oranında önemli bir bozulma yoktur; ama yakın izlemedeki krediler için ayrılan karşılıkların yükselmesi sonucu net kredi risk maliyeti 59 baz puandan 173 baz puana ulaşmıştır. 46 milyar liralık kredinin yıl sonuna kadar takipteki alacağa atılması nedeniyle sektörün tamamı için 12-16 milyar lira arası ek karşılığın daha sonraki aylarda sektörün gelir tablosuna yansımasını beklemekteyiz.

· Sermaye getirisi %12.1’e yükselmiştir.

Özel Kamu karşılaştırması

Kamu bankaları Ağustos ayında makastaki iyileşmeyle (TL makas 79 baz puan genişlemiş) beraber karlılıkta rekor kırmıştır. Net faiz gelirleri aydan aya %44 artmıştır. Karşılık giderleri ve kredi risk maliyetinde nispeten sınırlı artış (40 baz puan) vardır. Sermaye getirisi sıfırdan %11’e yükselmiştir.

Özel bankaların karı ise aydan aya %3 geri çekilmiştir. TL kredi/mevduat makası kamu bankalarına göre daha iyi performans göstermiş ve 126 baz puan artmıştır. Kredi risk maliyeti ise özel bankalarda 187 baz puan artış kaydetmiştir; kamu bu açıdan daha iyi performans sergilemiştir. Sermaye getirisi ise %11,4 olarak gerçekleşmiştir.

Görüşümüz: Üçüncü çeyrekte karlılığın güçlü olacağını düşünmekteyiz. Özellikle TL kredi mevduat makasındaki genişleme, swap maliyetlerindeki düşüş trendi ve komisyon gelirlerinin güçlü büyümesi karlılığı destekleyecektir. Karşılık giderlerinde ise büyük bir artış beklemiyoruz. Yakın izlemedeki kredilerin sorunlu kredi olarak sınıflandırılması sürecinin (46 milyar TL tutarındaki krediler) özellikle son çeyrekte gerçekleşeceğini düşünmekteyiz. Bankacılık çekirdek gelirlerinde (Net faiz geliri + komisyon) en iyi performansı özel bankalardan göreceğimizi düşünüyoruz. Üçüncü çeyrek için önerdiğimiz bankalar Garanti, Akbank ve İş Bankası’dır.

 

Merkez Bankası, Azami Kredi Kartı Faiz Oranlarını İndirdi

30.09.2019

Merkez Bankası maksimum kredi kartı oranlarını indirdi, İş Yatırım

Merkez Bankası kredi kartlara uygulanacak azami faiz oranlarını aylık olarak %2’den %1.6’ya düşürürken, temerrüt işlemlere uygulanacak aylık azami faiz oranını da %2.4’den %2’ye indirdi. Banka, geçtiğimiz iki toplantıda yaptığı faiz indirimlerini bu sefer kredi kartı işlemlerine yansıtmış oldu. Bunun kredi kartı gelirlerinin toplam gelirler içindeki payı fazla olan Garanti ve YKB gibi bankalara hafif olumsuz etkisinin olmasını beklerken, artan işlem hacimleri ve daha fazla kredi kartı finansman oranının bu etkiyi telafi edebileceğini düşünüyoruz.

TCMB, yılın son çeyrek dönemi için kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını düşürdü, Vakıf Yatırım

TCMB, yılın son çeyrek dönemi için kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını düşürdü. Böylece 1 Ekim 2019 tarihinden geçerli olmak üzere, TL cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı %2,0’den %1,6’ya, aylık azami gecikme faiz oranı %2,4’dan %2,0’ye yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı %1,6’dan %1,28’e, aylık azami gecikme faiz oranını %2,0’den 1,68’e geriledi.

Faiz oranlarındaki gerilemenin bankaların gelirleri üzerindeki olumsuz etkisinin, artabilecek hacim ile birlikte telafi edilebileceğini düşünüyoruz. Bundan dolayı haberin etkisini banka hisseleri için nötr olarak değerlendiriyoruz.

Şeker Yatırım

Merkez Bankası, kredi kartı işlemlerinde 4Ç19 için uygulanacak faiz oranlarında değişikliğe gitti. Buna göre Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı %2,0’den %1,6’ya, aylık azami gecikme faiz oranı ise %2,40’dan %2,0’ye indirdi. Takip ettiğimiz bankalar arasında Yapı Kredi Bankası (YKBNK), Garanti BBVA (GARAN) ve İş Bankası (ISCTR) en yüksek kredi kartı piyasa payına sahip bankalar olarak öne çıkmaktadır (Nötr).

 

27.09.2019 – Haftalık BDDK verilerine göre, 20 Eylül ile biten haftada sektör kredi portföyü haftalık %0.5 artış gösterdi (yılbaşından bu yana +%5.8). Büyümede kamu bankalar kredi portföyündeki artış etkili olmaya devam ederken (+%0.7) özel ve yabancı bankalar haftalık bazda kredi portföylerinde sırasıyla %0.2 ve %0.6 artış gösterdi.

TP krediler haftalık bazda %0.5 artarken sektör YP krediler haftalık bazda %0.2 düşüş gösterdi. 13 haftalık sektör kredi büyümesi %0.9 seviyesinde iken (kamu bankaları için +%12.2, özel bankalar için -%7.1 ve yabancı bankalar için -%5.5) büyüme 2Ç19 başında %8 seviyesindeydi. YP mevduatlar, 13 Eylül ile biten haftada haftalık bazda 218 milyar dolar seviyesine yükselirken (haftalık %0.4 artış), TL mevduatlar aynı haftada %0.1 düşüş gösterdi.

Sektör takipteki krediler rakamı haftalık 1.8 milyar TL artış gösterirken takipteki krediler oranı %4.76’ya yükselmiş oldu (sene başında takipteki krediler oranı %3.8 idi). Haftalık takipteki krediler artışının 1.2 milyar TL’si kamu bankalarından gelmektedir. Kamu bankaları takipteki krediler oranı haftalık 10 baz puan artışla %3.41’e yükselmiştir.

Bankacılık sektöründe TKO %5,0’e ulaştı, Vakıf Yatırım

  • BDDK’nın Haftalık Bülteni’ne göre; 20 Eylül itibariyle, bankaların toplam kredi hacmi geçen hafta %0,5 yükseliş kaydetti. Bankaların YP kredi hacmi dolar bazında haftalık sınırlı değişim gösterirken, TL kredi hacmi bir önceki haftaya göre %0,5 arttı. Aynı haftada ticari krediler %0,8 büyüme, kredi kartları ise %1,5 daralma kaydetti. Böylece açıklanan son veri ile birlikte bankaların toplam kredi hacmi Haziran sonuna göre %0,3 azalırken, yılbaşına göre %5,8 büyüme göstermiş oldu.
  • 20 Eylül haftası itibariyle, bankaların toplam mevduat hacmi bir önceki haftaya göre YP (+%0,4) tarafta görülen artışın katkısı ile %0,6 arttı. Böylece sektörün mevduat hacmi Haziran sonuna göre %3,5, yılbaşına göre %16,0 büyüme kaydederken, bankaların yılbaşında %110 seviyesinde bulunan kredi-mevduat oranı %107 düzeyine gerileyerek iyileşme göstermeye devam etti.
  • Sektörün Takipteki Krediler Oranı (TKO) 20 Eylül itibariyle bir önceki haftaya göre 5 bp, önceki çeyreğe göre 42 bp artarak %5,0 seviyesine ulaştı. Aktif kalitesine detaylı bakıldığında, kredi kartları ve ticari kredilerde haftalık TKO artışı sırasıyla 11 bp ve 12 bp olarak gerçekleşti.

 

BDDK Aylık Bülten Verileri Yorumu, Temmuz

Kamu bankalarının karlılığı iyileşiyor… İş Yatırım

Türk Bankacılık Sektörü Temmuz’da TL 3.460mn net kar açıkladı. Açıklanan kar rakamı aylık bazda %32 gerilerken, yıllık bazda ise %25 aşağıda gerçekleşmiş durumda. Ancak aylık karşılaştırmalar için Haziran ayı rakamlarının çeyrek kapanışı olduğu için ikinci çeyreğin en kuvvetli seviyeleri olduğunu hatırlatalım. Sektörün öz kaynak karlılığı bir önceki ay seviyesi olan %13.8’den %9.3’e geriledi. Karlılıktaki bu görece düşüşün ana nedeni özel bankların Temmuz karının çok kötü gerçekleşmesi olarak gösterilebilir. Bununla birlikte bazen bankaların ara aylarda tan performanslarını yansıtmayan veya daha sonra değişiklik yaptıkları bildirimleri olduğunu ve bu sonuçların sonraki aylarda düzeltildiğini hatırlatalım. Her ne kadar bu düzeltme kamu bankaları içinde geçerli olsa da bu segmentteki iyileşme Temmuz ayında iyice göze çarpıyor.

Kamu bankalarının Temmuz karı bir önceki aya göre %45, geçtiğimi yılın aynı ayına göre ise %157 artış göstermiş durumda. Marjlarda özellikle TL spredlerinin hafif iyileşmesiyle 3 baz puan artışla %4.17 seviyesine ulaşıldığı görülüyor. Burada TL kredi yukarı fiyatlamalarının hızla devam ettiği bir dönem olduğunu görüyoruz. Aktif kalite tarafında ise takip oranı 40 baz puan ile yükselmeye devam ederken bunda problemli kredi artışının yanında yavaşlayan kredi büyümesinin etkisi de devam ediyor. Ancak risk maliyetinde ise 30 baz puana yaklaşan aylık düşüşler var. Sektörün sermaye yeterlilik düzeyi %18.19 gibi son derece yüksek ve rahat bir seviyede bulunmaya devam ediyor. Temmuz sonuçları bize kamu bankalarının karlılığındaki iyileşmenin belirginleşmeye başladığını gösteriyor. Gerçekten bu grup faiz indirimleri ve yakın zamanda yapılan munzam düzenlemelerinden en çok faydalanacak bankalar olarak ön plana çıkıyor.

 

Bankaların net dönem karı temmuz ayında yıllık %26,3 geriledi, Vakıf Yatırım

Mevduat bankalarının temmuz net karı aylık %45,0 geriledi – BDDK tarafından açıklanan konsolide olmayan verilere göre, bankacılık sektörünün 2019 yılı temmuz ayı net kârı 2018 yılının aynı ayına göre %26,3, bir önceki aya göre %35,4 oranında düşüş ile 3,3 mlr TL olarak gerçekleşti. Sektörün 2019 yılı ilk 7 ayında net dönem karı yıllık %15,9 gerileyerek 28,2 mlr TL oldu. Aylık bakıldığında; mevduat bankalarının net karı %45,0 gerilerken, net karlılıktaki daralmada kamu bankalarının öne çıktığını, yerli özel sermayeli bankaların net karındaki daralmanın %11,6 ile sınırlı kaldığını görüyoruz. Bankaların temmuz ayında çekirdek gelirleri bir önceki aya göre %3,5 artış gösterirken, toplam faaliyet giderleri ve karşılık giderleri aynı dönemde sırasıyla %6,6 ve %2,1 yükseldi.

Temmuz’da net faiz marjı aylık bazda yatay seyretti – Sektörün temmuz ayında bir önceki aya göre sınırlı değişim gösteren net faiz gelirleri, Ocak-Temmuz döneminde ise yıllık %7,9 artışla 85,6 mlr TL’ye ulaştı. Temmuz ayında mevduat maliyetlerindeki artış, kredi-mevduat makasında hafif düşüş getirdi. Böylece aynı ayda sektörün net faiz marjı bir önceki aya göre sınırlı değişim göstererek %3,62 seviyesinde gerçekleşirken, net faiz marjında aylık bazda en fazla iyileşme 44 bp ile yerli özel sermayeli mevduat bankalarında görülürken, kamu sermayeli mevduat bankalarının net faiz majı 40 bp daraldı.

TKO temmuz sonunda %4,6 düzeyine çıktı – Sektörün takipteki krediler oranı temmuz ayında %4,6 ile haziran sonuna göre 21 bp artış gösterirken, takipteki krediler karşılık oranı %68,2 olarak gerçekleşmiştir.

Özkaynak karlılığı %11,4 oldu – Bankacılık sektöründe haziranda %11,8 olan ortalama özkaynak karlılık oranı temmuz ayında %11,4 düzeyine gerilerken, aynı dönemde sektörün sermaye yeterlilik rasyosu aylık bazda 46 bp artış göstererek %18,2 düzeyinde gerçekleşti. Temmuz’da TL’nin değer kaybetmesi ve kredi büyümesinin zayıf gerçekleşmesinin SYR’yi olumlu etkilediğini düşünüyoruz.

Yorum: Temmuz 2019’da bankacılık sektörünün net dönem karı (Y/Y -%26,3, A/A -%35,4) 3,3 mlr TL’ye geriledi. Sektörün ortalama özkaynak karlılık oranı temmuzda aylık bazda 40 bp düşüş ile %11,4 düzeyine geriledi. Takipteki krediler oranı aylık hafif artışla temmuz ayında %4,6 seviyesine yükselirken, sermaye yeterlilik rasyosu aylık 46 bp artış göstererek %18,2 düzeyine yükseldi. Açıklanan verileri, 25 Temmuz tarihinde PPK’dan gelen 425 baz puanlık faiz indiriminin, TL fonlama maliyeti ve marjlar üzerindeki etkisini içermemesi nedeniyle bu aşamada bankaların 3Ç19 karlılık görünümünü için nötr olarak değerlendiriyoruz. Ağustos ve eylül aylarında fonlama maliyetindeki gerilemenin banka finansallarına etkisinin belirginleşmesini ve bunun sonucunda da bankaların kredi-mevduat makasında iyileşme bekliyoruz.

 

BDDK Temmuz 2019: Bankacılık sektörü toplam karı Temmuz ayında aylık bazda %35,4 azaldı… Şeker Yatırım

Aylık olarak yayınlanan BDDK datasına göre, Türk bankacılık sektörü net kar rakamı Temmuz ayında 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. (Aylık bazda %35,4 azalma, Yıllık bazda %26,5 azalma). Sektörün kümülatif özkaynak getirisi aylık bazda 57 baz puan azalarak Temmuz ayında %10,95 seviyesinde gerçekleşti. Sermaye yeterliliği oranı ve çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise 45 ve 48 baz puan artarak %18,2 ve %14,0 seviyelerine yükseldi.

Türk bankacılık sektörünün 7 aylık kümülatif karı ise 28,2 milyar TL olarak gerçekleşti (Yıllık: -%15,9). Çeyreksel bazda karşılaştırmada bankacılık sektörü karı 3Ç19’un ilk ayında 2Ç19’un ilk ayına göre çeyreksel bazda %9,2 azaldı.

Temmuz ayında sabit seyreden çekirdek bankacılık gelirleri, temettü gelirlerinde önemli ölçüde azalma (Temmuz: 228 milyon TL, Haziran: 1,3 milyar TL), yüksek vergi karşılıkları, ticari zarar rakamında gerileme (Aylık: -%8,5), diğer faaliyet gelirlerindeki azalma (Aylık: -%3,3) ve faaliyet giderlerindeki artış (Aylık: +%6,8) öne çıkan unsurlar oldu. Kredi karşılıkları ise aylık bazda sadece 1,9% artış gösterdi.

Swap fonlama maliyetlerindeki gerileme sebebiyle, Haziran ayındaki 3,8 milyar TL seviyesinden Temmuz ayında 3,5 milyar TL seviyesine gerileyen ticari zarar Temmuz ayının en belirgin pozitif unsuru oldu.

Segment bazında, kamu mevduat bankaları aylık karşılaştırmada en zayıf performansı gösterdi. Azalan çekirdek bankacılık gelirleri (Aylık: -%10,4), önemli ölçüde azalan temettü gelirleri ve yüksek artış gösteren faaliyet giderleri (Aylık: +%30,7) sebebiyle net kar bu segmentte aylık bazda %98,4 azaldı. Öte yandan yabancı mevduat bankalarında karlılık çeyreksel olarak %2,2 artarken bu segment en iyi performansı gösterdi. Özel mevduat bankalarında kar daralması aylık bazda %11,6 seviyesinde gerçekleşti. Katılım bankalarında ise kar aylık bazda %40,8 artmıştır.

Net faiz marjı aylık bazda 3 baz puan artarak %3,96 olarak gerçekleşti, özel mevduat bankaları en güçlü performansı gösterdi (Çeyreksel: +22bp). Sektörün toplam kredi mevduat makası artan kredi getirileri (+38bp) ve artış gösteren fonlama maliyetlerine (+36bp) paralel olarak 2 bp iyileşti. Kredi mevduat makası tarafında özel mevduat bankaları en kuvvetli performansı gösterdi (Çeyreksel: +22bp).

Net ücret ve komisyon gelirleri aylık %3,8, yıllık kümülatif bazda ise %37,9 artış gösterdi. Kamu mevduat bankalarında yıllık kümülatif artış oranı %58,8 seviyesinde olup sektör ortalamasının bir hayli üzerinde seyretmektedir.

Aktif kalitesinde sınırlı bozulma devam ediyor. Sektörün takipteki krediler rasyosu aylık bazda 21 baz puan artarak Temmuz ayında %4,6 olarak gerçekleşti. Yabancı mevduat bankalarında takipteki krediler rasyosu çeyreksel bazda 38 baz puan artarak %6,5 seviyesine ulaştı ve bu segment aktif kalitesi tarafında en zayıf performansı gösterdi. Toplam kredi riski maliyeti (brüt) aylık bazda 4 baz puan geriledi ve Temmuz ayında 277 baz puan seviyesinde gerçekleşti. 2019 yıl sonu için sektörünün takipteki krediler rasyosunun %6,7 seviyesine ulaşmasını modelliyoruz.

2019 ikinci yarı beklentiler. Kredi-mevduat makası tarafında 3Ç19’un ilerleyen aylarında gerileyen fonlama maliyetleri sebebiyle toparlanma bekliyoruz. Azalan swap fonlama maliyetlerine rağmen, yoğun swap kullanımı nedeniyle oluşabilecek ve halen yüksek seviyelerde seyreden ticari zarar karlılığı baskılayabilir. Pozitif tarafta ise kamu bankalarının marjlarında, yüksek TL mevduat fonlama yapısı sebebiyle, faiz indirimlerine paralel göreceli daha fazla toparlanma bekliyoruz.

2019 için sektör karında 2018 yılına göre yıllık bazda %11 daralma bekliyoruz. Marjlarda toparlanmanın 3Ç19’da başlamasını ve 4Ç19’da artarak devam etmesini modelliyoruz ve sektörün net faiz marjında (swap maliyetlerine göre düzeltilmiş) 2018 yılına göre yıllık bazda 40 bp daralma öngörüyoruz. Ücret ve komisyon gelirlerinde %29 artış beklerken ticari zarar ve beklenen zarar karşılıklarında yüksek seyrin devam etmesini öngörüyoruz. Takip ettiğimiz bankalar 2020T 3,8x F/K ve 0,48x F/DD çarpanlarıyla işlem görmektedir. Akbank (AKBNK), Garanti Bankası (GARAN), Yapi Kredi Bankası (YKBNK) ve Vakıfbank (VAKBN) en beğendiğimiz bankalar olmaya devam etmektedir.

 

Temmuz 2019: Esas Faaliyet Dışı Kalemler Kaynaklı Düşük Manşet, Gedik Yatırım

Sektörün net karı aylık bazda %35,4 düşüş göstermiştir (yıllık: -%28). Aylık net kâr; daha düşük temettü geliri, yüksek vergi giderleri ve biraz daha yüksek işletme maliyetleri nedeniyle temmuz ayında zayıf gelmiştir. Bunun yanı sıra, ücret gelirleri sabit kalırken, net faiz marjı aylık bazda yatay seyretmiştir. Çekirdek makasta ise bazı iyileşme belirtileri görülmektedir. Ayrıca, ikinci çeyrekte bankacılık kazancını baskılayan ve önemli bir kalem olan alım satım zararları da (400 milyon TL) gevşemeye başlamıştır ve bu durum üçüncü çeyrek görünümü için iyi (ve beklenen) bir işarettir. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası temmuz ayı sonunda faizleri düşürmüştür, fakat bu sonuçlar sistemin düşük fonlama maliyetlerinin etkisini içermemektedir.

Bilanço tarafında, kredi büyümesi zayıflayarak 75 baz puanlık bir düşüş göstermektedir. (kura endekslendirdiğimiz döviz kredileri) ve bunun nedeni YP kredilerdeki %1,98’lük düşüş olmuştur. Diğer yandan TL krediler aylık bazda 28 baz puan yükseliş kaydetmiştir. Takipteki alacaklar aylık bazda 21,7 baz puan artış ile (yıllık: +153 baz puan) %4,6’ya yükselirken, risk maliyetinde 30 baz puan (yıllık: +89 baz puan) düşüş kaydedilmiştir. Sektörün öz sermaye kârlılığı aylık bazda 510 baz puan (yıllık:-516 baz puan) düşüş ile %8,9 seviyelerinde kalmıştır. Bu doğrultuda önümüzdeki aylarda öz sermaye kârlılığının düşük çift hanelere genişleyeceğini düşünmekteyiz.

Kamu bankaları: marjlar baskı altında kalmaya devam etmiştir. Kamu bankalarının net kârı, aylık bazda %78 (yıllık: -%20) düşüş göstermiştir. Kamu segmentinin kârı haziran ayındaki temettü gelirlerinin normalleşmesinin yanında, düşük net faiz marjı ve daha yüksek işletme maliyetleri ile baskı altında kalmıştır. Aktif kalitesi tarafında, takipteki alacaklar aylık bazda 7,5 baz puan yükselmiştir (yıllık: + 66 baz puan). Kredi büyümesi aylık bazda 50bps daralmıştır. Kamu tarafındaki TL krediler aylık bazda %1,5 büyürken, YP krediler %2 kadar daralmıştır. Bu segmentin öz sermaye kârlılığı ise %3,8 seviyesindedir.

Özel bankalar: beklentilere paralel. Özel bankaların net kârı aylık bazda %9,8 (yıllık: -%40) gerilemiştir. Öte yandan, vergi öncesi kârı bir önceki aya göre %3,6 artış göstermiş olup, düşük kârın ana nedeni halka açık iki bankanın vergi düzenlemesi olmuştur. Özel bankaların çekirdek makasları ve net faiz marjları aylık bazda genişleme kaydetmiş olup, ücret gelirlerindeki büyüme (aylık: +%3) devam etmiştir ve işletme maliyetleri biraz daha yüksek bir artış göstermiştir (aylık: +%6,5). Provizyonlardaki aylık bazdaki %18 büyüme dikkat çekicidir. Bu segmentteki TL ve YP cinsinden kredi büyümesi yatay olup devlet bankalarına kıyasla kredi büyüme trendi daha kademeli ilerlemektedir. Takipteki krediler oranı ise aylık bazda 30 baz puan artışla %5,5’e yükselirken, özvarlık kârlılığı %10,2 seviyesine gelmiştir.

Sonuç: Genel anlamda, aylık performans özel bankalar için beklediğimiz trende paralel bir şekilde gerçekleşirken, makro normalleşmeyi desteklemede önemli bir rol oynayan kamu bankalarının kârları baskı altında kalmaya devam etmiştir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi temmuz rakamları, çekirdek makaslarında iyileşme beklediğimiz sektörün düşük fonlama maliyetlerinin etkisini henüz göstermemektedir. Sonuç olarak, bankalar 2019 tahminlerimize göre 0.56 PD/DD’de işlem görmekte olup, TÜFE’ye göre, faiz oranları aşağı yönlü hareket etmeye ve sektöre olumlu katalist olmayı devam etmektedir. Bu anlamda, sektör hisseleri için olumlu beklentilerimizi sürdürürken, sektör çerçevesinde Akbank, Garanti ve Yapı Kredi en beğendiğimiz bankalar olarak yer almaktadır.

 

 

Goldman Sachs Bankaların Kredi Portföylerinden Satın Alımı Yapmayı Düşünüyor

25.04.2019

Bankacılık Sektörü Değerlendirmesi Ak Yatırım: Medyada çıkan haberlere göre Goldman Sachs Türk bankalarının yapılandırılmış kredi portföylerinden satın alım yapmayı düşünüyor. Haber, Goldman’ın 2 – 6 milyar dolar aralığında bir kredi alımı yapabileceğini belirtiyor. Rapor ayrıca Maliye Bakanlığı’na dayandırarak yeniden yapılandırılmış kredilerin toplam tutarının 100 milyar TL’nin (17 milyar dolar) üzerinde olduğunu vurguluyor. Hatırlanacağı üzere önceki haftalarda EBRD ve IFC gibi kuruluşların da sorunlu krediler ile ilgilendiği yönünde haberler basına yansımıştı. Haberin banka hisseleri üzerinde bir miktar olumlu etkisi olması beklenebilir.

Şeker Yatırım: Basında yer alan bir habere göre Goldman Sachs Türk bankaları ve şirketlerle yapılandırılmış büyük kurumsal kredileri satın almak için görüşmeler yapmaktadır. 4Ç18 itibarıyla yeniden yapılandırılmış kredilerin toplam krediler içindeki ağırlığı %3,5 seviyesindedir (Pozitif).

Goldman Sachs Türkiye’de Yapılandırılan Büyük Kurumsal Kredileri Almak İçin Bankalarla Görüşüyor, İş Yatırım

Habere göre Goldman Sachs Türkiye’de yapılandırılan büyük kurumsal kredileri avantajlı koşullarla devralmak için bankalar ve şirketler ile görüşmeler yürütüyor. Habere görüş veren kaynaklara göre bankalar da bilançolarını rahatlatmak ya da likidite sağlamak amaçlı bu kredilerin satışına sıcak bakabilir ve OTAŞ kredisi gibi bilançolardan çıkarılmak istenen krediler bu kapsamda değerlendirilebilir.

 

Türk Bankaları Ne Durumda? BDDK Stres Testi Sonuçlarını Açıkladı

28.Aralık.2018

28.12.2018 – BDDK, Yeni Ekonomi Programı kapsamında bankaların mali yapılarının ve aktif kalitelerinin belirlenmesi amacıyla mali bünye değerlendirme çalışmalarını tamamladığını açıkladı. Söz konusu çalışmalar neticesinde bir bütün olarak bankacılık sektörünün sağlıklı ve güçlü yapısını koruduğu ve mevcut sermaye yapısının aktif kalitesi kaynaklı riskleri yönetebilecek seviyede olduğunun tespit edildiği bildirildi.

Bu çalışmalar neticesinde, BDDK, ihtiyati yaklaşım ve varsayımlar çerçevesinde, bankaların olası aktif kompozisyonlarında yapacakları değişikliklerin etkileri göz ardı edildiğinde, önümüzdeki yıl içerisinde bankacılık sektöründe kredilerin takibe dönüşüm oranının %6’ya yükselebileceğini, sermaye yeterlilik rasyosunun ise %15,5’e gerileyebileceğinin tahmin edildiğini açıkladı.

BDDK, Basel III uygulamalarına göre asgari sermaye yeterlilik rasyosunun %8 olduğu halde, ülkemizde %12’lik ihtiyatlı bir oran hedeflenerek uygulandığını hatırlatarak, mali bünye çalışmaları neticesinde hesaplanan oranın her iki seviyenin de oldukça üzerinde olduğunu belirtti.

Kurum, bankaların mali durumundaki bu olumlu görünüme rağmen, son dönemde kamu bankaları ve özel bankalar sermaye tabanını güçlendirmeye yönelik adımlar atmakta olduğunu, sermaye artırımı veya sermaye benzeri kredi temini ile ihtiyatlı duruş sergilediğini ifade etti. Ayrıca mevcut durumda sektörün kârlılık performansının da içsel sermaye üretimi yoluyla sermaye yeterliliğini desteklediği belirtildi.

Makroekonomik dengelenme süreci boyunca mali bünye analiz çalışmalarına devam edileceğini belirten Kurum, bu kapsamlı ve kredi bazlı çalışmalara ek olarak, yılda asgari iki kez yapılan makro stres testleri ile bankaların sermaye ve likidite açısından makroekonomik şoklara karşı dayanıklılığının izlendiğini açıkladı.

Krediler Bazında Detaylı İnceleme Sonucu

BDDK tarafından yapılan açıklamada, bankalarda kredi bazında detaylı incelemeler yapılmış, bunun neticesinde, kredilerin sınıflandırılmasına dair mevcut düzenlemelerden çok daha ihtiyatlı bir yaklaşım çerçevesinde, yakın izlemeye alınması veya takip hesaplarına aktarılacağı öngörülen krediler çeşitli varsayımlar altında yeniden belirlenmiştir. Kredi sınıflandırmalarında yapılan bu değişikliklerin bankaların sermaye yeterlilik rasyolarına etkileri hesaplanırken, sınıflama değişikliklerinin zamana yayılarak değil hemen yapılacağı ve yeniden sınıflandırılan krediler için aynı sınıftaki diğer kredilerin ortalama karşılık oranlarına uygun şekilde karşılık ayrılacağı varsayılmıştır.

Ayrıca, bu yılın Ağustos ayında BDDK tarafından yürürlüğe konan sermaye yeterlilik rasyoları hesaplamalarına dair iki geçici düzenlemenin etkileri göz ardı edilmiştir. Bu ihtiyati yaklaşım ve varsayımlar çerçevesinde, bankaların olası aktif kompozisyonlarında yapacakları değişikliklerin etkileri göz ardı edildiğinde, önümüzdeki yıl içerisinde bankacılık sektöründe kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 6’ya yükselebileceği, sermaye yeterlilik rasyosunun ise yüzde 15,5’e gerileyebileceği tahmin edilmektedir.

Ekim ayı itibariyle, bankacılık sektörü Çekirdek Sermaye Yeterliliği Rasyosu ve Sermaye Yeterliliği Standart Rasyosu, sırasıyla, %14,49 ve %18,19 olarak kaydedilmiştir.

Türk Bankalarının Sermayeye İhtiyacı Var mı? Bankalar Ne Durumda

BDDK, Türk bankalarının herhangi bir sermaye ihtiyacı olup olmadığını tespit etmek için daha önce yapacağını açıkladığı bazı çalışmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. BDDK bu çalışmada temel olarak bir değişkendeki değişimin sermaye yeterlilik oranının ne ölçüde etkilediğini ölçemeye çalışmış. Bu değişken ise takip oranı olarak belirlenmiş.

İş Yatırım Yorumu

Bankaların şu anda uyguladıkları pratiğe göre oldukça muhazakar bir yaklaşımla grup II ve takip gruplarına sınıflama yapıldığında sektörün takip oranı 2019 yılında %6’ya sermaye yeterlilik oranı da getirilen yumuşatıcı kuralların etkisi de göz ardı edilerek %15.5 seviyesinde oluşuyor. Bu sonuçlar en azında piyasada değerlemelerin ima ettiği seviyelere göre çok daha iyi gerçekleşmeler. Hatırlanacağı üzere sektörün cari sermaye yeterlilik oranı %18.14 düzeyinde. Bu oran getirilen düzenleme etkisi hariç tutulduğunda %16’da.

Her ne kadar çalışmanın sonuçarı cesaret verici olsa da bu çalışmada kullanılan makro değişkenlerin paylaşılmaması değerlendirmemizi zorlaştıran bir faktör. Bunun yanında bu çalışmanın tam bir stres testi olabilmesi de kötü, daha kötü gibi senaryoların da varlığına bağlı bulunuyor. Bizim tahminlerimize göre sistemin takip oranı önümüzdeki yıl %6.5-7 seviyesinde tepe noktasını görecek ki bu seviye BDDK açılmasına yakın bir yer. Bunun yanında verilen aktif kalite şokunun çekirdek sermaye oranı üzerindeki etkilerinin de paylaşılması gerekiyor. Sonuçların cesaret verici olmasını olumlu karşılarken, çeşitli kötü senaryoların da çalışmada bulunmamasının bu olumlu sonuçların değerlemelere hemen yansımasını engelleyebilecek bir faktör olarak görüyoruz.

BDDK’dan Doğuş Holding, Türk Telekom ve Yıldız Holding Hakkında Önemli Açıklama

 

BDDK’dan Bankalara Temettü Konusunda Tavsiye Kararı

21.11.2018 – BDDK, çekirdek SYR’si %12’nin altında olan bankaların temettü dağıtmamasını tavsiye etti.

BDDK, Bankaların çekirdek sermaye yeterlilik oranlarını güçlendirmek amacıyla bankaların temettü dağıtımını belirli koşullara bağlanması için tavsiye niteliğindeki kararını yayınladı. Türkiye Bankalar Birliği’nin üye bankalarla paylaştığı bankaların temettü dağıtımına ilişkin tavsiye niteliğindeki karara göre, BDDK, çekirdek sermaye yeterlilik oranı %12’nin altında olan bankaların temettü dağıtmamasını tavsiye etti.

Yapılan açıklamada, 2018 yılında elde edilecek olan kârlar ile 2018 yılı öncesinde elde edilmekle birlikte dağıtım konusu yapılmayarak özkaynaklar altında tutulan kâr ve yedeklerin nakit çıkışına neden olacak şekilde kâr dağıtımına konu edilmemesinin faydalı olacağı kaydedilirken, kâr dağıtımına konu edilmesinin planlanması durumunda, önceki yıllarda olduğu üzere kuruma başvurulması ve izin verilmesi halinde dağıtıma konu edilmesinin mümkün olacağı ifade edildi.

Oyak Yatırım konuyu borsada işlem gören banka hisseleri açısından değerlendirdi:

3Ç18 itibarıyla konsolide bazda sadece GARAN Garanti’nin %12’lik sınırın üstünde olduğunu düşünüyoruz. Kurdaki gevşeme ve karlılık sayesinde oluşan özsermaye artışını da dikkate aldığımızda Akbank’ın AKBNK da yıl sonu itibarıyla bu sınırı aşabileceğini öngörüyoruz. Ekonomik koşulları dikkate aldığımızda, piyasanın zaten gelecek seneki temettü beklentilerini düşürdüğünü düşünüyoruz. Bu sebepten hisseler üzerindeki etki sınırlı kalacağına inanıyoruz.

Vakıf Yatırım tavsiye kararını şu şekilde yorumladı:

İzleme listemizde yer alan bankaların 2018 yılı ilk dokuz aylık dönemi itibariyle, ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranını %13,1 olarak hesaplıyoruz. (BDDK sektör ortalaması: %14,3) Bu oranın Albaraka Katılım, Halk Bankası ve TSKB için %12 düzeyinin altında olduğu görülmektedir. 2018 yılında bankalar 2017 dönem karlarının ortalama %19,3’ünü dağıtırken, bu rakam ise ortalama %4,0 temettü verimine işaret etmektedir. 2018 yılında dağıtılan 5,0 mlr TL’lik toplam temettünün %93,5’ini ise çekirdek sermaye yeterliliği güçlü bankalar (Akbank AKBNK, Garanti Bankası GARAN, İş Bankası ISCTR) tarafından dağıtılmıştır. Henüz ilgili otoriteler tarafından resmi bir duyuru yayınlamamakla birlikte, hali hazırda BDDK iznine tabi olan temettü dağıtım kararında oldukça ihtiyatlı bir politika izleyen bankacılık sektörü için kararı hisse performansı açısından nötr olarak değerlendiriyoruz.

 

Sektör Önden Yüklendi, Önümüzdeki Döneme Güçlü Baz Hazırladı, İş Yatırım

İŞ YATIRIM – Bankacılık Sektör Verileri Analizi – 02.10.2018

Türk Bankacılık sektörü Ağustos ayında TL4.48 milyar net kar açıkladı. Açıklanan kar rakamı geçen yılın aynı ayına göre %6 artış gösterirken aylık bazda ise %3.5 düşüş kaydetti. Kümülatif kar rakamı ise TL38 milyara ulaşarak yıllık bazda %14 artış kaydetmiş durumda. Sonuçlara bakıldığında kredi ve menkul kıymet faizlerinin kuvvetli yeniden fiyatlanması nedeniyle sektörün net faiz marjı aylık bazda %4.87’den %5.67’ye yükseldi.

Bununla beraber öz kaynak karlılığının ise aylık bazda 60 baz puan gerileyerek %13.5 seviyesinde gerçekleştiğini görüyoruz. Burada özellikle grup II krediler için ayrılan karşılıklardaki sıçrama sektörün karşılık giderleirni çok yükselterek faaliyet gelirlerindeki olumlu tablonun net kara yansımasını engelledi. Grup II kredileri ve buna bağlı karşılık giderlerindeki zıplama Ağustos ayında makro göstergelerdeki hızlı bozulmaya bağlanabilir.

Özellikle TL’nin ani zayıflaması sonucunda UFRS 9 modellerinin bu karşılık giderlerini yükselttiğini görüyoruz. Bununla beraber sektörün bir anlamda önden yüklemeli olarak karşılık giderlerini biraz da ana faaliyet karının güçlü seyrine bağlı olarak agresif bir biçimde arttırdığını ve önümüzdeki yıl için iyi bir baz hazırladığını görüyoruz.

Takibe düşen krediler için ayrılan karşılık giderlerinin kredilere oranı ise beklenen seyrinde 30 baz puan artış göstermiş durumda. Bu tablonun sene sonunda kadar değişmeyeceğini artan karşılık giderlerinin kuvvetli aktif yeniden fiyatlamaları ile dengeleneceğini öngörüyoruz.

VAKIF YATIRIM – Bankacılık Sektör Verileri Analizi – 02.10.2018

Bankaların net dönem karı Ağustos’ta %1,2 azaldı (=)

Kamu ve yabancı bankaların net karı geriledi – BDDK tarafından açıklanan konsolide olmayan verilerine göre, bankacılık sektörünün 2018 yılı Ağustos ayında net kârı 2017 yılının aynı dönemine göre %5,9 artış, bir önceki aya göre %1,2 oranında düşüş ile 4,5 mlr TL olarak gerçekleşti. Aylık bazda mevduat bankalarının net karı, kamu (-%27,6) ve yabancı sermayeli (-%14,2) bankalar nedeniyle bir önceki aya göre %4,7 azalmıştır. Böylece sektörde Ocak-Ağustos döneminde net dönem karı yıllık bazda %14,3 artışla 38,0 mlr TL oldu. Aynı dönemde %78,5 ile en çok net karını arttıran katılım bankaları olurken, bunu %25,5 ile kalkınma ve yatırım bankaları takip etti.

Net faiz gelirleri artış gösterdi — Sektörün net faiz gelirleri Ağustos ayında yıllık bazda %83,5, bir önceki aya göre %27,5 artarak 16,0 mlr TL’ye ulaşmıştır. Aylık bazda bakıldığında, döviz kurundaki yükselişin kredilerden alınan faizleri olumlu etkilemesi ve menkul kıymet getirilerinde elde edilen faiz gelirlerinde %14’lük artış net faiz gelirlerindeki yükselişi desteklediğini düşünüyoruz. Böylece sektörün 2018 Ağustos ayında net faiz marjı bir önceki aya göre 71 bp artış göstererek %5,27 seviyesinde gerçekleşti.

Komisyon gelirlerinde güçlü seyir — Bankacılık sektörünün net ücret & komisyon gelirleri ise Ağustos ayında yıllık bazda %31,4, aylık bazda %4,6 artış ile 3,1 mlr TL olurken, bu gelirler Ocak-Ağustos döneminde yıllık bazda %22,2 artarak 22,2 mlr TL’ye ulaşmıştır.

TKO geriledi — 2018 Temmuz ayında %3,05 düzeyinde olan sektörün takipteki krediler oranı Ağustos ayında kredilerdeki döviz kurundaki artışın etkisi ile %2,86 düzeyine gerilerken, takipteki krediler karşılık oranını ise %71,8 olarak gerçekleşmiştir. Aynı ayda sektörde toplam karşılık giderlerinin aylık bazda %156 artış ile 11,1 mlr TL seviyesinde gerçekleşti. Ağustos ayında TFRS 9 kapsamında makro parametrelerin güncellenmesi ve döviz kurundaki artışa bağlı olarak karşılık giderlerinin yükseldiğini düşünüyoruz.

Sektörde faaliyet giderlerinin 2018 Ocak- Ağustos ayında yıllık bazda %13,6 ile enflasyonun altında artış gösterdiği görülmektedir. (Ağustos yıllık enflasyon %17,9)

SYR %17,3’e çıktı — Bankacılık sektöründe 2018 Ağustos ayında ortalama özkaynak karlılık oranı ise bir önceki aya göre 1,6 bp artış ile %14,7 olurken, Ağustos ayında sektörün sermaye yeterlilik rasyosu döviz kurunda görülen hızlı artışa karşın BDDK’nın aldığı tedbirler neticesinde bir önceki aya göre 123 baz puan artarak %17,3 düzeyinde gerçekleşti.

Büyüme — Bankacılık sektörünün kredi büyümesi 2018 yılı Ağustos ayı itibariyle 2017 yılsonuna göre döviz kurundaki artışın katkısıyla %28,0 artış olarak gerçekleşirken, Mevduat tarafında ise aynı dönem itibariyle 2017 yılsonuna göre %30,1 büyüme kaydedildi.

Yorum: 2018 yılı Ağustos ayında hem döviz kurundaki artış hem de TÜFE’ye endeksli menkul kıymet gelirlerindeki artış ile bankaların net faiz gelirlerinde artış, TFRS 9 kapsamında makro parametrelerin güncellenmesi ve döviz kurundaki artış ile karşılık giderlerinin önceki aya göre %156 yükselmesi sonucu net karda oluşacak düşüşü sınırlamıştır. Ağustos ayında da faaliyet giderlerindeki artışın sınırlı olması, net ticari kar elde edilmesi ve efektif vergi oranının gerilemesi de net karı destekleyen diğer unsurlardır. Ağustos verilerinin sektörün üçüncü çeyrek karlılık görünümü için nötr olarak değerlendiriyoruz.

OYAK YATIRIM – Bankacılık Sektör Verileri Analizi – 02.10.2018

BDDK verisine göre bankacılık sektörünün Ağustos ayı karı, geçen aya göre %1 düşerken, geçen yılın aynı ayına göre %6 yükseldi. Yılbaşından beri kümüle bakıldığında ilk sekiz ayda net kar büyümesi %14 olarak gerçekleşti. Temmuz-Ağustos dönemi aylık ortalama karı 2Ç18’in aylık ortalamasının %10 altında kaldı. TL mevduat faizlerindeki sert yükselişe rağmen, yükselen kredi ve tahvil getirilerinin yardımıyla net faiz marjı geçen aya göre 71 baz puan, 2. çeyreğe göre 29 baz puan artış gösterdi. Aktif kalitesinde önemli bir bozulma gözükmezken, kurdaki artış sebebi ile genel karşılıkları Ağustos ayında 7.426 milyon TL’ye ulaştı (Temmuz: 1.708mn TL, 2. çeyrek aylık ortalama 1.566 milyon TL). Genel olarak sonuçların beklenenden iyi olduğunu düşünüyoruz. Özellikle net faiz marjının beklentimizden iyi geliştiği görülüyor. Verilerin genel olarak bankacılık sektörü için olumlu olduğuna inanıyoruz.

 

 

Akbank AKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
İş Bankası ISCTR Hisse Analiz ve Yorumları
Vakıfbank VAKBN Hisse Analiz ve Yorumları
Halkbank HALKB Hisse Analiz ve Yorumları
Garanti Bankası GARAN Hisse Analiz ve Yorumları
Yapı Kredi Bankası YKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
Şekerbank SKBNK Hisse Analiz ve Yorumları
Albaraka Türk ALBRK Hisse Analiz ve Yorumları