Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Yeniden Büyüm...

Yeniden Büyüme Patikasına Dönüş

Dipten dönüş başladı…İş Yatırım

Türkiye ekonomisi 2019’un üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %0,9 ile %1,0’lik beklentimiz ve piyasa medyan tahmininin hafif altında büyüdü. Açıklanan rakam yüksek frekanslı sanayi üretimi ve tüketici kredilerinin işaret ettiğinin altında bir büyümeye işaret ediyor. Takvim ve mevsim etkisinden arınmış rakamlar üçüncü çeyrekte ekonominin yıllık bazda %0,6, önceki çeyreğe göre %0,4 büyüdüğünü gösteriyor.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Harcama bileşenlerine göre bakıldığında özel tüketimin (0,9yp) ve devlet harcamalarının (0,9yp) büyümeye toplam 1,8yp pozitif katkı yaptığı görülüyor (sırasıyla %1,5 ve %7,0 büyüme). Buna karşın yatırım harcamalarındaki %12,6 daralma manşet rakamı aşağı çekmeye devam ediyor (-3,4yp).

İlk yarıya göre en büyük farklılık ise dış ticaretin büyümeyi aşağı çekmeye başlaması. İlk çeyrek 9,4yp, ikinci çeyrekte 5,7yp büyümeye pozitif katkı yapan dış ticaret üçüncü çeyrekte büyümeyi 0,2yp aşağı çekiyor. Detaylara bakıldığında üçüncü çeyrekte ihracatın katkısı (1,2yp) azalırken, ithalatın negatif katkı (1,4yp) vermeye başladığını görüyoruz.

Zincirleme bağlantılı milli gelir serisinde hacim değerleri toplamsal olmadığı için katkıların toplamı GSYİH büyümesi ile aynı sonucu vermiyor. Arada oluşan ve hataları da içeren farkı stok katkısı olarak alıyoruz. Üçüncü çeyrekte stokların katkısını +2.8yp olarak buluyoruz.

Tüketim grubunun alt detaylarına bakıldığında dayanıklı mal grubu tüketimindeki daralmanın durduğu, yarı dayanıklı mal grubu tüketiminin ve hizmetlerdeki daralmanın ise artıya döndüğü görülüyor. Öte yandan yatırım cephesinde inşaat sektöründeki ve makine-teçhizatta yıllık daralma önceki çeyreğe göre azalsa da halen çok yüksek.
Üretim tarafında büyümede (katkılar ikinci sayfadaki tabloda) sanayi sektöründeki daralmanın sona erip büyümeye başladığı görülüyor. İnşaat sektöründe son beş çeyrektir devam eden daralma bir nebze hız kesse de halen çok (-%7,8) sert bir küçülmeye işaret ediyor. Önceki çeyreğe göre görünüme bakıldığında hizmetler, finans-sigorta ve gayrimenkul faaliyetlerinde toparlanma görülüyor.

Özetle yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisi beklentinin altında da olsa toparlanmaya başladı. Özel tüketim ve devlet harcamalarındaki artış ekonomideki toparlanmada etkili oldu. Öte yandan yatırımlardaki daralma ve iç tüketimdeki toparlanmanın ithalata yansıması ile dış ticaret büyümeyi aşağı çekti.

Yüksek frekanslı sanayi üretimi, krediler ve PMI gibi göstergeler ekonomideki toparlanmanın yılın dördüncü çeyreğinde de devam edeceğine işaret ediyor. Merkez Bankasının önden yüklemeli faiz indirimlerinin gecikmeli etkilerinin görülmesiyle birlikte dördüncü çeyrekte büyümenin hızlanmasını ve senelik büyümeyi %0’lık büyüme tahminimizin hafif üzerine taşımasını bekliyoruz.

 

Yeniden Büyüme Patikasına Dönüş, Gedik Yatırım

Türkiye Ekonomisi 2019 yılı 3. Çeyreğinde yıllık bazda %0,9 büyüdü. Bu veriyle birlikte yıllık bazda, üst üste 3 çeyrek dönem kaydedilen daralmanın ardından yeniden büyüme patikasına dönülmüş oldu. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH büyümesi 3Ç19’da geçen yılın aynı çeyreğine göre %0,6; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre %0,4 büyüdü. Böylelikle, çeyrek dönem bazında üst üste 3. çeyrek dönemde de büyüme kaydedildi. Hesaplamalarımıza göre cari fiyatlarla dolar bazlı GSYH rakamı 2018 yılı sonundaki 789 milyar dolar seviyesinden 3Ç19 döneminde yıllıklandırılmış (son 4 çeyrek) rakamlarla 728 milyar dolar oldu (2Ç19: 710 milyar dolar). Benzer şekilde kişi başına GSYH da 2018 sonundaki 9.693 dolar seviyesinden 3Ç19 itibariyle 8.843 dolar seviyesine geriledi (2Ç19: 8.618 dolar).

Büyümeye, 5 çeyrek dönem sonra ilk defa stoklar ve 3 çeyrek dönem sonra da hanehalkı harcamaları olumlu katkı verdi. Kamu harcamaları da büyümeyi desteklemeyi sürdürdü. Yavaşlamanın başladığı 2Ç18 döneminden bu yana büyümeye pozitif katkı veren net dış ticaret 3Ç19 döneminde sınırlı da olsa negatif katkı verdi. Diğer taraftan, yatırımların (inşaat ve makine-teçhizat yatırımları) 2018 yılı 3. Çeyreğinden bu yana olduğu gibi daralmayı sürdürdü. Üretim bileşenleri tarafından bakıldığında ise inşaat haricindeki tüm sektörlerin büyüme pozitif katkı verdiği görülmekte. İmalat sanayiinin 3 çeyrek dönemin ardından büyüme kaydetmiş olması ve önceki çeyrek itibariyle hizmet sektöründe gözlenen toparlanmanın bir miktar momentum kazanmış olması da dikkat çekici diğer noktalar olarak not edilebilir.

Açıklanan son büyüme rakamları ekonomik büyüme tarafında dipten dönüşün 3Ç19 itibariyle başladığı beklentilerini teyit etmekle birlikte, yeniden potansiyele yakın, sağlıklı-sürdürülebilir bir büyüme eğiliminden söz etmek için bir miktar erken olduğunu düşünmekteyiz. Bu anlamda, başta makine teçhizat yatırımları olmak üzere yatırımlar tarafındaki daralmanın sonlanması ile ekonomide beklenen toparlanma sürecinde net dış ticaretten gelecek katkının sınırlı negatif düzeylerde kalıp kalmayacağı ve/veya pozitif seviyelere geçip geçmeyeceği takip edeceğimiz önemli göstergeler olacak. Ancak, bu beklentimiz önümüzdeki süreçte daha yüksek büyüme hızları gözlenmeyeceği anlamına gelmemekte olup; aksine, mevcut görünüm ve eğilimler itibariyle en azından gelecek 2-3 çeyrek dönem boyunca rakamsal bazda yıllık büyüme hızının potansiyel büyüme seviyelerinde (hatta üzerinde) gerçekleşmesinin sürpriz olmayacağını söyleyebiliriz. Bu görüşümüzün ana gerekçeleri olarak; (1) olumlu baz etkileri, (2) TCMB’nin yılın ikinci yarısında gerçekleştirdiği önden yüklemeli faiz indirimlerinin gecikmeli etkileri ve (3) öncü büyüme göstergelerinde genel olarak gözlenen yukarı yönlü eğilim olarak belirtilebilir. 2019 yılının tamamı için +%0,7 seviyesindeki büyüme tahminimizi korumayı sürdürüyoruz.

 

3. Çeyrek Büyüme Rakamları Açıklandı

02.12.2019 – TÜİK , 3. çeyrek gayrisafi milli hasıla yani büyüme rakamlarını açıkladı. Ortalama piyasa tahminin %1 seviyesinde olduğu takip edilirken, GSYH yüzde 0,9 artarak beklentilerin altında kalmış oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) %0,9 arttı. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,9 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %11,5 artarak 1 trilyon 145 milyar 99 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %3,8, sanayi sektörü %1,6 arttı ve inşaat sektörü %7,8 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %0,6 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2019 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,6 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,4 arttı. 


Hanehalkı nihai tüketim harcamaları %1,5 arttı. Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %1,5 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %12,6 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %5,1 mal ve hizmet ithalatı ise %7,6 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %5,1 ithalatı ise %7,6 arttı.

 
İşgücü ödemeleri %19,8 arttı

İşgücü ödemeleri, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %19,8, net işletme artığı/karma gelir %6,2 arttı.
 
İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %33,4 oldu
 
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı çeyreğinde %31,3 iken bu oran 2019 yılının üçüncü çeyreğinde %33,4 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %52’den %49,3’e düştü.

 

 

2. çeyrekte GSYH beklentilerden az daraldı…Şeker Yatırım

Şeker Yatırım TÜİK, GSYH’nin 2Ç19’da yıllık %1,5 küçüldüğünü açıkladı. Böylece, GSYH %2,0’lik medyan piyasa beklentisi ve bizim de %2,2’lik daralma beklentimizden daha az daralmış oldu. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış GSYH ise çeyreklik bazda %1,2 artış gösterdi. Böylece 2018’in ikinci yarısında toplam %4,1 civarında geri çekilen GSYH’de sene başına göre toparlanma %2,8’e ulaştı. Yıllık GSYH büyümesi, yılın ilk yarısında -%1,9, 4 çeyreklik birikimli dönemde ise -%1,0 oldu. Bu arada 2018 yılı GSYH büyümesi, %2,6’dan %2,8’e, ilk çeyrekteki GSYH daralması ise %2,6’dan %2,4’e revize edildi.

Net ihracat ve kamu harcamaları GSYH daralmasını sınırlamaya devam etti

GSYH verisini harcamalar tarafından incelediğimizde, GSYH büyüme performansını temel olarak (önceki çeyreklere göre azalarak da olsa) net ihracatın (dış talebin) sürüklemeye devam ettiği, öte yandan gayri safi sabit sermaye oluşumundaki (yatırımlar) daralmanın GSYH büyümesini ciddi anlamda aşağı çektiği görülüyor.

Net ihracatın yıllık GSYH büyümesine %5,7 katkı yaptığını hesaplıyoruz (1Ç19: %9,4, 4Ç18: %8,4 ve 3Ç18: %6,8). Öte yandan, iç talep ise büyümeden %7,3 çalmış durumda. İç talebin detaylarına bakıldığında, özel tüketim harcamalarındaki yıllık daralmanın aslında %1,1 seviyesine kadar yumuşadığı (1Ç19:- 4,8, 4Ç18: -%7,7) ve manşet büyümeyi sadece %0,6 civarında aşağı çektiği görülüyor. Ancak, toplam yatırımlardaki %22,8’lik küçülme GSYH büyümesini %7,1 oranında aşağı çekiyor. Bunun dışında, devam eden kamu harcamaları büyümeye %0,5’lik bir katkı yaparken, önceki çeyreklerde büyümeyi ciddi anlamda aşağı çeken stok kullanımının, bu çeyrekte büyüme üzerinde nötr bir etki yaptığı görülüyor.

Yatırım iştahındaki zayıflık büyümede hızlı toparlanma adına umut vermiyor

Yatırımlardaki daralma hem inşaat, hem de makine-teçhizat yatırımlarından kaynaklansa da, inşaattaki daralma daha keskin görünüyor. Şöyle ki, makine-teçhizat yatırımlarındaki yıllık daralma %16,5’e ulaşırken, inşaat yatırımlarında %29,2’ye ulaşan bir yıllık daralma var (1Ç19: -%15,6). Yatırım iştahında devam eden bu zayıflıkta kısa vadede kayda değer bir değişim olması da zor görünüyor. Bu da GSYH büyümesinde hızlı bir toparlanma için umut verici bir gelişme değil.

İnşaat dışındaki ana sektörlerde daralma yumuşamış görünüyor

GSYH verisini üretim tarafından incelediğimizde, yatırımlardaki daralmanın etkisini inşaat sektöründeki %12,7’lik daralmada görüyoruz (1Ç19: -%9,3, 4Ç18: -%9,2). Sanayi ve hizmet (“ticaret”, ulaştırma” ve “turizm) sektörlerinde ise öncü göstergelerle uyumlu olarak yıllık daralmanın yumuşadığı gözüküyor. Sanayi sektörü yıllık %2,7 daralırken (1Ç19: -%3,9), hizmetler sektöründe %0,3’lük küçük bir daralma var (1Ç19: -%3,4). Diğer hizmet sektörlerinde ise toplamda %2,2’lik bir büyüme olduğunu görüyoruz ki bu da geçen çeyrekteki %1,4’lük büyümeye göre daha iyi bir sonuca işaret ediyor. Burada alt sektörlerden, finansal hizmetlerdeki %9,3’lük ve kamu hizmetlerindeki (kamu idaresi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri)” %2,5’lik büyüme öne çıkarılabilir. Bu iki alt sektörün yıllık GSYH büyümesine katkıları %0,5 ve %0,3 oldu. Bunlar dışında, tarım sektöründe ise %3,4’lük büyüme olduğu görülüyor.

Yıllık GSYH büyümesi 3Ç19’da hafif pozitife dönebilir

Üçüncü çeyrek GSYH büyümesini somutlaştırmak için elimizde yeterli veri olmasa da, bugün açıklanan Ağustos ayı imalat PMI endeksinin Temmuz’daki 46,7 seviyesinden 48,0’e doğru yükseldiği görülüyor. Bu geçen hafta açıklanan reel sektör ve tüketici güven endekslerindeki iyileşmeye paralel bir görünüme işaret ediyor. Bunun da TL’deki güçlenme ve faizlerdeki düşüşün bir yansıması olduğu düşünülebilir. Sadece bunlara bakarak, GSYH’de çeyreklik bazda iyileşmenin düşük bir hızda da olsa bu çeyrekte de devam edebileceğini söyleyebiliriz. Bu da üçüncü çeyrekte yıllık GSYH büyümesinin hafif pozitife dönebileceği anlamına geliyor.

 

Tüketim Destekli Toparlanma, İş Yatırım

Türkiye ekonomisi 2019’un ikinci çeyreğinde yıllık bazda %1,5 ile %2,0’lik beklentimiz ve piyasa medyan tahmininin altında daraldı. Hatırlanacağı üzere ekonomi yılın ilk çeyreğinde %2,4 daralmıştı. Böylece son dört çeyreğin birikimli yıllık büyümesi %-1,1’e geriledi (2019 1.Ç: %0,6). Öte yandan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeks %1,2 artış kaydetti (önceki çeyrek %1,6 büyüme).

Harcama bileşenlerine göre bakıldığında toplam yatırımların ve özel tüketimin büyümeye sırasıyla -7,1 puan ve -0,6 puan negatif katkı verdiği görüldü (sırasıyla %23 ve %1,1 daralma). Bu bağlamda tüketim cephesinde ilk çeyreğe göre bir toparlanma olduğu öte yandan yatırım kanalında daralmanın hız kazandığı anlaşıldı. Kamu tüketiminin büyümeye katkısı ise 0,5 puan oldu. Tüketim grubunun alt detaylarında dayanıklı ve yarı-dayanıklı mal grubu tüketimlerindeki daralmanın hız keserek devam ettiği, dayanıksız mal grubu tüketiminin ise artıya geçtiği görüldü. Öte yandan yatırım cephesinde inşaat sektöründeki ve makine-teçhizatta daralmanın önceki çeyreğe göre hızlanması dikkat çekti.

Son olarak, dış ticarette ihracatın katkısı 1,8 puan olurken, iç talepteki yavaşlamanın etkisiyle daralan ithalat büyümeye 3,9 puan katkı verdi. Ancak iç tüketimdeki daralmanın hız kaybetmesiyle ithalattaki daralmanın da yavaşladığına dikkat çekmek gerek. Bu durum büyüme bileşenleri arasındaki dengelenmenin yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe kıyasla ivme kaybederek devam ettiğine işaret etti.

Üretim tarafında büyümede (rakamlar aşağıdaki tabloda) inşaat ve sanayi sektörlerindeki negatif katkı öne çıktı. İnşaat sektöründeki son dört çeyrektir devam eden yıllık daralma %12,7 ile 2019 üçüncü çeyreğinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Önceki çeyreğe göre görünüme bakıldığında ise hizmetler, finans-sigorta faaliyetleri, mesleki-idari destek hizmetlerinde toparlanma olduğu görüldü.

Özetle yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi beklentilerden daha az daraldı. Ayrıca mevsimsellikten arındırılmış büyüme son iki çeyrekte artıya geçti ve toparlanmanın sürdüğüne işaret etti. Özel tüketimdeki daralmanın yavaşlaması büyümedeki toparlanmada etkili oldu. Öte yandan yatırım cephesindeki daralmanın hızlanması ikinci çeyrekte küçülmenin temel kaynağı oldu. Net ihracat büyümeyi destekledi ancak iç tüketimdeki toparlanmanın ithalata yansıması ile net ihracat katkısı ilk çeyreğe kıyasla azaldı.

Yıllık büyümeye bakıldığında ikinci çeyrek itibariyle dipten çıkışın başladığını düşünüyoruz. Bu bağlamda yılın ikinci yarısında büyümenin artıya geçmesini bekliyoruz. Tüketici ve reel sektör güven endeksi ve imalat PMI gibi üçüncü çeyreğe dair öncü göstergeler iktisadi faaliyette toparlanma görüşümüzü destekliyor. Ancak bu toparlanmanın henüz kırılgan olduğunu belirtmek gerek.

İkinci yarıda toparlanmanın boyutunu Merkez Bankası faiz indirimlerinin seyri ve küresel risk iştahı belirleyecek. Şimdilik 2019 toplam büyüme tahminimizi %0’da koruyoruz. Bahsettiğimiz iki temel faktör büyüme tahminimizi şekillendirecektir.

 

Türkiye ekonomisi 2Ç19’da beklentilerin altında %1,5 daraldı, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019’ün ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,5 daraldı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2019 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla %15 artarak 1,2 trilyon TL oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, çeyreklik bazda %1,2 artış gösterdi. 1Ç19’da %2,6 olan daralma verisi %2,4 daralmaya revize edildi.

Sektörler bazında bakıldığında 2Ç19’da 2Ç18’e göre tarım sektörü %3,4 büyürken, sanayi sektörü %2,7, inşaat sektörü %12,7, hizmet sektörü ise %0,3 daraldı. 2Ç19’da yatırımları kapsayan gayrisafi sabit sermaye oluşumu %22,8 geriledi. Yatırımlar altında, inşaat yatırımları ve makine teçhizat yatırımlarındaki daralmanın 1Ç19’a göre derinleşmesi dikkat çekti.

 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan – Haziran, 2019

 

2019 1.Çeyrek Büyüme: Teknik Resesyondan Çıktık, İş Yatırım

Türkiye ekonomisi 2019’un ilk çeyreğinde yıllık bazda %2,6 ile piyasa beklentisiyle (%-2,5) paralel ancak öngörümüzün (%-2,0) üzerinde daraldı. Böylece son dört çeyreğin birikimli yıllık büyümesi %0,3’e geriledi (2018 4.Ç: %2,6). İyi haber ise takvim ve mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik büyüme %1,3 ile 3 çeyrek aradan sonra artıya geçti ve Türkiye ekonomisinin teknik resesyondan çıktığına işaret etti.

Harcama bileşenlerine göre iktisadi faaliyetteki daralmada önceki çeyrekteki gibi özel tüketim ve toplam yatırımlar öne çıktı. İlk çeyrekte yıllık bazda %4,7 daralan özel tüketim büyümeyi 3,0 puan aşağı çekti. Tüketimin detayında sırasıyla %20’lik ve %18’lik daralma ile dayanıklı ve yarı dayanıklı mallar gurubunda 4.çeyreğe kıyasla hız kesse de daralmanın devam ettiği görüldü. Dayanıksız mal grubu tüketiminin ise artıya geçtiği (henüz sınırlı büyüme) anlaşıldı. Ek olarak ilk çeyrekte %13,0 daralan yatırımlar büyümeyi 3,8 puan aşağı çekti. Yatırım cephesinde inşaat sektöründeki daralmanın önceki çeyreğe göre hızlandığı, makine teçhizat tarafındaki daralmanın da kısmen hız keserek devam ettiği görüldü. Öte yandan yıllık bazda %9,5 artan ihracat manşete 2,1 puan katkı verirken %28,8 daralan ithalat manşete 6,3 puan katkı yaptı ve ekonomide dengelenmenin son hız devam ettiğini gösterdi. Son olarak kamu tüketim harcamaları büyümeye 1 puan katkı verdi. Önceki çeyreklerde olduğu gibi ana kalemlerin büyümeye katkılarının toplamı ile manşet büyüme arasında fark var, bu fark önceki çeyreklerin belirgin oranda üzerinde. Tabloda stok değişimi olarak isimlendirsek de bu durum hesap yönetiminden kaynaklanıyor (yeni sistemde manşet büyümeye alt kalemlerin katkılarının toplanması ile ulaşılamıyor).

Üretim tarafında büyümede (katkılar ikinci sayfadaki tabloda) imalat sanayi ve finans-sigorta faaliyetlerinde önceki çeyreğe göre toparlanma görülüyor. Öte yandan hizmetler ve inşaat sektörlerinin katkısı ekside kalmaya devam etti.

Özetle, yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi piyasa beklentisi dâhilinde ancak öngörümüzün üzerinde daraldı. İyi haber ise kesintisiz 3 çeyreklik daralma (çeyreklik bazda) sonrasında mevsimsellikten arındırılmış büyüme 1.çeyrekte tekrar artıya geçti ve teknik resesyondan (üst üste 2 çeyreklik daralma) çıktığımızı gösterdi.

Harcama gruplarına göre ekonomideki daralma yatırım ve özel tüketimden kaynaklandı. Öte yandan iç talepteki yavaşlamanın yansıması ile ithalattaki daralma devam ederken ihracatın büyümeye desteği sürdü. Bu bağlamda da dengelenme sürecinin devam ettiği anlaşıldı.

Yılın ikinci yarısına dair öncü göstergeler finansal piyasalardaki son dalgalanmanın Mayıs itibariyle reel ekonomi üzerine olumsuz etki yarattığına işaret ediyor. Bu bağlamda ikinci çeyrekte de yıllık bazda daralmanın devam etmesini (ilk çeyreğe kıyasla hız keserek) bekliyoruz. Baz senaryomuzda yılın ikinci yarısında toparlanma bekliyoruz. Bu bağlamda 2019 toplam büyüme tahminimiz %0 seviyesinde.

 

Türkiye ekonomisi 1Ç19’da piyasa beklentilerine paralel %2,6 daraldı, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019’ün ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 daraldı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2019 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla %16 artarak 914 milyar 699 milyon TL oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, çeyreklik bazda %1,3 arttı ve böylece Türkiye ekonomisi teknik resesyondan çıkmış oldu.

Ekonomideki daralma, enflasyondaki yükseliş ve kurlardaki dalgalı seyir ile talep koşullarındaki daralmanın devam ettiğini ancak hanehalkı nihai tüketim harcamalarındaki düşüşün %4,7 ile beklentilerimizin altında kaldığını görüyoruz. Kamu harcamaları ise %7,2 artış ile beklentilerimizin bir miktar üzerinde kalarak çeyreklik bazda büyümeyi desteklemiş gibi görünüyor. 4Ç18’de de olduğu gibi, ihracattan gelen güçlü destek devam ediyor. Mal ve hizmet ihracatı %9,5 artarken, ithalattaki %28,8 daralma net ihracatın büyümeye olan katkısını artırdı.

Çeyreklik büyüme teknik resesyondan çıkışa işaret ediyor, yıllık bazda ise %2,6 daralma… Enver Erkan

Türkiye ekonomisi, 4Ç18 döneminde yıllık bazda %3 daralma kaydettikten sonra takip eden 1Ç19 döneminde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 oranında daraldı. Piyasadaki genel beklenti olan %2,8’in biraz altında ve bizim tahminimiz %2,6’ya paralel denebilecek daralma meydana geldiğini görüyoruz. 1Ç19 döneminde, bir önceki çeyreğe göre ise mevsimsellikten arındırılmış bazda %1,3 büyüyen ekonomi, çeyrekten çeyreğe ardışık iki dönem daralma ardından büyüme kaydettiği için teknik resesyon görüntüsünden çıkmış oldu.

2019’un ilk çeyreğine ilişkin olarak; yüksek frekanslı öncü göstergelerin de işaret ettiği üzere, çeyreklik bazda büyüme beklenen bir olguydu. Sanayi üretimi serilerinin aylık bazda kuvvetli pozitif değişimler göstermesi ve yıllık bazda da aylar ilerledikçe daralma ivmesinin azalması çerçevesinde; çeyrekten çeyreğe büyüme görünümünü ekonominin dipten tepki vermesi olarak değerlendirebiliriz. Yıllık reel GSYH büyümesi ise negatif bölgede kalmaya devam ediyor.

Özel tüketim 1Ç19’da %4,7 daraldı, enflasyondaki artışın tüketicilerin alım gücünü düşürmesinin etkilerini burada net bir şekilde görebiliyoruz. 4Ç18’de hanehalkı tüketiminde görülen %8,9’luk daralmaya göre biraz dengelenme olsa da, iç talep negatif bölgede kalmayı sürdürüyor. Kredi mekanizmasında, faizlerdeki yükseklikten kaynaklanan yavaşlama ve ekonomik güvendeki düşüş, yatırımlar tarafına negatif olarak yansımaya devam ediyor. Yatırımlardaki eğilimi gösteren gayrisafi sabit sermaye oluşumunda %13’lük daralma görülmekte ve daralmanın ivmesi 4Ç18 dönemi ile hemen hemen aynı seviyelerde. TRY’deki bu değersizleşme cari işlemler dengesine, numerik olarak, olumlu yansımış ve bu dönemde TRY değer kaybı ve görece güçlü dış talep ihracatın %9,5 büyümesine yardımcı olurken, iç talepteki sert daralma ithalatı da %28,8 oranında daraltmıştır.  Büyümedeki yavaşlamayı dengelemek için devlet harcamalarının artırılmasını %7,2 büyüme gösteren devletin nihai tüketim harcamaları kalemi gösteriyor. Tabii kamu harcamalarındaki artışın bütçe giderlerine eklediği yük bakımından mali disiplin açısından ideal bir durum oluşturmadığını da belirtelim.

İlerleyen çeyreklere ilişkin ise, asıl önemli olanın büyüme hikayesinin devam ettirilebilirliği unsuru olduğunu düşünüyoruz. Eğer TRY volatilitesinin ekonomik tahribat etkisini geçen seneki gibi yaşamazsak, toparlanma ve ekonominin dipten dönüş döngüsü sonraki çeyreklere yansıyabilir. 

Zayıf Ekonomik Görünüm Sürüyor, Gedik Yatırım

Türkiye Ekonomisi 2019 yılı 1. Çeyreğinde yıllık bazda %2,6 ile beklentilerle uyumlu bir daralma kaydetti (Konsensüs:-%2,5, Gedik Yatırım: -%1,7). Takvim etkisinden arındırılmış GSYH büyümesi 1Ç19’da geçen yılın aynı çeyreğine göre %2,3 daralırken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,3 büyüdü. Çeyreklik bazda kaydedilen büyümeyle teknik resesyon sonlanmış oldu. 4Ç18 dönemi çeyreklik büyüme oranı -%2,4 olarak korunurken; 1Ç18, 2Ç18 ve 3Ç18 dönemindeki çeyrek dönem bazında büyüme rakamları sırasıyla +1% (Önceki:+0.9%), -0.1%(Önceki:0%), -1.5%(Önceki:-1.6%) olarak revize edildi. Dolayısıyla, teknik resesyonun başlangıç dönemi 3Ç18’den 2Ç18’e kayarken, çeyrek bazında üst üste daralma gözlenen süreç 3 çeyreğe yükseldi. Hesaplamalarımıza göre cari fiyatlarla dolar bazlı GSYH rakamı 2018 yılı sonundaki 784 milyar dolar seviyesinden 1Ç19 döneminde yıllıklandırılmış (son 4 çeyrek) rakamlarla 745 milyar dolara geriledi. Benzer şekilde kişi başına GSYH’da 2018 sonundaki 9,632 dolar seviyesinden 1Ç19’da 9,116 dolar seviyesine geriledi.

1Ç19’daki daralmanın ana belirleyicileri özel tüketim ve makine yatırımları olurken; net ihracat ve kamu harcamaları negatif baskının sınırlanmasını sağladı. 1Ç19’da toplam tüketim, özel (hanehalkı) tüketimin öncülüğünde (yıllık değişim: -%4,7 katkı:-2,9 puan), %2,6 (katkı: -1,8 puan) oranında daraldı. Hanehalkının, dayanıklı, yarı dayanıklı ve hizmetlere dönük nihai harcaması sırasıyla %19,5 (katkı: -1,7 puan), %18,2 (katkı: -1,9 puan) ve %2,5 (katkı: -1,1 puan) düşüş gösterdi. Yıllık bazda tek artış görülen harcama grubu %1,6 (katkı: +0,6 puan) ile dayanıksız mallar oldu. Kamu harcamaları 4Ç18’deki +%0,5 (katkı: +0,1puan) seviyesinden 1Ç19’da +%7,2 (katkı: +1,1 puan) seviyesine hızlandığı görüldü. Yatırımlarda gözlenen %13 (katkı: -3,4 puan) oranındaki daralmada, inşaat (yıllık değişim: -%16, katkı: -2,4 puan) ve makine yatırımları (yıllık değişim: -%11,3 katkı: -1 puan) belirleyici oldu. En yüksek pozitif katkı 7,7 puan ile net ihracat bileşeninden gelmiş olsa da; ihracattaki yıllık %9,5 (katkı +2,4 puan) oranındaki artıştan ziyade ithalattaki %28,8 oranındaki düşüşün (katkı: +5,4 puan) etkili olduğunu görüyoruz. Üretim yöntemiyle büyüme yaklaşımında, tarım dışındaki tüm ana sektörlerin negatif katkı verdiği görülüyor. Yıllık bazda en hızlı daralma %10,9 (katkı: -0,7 puan) ile inşaatta gerçekleşirken, en yüksek negatif katkı 0,9 puan (yıllık değişim: -%4,3) ile sanayiden –ki bunun 0,8 puanı (yıllık değişim:-%4,7) imalattan geldi

Öncü göstergeler hâlen çok güçlü olmasa da, potansiyel ve kalıcı toparlanma 2Y19’da başlayabilir. Hatırlatmak gerekirse, kısa bir süre önce 2019 yılı büyüme tahminimizi +%1,6’dan +%1,3’e revize etmiş ve hâlen aşağı yönlü risklerin yüksek olduğunu ifade etmiştik. 1Ç19 büyüme verisiyle, tahminimiz arasındaki sapmanın da yıllık büyüme tahminimiz üzerinde bir diğer önemli aşağı yönlü risk unsuru olduğunu belirtelim. Şimdilik, tahminimizde anlamlı yeni bir revize gerçekleştirmeden önce bir süre daha açıklanacak öncü göstergeleri izlemeyi tercih ediyoruz. Yakın dönemde öncü göstergelerde gözlenen toparlanma eğiliminin 2Ç19 ortaları itibariyle, belirsizlikler kaynaklı olarak, bozulmaya başladığını görmekteyiz. Her ne kadar içinde bulunduğumuz çeyrek döneme ait tüm veriler görülmemiş olsa da, ilk hesaplarımıza göre ekonomik büyümenin, 2Ç19 döneminde de negatif (belki %0’a yakın) bölgede kalması ancak 4Ç18 ve 1Ç19 dönemlerinden bir miktar daha olumlu gerçekleşmesi muhtemel görünüyor.

Yurtiçi iktisadi faaliyetteki mevcut zayıflığa ek olarak, dış talepteki zorluklar ve yüksek baz etkisi (büyüme hızı 1Ç18: +%7,4; 2Ç18: +%5,3) kaynaklı olarak özellikle yılın ilk yarısında büyüme hızı üzerinde önemli aşağı yönlü riskler bulunduğu söylenebilir. Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye seçiminin yenilenecek olması nedeniyle uzayan belirsizlik süreci ve finansal koşullardaki sıkılık; öngörülebilirlik, tüketici-üretici-yatırımcı güveni ve ekonomik toparlanma açısından sorun teşkil etmeye devam ediyor. Diğer taraftan, yılın ikinci yarısında baz etkisinin büyüme hızını destekleyici yöne evrileceğini not edelim (büyüme hızı 3Ç18: +%1,8; 4Ç18: -%3). Dolayısıyla, kısa vadeli en olumsuz çeyrek dönem büyümesinin 4Ç18’de görüldüğü ve yılın ikinci yarısı itibariyle büyüme hızında kademeli bir toparlanma görüleceği görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. Seçim sonrasında oluşacak ortamın ve politika önceliklerinin, ekonomik büyümedeki potansiyel toparlanmanın “V (hızlı toparlanma)”, “L (uzun süre zayıf büyüme)”, “U (uzun zamana yayılan toparlanma)” ya da “W (ikinci bir dip görülmesi)” harflerinden hangisine benzer bir yapı izleyeceğini belirleyen temel unsur olacağına inanıyoruz. 2Ç19 dönemine ait ilk sanayi üretimi verisi 18 Haziran, 2Ç19 ekonomik büyüme verisi ise 2 Eylül Mayıs tarihlerinde açıklanacak.

 

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) %2,6 azaldı

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak – Mart, 2019

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 azaldı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2019 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla %16 artarak 914 milyar 699 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %2,5 arttı, sanayi sektörü %4,3 ve inşaat sektörü %10,9 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri %4 azaldı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2019 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,3 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,3 arttı.  


Hanehalkı nihai tüketim harcamaları %4,7 azaldı

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %4,7 azaldı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7,2 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %13 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %9,5 arttı, mal ve hizmet ithalatı ise %28,8 azaldı

Mal ve hizmet ihracatı, 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %9,5 artarken ithalatı ise %28,8 azaldı.


İşgücü ödemeleri %20,9 arttı

İşgücü ödemeleri, 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %20,9, net işletme artığı/karma gelir %10,8 arttı.
 
İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %39,3 oldu
 
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı çeyreğinde %38,3 iken bu oran 2019 yılının birinci çeyreğinde %39,3 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %43,3’den %40,8’e düştü.

 
 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek: Ekim – Aralık, 2018

 

 

Ekonomide dengelenme süreci hızlandı, İş Yatırım

Türkiye ekonomisi 2018’in üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %1,6 ile beklentilerin altında büyüdü. (tahminimiz:%2,2, piyasa medyan beklentisi %2,0). Öte yandan, takvim etkisinden arındırılmış yıllık büyüme %2,1 olurken, takvim ve mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik büyüme %-1,1 ile iktisadi faaliyette ivme kaybının hızlandığına işaret etti. (2018 2.Ç:%0,6).

Harcama bileşenlerine göre büyüme bileşenlerine bakıldığında özel tüketim katkısının 0,7 puana gerilediği (2.Ç: 3,8 puan), toplam yatırımların ise -1,1puan ile eksiye döndüğü (2.Ç: 1,3 puan) görülüyor. Tüketimdeki ivme kaybı dayanıklı mal tüketimindeki %24’lük yıllık daralmadan kaynaklandı. Ayrıca yarı dayanıklı malların tüketimi yıllık %4,5 daralırken dayanıksız tüketim ve hizmetler artıda kalmaya devam etti. Yatırımlardaki daralmada ise makine-teçhizat grubundaki %8,5’lik yıllık düşüş başrolü oynadı.

Madalyonun diğer yüzünde kamu tüketim harcamaları 0,9 puan ile önceki çeyreğe benzer bir katkı verdi. Dış ticaret cephesinde ise, ihracatın büyümeye katkısı 2,9 puana yükselirken iç talepteki yavaşlamanın yansıması ile ithalat yıllık %17 daraldı (3,8 puan katkı). Böylece net ihracatın manşete katkısı 6,7puana ulaşarak büyüme bileşenlerindeki dengelenmenin hız kazandığını gösterdi.

Bahsettiğimiz tüm kalemlerin büyümeye toplam katkısı aslında 7,2 puan yapıyor. TÜİK ile yaptığımız görüşmede aradaki -5,6 puanlık negatif katkının zincirleme hesap yönetiminden kaynaklandığını (yeni sistemde manşet büyümeye alt kalemlerin katkılarının toplanması ile ulaşılamadığını) teyit ettik. Ayrıca, tabloda stok değişimleri ile yazdığımız kısımda aslında stok erimesinin negatif katkısının oldukça sınırlı olduğunu öğrendik.

Üretim tarafında büyümede (katkılar ikinci sayfadaki tabloda) önceki çeyreğe kıyasla ivme kaybında sanayi, inşaat ve hizmet sektörleri öne çıkıyor. Öte yandan tarım ve gayrimenkul faaliyetlerinin katkısı sınırlı da olsa önceki çeyreğe kıyasla artıyor.

Özetle üçüncü çeyrekte özel tüketim ve yatırımlardaki yavaşlama ile birlikte büyümede ivme kaybı hızlandı. Ağustos ayında finansal piyasalarda başlayan dalgalanmanın ve sıkı parasal duruşun tüketim ve yatırım iştahına yansıdığını görüyoruz. Öte yandan net ihracatın katkısının artı olması büyüme bileşenleri arasındaki dengelenme sürecini doğruluyor. Net ihracattan gelen katkıda ihracatın desteği kadar iç talepteki yavaşlamanın ithalata yansıması etkili oldu.

Yılın son çeyreğinde parasal sıkılaşmanın finansal koşullar üzerinde yarattığı olumsuz etki, TL’deki değer kaybının yatırım ve tüketim iştahını azaltması ve yüksek enflasyon etkisiyle büyümede daralma öngörüyoruz. İlk tahminimiz yıllık bazda %2,8’lik daralma yönünde, ancak başta sanayi üretimi başta olmak üzere son çeyreğe dair gecikmeli veriler açıklandıkça tahminimizi daha da netleştireceğiz.

2018 yılı toplam büyüme beklentimizi %2,5 olarak koruyoruz. Son çeyreğe benzer şekilde iktisadi faaliyetteki daralmanın gelecek yılın ilk yarısında da devam etmesini bekliyoruz. Yılın ikinci yarısındaki kısmi toparlanma ile birlikte 2019’un toplamında %1’lik bir büyüme öngörüyoruz.

 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, III. Çeyrek

Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) %1,6 arttı

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,6 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %21,8 artarak 1 trilyon 13 milyar 453 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %1, sanayi sektörü %0,3 artarken inşaat sektörü %5,3 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %4,5 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,1 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,1 azaldı.


Hanehalklarının ve HHKOK’ların toplam nihai tüketim harcamaları %1,1 arttı

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %1,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7,5 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %3,8 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %13,6 arttı, mal ve hizmet ithalatı ise %16,7 azaldı

Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %13,6 artarken ithalatı ise %16,7 azaldı.

İşgücü ödemeleri  %19,4 arttı

İşgücü ödemeleri, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %19,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir de %22,2 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı % 31,6 oldu

İşgücü ödemelerinin cari Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı döneminde %32,5   iken bu oran 2018 yılının üçüncü çeyreğinde % 31,6 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %52’den %51,8 ‘e düştü.

Gelir yöntemiyle GSYH bileşenlerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payları,
III. Çeyrek: Temmuz-Eylül, 2018

 

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) Büyüme Verileri Yorumları ve Raporları

Türkiye ekonomisi 3Ç18’de %1,6 büyüdü, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilerde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi yurtiçi hasıla 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,6 artış gösterdi. 2Ç18 büyümesi %5,2’den %5,3’e revize edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,1 daraldı.

Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %21,8 artarak 1 trilyon 13 milyar 453 milyon TL oldu. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 3Ç18’de 3Ç17’ye göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörü %1, sanayi sektörü %0,3 büyürken, inşaat sektörü %5,3 daraldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörü ise %4,5 büyüdü.

2018 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik büyüme %1,6 gerçekleşerek, %1,85 düzeyindeki beklentimizin bir miktar altında kaldı. Özel tüketim tarafındaki daralmaya karşılık, kamu harcamalarındaki artış ve özellikle turizmdeki olumlu seyrin etkisiyle hizmet sektöründen gelen katkı ile ekonomi büyümeye devam etti. Ancak açıklanan veriler yılın ikinci çeyreğinden itibaren başlayan durgunluğun göstergesi oldu. Talepteki gerileme ve yaşanan kur şokunun etkileriyle ara malı ithalatında yaşanan gerileme, sabit sermaye yatırımlarını aşağı çekerken, makine ve teçhizat yatırımlarındaki %8’lik daralma önümüzdeki dönemde de ekonomik aktivitedeki durgunluğun devam edebileceğine işaret ediyor.

 

Büyüme Verisi Yorumu, Vahap Taştan

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin (Yıllık %2) altında bir büyüme kaydetti ve büyüme %1,6’ya geriledi. Çeyreklik bazda ise beklentiler çerçevesinde daralma söz konusu. Tabii içerikteki bazı dikkat çeken noktalar da var. GSYH gibi takvim ve mevsim etkisi barındıran verilerde bu iki etkiden arındırma yapmak daha sağlıklı olacaktır. Bu çerçevede bakacak olursak, yıllık büyüme %2,1 ve çeyreklikte ise %1,1 daralma söz konusu olmakta.

Detaylara bakalım;

Harcama grubunda yine mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre baktığımızda hane halkı harcamalarında çeyreklik bazda %3,9’luk daralma, kamu harcamalarında %2,9’luk düşüş söz konusu. Buna karşın geçen yılın aynı dönemine göre yine takvimsel düzeltmeyi yaparsak hane halkı harcamalarında %1,5’luk artış söz konusu. Yukarıdaki grafikte çeyreklik ve yıllık büyüme rakamlarını izlemek mümkün. Görünen o ki harcama cephesinde hanehalkı yine başı çekerken, ihracatın ise büyümeye katkısı söz konusu. Peki hane halkı neler alıyor? Bunun sorusu ise aşağıdaki tabloda yer almakta.

Dayanıklılık türüYılBir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişim oranı
Percentage change compared to same period in previous year
(%)
 Çeyrek
Quarter
YıllıkIIIIIIIV
       
Dayanıklı mallar2016-0,90,40,5-12,87,3
201713,75,89,135,28,1
2018(r) 5,0-3,1-23,9 
       
Yarı dayanıklı mallar20162,21,78,3-0,8-0,1
20176,30,54,613,76,7
2018(r) 6,57,2-4,5 
       
Dayanıksız mallar20164,02,93,21,68,2
20176,77,23,68,87,0
2018(r) 8,411,75,7 
       
Hizmetler20164,82,97,12,86,2
20173,93,31,06,15,2
2018(r) 11,44,44,8 
       
Yerleşik hanehalklarının tüketimi 20163,62,55,10,46,3
20176,14,53,210,36,3
2018(r) 9,26,41,1 

 

Hane halkı harcamaları önemli ölçüde dayanıksız mal ve hizmetler üzerine yoğunlaşmış durumda. Dayanıklı mal tüketiminde ciddi bir daralma var. Bunda kur etkisinin önemli olduğu görüşündeyiz. Benzer bir görüntü yarı dayanıklı mallarda da var fakat bunun son çeyrekte kısmi bir toparlanmaya girme ihtimali söz konusu. Hanehalkının satın alımlarını ertelediği bir dönemdeyiz. Bunu hatırlatalım.

Sanayi Üretimindeki Daralma Büyümeye Yansıdı

Sanayi üretimi yılın ilk 9 ayında baktığımızda Eylül ayında en zayıf performanslarından birini gerçekleştirdi ve yıllık bazda ise Eylül ayı aynı zamanda negatif alınan bir rakam. Sanayi endeksine baktığımızda büyüme içerisinde; çeyreklik bazda %1,8 daralma ve yıllık bazda ise %1,3’lük büyüme var. Aşağıdaki ve yukarıdaki grafiklerde hem sanayi üretimini hem de sanayi üretimi ve büyüme arasındaki ilişkiyi gösteren iki grafik ekledik. İkinci grafik dikkat ederseniz 206/3Ç den sonraki en düşük seviyelerinde. Son çeyreğe ilişkin beklentileri oluşturmak henüz doğru değil çünkü büyüme tahminlerini en sağlıklı bir biçimde sanayi üretimiyle yapmak doğru olacaktır.

Sonuç: Endeksin ilk tepkisi doğal olarak satış bazlı oldu. Dışarıdan esen rüzgarın da soğuk olduğu bir dönemdeyiz. 93.800’ün de önemli bir direnç olduğunu düşünürsek gelen satış baskısı olağan. 93.800’ün aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması önemli olacak. Endekste gün içerisinde bu bölgelere doğru ataklar şaşırtıcı gelmez. Ama yine hatırlatalım kalıcı bir yükselişin önündeki ana engel hala dışarısı. Sert bir Dolar fiyatlaması da almadık. TCMB beklentileri nasıl geçen hafta olası bir faiz indirimini çok da rasyonel olmayan bir biçimde fiyatladıysa haftayı kapatırken ve bugün de kısmi bir düzeltme var.

 

 

Halk Yatırım Büyüme Verisi Yorumu

Yaz döneminde yaşanan finansal dalgalanma ve öncesinde parasal sıkılaşma adımlarının gecikmeli etkileri, yılın üçüncü çeyreğinde büyüme oranında beklenen yavaşlamayı gösterdi. Yıllık büyüme oranı %1,6 ile, %1,3’lük tahminimize yakın gerçekleşirken; mevsimsel düzeltilmiş verilerde 7 çeyreklik aralıksız büyümenin ardından 3Ç’te %1,1’lik çeyreklik bazda küçülme gerçekleşti. Bir önceki çeyreklik daralma 2016 yılının üçüncü çeyreğinde, yaşanan başarısız darbe girişiminin ardından gözlenirken; o dönemde yıllık bazda %0,8’lik küçülme de kaydedilmişti. Son çeyrek büyüme oranına yönelik ilk tahminlerimiz, net dış talebin güçlü katkısı nedeniyle, yıllık bazda daralma gerçekleşse de sınırlı kalabileceği yönünde. Bu doğrultuda, 2018 tüm yıl için %3,2, 2019 için de %2,0’lik büyüme tahminlerimizi koruyoruz.

  • Üçüncü çeyrek büyüme verilerine sektörel bazda baktığımızda, sanayi üretim verilerinin önceden yansıttığı üzere, sanayi katma değerindeki artışın %0,3 ile sınırlı kaldığını izliyoruz. Son çeyrekte daralmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz.
  • Diğer taraftan, hizmetler sektörünün %2,7’lik artışla büyümeye destek sağladığını görüyoruz. Finans ve bilgi & iletişim öne çıkan destekleyici sektörler olmaya devam ederken; inşaat sektöründe hem çeyreklik hem de yıllık bazda yavaşlama dikkat çekiyor.
  • Tarım sektörü ise, 2Ç’teki yıllık düşüşün ardından 3Ç’te sınırlı da olsa katkı tarafına geçmiş durumda. Son çeyrekte de ’artı’ tarafta kalmasını bekliyoruz.

Büyümenin kompozisyonundaki değişim, harcama grupları bazında daha net ortaya çıkıyor. Geçen yılın son çeyreğinden itibaren ‘eksi’ye geçen ancak bu yılın ikinci çeyreğinde sınırlı da olsa pozitif katkı sağlayan net dış talep, üçüncü çeyrekte 6,7 puanlık ciddi bir katkıya işaret ediyor. Yani, finansal türbulans ve parasal sıkılaşmanın büyümede etkisi, 3Ç’te 5,2 puanlık daralma gösteren iç talepte gözleniyor. Kur ve dış ticaret gelişmelerine ek olarak, YEP’in yaklaşımı doğrultusunda, net dış talebin büyümeye katkısının önümüzdeki dönemde de devam etmesini bekliyoruz.

İç talepteki zayıflamada, yatırımlar ve stoklardaki düşüş ana etkenler. Yatırımlar 3Ç’te büyümeden 1,1 puan götürürken; stoklar son iki çeyrektir ’eksi’ katkı tarafında (2Ç’te 1,8 puan, 3Ç’te 5,6 puan). Diğer taraftan, kamu tüketim harcamaları büyümeye önemli destek faktörü olmaya devam ediyor. Mali disiplin politikaları çerçevesinde, kamunun büyümeye katkısı son çeyrekten itibaren ivme kaybedebilir.