Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Türkiye Birin...

Türkiye Birinci Çeyrekte Yüzde 7 Büyüdü…

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak – Mart, 2021

Türkiye İstatistik Kurumu 2021 yılı I. Çeyrek: Ocak – Mart Dönemsel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla  istatistiklerini yayımladı. Bu kapsamda TÜİK İstanbul Bölge Müdürü Ali İhsan YÜCEDAĞ tarafından verilen bilgiye göre;

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2021 yılı birinci çeyreğinde %7,0 arttı. GSYH 2021 yılı birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 arttı.

Bilgi ve iletişim faaliyetleri 2021 yılı birinci çeyreğinde %18,1 arttı. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2021 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; bilgi ve iletişim faaliyetleri %18,1, diğer hizmet faaliyetleri %14,4, sanayi %11,7, tarım %7,5, hizmetler %5,9,  mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %5,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %3,7,  finans ve sigorta faaliyetleri %2,9, inşaat %2,8 ve gayrimenkul faaliyetleri %2,4 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,7 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2021 yılı birinci çeyreğindebir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,3 arttı.

GSYH 2021 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla 1 trilyon 386 milyar 347 milyon TL oldu. Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2021 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %29,1 artarak 1 trilyon 386 milyar 347 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 188 milyar 65 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları 2021 yılı birinci çeyreğinde %7,4 arttı. Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları, 2021 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %7,4 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %1,3, gayrisafi sabit sermaye oluşumu %11,4 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı 2021 yılı birinci çeyreğinde %3,3 artarken ithalatı %1,1 azaldı. Mal ve hizmet ihracatı, 2021 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %3,3 artarken ithalatı %1,1 azaldı.

İşgücü ödemeleri 2021 yılı birinci çeyreğinde %16,0 arttı. İşgücü ödemeleri, 2021 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,0, net işletme artığı/karma gelir ise %39,1 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %35,5 oldu. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde %39,0 iken bu oran 2021 yılında %35,5 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %41,9’dan %45,8’e arttı.

Türkiye: İlk çeyrekte %7’lik büyüme ve büyümenin kalitesi… Enver Erkan yazdı…

Türkiye ekonomisi, yüksek kredi genişlemesinin 1Ç21’e devreden artçı etkileri, tüketici talebi ve sanayi üretiminin desteğiyle geçen yılın aynı çeyreğine göre %7’lik büyüme performansı kaydederken, lokal para bazında Çin dışındaki G20’nin üzerinde büyüdü. 3Ç20’de kaydedilen yüksek kredi büyümesinin teşvik edilmesiyle kaydedilen büyümenin yan etkileri, para biriminde istikrarsızlık ve enflasyon olarak geri dönerken; 1Ç21 döneminin sonundan itibaren yine TRY’de istikrarsızlığa yol açan etmenlerin etkilerinin artması riskiyle karşı karşıyayız. Ekonominin enflasyon içinde büyüme kaydettiği bir ortamda, faizlerdeki belirsizlik ve bir türlü düşürülemeyen enflasyon; dolayısıyla bir türlü düşürülemeyen faiz büyüme üzerinde de aşağı yönlü risk teşkil edebilecektir.

Büyüme, 1Ç21’deki %7’lik performansıyla %6,3’lük piyasa beklentisinin üzerine çıkarken, 4Ç20 ve 1Ç21 arasındaki dönemsel büyüme ise %1,7 olarak gerçekleşti. İlgili dönemler arasında, kredi büyümesinin dengelenmesi ve enflasyonun dizginlenmesi adına sıkılaştırıcı para politikasına geçilerek faizler yükseltilmiş, para otoritesi kuvvetli bir iletişim içerisine girmişti. Bu kapsamda, yatırım ortamı kısmi de olsa biraz iyileşmiş, portföy girişleri pozitif bir eğilim göstermiş ve ülke risk primi de gerilemişti. Ancak, 1Ç21 sonu itibariyle, para politikasının bu güçlü yönlendirmesinin terk edilmesi ve para biriminin yeniden değersizleşmesi; makroekonomik dengelerin korunması, enflasyonun önlenmesi ve faizlerin normalleştirilmesi noktasında karar alıcıların elini zorlaştırmıştır.

Büyümenin ayrıntılarına bakacak olursak; hanehalkı tüketim harcamaları 1Ç21 döneminde, bir önceki yılın son çeyreğine göre %7,4 arttı. Devlet harcamaları 1Ç21’de %1,3 oranında artarken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu (yatırımlar) %11,4 büyüme ile yüksek kredi büyümesi ve tüketici talebinin katkısını yansıttı. İhracatta büyüme %3,3 büyüme kaydederken, ithalat ise %1,1 oranında daralma göstermiştir. Sektörel ve ekonomik faaliyet kollarına göre büyüme oranlarında; bilgi ve iletişim faaliyetlerinde %18,1, diğer hizmet faaliyetleri %14,4, sanayi %11,7 ile tarım, orman ve balıkçılık %7,5 ile manşet büyümenin üzerinde performans gösterdi. Gayrimenkul %2,4, inşaat %2,8 ile en az büyüme gösteren kalemler olarak 1Ç21’de artan faizlerin etkisini yansıtırken, önceki çeyreklerde pandeminin yeni normalleriyle beraber yüksek büyüme gösteren finans ve sigorta faaliyetlerinin karşılaştırmalı dönem etkisiyle %2,9 büyüdüğü görülmektedir.

2019’da 4 milyar 320 milyon TRY olan GSYH 2020 yılında 5 milyar 47 milyon TL’ye büyüme gösterirken; USD bazında ise 2019’dan 2020’ye 761 milyar USD’den 717 milyar USD’ye doğru bir gerileme söz konusudur. Türkiye’nin ekonomik büyüme verilerinde bir “döviz kuru yanılsaması” var. TRY bazında nominal ve reel GSYH’de büyüme kaydederken; USD bazında ise 2017 yılından sonra ekonomi sürekli olarak daralmaktadır. USD bazında kişi başına düşen GSYH 2013’ten bu yana yaklaşık %40 düşerek geçen yıl yaklaşık olarak 7.700 USD’ye düşmüştür. Büyümenin esas olarak devlet harcamaları ve kredi kampanyaları tarafından desteklenen tüketimden kaynaklanması nedeniyle Türkiye’nin son ekonomik modelinin sürdürülebilir nitelikte değildir. Bu da, ekonomi politikalarının uygulama aşamasında TRY’nın değersizleşmesine ve fiyat istikrarının sağlanamamasına neden oluyor.

 

Türkiye 2020’yi Pozitif Büyüme ile Kapattı

01.03.2021 – TÜİK 4Ç20’ye ilişkin GSYİH büyüme verileri açıkladı. Açıklanan verilere göre Türkiye 3. çeyrekte yüzde 5,9 büyüdü. Büyüme rakamlarına ilişikin piyasa beklentisi medyan olarak %7’nin altında kalmakla birlikte pandeminin vurduğu dünya ekonomileri içinde pozitif ayrışma ile yüzde 1’in üzerinde büyüme yaşanmış oldu. Hatırlatmak gerekirse Türkiye ekonomisi, 2Ç20 döneminde salgının etkileriyle beraber yıllık bazda %9,9 oranında daralma göstermişti. 2020’nin 3. ve 4. çeyreklik dönemlerinde hem ekonomilerde yeniden açılmalar, hem de gevşek tutulan finansal koşullar çerçevesinde desteklenen kredi büyümesi hızlı toparlanma gösterilmesinde etkili oldu. TÜİK tarafından açıklanan büyüme rakamlarının detayları ve ilgili değerlerndirmeleri yazının devamında bulabilirsiniz:

Türkiye ekonomisi, pandemi yılında %1,8 büyüme kaydetti… Enver Erkan

Türkiye’nin GSYH’si 4Ç20 döneminde, bir önceki yıla göre %5,9 artarak Çin haricindeki bütün G-20 ülkelerinden daha yüksek bir performans gösterdi. Sanayi üretiminin ve kredi büyümesinin sürükleyici güç olduğu son çeyrekte, dönemsel olarak ise arındırılmış verilere göre %1,7 oranında büyüdü. Yılın genelinde ise %1,8’lik bir büyüme ile pandemi yılında büyüme kaydedebilen az sayıdaki ekonomiden biri oldu.

Büyümenin ana sürükleyici etmenleri arasında yer alan kredi büyümesi, aslında 3Ç20’deki düşük faiz politikasının getirdiği kredi patlamasının bir devamı niteliğindeydi. Bu dönemde, Ağustos döneminden 4Ç20 döneminin ortalarına kadar, gevşek politikaların uygulanması ve kredi büyümesinin teşvik edilmesi TRY’nin hızlı bir şekilde zayıflamasına ve enflasyonun da artmasına neden oldu. Aynı zamanda, ekonomi politikalarında dönüşümün başladığı Kasım dönemine kadar, bankalar üzerinde kredi büyümesi sağlama amaçlı düzenlemeler ile beraber finansal kırılganlıklar da arttı.

Büyümenin ana öncü göstergesi olarak, sanayi üretimi büyümesi… Kaynak: Bloomberg, TÜİK…

Büyümenin ayrıntılarına bakacak olursak; hanehalkı tüketim harcamaları 4Ç20 döneminde, bir önceki yılın son çeyreğine göre %8,2 arttı. Devlet harcamaları 4Ç20’de %6,6 oranında artarken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu (yatırımlar) %10,3 büyüme ile yüksek kredi büyümesinin katkısını yansıttı. İhracatta büyüme kaydedilmezken, ithalat ise %2,5 oranında büyüme göstermiştir. Hem 4Ç20’de, hem de 2020 genelinde net ihracatın büyümeye verdiği katkı azalmıştır (2020 yılında ihracatta %15,4 daralma, ithalatta %7,4 büyüme). 2020 genelinde de gayrisafi sabit sermaye oluşumu %6,5 ile yılın büyük bölümünde etkili olan kredi büyümesini yansıtırken, hanehalkı tüketim harcamaları %3,2 ve devlet harcamaları %2,3 büyümüştür. Sektörel ve ekonomik faaliyet kollarına göre büyüme oranlarında; pandemi şartlarının getirdiği koşullar ve yeni normallerle beraber en çok büyüme finans ve sigorta hizmetlerinde %21,4, bilgi ve iletişim faaliyetlerinde %13,7 olarak gerçekleşti. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %5,2, hizmetler %4,3, inşaat sektörü ise %3,5 azalarak yine salgın koşullarını ve kısıtlamaların etkilerini yansıttı.

Kasım döneminde, ekonomi yönetiminde yapılan değişikliklerle beraber göreve gelen yeni Merkez Bankası Başkanı Sn. Naci Ağbal, para politikasını ortodokslaştırırken faizleri de %17’ye kadar yükselterek sıkılaşma sağladı. Para politikasındaki sıkılaşmanın bir yansıması olarak, parasal aktarım mekanizmasının gereğince kredi büyümesinin artan faiz oranları çerçevesinde dengelenmesi bekleniyor. Sıkılaşan finansal koşullara ek olarak; Covid-19 kaynaklı kısıtlamaların yılın son ayından itibaren devreye girmesi ve bu noktada özellikle hizmet sektöründeki faaliyet ve istihdam kaybı büyümeye negatif yönde etki yapabilecektir. Diğer yandan; aşılamanın ne kadar etkili olacağına bağlı olarak açılacak olan iktisadi faaliyetler ve ekonomik canlanma kaynaklı olarak artabilecek talep, bunun yanında yine normalleşme kaynaklı turizm sezonunda yaşanabilecek canlanma büyümeye pozitif etkide bulunabilir. Finansal koşulların yılın son bölümüne kadar mevcut sıkılıkta kalması baz senaryo olmakla birlikte, enflasyonda faiz indirimine imkan verecek bir düşüş olursa büyüme biraz da kredi kanalından beslenebilir. Bütün bu varsayımlar ve sapma olasılıkları dahilinde 2021 büyüme beklentimizi market konsensüsüne yakın bir seviye olarak %4,8 seviyesinde belirledik.

TÜİK: Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek: Ekim – Aralık, 2020

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2020 yılında %1,8 arttı. Üretim yöntemine göre dört dönem toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2020 yılında bir önceki yıla göre %1,8 arttı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2020 yılında bir önceki yıla göre %16,8 artarak 5 trilyon 47 milyar 909 milyon TL oldu.

Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 2020 yılında 60 537 TL oldu. 2020 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla 60 537 TL, ABD doları cinsinden 8 599  olarak hesaplandı.

Finans ve sigorta faaliyetleri 2020 yılında %21,4 arttı. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri %21,4, bilgi ve iletişim faaliyetleri %13,7, tarım sektörü %4,8, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %2,8, gayrimenkul faaliyetleri %2,6, diğer hizmet faaliyetleri %2,5 ve sanayi %2,0 arttı. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %5,2, hizmetler %4,3, inşaat sektörü ise %3,5 azaldı.

GSYH 2020 yılı dördüncü çeyreğinde %5,9 arttı. GSYH dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2020 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,9 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,7 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,7 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2020 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,8 arttı.

GSYH 2020 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla 1 trilyon 524 milyar 788 milyon TL oldu. Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2020 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %26,2 artarak 1 trilyon 524 milyar 788 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 191 milyar 633 milyon olarak gerçekleşti.

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2020 yılında %3,2 arttı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2020 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre %3,2 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı %56,4 oldu.

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2020 yılı dördüncü çeyreğinde %8,2 arttı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2020 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %8,2 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %6,6, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise  %10,3 arttı.

Mal ve hizmet ithalatı 2020 yılında %7,4 arttı, ihracatı ise %15,4 azaldı. 2020 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre mal ve hizmet ithalatı %7,4 arttı, ihracatı ise %15,4 azaldı. Mal ve hizmet ihracatı, 2020 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak aynı kalırken ithalatı ise %2,5 arttı.

İşgücü ödemeleri 2020 yılında %9,6 arttı. İşgücü ödemeleri 2020 yılında %9,6 artarken, net işletme artığı/karma gelir %20,2 arttı. İşgücü ödemeleri, 2020 yılının dördüncü çeyreğinde ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %12,2, net işletme artığı/karma gelir %32,0 arttı.

2020 yılında işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %33,0 oldu.  İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl %34,8 iken bu oran 2020 yılında %33,0 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %47,5’ten %49,4’e yükseldi.