Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Gayrisafi Yur...

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 2018’de Yüzde 2,6 Arttı

Dengelendim de Duruldum, İş Yatırım

Türkiye ekonomisi 2018’in son çeyreğinde yıllık bazda %3,0 ile beklentilerin bir miktar üzerinde daraldı (tahminimiz:%-2,5, piyasa medyanı %-2,7). Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik büyüme ise %-2,4 ile iktisadi faaliyette ivme kaybının hızlandığına (2018 3.Ç:%-1,6) ve Türkiye ekonomisinin teknik resesyona girdiğine işaret etti.

Harcama bileşenlerine göre iktisadi faaliyetteki daralmada beklendiği gibi özel tüketim ve toplam yatırımlar öne çıktı. Son çeyrekte yıllık bazda %8,9 daralan özel tüketim büyümeyi 5,4 puan aşağı çekti. Tüketimin detayında tüm alt gruplar daralsa da sırasıyla %35’lik ve %15’lik daralma ile dayanıklı ve yarı dayanıklı mallar öne çıkıyor. Ek olarak son çeyrekte %12,9 daralan yatırımlar büyümeyi 3,8 puan aşağı çekti. Yatırımın detaylarında ise sırasıyla %26’lık ve %6,0’lık daralma makine-teçhizat ve inşaat öne çıkıyor.

Öte yandan yıllık bazda %10,6 artan ihracat manşete 2,2 puan katkı verirken %24,4 daralan ithalat manşete 6,2 puan katkı yaptı ve ekonomide dengelenmenin son hız devam ettiğini gösterdi. Son olarak kamu tüketim harcamaları büyümeye 0,1 puan katkı verdi. 2018 geneline bakıldığında 2,6 puanlık büyümenin 3,6 puanının net ihracattan geldiği, yılın ikinci yarısındaki yavaşlama nedeniyle özel tüketimin katkısının 0,7 puana geldiği, yatırımların ise -0,5 ile negatife döndüğü görülüyor.

Önceki çeyreklerde olduğu gibi ana kalemlerin büyümeye katkılarının toplamı ile manşet büyüme arasında fark var. Tabloda stok değişimi olarak isimlendirsek de bu durum hesap yönetiminden kaynaklanıyor (yeni sistemde manşet büyümeye alt kalemlerin katkılarının toplanması ile ulaşılamıyor).

Üretim tarafında büyümede (katkılar ikinci sayfadaki tabloda) önceki çeyreğe kıyasla ivme kaybında sanayi, hizmetler ve finans-sigorta faaliyetleri öne çıkıyor. Öte yandan gayrimenkul faaliyetlerinin katkısı sınırlı da olsa önceki çeyreğe kıyasla artıyor.

Özetle, Türkiye ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde özel tüketim ve yatırımda görülen sert düzeltme ile %3,0 daraldı. Geçen yılın ikinci yarısında finansal piyasalarda görülen sert dalgalanmanın, enflasyondaki keskin yükselişin ve parasal sıkılaşmanın finansal koşullar üzerinde yarattığı olumsuz etkinin yansımasını tüketim ve yatırımda görüyoruz. Ayrıca mevsimsellikten arındırılmış veri son iki çeyrektir daralarak Türkiye’nin teknik resesyona girdiğine işaret ediyor. İyi tarafta ise net ihracatın katkısının 8,4 puana ulaşması ekonomideki dengelenmeyi doğruluyor. Ancak bu katkının önemli bir kısmının iç talepteki daralmanın yansımasıyla zayıflayan ithalattan geldiğini belirtelim.

Ekonomide görülen daralmanın bu yılın ilk yarısında da devam etmesini bekliyoruz. 2018’in ikinci yarısında olduğu gibi bu yılın ilk yarısında da büyümeyi iç tüketim ve yatırımların aşağı çekmesini bekliyoruz. Bu yılın ilk çeyreğine ait öncü göstergelerin yavaşlamanın en azından hız kestiğine işaret etmesi iyi haber. Bu durum geçen yılın son çeyreğine kıyasla büyümedeki daralmanın yavaşlayacağına işaret ediyor. Yılın ikinci yarısında ise baz etkisinin olumlu katkısı ve finansal piyasalardaki dalga boyunun azalmasının da katkısıyla ılımlı bir toparlanma bekliyoruz. Bu bağlamda %1’lik 2019 büyüme tahminimizi koruyoruz.

 
 
 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek: Ekim – Aralık, 2018

 

 

Ekonomide dengelenme süreci hızlandı, İş Yatırım

Türkiye ekonomisi 2018’in üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %1,6 ile beklentilerin altında büyüdü. (tahminimiz:%2,2, piyasa medyan beklentisi %2,0). Öte yandan, takvim etkisinden arındırılmış yıllık büyüme %2,1 olurken, takvim ve mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik büyüme %-1,1 ile iktisadi faaliyette ivme kaybının hızlandığına işaret etti. (2018 2.Ç:%0,6).

Harcama bileşenlerine göre büyüme bileşenlerine bakıldığında özel tüketim katkısının 0,7 puana gerilediği (2.Ç: 3,8 puan), toplam yatırımların ise -1,1puan ile eksiye döndüğü (2.Ç: 1,3 puan) görülüyor. Tüketimdeki ivme kaybı dayanıklı mal tüketimindeki %24’lük yıllık daralmadan kaynaklandı. Ayrıca yarı dayanıklı malların tüketimi yıllık %4,5 daralırken dayanıksız tüketim ve hizmetler artıda kalmaya devam etti. Yatırımlardaki daralmada ise makine-teçhizat grubundaki %8,5’lik yıllık düşüş başrolü oynadı.

Madalyonun diğer yüzünde kamu tüketim harcamaları 0,9 puan ile önceki çeyreğe benzer bir katkı verdi. Dış ticaret cephesinde ise, ihracatın büyümeye katkısı 2,9 puana yükselirken iç talepteki yavaşlamanın yansıması ile ithalat yıllık %17 daraldı (3,8 puan katkı). Böylece net ihracatın manşete katkısı 6,7puana ulaşarak büyüme bileşenlerindeki dengelenmenin hız kazandığını gösterdi.

Bahsettiğimiz tüm kalemlerin büyümeye toplam katkısı aslında 7,2 puan yapıyor. TÜİK ile yaptığımız görüşmede aradaki -5,6 puanlık negatif katkının zincirleme hesap yönetiminden kaynaklandığını (yeni sistemde manşet büyümeye alt kalemlerin katkılarının toplanması ile ulaşılamadığını) teyit ettik. Ayrıca, tabloda stok değişimleri ile yazdığımız kısımda aslında stok erimesinin negatif katkısının oldukça sınırlı olduğunu öğrendik.

Üretim tarafında büyümede (katkılar ikinci sayfadaki tabloda) önceki çeyreğe kıyasla ivme kaybında sanayi, inşaat ve hizmet sektörleri öne çıkıyor. Öte yandan tarım ve gayrimenkul faaliyetlerinin katkısı sınırlı da olsa önceki çeyreğe kıyasla artıyor.

Özetle üçüncü çeyrekte özel tüketim ve yatırımlardaki yavaşlama ile birlikte büyümede ivme kaybı hızlandı. Ağustos ayında finansal piyasalarda başlayan dalgalanmanın ve sıkı parasal duruşun tüketim ve yatırım iştahına yansıdığını görüyoruz. Öte yandan net ihracatın katkısının artı olması büyüme bileşenleri arasındaki dengelenme sürecini doğruluyor. Net ihracattan gelen katkıda ihracatın desteği kadar iç talepteki yavaşlamanın ithalata yansıması etkili oldu.

Yılın son çeyreğinde parasal sıkılaşmanın finansal koşullar üzerinde yarattığı olumsuz etki, TL’deki değer kaybının yatırım ve tüketim iştahını azaltması ve yüksek enflasyon etkisiyle büyümede daralma öngörüyoruz. İlk tahminimiz yıllık bazda %2,8’lik daralma yönünde, ancak başta sanayi üretimi başta olmak üzere son çeyreğe dair gecikmeli veriler açıklandıkça tahminimizi daha da netleştireceğiz.

2018 yılı toplam büyüme beklentimizi %2,5 olarak koruyoruz. Son çeyreğe benzer şekilde iktisadi faaliyetteki daralmanın gelecek yılın ilk yarısında da devam etmesini bekliyoruz. Yılın ikinci yarısındaki kısmi toparlanma ile birlikte 2019’un toplamında %1’lik bir büyüme öngörüyoruz.

 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, III. Çeyrek

Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) %1,6 arttı

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,6 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %21,8 artarak 1 trilyon 13 milyar 453 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %1, sanayi sektörü %0,3 artarken inşaat sektörü %5,3 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %4,5 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,1 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,1 azaldı.


Hanehalklarının ve HHKOK’ların toplam nihai tüketim harcamaları %1,1 arttı

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %1,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7,5 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %3,8 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %13,6 arttı, mal ve hizmet ithalatı ise %16,7 azaldı

Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %13,6 artarken ithalatı ise %16,7 azaldı.

İşgücü ödemeleri  %19,4 arttı

İşgücü ödemeleri, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %19,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir de %22,2 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı % 31,6 oldu

İşgücü ödemelerinin cari Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı döneminde %32,5   iken bu oran 2018 yılının üçüncü çeyreğinde % 31,6 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %52’den %51,8 ‘e düştü.

Gelir yöntemiyle GSYH bileşenlerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payları,
III. Çeyrek: Temmuz-Eylül, 2018

 

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) Büyüme Verileri Yorumları ve Raporları

Türkiye ekonomisi 3Ç18’de %1,6 büyüdü, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilerde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi yurtiçi hasıla 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,6 artış gösterdi. 2Ç18 büyümesi %5,2’den %5,3’e revize edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,1 daraldı.

Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %21,8 artarak 1 trilyon 13 milyar 453 milyon TL oldu. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 3Ç18’de 3Ç17’ye göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörü %1, sanayi sektörü %0,3 büyürken, inşaat sektörü %5,3 daraldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörü ise %4,5 büyüdü.

2018 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik büyüme %1,6 gerçekleşerek, %1,85 düzeyindeki beklentimizin bir miktar altında kaldı. Özel tüketim tarafındaki daralmaya karşılık, kamu harcamalarındaki artış ve özellikle turizmdeki olumlu seyrin etkisiyle hizmet sektöründen gelen katkı ile ekonomi büyümeye devam etti. Ancak açıklanan veriler yılın ikinci çeyreğinden itibaren başlayan durgunluğun göstergesi oldu. Talepteki gerileme ve yaşanan kur şokunun etkileriyle ara malı ithalatında yaşanan gerileme, sabit sermaye yatırımlarını aşağı çekerken, makine ve teçhizat yatırımlarındaki %8’lik daralma önümüzdeki dönemde de ekonomik aktivitedeki durgunluğun devam edebileceğine işaret ediyor.

 

Büyüme Verisi Yorumu, Vahap Taştan

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin (Yıllık %2) altında bir büyüme kaydetti ve büyüme %1,6’ya geriledi. Çeyreklik bazda ise beklentiler çerçevesinde daralma söz konusu. Tabii içerikteki bazı dikkat çeken noktalar da var. GSYH gibi takvim ve mevsim etkisi barındıran verilerde bu iki etkiden arındırma yapmak daha sağlıklı olacaktır. Bu çerçevede bakacak olursak, yıllık büyüme %2,1 ve çeyreklikte ise %1,1 daralma söz konusu olmakta.

Detaylara bakalım;

Harcama grubunda yine mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre baktığımızda hane halkı harcamalarında çeyreklik bazda %3,9’luk daralma, kamu harcamalarında %2,9’luk düşüş söz konusu. Buna karşın geçen yılın aynı dönemine göre yine takvimsel düzeltmeyi yaparsak hane halkı harcamalarında %1,5’luk artış söz konusu. Yukarıdaki grafikte çeyreklik ve yıllık büyüme rakamlarını izlemek mümkün. Görünen o ki harcama cephesinde hanehalkı yine başı çekerken, ihracatın ise büyümeye katkısı söz konusu. Peki hane halkı neler alıyor? Bunun sorusu ise aşağıdaki tabloda yer almakta.

Dayanıklılık türüYılBir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişim oranı
Percentage change compared to same period in previous year
(%)
 Çeyrek
Quarter
YıllıkIIIIIIIV
       
Dayanıklı mallar2016-0,90,40,5-12,87,3
201713,75,89,135,28,1
2018(r) 5,0-3,1-23,9 
       
Yarı dayanıklı mallar20162,21,78,3-0,8-0,1
20176,30,54,613,76,7
2018(r) 6,57,2-4,5 
       
Dayanıksız mallar20164,02,93,21,68,2
20176,77,23,68,87,0
2018(r) 8,411,75,7 
       
Hizmetler20164,82,97,12,86,2
20173,93,31,06,15,2
2018(r) 11,44,44,8 
       
Yerleşik hanehalklarının tüketimi 20163,62,55,10,46,3
20176,14,53,210,36,3
2018(r) 9,26,41,1 

 

Hane halkı harcamaları önemli ölçüde dayanıksız mal ve hizmetler üzerine yoğunlaşmış durumda. Dayanıklı mal tüketiminde ciddi bir daralma var. Bunda kur etkisinin önemli olduğu görüşündeyiz. Benzer bir görüntü yarı dayanıklı mallarda da var fakat bunun son çeyrekte kısmi bir toparlanmaya girme ihtimali söz konusu. Hanehalkının satın alımlarını ertelediği bir dönemdeyiz. Bunu hatırlatalım.

Sanayi Üretimindeki Daralma Büyümeye Yansıdı

Sanayi üretimi yılın ilk 9 ayında baktığımızda Eylül ayında en zayıf performanslarından birini gerçekleştirdi ve yıllık bazda ise Eylül ayı aynı zamanda negatif alınan bir rakam. Sanayi endeksine baktığımızda büyüme içerisinde; çeyreklik bazda %1,8 daralma ve yıllık bazda ise %1,3’lük büyüme var. Aşağıdaki ve yukarıdaki grafiklerde hem sanayi üretimini hem de sanayi üretimi ve büyüme arasındaki ilişkiyi gösteren iki grafik ekledik. İkinci grafik dikkat ederseniz 206/3Ç den sonraki en düşük seviyelerinde. Son çeyreğe ilişkin beklentileri oluşturmak henüz doğru değil çünkü büyüme tahminlerini en sağlıklı bir biçimde sanayi üretimiyle yapmak doğru olacaktır.

Sonuç: Endeksin ilk tepkisi doğal olarak satış bazlı oldu. Dışarıdan esen rüzgarın da soğuk olduğu bir dönemdeyiz. 93.800’ün de önemli bir direnç olduğunu düşünürsek gelen satış baskısı olağan. 93.800’ün aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması önemli olacak. Endekste gün içerisinde bu bölgelere doğru ataklar şaşırtıcı gelmez. Ama yine hatırlatalım kalıcı bir yükselişin önündeki ana engel hala dışarısı. Sert bir Dolar fiyatlaması da almadık. TCMB beklentileri nasıl geçen hafta olası bir faiz indirimini çok da rasyonel olmayan bir biçimde fiyatladıysa haftayı kapatırken ve bugün de kısmi bir düzeltme var.

 

 

Halk Yatırım Büyüme Verisi Yorumu

Yaz döneminde yaşanan finansal dalgalanma ve öncesinde parasal sıkılaşma adımlarının gecikmeli etkileri, yılın üçüncü çeyreğinde büyüme oranında beklenen yavaşlamayı gösterdi. Yıllık büyüme oranı %1,6 ile, %1,3’lük tahminimize yakın gerçekleşirken; mevsimsel düzeltilmiş verilerde 7 çeyreklik aralıksız büyümenin ardından 3Ç’te %1,1’lik çeyreklik bazda küçülme gerçekleşti. Bir önceki çeyreklik daralma 2016 yılının üçüncü çeyreğinde, yaşanan başarısız darbe girişiminin ardından gözlenirken; o dönemde yıllık bazda %0,8’lik küçülme de kaydedilmişti. Son çeyrek büyüme oranına yönelik ilk tahminlerimiz, net dış talebin güçlü katkısı nedeniyle, yıllık bazda daralma gerçekleşse de sınırlı kalabileceği yönünde. Bu doğrultuda, 2018 tüm yıl için %3,2, 2019 için de %2,0’lik büyüme tahminlerimizi koruyoruz.

  • Üçüncü çeyrek büyüme verilerine sektörel bazda baktığımızda, sanayi üretim verilerinin önceden yansıttığı üzere, sanayi katma değerindeki artışın %0,3 ile sınırlı kaldığını izliyoruz. Son çeyrekte daralmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz.
  • Diğer taraftan, hizmetler sektörünün %2,7’lik artışla büyümeye destek sağladığını görüyoruz. Finans ve bilgi & iletişim öne çıkan destekleyici sektörler olmaya devam ederken; inşaat sektöründe hem çeyreklik hem de yıllık bazda yavaşlama dikkat çekiyor.
  • Tarım sektörü ise, 2Ç’teki yıllık düşüşün ardından 3Ç’te sınırlı da olsa katkı tarafına geçmiş durumda. Son çeyrekte de ’artı’ tarafta kalmasını bekliyoruz.

Büyümenin kompozisyonundaki değişim, harcama grupları bazında daha net ortaya çıkıyor. Geçen yılın son çeyreğinden itibaren ‘eksi’ye geçen ancak bu yılın ikinci çeyreğinde sınırlı da olsa pozitif katkı sağlayan net dış talep, üçüncü çeyrekte 6,7 puanlık ciddi bir katkıya işaret ediyor. Yani, finansal türbulans ve parasal sıkılaşmanın büyümede etkisi, 3Ç’te 5,2 puanlık daralma gösteren iç talepte gözleniyor. Kur ve dış ticaret gelişmelerine ek olarak, YEP’in yaklaşımı doğrultusunda, net dış talebin büyümeye katkısının önümüzdeki dönemde de devam etmesini bekliyoruz.

İç talepteki zayıflamada, yatırımlar ve stoklardaki düşüş ana etkenler. Yatırımlar 3Ç’te büyümeden 1,1 puan götürürken; stoklar son iki çeyrektir ’eksi’ katkı tarafında (2Ç’te 1,8 puan, 3Ç’te 5,6 puan). Diğer taraftan, kamu tüketim harcamaları büyümeye önemli destek faktörü olmaya devam ediyor. Mali disiplin politikaları çerçevesinde, kamunun büyümeye katkısı son çeyrekten itibaren ivme kaybedebilir.