Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri 2020 2. Çeyre...

2020 2. Çeyrek GSYH Rakamları Yüzde 9,1 Küçülme Gösterdi

GSYH beklentilerden daha küçük ölçekte, %9,9 daraldı, Serkan Gönençler

GSYH, ikinci çeyrekte beklentilerden daha küçük ölçekte daraldı. TÜİK, GSYH’nin 2Ç20’de piyasanın %10,7 (medyan beklenti) ve bizim %13,1’lik daralma beklentimizden daha düşük ölçekte %9,9 daraldığını açıkladı. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış GSYH ise çeyreklik bazda %11,0 daralma gösterdi.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Finansal hizmetler ve subvansiyonlar GSYH daralmasını sınırlandırdı. Aslında tarım, sanayi, inşaat ve ticaret, ulaştırma ve turizm başta olmak üzere hizmet sektörlerindeki daralma rakamlarının, beklentilerimizle uyumlu olduğunu görüyoruz. Sanayi ve hizmetler (ticaret, ulaştırma ve turizm) sektörleri yıllık %16,5 ve %25 daralmayla, sanayi üretim endeksi ve hizmet ciro endeksleri ile uyumlu (dolayısıyla beklentilerimize paralel) gerçekleşti. Benzer şekilde, inşaattaki %2,7’lik daralmanın da, inşaat ciro endeksi ve metalik olmayan mineral ürünleri imalatı gibi göstergelerle ile uyumlu olduğunu söyleyebiliriz Tarım sektörü de, gene tahminlerimize paralel, %4,0 büyüdü. Buna göre, manşet GSYH tahminimizdeki sapma, finansal hizmetler sektöründeki %27,8’lik yıllık büyümenin katkısı ve hükümet sübvansiyonlarının etkisinden (vergi-subvansiyonlar kalemi de %0,3 büyüdü) kaynaklanıyor.

Hem iç talep, hem de dış talep ciddi anlamda daralırken, stok değişimi GSYH daralmasını sınırlandırdı. Özel tüketim harcamaları %8,6 daralarak, GSYH büyümesinden %5,0 çalarken, kamu tüketim harcamalarındaki %0,8 daralma,büyümeyi sadece %0,1 oranında aşağı çekti. Sabit sermaye yatırımlarındaki %6,1’lik daralmanın da (GSYH’yi %1,5 puan aşağı çekti) beklentilerden daha iyi bir sonuca işaret ettiğini söyleyebiliriz. TÜİK bu çeyrekte, tüketim ve yatırım harcamalarının kırılımını yayınlamadığından, detaylı bir analiz yapamıyoruz. Ancak, yatırımlardaki bu sınırlı sayılabilecek daralmanın sebebi, kamu yatırımları, daha özelde de inşaat yatırımları olabilir. İhracattaki daralma (%35), ithalattaki daralmanın (%6,3) çok ötesine geçtiğinden, net dış talep katkısı da -%7,8 olarak gerçekleşti. Bu sonuçlara göre, stoklardaki değişimin (stok biriktirme eğiliminin) de GSYH büyümesine %4,5’lük bir katkı yaptığı anlaşılıyor.

2020’de GSYH daralması %2,4’e ulaşabilir. Özetle, ana sektörlerde (imalat sanayii, perakende ticaret, ulaştırma ve turizmle ilişkili sektörler) Nisan/Mayıs döneminde yaşanan ani duruşa karşılık, finansal hizmetler ve bilgi-işlem sektörlerindeki güçlü performansın, GSYH daralmasını sınırlandırdığı söylenebilir. Ek olarak, Nisan/Mayıs’taki ani duruşun ardından, kredi teşviklerine bağlı olarak, Haziran’da otomobil ve konut satışları başta olmak üzere yaşanan iç talep canlanması, imalat sanayiinde de, iki aylık üretim kayıplarını telafi etmek üzere üretimde yaşanan artışlar da, gene GSYH’de yaşanabilecek daralmayı sınırlandırmış oldu. Ancak, bir süredir süregelen (ve sürmesi de muhtemel) parasal sıkılaştırmaya bağlı olarak, iç talepteki hızlı canlanmanın sürdürülebilir olmadığını düşünüyoruz. Buna göre, 2020 yılının tamamında yaklaşık %2,4’lük GSYH daralması görülebileceğini düşünüyoruz.

 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan – Haziran, 2020

31 Ağustos 2020 – Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2020 yılı ikinci çeyreğinde %9,9 azaldı. Kovid-19 etkisinin en yoğun görüldüğü 2. çeyrekte ekonomi yüzde 9,9 küçülme gösterdi. GSYH 2020 yılı ikinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,9 azaldı.

Sanayi sektörü 2020 yılı ikinci çeyreğinde %16,5 azaldı. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım %4,0, bilgi ve iletişim faaliyetleri %11,0, finans ve sigorta faaliyetleri %27,8, gayrimenkul faaliyetleri %1,7 arttı. Sanayi %16,5, inşaat sektörü %2,7, hizmetler %25,0, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %16,5, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %2,4 ve diğer hizmet faaliyetleri %18,0 azaldı.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %11,0 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2020 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %10,0 azaldı.

GSYH 2020 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla 1 trilyon 041 milyar 643 milyon TL oldu. Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, 2020 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,3 artarak 1 trilyon 041 milyar 643 milyon TL oldu. GSYH’nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 153 milyar 180 milyon olarak gerçekleşti.

Devletin nihai tüketim harcamaları 2020 yılı ikinci çeyreğinde %0,8 azaldı. Devletin nihai tüketim harcamaları, 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %0,8 azaldı. Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları %8,6, gayrisafi sabit sermaye oluşumu %6,1 azaldı.

Mal ve hizmet ithalatı 2020 yılı ikinci çeyreğinde %6,3, ihracatı ise %35,3 azaldı.
Mal ve hizmet ithalatı, 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %6,3, ihracatı ise %35,3 azaldı.

İşgücü ödemeleri 2020 yılı ikinci çeyreğinde %0,5 arttı. İşgücü ödemeleri, 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,5 artarken net işletme artığı/karma gelir %2,4 azaldı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %36,8 oldu.  İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde %36,7 iken bu oran 2020 yılında %36,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %45,0’dan %43,9’a düştü.

Notlar: 1) Bugüne kadar Harcama yöntemiyle GSYH tablolarında “Yerleşik hanehalklarının tüketimi ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) tüketimi” şeklinde tek başlık altında verilen harcama bileşeni “Yerleşik hanehalklarının tüketimi” ve “HHKOK’ların tüketimi” şeklinde ayrı ayrı verilmeye,

2) Yerleşik hanehalklarının “dayanıklılık türüne” göre nihai tüketim harcamaları tablosu, uluslararası karşılaştırılabilirliğin sağlanması amacıyla metodolojisine uygun olarak “yerleşik” ve “yerleşik olmayan”  hanehalklarının  dayanıklılık türüne göre harcamalarını içerecek şekilde verilmeye başlanmıştır.

Ulusal hesaplar sisteminde gerçekleştirilen revizyon sebebiyle; “takvim etkisinden arındırılmış”, “mevsim etkilerinden arındırılmış” ve “mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış” veriler de 1998 yılına kadar revize edilmiştir.  GSYH’ye ait mevsim ve takvim etkilerinden arındırma işlemlerine ait metaveri dokümanında detaylı açıklamalar yer almaktadır. Bu haber bülteni ile birlikte, TÜİK tarafından yayımlanan takvim etkilerinden arındırılmış göstergelerin hesaplama sürecinde kullanılan takvim etkisi regresörleri ve yöntem dokümanı kamuoyu ile paylaşılmıştır.

 

2020 1. Çeyrek GSYH Rakamları Yüzde 4,5 Büyüme Gösterdi

29 Mayıs 2020 – Türkiye ekonomisi 2020 yılının ilk 3 ayında yüzde 4,5 büyüdü. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100) 2019’un ilk 3 ayına göre yüzde 4,5 artış gösterdi. Açıklanan veriler şu şekildedir:

GSYH 2020 yılı birinci çeyreğinde %4,5 arttı

GSYH 2020 yılı birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,5 arttı.

Sanayi sektörü 2020 yılı birinci çeyreğinde %6,2 arttı… GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2020 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; diğer hizmet faaliyetleri %12,1, bilgi ve iletişim faaliyetleri %10,7, sanayi %6,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %4,6, hizmetler %3,4, tarım %3,0, gayrimenkul faaliyetleri %2,4, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %1,9 ve finans ve sigorta faaliyetleri %1,6 arttı. İnşaat sektörü ise %1,5 azaldı.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2020 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,2 arttı.

GSYH 2020 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla 1 trilyon 71 milyar 98 milyon TL oldu… Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2020 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,2 artarak 1 trilyon 71 milyar 98 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 176 milyar 146 milyon olarak gerçekleşti.

Devletin nihai tüketim harcamaları 2020 yılı birinci çeyreğinde %6,2 arttı…
Devletin nihai tüketim harcamaları, 2020 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %6,2 arttı. Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları %5,1 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %1,4 azaldı.

Mal ve hizmet ithalatı 2020 yılı birinci çeyreğinde %22,1 arttı, ihracatı ise %1,0 azaldı… Mal ve hizmet ithalatı, 2020 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %22,1 arttı ihracatı ise %1,0 azaldı.

İşgücü ödemeleri 2020 yılı birinci çeyreğinde %14,6 arttı… İşgücü ödemeleri, 2020 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %14,6, net işletme artığı/karma gelir %19,6 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %38,6 oldu… 
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde %39,0 iken bu oran 2020 yılında %38,6 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %40,7’den %42,1’e yükseldi.

 

Türkiye Ekonomisi Beklentilerin Üzerinde Büyüdü…

28 Şubat 2020 – Türkiye ekonomisi 2019’da piyasa beklentilerin üzerinde, %0,9 büyüdü. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019’un dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6 büyüdü. Böylece 2019 yılı genelinde GSYH %0,9 büyüme kaydetti. Piyasa beklentileri ve Yeni Ekonomi Programı’ndaki büyüme tahmini %0,5 seviyesinde bulunuyordu. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2019’da bir önceki yıla göre %14,9 artarak 4,3 trl TL oldu. Kişi başına GSYH cari fiyatlarla 9.127 ABD doları olarak hesaplandı.

Sektörler bazında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre tarım sektörü %2,5, sanayi sektörü %5,9 ve hizmetler sektörü %7,8 büyürken, inşaat sektörü %3,8 daraldı. 4Ç19’da yatırımları kapsayan gayrisafi sabit sermaye oluşumu %0,6 geriledi. Yatırımlar altında, inşaat yatırımları %8,9 daralırken, makine teçhizat yatırımları %11,7 artış gösterdi.

Ekonomi politikaları etkisiyle 4Ç19’da hızlı büyüme… Enver Erkan

Ekonomi 4Ç19 döneminde bizim beklentimiz ve piyasanın da genel beklentisi olan %5’in üzerinde, yıllık bazda %6’lık büyüme kaydetti. Çeyreklik bazdaki büyüme ise mevsimsellikten arındırılmış verilerle %1,9 olarak gerçekleşti. Böylece 4Ç18 döneminden itibaren daralma pozisyonuna giren 2019’un ilk yarısında durgunluk yaşayan ekonomi, 3Ç19 döneminde başlayan canlanma ve hükümetin ekonomik büyümeyi desteklemek için aldığı birçok önlemin etkisiyle beraber 4Ç19 dönemimde hızlı bir büyüme kaydetmiş oldu. Son çeyrekte kaydedilen güçlü büyüme performansı ile beraber, 2019 yılının genel büyüme oranı %0,9 olmuştur. En son yıllık bazda 2009 yılında Lehman Brothers krizinin etkisiyle daralmış olan ekonomi 2019 yılında, yılı ilk yarısındaki daralma momentumunun etkisiyle 10 yılın en yavaş yıllık büyümesini gerçekleştirmiştir. 

Faizlerin düşmesine ön ayak olan ve özellikle kredi kanalının canlandırılmasına yönelik diğer önlemleri alan hükümetin çalışmaları 2020 yılında %5 yıllık büyümeyi yakalamaya yöneliktir. Büyümenin alt kalemleri, 4Ç19 döneminde büyümenin sürükleyici gücünün bireyse kredi talebindeki artışla ve bu çerçevede hane halklarının harcamalarının büyümesi olarak görülmektedir. Gevşeyen kredi koşulları, iç talep kanalını canlı tutmaya devam etmektedir, bu nedenle bu alanda 1Ç20 döneminde de benzer bir eğilim görmeyi bekleriz. Tabii talepteki artış, aynı zamanda enflasyon açısından yukarı yönlü risk teşkil etmekte… Son dönemde Suriye’de Rusya ile artan askeri gerilimin getirdiği piyasa oynaklığı maliyet enflasyonu tarafında da kur değişkeninin yine dikkatli bir şekilde izlenmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır.

Kaynak: Bloomberg, TÜİK

Türkiye ekonomisi açısından 2019’un hikayesi ekonomide dengelenme olarak şekillendi. Bu kapsamda enflasyonun gerilediği, cari açığın önemli ölçüde daraldığı ve hatta yılı cari fazlayla kapattığı bir dönemi geride bıraktık. Bu dönemde küresel ortam da bizimleydi ve merkez bankalarının faiz indirimlerinde bulunmaları bize hareket alanı açtı, bu kapsamda Temmuz 2019’dan beri yapılan 1325 baz puanlık bir faiz indirimi söz konusudur. Ancak faizlerin bu düşüklüğü koronavirüs alarmı verilen küresel piyasalarda sermaye hareketleri etkilenirse bizim aleyhimize bir durum oluşturabilecek niteliktedir.

Hükümetin büyümeyi destekleyen ekonomi politikalarının devamı ve faizlerde düşüşün ekonomik büyüme hikayesini desteklemesini bekleriz. Kredilerde büyüme bireysel tarafa yoğunlaşmışken, kredi ile alakalalı olan diğer kalemlerde de canlanma, büyümenin kaynağı ve sürdürülebilirliği açısından önemlidir. Zira, %6’lık büyümenin ana bileşenlerinde 4Ç19 döneminde hane halkı tüketim harcamalarında %6,8’lik büyüme görmekteyiz.  Devlet harcamaları %2,7 artmış, yatırımları ifade eden gayrisafi serbest sermaye oluşumu aynı dönemde %0,6 daralmıştır. %5’lk büyümenin yılın geneline yayılması ve sürdürülebilir olması, büyümenin tabana yayılarak organik bir yapıya bürünmesidir. Doğrudan yatırım ve net ihracatın ağırlığını artırmamız gerekiyor. Büyüme için aşağı ve yukarı yönlü riskleri beraber değerlendirerek 2020 yılının tamamı için %3,1 büyüme olmasını beklemekteyiz.

 

Yeniden Büyüme Patikasına Dönüş, Gedik Yatırım

Türkiye Ekonomisi 2019 yılı 3. Çeyreğinde yıllık bazda %0,9 büyüdü. Bu veriyle birlikte yıllık bazda, üst üste 3 çeyrek dönem kaydedilen daralmanın ardından yeniden büyüme patikasına dönülmüş oldu. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH büyümesi 3Ç19’da geçen yılın aynı çeyreğine göre %0,6; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre %0,4 büyüdü. Böylelikle, çeyrek dönem bazında üst üste 3. çeyrek dönemde de büyüme kaydedildi. Hesaplamalarımıza göre cari fiyatlarla dolar bazlı GSYH rakamı 2018 yılı sonundaki 789 milyar dolar seviyesinden 3Ç19 döneminde yıllıklandırılmış (son 4 çeyrek) rakamlarla 728 milyar dolar oldu (2Ç19: 710 milyar dolar). Benzer şekilde kişi başına GSYH da 2018 sonundaki 9.693 dolar seviyesinden 3Ç19 itibariyle 8.843 dolar seviyesine geriledi (2Ç19: 8.618 dolar).

Büyümeye, 5 çeyrek dönem sonra ilk defa stoklar ve 3 çeyrek dönem sonra da hanehalkı harcamaları olumlu katkı verdi. Kamu harcamaları da büyümeyi desteklemeyi sürdürdü. Yavaşlamanın başladığı 2Ç18 döneminden bu yana büyümeye pozitif katkı veren net dış ticaret 3Ç19 döneminde sınırlı da olsa negatif katkı verdi. Diğer taraftan, yatırımların (inşaat ve makine-teçhizat yatırımları) 2018 yılı 3. Çeyreğinden bu yana olduğu gibi daralmayı sürdürdü. Üretim bileşenleri tarafından bakıldığında ise inşaat haricindeki tüm sektörlerin büyüme pozitif katkı verdiği görülmekte. İmalat sanayiinin 3 çeyrek dönemin ardından büyüme kaydetmiş olması ve önceki çeyrek itibariyle hizmet sektöründe gözlenen toparlanmanın bir miktar momentum kazanmış olması da dikkat çekici diğer noktalar olarak not edilebilir.

Açıklanan son büyüme rakamları ekonomik büyüme tarafında dipten dönüşün 3Ç19 itibariyle başladığı beklentilerini teyit etmekle birlikte, yeniden potansiyele yakın, sağlıklı-sürdürülebilir bir büyüme eğiliminden söz etmek için bir miktar erken olduğunu düşünmekteyiz. Bu anlamda, başta makine teçhizat yatırımları olmak üzere yatırımlar tarafındaki daralmanın sonlanması ile ekonomide beklenen toparlanma sürecinde net dış ticaretten gelecek katkının sınırlı negatif düzeylerde kalıp kalmayacağı ve/veya pozitif seviyelere geçip geçmeyeceği takip edeceğimiz önemli göstergeler olacak. Ancak, bu beklentimiz önümüzdeki süreçte daha yüksek büyüme hızları gözlenmeyeceği anlamına gelmemekte olup; aksine, mevcut görünüm ve eğilimler itibariyle en azından gelecek 2-3 çeyrek dönem boyunca rakamsal bazda yıllık büyüme hızının potansiyel büyüme seviyelerinde (hatta üzerinde) gerçekleşmesinin sürpriz olmayacağını söyleyebiliriz. Bu görüşümüzün ana gerekçeleri olarak; (1) olumlu baz etkileri, (2) TCMB’nin yılın ikinci yarısında gerçekleştirdiği önden yüklemeli faiz indirimlerinin gecikmeli etkileri ve (3) öncü büyüme göstergelerinde genel olarak gözlenen yukarı yönlü eğilim olarak belirtilebilir. 2019 yılının tamamı için +%0,7 seviyesindeki büyüme tahminimizi korumayı sürdürüyoruz.

 

3. Çeyrek Büyüme Rakamları Açıklandı

02.12.2019 – TÜİK , 3. çeyrek gayrisafi milli hasıla yani büyüme rakamlarını açıkladı. Ortalama piyasa tahminin %1 seviyesinde olduğu takip edilirken, GSYH yüzde 0,9 artarak beklentilerin altında kalmış oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) %0,9 arttı. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,9 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %11,5 artarak 1 trilyon 145 milyar 99 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %3,8, sanayi sektörü %1,6 arttı ve inşaat sektörü %7,8 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %0,6 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2019 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,6 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,4 arttı. 


Hanehalkı nihai tüketim harcamaları %1,5 arttı. Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %1,5 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %12,6 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %5,1 mal ve hizmet ithalatı ise %7,6 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %5,1 ithalatı ise %7,6 arttı.

İşgücü ödemeleri %19,8 arttı

İşgücü ödemeleri, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %19,8, net işletme artığı/karma gelir %6,2 arttı.
 
İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %33,4 oldu
 
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı çeyreğinde %31,3 iken bu oran 2019 yılının üçüncü çeyreğinde %33,4 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %52’den %49,3’e düştü.

 

 

2. çeyrekte GSYH beklentilerden az daraldı…Şeker Yatırım

Şeker Yatırım TÜİK, GSYH’nin 2Ç19’da yıllık %1,5 küçüldüğünü açıkladı. Böylece, GSYH %2,0’lik medyan piyasa beklentisi ve bizim de %2,2’lik daralma beklentimizden daha az daralmış oldu. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış GSYH ise çeyreklik bazda %1,2 artış gösterdi. Böylece 2018’in ikinci yarısında toplam %4,1 civarında geri çekilen GSYH’de sene başına göre toparlanma %2,8’e ulaştı. Yıllık GSYH büyümesi, yılın ilk yarısında -%1,9, 4 çeyreklik birikimli dönemde ise -%1,0 oldu. Bu arada 2018 yılı GSYH büyümesi, %2,6’dan %2,8’e, ilk çeyrekteki GSYH daralması ise %2,6’dan %2,4’e revize edildi.

Net ihracat ve kamu harcamaları GSYH daralmasını sınırlamaya devam etti

GSYH verisini harcamalar tarafından incelediğimizde, GSYH büyüme performansını temel olarak (önceki çeyreklere göre azalarak da olsa) net ihracatın (dış talebin) sürüklemeye devam ettiği, öte yandan gayri safi sabit sermaye oluşumundaki (yatırımlar) daralmanın GSYH büyümesini ciddi anlamda aşağı çektiği görülüyor.

Net ihracatın yıllık GSYH büyümesine %5,7 katkı yaptığını hesaplıyoruz (1Ç19: %9,4, 4Ç18: %8,4 ve 3Ç18: %6,8). Öte yandan, iç talep ise büyümeden %7,3 çalmış durumda. İç talebin detaylarına bakıldığında, özel tüketim harcamalarındaki yıllık daralmanın aslında %1,1 seviyesine kadar yumuşadığı (1Ç19:- 4,8, 4Ç18: -%7,7) ve manşet büyümeyi sadece %0,6 civarında aşağı çektiği görülüyor. Ancak, toplam yatırımlardaki %22,8’lik küçülme GSYH büyümesini %7,1 oranında aşağı çekiyor. Bunun dışında, devam eden kamu harcamaları büyümeye %0,5’lik bir katkı yaparken, önceki çeyreklerde büyümeyi ciddi anlamda aşağı çeken stok kullanımının, bu çeyrekte büyüme üzerinde nötr bir etki yaptığı görülüyor.

Yatırım iştahındaki zayıflık büyümede hızlı toparlanma adına umut vermiyor

Yatırımlardaki daralma hem inşaat, hem de makine-teçhizat yatırımlarından kaynaklansa da, inşaattaki daralma daha keskin görünüyor. Şöyle ki, makine-teçhizat yatırımlarındaki yıllık daralma %16,5’e ulaşırken, inşaat yatırımlarında %29,2’ye ulaşan bir yıllık daralma var (1Ç19: -%15,6). Yatırım iştahında devam eden bu zayıflıkta kısa vadede kayda değer bir değişim olması da zor görünüyor. Bu da GSYH büyümesinde hızlı bir toparlanma için umut verici bir gelişme değil.

İnşaat dışındaki ana sektörlerde daralma yumuşamış görünüyor

GSYH verisini üretim tarafından incelediğimizde, yatırımlardaki daralmanın etkisini inşaat sektöründeki %12,7’lik daralmada görüyoruz (1Ç19: -%9,3, 4Ç18: -%9,2). Sanayi ve hizmet (“ticaret”, ulaştırma” ve “turizm) sektörlerinde ise öncü göstergelerle uyumlu olarak yıllık daralmanın yumuşadığı gözüküyor. Sanayi sektörü yıllık %2,7 daralırken (1Ç19: -%3,9), hizmetler sektöründe %0,3’lük küçük bir daralma var (1Ç19: -%3,4). Diğer hizmet sektörlerinde ise toplamda %2,2’lik bir büyüme olduğunu görüyoruz ki bu da geçen çeyrekteki %1,4’lük büyümeye göre daha iyi bir sonuca işaret ediyor. Burada alt sektörlerden, finansal hizmetlerdeki %9,3’lük ve kamu hizmetlerindeki (kamu idaresi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri)” %2,5’lik büyüme öne çıkarılabilir. Bu iki alt sektörün yıllık GSYH büyümesine katkıları %0,5 ve %0,3 oldu. Bunlar dışında, tarım sektöründe ise %3,4’lük büyüme olduğu görülüyor.

Yıllık GSYH büyümesi 3Ç19’da hafif pozitife dönebilir

Üçüncü çeyrek GSYH büyümesini somutlaştırmak için elimizde yeterli veri olmasa da, bugün açıklanan Ağustos ayı imalat PMI endeksinin Temmuz’daki 46,7 seviyesinden 48,0’e doğru yükseldiği görülüyor. Bu geçen hafta açıklanan reel sektör ve tüketici güven endekslerindeki iyileşmeye paralel bir görünüme işaret ediyor. Bunun da TL’deki güçlenme ve faizlerdeki düşüşün bir yansıması olduğu düşünülebilir. Sadece bunlara bakarak, GSYH’de çeyreklik bazda iyileşmenin düşük bir hızda da olsa bu çeyrekte de devam edebileceğini söyleyebiliriz. Bu da üçüncü çeyrekte yıllık GSYH büyümesinin hafif pozitife dönebileceği anlamına geliyor.

 

Türkiye ekonomisi 2Ç19’da beklentilerin altında %1,5 daraldı, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019’ün ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,5 daraldı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2019 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla %15 artarak 1,2 trilyon TL oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, çeyreklik bazda %1,2 artış gösterdi. 1Ç19’da %2,6 olan daralma verisi %2,4 daralmaya revize edildi.

Sektörler bazında bakıldığında 2Ç19’da 2Ç18’e göre tarım sektörü %3,4 büyürken, sanayi sektörü %2,7, inşaat sektörü %12,7, hizmet sektörü ise %0,3 daraldı. 2Ç19’da yatırımları kapsayan gayrisafi sabit sermaye oluşumu %22,8 geriledi. Yatırımlar altında, inşaat yatırımları ve makine teçhizat yatırımlarındaki daralmanın 1Ç19’a göre derinleşmesi dikkat çekti.

 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan – Haziran, 2019

 

Türkiye ekonomisi 1Ç19’da piyasa beklentilerine paralel %2,6 daraldı, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilere göre gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019’ün ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 daraldı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2019 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla %16 artarak 914 milyar 699 milyon TL oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, çeyreklik bazda %1,3 arttı ve böylece Türkiye ekonomisi teknik resesyondan çıkmış oldu.

Ekonomideki daralma, enflasyondaki yükseliş ve kurlardaki dalgalı seyir ile talep koşullarındaki daralmanın devam ettiğini ancak hanehalkı nihai tüketim harcamalarındaki düşüşün %4,7 ile beklentilerimizin altında kaldığını görüyoruz. Kamu harcamaları ise %7,2 artış ile beklentilerimizin bir miktar üzerinde kalarak çeyreklik bazda büyümeyi desteklemiş gibi görünüyor. 4Ç18’de de olduğu gibi, ihracattan gelen güçlü destek devam ediyor. Mal ve hizmet ihracatı %9,5 artarken, ithalattaki %28,8 daralma net ihracatın büyümeye olan katkısını artırdı.

Çeyreklik büyüme teknik resesyondan çıkışa işaret ediyor, yıllık bazda ise %2,6 daralma… Enver Erkan

Türkiye ekonomisi, 4Ç18 döneminde yıllık bazda %3 daralma kaydettikten sonra takip eden 1Ç19 döneminde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 oranında daraldı. Piyasadaki genel beklenti olan %2,8’in biraz altında ve bizim tahminimiz %2,6’ya paralel denebilecek daralma meydana geldiğini görüyoruz. 1Ç19 döneminde, bir önceki çeyreğe göre ise mevsimsellikten arındırılmış bazda %1,3 büyüyen ekonomi, çeyrekten çeyreğe ardışık iki dönem daralma ardından büyüme kaydettiği için teknik resesyon görüntüsünden çıkmış oldu.

2019’un ilk çeyreğine ilişkin olarak; yüksek frekanslı öncü göstergelerin de işaret ettiği üzere, çeyreklik bazda büyüme beklenen bir olguydu. Sanayi üretimi serilerinin aylık bazda kuvvetli pozitif değişimler göstermesi ve yıllık bazda da aylar ilerledikçe daralma ivmesinin azalması çerçevesinde; çeyrekten çeyreğe büyüme görünümünü ekonominin dipten tepki vermesi olarak değerlendirebiliriz. Yıllık reel GSYH büyümesi ise negatif bölgede kalmaya devam ediyor.

Özel tüketim 1Ç19’da %4,7 daraldı, enflasyondaki artışın tüketicilerin alım gücünü düşürmesinin etkilerini burada net bir şekilde görebiliyoruz. 4Ç18’de hanehalkı tüketiminde görülen %8,9’luk daralmaya göre biraz dengelenme olsa da, iç talep negatif bölgede kalmayı sürdürüyor. Kredi mekanizmasında, faizlerdeki yükseklikten kaynaklanan yavaşlama ve ekonomik güvendeki düşüş, yatırımlar tarafına negatif olarak yansımaya devam ediyor. Yatırımlardaki eğilimi gösteren gayrisafi sabit sermaye oluşumunda %13’lük daralma görülmekte ve daralmanın ivmesi 4Ç18 dönemi ile hemen hemen aynı seviyelerde. TRY’deki bu değersizleşme cari işlemler dengesine, numerik olarak, olumlu yansımış ve bu dönemde TRY değer kaybı ve görece güçlü dış talep ihracatın %9,5 büyümesine yardımcı olurken, iç talepteki sert daralma ithalatı da %28,8 oranında daraltmıştır.  Büyümedeki yavaşlamayı dengelemek için devlet harcamalarının artırılmasını %7,2 büyüme gösteren devletin nihai tüketim harcamaları kalemi gösteriyor. Tabii kamu harcamalarındaki artışın bütçe giderlerine eklediği yük bakımından mali disiplin açısından ideal bir durum oluşturmadığını da belirtelim.

İlerleyen çeyreklere ilişkin ise, asıl önemli olanın büyüme hikayesinin devam ettirilebilirliği unsuru olduğunu düşünüyoruz. Eğer TRY volatilitesinin ekonomik tahribat etkisini geçen seneki gibi yaşamazsak, toparlanma ve ekonominin dipten dönüş döngüsü sonraki çeyreklere yansıyabilir. 

Zayıf Ekonomik Görünüm Sürüyor, Gedik Yatırım

Türkiye Ekonomisi 2019 yılı 1. Çeyreğinde yıllık bazda %2,6 ile beklentilerle uyumlu bir daralma kaydetti (Konsensüs:-%2,5, Gedik Yatırım: -%1,7). Takvim etkisinden arındırılmış GSYH büyümesi 1Ç19’da geçen yılın aynı çeyreğine göre %2,3 daralırken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,3 büyüdü. Çeyreklik bazda kaydedilen büyümeyle teknik resesyon sonlanmış oldu. 4Ç18 dönemi çeyreklik büyüme oranı -%2,4 olarak korunurken; 1Ç18, 2Ç18 ve 3Ç18 dönemindeki çeyrek dönem bazında büyüme rakamları sırasıyla +1% (Önceki:+0.9%), -0.1%(Önceki:0%), -1.5%(Önceki:-1.6%) olarak revize edildi. Dolayısıyla, teknik resesyonun başlangıç dönemi 3Ç18’den 2Ç18’e kayarken, çeyrek bazında üst üste daralma gözlenen süreç 3 çeyreğe yükseldi. Hesaplamalarımıza göre cari fiyatlarla dolar bazlı GSYH rakamı 2018 yılı sonundaki 784 milyar dolar seviyesinden 1Ç19 döneminde yıllıklandırılmış (son 4 çeyrek) rakamlarla 745 milyar dolara geriledi. Benzer şekilde kişi başına GSYH’da 2018 sonundaki 9,632 dolar seviyesinden 1Ç19’da 9,116 dolar seviyesine geriledi.

1Ç19’daki daralmanın ana belirleyicileri özel tüketim ve makine yatırımları olurken; net ihracat ve kamu harcamaları negatif baskının sınırlanmasını sağladı. 1Ç19’da toplam tüketim, özel (hanehalkı) tüketimin öncülüğünde (yıllık değişim: -%4,7 katkı:-2,9 puan), %2,6 (katkı: -1,8 puan) oranında daraldı. Hanehalkının, dayanıklı, yarı dayanıklı ve hizmetlere dönük nihai harcaması sırasıyla %19,5 (katkı: -1,7 puan), %18,2 (katkı: -1,9 puan) ve %2,5 (katkı: -1,1 puan) düşüş gösterdi. Yıllık bazda tek artış görülen harcama grubu %1,6 (katkı: +0,6 puan) ile dayanıksız mallar oldu. Kamu harcamaları 4Ç18’deki +%0,5 (katkı: +0,1puan) seviyesinden 1Ç19’da +%7,2 (katkı: +1,1 puan) seviyesine hızlandığı görüldü. Yatırımlarda gözlenen %13 (katkı: -3,4 puan) oranındaki daralmada, inşaat (yıllık değişim: -%16, katkı: -2,4 puan) ve makine yatırımları (yıllık değişim: -%11,3 katkı: -1 puan) belirleyici oldu. En yüksek pozitif katkı 7,7 puan ile net ihracat bileşeninden gelmiş olsa da; ihracattaki yıllık %9,5 (katkı +2,4 puan) oranındaki artıştan ziyade ithalattaki %28,8 oranındaki düşüşün (katkı: +5,4 puan) etkili olduğunu görüyoruz. Üretim yöntemiyle büyüme yaklaşımında, tarım dışındaki tüm ana sektörlerin negatif katkı verdiği görülüyor. Yıllık bazda en hızlı daralma %10,9 (katkı: -0,7 puan) ile inşaatta gerçekleşirken, en yüksek negatif katkı 0,9 puan (yıllık değişim: -%4,3) ile sanayiden –ki bunun 0,8 puanı (yıllık değişim:-%4,7) imalattan geldi

Öncü göstergeler hâlen çok güçlü olmasa da, potansiyel ve kalıcı toparlanma 2Y19’da başlayabilir. Hatırlatmak gerekirse, kısa bir süre önce 2019 yılı büyüme tahminimizi +%1,6’dan +%1,3’e revize etmiş ve hâlen aşağı yönlü risklerin yüksek olduğunu ifade etmiştik. 1Ç19 büyüme verisiyle, tahminimiz arasındaki sapmanın da yıllık büyüme tahminimiz üzerinde bir diğer önemli aşağı yönlü risk unsuru olduğunu belirtelim. Şimdilik, tahminimizde anlamlı yeni bir revize gerçekleştirmeden önce bir süre daha açıklanacak öncü göstergeleri izlemeyi tercih ediyoruz. Yakın dönemde öncü göstergelerde gözlenen toparlanma eğiliminin 2Ç19 ortaları itibariyle, belirsizlikler kaynaklı olarak, bozulmaya başladığını görmekteyiz. Her ne kadar içinde bulunduğumuz çeyrek döneme ait tüm veriler görülmemiş olsa da, ilk hesaplarımıza göre ekonomik büyümenin, 2Ç19 döneminde de negatif (belki %0’a yakın) bölgede kalması ancak 4Ç18 ve 1Ç19 dönemlerinden bir miktar daha olumlu gerçekleşmesi muhtemel görünüyor.

Yurtiçi iktisadi faaliyetteki mevcut zayıflığa ek olarak, dış talepteki zorluklar ve yüksek baz etkisi (büyüme hızı 1Ç18: +%7,4; 2Ç18: +%5,3) kaynaklı olarak özellikle yılın ilk yarısında büyüme hızı üzerinde önemli aşağı yönlü riskler bulunduğu söylenebilir. Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye seçiminin yenilenecek olması nedeniyle uzayan belirsizlik süreci ve finansal koşullardaki sıkılık; öngörülebilirlik, tüketici-üretici-yatırımcı güveni ve ekonomik toparlanma açısından sorun teşkil etmeye devam ediyor. Diğer taraftan, yılın ikinci yarısında baz etkisinin büyüme hızını destekleyici yöne evrileceğini not edelim (büyüme hızı 3Ç18: +%1,8; 4Ç18: -%3). Dolayısıyla, kısa vadeli en olumsuz çeyrek dönem büyümesinin 4Ç18’de görüldüğü ve yılın ikinci yarısı itibariyle büyüme hızında kademeli bir toparlanma görüleceği görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. Seçim sonrasında oluşacak ortamın ve politika önceliklerinin, ekonomik büyümedeki potansiyel toparlanmanın “V (hızlı toparlanma)”, “L (uzun süre zayıf büyüme)”, “U (uzun zamana yayılan toparlanma)” ya da “W (ikinci bir dip görülmesi)” harflerinden hangisine benzer bir yapı izleyeceğini belirleyen temel unsur olacağına inanıyoruz. 2Ç19 dönemine ait ilk sanayi üretimi verisi 18 Haziran, 2Ç19 ekonomik büyüme verisi ise 2 Eylül Mayıs tarihlerinde açıklanacak.

 

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) %2,6 azaldı

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak – Mart, 2019

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 azaldı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2019 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla %16 artarak 914 milyar 699 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %2,5 arttı, sanayi sektörü %4,3 ve inşaat sektörü %10,9 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri %4 azaldı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2019 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,3 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,3 arttı.  


Hanehalkı nihai tüketim harcamaları %4,7 azaldı

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %4,7 azaldı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7,2 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %13 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %9,5 arttı, mal ve hizmet ithalatı ise %28,8 azaldı

Mal ve hizmet ihracatı, 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %9,5 artarken ithalatı ise %28,8 azaldı.


İşgücü ödemeleri %20,9 arttı

İşgücü ödemeleri, 2019 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %20,9, net işletme artığı/karma gelir %10,8 arttı.
 
İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %39,3 oldu
 
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı çeyreğinde %38,3 iken bu oran 2019 yılının birinci çeyreğinde %39,3 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %43,3’den %40,8’e düştü.

 
 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek: Ekim – Aralık, 2018

 

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, III. Çeyrek

Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) %1,6 arttı

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,6 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %21,8 artarak 1 trilyon 13 milyar 453 milyon TL oldu.

Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri %1, sanayi sektörü %0,3 artarken inşaat sektörü %5,3 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %4,5 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,1 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,1 azaldı.


Hanehalklarının ve HHKOK’ların toplam nihai tüketim harcamaları %1,1 arttı

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %1,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %7,5 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %3,8 azaldı.

Mal ve hizmet ihracatı %13,6 arttı, mal ve hizmet ithalatı ise %16,7 azaldı

Mal ve hizmet ihracatı, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak %13,6 artarken ithalatı ise %16,7 azaldı.

İşgücü ödemeleri  %19,4 arttı

İşgücü ödemeleri, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %19,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir de %22,2 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı % 31,6 oldu

İşgücü ödemelerinin cari Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın aynı döneminde %32,5   iken bu oran 2018 yılının üçüncü çeyreğinde % 31,6 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %52’den %51,8 ‘e düştü.

Gelir yöntemiyle GSYH bileşenlerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payları,
III. Çeyrek: Temmuz-Eylül, 2018

 

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) Büyüme Verileri Yorumları ve Raporları

Türkiye ekonomisi 3Ç18’de %1,6 büyüdü, Vakıf Yatırım

TÜİK tarafından açıklanan verilerde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi yurtiçi hasıla 2018 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,6 artış gösterdi. 2Ç18 büyümesi %5,2’den %5,3’e revize edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,1 daraldı.

Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla %21,8 artarak 1 trilyon 13 milyar 453 milyon TL oldu. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 3Ç18’de 3Ç17’ye göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörü %1, sanayi sektörü %0,3 büyürken, inşaat sektörü %5,3 daraldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörü ise %4,5 büyüdü.

2018 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik büyüme %1,6 gerçekleşerek, %1,85 düzeyindeki beklentimizin bir miktar altında kaldı. Özel tüketim tarafındaki daralmaya karşılık, kamu harcamalarındaki artış ve özellikle turizmdeki olumlu seyrin etkisiyle hizmet sektöründen gelen katkı ile ekonomi büyümeye devam etti. Ancak açıklanan veriler yılın ikinci çeyreğinden itibaren başlayan durgunluğun göstergesi oldu. Talepteki gerileme ve yaşanan kur şokunun etkileriyle ara malı ithalatında yaşanan gerileme, sabit sermaye yatırımlarını aşağı çekerken, makine ve teçhizat yatırımlarındaki %8’lik daralma önümüzdeki dönemde de ekonomik aktivitedeki durgunluğun devam edebileceğine işaret ediyor.

 

Büyüme Verisi Yorumu, Vahap Taştan

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin (Yıllık %2) altında bir büyüme kaydetti ve büyüme %1,6’ya geriledi. Çeyreklik bazda ise beklentiler çerçevesinde daralma söz konusu. Tabii içerikteki bazı dikkat çeken noktalar da var. GSYH gibi takvim ve mevsim etkisi barındıran verilerde bu iki etkiden arındırma yapmak daha sağlıklı olacaktır. Bu çerçevede bakacak olursak, yıllık büyüme %2,1 ve çeyreklikte ise %1,1 daralma söz konusu olmakta.

Detaylara bakalım;

Harcama grubunda yine mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre baktığımızda hane halkı harcamalarında çeyreklik bazda %3,9’luk daralma, kamu harcamalarında %2,9’luk düşüş söz konusu. Buna karşın geçen yılın aynı dönemine göre yine takvimsel düzeltmeyi yaparsak hane halkı harcamalarında %1,5’luk artış söz konusu. Yukarıdaki grafikte çeyreklik ve yıllık büyüme rakamlarını izlemek mümkün. Görünen o ki harcama cephesinde hanehalkı yine başı çekerken, ihracatın ise büyümeye katkısı söz konusu. Peki hane halkı neler alıyor? Bunun sorusu ise aşağıdaki tabloda yer almakta.

Dayanıklılık türü Yıl Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişim oranı
Percentage change compared to same period in previous year
(%)
  Çeyrek
Quarter
Yıllık I II III IV
             
Dayanıklı mallar 2016 -0,9 0,4 0,5 -12,8 7,3
2017 13,7 5,8 9,1 35,2 8,1
2018(r)   5,0 -3,1 -23,9  
             
Yarı dayanıklı mallar 2016 2,2 1,7 8,3 -0,8 -0,1
2017 6,3 0,5 4,6 13,7 6,7
2018(r)   6,5 7,2 -4,5  
             
Dayanıksız mallar 2016 4,0 2,9 3,2 1,6 8,2
2017 6,7 7,2 3,6 8,8 7,0
2018(r)   8,4 11,7 5,7  
             
Hizmetler 2016 4,8 2,9 7,1 2,8 6,2
2017 3,9 3,3 1,0 6,1 5,2
2018(r)   11,4 4,4 4,8  
             
Yerleşik hanehalklarının tüketimi 2016 3,6 2,5 5,1 0,4 6,3
2017 6,1 4,5 3,2 10,3 6,3
2018(r)   9,2 6,4 1,1  

 

Hane halkı harcamaları önemli ölçüde dayanıksız mal ve hizmetler üzerine yoğunlaşmış durumda. Dayanıklı mal tüketiminde ciddi bir daralma var. Bunda kur etkisinin önemli olduğu görüşündeyiz. Benzer bir görüntü yarı dayanıklı mallarda da var fakat bunun son çeyrekte kısmi bir toparlanmaya girme ihtimali söz konusu. Hanehalkının satın alımlarını ertelediği bir dönemdeyiz. Bunu hatırlatalım.

Sanayi Üretimindeki Daralma Büyümeye Yansıdı

Sanayi üretimi yılın ilk 9 ayında baktığımızda Eylül ayında en zayıf performanslarından birini gerçekleştirdi ve yıllık bazda ise Eylül ayı aynı zamanda negatif alınan bir rakam. Sanayi endeksine baktığımızda büyüme içerisinde; çeyreklik bazda %1,8 daralma ve yıllık bazda ise %1,3’lük büyüme var. Aşağıdaki ve yukarıdaki grafiklerde hem sanayi üretimini hem de sanayi üretimi ve büyüme arasındaki ilişkiyi gösteren iki grafik ekledik. İkinci grafik dikkat ederseniz 206/3Ç den sonraki en düşük seviyelerinde. Son çeyreğe ilişkin beklentileri oluşturmak henüz doğru değil çünkü büyüme tahminlerini en sağlıklı bir biçimde sanayi üretimiyle yapmak doğru olacaktır.

Sonuç: Endeksin ilk tepkisi doğal olarak satış bazlı oldu. Dışarıdan esen rüzgarın da soğuk olduğu bir dönemdeyiz. 93.800’ün de önemli bir direnç olduğunu düşünürsek gelen satış baskısı olağan. 93.800’ün aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması önemli olacak. Endekste gün içerisinde bu bölgelere doğru ataklar şaşırtıcı gelmez. Ama yine hatırlatalım kalıcı bir yükselişin önündeki ana engel hala dışarısı. Sert bir Dolar fiyatlaması da almadık. TCMB beklentileri nasıl geçen hafta olası bir faiz indirimini çok da rasyonel olmayan bir biçimde fiyatladıysa haftayı kapatırken ve bugün de kısmi bir düzeltme var.

 

Halk Yatırım Büyüme Verisi Yorumu

Yaz döneminde yaşanan finansal dalgalanma ve öncesinde parasal sıkılaşma adımlarının gecikmeli etkileri, yılın üçüncü çeyreğinde büyüme oranında beklenen yavaşlamayı gösterdi. Yıllık büyüme oranı %1,6 ile, %1,3’lük tahminimize yakın gerçekleşirken; mevsimsel düzeltilmiş verilerde 7 çeyreklik aralıksız büyümenin ardından 3Ç’te %1,1’lik çeyreklik bazda küçülme gerçekleşti. Bir önceki çeyreklik daralma 2016 yılının üçüncü çeyreğinde, yaşanan başarısız darbe girişiminin ardından gözlenirken; o dönemde yıllık bazda %0,8’lik küçülme de kaydedilmişti. Son çeyrek büyüme oranına yönelik ilk tahminlerimiz, net dış talebin güçlü katkısı nedeniyle, yıllık bazda daralma gerçekleşse de sınırlı kalabileceği yönünde. Bu doğrultuda, 2018 tüm yıl için %3,2, 2019 için de %2,0’lik büyüme tahminlerimizi koruyoruz.

  • Üçüncü çeyrek büyüme verilerine sektörel bazda baktığımızda, sanayi üretim verilerinin önceden yansıttığı üzere, sanayi katma değerindeki artışın %0,3 ile sınırlı kaldığını izliyoruz. Son çeyrekte daralmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz.
  • Diğer taraftan, hizmetler sektörünün %2,7’lik artışla büyümeye destek sağladığını görüyoruz. Finans ve bilgi & iletişim öne çıkan destekleyici sektörler olmaya devam ederken; inşaat sektöründe hem çeyreklik hem de yıllık bazda yavaşlama dikkat çekiyor.
  • Tarım sektörü ise, 2Ç’teki yıllık düşüşün ardından 3Ç’te sınırlı da olsa katkı tarafına geçmiş durumda. Son çeyrekte de ’artı’ tarafta kalmasını bekliyoruz.

Büyümenin kompozisyonundaki değişim, harcama grupları bazında daha net ortaya çıkıyor. Geçen yılın son çeyreğinden itibaren ‘eksi’ye geçen ancak bu yılın ikinci çeyreğinde sınırlı da olsa pozitif katkı sağlayan net dış talep, üçüncü çeyrekte 6,7 puanlık ciddi bir katkıya işaret ediyor. Yani, finansal türbulans ve parasal sıkılaşmanın büyümede etkisi, 3Ç’te 5,2 puanlık daralma gösteren iç talepte gözleniyor. Kur ve dış ticaret gelişmelerine ek olarak, YEP’in yaklaşımı doğrultusunda, net dış talebin büyümeye katkısının önümüzdeki dönemde de devam etmesini bekliyoruz.

İç talepteki zayıflamada, yatırımlar ve stoklardaki düşüş ana etkenler. Yatırımlar 3Ç’te büyümeden 1,1 puan götürürken; stoklar son iki çeyrektir ’eksi’ katkı tarafında (2Ç’te 1,8 puan, 3Ç’te 5,6 puan). Diğer taraftan, kamu tüketim harcamaları büyümeye önemli destek faktörü olmaya devam ediyor. Mali disiplin politikaları çerçevesinde, kamunun büyümeye katkısı son çeyrekten itibaren ivme kaybedebilir.