Ana sayfa Raporlar Altın Yorumları, Brent ve WTI Ham Petrol Analizleri Güncel Brent ...

Güncel Brent Petrol ve WTI Ham Petrol Yorumları ve Analizleri

Brent Petrol Ne Olur? Sorusunun cevabı için günün en yeni Brent petrol, WTI ham petrol ve doğalgaz fiyatları yorumları, teknik analizleri ve petrol stok verileri değerlendirmelerini aşağıda tarihe göre sıralı olarak görebilirsiniz. Kurum ve uzmanlardan gelen en son yorum en üstte yer almaktadır.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

22.10.2019 tarihli Brent Petrol ve WTI Ham Petrol Yorumları ve Analizleri

Gedik Yatırım – Brent Petrol Yorumu 

Brent petrolde aşağı eğimli yatay yönlü fiyatlamalara devam ederken, 58,85$ seviyesinden işlem görüyor. Geçen hafta özel sektör verilerine göre petrol fiyatları ABD’de ham petrol stoklarının sert yükseliş kaydetmesi ve buna bağlı olarak talep azalırken arzın artmaya devam ettiğine ilişkin endişelerin güçlenmesi ile birlikte düştü. Rusya’nın sert kış koşulları nedeniyle belirttiği ölçüde arz kısıntısına gidememesi sebebiyle de arz yönündeki gelişmeler petrolü alt seviyelerde tutuyor. Ara destek olan 59,10$ seviyesinin aşağısına inilmesi satış baskısının bir miktar daha devam etmesine neden olurken, 58,45/ 57,70/ 57,15 seviyeleri destek, 59,80/ 60,10/ 61,50 ise dirençlerdir.

 

Seda Yalçınkaya, Araştırma Uzmanı – WTI Ham Petrol ve Brent Petrol Analizi

Petrol fiyatları yatay ve yönsüz

ABD’nin Çin’deki ticaret müzakerelerinde kaydedilen ilerlemelerin küresel büyüme endişelerini giderebileceğine yönelik algı petrol fiyatlarını çok fazla değiştirmedi. Şu an petrol fiyatları ile ilgili hikayenin daha olumluya döndüğüne ilişkin bir işaret yok. Petrolde yükselişler baskıyla karşılanmaya devam edebilir. Bugün API özel petrol stoklarının ve yarın DOE tarafından açıklanacak resmi ham petrol stoklarının açıklanması bekleniyor.

Teknik Analiz: WTI, gün içi harekette 22 günlük ortalama olan 54.40$ seviyesinin üstünde tutunma gerçekleştirmesi halinde 50 günlük ortalama olan 55.40$ direncine doğru yükseliş eğilimini koruyabilir. Genel olarak WTI’da yaşanan yükseliş eğilimi satış baskısıyla karşılanıyor. Dolayısıyla 55.40$ seviyesi üstünde yerleşik seyirler olmaması halinde yukarı yönlü pozisyonlarda temkinli olmakta fayda var.

Destekler: 53.50 / 51.90 / 50.60 
Dirençler: 54.40 / 54.80 / 55.40

BRENT Teknik Seviyeler
Destekler: 57.15 / 56.00 / 55.00
Dirençler: 60.00 / 61.05 / 62.00

 

Ahlatcı Yatırım – Ham Petrol Yorumu 

Haftanın ilk işlem gününde, Ham Petrol’ün fiyatlamalarda 54,70-53,41 Dolar seviyeleri arasında hareket ettiği izlendi. Gün içerisinde, ABD ile Çin arasındaki ticaret anlaşmalarına ilişkin iyimserliğin artmasının Petrol üzerindeki etkileri takip edilirken gün sonunda, kötümser talep görünümünün değerlendirilmesi ile Ham Petrol kayıplarını haftanın ikinci işlem gününe hızlandırdığı izlendi.

Teknik olarak incelediğimizde, Ham Petrolün 53,50 Dolar seviyesinde belirleyici olmaya devam ettiği gözlendi. 54,12 direnç seviyesinin altında kaldığı sürece gelebilecek satışlar ile Ham Petroldeki aşağı yönlü eğilimin devam etmesi durumunda 52,90, 52,30 ve 51,65 takip edilmesi gereken önemli destek seviyeleridir. Gelebilecek olası alımlar ile eğilimin yukarı yönlü hareketinde ise 54,12, 54,80 ve 55,45 direnç seviyeleri takip edilmelidir.

 

Serkan İşlek, Araştırma Uzmanı, Işık FX – Brent Petrol Yorumu

Emtiada, Brexit konusunda gelen karmaşık haberlerin yanı sıra, ABD ve Çin arasında devam eden müzakerelerin sonraki aşamalarına dair ABD ve Çin Yönetimlerinden gelen açıklamalar da petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Diğer yandan son zamanlarda küresel ekonomik görünüm ve buna paralel olarak petrol büyümesi talebine dair öngörüler açısından kritik olan makroekonomik dataların sonuçları pek olumlu sinyaller vermezken, “resesyon” endişelerinin canlılığını koruması ile petrol fiyatları üzerinde baskıya neden olmakta. Dün de Almanya’nın Üretici Fiyat Endeksi’nin senelik bazda ilk kez negatif seviyesine gelmesi ve yine Almanya Merkez Bankası’nın Alman ekonomisinin 3.çeyrekte daralabileceğine dair açıklamaları da bu bağlamda fiyatlar üzerinde baskı unsuru oluşturdu. Keza, Suudi Arabistan – Kuveyt sınırındaki alandan 500 bin varil/gün düzeyinde petrol çıkartılabileceğine dair haber akışları da küresel risklere dair azalan endişelere rağmen fiyatlar üzerindeki baskıyı devam ettiren gelişmelerdendi. Bugün yine önceliğimiz global risk unsurları ve ekonomik dataların sonuçlarında olacak. Ayrıca yine arz ve talep dengesine yönelik önemli petrol üreticisi/ihracatçısı ülkelerden gelebilecek açıklamalar da, gün sonuna yakın açıklanacak olan API stok verileri ile birlikte emtia üzerinde oynaklıklara neden olabilir.  

Teknik Seviyeler;
Dirençler:  59.15, 59.50, 59.80, 60.20, 60.65
Destekler: 58.60, 58.20, 57.50, 57.00, 56.65

 

İnfo Yatırım FX – WTI Ham Petrol ve Doğalgaz Yorumu

Petrol fiyatları son zamanlarda gerçekleştirdiği kayıplarını koruyor. Amerika ile Çin arasında süregelen ticaret gerginliğine yönelik son zamanlarda anlaşmaya yönelik beklentilerin azalması petrol taleplerinde azalmaların yaşanabileceği ihtimallerini oldukça artırıyor. Bununla birlikte Amerika kanadında ham petrol stoklarının beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşmesi fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta ham petrol stokları 9,281M olarak gerçekleşmişti. Bu oran ise beklentilerin yaklaşık 4 katı fazlası olarak karşımıza çıkmıştı. Stokların artması ile arz fazlası ihtimalleri de fiyatlar üzerinde baskı oluşturan diğer etken olarak karşımıza çıkıyor. Hafta içerisinde Amerika’dan gelecek olan ham petrol stokları merakla bekleniyor. Bununla birlikte Orta Doğu’dan gelecek haber akışları fiyatlar üzerinde volatilitenin artmasına neden olabilir. Brent petrolü teknik olarak inceleyecek olursak yukarı yönlü hareketlenmelerde sırasıyla 59.73 – 60.11 – 60.74 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 58.61 – 58.12 – 57.45 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir. 

NATGAS – Doğalgaz

Petrol fiyatlarında gerçekleşen aşağı yönlü hareketlenmelerden etkilenen doğal gaz fiyatlarında dün oldukça dikkat çekici gevşeme hareketleri gerçekleşti. Bu aşağı yönlü hareketlenmeler ile birlikte yaklaşık son 10 günün en düşük seviyeleri yakınlarında fiyatlanan natgas yeni haftaya aşağı yönlü hareketlenmeler gerçekleştirerek başladı. Ticaret savaşlarının emtia fiyatlarını etkilemesi ile birlikte natgasta bu gerilimlerden nasibini aldı. Yeni günde fiyatların ne yönde olacağı merakla bekleniyor. Natgas grafiğini teknik olarak incelediğimizde ilk olarak karşımıza 2.264 seviyesi direnç noktası olarak çıkıyor. Bu seviye kırıldığı taktirde sırasıyla 2.309 – 2.389 seviyeleri diğer direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise sırasıyla 2.228 – 2.187 – 2.129 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir. 

 

Brent Petrolde Aşağı Yönlü Trend Değişecek mi ? Alan Yatırım

Geçtiğimiz hafta Washington’da gerçekleştirilen ABD-Çin ticaret müzakerelerinde birinci faz anlaşmanın temelleri atılmış olmasına rağmen, detayların net olmaması belirsizliği artırdı. Çin’in ABD başkanlık seçimleri öncesinde kalıcı bir anlaşmaya olan mesafeli yaklaşımı piyasalar tarafından az çok tahmin ediliyordu. Nitekim Çinli yetkililer 50 milyar USD tarım ürünü ithalatını diplomatik bir koz olarak kullanıp, ABD’den tariflerin kaldırılmasını talep ettiler. Müzakerlerde üzerine çalışılacak ve belgelendirilecek birçok detayın olması gelecek ay Şili’de gerçekleştirilecek Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği zirvesinde nihai anlaşmanın imzalanma ihtimalini düşürüyor. ABD Temsilciler Meclisi’nin Hong Kong’daki protestolarına destek olarak İnsan Hakları ve Demokrasi Yasası taslağını kabul etmesi Çin ile ilişkilerin yeniden gerilmesine yol açtı.

ABD ve Çin hattında durum böyle iken, küresel büyüme ve petrol talebine aşağı yönlü baskı uygulayan Brexit düğümü henüz çözülebilmiş değil. 31 Ekim 2019 tarihinde İngiltere’nin Avrupa Birliğinden ayrılması beklenirken, anlaşmasız Brexit’e yönelik haberler yoğunlaşmaya başladı. İngiliz yetkililerin anlaşmalı Brexit ihtimalini düşük görmesi ve AB’nin verdiği mühletin doluyor olması, Euro bölgesindeki daralmaya bağlı olarak petrol fiyatlarını da aşağı yönlü baskılayacak unsurlar arasında yer alıyor. Geçtiğimiz ay Saudi Aramco’nun petrol rafinerisine düzenlenen İHA saldırısı sonrasında petrol fiyatları kısa süre içerisinde tedarik zincirinin aksayacağı beklentileriyle değer kazanmıştı.Petrol fiyatlarını kısa ve orta vadede arz miktarı belirleyecekken, uzun vadede ise fiyatlar üzerinde talep belirleyici oluyor.

Global yatırım bankalarının piyasa analistlerine göre petrol fiyatlarının denge noktası 60-70$ bandı aralığında bulunuyor. Bu aralığın dışına çıkıldığında OPEC ülkeleri veya ABD’den bir tarafın olumsuz etkilendiği öne sürülüyor. Petrol fiyatlarının… analizin tamamı ve Brent Petrol fiyatlarına yönelik öngörülerimiz için tıklayınız

 

Petrol fiyatları geçtiğimiz haftaki kazançlarını geri verdi, Ekin Akbaş

30.09.2019 – Petrol fiyatları, Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz haftaki drone saldırısı sonrasında oluşan üretim kesintisini giderme konusunda ilerleme kaydettiği yönündeki haberlerin etkisiyle düştü. Saudi Aramco’ya ait 2 fabrikaya silahlı insansız hava aracı saldırısı düzenlenmesinin ardından geçtiğimiz hafta varil başına 70$ seviyesi üzerini test eden Brent petrol, saldırı haberi sonrası yaşadığı yükselişin tamamını geri vermiş durumda. Dün gün içerisinde varil başına 64,50$ seviyesi üzerinden 62,60$’lara kadar gerileyen Brent petrol, bu sabah saatlerinde 62,50$ seviyesi civarında hareket ediyor. Ham petrol fiyatları ise dün 58,50$ seviyesi üzerinden 56,75$’a kadar geri çekilmesinin ardından bu sabah saatlerinde 56,90$ seviyesinin hemen üzerinde seyrediyor.

Petrol fiyatlarında yıl başından bu yana gördüğümüz yükselişlerin salt siyasi / jeopolitik risklerle desteklendiğini ve bu nedenle de kalıcı olmadığını görüyoruz. Bu yıl içerisinde küresel büyümeye yönelik endişelerin petrol fiyatlarındaki temel dinamiği oluşturmasını ve özellikle talep koşullarının önemli bir etmen olarak ön plana çıkmasını bekliyoruz. Bu nedenle Brent petrolün 70$ seviyesi üzerindeki hareketlerinin kalıcı olmasını beklememekle birlikte, fiyatların önümüzdeki dönemde 60$ – 68$ bandında dalgalanabileceği görüşündeyiz. 60$ seviyesinin altına inilmesi durumunda ise geri çekilmenin 55$’lı seviyelere kadar sürmesi beklenebilir.

 

Petrol Fiyatlarındaki Hızlı Yükselişin Ekonomiye Etkisi Mercek Altında…

Suudi Arabistan’a drone saldırısı sonrası petrol fiyatlarında hızlı yükseliş, İş Yatırım

Suudi Arabistan’a drone saldırısı sonrası petrol fiyatları 70 dolara kadar yükseldikten sonra 67 dolar civarında seyrediyor (Cuma kapanışa göre %11 yükselişi ifade ediyor). Zarar gören ve üretimin durduğu tesisler ülkenin toplam üretiminin yarısını gerçekleştirirken Dünya üretimindeki payı %5. Suudi Arabistan’ın elinde talebi karşılayacak stoklar olmasına karşın, zarar gören tesislerde üretimin ne zaman başlayacağına dair belirsizlik ve artan jeopolitik riskler petrol fiyatlarında oynaklık yaratmaya devam edebilir.

Petrol fiyatlarındaki 10 dolarlık artış enerji faturamızı yaklaşık 4 milyar dolar arttırıyor. Hesaplamalarımız nihai tüketimin kısılması nedeniyle bu artışın yaklaşık yarısının cari açığa yansıyacağını gösteriyor. Ekonomide devam eden dengelenme ve cari dengedeki son durum dikkate alındığında petrol fiyatlarında ilave bir artışın olmadığı bir senaryoda mevcut durumun cari açık üzerindeki etkisinin sınırlı olmasını bekliyoruz. Ek olarak petrol fiyatlarındaki 10 dolarlık artış enflasyonda yaklaşık 0,3 puan artışa neden oluyor. Ancak eşel mobil Sistemi nedeniyle nihai akaryakıt fiyatlarında önemli bir değişiklik beklemiyoruz. Dolayısıyla petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisi çok daha sınırlı olacaktır.

Petroldeki artış havacılık sektörü hisselerini (THYAO.IS; PGSUS.IS) ve naphta kullanan Petkim’i (PETKM.IS) olumsuz etkileyebilir. Tüpraş (TUPRS.IS)’ta ise stok karları nedeniyle olumlu bir tepki görebiliriz. Türkiye’nin çevre ülkelerden ithal ettiği gazın fiyatının çok önemli bir kısmı petrol fiyatlarına endeksli, dolayısı ile kalıcı olarak yüksek kalan petrol fiyatları, Türkiye’de doğalgaz fiyatlarını ve doğalgazı ana enerji girdisi olarak kullanan Şişecam Grubu şirketlerini, Soda Sanayii, Anadolu Cam ve Trakya Cam’ı orta uzun vadede olumsuz etkileyebilir.

 

Gelişmeler Işığında; Petrol Fiyatları Nereye Gidiyor? Işık FX

07.08.2019

Son zamanlarda fiyatlama davranışlarının karmaşık hâl aldığı varlıkların başında gelen ham petrolde(Brent, Wti), bir yandan; arz kaynaklı hareketler ortaya çıkarken, diğer yandan da; talep bazlı fiyatlamalar göze çarpmakta. Arz tarafında, OPEC’in 14 üyesine; Azerbaycan, Bahreyn, Brunei, Kazakistan, Malezya, Meksika, Umman, Rusya ve Sudan(Sudan ve Güney Sudan olarak iki farklı ülke konumunda)’dan oluşan ülkelerin de katılımıyla oluşturulan OPEC+(Arz Kısıntısı Konsorsiyumu)’nın almış olduğu 1,2 Milyon varillik üretimi azaltma kararı; en son 1 ve 2 Temmuz’da yapılan toplantılar sonucunda 9 aylığına(31 Mart 2020 tarihine kadar) daha uzatıldı. Arz kısıntısının uzatılmasındaki amacın özellikle; ABD ve Çin arasında geçtiğimiz yıldan itibaren patlak veren ticaret savaşları ve Brexit meselesi başta olmak üzere küresel risklerin “global büyüme” ve buna paralel olarak petrol talebi üzerindeki olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi olduğunu biliyoruz. Keza, ABD üretiminde beklenen yükselişler de OPEC+’ın bu yöndeki reaksiyonunu devam ettirmesinin sebeplerinden bir tanesi. Ancak, mevcut durumda; yine geçtiğimiz yılın Mayıs ayına ABD’nin tek taraflı olarak 2015 İran Nükleer Anlaşması’ndan çıkması ve sonrasında da kademeli olarak bu ülkeden petrol alan diğer ekonomilere yaptırım kararı alması ile İran’ın üretiminin de 1 Milyon 200 Bin varil civarında azalma göstererek son 5 yılın en düşük seviyelerine inmesi(Keza, Libya ve Venezuela arzındaki azalmalarla OPEC üretimi de 5 yılın en düşük seviyelerine geriledi) ise OPEC+ ‘ın bu kısma kararı ile birlikte fiyatları yukarı yönlü desteklemekte. Yine, İran Nükleer Anlaşması’nda yaşanan sorunların yanı sıra; Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik risk artışları da bölgesel arz üzerindeki baskıları artırmakta.

Öyle ki; Hürmüz Boğazı’nda tankerlere yapılan saldırılar ile başlayan risk artışları, 4 Temmuz’da Cebelitarık’ta; İran’dan Suriye’ye petrol taşıdığı gerekçesi ile Panana Bandıralı “Grace 1” isimli tankere el konulması ile devam ederken, 15 gün sonra yine Hürmüz Boğazı’nda Birleşik Krallık bandıralı “Stena Impero” isimli tenkere İran Devrim Muıhafızları tarafından el konulması ile pik yaptı. Diğer taraftan, resmi kayıtlara göre Dünya’nın en büyük petrol rezervlerinin sahibi olan Venezuela’da; ABD yaptırımlarının birkaç yıldır giderek artış göstermesi ile ülke üretiminin oldukça düşüş göstermesi ve yine Libya’da General Hafter tarafından kurulan Libya Ulusal Ordusu(LNA)’nun; ülkenin en büyük petrol tesisi Al-Sharara başta olmak üzere irili ufaklı birçok tesisi zaman zaman ele geçirerek üretimi durdurmasının etkilerini emtiada ara ara alıcılı işlemler ile hissetmekteyiz. Buraya kadar arz kaynaklı olarak fiyatları daha çok yukarı yönlü destekleyen konuları irdeledik. Peki ya talep tarafında neler olmakta?

Talep tarafındaki unsurlar da en az arz tarafındaki olaylar kadar karmaşık ve fazlalık göstermekte. Ana gündem maddelerini daha çok, yukarıda da bahsettiğimiz gibi; Ticaret Savaşları, Brexit ve İran gibi küresel risk unsurlarının global büyüme üzerindeki etkileri oluşturmakta. Yine; ABD, Çin ve Euro Bölgesi(zaman zaman Gelişen Ülkelerde oluşan domino etkisi de) gibi global büyüme üzerinde söz sahibi olan bölgelerin ekonomik verileri de, FED, ECB, BOE ve BOJ gibi majör merkez bankalarının faiz ve politika adımlarının küresel büyümeye etkileri ile birlikte talep bazlı fiyatlamalara temel teşkil eden unsurlar arasında yer almakta. Bu taraftaki gelişmeleri irdelediğimizde; ABD ve Çin heyetlerinin Temmuz sonunda Shanghai’de yapmış olduğu yüz yüze görüşmelerde bir anlaşma sağlanamamasının yanı sıra; ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz Perşembe günü: Çin’den ithal edilen 300 Milyar USD tutarındaki ürünlere daha 1 Eylül’den itibaren ek gümrük vergisi getirilebileceğine dair açıklamaları tedirginliğe neden oldu. Keza, Çin tarafının da ABD tarım ürünlerinin alımından vazgeçebileceğine dair gelen haber akışları da küresel büyümeye dair endişeleri artırarak petrol fiyatlarını baskıladı.

Brexit konusunda Britanya’nın yeni Başbakanı Boris Johnson eksenindeki gelişmeler takip edilirken, AB ve Britanya arasındaki uzlaşma umudunun her geçen gün daraldığına işaret eden açıklamalar da küresel büyümeye dair bir tehdit unsuruydu. Son zamanlarda Euro Bölgesi ve Çin’in ekonomik verilerinde görülen bozulmalar da küresel ekonomiye dair risklerin canlı olduğuna işaret ederken, ABD ‘de de zaman zaman gelen kötü verilere karşın ABD Merkez Bankası(FED)’nın 31 Temmuz akşamı açıkladığı faiz kararı sonrası konuşan Başkan J.Powell’ın: Faiz indirimin bir faiz indirim döngüsünün başlangıcına işaret etmediğine yönelik söylemleri “şahin” karşılanmış ve petrol fiyatları üzerinde de baskıya neden olmuştu. Son günlerde ise, yine ABD’den gelen ekonomik verilerin yanı sıra ticaret savaşları başta olmak üzere ABD’nin ve Dünya ekonomisinin büyümesine dair öngörülerin zayıflamaya başlaması FED’in faiz indirimlerinin devam edebileceğine dair projseksiyonları ön plana çıkartmakta.

Yukarıda saymış olduğumuz konuların yanı sıra arz-talep dengesi açısından; her hafta API ve EIA tarafından açıklanan stok dataları ile yine EIA tarafından duyurulan ABD üretim rakamları da fiyatlamaları etkilemekte. Keza, Uluslararası Enerji Ajansı(IEA), Enerji Bilgi İdaresi(EIA) ve OPEC gibi düzenli olarak aylık raporlarla; üretim rakamları ile arz ve talep büyümesine yönelik projeksiyonların açıklanması da volatil işlemlere neden olmakta. Örneğin, son olarak Enerji Bilgi İdaresi’nden gelen projeksiyonlarda; Cari yılın(2019) günlük talep büyümesi 70 Bin varil düşürülerek 1 Milyon varil’e revize edildi. Son zamanlarda açıklanan stok datalarında ise; API verileri 8 hafta üst üste düşüşle 43 Milyon varil’in üzerinde azalış gösterirken, EIA dataları da düşüşünü üst üste 7 haftaya çıkartarak 49 Milyon varil’e yakın azalmaya işaret etti. ABD petrol üretimi ise mevcut durumda; 12 Milyon 200 Bin varil/gün düzeyinde gerçekleşmeye devam ederken, yine EIA tarafından açıklanan son tahminler ise; ABD üretiminin 2019 yılında 1 Milyon 300 Bin varil, 2020 yılında da 1 Milyon varile yakın düzeyde artış göstereceğine işaret etmekteydi.

Son gelişmeler ışığında durumu değerlendiğimizde; Ticaret Savaşları, Brexit, İran/K.Kore Nükleer Anlaşmaları gibi küresel ve Euro Bölgesi’nin diğer siyasi riskleri ile Gelişen Ülkelerdeki karmaşık ekonomik durum gibi lokal sorunların halâ devam ediyor olması; global ekonomik büyümenin ve buna paralel olarak da petrol talebinin daralacağı beklentisi ile fiyatların baskı yeme olasılığını yükseltiyor. Öte taraftan; İran ekseninde Hürmüz Boğazı çevresindeki risk artışları başta olmak üzere bölgesel anlamda arzı sıkıntıya sokabilecek ve bu bağlamda fiyatları yukarıya götürebilecek bazı jeopolitik gelişmelerin de canlı olduğunu görmekteyiz. Uluslararası kurumların tahminlerine baktığımızda ise; talep tarafında global daralma beklentilerinin yoğunlaşmasına karşın, ABD kaynaklı başta olmak üzere küresel çapta üretim artışlarının olabileceği de ön plana çıkmakta.

Son yapılan OPEC+ (Arz Kısıntısı Konsorsiyumu) toplantısı öncesinde üye ülkelerin zaman zaman farklı fikirlerinin ortaya atılması da dikkate alındığında, üyelerin çok uzun vadeli bir konsensüs üzerinde sadık kalmalarının zor olduğu görülmekte. Keza, ABD Başkanı Donald Trump’ın; en büyük müttefiki olan Suudi Arabistan’a yönelik üretimin artırmasına dair ara ara gelen talepleri ile Rusya, Irak ve Nijerya gibi bazı ülkelerin bazen OPEC+ Anlaşması’nın üzerinde üretimde bulunmalarını da anlaşmanın devamının önündeki engeller arasında sayabiliriz.

Sonuç olarak, senenin kalanı ve 2020’nin ilk yarısı için; küresel durgunluk endişelerinin artmış olması ile talep daralmasına yönelik beklentilerin yükselmesine karşın, -üretim ve stok tarafındaki son azalışlara rağmen- talebin üzerinde arz fazlalığı verilme ihtimalinin de korunuyor olması fiyatların düşüş trendinde devamını daha olası kılmakta. Bu da ham petrol fiyatlarının geçtiğimiz yılın son çeyreğinde olduğu gibi 50 Dolar seviyesinin altına gelme ihtimalini güçlendirmiş durumda. FED ve ECB gibi majör merkez bankalarının genişlemeye yönelik politikaları ve Saudi Aramco’nun daha önce birkaç kez ertelediği halka arzını 2020 yılında nihayete erdirmeye kararlı olması ise fiyatların daha aşağılara (30 Dolar seviyelerine) gitmesinin önüne geçebilecek olası unsurlar olarak karşımıza çıkıyor.

 

Ekin Akbaş, Araştırma Yönetmeni, Tacirler Yatırım – Petrol Fiyatları Yorumu

Petrolün Yükselişi TL Varlıklar Üzerinde Baskı Oluşturabilir

02.07.2019 – Venezuela Petrol Bakanı ve OPEC Konferansı Başkanı Manuel Quevedo, geçen yıl aralık ayında alınan OPEC ve OPEC dışı bazı ülkelerin günlük petrol üretimini azaltma kararının 9 ay daha uzatıldığını açıkladı. Viyana’da düzenlenen 176. OPEC Olağan Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısında açıklama yapan Quevedo, uzun ancak verimli bir görüşmenin gerçekleştiğini belirterek, “(Petrol üretimini azaltma kararını) 9 ay uzatma kararı aldığımızı memnuniyetle açıklamak isterim” ifadesini kullandı. Buna göre günlük 1,2 milyon varillik üretim kesintisi öngörülüyor. Hatırlayacağımız üzere Rusya Devlet Başkanı Putin, G-20 zirvesi kapsamında yapılan görüşmelerde Suudi Arabistan’la OPEC ve OPEC dışı bazı ülkeler arasındaki petrol üretim kısıntısı anlaşmasını ele aldıklarını da belirtmiş, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yaptığımız görüşmede OPEC anlaşmasının mevcut haliyle uzatılması konusunda anlaştık. Rusya ve Suudi Arabistan anlaşmanın 6 hatta 9 ay uzatılmasını teklif edecek.” açıklamasında bulunmuştu.

• Açıklama sonrasında Brent petrolün varil başına 65$ seviyesi üzerindeki seyrini koruduğunu, ham petrolün ise 58$ seviyesi üzerinde dalgalandığını gördük. Putin’den gelen açıklamalar sonrasında petrol fiyatları dün gün içerisinde, OPEC’in üretim kesintisini uzatabileceğine ilişkin beklentileri fiyatlamıştı.

Petrol fiyatlarında yıl içerisinde yaşanan hareketliliği kısaca hatırlayacak olursak: Bu yılın başında, ABD – Çin arasındaki ticaret geriliminin büyük ölçüde azalması ve tarafların bir anlaşmaya varacağına ilişkin beklentiler petrol fiyatlarında sert yükseliş hareketlerini beraberinde getirmişti. Venezuela, Libya be Nijerya gibi bazı OPEC üyesi ülkelerde petrol üretiminde görülen aksaklıklar petrol fiyatlarındaki yükselişleri desteklerken; OPEC’in üretim kesintileri, ABD – İran arasındaki gerilim ve İran’ın Hürmüz boğazını kapayacağı endişeleri de petrol fiyatlarında sert yükselişleri beslemiş ve Brent petrolün varil başına 75$ seviyesi üzerini test etmesine neden olmuştu. Ancak, kurum beklentimiz dahilinde, varil başına 75$ seviyesini aşmakta başarısız olan Brent petrol, bu seviyeden sert bir geri çekilme gerçekleştirerek Haziran ayının başlarında 60$ seviyesi altına kadar geril çekildi. Haziran ortasından bu yana ılımlı bir yükseliş çabası içerisinde olan Brent petrol, gelen son haberler ile birlikte yeniden 65$ üzerine yerleşmiş görünüyor.

• Bu noktada Brent petrolün 62$ – 68$ bandında bir stabilizasyon sürecine girmesini, ham petrolün ise önümüzdeki dönemde 56$ – 62$ seviyeleri arasında seyretmesini beklemekteyiz. Kısa vadede, petrol fiyatlarındaki mevcut yükseliş eğilimi TL varlıkları üzerinde baskı oluşturabilir.

 

OPEC’de Hangi Ülkeler Var? OPEC Petrol Sepeti Nasıl Hesaplanıyor?

ABD ve Rusya OPEC üyesi ülkeler değil. OPEC’e üye olan ve OPEC Petrol Sepetinin hesabına katılan petroller şu şekilde: Saharan Blend (Cezayir), Girassol (Angola), Oriente (Ekvador), Rabi Light (Gabon), Minas (Endonezya), Iran Heavy (İran), Basra Light (Irak), Kuwait Export (Kuveyt), Es Sider (Libya), Bonny Light (Nijerya), Qatar Marine (Katar), Arab Light (Suudi Arabistan), Murban (BirleşikArapEmirlikleri) ve Merey (Venezuela) petrol fiyatlarından hesaplanıyor.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir: Dolar Kuru Yorumları Altın YorumlarıEUR/USD YorumlarıGBP/USD YorumlarıUSD/JPY Yorumları