Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Enflasyon Yüz...

Enflasyon Yüzde 2 Arttı

2020 Temmuz öncesi son tek haneli değer…İş Yatırım

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Ekim’de tüketici fiyatları aylık %2,0 ile %1,3’lük beklentimizin üzerinde, %2,2’lik piyasa tahminin sınırlı oranda altında geldi. Yıllık enflasyon ise %8,6 seviyesine geldi (Eylül 2019: %9,3). Tahminimizdeki sapma gıda ve giyim-ayakkabı gruplarından kaynaklandı. Hane halkı sepetinde ağırlığı fazla olan temel gruplarda genele yaygın bir yükseliş görülüyor. Aylık enflasyona en büyük katkı 0.73yp ile giyim-ayakkabı grubundan geldi. Konut (0.52yp), gıda (0,38yp) ve ulaştırma (0,2yp) enflasyonu yukarı çeken diğer gruplar oldu.

Çekirdek enflasyon cephesinde yıllık B gurubu enflasyonu (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) bir önceki ayki %8,9 seviyesinden % 7,6’ya geriledi. Yıllık enflasyondaki düşüşte baz etkisinden gelen güçlü destek devam etti, geçen sene çekirdek enflasyon Ekim’de %24,4’e yükselmişti. Dolayısıyla Ekim ayında dayanıklı mal grubundaki %1,4 deflasyon sürpriz değil.

Özetlemek gerekirse, tüketici sepeti kalemlerinde genele yaygın ve görece yüksek fiyat artışlarına rağmen yıllık enflasyonda güçlü baz etkisinden kaynaklanan düşüş devam ediyor.

Bugünkü veri muhtemelen 2020 yılı Temmuz’una kadar açıklanacak tek haneli son yıllık enflasyon rakamı olacak. Hatırlanacağı üzere manşet enflasyon 2018 Ekim’inde %25.2 ile zirve yapmıştı. Seneye ilk yarı, düşük baz etkisi nedeniyle 2019 ikinci yarının tam tersini göreceğiz.

Yılın son iki ayında enflasyonun yükselmesini ve seneyi %12 civarında kapatmasını bekliyoruz. Buna rağmen gelişmekte olan ülkelere yönelik güçlü risk iştahı ve küresel olarak genişleyici para politikası nedeniyle Merkez Bankası 12 Aralık’taki yılın son toplantısında 100bp faiz indirimi daha yapabilir.

Ancak manşet enflasyonun yükselme eğiliminde olduğu bir ortamda faiz indirim döngüsünün devam etmesi zor gözüküyor. Öncelikle piyasaların %8,5’lik 2020 enflasyon tahminine ikna edilmesi gerekiyor.

 

 

Tüketici Fiyat Endeksi, Ekim 2019

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %2,00 arttı. TÜFE’de (2003=100) 2019 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,00, bir önceki yılın Aralık ayına göre %10,59, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,55 ve on iki aylık ortalamalara göre %16,81 artış gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış %11,70 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2019 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan, konutta %3,55, gıda ve alkolsüz içeceklerde %1,65, haberleşmede %1,43 ve ulaştırmada %1,17 artış gerçekleşti.

Aylık düşüş gösteren tek grup %0,59 ile eğlence ve kültür oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2019 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan sadece eğlence ve kültür grubunda %0,59 oranında düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış %43,60 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti.
TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre sağlık %14,24, eğitim %14,20, lokanta ve oteller %13,71 ve çeşitli mal ve hizmetler %13,43 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) aylık %1,58 arttı. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2019 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,58, bir önceki yılın Aralık ayına göre %9,66, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,64 ve on iki aylık ortalamalara göre %16,09 artış gerçekleşti.

Ekim 2019’da endekste kapsanan 418 maddeden; 33 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 289 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 96 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

Tüketici fiyat endeksi, Ekim 2019
[2003=100]


 

 

İş Yatırım – Odak Noktası Enflasyon Raporu 2019-IV

Dezenflasyon süreci kısa bir aradan sonra devam edecek…

31.10.2019 – Merkez Bankası (TCMB) bugün yayımladığı yılın son enflasyon raporunda 2019 yılsonu enflasyon tahminini 1,9 puan aşağı yönlü güncelleyerek Yeni Ekonomi Programında daha önce açıklanan %12.0 (%11,2-%12,8 aralığında) seviyesine çekti. 2020’ye ait enflasyon tahmini ise değiştirilmeyerek Temmuz raporundaki %8,2 (%5,5-%11,1) aralığında) olarak belirlendi.

Temmuz raporuna göre gıda, petrol ve ithalat fiyatlarında aşağı yönlü güncellemeler yapılıyor. Gıdadaki güncelleme enflasyona 1,2 puan, TL cinsi ithalat fiyatlarındaki güncelleme ise 0,3 aşağı yönlü etki yaratıyor. Öte yandan, TCMB enflasyon ana eğilimindeki iyileşmenin enflasyon tahminini 1.1 puan aşağı çektiği vurgulanıyor. Buna karşın tütün ürünleri fiyatlarındaki artış 0.6 puan, çıktı açığındaki güncelleme 0.1 puan enflasyon tahminini yukarıya çekiyor.

2019 yılında dezenflasyon sürecine ithal fiyatlardaki düşüş, reel kurun ılımlı bir değerlenme eğilimi sergilemesine bağlı olarak maliyet baskısının hafiflemesi ve iç talepteki ılımlı toparlanma destekleyici olmaya devam edecek.

Enflasyon raporuna göre baz etkisi nedeniyle 2019 4Ç – 2020 1Ç döneminde manşet enflasyon 3-4 puan artarak %12 – %13 bandına yükselebilir. İşlenmemiş gıda, enerji, tütün gibi para politikasının kontrolü dışındaki kalemleri dışlayan çekirdek enflasyon da (B endeksi) bu dönemde %11 – %12 aralığına ulaşabilir.

Merkez Bankası baz etkinin geçmesiyle birlikte yılın ikinci çeyreğinden itibaren gerek manşet gerekse çekirdek enflasyonun gerilemesini ve %10 seviyesinin altına hızla inmesini bekliyor.

Raporda, ekonomideki kademeli toparlanma nedeniyle daralan çıktı açığına rağmen Türk lirası cinsinden ithal fiyatlarındaki gerileme ve enflasyon ana eğimindeki iyileşmenin 2020 yılında da dezenflasyon sürecini devam ettireceği vurgulanıyor.

Merkez Bankası’nın enflasyon görünümüne yönelik çizdiği iyimser tabloya rağmen 2020 yılı enflasyon tahminimizi %11 seviyesinde tutmayı tercih ediyoruz. Geçmiş enflasyona dönük endeksleme alışkanlığının başta hizmet sektörü olmak üzere manşet enflasyondaki gerilemeyi yavaşlatacağından endişe ediyoruz.

Yeni ekonomik programda koyulan %5 büyüme hedefine, %3’e yaklaşan bütçe açığına rağmen Merkez Bankası’nın son üç aydır uyguladığı önden yüklemeli parasal gevşeme 2020 enflasyon tahmininde yukarı yönlü riskleri artırıyor.

Başkan Uysal piyasa oyuncularına yaptığı sunumda mevcut para politikası duruşunun hedeflenen enflasyon patikasına ulaşmak için yeterli olduğunu vurguluyor. Ancak Eylül ayında aynı cümle kullanıldıktan sonra Ekim ayında 250 baz puan indirim yapılması bizi daha temkinli olmaya itiyor.

Özetle, enflasyon raporu sonrası 2019 yılı enflasyonunun bizim tahminimize göre (%12.5) daha aşağıda %12 civarında geleceğine ikna olduk. Ancak %8,2’lik 2020 enflasyon hedefine rağmen %11’lik tahminimizi değiştirmiyoruz. Tahminimizi aşağı çekmek için Merkez Bankası’nın faiz indirimine ara vereceğine, Türk lirasının güçleneceğine ve fiyatlama davranışlarının yumuşayacağına yönelik kanıtlar görmeyi tercih ediyoruz.

 

Merkez’in tek haneli enflasyon yönlendirmesi gevşemenin devam edeceğine işaret ediyor…Enver Erkan

31.10.2019 – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılsonu enflasyon projeksiyonunu %13,9’dan %12’ye indirdi. Beklentilerden daha iyi gerçekleşen enflasyon görünümü itibariyle, Merkez Bankası’nın geçen hafta yaptığı 250 baz puanlık faiz indiriminden sonra da zaten bu yılın enflasyon tahmininin düşürüleceğinin sinyalini almıştık. Banka revizyona temel dayanak olarak, düşük gıda fiyatları ve istikrarlı TRY’yi gösterdi ve enflasyondaki iyileşmenin sadece baz etkisinden kaynaklanmadığını, ana bileşenlerde de iyileşme olduğunu belirtti. Böylece yılsonu enflasyon beklentisi YEP’te öngörülen %12 seviyesi ile uyumlu hale getirildi. 2020 için ise beklediğimiz üzere revizyon olmadı ve tek haneli enflasyon yönlendirmesi devam ettirildi.

Bu yıl için, yani Aralık toplantısı açısından eğer bir faiz indirimi olacaksa bu eskiye göre çok daha sınırlı bir aralıkta olacaktır. Çünkü şu an cari enflasyona göre %4’lerde bulunan reel faiz, Ekim ayından sonra enflasyonun %12 civarlarına gelmesiyle %2 altına düşebilecektir. Makul bir reel faiz oranını koruma üzerine kurulu olan para politikası duruşu itibariyle hareket alanı daralmaktadır. Gelecek yıl için ise, tek haneli enflasyon yönlendirmesi devam ettiğine göre bu da Merkez Bankası’nın faiz indirmeye devam edebileceğine işaret etmektedir. Tabii bu noktadan sonra işler baz etkisine bakmayacak, enflasyonda sürekli düşüşü sağlayabilmek için ekonomi bacağında önlemler alınması, koordinasyon içinde bir para politikası ve mali politika olması gerekmektedir. Piyasanın konsensüs tahminleri 2020 için hala çift hanededir.

“Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.”

 

Ankara’da Gıda Fiyatları Ekim Ayında Düşüş Kaydetti

30.10.2019 – Ankara’da gıda fiyatları Ağustos ayında düşüş kaydetti. Türk-iş tarafından açıklanan verilere göre gıda fiyatları Ekim ayında bir önceki aya göre %0,29 oranında düşüş kaydetti. Ekim ayı ortalama gıda fiyatlarının değişimi %1,3 oranında artışı işaret ederken, geçen senenin aynı ayında da %1,38 oranında bir artış kaydedilmişti.

Tacirler Yatırım Ankara’da açıklanan verileri yakında açıklanacak Ağustos ayı enflasyon rakamları açısından şöyle değerlendirdi: Türk-iş Ankara gıda fiyatlarının Ekim ayında bir önceki aya göre %0,29 oranında düştüğünü açıkladı. Ekim ayı ortalama gıda fiyatlarının değişimi %1,3 oranında artışı işaret ederken, geçen senenin aynı ayında da %1,38 oranında bir artış kaydedilmişti. Bu çerçevede Türk-iş verilerinin gelecek hafta Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak olan enflasyon verileri çerçevesinde aşağı yönlü riskleri ifade etti. Ankara gıda fiyatlarının alt kalemlerine bakıldığında taze meyve sebze fiyatlarında da mevsim ortalamalarının altında bir değişim olduğu, bir önceki aya göre düşüş kaydedildiği takip edildi.

 

Enflasyon rakamları ve etkilerine yönelik analiz ve yorumlar:

Baz Etkisinin Desteği Başladı, İş Yatırım

Eylül’de tüketici fiyatları aylık %1,0 ile %1,3’lük beklentimizin ve piyasa tahminin kayda değer oranda altında arttı. Yıllık enflasyon ise %9,3 seviyesine geldi (Ağustos 2019: %15,0). Tahminimizdeki sapma gıda ve ulaştırma gruplarından kaynaklandı.

Enflasyonu aşağı çeken temel kalem -0,14 puanlık katkıyla gıda grubu oldu. Öte yandan konut grubu doğalgaz zammının etkisiyle manşete 0,31 puan katkı sağlarken ulaştırma grubu manşeti 0,27 puan yukarı taşıdı. Son olarak giyim grubu mevsimsellik trendinin aksine artış kaydederek manşeti 0,13 puan yukarı çekti.

Çekirdek enflasyon cephesinde yıllık B gurubu enflasyonu (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) bir önceki ayki %15,0 seviyesinden %8,9’a geriledi. Yıllık enflasyondaki düşüşte baz etkisinden gelen güçlü bir destek var, geçen sene çekirdek enflasyon Eylül’de %23,7’ye yükselmişti. Benzer şekilde baz etkisi desteğiyle yıllık dayanıklı mal grubu enflasyonu %3,0’e geriledi.

Eylül ayında da enflasyonda olumlu bir sürpriz gördük. Tahminimizdeki sapma gıda grubunda devam eden olumlu seyirden ve ulaştırma grubundaki artışın öngörümüzün altında olmasından kaynaklanıyor. Yıllık enflasyon cephesinde ise Temmuz 2017’den bu yana ilk kez tekrar tek haneye geri döndük. Yıllık enflasyondaki düşüşte baz etkisi temel faktör. Geçen sene kur soku ardından yıllık TÜFE %24,5’e yükselmişti.

Baz etkisinin desteğinin Ekim enflasyonunda da devam etmesini bekliyoruz. Bu bağlamda son elektrik zammına rağmen (manşete 0,45 puan katkı verecek) yıllık enflasyonun Ekim’de de tek hanede kalmasını bekliyoruz. Takip eden iki ayda ise kademi yükselişle enflasyonun yılı %12,5’te tamamlamasını bekliyoruz.

Her ne kadar enflasyondaki düşüşte baz etkisinin etkisi büyük olsa da enflasyonda tek haneye dönüşün faiz indirimi konusunda Merkez Bankası’nın elini rahatlattığını düşünüyoruz. Bu bağlamda TCMB’nin 24 Ekimdeki toplantıda 100-150 baz puan aralığında bir faiz indirimine gidebileceğini düşünüyoruz. Nihai kararımızı toplantı tarihine kadar risk iştahının izleyeceği seyir belirleyecek.

 

Tüketici Fiyat Endeksi, Eylül 2019

 

02.10.2019 – Eylül İTO verilerine göre İstanbul enflasyonu aylık %1,11 oranında artış kaydetti. İstanbul gıda fiyatlarına bakıldığında %0,3 oranında sınırlı bir artış dikkat çekiyor. Geçen senenin aynı döneminde fiyatlar %4,78 oranında artmıştı. Eylül ayına ilişkin tarihsel ortalamaların da %1,7 oranında artış yönünde olduğu görülüyor.

Geçen hafta içerisinde açıklanan Ankara gıda fiyatlarındaki %0,27 oranında sınırlı aylık bir artış takip edilmişti. İTO ve TÜİK tarafından açıklanan gıda fiyatları çerçevesinde özellikle taze meyve ve sebze fiyatları arasında önemli korelasyon olduğunu görüyoruz. İTO Eylül ayındaki taze meyve ve sebze fiyatlarında %1,2 oranında aylık artış kaydedilirken, yıllık fiyat değişiminin bir önceki ayki %10 oranındaki artıştan -%3,26’ya gerilediği dikkat çekiyor. İTO verileri sonrasında aylık enflasyon tahminimizde herhangi bir değişiklik yapmıyoruz. İTO verilerinin gıda fiyat tahminlerimizle uyumlu bir resmi işaret ettiğini düşünüyoruz.

 

Ayrıca önceki gün yapılan elektrik zammı sonrasında da yeni fiyatlandırma enflasyon verilerini bu ay olmasa da yıllık bazda etkileyecek.

 

Yıllık ÜFE – TÜFE Makası 32 Ay Sonra Kapandı, Gedik Yatırım

TÜFE, Ağustosta %0,86 ile konsensüs beklentilerden olumlu gerçekleşti… (Konsensüs:+%1,30 Gedik Yatırım: +%1,40). Böylelikle, yıllık TÜFE 16,7’den %15’e geriledi. Yıllık TÜFE’de geçen ay gözlenen geçici artış (vergi indirim teşviklerinin uzatılmaması ve bazı ürünlere yönelik zamlar nedeniyle) sonrasında enflasyondaki aşağı yönlü ana eğilimin korunduğu görüldü. Aylık bazda gözlenen artışa en yüksek katkılar Alkollü İçecekler ve Tütün grubu (sigara zammının etkisi) ile konut grubundan gelirken (doğalgaz zammının etkisi); ulaştırma (akaryakıt fiyatları kaynaklı), gıda ve alkolsüz içecekler (işlenmemiş gıda kaynaklı) ile giyim ve ayakkabı (mevsimsel etki kaynaklı) grupları aylık artışı önemli ölçüde sınırlayıcı rol oynadı.

Ayrıca, çekirdek enflasyon göstergelerindeki düşüş eğiliminin de, geçen ayki geçici duraksamanın ardından, devam ettiği görüldü. Ayrıca, yurtiçi ÜFE aylık bazda %0,59 oranında düşüşle; yıllık bazda %21,66’dan, %13,45’e geriledi. Böylelikle, 32 aydır devam eden ÜFE-TÜFE arasındaki ÜFE lehine olan makas kapanmış oldu; diğer bir ifadeyle maliyet enflasyonu, talep enflasyonun altına geriledi.

Yüksek baz etkisi kaynaklı olarak, eylül-ekim döneminde, geçici de olsa tek haneli enflasyon görülebilir. Sene başından bu yana enflasyon ile ilgili yapılan hemen her yorumda değinilen olumlu baz etkilerinin 2019 yılı için hem en güçlü dönemine hem de sonuna yaklaşmış bulunuyoruz. Tarihsel ortalamalar itibariyle eylül ayında TÜFE, 2003-2017 yılları arasında %0,81 ve 2014-2017 yılları arasında %0,47 olarak gerçekleşirken; geçen yıl ağustos ayında yaşanan kur şokunun etkisiyle Eylül 2018’de aylık enflasyon %6,3 olarak gerçekleşmişti.

Bu rakamlar ÜFE tarafında çok daha çarpıcı seviyelerde. 2006-2017 yılları arasında %0,62, 2014-2017 yılları arasında %0,73 olarak gerçekleşen eylül ÜFE, 2018’in eylül ayında %10,88 artış göstermişti. Bu noktadan hareketle, mevcut eğilimlerden ziyade büyük ölçüde baz etkisi kaynaklı olarak gelecek 1-2 aylık süreçte geçici de olsa tek haneli enflasyon seviyelerinin görülmesi ya da en azından tek haneli seviyelere yakınsanması beklenebilir. Kur ve enerji fiyatlarındaki seyre ek olarak olası yeni fiyat artışlarının beklenen düşüş eğilimini bir miktar sınırlama riski bulunduğunu da not edelim.

Hatırlanacak olursa, Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, önceki ay ekonomi gazetecileri ile gerçekleştirdiği toplantıda, kamunun düzenlediği fiyatlarda yapmak zorunda olunan artışların genellikle baz etkisi güçlü olacak aylara denk getirilerek yapıldığını ve bunların birçoğunun geride kaldığını ifade etmişti. Bu açıklamadan hareketle özellikle eylül-ekim aylarında, varsa, ihtiyaç görülen ürünlerdeki fiyat artışlarının gerçekleştiğini görebiliriz. Diğer taraftan, mevcut gerçekleşme ve eğilimleri dikkate alarak 2019 yılsonu TÜFE tahminimizi %14,9’dan %14,4’e revize ediyoruz (TCMB: %13,9). Enflasyondaki aşağı yönlü eğilimin devam etmesi ve TL’nin seyri TCMB’nin yılın geri kalan dönemde gerçekleştirebileceği olası faiz indirimleri açısından oldukça önemli. TCMB’nin 12 Eylül’de gerçekleştireceği bir sonraki PPK toplantısı öncesinde, bugün açıklanan verilerin olası bir faiz indirimi için TCMB’nin elini bir miktar güçlendirdiği söylenebilir.

 

 

Enflasyon Sepetinde Ağırlığı En Yüksek Olan 15 Ürün

Enflasyonda en etkili kalemler neler? Enflasyonu en çok ne etkiliyor. İşte ilk 15 ürün, değişimleri ve sepetteki ağırlıkları

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here