Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Enflasyonda Y...

Enflasyonda Yeni Zirve: TÜFE Ekimde Yüzde 2,67 Arttı

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %2,67 arttı. TÜFE’de (2003=100) 2018 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,67, bir önceki yılın Aralık ayına göre %22,56, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,24 ve on iki aylık ortalamalara göre %14,90 artış gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış %12,74 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan, konutta %4,15, ev eşyasında %3,44, gıda ve alkolsüz içeceklerde %3,22 ve eğlence ve kültürde %2,07 artış gerçekleşti.

Aylık düşüş gösteren tek grup %0,85 ile ulaştırma oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan sadece ulaştırma grubunda %0,85 oranında düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış %37,92 ile ev eşyası grubunda gerçekleşti. TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma %32,00, çeşitli mal ve hizmetler %31,50, gıda ve alkolsüz içecekler %29,26 ve konut %25,72 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Aylık en yüksek artış %3,84 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt)’de oldu. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış %25,41 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %28,63 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %16,68 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde gerçekleşti.

Ekim 2018’de endekste kapsanan 407 maddeden; 42 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 328 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 37 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise aylık %0,91 arttı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %0,91, bir önceki yılın Aralık ayına göre %40,22, bir önceki yılın aynı ayına göre %45,01 ve on iki aylık ortalamalara göre %23,73 artış gösterdi.

Yurt içi üretici fiyat endeksi değişim oranları, Ekim 2018
[2003=100]

Yurt içi üretici fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı, Ekim 2018 – [2003=100]

Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,12, imalat sanayi sektöründe %0,17, elektrik, gaz üretim ve dağıtımı sektöründe %8,62 ve su sektöründe %0,89 artış olarak gerçekleşti.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ve değişim oranları, Ekim 2018 [2003=100]

Aylık en fazla artış ham petrol ve doğal gaz sektöründe gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %20,78 ile ham petrol ve doğal gaz, %8,62 ile elektrik, gaz üretim ve dağıtımı, %7,33 ile ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) olarak gerçekleşti. Buna karşılık basım ve kayıt hizmetleri %9,11, metal cevherleri %5,35, ana metaller %4,11 ile bir önceki aya göre endekslerin en fazla düştüğü alt sektörler oldu.

Ana sanayi gruplarında aylık en fazla artış enerjide gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Ekim ayında aylık ve yıllık en fazla artış enerjide gerçekleşti.

Kaynak: TÜİK

Enflasyonda Yeni Zirve, İş Yatırım

Muammer Kömürcüoğlu, Ekonomist

Ekim’de tüketici fiyatları %2,7 ile %1,1’lik beklentimizin ve %2,0’lık piyasa öngörüsünün üzerinde yükseldi. Aylık gerçekleşme yıllık enflasyonu %25,2 ile 2003 bazlı serinin yeni zirvesine taşıdı (Eylül: %24,5). Tahminimizdeki sapma gıda, giyim ve ev eşyası gruplarındaki fiyat artışlarının öngörümüz üzerinde olmasından kaynaklandı

Alt grupların geneline yayılan bir artışın devam ediyor. Manşete en büyük katkılıları 0,8 puan ile giyim (%12,8 aylık artış), 0,75 puan ile ulaştırma (%3,2 artış) ve 0,3 puan ile ev eşyası (%3,44 yükseliş) grupları yaptı. Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı kapsamında bahsettiğimiz bu kalemlerdeki yükselişin daha sınırlı olmasını bekliyorduk

Çekirdek göstergelerde yıllık C grubu enflasyonu %24,3’e yükseldi (Eylül %24,1). Merkez Bankası’nın dikkate aldığı çekirdek enflasyon momentumunda Eylül’deki sert bozulma ardından Ekim’de sınırlı bir iyileşme olduğu görülüyor. Fiyatlama davranışlarındaki bozulma ve TL’deki değer kaybının gecikmeli etkileri çekirdek enflasyonun yüksek seyretmesine neden oluyor. Yıllık temel mal grubu enflasyonunun %35,4’te seyretmesi (alt detayda dayanıklı tüketim malları %40,7) kur geçişkenliği etkisinin sürdüğüne işaret ediyor. Önümüzdeki aylarda iç talepteki yavaşlamanın yansıması ve son dönemde TL’de görülen değer kazancı nedeniyle çekirdek enflasyonda kısmi bir düşüş bekliyoruz.

Özetle Ekim’de enflasyon gıda ve giyim gurubundaki artış nedeniyle beklentimizin üzerinde geldi. Ek olarak çekirdek enflasyonda Eylül’e göre hız kesse de yükselişin devam ettiği görüldü. Üretici fiyatları enflasyonunda ise sınırlı bir gerileme söz konusu.

Görünen o ki fiyatlama davranışlarındaki katılık ve kur geçişkenliğinin gecikmeli etkisi Ekim ayında da baskın gelmeye devam etti. Geçen ay ortasında açıklanan Topyekün Mücadele Programının henüz büyük katkısı olmadığı görülüyor. Kasım ayındaki ÖTV indirimleri ve Mücadele Programının gecikmeli etkileri ile enflasyonda düşüş eğiliminin başlayacağını düşünüyoruz. Şimdilik %25’lik yıl sonu enflasyon beklentimizi koruyoruz. Ancak Kasım enflasyonuna bağlı olarak tahminimizde bir miktar aşağı yönlü risk olduğunu düşünüyoruz.

Enver Erkan konu ile ilgili şu yorumda bulundu:

Enflasyon rakamları sıkı para politikasında devamlılık gerekliliğini gösteriyor…

Türkiye’de tüketici enflasyonu Ekim ayında %25,2’ye yükseldi, bununla beraber enflasyonda 2003’ün ortalarından bu yana en yüksek seviyeleri görmeye devam ediyoruz. Döviz kuru ve enerji fiyatlarına en çok maruz kalan bileşenlerdeki fiyat artışları baskısı, enflasyonun yüksek gerçekleşmeye devam etmesinde etkili olmaktadır.

Enflasyonla Topyekün Mücadele programının, Ekim ayında temel mal gruplarındaki aylık fiyat artışlarına baktığımızda ulaştırma harici kalemlerde henüz etkisini göstermediğini görüyoruz. TÜFE kadar dikkat çeken bir ayrıntı ÜFE olmaya devam ediyor, ÜFE her ne kadar %45’e gerilese de halen çok yüksek ve ÜFE ile TÜFE makası 20 puan civarında oldukça açık olmayı sürdürüyor. ÜFE ile TÜFE arasındaki açıklık halen maliyetlerin yüksek kısmının üretici tarafında biriktiğini, tüketici tarafına ise henüz tam olarak yansımadığını gösteriyor. Dolayısıyla, normal şartlar altında TÜFE’de halen marj var. Çekirdek enflasyon da %24,34 seviyesinde ve artış eğilimine devam ediyor. TRY’nin yaz çöküşü ve daha yüksek petrol fiyatları henüz iç maliyetlere tam olarak yansımamıştır. Yüksek ithalat ve enerji maliyetleri yukarı riskleri devam ettirmektedir. USDTRY kurunda yükselişe hızlı reaksiyon veren tüketici fiyatları, düşüşe aynı hızda reaksiyon vermemektedir.

Gıda enflasyonu %30’a yakın seyrediyor. Gıdada iyileşme sağlamak için yapısal adımların önümüzdeki süreçte ivedi bir şekilde hayata geçirilmesi gerekliliği söz konusu. Hükümet nezdinde konuşulan Hal Yasası’nı oldukça oynak olan taze sebze ve meyve fiyatlarının kontrol altına alınması bakımından önemsiyoruz. Bunun yanında tarımda kapsamlı reformların; aracılığın ve komisyonculuğun önüne geçilmesi, taşıma maliyetlerinin azaltılması, saklama koşullarında ve depoculukta düzenleme, stokçulukla mücadele, tohumda, mazotta, zirai ilaçların temininde teşvik ve kolaylıklar gibi gerekliliğini düşünüyoruz.

Hükümetin açıklamış oldu vergi indirimlerinin otomotiv, mobilya, beyaz eşya, konut sektörlerinde talebi öne çekerek veya ertelenmiş talebi yeniden öne aldırarak talep kanalı üzerinden enflasyonist risk yaratma olasılığı var. ÖTV indirimlerinin etkisini bu bağlamda yılsonuna kadar izleyeceğiz. Diğer taraftan, Eylül’den itibaren düşmeye başlayan USDTRY kurundaki gerileme, söz konusu fiyat artışlarını bir miktar frenleyebilir. Enflasyonla Topyekün Mücadele kapsamında gerçekleştirilen indirimlerin etkisi geçici, bu etkilerin 1.1.2019’dan sonra yapısal adımlarla ve enflasyonu bu noktaya getiren maliyet unsurlarını nötralize ederek kalıcılaştırılması gerekmektedir.

Merkez Bankası enflasyon raporu, enflasyonda halen kısa vadeli dalgalanmalara karşı uyarılar içeriyor, bu kapsamda yılsonu beklentisi de zaten %23,5’a yükseltildi. Enflasyon, faizin üzerinde kalmaya devam ediyor, bu kapsamda enflasyonist risklerin yakın vadede ve önümüzdeki birkaç ayda devamlılığını sürdürecek olması itibariyle sıkı para politikasının devamını bekleriz. TRY’de ilave bir değer kaybına yol açacak tahmin dışı bir şok gerçekleşmediği takdirde Merkez Bankası’nın Aralık ayındaki bir sonraki toplantısında faiz oranlarını artırmasını beklemiyoruz.