Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri TPF Başkanı Ö...

TPF Başkanı Ömer Düzgün: “İstihdamda 100 Bin Barajını Aştık”

04.02.2021 – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Ömer Düzgün, 2020 yılında yerel zincirlerin yürüttüğü çalışmaları değerlendirdi. Türkiye genelinde 5 ve üzeri toplam 5 bin 500 markette hizmet verdiklerini kaydeden Ömer Düzgün; “Gıda perakendesinde sektörün neferi olmaya devam ediyoruz. Geçen yıl yaklaşık 8 bin hemşerimize daha iş imkanı sağladık. Ne mutlu ki istihdamda 100 bin barajını aştık, ciromuz ise 40 milyar TL’ye ulaştı. Bu yıl sektörümüzde verimlilik ön planda olacak. Pazardaki aşırı rekabet, sektörde pastayı küçültmekle kalmadı; karlılığı da düşürdü. Sektör zor bir sürece doğru sürüklendi. 2021 yılında hedefimiz, sektörümüzün gelişmesine katkı sağlayarak yüzde 15 büyümek” dedi. 

Perakende sektörünün önemli ve en büyük çatı örgütü konumunda olan TPF, 2020 yılını değerlendirerek, 2021 yılı hedeflerini paylaştı. Son 2 yıldır gıda perakendesinin önemli bir sınav verdiğini belirten Ömer Düzgün; “2020 ülkemiz ve dünya açısından zor bir yıldı. Bir yıldır Kovid-19 ile savaşıyoruz. Pandemi yüzünden yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı; tedavisi devam edenlere ise acil şifalar diliyoruz. Temennimiz pandemi sürecinin en kısa sürede sona ermesi. Yerel zincirler olarak, pandeminin ülkemizde görüldüğü ilk günden itibaren üst düzey hijyen ve güvenlik önlemleriyle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını, en sağlıklı ve eksiksiz biçimde karşılamak için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Yerel zincirlerin 2020 yılındaki çalışmalarını değerlendiren Düzgün şöyle konuştu; “Rekabet tüm sektörler için güzeldir. Ancak bizim sektörümüzde yaşanan ve perakende yasasında var olan eksik ayaklar nedeniyle işletme sahiplerini epey zorlamaya başladı. Hacmin küçülmesi, marketlerin küçülmesine, market birleşmelerine ya da işletme sahibinin sektörden çekilmesine neden oluyor. Buna rağmen yerel zincirler olarak ülkemize pek çok açıdan katma değer sağlamaya devam ettik. Vatandaşlarımıza Türkiye genelinde 5 ve üzeri toplam 5 bin 500 markette hizmet veriyoruz. Gıda perakendesinde sektörün neferi olmaya devam ediyoruz. 2020’de en büyük büyümeyi istihdamda elde ettik. Geçen yıl yaklaşık 8 bin hemşerimize daha iş imkanı sağladık. Ne mutlu ki istihdamda 100 bin barajını aştık, ciromuz ise 40 milyar TL’ye ulaştı.”

“2021 YILINDA HEDEFİMİZ YÜZDE 15 BÜYÜMEK”

Halen devam eden koronavirüs pandemisi nedeniyle marketlerin açılış-kapanış saatlerinde yaşanan değişiklikler, hafta içi ve hafta sonu kısıtlamaları, market içerisinde salgının yayılımının önüne geçmek için hayata geçirilen kısıtlamalar nedeniyle tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında değişim yaşandığını belirten Ömer Düzgün; “TPF’ye bağlı 14 bölgedeki PERDER üyelerinden alınan bilgiler doğrultusunda geçen yıl müşteri sayımızda yüzde 30 azalma yaşandığını ölçümledik. Vatandaşlarımız hafta sonu dışarı çıkmak yerine alışverişlerini toplu yapmaya başladı. Müşteri sayısında yüzde 30 azalma yaşarken, sepet ortalaması bir önceki yıla kıyasla yüzde 40 arttı. 2021 yılında, bu göstergeleri dikkate alarak ve müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek şekilde planlamalar yaparak yüzde 15 büyümeyi hedefliyoruz” dedi.

“ÜYELERİMİZİN YÜZDE 50’Sİ E-TİCARET HİZMETİ VERİYOR”

Konoravirüs endişesi karşısında tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları için TPF üyelerinin hızlı hareket ederek e-ticaret yatırımını hayata geçirdiğini beliren Ömer Düzgün; “Türkiye’nin tüm bölgelerinde üyelerimizin yüzde 50’si internet üzerinden satışa başladı. Diğer üyelerimiz de alt yapı yatırımına bu yıl devam edip en kısa sürede hizmet vermeye başlayacak. 2020 yılında yaptığımız dijital ve teknoloji alanında yaptığımız yatırımlar bize yeni şube açmada ekstra gider kalemlerine gerek duymadan fiziki büyüme sağlama olanağı tanıdı. Bu yıl e-ticaret yatırımının haricinde teknoloji, mobil uygulama, dijitalleşme, fayda odaklı yatırımlara devam edeceğiz. Bizi rakiplerimizden ayıran en önemli özelliğimiz geniş ürün çeşidimizin yanı sıra marketlerimizde kurduğumuz düzen, görsel açıdan da göze hitap eden tasarım. Bu yıl mağaza içi dekorasyon, demirbaş yenileme yatırımlarımız devam edecek. Öte yandan üyelerimiz arasında Gross Market alanında dönüşüm yapmaya hazırlananlar var. Bu alandaki başarılı dönüşümleri önümüzdeki süreçte paylaşacağız. 2021’de verimlilik odaklı, maliyetleri düşürücü projeler geliştirmeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

“YERLİ VE MİLLİ GIDA PERAKENDESİ YOK OLMAK ÜZERE”

Yerel zincirlerin 2021 yılında da Perakende Yasası’ndaki eksik ayakların giderilmesi için öneride bulunmaya, ilgili makamlara hatırlatma yapmaya devam edeceğini belirten TPF Başkanı Ömer Düzgün, “Perakende Yasası, olmazsa olmazımız. Ülkemizde market mağaza enflasyonu hızla artmaya devam ediyor. Mağazada sayısal büyümeye odaklananlar bu yıl da tutumlarıyla sektörümüze, küçük esnafa, üreticiye zarar vereceğini düşünüyoruz. Yasadaki eksik ayaklardan faydalananlar yan yana market açmaya devam ediyor. Kısa sürede önlem alınmazsa sektörü çok büyük tehlikeler bekliyor. Yerli ve milli gıda perakendesinin yerini tekelleşmiş ve hatta yabancılaşmış bir perakende alma ihtimali yüksek. Yasadan bir diğer beklentimiz ise marketlerde satılan tüm ürünlerin gramajlarının standartlaştırılması. Aynı pakette yapılan farklı gramaj uygulanması vatandaşlarımızı yanıltıyor, haksız rekabet oluşturuyor. Atılmasını acil bulduğumuz adımların, zorlu rekabetin küçük esnafı götürdüğü iflasların önüne geçeceğine ve ülkemizin yerli markalarıyla büyümesine fırsat vereceğine inanıyoruz. Perakende Yasası’ndaki eksik ayakların giderilmesinin yanı sıra KDV eşitlemesiyle hem dar gelirli vatandaşlarımızın aile bütçesine katkı sağlanacak hem de enflasyon rakamlarını düşürmek adına önemli bir hamle atılmış olacak. Dolayısıyla sepetler daha ucuza dolacak” dedi.

Özel marka (Private Label) ürünlerindeki hızla artan üretim politikasının, marka olmuş milli ve yerli üreticilere zarar verdiğine de dikkat çeken Düzgün; “Bu tarz ürünleri satan marketlerin raflarında bu ürünlere yönelik düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Başta istihdam olmak üzere birçok açıdan değer yaratan milli ve yerli üreticilerin, tedarikçilerin, tüm iş ortaklarının geleceği tehdit altında. Bu konuda da ivedi adımlar atılmalı” açıklamasını yaptı.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Artan Gıda Fiyatları Hakkında Açıklama Yaptı

28.05.2020 – Korona virüs pandemisi ve devamında Ramazan ayı boyunca gıda fiyatlarında yüksek zamlar tüketicilere yük getirmeye devam ediyor. Haftasonu pazarlarının olmayışı ve çoğu insanın da kalabalık olabilecek pazarları tercih etmemesi, çoğunlukla da yürüme mesafesinden uzaklara gidilmemesi tüketicileri marketlere yönlendirmekte.

Üretci ve aracıların maliyeti yükselttiğini savunan TPF Başkanı Ömer Düzgün tedarik zincirinin denetlenmesini istedi. Artan şikayetlere ve “perakendecilerin krizi fırsata çevireceği” yönünde oluşan olumsuz algıya karşılık olarak Türkiye Perakendeciler Federasyonu açıklama yaptı:

‘Marketlerdeki fiyat artışlarının sebeplerinin ortaya konması için tedarik zinciri denetlemesi şart’

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), geçtiğimiz ramazan ayı boyunca da devam eden Korona virüs pandemisi sürecinin başından beri, tüketicilerin ihtiyaç duyduğu market ürünlerinin fiyatlarına yapılan artışlar konusunda şeffaf ve detaylı denetleme yapılmasını talep ediyor. TPF Başkanı Ömer Düzgün yaptığı açıklamada, pandemi ilanından itibaren tüketiciye en uygun fiyatları sunmaya özen gösterdiklerini fakat özellikle ramazan ayı içerisinde sebze meyvede görülen fiyat değişikliklerinin aracı firmaların uyguladıkları fiyatlardan kaynaklandığını belirtti. Düzgün, TPF olarak geçen ay içinde tedarik zincirinde yer alan tüm aracıların oluşan fiyatlardaki gerçek payının anlaşılması adına Ticaret Bakanlığı’na, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na tedarik zincirinin detaylı şekilde denetlenmesi için başvuruda bulunduklarını hatırlatarak bu sayede tüketicinin hak ettiği fiyat politikasının sağlanabileceğini iletti.

Organize perakendenin en büyük çatı örgütü Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), Korona virüs salgını nedeniyle yaşanan yoğun gündemde tüm yurtta alınan tedbirler doğrultusunda vatandaşların temel ihtiyaç ürünlerine hızlı ve kesintisiz erişim sağlaması ve alım gücünü olumsuz etkileyecek ürün fiyatlarındaki gereksiz artışlara yönelik tedbir çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Bu dönemde halkı mağdur etmeyecek bir fiyat politikası uygulamaya çalıştıklarını belirten TPF Başkanı Ömer Düzgün, üretim-satış zincirinin son halkası olarak tüketici karşısında üretici ve aracı firmaların uyguladıkları zamların sorumlusu olarak görüldüklerini, bu durumun incelenmesi için yetkili mercilerden araştırma talep ettiklerini söyledi.Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Tedarik zincirinin ilk halkası olan üreticilerin, hallerin ve lojistik firmalarının ürün ve hizmet fiyatlarında artış gerçekleştirmesi, yerel marketlerimizi bu doğrultuda artan maliyetler sebebiyle fiyat düzenlemesi yapmaya zorunlu olarak yönlendirmektedir. Bu nedenle perakende mağazaları, tüketicinin gözünde fiyat artışlarının sorumlusu olarak algılanmaktadır. Oluşan bu algının gerçeği yansıtmadığı tedarik zincirinin tüm aşamalarında gerçekleştirilecek denetimlerle tespit edilebilecektir.

Biz vatandaşlarımızın gereksinimlerini milli seferberlik ruhuyla karşılamaya gayret ederken tedarik zincirinde buz dağının altı olarak nitelendirdiğimiz, üretim, lojistik sektörleriyle birlikte sebze-meyve hallerinin ürün fiyatlarında artış yapması perakende sektörünü mağdur etmektedir. Tüketicinin tepkisinin doğrudan perakendecilere yönelmesi kamuoyunda bizlere yönelik olumsuz algılara sebebiyet vermektedir. Vatandaşımızın bütçesinden çıkacak haksız her kuruşun takipçisi olmak için perakendeciler olarak iç denetim mekanizmamızı sürecin ilk gününden bu yana takip ediyoruz. İç denetimde sağladığımız hassasiyeti bir manada çözüm ortaklarımız olan üreticilerden, lojistik firmalarından ve sebze meyve hallerinden de bekliyoruz. Ülke ekonomimizin ve vatandaşımızın refahı için tedarik zincirinin tüm aktörlerini milli birlik ve seferberliğe davet ediyorum. Devletimizin karar verici mekanizmasının da tedarik zincirinde fırsatçılık yapanları ayıklamasını temenni ediyor ve “olağanüstü pandemi sürecinden normalleşme sürecine geçtiğimiz bu günlerde, halkımıza en kaliteli ürünü ve en iyi hizmeti sunmakla mükellef olan üretici-satış zincirinin tüm halkalarını oluşturan paydaşlarımızla kenetlenerek bu amaç etrafında çalışmalarımızı sürdürmeyi arzu ediyoruz”.

Keyfi fiyat artışı varsa biz bunun takipçisiyiz

Başkan Düzgün daha önceki dönemde yaptığı açıklamada aşağıdaki bilgileri paylaşmıştı: “Topraktan ya da üretim hattından çıkan, bakliyat, ay çiçek yağı, taze sebze-meyve, gıda ve temizlik ürünleri dâhil herhangi bir ürün, bizim raflarımıza gelene kadar pek çok aracı kişi/kuruluştan geçmektedir. Özellikle, yerel perakendeciler olarak, bu zincirin her halkasında bulunan ve bu işten para kazanan hal ve dağıtım şirketleri gibi aracı kuruluşları hiçbir zaman göz ardı etmeden, direkt üreticiden satın alma yapmak yerine sistemin tüm paydaşlarının işlevselliğini koruması adına devamlılığını sağlamaya özen gösteriyoruz. Biz işimize bu kadar hassasiyetle yaklaşırken, keyfi şekilde gerçekleştirilen bir fiyat artışı varsa biz bunun takipçisiyiz. Ekonominin temel verilerinden biri olan arz-talep dengesine göre fiyatların oluştuğu, rekabetin en üst noktada olduğu, tüketici sadakatinin kalmadığı, alışkanlıkların hızla değiştiği bir dünyada hiçbir perakendeci durduk yere fiyat artısı yapmaz. Fiyat değişimlerinde tedarik zincirinin tamamına bakmak ve sebep-sonuç ilişkilerini incelemek lazım. Bizleri zor durumda bırakan ve kamuoyunda oluşabilecek “perakendecilerin krizi fırsata çevireceğine” yönelik olumsuz algının önüne geçmek adına, ürün fiyatlarına yönelik tedbir ve düzenlemelerin üretici ve lojistik sektörlerini de kapsayacak şekilde tedarik zincirinin tüm aşamalarında hayata geçirilmesini talep etmek üzere, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na başvurularımızı yaptık. Pandemi süreci devam ederken, mübarek Ramazan ayında oluşan bu durum karşısında, başta ülke ekonomimiz olmak üzere vatandaşlarımızın ve perakendecilerin bu süreci en az zararla atlatmasını sağlamayı görev biliyor ve adımlarımızı buna göre atıyoruz. Yerel marketler olarak, üretici ve halden gelen fiyatları tolere etmek adına karlılığımızdan feragat edecek şekilde sebze ve meyveyi müşterilerimize en uygun fiyatla sunuyoruz ve sunmaya devam etmek için de elimizden geleni yapıyoruz.”

“Türkiye Perakendeciler Federasyonu, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren binlerce üyesiyle milyonlarca müşterisini ağırlıyor”