Ana sayfa Haberler Kömür İthalat...

Kömür İthalatının Yüzde 60’ını Yerli Kömürden Karşılayacağız

19.04.2019 – Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen 3. Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nda Türkiye’de kömür üretiminin nasıl artırılacağı tartışıldı. 

Türkiye’de Kömür Üretimini Artırılma İmkanları isimli oturumun başkanlığını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı (Ş.B) Zafer Benli yürüttü. Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü Ömer Bayrak, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Kazım Eroğlu, Demir Export Genel Müdürü Ramazan Yön ve İmbat Madencilik Şirket Ortağı N. Arif Kurtel de oturumda konuşma yaptı. 

Dışa bağımlılıktan kurtulmalıyız

Milli Enerji ve Maden Politikası’nın kaynak ve teknolojide dışa bağımlılıktan kurtulmak için planlandığına dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı (Ş.B) Zafer Benli, ülke olarak elektrik üretimi ve elektrik iletim sistemi açısından elimizdeki anlamlı yegane kaynağımızın kömür olduğunu ve bunu ekonomiye kazandırmamız gerektiğini vurguladı. MTA’nın çalışmalarıyla yer altı kömür rezervimizin 19 milyar tona ulaştığını açıklayan Benli, geçen yıl yapılan 100 milyon tonluk üretimle rekor kırdığımızın altını çizdi. Benli, her yıl 100 milyon ton üretimle mevcut rezervimizi bitirmeye kalksak, bunun yaklaşık 190 yılı bulacağını belirterek, yerli kömürü daha hızlı ve sağlıklı üretip bir an önce ekonomimize kazandırmamızın önemine dikkat çekti. Benli, işini hak ve hukukuyla yapacak özel sektöre ihtiyaç olduğunun, katma değerli istihdam olduktan sonra özel sektör ya da kamunun üretmesi arasında fark olmadığını bildirdi. 

Önümüzdeki 5 yıl termik santral projelerine hız verilmeli

Dünyanın ve Türkiye’nin birincil enerji kaynağının kömür olduğunu ifade eden Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü Ömer Bayrak, 2040 yılında bile kömürün enerjideki payının yüzde 30 oranında devam edeceğini söyledi. Kömürün güvenilir bir enerji kaynağı olduğunu vurgulayan Bayrak, “Kömür ile projelerinizi sağlıklı bir şekilde planlayabilir, finans durumunuzu net bir şekilde hesap edebilirsiniz” dedi. 

Türkiye’nin kömür konusunda çok şanslı olmadığını çünkü kömürümüzün kalori miktarının düşük olduğunu belirten Bayrak, elimizdeki milli kaynağın en iyi şekilde kullanarak enerjiye dönüştürmemiz gerektiğini vurguladı. TKİ olarak ellerindeki 2,2 milyar ton kömürün tamamını projelendirdiklerini söyleyen Bayrak, termik santral yoksa üretimi artırmanın anlamının da olmadığını sözlerine ekledi. Yatırımcıların kömürü nerede değerlendirebileceklerini sorduklarını ifade eden Bayrak, önümüzdeki 3-5 yıl içinde termik santral projelerine hız vermek zorundayız diye konuştu. 

Sahalar birleştirilip lokal santraller kurulabilir

Ülkemizde birçok saha bulunduğunu ancak bunların küçük rezervli sahalar olduğunu açıklayan Bayrak, bu sahaların birleştirilerek lokal santraller kurabileceğimizi söyledi. Bayrak: “Bunun için ruhsat sahipleri bir araya gelerek şirketleşip bunun önünü açabilirler” dedi. 

12 bin istihdam sağlanacak

TKİ olarak 6 ay önce 375 milyon ton kömürü bir an önce ekonomiye kazandırmak için ihalelerini yaptıklarını ve ruhsat devri yöntemiyle firmalara sahaları teslimi ettiklerini söyleyen Bayrak, “Bu sahalarda yaklaşık 4 yıl sonra kömür üretimine geçmeyi planlıyoruz. Böylelikle bugün 30 milyon ton olan üretimimiz, 4-5 yıl sonra 45-50 milyon tona çıkacaktır. Yılda 16 milyon ton ilave bir üretimle 11-12 bin kişinin istihdamı sağlanacaktır. Kurum ve Bakanlık olarak her türlü desteği sağlayacağımızı yatırımcılarımıza ifade etmek istiyoruz. 35 yıllık madenci olarak yılda 35 milyon ton kömür ithalatı ciğerimi acıtıyor, keşke hiç kömür ithal etmesek de yerli kaynaklarımızı hızla ekonomiye kazandırsak” diye konuştu. 

Kömür ithalatının yüzde 60’ını yerli kömürden karşılayacağız

Ülkemizin yüksek kaliteli kömürlerini temsil eden Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Kazım Eroğlu ise ithalatı önlemek için üretim ve randıman açısından hızlı bir yapılanmaya girdiklerini açıkladı. Kurum olarak yaptıkları üretim ve ruhsat devrini gerçekleştirdikleri sahalar ile Türkiye’nin kömür ithalatını en aza indirecek ve yeni istihdam sağlayacak projelerin çok yakın zamanda hayata geçeceğini ifade eden Eroğlu, “Önümüzdeki 5-10 yıllık projeksiyonda yurt dışından ithal edilen 6-6,5 milyon tonluk koklaşabilir kömür ithalatının yüzde 60-70’inin ülkemizden karşılanabileceğine inanıyorum” dedi. 

Kömür üretimi için modele ihtiyacımız var

Demir Export Genel Müdürü Ramazan Yön ise kömür üretme problemini ülke olarak aştığımızı artık güvenli ve ekonomik bir şekilde üretim gerçekleştirebildiğimizi belirterek, üretilen kömürün nasıl kullanılacağına odaklanmamız gerektiğini ve bununla ilgili iyi bir model kurgulamamızın önemine dikkat çekti. 

İmbat Madencilik Şirket Ortağı N. Arif Kurtel ise ülkemizde madenciliğin gelişmesinde en önemli sorunun finans sorunu olduğunu belirterek, uzun vadeli yatırımlar söz konusu olduğu için özel sektörün bu konuda desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bu konuda modele karar verilip yani özel mi devlet mi yoksa ortak bir girişimin mi daha başarılı olacağına karar verilip gerekli gereksinimlerin hayata geçirilmesinin öneminin altını çizdi.

 

Kömür Rezervlerimiz 19 Milyar Tona Yükseldi

18.04.2019 – Yerli temiz kömürün geleceğini tartışmak üzere Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, 18 Nisan 2019 tarihinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. 

Çalıştay ve Fuarın açılışına, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez canlı video bağlantısıyla bağlandı. Fuarın açılışını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mithat Cansız, Dünya Kömür Derneği Politikalar Yöneticisi Liam Mchugh ve KÖMÜRDER Başkanı Gökalp Büyükyıldız yaptı. 

Cari açığın kapanmasına 280 milyon dolarlık katkı

Canlı video bağlantısıyla bağlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez çalıştayın üçüncüsünün yapılmasını ve daha da önemlisi sürdürülebilir olmasını çok önemsediğini belirtti.

Enerji Bakanı şunları söyledi: “Kömür dünyada 200 yıldan daha uzun süredir kullanılıyor ve bugün bile halen dünyanın en gelişmiş ülkelerinin enerji portföylerinde kömür ilk sırada. Bizim de yerli kömürden vazgeçmeye hiç niyetimiz yok. Enerjide ithal girdi oranımız halen yüksek. Bu nedenle enerji arz güvenliğimiz için, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için kömür kritik bir role sahip. Gerek kamu gerekse de özel sektörümüzün inancı ve desteği sayesinde yerli ve yenilebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz yüzde 55-60 arası bir banda oturmaya başladı. Mart sonu itibariyle yerli kömürden elektrik üretim rakamımız yüzde 16,2 seviyesinde ancak yerli kömürde sahip olduğumuz potansiyeli göz önüne aldığımızda bu oranı daha da yukarılara çekmemiz gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yerli kömürde 5 bin MW ilave kurulu gücü devreye alarak enerji portföyümüzdeki payını daha da yukarılara çekeceğiz. Öte yandan cari açığımızın kapanmasında yerli kömürün katkısı çok büyük. 1000 MW kapasiteye sahip bir yerli kömür santrali kurulduğunda, bu santralin yıllık üreteceği elektrik miktarı ile yıllık yaklaşık 1,24 milyar metreküp doğal gaz ithalatının önüne geçmiş olacağız. Maddi olarak da cari açığımızın kapanmasına yıllık yaklaşık 280 milyon dolarlık bir katkı sağlayacak.” 

Cumhuriyet tarihi rekoru geldi

Afyon, Kahramanmaraş, Eskişehir, Konya, Tekirdağ gibi önemli havzalarda yeni kömür rezervleri keşfettiklerini ve geçen yıl 101,5 milyon ton kömür üretimi gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihi rekoruna imza attıklarını söyleyen Fatih Dönmez, bu artışta son yıllarda artan sondaj faaliyetlerinin büyük payı olduğunu, MTA’nın geçtiğimiz yıl 1,5 milyon metre sondaj yaparak bu alanda önemli bir başarı yakaladığını bildirdi. 

Güvenli madencilik kırmızı çizgimiz

Güvenli madencilik için yaptıkları çalışmalardan da bahseden Dönmez: “Madenlerimizi risk derecelerine göre 3 gruba ayırdık ve denetim sıklığımızı artırdık. Geçen yıl 8 bin 88 maden sahasında 11 bin 95 ocağı denetledik. Denetimler sonucu 2 bin 500 maden sahasının faaliyetlerini geçici olarak durdurduk. Denetim sayımızı bu yıl 9 bine çıkarmayı hedefliyoruz.” 

Kömürle ilgili Algı Operasyonları Yürütülüyor, Parametreler ise Geçen Yüzyıldan

Dönmez: “Kömürle ilgili ne yazık ki gerek iletişim eksikliği gerekse de belli grupların yürüttüğü algı operasyonları nedeniyle kara propaganda yürütülmektedir. Kömüre dair ortaya atılan pek çok iddia hala geçtiğimiz yüzyılın parametreleriyle ifade edildiği için bu konuda ne yazık ki kamuoyunda bir zihin karmaşası yaşanmaktadır. Oysaki kömür sektörü bugün teknolojiye yaptığı yoğun yatırımlarla hem çevresel kriterlerin sağlandığı hem de verimliliğin artırıldığı bir yapıyı hayata geçirmeye başladı. Bizler milletimizin kaynaklarını her ne pahasına olursa olsun çıkaralım anlayışına karşıyız. Kaynaklarımızı ekolojik dengeyi bozmadan, çevresel sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde gün yüzüne çıkaracağız. Santrallerin, yatırımların, karın, zararın elbet bir ömrü, maliyeti var ama çevrenin maliyeti yok. Çevresel tahribatların geri dönüşü neredeyse bir nesil sonra telafi ediliyor. O nedenle bu konuya yüksek ihtimam gösteriyoruz.” 

Çayırhan örnek proje olacak

Bakan Dönmez sözlerine şöyle devam etti: “2019 sonuna kadar eski nesil santrallerin bacalama ve filtreleme sistemlerinin değişmesi için üreticilerimizle daha önceden mutabık kalmıştık. Yeni nesil santrallerimizi ise en ileri teknolojiyle, doğal dengeyi bozmadan ve minimum emisyon değerleriyle inşa edeceğiz. Çayırhan bunun en güzel örneklerinden biri. Gerçekleştirdiğimiz ihalede belirlenen hava kalite sınır değerleri Avrupa Birliği tarafından kabul edilen sınırların da altındaydı.” 

Rezervlerimiz 19 milyar tona yükseldi

Enerji arz güvenliği ve maliyetler açısından yerli kömürün temiz ve maksimum verimlilikte enerji üretimindeki payını artırmak için yapılması gerekenleri tüm taraflarla bir araya gelerek tartışmak üzere bu yıl Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nı düzenlediklerini belirten KÖMÜRDER Başkanı Gökalp Büyükyıldız, desteklerinden dolayı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e teşekkür etti. 

Yerli kömür üretiminin artması ve enerjideki payının yükselmesi ile ülke ekonomisi için önemli bir katma değer oluşturulacağını söyleyen Büyükyıldız, bu konuda Milli Enerji ve Maden Politikası’nı KÖMÜRDER olarak da desteklediklerini açıkladı. Büyükyıldız, son 10 yılda bu politika sayesinde kömür rezervinin 19 milyar tona yükseldiğini bildirdi.  

Türkiye coğrafyasının jeolojik ve tektonik koşullarına göre maden sahalarındaki işletme zorlukları dikkate alınarak bölgesel bir modelleme yapılması gerektiğini açıklayan Büyükyıldız, yatırım teşviklerinin havza esaslı olması gerektiğini de belirtti. 

İş kazalarını önlemek için atmamız gereken 4 adım

Kömürün ülke ekonomisine faydasının anlatılması gerektiğinin altını çizen Gökalp, bu konuda yapılması gerekenleri 4 maddede özetledi: 

1 – Yatırım yapan firmalar sektörün doğası gereği yatırımın geri dönüş süreci uzun olduğu için sabırlı olmalıdır. İşyerlerindeki iş güvenliği kültürü oluşturmada, çevre ve AR-GE gibi konularda asla taviz vermemelidir.  

2- Devletimizden sahalarda yaşanan zorlukların görülmesini ve daha yapıcı bir yaklaşım sergilenmesi bekliyoruz. Son yıllarda devletin denetim mekanizmasının iyi işlemesinden dolayı memnuniyetimizi açıkça belirtmek isterim. Çalışma Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği denetimleri, MAPEG denetimleri, yeraltı çalışanları için getirilen Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası uygulamasına ait denetimler ve çevre denetimleri firmaların sorumluluklarını yerine getirme ve iş körlüğünün önüne geçmesi bakımından çok büyük önem taşıyor. 

3- Üniversitelerin nitelikli teknik eleman yetiştirmeleri, akademisyenlerin de sahadaki uygulamalardan uzak olmamaları ve pratiğe önem vermeleri gerekiyor. 

4- Önemli bir sorumluluğun da sendikalara ait olduğunu düşünüyoruz. İşverenler işyerinde çalışanlara mevzuatta belirtilen her türlü eğitimi vermektedir. Sendikaların da farklı etkinlikler yaparak kendi üyelerini bilinçlendirmesi gerekmektedir.

 

 

Yer Altında 70 Milyarlık Değer

16.Nisan.2019 – 3. Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nda, ülke ekonomisine 70 milyar lira kazandıracak yerli kömür ile ilgili strateji belirlenecek 

Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle hayata geçirilen Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nda yerli kömürün ülke ekonomisine katkısı tartışılacak. Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde 18-19 Nisan 2019’da gerçekleşecek Çalıştay kapsamında, sektörün büyümesi için atılması gereken adımlar tartışılacak. 

Çalıştay’da ülkemizde yeni sahaların üretime açılması ile kömür ithalatının nasıl düşürülebileceği, düşük emisyonlu temiz kömüre dayalı termik santral teknolojileri, yerli kömürün çimento üretimine nasıl kazandırılabileceği, iş sağlığı ve güvenliği, yatırım modellemeleri ve teşvik beklenen alanlar masaya yatırılacak. 

Yer altında 70 milyarlık değer

KÖMÜRDER Başkanı Gökalp Büyükyıldız, ülkemizdeki yerli kömür üretimini verimli bir şekilde artırabilirsek 5 milyar liralık kömür ithalatının önüne geçileceğini ve bu alanda cari açığın kapatılabileceğini söyledi. Büyükyıldız, yeni sahaların üretime açılması ile 70 milyar liralık yerli kömürün ekonomiye kazandırılabileceğini ve kendi kaynağımız olan kömürden enerjinin yanı sıra çimento, petrokimya ve kozmetik gibi alanlarda da faydalanılabileceğini aktardı. KÖMÜRDER Başkanı kömürün kullanıldığı her yeni sektörün ülke ekonomisi için ekstra gelir demek olduğunun bunun için Ar-Ge çalışmalarına hız vermemiz gerektiğinin altını çizdi.

 

Türkiye’de Kömür Madenciliği ve Enerjide Kullanımı Dosyası

enerji-24-komur-maden-madencilik-01

Yerli Kömür Üretimi İstihdamı Artıracak

03.04.2019 – Yerli üreticiler, ülkemizdeki kömür rezervlerini aktifleştirerek ithalata dur demek için gerekli önlemleri masaya yatıracak. Temiz teknolojilerle üretilecek yerli kömür, 20 bin kişilik ek istihdam sağlayacak ve enerjide dışa bağımlılığı azaltacak.

Ülkemizde son yıllarda 3 milyar ton ek kömür rezervi keşfedilerek toplam rezerv oranı 18 milyar tona ulaştı. Üretime kazandırılmamış kömür rezervlerimiz hala dururken ithalata başvurmanın doğru olmadığına dikkat çeken Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) Yönetim Kurulu Başkanı Gökalp Büyükyıldız, yerli kömürden en verimli şekilde faydalanılmasının, gerek istihdamı artırmak gerekse enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmak için şart olduğunu belirtti. KÖMÜRDER Başkanı, yerli kömürde bekleyen bu fırsatları tartışmak üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle 18-19 Nisan 2019 tarihlerinde Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nı gerçekleştireceklerini söyledi.

20 bin ek istihdam

Gökalp Büyükyıldız, kömüre dayalı santrallerde yerli kömür kullanımını teşvik edecek projelerin hayata geçirilmesinin istihdamı artıracağını ve bunun da ülke ekonomisine önemli bir fayda sunacağını bildirdi. Ülkemizdeki tüm madenlerde 130 binden fazla kişinin çalıştığını belirten Büyükyıldız, yeni rezervlerin ekonomiye kazandırılması ve santrallerde yerli kömürün tercih edilmesiyle yaklaşık 20 bin kişilik ek istihdamın sağlanabileceğine dikkat çekti.

Kömür Kanunu gerekiyor

Büyükyıldız, kömür madenciliğine özgü bir Kömür Kanunu ve sektör çalışanları için ayrı bir Maden-İş Kanunu çıkarılmasının da yeraltı çalışanları başta olmak üzere tüm çalışanların haklarının korunması için gerekli olduğunu belirtti.

Kömür rezervimizin beklemeye tahammülü yok

Yerli kömür rezervimizin beklemeye tahammülü olmadığının, değişen ve gelişen dünyada, enerji sektöründeki gelişmeler doğrultusunda yerli kömür kaynaklarımızın en kısa sürede güvenli bir şekilde üretilmesinin ve milli enerjiye kazandırılmasının önemli olduğunu ifade eden Büyükyıldız, böylece ileride yeni enerji kaynaklarının devreye girebilme ihtimaline karşın mevcut kömür rezervimizin atıl duruma düşme ihtimalinin de ortadan kaldırılacağını vurguladı.

Sektörün sorunları Termik Santraller Çalıştayı’nda tartışılacak

Sektörde ülke ekonomisine artı değer olarak dönecek birçok fırsatın yer aldığının altını çizen Gökalp Büyükyıldız, bunun için bu yıl üçüncü kez Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nı hayata geçirdiklerini ve bu yıl ilk kez Termik Santraller Çalıştayı’nı düzenleyeceklerini bildirdi.

Yerli kömür ve termik santrallerin her boyutuyla gündeme geleceği çalıştay kapsamında; çevreci teknolojiler, iş sağlığı ve güvenliği, üretimi artırmak için ihtiyaç duyulanlar ve sektörün sorunları gibi birçok konu tartışılacak. Kömür üretimi ile kömürden elektrik üretiminde aktif rol oynayan özel sektör ve kamu kurumlarının temsilcileri, yurt içi ve yurt dışındaki uzmanlar, üniversite ve AR-GE kuruluşları, finans uzmanları, madenciler, santral yatırımcıları ile madencilik sektöründe ürün veya hizmet sunan tedarikçiler 3. Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nda bir araya gelecek.

İstanbul Pullman Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz www.cleancoalsummit.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yerli Kömür Yakıtlı Santraller İçin Düzenleme

 

4 Milyar Dolarlık İthalatı Önlemek İçin İlk Adımlar Atılıyor

20.10.2018 – 4 milyar dolarlık kömür ithalatını önlemek için ilk adımlar atılıyor. Zonguldak ve Soma’daki 7 sahada toplam 10 milyon tonluk üretim gerçekleştirilmesi için açılan 7 ihalenin sonuçları belli oldu. İmzalar Eylül ayı içinde atılacak.

Mevcut durumda ihtiyaçtan ötürü Türkiye yılda 30 milyon tonluk kömür ithal ediyor. Bu rakam ise toplam maden ithalatımızın %80’nine karşılık gelmekte. Kömür, rezervimiz olmasına rağmen yararlanmadığımız bir yeraltı kaynağı durumunda.

Dünyada Kömür

Dünya Enerji Konseyi tarafından 80 civarında ülkede bulunduğu raporlanan dünya kömür rezervlerinin en büyük kısmı (250,9 milyar ton) ABD’de yer almaktadır. ABD’yi 160,4 milyar ton ile Rusya Federasyonu ve 144,8 milyar ton ile Avustralya izlemektedir. Diğer kömür zengini ülkeler arasında; Çin (138,8 milyar ton), Hindistan (97,7 milyar ton), Almanya (36,1 milyar ton), Ukrayna (34,4 milyar ton), Polonya (25,8 milyar ton), Kazakistan (25,6 milyar ton) ve Endonezya (22,6 milyar ton) bulunmaktadır. Dolayısıyla, dünya kömür rezervlerinin %90’dan fazlası bu dokuz ülkenin sınırları içinde yer almaktadır.

Türkiye’nin Kömür Rezervi

Ülkemiz rezerv ve üretim miktarları açısından linyitte dünya ölçeğinde orta düzeyde, taşkömüründe ise alt düzeyde değerlendirilebilir. Toplam dünya linyit/alt bitümlü kömür rezervinin yaklaşık %3,2’si ülkemizde bulunmaktadır. Bununla birlikte linyitlerimizin büyük kısmının ısıl değeri düşük olduğundan termik santrallerde kullanımı ön plana çıkmıştır. Ülkemiz linyit rezervinin yaklaşık %46’sı Afşin-Elbistan havzasında bulunmaktadır. Ülkemizin en önemli taşkömürü rezervleri ise Zonguldak ve civarındadır. Zonguldak Havzası’ndaki toplam taşkömürü rezervi 1,30 milyar ton, buna karşılık görünür rezerv ise 506 milyon ton düzeyinde bulunmaktadır.

Türkiye’de yapılan son maden arama ve keşif faaliyetlerine göre 18 milyar tonluk bir rezerve sahibiz. (Ekim,2018)

2016 yılı sonu itibariyle 136,2 Milyon Ton Eşdeğer Petrol (MTEP) olan ülkemizin toplam birincil enerji tüketiminde kömürün payı %28’dir. Ülkemizin 2018 ilk yarısı itibariyle kömüre dayalı santral kurulu gücü 18.666 MW olup toplam kurulu gücün %21,4’üne karşılık gelmektedir. Yerli kömüre dayalı kurulu güç 10.570 MW (%12,1) ve ithal kömüre dayalı kurulu güç ise 8.794 MW (%10,1) şeklindedir.

 

Türk Enerji Liderlerine Göre Türkiye İçin Çözüm Kömür

21.10.2017

Dünya Enerji Konseyi tarafından yayınlanan ve enerji liderlerinin görüşlerini yansıtan “The World Energy Issues Monitor” raporunda Türkiye bölümü “kömür” çözümü ile dikkat çekiyor. Raporda görüşlerine yer verilen Türkiye’nin önde gelen enerji liderleri, kömür kaynakları sayesinde ‘enerjide dışa bağımlılıktan’ kurtulabileceği konusunda hemfikir…

Dünya Enerji Konseyi (World Energy Council / WEC), dünya enerji endüstrisine odaklanan yıllık “The World Energy Issues Monitor” raporunun yedincisini yayınlandı. 1000’den fazla global enerji liderinin katkıları ile kaleme alınan “The 2016 World Energy Issues Monitor” raporu, “İnovasyon İklimi – Emtia Fiyat Hareketlerine Cevap” alt başlığını taşıyor.

90 ülkeden enerji liderlerinin global soruların yanı sıra kendi ülkelerine dair 40 soruya verdikleri yanıtlar üzerinden hazırlanan raporda, fosil olmayan yakıtlara ağırlık verilmesi konusu öne çıkıyor. Liderler, uluslararası pazarın şekillendirilmesi, yenilenebilir enerji ve enerji depolama alanlarında inovasyonun şart olduğunu vurguluyor. Enerji-su ilişkisi ve su kaynaklarına ilişkin meselelerin endüstri projelerini etkilediğine dair görüşler de raporun ayrıntıları arasında bulunuyor.

ENERJİ DÜNYASINDA İNOVASYON RÜZGARI ESİYOR

Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei raporla ilgili yaptığı değerlendirmede karbon salınımını azaltmak isteyen enerji dünyasında “inovasyon rüzgarı” estiğini söyledi.

Frei, buna rağmen yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları söyledi: “Raporda, emtia fiyatlarında gözlemlenen ciddi hareketlenmenin etkilerinin yanı sıra yenilenebilir enerjilerin fiyatlarının düşmesinden doğan fırsatlar, çevreyle ilgili tehditler ve yeni siber riskler karşımıza çıkıyor. Bu yıl, endüstri liderlerini en çok kaygılandıran konuların emtia fiyatlarının değişkenliği, küresel resesyon, iklim değişikliği çerçeve anlamasıyla ilgili belirsizlikler ve inovasyonun yoğunlaştığı yeni pazarın şekillendirilmesi ile elektrik depolanması olduğunu gördük. Liderleri meşgul eden meselelerin başında, sürdürülebilir enerji sistemine geçişin maliyetleri geliyor. Bununla birlikte esnek yaklaşımlar geliştirilmesinin, akıllı inovasyonun ve bölgesel bağlantıların oluşturulmasının çözümün bir parçası olması gerektiğine dair bir fikir birliği söz konusu.”

BEKLENTİ, KÖMÜRLE İLGİLİ POLİTİKA BELİRLENMESİ

30’un üzerinde ulusal pazarın ayrıntılı olarak incelendiği çalışmanın Türkiye’ye ayrılan bölümünde, Türkiye – Rusya krizi ve Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı konuları ön planda yer alıyor. Türkiye’deki enerji konusunda kanaat önderleri ve enerji yatırımcılarının görüşleri doğrultusunda hazırlanan kısımda, Rusya krizinin ardından Türkiye’de yatırımcıların gözünü kömüre çevirdiği belirtiliyor.

Çalışmada, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye ağırlık verdiği ve doğal kaynaklara öncelik tanındığı vurgulanarak şöyle deniliyor:

”Türkiye elektrik üretiminin yarısına yakınını ithal gaz ile gerçekleştiriyor. Enerji liderleri, devam eden hidroelektrik projelerinin yanı sıra kömürün yerli kaynak olarak enerji üretiminde ağırlığının artması gerektiği fikrinde birleşiyor. Kömür, geçmiş yıllarda enerji politikalarında önemli bir yeri olmasına karşın, giderek artan elektrik talebine hızla cevap verilmesi gerekliliği ve yeterince teşvik edilmemesi nedeniyle yatırımcıların dikkatini çekmiyordu. Sektör liderleri arasında, enerji ithalatını azaltabilmek için kömürün Türkiye için büyük önem arz ettiği kanısının kuvvetlendiği görülüyor. Ancak diğer yandan COP21 sonrasında yatırımcılar CO2 emisyonlarına karşı alınacak önlemlerin kömür yatırımlarını ne şekilde etkileyeceğinden emin değil; dolayısıyla kömür üretimi ve kömür bazlı elektrik üretimi konusunda hükümetin politika belirlenmesi konusunda beklenti de artmış durumda.”

TÜRK YATIRIMCILAR ‘YENİLENEBİLİR’ İÇİN EK TEŞVİK BEKLİYOR

Raporda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarının artışına da dikkat çekiliyor. Bu alanda yatırımların yoğunluğuna rağmen yenilenebilir enerjide büyük bir potansiyelin hala kullanılamadığı görüşünde birleşen Türk enerji liderleri, yenilenebilir enerji konusunda devletten ilave teşvik beklediklerini vurguluyor. Bununla bilirlikte enerji yatırımcıları, dalgalanan döviz kurlarının kendilerini olumsuz etkilediğini ifade ederken; rapor yatırımları için uluslararası kredileri tercih eden iş adamlarının uzun vadeli yatırımlardan kaçındığını ortaya koyuyor.

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEK-TMK) Başkanı Murat Mercan, bu yılki raporda DEK-TMK’nın katkılarıyla Türkiye için ayrı bölüm hazırlandığını söyleyerek “Bu çalışma ile ülkemizde enerji sektörünü yönlendiren yatırımcıların, karar vericilerin ve önemli sektör oyuncularının uykularını kaçıran meseleleri analiz ettik” dedi.

Mercan, raporla aynı zamanda “katılımcıların görüşleri ışığında, ülkemizin enerji konularına yaklaşımının detaylı bir haritasının kamuoyuyla paylaşıldığını” da vurguladı.

Raporun Türkiye ile ilgili bölümüne www.dektmk.org.tr adresinden ulaşılabilir.

 

Akçul: Enerjide Dışa Bağımlılığı Kömür Önler

19.10.2017

Türkiye Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, Afşin-Elbistan kömür havzasında yürütülen ’Kömür Kurutma ve Zenginleştirme’ projesini desteklediklerini belirterek, Türkiye’nin enerji alanında dışa bağımlılığını azaltacak tek şeyin yerli kömür olduğunu söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK, Türkiye’nin linyit rezervinin 4.8 milyar tonluk kapasitesi elinde bulunduran Afşin-Elbistan bölgesinde yürütülen “Kömür Kurutma ve Zenginleştirme” projesiyle kömürdeki nem oranını düşürülerek yanma değerini yüzde 30 artırdı. Dünya ve ülkemizde büyük bir gelişme olarak nitelendirilen bu projeye bir destek de Türkiye Maden İşçileri Sendikası’ndan geldi.

Enerjide dışa bağımlılığın tek çözümünün yerli kömür olduğunun altını çizen Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Cari açığın en önemli nedenlerinden birisi de enerji ithalatıdır. Bugün doğalgazı çok büyük ağırlıkla Rusya ve İran’dan ithal ediyoruz. Rusya ile yaşanan hava ihlali krizinin ardından bazı çevreler tarafından Türkiye’nin enerjide Rusya’ya bağımlılığı dile getirildi. Biz sendika olarak diyoruz ki? Rusya ile yaşanan bu kriz bize ülke olarak ders olmalı. Bugünden yarına hemen enerjideki bu bağımlılığı azaltmak mümkün olmasa da, yerli kaynak konusunda ortaya konulacak bir ciddi ulusal seferberlik, bağımlılığın kısa vadede bile belirli noktalara çekilmesinde büyük rol oynayabilir. Ülkemizde son yıllarda yoğunlaşan rezerv tespiti çalışmalarıyla 14 milyar tona yakın linyit rezervi olduğu bilinmektedir. Ayrıca, yaklaşık 1.3 milyar ton da taş kömürü rezervi vardır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın Afşin-Elbistan Bölgesi’nde yürüttüğü ’Kömür Kurutma ve Zenginleştirme’ projesini sendika olarak destekliyoruz. Eğer bu proje hayata geçirilirse, ülkemizin dışa bağımlılığı ortadan kalkacaktır. Kömür üretimi ve kömür ile çalışan termik santrallerinin miktarı mutlaka artırılmalıdır. Son dönemlerde yüzde 25’leri zorlayan elektrik üretimindeki kömürün payı yüzde 50’lere çıkarılmalıdır. Biz daha çok kömür üretmek, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak istiyoruz” dedi.

“ENERJİ YATIRIMLARI HIZLANDIRILMALI”

Afşin-Elbistan bölgesinin ülkenin en önemli havzası olduğunu kaydeden Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Afşin -Elbistan ülkemizin en önemli yerli enerji havzası konumundadır. Enerji bakanlığımız bu bölgede ciddi anlamda çalışmaları bulunmakta. Bu bölgemizde bulunan kömür sahalarının bir an önce enerji üretimine dönüştürülmesi gerek. Gerek yeni yeni yapılacak çevreye duyarlı termik santralleri ile ülkemizin enerji kolunda dışa bağımlılığını ortadan kaldıracak. Bu yatırımım çalışmaların biran önce hayata geçirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Ülkemizde işsizliği azaltacak çözümünde yerli kömür olduğunu ifade eden Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Madencilik, yüksek istihdam sağlayan, katma değer üreten bir sektördür. Ülkemizde sayıları milyonlarla ifade edilen işsizlik için de çözüm sunacak bir sektördür. Madencilikte üretim teşvik edilmelidir. Madencilik üretimi teşvik edilsin derken, çevre duyarlılığını asla gözardı etmiyoruz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın yürütmüş olduğu projeyi desteklediklerini kaydeden Akçul, “Bu projeyi sonuna kadar destekliyoruz. İnşallah bu proje hayata geçer ve düşük kalorili yerli kömür kaynaklarımız üretime dönüşür. Projeyi yürüten başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı çalışanlarına TÜBİTAK’ın değerli hocalarına ve bu projede emeği olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. İHA