Ana sayfa Haberler 4 Milyar Dola...

4 Milyar Dolarlık İthalatı Önlemek İçin İlk Adımlar Atılıyor

Türkiye’de Kömür Madenciliği ve Enerjide Kullanımı Dosyası

enerji-24-komur-maden-madencilik-014 milyar dolarlık kömür ithalatını önlemek için ilk adımlar atılıyor. Zonguldak ve Soma’daki 7 sahada toplam 10 milyon tonluk üretim gerçekleştirilmesi için açılan 7 ihalenin sonuçları belli oldu. İmzalar Eylül ayı içinde atılacak.

Mevcut durumda ihtiyaçtan ötürü Türkiye yılda 30 milyon tonluk kömür ithal ediyor. Bu rakam ise toplam maden ithalatımızın %80’nine karşılık gelmekte. Kömür, rezervimiz olmasına rağmen yararlanmadığımız bir yeraltı kaynağı durumunda.

Dünyada Kömür

Dünya Enerji Konseyi tarafından 80 civarında ülkede bulunduğu raporlanan dünya kömür rezervlerinin en büyük kısmı (250,9 milyar ton) ABD’de yer almaktadır. ABD’yi 160,4 milyar ton ile Rusya Federasyonu ve 144,8 milyar ton ile Avustralya izlemektedir. Diğer kömür zengini ülkeler arasında; Çin (138,8 milyar ton), Hindistan (97,7 milyar ton), Almanya (36,1 milyar ton), Ukrayna (34,4 milyar ton), Polonya (25,8 milyar ton), Kazakistan (25,6 milyar ton) ve Endonezya (22,6 milyar ton) bulunmaktadır. Dolayısıyla, dünya kömür rezervlerinin %90’dan fazlası bu dokuz ülkenin sınırları içinde yer almaktadır.

Türkiye’nin Kömür Rezervi

Ülkemiz rezerv ve üretim miktarları açısından linyitte dünya ölçeğinde orta düzeyde, taşkömüründe ise alt düzeyde değerlendirilebilir. Toplam dünya linyit/alt bitümlü kömür rezervinin yaklaşık %3,2’si ülkemizde bulunmaktadır. Bununla birlikte linyitlerimizin büyük kısmının ısıl değeri düşük olduğundan termik santrallerde kullanımı ön plana çıkmıştır. Ülkemiz linyit rezervinin yaklaşık %46’sı Afşin-Elbistan havzasında bulunmaktadır. Ülkemizin en önemli taşkömürü rezervleri ise Zonguldak ve civarındadır. Zonguldak Havzası’ndaki toplam taşkömürü rezervi 1,30 milyar ton, buna karşılık görünür rezerv ise 506 milyon ton düzeyinde bulunmaktadır.

Türkiye’de yapılan son maden arama ve keşif faaliyetlerine göre 18 milyar tonluk bir rezerve sahibiz. (Ekim,2018)

2016 yılı sonu itibariyle 136,2 Milyon Ton Eşdeğer Petrol (MTEP) olan ülkemizin toplam birincil enerji tüketiminde kömürün payı %28’dir. Ülkemizin 2018 ilk yarısı itibariyle kömüre dayalı santral kurulu gücü 18.666 MW olup toplam kurulu gücün %21,4’üne karşılık gelmektedir. Yerli kömüre dayalı kurulu güç 10.570 MW (%12,1) ve ithal kömüre dayalı kurulu güç ise 8.794 MW (%10,1) şeklindedir.

 

Türk Enerji Liderlerine Göre Türkiye İçin Çözüm Kömür

21.10.2017

Dünya Enerji Konseyi tarafından yayınlanan ve enerji liderlerinin görüşlerini yansıtan “The World Energy Issues Monitor” raporunda Türkiye bölümü “kömür” çözümü ile dikkat çekiyor. Raporda görüşlerine yer verilen Türkiye’nin önde gelen enerji liderleri, kömür kaynakları sayesinde ‘enerjide dışa bağımlılıktan’ kurtulabileceği konusunda hemfikir…

Dünya Enerji Konseyi (World Energy Council / WEC), dünya enerji endüstrisine odaklanan yıllık “The World Energy Issues Monitor” raporunun yedincisini yayınlandı. 1000’den fazla global enerji liderinin katkıları ile kaleme alınan “The 2016 World Energy Issues Monitor” raporu, “İnovasyon İklimi – Emtia Fiyat Hareketlerine Cevap” alt başlığını taşıyor.

90 ülkeden enerji liderlerinin global soruların yanı sıra kendi ülkelerine dair 40 soruya verdikleri yanıtlar üzerinden hazırlanan raporda, fosil olmayan yakıtlara ağırlık verilmesi konusu öne çıkıyor. Liderler, uluslararası pazarın şekillendirilmesi, yenilenebilir enerji ve enerji depolama alanlarında inovasyonun şart olduğunu vurguluyor. Enerji-su ilişkisi ve su kaynaklarına ilişkin meselelerin endüstri projelerini etkilediğine dair görüşler de raporun ayrıntıları arasında bulunuyor.

ENERJİ DÜNYASINDA İNOVASYON RÜZGARI ESİYOR

Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei raporla ilgili yaptığı değerlendirmede karbon salınımını azaltmak isteyen enerji dünyasında “inovasyon rüzgarı” estiğini söyledi.

Frei, buna rağmen yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları söyledi: “Raporda, emtia fiyatlarında gözlemlenen ciddi hareketlenmenin etkilerinin yanı sıra yenilenebilir enerjilerin fiyatlarının düşmesinden doğan fırsatlar, çevreyle ilgili tehditler ve yeni siber riskler karşımıza çıkıyor. Bu yıl, endüstri liderlerini en çok kaygılandıran konuların emtia fiyatlarının değişkenliği, küresel resesyon, iklim değişikliği çerçeve anlamasıyla ilgili belirsizlikler ve inovasyonun yoğunlaştığı yeni pazarın şekillendirilmesi ile elektrik depolanması olduğunu gördük. Liderleri meşgul eden meselelerin başında, sürdürülebilir enerji sistemine geçişin maliyetleri geliyor. Bununla birlikte esnek yaklaşımlar geliştirilmesinin, akıllı inovasyonun ve bölgesel bağlantıların oluşturulmasının çözümün bir parçası olması gerektiğine dair bir fikir birliği söz konusu.”

BEKLENTİ, KÖMÜRLE İLGİLİ POLİTİKA BELİRLENMESİ

30’un üzerinde ulusal pazarın ayrıntılı olarak incelendiği çalışmanın Türkiye’ye ayrılan bölümünde, Türkiye – Rusya krizi ve Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı konuları ön planda yer alıyor. Türkiye’deki enerji konusunda kanaat önderleri ve enerji yatırımcılarının görüşleri doğrultusunda hazırlanan kısımda, Rusya krizinin ardından Türkiye’de yatırımcıların gözünü kömüre çevirdiği belirtiliyor.

Çalışmada, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye ağırlık verdiği ve doğal kaynaklara öncelik tanındığı vurgulanarak şöyle deniliyor:

”Türkiye elektrik üretiminin yarısına yakınını ithal gaz ile gerçekleştiriyor. Enerji liderleri, devam eden hidroelektrik projelerinin yanı sıra kömürün yerli kaynak olarak enerji üretiminde ağırlığının artması gerektiği fikrinde birleşiyor. Kömür, geçmiş yıllarda enerji politikalarında önemli bir yeri olmasına karşın, giderek artan elektrik talebine hızla cevap verilmesi gerekliliği ve yeterince teşvik edilmemesi nedeniyle yatırımcıların dikkatini çekmiyordu. Sektör liderleri arasında, enerji ithalatını azaltabilmek için kömürün Türkiye için büyük önem arz ettiği kanısının kuvvetlendiği görülüyor. Ancak diğer yandan COP21 sonrasında yatırımcılar CO2 emisyonlarına karşı alınacak önlemlerin kömür yatırımlarını ne şekilde etkileyeceğinden emin değil; dolayısıyla kömür üretimi ve kömür bazlı elektrik üretimi konusunda hükümetin politika belirlenmesi konusunda beklenti de artmış durumda.”

TÜRK YATIRIMCILAR ‘YENİLENEBİLİR’ İÇİN EK TEŞVİK BEKLİYOR

Raporda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarının artışına da dikkat çekiliyor. Bu alanda yatırımların yoğunluğuna rağmen yenilenebilir enerjide büyük bir potansiyelin hala kullanılamadığı görüşünde birleşen Türk enerji liderleri, yenilenebilir enerji konusunda devletten ilave teşvik beklediklerini vurguluyor. Bununla bilirlikte enerji yatırımcıları, dalgalanan döviz kurlarının kendilerini olumsuz etkilediğini ifade ederken; rapor yatırımları için uluslararası kredileri tercih eden iş adamlarının uzun vadeli yatırımlardan kaçındığını ortaya koyuyor.

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEK-TMK) Başkanı Murat Mercan, bu yılki raporda DEK-TMK’nın katkılarıyla Türkiye için ayrı bölüm hazırlandığını söyleyerek “Bu çalışma ile ülkemizde enerji sektörünü yönlendiren yatırımcıların, karar vericilerin ve önemli sektör oyuncularının uykularını kaçıran meseleleri analiz ettik” dedi.

Mercan, raporla aynı zamanda “katılımcıların görüşleri ışığında, ülkemizin enerji konularına yaklaşımının detaylı bir haritasının kamuoyuyla paylaşıldığını” da vurguladı.

Raporun Türkiye ile ilgili bölümüne www.dektmk.org.tr adresinden ulaşılabilir.

 

Akçul: Enerjide Dışa Bağımlılığı Kömür Önler

19.10.2017

Türkiye Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, Afşin-Elbistan kömür havzasında yürütülen ’Kömür Kurutma ve Zenginleştirme’ projesini desteklediklerini belirterek, Türkiye’nin enerji alanında dışa bağımlılığını azaltacak tek şeyin yerli kömür olduğunu söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK, Türkiye’nin linyit rezervinin 4.8 milyar tonluk kapasitesi elinde bulunduran Afşin-Elbistan bölgesinde yürütülen “Kömür Kurutma ve Zenginleştirme” projesiyle kömürdeki nem oranını düşürülerek yanma değerini yüzde 30 artırdı. Dünya ve ülkemizde büyük bir gelişme olarak nitelendirilen bu projeye bir destek de Türkiye Maden İşçileri Sendikası’ndan geldi.

Enerjide dışa bağımlılığın tek çözümünün yerli kömür olduğunun altını çizen Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Cari açığın en önemli nedenlerinden birisi de enerji ithalatıdır. Bugün doğalgazı çok büyük ağırlıkla Rusya ve İran’dan ithal ediyoruz. Rusya ile yaşanan hava ihlali krizinin ardından bazı çevreler tarafından Türkiye’nin enerjide Rusya’ya bağımlılığı dile getirildi. Biz sendika olarak diyoruz ki? Rusya ile yaşanan bu kriz bize ülke olarak ders olmalı. Bugünden yarına hemen enerjideki bu bağımlılığı azaltmak mümkün olmasa da, yerli kaynak konusunda ortaya konulacak bir ciddi ulusal seferberlik, bağımlılığın kısa vadede bile belirli noktalara çekilmesinde büyük rol oynayabilir. Ülkemizde son yıllarda yoğunlaşan rezerv tespiti çalışmalarıyla 14 milyar tona yakın linyit rezervi olduğu bilinmektedir. Ayrıca, yaklaşık 1.3 milyar ton da taş kömürü rezervi vardır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın Afşin-Elbistan Bölgesi’nde yürüttüğü ’Kömür Kurutma ve Zenginleştirme’ projesini sendika olarak destekliyoruz. Eğer bu proje hayata geçirilirse, ülkemizin dışa bağımlılığı ortadan kalkacaktır. Kömür üretimi ve kömür ile çalışan termik santrallerinin miktarı mutlaka artırılmalıdır. Son dönemlerde yüzde 25’leri zorlayan elektrik üretimindeki kömürün payı yüzde 50’lere çıkarılmalıdır. Biz daha çok kömür üretmek, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak istiyoruz” dedi.

“ENERJİ YATIRIMLARI HIZLANDIRILMALI”

Afşin-Elbistan bölgesinin ülkenin en önemli havzası olduğunu kaydeden Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Afşin -Elbistan ülkemizin en önemli yerli enerji havzası konumundadır. Enerji bakanlığımız bu bölgede ciddi anlamda çalışmaları bulunmakta. Bu bölgemizde bulunan kömür sahalarının bir an önce enerji üretimine dönüştürülmesi gerek. Gerek yeni yeni yapılacak çevreye duyarlı termik santralleri ile ülkemizin enerji kolunda dışa bağımlılığını ortadan kaldıracak. Bu yatırımım çalışmaların biran önce hayata geçirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Ülkemizde işsizliği azaltacak çözümünde yerli kömür olduğunu ifade eden Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Madencilik, yüksek istihdam sağlayan, katma değer üreten bir sektördür. Ülkemizde sayıları milyonlarla ifade edilen işsizlik için de çözüm sunacak bir sektördür. Madencilikte üretim teşvik edilmelidir. Madencilik üretimi teşvik edilsin derken, çevre duyarlılığını asla gözardı etmiyoruz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın yürütmüş olduğu projeyi desteklediklerini kaydeden Akçul, “Bu projeyi sonuna kadar destekliyoruz. İnşallah bu proje hayata geçer ve düşük kalorili yerli kömür kaynaklarımız üretime dönüşür. Projeyi yürüten başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı çalışanlarına TÜBİTAK’ın değerli hocalarına ve bu projede emeği olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. İHA