Ana sayfa Haberler Hazine Bugün ...

Hazine Bugün 2 İhale Gerçekleştirecek

20.10.2020 – Hazine ve Maliye Bakanlığı bugün 2 yıl vadeli sabit kuponlu ve 7 yıl vadeli değişken faizli iki tahvil ihalesi düzenleyecek. Hazine ay başında gerçekleştirdiği 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli ve 5 yıl vadeli sabit kuponlu tahvil ihalelerinde ROT satışlar dahil toplam 7,1 milyar TL borçlandı. Hazine, bugün düzenleyeceği 2 yıl vadeli sabit kuponlu ve 7 yıl vadeli değişken faizli ihaleler ile birlikte Ekim ayı ihale programını tamamlayacak.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Ek olarak geçtiğimiz haftalarda altın cinsi tahvil ve kira sertifikası ihraçları da gerçekleştirilmişti. Söz konusu ihraçlarda toplam 8,8 milyar TL satış yapıldı. Dolayısıyla Ekim ayının ilk haftasında toplam iç borçlanma 15,9 milyar TL’ye ulaştı. Ekim – Aralık iç borçlanma stratejisine göre Hazine bu ay 43,6 milyar TL’lik iç borç itfası karşılığında, 4 ihale ile toplam 20 milyar TL iç borçlanma planlıyor.

Hazine, 5 Yıllık Eurobond İhracı Gerçekleştirdi

06.10.2020 – Hazine Dolar cinsi 5 yıllık Eurobond tahvil ihracı gerçekleştirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı 2020 dış finansman programı çerçevesinde Dolar cinsinden 2025 vadeli tahvil ihracı gerçekleştirdi ve 2,5 milyar dolar satış yaptı.

Hatırlanacağı üzere Hazine en son Şubat ayında Eurobond ihracı gerçekleştirmiş ve 4 milyar dolar borçlanmıştı. Daha sonra ise pandemi koşulları ve yükselen borçlanma maliyetleri ile ihracın yapılmadığı takip edilmişti. Dün gerçekleştirilen tahvil ihracı ile yılbaşından beri toplam satış 6,5 milyar dolar’a ulaştı. Hazine 2020 yılı için 9 milyar dolar dış borçlanma projeksiyonu yapmıştı. Buna ek olarak gelecek yıl Mart ayında Hazine’nin 4,6 milyar dolar kadar yüklü bir dış borç itfası olduğu görülüyor. Bu çerçevede borçlanma maliyetleri ve dolayısıyla CDS seviyeleri de nispeten daha olumlu bir trend çizmesi durumunda gelecek dönemlerde de ihraç olabileceğini düşünülmekte.

İç piyasada ise Hazine dün gerçekleştirdiği ihalelerde 7,1 milyar TL borçlandı. Hazine dün gerçekleştirdiği 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli ve 5 yıl vadeli sabit kuponlu tahvil ihalelerinde ROT satışlar dahil toplam 7,1 milyar TL borçlandı. Hazine, dünkü ihalelerin ardından 20 Ekim’de 2 yıl vadeli sabit kuponlu ve 7 yıl vadeli değişken faizli iki ihale daha düzenlenecek.

Geçtiğimiz hafta açıklanan Ekim – Aralık iç borçlanma stratejisine göre Hazine bu ay 43,6 milyar TL’lik iç borç itfası karşılığında, 4 ihale ile toplam 20 milyar TL iç borçlanma planlıyor.

 

Hazine, Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Nakit Açığını Verdi

09.01.2020 – Hazine ve Maliye Bakanlığı Aralık nakit bütçe verilerini açıkladı. Buna göre Aralık ayında nakit bütçe dengesi 36,7 milyar TL açık verdi. Hazinenin gelirleri bir önceki yılın aynı ayına göre %10 oranında artarken, giderler %22 artış gösterdi.

Aralık ayı nakit açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %55 oranında bir artışı gösteriyor. 2019 yılı tümünde ise nakit açığı 130,5 milyar TL (GSYİH’nın %2,9’u) olarak gerçekleşirken 2018 yılında kaydedilen 70,3 milyar TL (GSYİH’nın %1,9’u) nakit açığına göre önemli bir kötüleşmeyi de gösterdi.

2019’un Aralık ayında hazine 36,7 milyar TL nakit açığı kaydedildi ve bu da toplamda 2019’da yıllık nakit açığı -130,5 milyar TL seviyesine ulaşmış oldu. 2019 yılında hazine Cumhuriyet tarihinin en büyük nakit açığını vermiş oldu.

 

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı Moody’s Kararını Eleştirdi

15.06.2019 – Hazine ve Maliye Bakanlığı Moody’s kararı sonrası bir basın bildirisi yayınladı. Bildiride, not indirimi kararının Türkiye ekonomisinin temel göstergeleri ile bağdaşmadığı ve bu nedenle kuruluşun analizlerinin nesnelliği ve tarafsızlığı açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Bildiride ayrıca Türkiye’nin rezerv yeterlilik rasyolarının benzer gelişmekte olan ülkelerine yakın seyrettiği belirtilirken, borçluluk seviyelerine ilişkin uluslararası karşılaştırmalara yer verilerek Türkiye’nin uluslararası ortalamaların altında borç seviyelerine sahip bulunduğu açıklandı. Son olarak, cari açıktaki hızlı düşüş, enflasyondaki gerileme, turizm gelirlerindeki iyileşme ve atılan reform adımları gibi olumlu gelişmelerin de göz ardı edildiği belirtildi.

Açıklama şu şekildedir:

“Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından verilen not indirim kararı, Türkiye ekonomisinin temel göstergeleri ile bağdaşmamakta ve bu nedenle kuruluşun analizlerinin nesnelliği ve tarafsızlığı açısından soru işaretleri yaratmaktadır.

Kuruluş, yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin borçlarının rezervlerinden 2,6 kat fazla olduğuna vurgu yapmıştır. Bu oran, Moody’s’in bizden daha yukarıda notlandırdığı bazı gelişmekte olan ülkelerde dahi bizim çok üzerimizdedir.

Ayrıca, kısa vadeli dış borcun yaklaşık yarısı da bankacılık sektörüne ait olup Türk bankaları ve Türk reel sektörü, Türkiye’ye ilişkin algının oldukça kötü olduğu, CDS spreadlerinin çok yükseldiği Ağustos-Eylül 2018’de dahi borçlarını yenileyebilmişlerdi.

Bu yılın ilk çeyreğinde de borç çevirme oranı bankacılık sektörü için %128, reel sektör için %165 düzeyinde gerçekleşmiştir. Ayrıca döviz rezervlerine ilişkin olarak uluslararası düzeyde üzerinde mutabakata varılmış bir ölçüt bulunmamasına rağmen Dünya Bankası verilerine göre, son beş yıllık ortalamalara bakıldığında Türkiye’nin ithalat üzerinden ölçülen rezerv yeterliliği Türkiye ile benzer olarak tanımlanabilecek gelişmekte olan Avrupa ülkelerine yakın seyretmektedir.

Ekonomik kırılganlıklar değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir diğer unsur da ekonomik aktörlerin borçluluk düzeyidir. Türkiye, hem toplam ekonomi hem de her bir ekonomik aktör düzeyinde bakıldığında oldukça güçlü bir performans göstermektedir. 2018 yılı sonu itibarıyla, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ortalama toplam borcunun GSYH’ye oranı %212,6 olarak gerçekleşirken, bu oran Türkiye’de %156,8’dir.

Benzer şekilde Türk kamu kesiminin borçlarının GSYH’ye oranı %33,6 düzeyinde seyrederken gelişmekte olan piyasalar ortalaması %49,7’dir. Türk hane halklarının borç yükü GSYH’nin % 14,7’siyken gelişmekte olan piyasalar ortalaması %37,6’dır. Finansal sektörümüzün borç yükü GSYH’nin %33’ü seviyesindedir. Buna mukabil yükselen piyasa ortalaması %33,6 olarak gerçekleşmiştir. Reel sektörümüzün toplam borcu GSYH’mizin %75,5’i iken gelişmekte olan piyasalar ortalaması %91,7 düzeyindedir.”

 

  •