Ana sayfa Haberler KPMG: Peraken...

KPMG: Perakendeyi Kahve Köpürtecek

23.05.2019 – KPMG’nin hazırladığı ‘Perakende Sektöründe Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2019’ raporuna göre bu yıl perakende sektöründe rekabet dengesini başta kahve olmak üzere, sağlıklı içecek ve yiyecek firmaları değiştirecek. Coca Cola’nın Costa’yı 5.1 milyar dolara satın alarak, kahve pazarına girmesi, bu trendin habercisi olarak yorumlanıyor.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG’nin hazırladığı ‘Perakende Sektöründe Birleşme ve Satın Alma Trendleri’ raporu, 2019’da perakende sektörüne yön verecek üç eğilimi ön plana çıkarttı.

Raporda, Milenyum Kuşağı’nın küresel tüketim üzerindeki güçlü etkisi, artan tüketici harcamaları ve açılan yeni pazarların karşısında bu yıl perakende sektöründeki şirketlerin iş modellerini dönüştüreceği ve teknoloji kullanımını optimize edecekleri öngörülüyor.

Raporda, perakende sektörünün 2018’deki performansından öne çıkan satır başları şöyle sıralanıyor:

  • Sektörde işlem hacmi yüzde 13 oranında düştü, açıklanan birleşme ve satın almaların toplam değeri ise yüzde 7 oranında arttı.
  • Konsolidasyon sektörde halen anahtar öneme sahip. Kahve, sağlıklı içecek ve yiyecek şirketleri; sektörün rekabet dengesini değiştiriyor.
  • ABD geçtiğimiz yıl açıklanan toplam işlem değerinin yüzde 36’sına ev sahipliği yaparak birleşme ve satın almalarda lider konumunu koruyor. 2018 yılında toplam işlem hacminin yüzde 20’si ABD’de gerçekleştirildi.
  • Çin’in Avrupa ve ABD’deki yatırımlarındaki işlem hacmi yıllık bazda düşüş gösterse de söz konusu pazarlar sektördeki oyuncuların halen odağında yer alıyor.
  • Japonya’nın Avrupa’ya ve Asya’ya yaptığı yatırımlarında işlem hacmi iyi marjlardan destek alarak sırasıyla yüzde 57 ve yüzde 15 oranında arttı.
  • Yabancı yatırımcıların Hindistan’a olan ilgisindeki artış dikkati çekiyor. Ülkedeki birleşme ve satınalma işlem hacmi geçtiğimiz yıl yüzde 13 oranında arttı.
  • Avrupa’da işlem hacmi, Almanya, İngiltere ve İsviçre’deki güçlü görünümden destek alarak yüzde 16’lık artış kaydetti. Bölgedeki diğer ülkeler ise ekonomik dalgalanmalardan olumsuz yönde etkilendi.

2019’un Perakende Trendleri

Portföy optimizasyonu: Perakende şirketleri değişen müşteri davranışlarına paralel olarak portföylerini yeniden şekillendiriyor. Bazı şirketler paralel konsolidasyona yöneliyor ya da yüksek büyümeli kategorilere yatırım yapıyor. Diğerleri ise yeni sahiplerine daha çok verimlilik sağlayabilecek ikincil operasyonlarını elden çıkararak sermayeyi etkin kullanıyor. Geçtiğimiz yıl bu eğilimi teyit eden birçok işlem gündeme geldi. Örneğin; Coca Cola Costa’yı 5.1 milyar dolara satın alarak, kahve pazarına giriş yaptı. Rapora göre yatırımcılar güçlü büyümeye ve hisse senedi değerine odaklanırken, büyük ölçekli şirketler dönüşümcü işlemler gerçekleştirmeyi sürdürebilir.

Tüketici sağlıklı ürün istiyor: Tüketicilerin sağlıklı beslenme ile etik ve sürdürülebilir gıdaya yönelmesi son birkaç yıldır yatırımcıların ilgisini çekiyor. Yalnızca 2018 yılında, satışları 1 milyar doları aşan büyük ölçekli alıcılar tarafından perakende sektöründe gerçekleştirilen işlemlerin yüzde 14’ü ‘sağlıklı’ ürünlerle ilgiliydi. Market zincirleri, organik ürünleri portföyüne katıyor. Gıda üreticileri, ‘şekersiz’, vegan ve sürdürülebilir ürünlere yatırım yapıyor. İçecek üreticileri, bitki bazlı ve alternatif içeceklerle ilgili satınalma işlemleri gerçekleştiriyor. Kozmetik sektöründeki oyuncular da doğal içerik alternatiflerine yöneliyor. Şirketler, ‘sağlıklı’ ürünlerin sunduğu potansiyelin farkında ve önde gelen şirketler stratejik birleşme ve satın almalar aracılığıyla bu trendi kazanca dönüştürüyor.

Dijital dönüşüm: Perakende sektöründe dijital dönüşüm kritik önemini koruyor. Sektörde, e-ticaretin 2021 yılı için öngörülen küresel satışlarda yaklaşık yüzde 15 oranında pay sahibi olarak en büyük kanal konumuna ulaşması bekleniyor. Şirketler, dağıtım kanallarını ve müşteriye erişimlerini geliştirmek için yeni teknolojilere yatırım yapıyor, tüm kanallarda müşteri deneyimini iyileştirmek önem taşıyor.

Yıkıcı teknolojilere yatırım yapmak perakendecilerin stratejilerinin temel parçası. Rapora göre şirketler 2019’da iş modellerini, müşteri yüzü süreçlerini ve kanallarını gerek birleşme ve satın almalar aracılığıyla gerek teknoloji oyuncularıyla stratejik işbirliği yaparak dönüştürmeye devam edecek. Bunun bir örneği, Carrefour’un kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi geliştirmek için Google ile işbirliği yapması. Diğer bir örnekse, L’Oreal’in artırılmış gerçeklik uygulaması şirketi Modiface’i satın alması. Modiface’in patentli uygulaması, kullanıcıların kendileri üzerinde farklı makyaj ve saç modellerini görselleştirmesine yardımcı oluyor.

Özetle, teknoloji şirketleriyle dönüşümcü ortaklıklar ve işbirlikleri bu yıl içerisindeki birleşme ve satın alma işlemlerinde önemli rol oynayacak.

‘Değişim yeni normal’

KPMG Türkiye Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Emrah Akın, “Günümüzde perakende sektöründe değişim yeni normal. Sektör oyuncuları, küresel tüketicilerin gelişen satın alma davranışlarına uygun olarak evrimleşmeye çalışıyor. Ekonomik belirsizlikler ve bölgesel gerilimler yatırımcı güvenini ve birleşme/satın alma işlemlerini etkileyecektir. Ancak sektörlerini yıkarak değiştiren oyuncular yatırımcıların ilgisini çekmeyi sürdürecek” diye konuştu.

 

KPMG Perakende Sektörel Bakış 2019 Raporu

13.03.2019 – KPMG’nin hazırladığı Perakende Sektörel Bakış 2019 raporu, küresel ekonominin önde gelen aktörlerinden Çin’in tüketim potansiyeliyle de perakende sektöründe büyük değişime yol açtığı öngörüsüne yer verdi.

Çinli Tüketiciler, Perakendeyi Baştan Aşağı Değiştirecek

KPMG Türkiye’nin hazırladığı Sektörel Bakış serisinin Perakende raporuna göre, son yıllarda sektörde rekabeti etkileyen 5 ana trend bulunuyor. Rapora göre küresel perakende sektöründe yaşanan yapısal değişimler, sektörün ciro ve kar marjlarını baskı altına alıyor. Pazarın organize perakende sektörden on-line alışveriş sitelerine doğru kayışı, rekabeti yoğunlaştırırken kar marjlarını geriletiyor. Bununla birlikte, demografik değişimler ve sosyo-ekonomik açıdan eşitsizliğin artmasının da, küresel ölçekte toplam talepteki ve cirodaki büyümeyi sınırlayan bir unsur olduğu düşünülüyor.

KPMG Türkiye’den Perakende ve Tüketici Ürünleri Sektör Lideri Emrah Akın, raporda bahsi geçen trendlerin küresel perakende sektöründeki büyükler sıralamasında değişimlere yol açabileceğinin altını çizdi. Akın, “Bu trendler perakende sektöründe toplam büyüklükleri etkilemese de sektör içinde rekabeti temelden etkileyecek” diye konuştu.

İşte önümüzdeki dönemde perakende sektörünü etkileyecek 5 trend:

Tüketici deneyimi: Günümüzde deneyim ekonomisinin önemi hızla artıyor. Perakende sektöründe organize perakendecilerin fiziksel varlıklarını değiştirmeyeceği düşünülse de bu tarz perakendecilerin müşterilerine mağazalarında farklı deneyimler yaşatabileceği ve online alışverişte elde edemeyecekleri faydalar sunmaları gerektiği ortaya çıkıyor. Tüketici deneyimini dikkate alarak pazarlama stratejisini oluşturan perakendecilerin son yıllarda büyük fark yarattıkları görülüyor.

Yapay zeka kullanımının artması: Yapay zeka kullanımı ve makine algoritmaları, perakendecilerin pazarlama platformlarına entegre olmaya çoktan başladı. Yakın gelecekte tüketicilerin beklentilerini daha fazla karşılayacak şekilde satış süreçlerinde daha da etkili kullanılacağı düşünülüyor. Bu trendde hızlı olan perakendecilerin öne çıkacağı düşünülüyor.

Bilinçli tüketicinin artışı: Şeffaflık isteyen ve ürününü satın aldıkları markalardan etik değerlere bağlılık bekleyen tüketiciler her geçen gün çoğalıyor. Dahası, söz konusu tüketiciler artık pazarlama dilinden ziyade gerçekliğe daha fazla önem veriyorlar. Dolayısıyla, pazardaki perakendecilerden de onların bu konudaki hassasiyetlerini yakalayabilmelerini bekliyorlar.

Eşzamanlı tepki beklentisi: Yeni teknolojiler tüketicinin etki alanını genişletirken perakende firmalarından da beklentilerini anlık olarak yüksek seviyede tutmalarını bekliyorlar. Bu sayede başarılı perakendeciler iş modellerini değişen tüketici tercihlerine göre çok daha hızlı adapte edebiliyorlar.

Çin pazarı: Çin sadece endüstriyel üretim yapan bir ekonomi olmanın ötesinde büyük tüketim potansiyeline sahip bir ülke. Dolayısıyla, Çin tüketicisinin tercihleri ve Çinli perakendecilerin iş yapışları küresel perakende sektörü üzerinde büyük etkiler doğuruyor. Çinli şirketler e-ticareti domine eden yatırımcıların başında gelirken, Çinli turistler de en hızlı büyüyen havaalanı perakendesinin en gözde tüketici kesimini oluşturuyor. Bu nedenle perakendecilerin, sadece kendi pazarlarında Çinli firmalara pay kaybetmemeyi değil, Çin pazarında da, dünyayı gezen Çinli turistten aldıkları pay konusunda kendilerine hedef belirlemeleri gerekiyor.

 

Yeni Havalimanı Perakendeyi de Uçuracak

KPMG’nin hazırladığı Perakende Sektörel Bakış 2019 raporu, Türkiye’de 2018 sonu itibariyle 1 trilyon TL’lik büyüklüğe ulaştığı tahmin edilen perakende sektörünün, tüm dünyada olduğu gibi hız kestiğini gösteriyor. Rapora göre her geçen gün daha da büyüyen e-ticaretin yarattığı tehdide karşın Türkiye’de perakende sektörü hareketlenecek. İstanbul Havalimanı’nın yaratacağı potansiyel, perakende sektörünü canlandıracak

05.03.2019 – KPMG Türkiye’nin, ekonominin önde gelen sektörlerini analiz ettiği Sektörel Bakış serisinin perakende raporu yayınlandı. Türkiye’deki perakende sektöründe son dönemde yaşanan gelişmelere ışık tutan rapora göre 2019’da fiyat tartışmaları, döviz kurları ve faizlerin seyri, büyüme görünümü ve işgücü piyasasının ne ölçüde değişeceği sektör açısından kritik olacak.

Büyüyen tehdit e-ticaret

Raporda, son yıllarda internetin yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaretin organize konvansiyonel piyasalar için ciddi bir alternatif haline geldiği vurgulanıyor. KPMG Türkiye’den Perakende ve Tüketici Ürünleri Sektör Lideri Emrah Akın, “Yaygınlaşan e-ticaret, pek çok otorite tarafından perakende sektörü için büyüyen bir tehdit olarak görülüyor. Dünya nüfusundaki artış, perakende sektörünün toplam iş hacminin büyümesini desteklese de, hem geleneksel perakendeciler hem de organize perakende sektörü, e-ticaretteki büyüyen rakamlar karşısında zor bir dönem geçiriyor” diye konuştu.

2018 itibariyle 25 trilyon dolar büyüklüğe ulaştığı tahmin edilen küresel perakende sektörünün, genel olarak küresel GSYH büyüme hızının altında kaldığı hesaplanıyor. 2009 krizi sonrasında dünya ekonomisinin ortalama yüzde 3.8 büyüdüğü, buna karşın perakende sektöründeki büyümenin yüzde 3 seviyesinde kaldığı vurgulanıyor.

Küresel e-ticaret satışlarının ise, 2021’e kadar yıllık ortalama yüzde 16’lık artışla 4.5 trilyon dolara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye’de ise 2017 sonu itibariyle yüzde 37’lik büyümeyle 42.2 milyar TL’ye ulaşan e-ticaret satışlarının 2018’de 50 milyar TL’ye çıktığı tahmin ediliyor.

Erkekler internetten alışverişi sevdi

Araştırma, Türk halkının internet üzerinden alışveriş yapma oranının da yükseldiğini ortaya koydu. 2018 itibariyle internet üzerinden alışveriş yapanların oranı bir önceki yıla göre 4.4 puan artarak yüzde 29.3 oranına yükseldi.

İnternetten alışveriş yapma oranı kadınlarda yüzde 25 olurken, erkeklerde yüzde 33.6’ya ulaştı.

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde ilk sırayı yüzde 65.2’lik oranla giyim ve spor malzemesi aldı. Bunu yüzde 31.9’la seyahat bileti, araç kiralama gibi hizmetler, yüzde 26.8 ile de ev eşyası (mobilya, oyuncak, beyaz eşya vb.) takip etti.

Yabancı yatırımlar sürüyor

Makroekonomik koşullara rağmen yabancı yatırımcıların perakende sektörüne ilgisi sürüyor. 2017’de 1 milyar doların üzerinde doğrudan yabancı yatırım çeken sektör, 2018’in ilk 11 ayında, risk iştahındaki kırılganlıklara rağmen 753 milyon dolar seviyesinde yabancı yatırım aldı.

AVM’lerin cirosu artıyor

Geleneksel perakendeden organize perakendeye geçiş, mevcut ekonomik koşullara rağmen sürüyor. Bu ortamda 2018 sonunda 463’e çıkan AVM sayısının 2019’da sadece 2 artışla 465’e çıkacağı öngörülüyor. Buna karşın 2018’de 137.5 milyar TL’ye çıkan sektör cirosunun bu yıl yüzde 9.4 büyümeyle 150.4 milyar TL’ye yükselmesi bekleniyor.

Çinli ve İranlı turistler

Dünyada e-ticaretten sonra en fazla büyüyen perakende alanı olan havaalanı perakendesinde, yeni açılan İstanbul Havalimanı büyük önem taşıyor. Yeni havalimanının sunduğu dev alışveriş arzının, 2019’da perakende sektörüne olumlu yansıyacağı öngörülüyor. Özellikle Çin ve İran’dan gelen turistlerin yüksek alım gücünün yanı sıra Ortadoğu temelli artan talebin da bu yıl perakendeci sektörü için itici güç olacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan turizm sektöründeki toparlanmanın devam etmesiyle perakende başta olmak üzere diğer sektörlere yönelik talebin de artacağı öngörülüyor.

Raporda göze çarpan diğer satırbaşları şöyle:

  • Hane halkı sayısının artmaya devam etmesi, perakendeye dönük toplam talebi desteklese de, hane halkının gıda, alkolsüz içecek, giyim ve ayakkabı harcamalarının toplam harcama sepetindeki payı geriledi.
  • Ekonomik aktivitedeki zayıflama hane halkının alım gücünü, dolayısıyla da perakende sektörünün görünümünü olumsuz etkiliyor, zira kredi kartlarına taksit sınırlaması, taşıt kredisinde vade ve miktar sınırlaması gibi tedbirler sonrasında hane halkı daha az borçlanmaya başladı.
  • 2017 yılında ortalama yüzde 5.7 artan perakende sektöründe satışlar, 2018 Ekim ve Kasım aylarında, gıda ve otomotiv hariç reel olarak sırasıyla yüzde 11.1 ve yüzde 10 oranında daraldı.
  • Döviz kurları ve faizlerdeki dalgalanmalar perakende sektöründe talebi zayıflattı, ancak enflasyondaki yükselişle birlikte cirolar güçlü şekilde arttı. Satış hacmindeki performanslarıyla uyumlu şekilde posta ve internet yoluyla yapılan satışlarda ciro yüzde 80’i aşarak yüksek bir hızda artmaya devam etti.

 

 

KPMG Küresel Perakende Trendleri 2017 Araştırması: Teknoloji Yeni Pencereler Açıyor

27.10.2017 – KPMG Küresel Perakende Trendleri 2017 araştırmasıyla müşteri tercihlerindeki değişimi inceledi. KPMG Pazarlama ve İş Geliştirme Lideri Sinem Cantürk, “Araştırma teknolojinin sektörü etkisi altına aldığını gösteriyor. Teknoloji müşteri deneyimini değiştiriyor, mobil alışveriş yükseliyor, müşteri bağlılığı yaratmak için anlamlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak gerekiyor. Ayrıca sektörün aktörlerinin değişen piyasa şartlarına ayak uydurabilecek potansiyele sahip yeteneklere de şiddetle ihtiyacı var” dedi.

KPMG, Küresel Perakende Trendleri 2017 araştırmasıyla sektörde fark yaratan noktaları belirledi. Araştırma teknolojinin müşterilere yeni pencereler açtığına ve perakende sektörü için teknolojinin kilit rol oynadığına dikkat çekiyor. 2017 yılı için beş önemli perakende trendinin ön plana çıktığını belirten KPMG Pazarlama ve İş Geliştirme Lideri Sinem Cantürk, “Bu trendleri; gelişen teknoloji, yükselen mobil alışveriş, sunulan müşteri deneyimi, kişiselleştirilen ürünler ve şirket bünyesindeki yetenekleri koruma başlıkları altında yorumlayabiliriz. Perakende sektöründeki gelişim hareketinin beş başlığı teknoloji paydasında birleşiyor. Teknoloji penceresinden sektöre bakan şirketler rakipleri karşısında maça 1-0 önde başlıyor” dedi.

Cantürk beş trendi şöyle açıkladı:

Teknoloji müşteri deneyimini değiştiriyor: Artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) uygulamaları tüm müşteri deneyimini dijitalleştiriyor. Bu teknolojilerin perakende sektöründe yıkıcı bir etki yaratması bekleniyor. Veri analitiği kullanımıyla yapılacak ileriye dönük analizler ise, perakendecilerin gelecekte kullanacağı en etkin araç olarak değerlendiriliyor.

Artırılmış gerçeklik, bilgisayar ürünü görsellerin, kullanıcının gerçek dünya görüşüyle üst üste eklenmesi sonucunda oluşuyor. (Örnek: PokemonGo oyunu) Sanal gerçeklikte ise kullanıcıların özel ekipmanlar (Gözlük vb…) kullanarak üç boyutlu ve gerçekçi bir etkileşim içerisine girebiliyor.

Mobil alışveriş büyümeye devam ediyor: Adobe’nin hazırladığı 2016 Mobil Perakende Raporu’nda akıllı telefonlar aracılığıyla perakende şirketlerinin internet sitelerine ziyaretlerin 2015’e göre yüzde 54 arttığı belirtiliyor. Mağazalardan uzaklaşıp, internetten alışveriş yapmayı seçen müşteriler artık alışveriş yolculuğunun başından sonuna kadar akıllı telefonlarını tercih ediyor. E-Marketer’ın yayımladığı raporda 2016’da internet alışverişinin yüzde 34’ünün akıllı telefonlar aracılığıyla yapıldığı, 2017’de bu oranın yüzde 65’e yükseleceği belirtiliyor.

Akıllı telefonlar perakende alışverişlerinde başrolü almak üzere… KPMG’nin Türkiye’nin de dahil olduğu 18 bini aşkın tüketicinin katılımıyla hazırlanan 2017 KPMG Küresel İnternet Tüketicileri Araştırması’nda katılımcıların yüzde 77’sinin mağazaları ziyaret etmek yerine internet alışverişi yapmayı tercih ettiğini belirtmişti.

Müşteri bağlılığı için anlamlı bir deneyim şart: Pazarda farklılaşmak ve müşteriler tarafından tercih edilmek isteyen birçok perakendeci, müşterilere internet platformunda, mağaza içinde veya ikisinin birleşimiyle ‘anlamlı’ bir deneyim sağlamaya çalışıyor. Gartner’ın 2017’de yayımlanan Müşteri Deneyimi Raporu’na göre, pazarlama liderlerinin yüzde 89’u müşteri deneyimini rekabette farklılaşmanın temel yolu olarak görüyor.

 

Müşteri deneyimi, sektörün bir sonraki rekabet alanı olarak öne çıkıyor. Bu noktada ‘anlamlı’ bir deneyim yaratmak ve müşterilerin markaya bağlılığını sağlamak kritik önem taşıyor.

Perakendenin geleceği kişiselleştirmede:Yakın zamanda yayımlanan Retail Assist Küresel Perakende Araştırması’na göre, tüketicilerin yüzde 77’si kişisel zevklerine uygun ürün ve hizmetlerin kendilerine sunulmasını bekliyor.

 

Perakendeciler kişiselleştirmenin gücünü keşfetmeye başladı. Geliştirilen son teknolojiler, perakendecilerin zorlayıcı modern tüketicinin beklentilerini karşılayabilmesine ve rakiplere üstünlük sağlamasına olanak tanıyor. HSO’nun Perakende Sektöründe Kişiselleştirmenin Önemi raporuna göre, internet alışverişindeki müşteri yolculuğunu kişiselleştiren ve gelişimi ölçümleyebilen sektör şirketlerinin satışlarında yüzde 19’luk bir artış görülüyor.

Önemli olan yeteneği yakalamak ve korumak: Pazarın artan talep ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeteneğe sahip işgücünü çekmek, korumak ve geliştirmek her zamankinden daha hayati bir önem taşıyor. Perakendecilerin büyümeyi sürdürmek için doğru becerilere sahip yeteneği çekip koruyabildiklerinden emin olmaları gerekiyor.

 

Birçok perakende şirketi üstün yetenekleri işe alabilmek için üniversitelerle işbirliği yapıyor. Ancak bu yeteneklerin şirkette kalıcılığını sağlamak, en az onları işe almak kadar önemli.

Dijital devrim, perakende sektörünü benzersiz bir değişime zorluyor.