Ana sayfa Haberler Türkiye LPG T...

Türkiye LPG Tüketiminde Avrupa’da Birinci

16.07.2019 – Türkiye, otomobillerde LPG tüketiminde Avrupa’da birinci, dünyada ikinci sırada yer alıyor. Ülke genelinde tüketilen tüm LPG’nin yüzde 80’i otogaz olarak kullanılıyor. Ayrıca Türkiye, benzinli araçtan daha fazla LPG’li araç kullanan tek ülke konumunda. Benzinin litre fiyatının 7 lirayı aşması ve dizel yakıtın ekonomik olma avantajını kaybetmesiyle LPG’li araçlara yönelim trendi artışını sürdürüyor. 30 milyar TL’lik ekonomik büyüklük üreten ve 100 bine yakın çalışanıyla istihdama katkı sağlayan Türkiye’nin LPG endüstrisi, trafikteki dizel ve benzinli araçların sayısını azaltmayı hedefleyen diğer ülkeler için kendini kanıtlamış bir başarı öyküsü teşkil ediyor. 

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Temiz enerji kaynağı olan LPG pazarı hızla büyüyor. Çevreci bir yakıt olması sebebiyle birçok ülke, LPG’li otomobillerin kullanımını artırmak için çeşitli teşvikler uygularken, Türkiye, LPG sektörü için dünyaya örnek olacak seviyede otogaz kullanım oranlarına sahip bulunuyor. Ülkemizde trafikte yer alan LPG’li otomobillerin sayısı 5 milyona yaklaşmış durumda. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışma sonucunda LPG’li araçların kapalı otoparka girmesi yönünde mevzuat değişikliğinin yapılması halinde ve Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ile köprü ve otoyol geçişlerinde indirim uygulanması durumunda LPG’li araç kullanımının yüzde 50 artacağı öngörülüyor.  

Türkiye’deki LPG endüstrisinin ulaştığı seviyenin önemli olduğunu belirten dünyanın lider LPG dönüşüm kiti üreticisi BRC’nin Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Örücü, “Türkiye, otomobillerde LPG tüketiminde ulaştığı oran ile diğer ülkelere de ilham kaynağı olmuş durumda. Otomobillerde LPG tüketiminde Avrupa’da birinci, dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. LPG sektörü Türkiye pazarında 30 milyon TL’lik ekonomik büyüklüğe sahip. 2018 yılında 4.146.448 tonluk LPG tüketildi. Bunun yüzde 79,18’i otomotiv yakıtı olarak kullanıldı. Otogaz segmentinde 3.283.170 tonluk hacmimizle, dünyanın en büyük ikinci pazarıyız. Bu, göz ardı edilemeyecek bir büyüklük. Şu an LPG’nin Türkiye ekonomisi için önemli getirileri var. Öte yandan, LPG’li araçların kapalı otoparklara girmesinin önündeki engelin kaldırılması ve hükümet tarafından verilmesini beklediğimiz teşviklerin gerçekleşmesi halinde bu rakamların katlanacağını çok rahat söyleyebilirim.” açıklamasını yaptı. Kadir Örücü, trafikteki benzinli ve dizel araçların karbon emisyonları ile çevreye verdikleri zararı telafi etmek için milyonlarca yeni ağaç dikmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “LPG kullanan 5 milyona yakın otomobil, her yıl 2 Milyon ton daha az karbon emisyonuyla 300 bin ağaç dikmiş kadar çevreye katkı sağlıyor” değerlendirmesini yaptı. 

Türkiye’de fabrika çıkışlı LPG’li araç satışları artacak

Türkiye’de otomobil firmalarının LPG’li sıfır araçları satışa sunmaları ile OEM satışlarının önümüzdeki yıllarda öne çıkacağı öngörülüyor. 2018 yılında birçok Avrupa ülkesinde gözlendiği gibi, Türkiye’de de son 12 ayın verilerine göre, dizel araç satışlarında bir düşüş trendi var. Pazar dinamiklerindeki bu değişim, potansiyel olarak LPG’ye dönüştürülebilecek araç sayısının artması olarak değerlendiriliyor. 

Dünyanın otomobil üreticileri fabrika çıkışlı LPG’li otomobil üretiyor

BRC, fabrika çıkışlı LPG’li araç üretiminde dünyanın önde gelen otomobil üreticileri ile iş birliği yapıyor. BRC ürünleri ile donatılmış olarak fabrikadan LPG’li olarak satışa sunulan otomobil markaları arasında Mercedes-Benz, Volvo, Audi, Volkswagen, Peugeot, Chevrolet, Citroen, Ford, Fiat, Honda, Kia, Mitsubishi, Subaru, Suzuki, Daihatsu gibi dünya devleri yer alıyor.

 

LPG’li Araçlar Sayesinde Türkiye AB’nin 2020 Hedefini Geçti…

22.04.2019 – Son dönemlerde insan ve çevreye verdiği zararlardan dolayı birçok firma tarafından üretimine son verilen dizel otomobiller, laboratuvar testlerine göre sürüş sırasında yaklaşık 10 kat daha fazla zararlı gaz salınımı yaparak dünyanın sonunu hazırlıyor. Dizel araçlardan yayılan gazlar ve zararlı maddeler, astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda hastalığa da sebep oluyor. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dizel araçların egzozundan çıkan asbest, arsenik, hardal gazının sigaradan daha zararlı olduğunu raporlarla ortaya koydu. 

Dizel araçların egzozlarından havaya yayılan zararlı gazlar ve partiküller toplum sağlığını tehdit ederken, solunum yolu hastalıklarına da zemin hazırlıyor. Avrupa’daki sıkı emisyon kanunları ile birlikte dizel otomobillerin sonuna yaklaşıldı. 2020’den itibaren, çevre ve insan sağlığı için büyük tehdit oluşturduğundan dolayı Toyota, Fiat, Jeep, BMW, Nissan, Alfa Romeo, Honda, Masarati, Suziki, Mitsubishi, Volvo ve Porsche gibi dünya devleri dizel araçlarının üretimini durdurma kararı aldı.

Avrupa’da Yeni Kurallar Belirlendi

Avrupa Birliği (AB) çevreyi kirleten egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutmak için 2021’den itibaren satılan araçlarda karbondioksit (CO²) miktarını kilometre başına ortalama 95 grama indiriyor. Avrupa Birliği (AB) 1990’ların başından bu yana çevreyi kirleten egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutma amaçlı kurallar belirlerken, en büyük hamleyi 2020 sonunda itibaren başlatıyor. 2021’den itibaren AB içinde satılan tüm otomobillerde karbondioksit (CO²) miktarı kilometre başına ortalama 95 grama indirilmek zorunda. Ayrıca 2025 yılına kadar 2021 yılı seviyelerinin yüzde 15 altına, 2030’da ise 2021 yılı seviyelerinin yüzde 35 altına inecek. Tutulması imkânsız gibi görünen bu hedefler için LPG ve CNG gibi alternatif yakıtlarla çalışan araçlara yönelik hem yatırımlar hem de uluslararası işbirliktelikleri hızla artıyor.

Türkiye Avrupa Birliği’nin Hedefini Geçti

Trafikte araçların karbon emisyonları ile çevreye verdikleri zararı telafi etmek için milyonlarca yeni ağaç dikmek gerektiğine vurgu yapan dünyanın en büyük LPG üretim markası BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “LPG kullanan 5 milyon otomobil, her yıl 2 milyon ton daha az karbon emisyonuyla 300 bin ağaç dikmiş kadar çevreye katkı sağlıyor” dedi.

LPG’nin doğaya ve insana olan katkılarını saymakla bitiremeyen Örücü, “Çoğu hidrokarbon yakıtlara göre LPG’nin karbon-hidrojen oranı düşüktür. Dolayısıyla ürettiği birim enerji başına çok daha az karbondioksit (CO2) açığa çıkar. LPG diğer hidrokarbon yakıtlara göre daha fazla enerji üretir. Avrupa Birliği ülkelerinde 2020 yılı için konulmuş hedefe göre, otomotiv yakıtları içinde LPG otogazın günümüzde yüzde 2 olan payının yüzde 10’a çıkarılması öngörülmektedir. Ülkemizde LPG otogaz otomotiv yakıtları arasında yüzde 12’lik bir paya erişmiştir. Bu açıdan Türkiye, Avrupa Birliği’nin 2020 hedefini şimdiden yakalamış ve geçmiştir” ifadelerinde bulundu.

Lpg’li Araç Sahipleri Yüzde 40 Tasarruf Sağlıyor

Türkiye yollarında yaklaşık 5 milyon LPG araç yakıt ekonomisinin rahatlığını yaşıyor. Pompa fiyatı benzinin yaklaşık yarısı düzeyinde bulunan LPG, araç sahiplerine ortalama yüzde 40 tasarruf sağlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2019 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre trafiğe kayıtlı 12 milyon 437 bin 250 adet otomobilin yüzde 37,8’ini oluşturan 4 milyon 703 bin 163 araç LPG kullanıyor. Çevreci yakıtların daha da yaygınlaşması için onlara ayrıcalık tanımalı ve daha çok teşvik etmeliyiz.

Atmosfere yayılan zararlı gazların ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkacak hastalıkları bile bile dizel araçları kullanmamalı ve dünyanın sonunun gelmemesi için bu toplumsal farkındalığı oluşturmalıyız.

 

LPG’li Araçların Otoparklara Girişi Hangi Şartlarda Olacak?

25.03.2019 – Son dönemlerde insan ve çevreye verdiği zararlardan dolayı birçok firma tarafından üretimine son verilen dizel otomobiller, laboratuvar testlerine göre sürüş sırasında yaklaşık 10 kat daha fazla zararlı gaz salınımı yaparak dünyanın sonunu hazırlıyor. Dizel araçlardan yayılan gazlar ve zararlı maddeler, astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda hastalığa da sebep oluyor. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dizel araçların egzozundan çıkan asbest, arsenik, hardal gazının sigaradan daha zararlı olduğunu raporlarla ortaya koydu. 

Dizel araçların egzozlarından havaya yayılan zararlı gazlar ve partiküller toplum sağlığını tehdit ederken, solunum yolu hastalıklarına da zemin hazırlıyor. Avrupa’daki sıkı emisyon kanunları ile birlikte dizel otomobillerin sonuna yaklaşıldı. 2020’den itibaren, çevre ve insan sağlığı için büyük tehdit oluşturduğundan dolayı Toyota, Fiat, Jeep, BMW, Nissan, Alfa Romeo, Honda, Masarati, Suziki, Mitsubishi, Volvo ve Porsche gibi dünya devleri dizel araçlarının üretimini durdurma kararı aldı.

Avrupa’da Yeni Kurallar Belirlendi

Avrupa Birliği (AB) çevreyi kirleten egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutmak için 2021’den itibaren satılan araçlarda karbondioksit (CO²) miktarını kilometre başına ortalama 95 grama indiriyor. Avrupa Birliği (AB) 1990’ların başından bu yana çevreyi kirleten egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutma amaçlı kurallar belirlerken, en büyük hamleyi 2020 sonunda itibaren başlatıyor. 2021’den itibaren AB içinde satılan tüm otomobillerde karbondioksit (CO²) miktarı kilometre başına ortalama 95 grama indirilmek zorunda. Ayrıca 2025 yılına kadar 2021 yılı seviyelerinin yüzde 15 altına, 2030’da ise 2021 yılı seviyelerinin yüzde 35 altına inecek. Tutulması imkânsız gibi görünen bu hedefler için LPG ve CNG gibi alternatif yakıtlarla çalışan araçlara yönelik hem yatırımlar hem de uluslararası işbirliktelikleri hızla artıyor.

Türkiye Avrupa Birliği’nin Hedefini Geçti

Trafikte araçların karbon emisyonları ile çevreye verdikleri zararı telafi etmek için milyonlarca yeni ağaç dikmek gerektiğine vurgu yapan dünyanın en büyük LPG üretim markası BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “LPG kullanan 5 milyon otomobil, her yıl 2 milyon ton daha az karbon emisyonuyla 300 bin ağaç dikmiş kadar çevreye katkı sağlıyor” dedi.

LPG’nin doğaya ve insana olan katkılarını saymakla bitiremeyen Örücü, “Çoğu hidrokarbon yakıtlara göre LPG’nin karbon-hidrojen oranı düşüktür. Dolayısıyla ürettiği birim enerji başına çok daha az karbondioksit (CO2) açığa çıkar. LPG diğer hidrokarbon yakıtlara göre daha fazla enerji üretir. Avrupa Birliği ülkelerinde 2020 yılı için konulmuş hedefe göre, otomotiv yakıtları içinde LPG otogazın günümüzde yüzde 2 olan payının yüzde 10’a çıkarılması öngörülmektedir. Ülkemizde LPG otogaz otomotiv yakıtları arasında yüzde 12’lik bir paya erişmiştir. Bu açıdan Türkiye, Avrupa Birliği’nin 2020 hedefini şimdiden yakalamış ve geçmiştir” ifadelerinde bulundu.

Lpg’li Araç Sahipleri Yüzde 40 Tasarruf Sağlıyor

Türkiye yollarında yaklaşık 5 milyon LPG araç yakıt ekonomisinin rahatlığını yaşıyor. Pompa fiyatı benzinin yaklaşık yarısı düzeyinde bulunan LPG, araç sahiplerine ortalama yüzde 40 tasarruf sağlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2019 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre trafiğe kayıtlı 12 milyon 437 bin 250 adet otomobilin yüzde 37,8’ini oluşturan 4 milyon 703 bin 163 araç LPG kullanıyor. Çevreci yakıtların daha da yaygınlaşması için onlara ayrıcalık tanımalı ve daha çok teşvik etmeliyiz.

Atmosfere yayılan zararlı gazların ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkacak hastalıkları bile bile dizel araçları kullanmamalı ve dünyanın sonunun gelmemesi için bu toplumsal farkındalığı oluşturmalıyız.

 

LPG’li Araçlar Avrupa’da Kapalı Otoparklara Girebiliyor…

25.03.2019 – 5 milyon LPG’li araç kullanıcısı ve LPG sektörü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un vereceği müjdeye kilitlendi. Bakan Kurum’un AVM’lere, otellere ve kapalı otoparklara LPG’li araçların girmesine ilişkin yasal düzenleme yapılacağına dair açıklaması, LPG’li araç kullanıcıları kadar, otopark işletmelerini, LPG donanım şirketlerini ve oto gaz bayilerini de yakından ilgilendiriyor. Müstakil Likit Petrol Gazcıları Kit Satıcıları ve Otogaz Bayileri Derneği Başkanı Yılmaz Cömert, “Avrupa’da LPG’li araçlar uzun yıllardır otoparklara serbestçe girebiliyorken Türkiye’de haksız bir yasak sürdürülüyordu. Sayın Bakan’ın bu yasağın kaldırılması yönündeki çalışmalarını destekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Türkiye karayollarında yaklaşık 5 milyon LPG’li araç seyrediyor. Ancak bu araçlar, kapalı otoparkların gerekli altyapıya sahip olmaması ve yasal mevzuatın engellemesi sebebiyle kapalı otoparklara giremiyor. LPG’li araçlara otopark yasağı Avrupa ülkelerinde ve diğer ülkelerde artık bulunmazken, araçların LPG’li olduğunu belirten etiket taşıma zorunluluğu da yer almıyor. Ancak dünyanın en çok LPG’li aracına ve en yaygın LPG dolum istasyonlarına sahip olan Türkiye’de ise durum tam tersi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un AVM’lere, otellere ve kapalı otoparklara LPG’li araçların girmesine ilişkin yasal düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıklaması tüm dikkatleri bu konuya çekti. Bakan Kurum, TSE’nin kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayarak, İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Yangın Yönetmeliği’nde düzenleme yapması gerektiğini açıkladı. Kapalı otoparkların gerekli tedbirleri almalarının ardından LPG’li araçların da diğer ülkelerde olduğu gibi başta AVM’ler ve oteller olmak üzere kapalı otoparklara girebileceğini belirten Bakan Kurum, düzenlemelerin Nisan ayında yapılacağını açıkladı.

Müstakil LPG’ciler Derneği kararı destekliyor

Müstakil Likit Petrol Gazcıları Kit Satıcıları ve Otogaz Bayileri Derneği Başkanı Yılmaz Cömert, Bakan Murat Kurum’un açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek “Avrupa’da ve dünyanın diğer ülkelerinde LPG’li araçlar uzun yıllardır otoparklara serbestçe girebiliyorken Türkiye bu konuyu gündemine alamamıştı. LPG ekosistemindeki tüm paydaşlar olarak milyonlarca çalışanı da yakından ilgilendiren bu konuda Türkiye’nin de gerekli adımları atmasını memnuniyetle karşılıyoruz ve AVM’lerin ile diğer kapalı otoparkların da bu yönde gerekli hazırlıklara bir an önce başlamasını arzu ediyoruz.” açıklamasını yaptı.

Yılmaz Cömert, LPG’nin yaygın tedariği bulunan en çevreci yakıt olduğunu vurgulayarak “Türkiye gerek LPG ile çalışan araç sayısı gerekse LPG dolum istasyonu yaygınlığı açısından dünyanın ilk sırasında yer alıyor. Avrupa ülkelerinde LPG’li araç kullanmak aynı zamanda çevreye ve insan sağlığına saygılı bir sürücü olmanın gereği olarak algılanırken, Türkiye’de araçların otoparklara alınmaması, LPG’nin hak ettiği saygınlıkla anılamamasına sebep oluyordu. Çok sayıda araç kullanıcısı gerek ekonomik olması gerekse çevreci bir yakıt olması sebebiyle LPG’li araç kullanmak istese de ailesi ile AVM’ye gittiğinde aracını ara sokaklara park etmek zorunda kalacağı için bu tercihinden uzak durmak zorunda kalıyor. İnsanımız çok daha yüksek bedel ödeyerek, ekonomik bir alternatif olarak gördüğü ancak çevreye ve insan sağlığına çok zararlı olan, tüm gelişmiş ülkelerin terk etmeye hazırlandığı dizel araçları kullanmak zorunda kalıyor. LPG’li araçlara uygulanan bu haksız yasağın kaldırılması, mevcut 5 milyon LPG’li araç kullanıcısını doğrudan ilgilendiriyor. Ama bunun da ötesinde ülkemizde çevreye saygılı olan çok sayıda vatandaşın da LPG’li araç kullanmaya geçmesini teşvik edecektir. Türkiye için çok hayırlı bir karar olacağına inanıyoruz ve İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın gerekli düzenlemeleri yapmasını destekliyoruz, bir an önce bu haksız uygulamanın son bulmasını diliyoruz” dedi.

Otomobillerin yaklaşık yarısı LPG’li

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2019 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre trafiğe kayıtlı 12 milyon 437 bin 250 adet otomobilin yaklaşık yarıya yakınını oluşturan 4 milyon 703 bin 163 araç LPG kullanıyor.

Yasaklayan Yönetmeliklerin Değişmesi Bekleniyor

LPG’li araçlara, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 17.08.2000 tarihli ve 24143 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, “Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” doğrultusunda kapalı otopark yasağı uygulanıyor. Bu yönetmelik doğrultusunda, araçların arka ve ön camlarına “BU ARAÇ KAPALI YERLERE PARK EDEMEZ” yazılı bir etiket yapıştırılması gerekiyor.

LPG’li araçlara bir diğer yasaklama Aralık 2007’de 26735 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”teki, madde 60-4’te yer alıyor. Bu maddede “LPG veya sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) yakıt sistemli araçlar kapalı otoparklara giremez ve alınmaz” ifadesi yer alıyor.

Bakan Murat Kurum’un üç bakanlığın ortak çalışma yürüttüğüne dair açıklamalarının ardından, otopark yasağına yasal dayanak teşkil eden bu yönetmeliklerin değişmesi bekleniyor.

LPG’li araçlar 2004 yılından bu yana hazır

Avrupa’nın birçok ülkesinde LPG’li araçların kapalı otoparklara girmesi serbest ve araçların LPG’li olduğunu belirten herhangi bir etiket veya benzeri bir tanımlama işareti yapıştırma zorunluluğu bulunmuyor. Türkiye’deki LPG’li araçlar da Avrupa’dakiler ile aynı standartlarda üretiliyor ve 2004 yılındaki düzenlemeyle birlikte LPG’li araçların yakıt tanklarının emniyet valfi ile donatılması bir zorunluluk. LPG’li araçların yakıt tanklarında söz konusu emniyet valfi standart olarak bulunuyor ve araç yangında kalsa dahi tank patlamayarak ileri seviye güvenlik özellikleri sunuyor.

Otoparkların uygun havalandırmaya ve gaz sensörüne sahip olması gerekiyor

LPG’li araçların kapalı otoparkları girmesini engelleyen söz konusu yönetmeliklerin yanı sıra, bu yasağın altında yatan bir diğer sebep ise otoparkların havalandırma sistemlerinin, zeminde gaz birikmesine izin vermeyecek şekilde sirkülasyonu sağlayacak uygun bir havalandırma sistemine sahip olmaması. Bunun yanı sıra otoparklara, herhangi bir gaz kaçağı oluşması halinde bunu tespit edecek gaz sensörleri konuşlandırılmış olması gerekiyor. Yapılacak yönetmelik değişikliklerinin AVM’lere, otellere ve kapalı otopark işletmelerine gerekli altyapıyı sağlama yükümlülüğü getirmesi bekleniyor.

 

LPG’li Araçların Kapalı Alanlara Girişi İçin Adım Atılacak

20.03.2019 – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, LPG’li araçların kapalı alanlara girmesine ilişkin yönetmelikle yapılacak düzenlemelerin, nisandan itibaren hayata geçeceğini bildirdi. Kurum, tedbirlerin alınmasının ardından LPG’li araçlar için AVM, otel ve konutların otoparklarına giriş izni vermeyi düşündüklerini açıkladı.

Vakıf Yatırım konu ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu:

“2018 yılı itibariyle yakıt türüne göre trafikte tescilli araçların %38’ini otogaz kullanan araçlar (4,7 mn adet) oluşturmaktadır. Otogaz pazarında ise Aygaz (AYGAZ) %22,2 ile lider konumdadır. OMV PO (%12,1 Pazar payı) ile Shell (%11,7 Pazar payı) Aygaz’ı izlemektedir. İstasyon adeti olarak Aygaz’ın Pazar payı %16, OMV PO’nun %13 ve Shell’in ise %8 seviyesindedir.

Türkiye’de yılda ortalama 117 bin araç otogaza dönüştürülürken, ortalama dönüşüm maliyeti 500 $ seviyesindedir. Haberin Aygaz hisse performansına kısa vadede olumlu yansıması beklenebilir. Aygaz hisseleri yılbaşından beri endekse göre %10 negatif ayrışmıştır.”

 

 

LPG Kullanan Araçlar İçin Önemli Uyarı

10.11.2017 – BRC Türkiye Distribütörü, 2A Mühendislik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Örücü, LPG dönüşümünde merdiven altı montajların önlenmesi ve korsan uygulamalara son verilmesinin gerektiğini belirtti. Örücü, bunun da ancak denetim ile mümkün olabileceğini, yapılan yeni düzenlemenin denetimi zorlaştıracağını söyledi.

BRC Türkiye Distribütörü, 2A Mühendislik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Örücü, LPG dönüşümü gerçekleştiren firmaların artık kendi kendilerini denetleyebilmesinin önün açan düzenlemenin denetimi zorlaştıracağını söyledi. Örücü, “AİTM yönetmeliğinde Haziran ayı içerisinde bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklik ile daha önce Makine Mühendisleri Odası (MMO) veya Türk Standartları Enstitüsü’nden alınması gereken montaj tespit raporu, gaz sızdırmazlık raporu aranmayacak. Dönüşümü yapılacak firmalar 2018 yılından itibaren mecburi olarak yürürlüğe girecek kararla kendileri iki nüsha montaj tespit raporu düzenleyecekler ve bununla tadilatı yaptıran vatandaş direkt araç muayene istasyonlarına giderek kontrollerini yaptıracak. Eskiden araç dönüşümleri yapıldığı zaman makine mühendisleri gaz sızdırmazlık istasyonlarına gidiyor ve bu istasyonlarda 100 noktadan araçların kontrolleri yapılıyordu” ifadelerini kullandı.

“Biz denetimden yanayız”

Denetimin belirleyici unsur olduğunu belirten Örücü, “Tek tek ürünlerin kontrolleri yapılıyor. Kullanılmış ürün olup olmadığı kontrol ediliyordu. Artık bu kontroller araç muayene istasyonlarında yapılmaya çalışılacak. Bu nereye kadar yapılabilir bilemeyiz. Daha önceki ürünlerin seri numaraları veri tabanında olmadığı için kullanılmış, eski, bakım görmüş ürünlerinde kullanılması mümkün olabilecek. Bu da birçok sıkıntıyı beraberinde getirecektir. Biz denetimden yanayız otogaz sektörü diğer sektörlerde olmayan iki kez kamu denetimine tabi bir denetim mekanizmasıyla çalışıyordu. Artık bu denetimin bir ayağı devreden çıkıyor sadece araç muayene istasyonlarında gaz kaçar kontrolü yaptırarak araçlar trafikte seyretmeye başlayacak.” dedi.

“Bu Yönetmelik değişikliği daha önce de denenmişti ve birçok sıkıntı yaşattı”

Bu tür yönetmelik değişikliğinin daha önceden de kullanılıp çeşitli sıkıntıların yaşandığını vurgulayan Örücü şunları söyledi: “Yıllardan beri otogaz sektöründe yönetmelikler değişiyor. Devamlı sorumlular değişiyor. Benzeri uygulamayı 2000’li yıllarda 5 yıl firmaların inisiyatifine bırakılmıştı. Bu süreçte birçok sıkıntılar yaşanmıştı. Kazalar, evrak ticareti, vergi kaçırma, sahte evrak düzenlemelerine varan olumsuz durumlar yaşandı. Bu sıkıntılar üzerine 2005 yılında tekrar kontroller MMO verildi. Bugün ise araçların yüzde 80’i kontrollerden geçmiş durumda bunu yüzde 100 yapmaya çalışıyoruz. Bunun içinde trafik denetlemelerinin yapılması gereklidir. Maalesef yeterince trafik denetlemesi yapılamıyor. Denetim olmadığı zaman korsan uygulamalar merdiven altı montajlar devreye giriyor. Bu işi layığı ile yapan fatura kesen yetkili mühendis istihdam eden firmalar zor durumda kalıyor. Haksız rekabet ortamında bunu idame ettirmeleri mümkün değil. Bu haksız rekabetin, merdiven altı montajların önlenmesi ve korsan uygulamalara son verilmesi gerekir. Bu da ancak denetim ile mümkün olabilir.”

Diğer yandan söz konusu yönetmelikte bir başka en önemli değişiklik 3.9 maddesinde yer alan ECE R 115 regülasyonuyla ilgilidir. Bu maddeye göre yapılan tadilatta kullanılan setlerin BM/AEK regülasyonu 115’ in ilgili maddelerine uygunluğu teknik servis tarafından teşvik edilmesi istenmektedir. ECE R 115 regülasyonu LPG ve CNG sistemlerinin onayı ile ilgili hususları düzenlemekte; Egzoz emisyonlarının ölçümü ve dinamometre ile güç testlerini istemektedir. E3 ve üzeri araçlarda yüzlerce otomobil markasının 115 uygunluğunu belgelemek firmalar için hem çok maliyetli ve hem de ülkemizde ilgili laboratuvarların yeterli olmaması nedeniyle yerine getirilmesi imkansız bir regülasyon olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi halde firmalardan ECE R 115’ in bu şekliyle uygulanmasının istenmesi sektörün durmasına , hiç bir firmanın dönüşüm yapamamasına ve dolayısıyla firmaların kapanmasına yol açacaktır”.

”MTV ve ÖTV’nin kaldırılması konusunda devlet desteği istiyoruz”

BRC Türkiye Distribütörü, 2A Mühendislik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Örücü sözlerine şöyle devam etti: “Bütün dünyada çevreci yakıt olması nedeniyle otogaz yerel yönetimlerce ve hükümetlerce teşvik ediliyor. Ancak ülkemizde 4 milyondan fazla araç LPG’li olduğu halde bunun tam tersi cezalandırılıyoruz ve üvey evlat muamelesi görüyoruz. LPG’li araç kullanan vatandaşlar olarak motorlu taşıtlar vergisi (MTV), ÖTV alınmaması gibi teşviklerden yararlanmak istiyoruz. En son AİTM yönetmeliğinde işleri durma noktasına getirebilir. Bugün otogaz sektörü Türkiye’de gelmiş olduğu nokta itibari ile on binlerce kişiye istihdam sağlayan yurtdışına ihracat yapan bir sektör haline gelmiştir. Biz sektör olarak gerek Bakanlık gerek TSE ile her türlü işbirliğine hazırız. Sektörümüzü doğrudan ilgilendiren bu ve benzeri konularda sektörün görüşlerinin alınmasını özellikle talep ediyoruz. İHA

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here