Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri BETAM, Kayıt ...

BETAM, Kayıt Dışı İstihdam Son Sekiz Yılda Azaldı

ishayati-03

Kayıt Dışı İstihdam Son Sekiz Yılda Azaldı

Seyfettin Gürsel*, Mine Durmaz** 

Yönetici Özeti

2005-2013 döneminde kayıt dışı istihdam önemli ölçüde azalmıştır. Toplam kayıt dışı istihdam oranı yüzde 48,2’den yüzde 36,8’e düşerken, tarım dışında bu oran yüzde 34,3’ten yüzde 22,4’e düşmüştür. Bu iyileşme büyük ölçüde ücretli çalışan kesimde kayıt dışılığın gerilemesinden kaynaklanmıştır. Kendi hesabına çalışanlarda kayıt dışı istihdam sınırlı ölçüde azalmıştır. Kayıt dışılık sorunu bu iki kesimin ayrı ayrı incelenmesini gerektirmektedir. Ücretli kesimde kayıt dışılıkta gerilemenin başlıca nedeni yeni yaratılan işlerin çoğunlukla kayıtlı işler olmasıdır. Kayıt dışı istihdam büyük ölçüde işgücünün sosyal ve yapısal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Ama aynı zamanda ekonomik konjonktür de kayıt dışı istihdam düzeyini etkilemektedir. Kayıt dışlık oranı son sekiz yılda dalgalı bir seyir izlemiştir. 2013’ün sonlarından itibaren 2014’ün ilk yarısında ortaya çıkan artış eğilimi dikkat çekicidir. Kayıt dışılığın zaman içindeki evrimini bir sonraki araştırma notunda ele alacağız.

Bu araştırma notunda incelenen başlıca yapısal özellikler ücretli kayıt dışılığın büyük ölçüde bir firma ölçeği sorunu olduğunu göstermektedir. 2013 itibariyle ücretli kayıt dışı çalışanların dörtte üçü mikro firmalarda (0-9 çalışan) istihdam edilmektedir. Buna küçük KOBİ’ler (10-24 çalışan) eklenince pay yüzde 85’e çıkmaktadır. Araştırmanın bulguları ücretli kesimde yapısal kayıt dışılığa yönelik politikaların firmaların ölçek büyümesi teşvikine, ücret dışı işgücü maliyetleri azaltmaya ve denetimi sıkılaştırmaya öncelik vermesi gereği ortaya çıkmaktadır.

 

Araştırmanın kapsamı 

Bu araştırma notunda Türkiye işgücü piyasasında kayıt dışı istihdamdaki (Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı olmayan çalışanlar) gelişmeler incelenmektedir. Araştırma üç not halinde peşpeşe yayınlanacaktır. Bu notta TÜİK 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi (HİA) mikro verileri kullanılarak kayıt dışılığın genel evrimi ile işteki durum, cinsiyet, yaş, sektörel konum, firma ölçeği açısından yapısal özellikleri analiz edilmektedir. Ayrıca, bu analizin bulgularından yola çıkılarak kayıt dışılıkta son sekiz yılda (2005’ten 2013’e) gerçekleşen belirgin iyileşmenin nedenleri ile ilgili ipuçları saptanmaya çalışılmaktadır.

İkinci notta kayıt dışılıkta bölgeler arası eşitsizlikler irdelenecektir. Son notta ise kayıt dışılığın zaman içindeki evrimi aylık HİA verileri kullanılarak kayıt dışılığın izlediği seyrin ekonomik konjonktür ve yapısal değişimlerle ilişkisi inclenecektir. Özellikle 2013’ün son aylarından itibaren kayıt dışılığın yeni bir yükseliş eğilimine girmesine dikkat çekmek isteriz.

Kayıt dışılık ücretli kesimde önemli ölçüde azaldı

2005-2013 döneminde genel kayıt dışılık oranı yüzde 48,2’den yüzde 36,8’e gerilemiştir (Tablo 1). Bu dönemde toplam istihdam yüzde 27 artarak yaklaşık 25 milyona ulaşırken, kayıt dışı çalışanların sayısında düşüşler gözlemlenmektedir. 2013 yılında kayıt dışı çalışan sayısı 2005 yılına kıyasla 290 bin azalarak yaklaşık 9,4 milyon olarak kaydedilmiştir. Bu durum 2005-2013 döneminde toplam istihdam artışının önemli bir bölümünün kayıtlı işlerdeki artıştan kaynaklandığına işaret etmektedir; bu dönemde kayıtlı istihdam yaklaşık 5,7 milyon artmıştır (Tablo 1).

Diğer taraftan, kayıtlı çalışan sayısındaki artışın yüzde 93’ünün (5,3 milyon) tarım dışı sektörlerde (endüstri, hizmetler ve inşaat) gerçekleştiğini belirtelim. 2013 yılında toplam istihdamda yüzde 23’lük paya sahip olan tarım sektöründe kayıt dışılık oranı (yüzde 84) halen çok yüksektir. Tarım sektörünü ayrı tuttuğumuzda, kayıt dışı çalışanların oranının tarım dışı sektörlerde bu dönemde yüzde 34,3’ten yüzde 22,5’e gerilediği görülmektedir. 2005 yılında tarım dışı sektörlerde istihdam edilen kayıt dışı çalışanların sayısı 5,1 milyon iken, 2013 yılında ise bu miktar 4,4 milyona düşmüştür (Tablo 1). Bu durum kayıt dışılıktaki gerilemenin özellikle tarım dışı sektörlerden kaynaklandığını göstermektedir. Bu gelişme kuşkusuz kayıt dışılıkla mücadelede önemli bir başarıya işaret etmekle birlikte halen tarım dışında her 100 çalışandan 23’ünün kayıt dışı olması daha alınacak bir hayli yol olduğunu göstermektedir.

Kayıt dışı istihdamı çalışanların işteki durumuna göre ayrıştırdığımızda, 2005-2013 yılları arasında tüm çalışan gruplarında kayıt dışılık oranlarının azaldığını görüyoruz. Bununla birlikte, bu iyileşmenin eşit olarak dağılmadığı gözlemleniyor. Halen çalışanların yaklaşık üçte ikisini oluşturan ücretli, maaşlı ya da yevmiyeli çalışanlarda (bundan böyle kısaca ücretliler) kayıt dışılık oranı sekiz yılda yüzde 32’den yüzde 19,9’a (tarım dışında yüzde 29,8’den yüzde 17,7’e) gerilerken, bu oran kendi hesabına çalışanlarda yüzde 64,6’dan yüzde 62,5’e sınırlı bir düşüş kaydetmiştir. Ücretlilerde kayıt dışı çalışan sayısı 400 bin azalırken, kendi hesabına çalışanlarda azalış 46 binle sınırlı kalmıştır. Büyük bölümü tarımla uğraşan kadın çalışanlardan oluşan ücretsiz aile işçilerinin kayıt dışılık oranında da çok sınırlı bir düşüş kaydedilmiş (yüzde 94,9’dan yüzde 91,9’a), kayıt dışı sayısı ise 260 bin artmıştır.

Kayıt dışılıktaki bu eşitsiz gelişmenin, yüzde 90’ı kendi hesabına çalışan çiftçilerden ve bunların ücretsiz çalışan aile fertlerinden oluşan tarımın bu yapısal özelliğinden kaynaklandığı zannedilmemelidir. Tarım dışı istihdam verileri incelendiğinde, ücretliler ile kendi hesabına çalışanlar (küçük esnaf ve sokak satıcıları) arasında kayıt dışılık açısından eşitsiz gelişme benzer şekilde karşımıza çıkmaktadır. Tarım dışında son sekiz yılda istihdam yaklaşık 4,6 milyon artarken, kayıt dışı çalışan sayısı 750 bin azalmıştır. Oysa, kendi hesabına çalışan sayısı aynı dönemde 187 bin azalırken, kayıt dışı çalışan sayısı sadece 98 bin azalmıştır. Bu grupta kayıt dışılık oranı da bu nedenle yüzde 51 civarında hemen hemen sabit kalmıştır (Tablo 1).

 

Tablo 1: İşteki durumuna göre kayıt dışılık (toplam ve tarım dışı istihdam)

TOPLAM İSTİHDAM
İşteki durum 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 11435 3658 32,0 16353 3258 19,9
İşveren 1101 282 25,6 1182 181 15,4
Kendi hesabına 4689 3031 64,6 4773 2985 62,5
Ücretsiz aile işçisi 2841 2695 94,9 3217 2955 91,9
Toplam 20066 9666 48,2 25524 9379 36,8
TARIM DIŞI İSTİHDAM
İşteki durum 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 11009 3285 29,8 15762 2788 17,7
İşveren 1011 217 21,4 1108 140 12,7
Kendi hesabına 2408 1229 51,0 2221 1131 50,9
Ücretsiz aile işçisi 484 388 80,1 418 310 74,3
Toplam 14912 5119 34,3 19508 4369 22,4

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

Kayıt dışılıktaki azalmanın eşitsiz gelişmesi, kayıt dışılık sorununa, dolayısıyla da kayıt dışılıkla mücadeleye, ücretliler ile kendi hesabına çalışanlar açısından farklı yaklaşılması gerektiğini açıkça göstermektedir. Ücretlilerde kayıt dışılık çoğunlukla işverenin kararıdır. Diğer bir ifadeyle, ücretli kayıt dışılık çoğunlukla çalışan açısından gönülsüz katlanılan bir durumdur. Aşağıda daha ayrıntılı değineceğimiz gibi, ücretli kayıt dışılığın bundan böyle ne ölçüde gerileyeceği, bu gerilemenin hangi politikalarla hızlandırılabileceği büyük ölçüde ücret – sigorta prim yükü – firma verimliliği ilişkileri ve kamu denetiminin etkinliğine bağlıdır.

Buna karşılık, kendi hesabına çalışanlarda kayıt dışılık kararı gönüllü bir karardır. Bu karar rasyonel bir optimizasyon hesabı olarak telakki edilebilir: bu hesapta SGK’ ya kayıt olma ya da olmama kararı esas olarak sigorta prim yükü, beklenen gelir ve SGK kaydı olmaksızın sağlık harcamalarının ne ölçüde kamu tarafından karşılandığı, çalışamaz duruma gelindiğinde aile tarafından bakılma beklentisi gibi etkenler dikkate alınacaktır.

2005-2013 döneminde kayıt dışılıkta gerçekleşen azalmanın başlıca yapısal nedenleri, aşağıda daha ayrıntılı deyineceğimiz gibi, ücret dışı işgücü maliyetlerini aşağıya çeşitli sigorta primi teşvikleri, denetimlerin sıkılaştırılması, firma ölçeklerinin büyümesi (bölgesel teşviklerin bu parametre üzerindeki etksini ikinci notta ayrıca incleyeceğiz), istihdam artışının kayıt dışılğın nispeten düşük olduğu hizmet ve sanayi kesimlerinde yoğunlaşması ve istihdamın ortalama eğitim düzeyinin artması olarak sıralanabilir.

Kadınlarda kayıt dışılık daha yüksek

Kayıt dışılığı cinsiyet farkını dikkate alarak ülke düzeyinde derneşik rakamlarla incelediğimizde, kadınlar arasında kayıt dışı çalışmanın erkeklere kıyasla çok daha yaygın olduğu görüyoruz. Toplam istihdam düzeyinde kadın kayıt dışılık oranı 2013’te yüzde 52, erkek kayıt dışılık oranı ise yüzde 30,2’dir (Ek Tablo 3). Ancak bu uçurum sektör, eğitim düzeyi, işteki durum açısından irdelendiğinde daha nüanslı bir tablo olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çalışan kadınların yaklaşık üçte birinin (2 milyon 826 bine karşılık 7 milyon 641 bin), kadın kayıt dışılık oranının yüzde 96 gibi çok yüksek bir rakama ulaştığı tarım sektöründe çalıştığını biliyoruz. Tarımda çalışan erkeklerin toplam istihdam içindeki oranı çok daha düşüktür: yüzde 18. Kadınlar ile erkekler arasındaki kayıt dışılık eşitsizliğinin bir nedeni bu asimetri olmakla birlikte, tarım dışına odaklandığımızda kadın-erkek kayıt dışılık farkı önemli ölçüde azalsa da devam etmektedir: 2013 yılında tarım dışında kadın kayıt dışılık oranı yüzde 26, erkek kayıt dışılık oranı ise yüzde 21,4 olarak ölçülmüştür. 2005 yılında bu oranlar sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 33,9’du. Bu rakamlar kayıt dışılıktaki azalmanın erkeklerde biraz daha hızlı olduğunu göstermekle birlikte fark sınırlıdır (Ek Tablo 1 ve Ek Tablo 2).

Tarım dışı kadın-erkek kayıt dışılık oranı farkı 2013 yılı itibariyle 4,6 yüzde puandır. Bu farkın bir bölümü, kendi hesabına çalışan kadınlarda kayıt dışılığın çok daha yaygın olmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim, bu grupta kadın kayıt dışılık oranı yüzde 81,6 iken erkeklerde yüzde 43,9’dur. Öte yandan, tarım dışında kendi hesabına çalışan kadınların yüzde 76’sı lise altı eğitime sahip vasıfsız kadınlardan oluşmaktadır. Bu grupta kayıt dışılık oranı yüzde 88,7’dir. Buna karşılık, yüksek okul ya da üniversite mezunu (lise üstü eğitim) kadınlarda bu oran yüzde 35,7’dir (Şekil 1). Ancak lise üstü grubun payı, toplam kendi hesabına çalışan kadınlar arasında yüzde 7,7’den ibarettir (Ek Tablo 1). Dolayısıyla kayıt dışılığın kendi hesabına çalışan kadınlarda göreli olarak daha yüksek olması ve bu kadınların çoğunlukla düşük eğitimli olmaları, 4,6 puanlık tarım dışı kadın-erkek kayıt dışılık farkının bir bölümünü açıklamaktadır. Bu gözlemler bir kez daha kendi hesabına çalışma ile kayıt dışılık arasındaki yakın ilişkiye işaret ederken, aynı zamanda eğitim düzeyi ile kayıt dışı çalışma arasında ters bir ilişki olduğunu da açıkça göstermektedir.

Şekil 1: İşteki durumuna göre kadın ve erkek çalışanlarda kayıt dışılık oranları (2013, tarım dışı)

image006

image004

image005

Kaynak :TÜİK, 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

2013 yılında tarım dışı sektörlerde çalışmakta olan 4 milyon 815 bin kadının büyük çoğunluğu (yüzde 85’i) ücretli durumundadır. Kadın-erkek kayıt dışılık oranı arasındaki farkın büyük bölümü bu gruptaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Ücretli kadın kayıt dışılık oranı yüzde 18,5 iken, ücretli erkek kayıt dışılık oranı yüzde 17,4’tür. Bu oranlar 2005 yılında sırasıyla yüzde 29 ve yüzde 30,1’di. Oranlar arasındaki fark çok sınırlı olmakla birlikte kayıt dışı çalışan sayısındaki değişim çok farklı olmuştur. 2005 yılında 670 bin ücretli kadın kayıt dışı çalışırken bu sayı 2013’te 87 bin artarak 757 bine yükselmiştir. Kadın kayıt dışılık oranındaki büyük düşüşün nedeni, sekiz yıl içinde istihdama katılan yaklaşık 1,8 milyon ücretli kadının büyük bölümünün kayıtlı işlerde istihdam edilmesidir. Buna karşılık, son sekiz yılda tarım dışı ücretli erkek istihdamı yaklaşık 3 milyon artarken kayıt dışı çalışan ücretli sayısı 584 bin azalmıştır (Ek Tablo 2).

Bu gelişmeler kayıt dışılıktaki genel iyileşmenin erkeklerde kadınlara kıyasla daha belirgin olduğunu göstermektedir. Bu cinsiyet farklılığının nedenlerini saptamak için daha ayrıntılı çalışma yapmak gerekiyor. Yine de eğitim düzeyleri itibariyle bir karşılaştırma yaptığımızda, eğitim düzeyinin (dolayısıyla ücret düzeyi ve işyeri özellikleri) bu nedenlerin arasında önemli bir yere sahip olduğunu görüyoruz. 2013 yılında ücretli çalışanlar arasında kadın kayıt dışılık oranları lise altı eğitim düzeyinde belirgin şekilde erkek kayıt dışılık oranın üzerindeyken (yüzde 40,1’e 27,3), bu farkın lise düzeyinde büyük ölçüde azaldığını (yüzde 12,2’ye 10,3), lise üstü düzeye gelindiğinde ise kadın kayıt dışılık oranının erkeklere kıyasla daha düşük kaldığı görülmektedir (yüzde 2,3’e 2,9) (Şekil 1). Kadınların lehine olan bu farkın bir nedeni çalışan emeklilerin ezici çoğunluğunun erkeklerden oluşması ve çoğunluğu lise üstü eğitime sahip bu erkeklerin çoğunlukla kayıt dışı çalışması olabilir (Bkz Betam Araştırma Notu 157)[1].

Sanayi ve hizmetlerde düşük kayıt dışılık

Kayıt dışı ücretli istihdam sektörlere ayrıştırılarak incelendiğinde, tarım hariç kayıt dışılıktaki azalmanın sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde hemen eşit düzeyde (yüzde 40 civarında) gerçekleştiğini görüyoruz (Şekil 2). Tarım istihdamında küçük bir azınlığı oluşturan ücretli (ve yevmiyeli) çalışanlar arasında dahi kayıt dışlık yüzde 79,5 ile oldukça yüksektir. Bu yüksek oran son sekiz yılda çok sınırlı ölçüde azalmıştır (2005’te yüzde 87,5) (Şekil 2). Tarımda kayıt dışılığın ücretli-yevmiyelilerin arasında yaygın olmasının bir nedeni mevsimsel çalışma döngüsü olabilir. Diğer nedenlerin, ücretli-yevmiyeli çalıştıran nispeten modern tarım işletmelerinin küçüklüğü ve düşük verimliliği, işgücünün vasıfsızlığı, denetimlerinin zorluğu gibi özelliklerden kaynaklanması muhtemeldir.

 

Şekil 2: Ücretlilerde sektörlere göre kayıt dışılık (toplam istihdam)

image007

Kaynak : TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

Kayıt dışılıkta belirgin bir iyileşme sanayi ve hizmetlerde orta çıkmıştır. Bu iki sektörde kayıt dışılık oranı yüzde 16’nın altına düşmüştür; sırasıyla yüzde 15,2 ve yüzde 15,7. 2005 yılında bu oranlar yüzde 30’a yakındı. İnşaat sektöründe ise kayıt dışılık halen yüksektir (yüzde 38,6) ancak kayıt dışılık oranı bu düzeye yüzde 66,3’ten inmiştir (Şekil 2). Bu da önemli bir başarıdır. Ancak inşaat sektöründeki kayıt dışı ücretli istihdamında önemli bir değişiklik olmamıştır. 2005’te 560 bin 2013’te ise 570 bin ücretli bu sektörde kayıt dışı çalışmaktadır. Bununla birlikte, bu sekiz yıllık dönemde kayıt dışı istihdam 400 bin kadar azalırken sadece sanayi sektöründe kayıt dışı ücretli sayısı 336 bin azalmıştır (Ek Tablo 4).

 

Gençlerde ve yaşlılarda yüksek kayıt dışılık

Kayıt dışı ücretli istihdamı yaş gruplarına göre irdelendiğinde, beklendiği gibi kayıt dışılığın genç ve yaşlı çalışanlar arasında daha yaygın olduğu görülmektedir. Kayıt dışılığın yaş dağılımı muntazam bir U eğrisi çizmektedir (Şekil 3). 15-19 yaş grubunda kayıt dışılık oranını yüzde 58,6 (2013) gibi çok yüksek düzeyde olması beklenen bir bulgudur. Bu yaş grubunda çalışanlar düşük eğitim seviyesine sahiptirler. Ayrıca erkeklerde askerlik öncesi, kadınlarda da evlilik öncesi dönemde kıdem tazminatı yükümlülüğü büyük olasılıkla kayıt dışılığı etkilemektedir. Bu etkenler 20-24 yaş grubunda da bir ölçüde etkilidir. Bu grupta ücretli kayıt dışlık oranının 2013’te yüzde 23,4’e gerilemesine rağmen yüzde 19,9 olan Türkiye ortalamasının üzerindedir (Tablo 1). Ücretli kayıt dışılık oranı 25-34 yaş grubunda en düşük seviyesi olan yüzde 13,2’ye (2013) gerilemekte ardından yükselmeye başlamaktadır (Şekil 3). Yapılacak yaş kuşakları (kohort) analizi büyük olasılıkla ileri yaş gruplarına gidildikçe ortalama eğitim seviyesinin düştüğünü gösterecektir.

Şekil 3: Ücretlilerde yaşa göre kayıt dışılık (toplam istihdam)

image008

Kaynak : TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

İleri yaş gruplarında (50+) yüksek kayıt dışılık oranları yüzde 28’ten başlayarak 65 yaş üzerinde yüzde 65,3’e kadar yükselmektedir. İleri yaşlarda kayıt dışılığın yaygın olmasının bir diğer nedeni de çalışan emeklilerin büyük kısmının kayıt dışı olarak çalışıyor olmasıdır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Türkiye’de emeklilerin yaklaşık yüzde 35’i çalışmaya devam etmekte, bunların büyük çoğunluğu da (yüzde 80) kayıt dışı istihdam edilmektedir (bkz Betam Araştırma Notu 157)[2]. Sağlık sigortası ve emeklilik geliri almaya hak kazandıktan sonra bireylerin kayıtlı çalışma endişesi taşımaması ve firmaların işgücü maliyetlerini düşürmek için emekli çalışanları tercih etmesi bu durumun olası nedenleri arasında değerlendirilebilir.

2005-2013 döneminde önemli ölçüde azalan ücretli kayıt dışılığın tüm yaş gruplarında kendini gösterdiği, bununla birlikte en büyük iyileşmelerin orta yaş gruplarında olduğu görülmektedir (Şekil 3). Yukarıda not ettiğimiz etkenler itibariyle bu beklenen bir bulgudur.

 

Ücretli kayıt dışılık büyük ölçüde firma ölçeği sorunudur

Şekil 4’te açıkça görüldüğü gibi ücretli kayıt dışılık esasen bir mikro firma (0-9 çalışan) sorunudur. Kayıt dışı ücretlilerin yüzde 74’ü bu firmalarda çalışmaktadır. 10 ila 24 arasında çalışana sahip küçük KOBİ’leri eklersek bu oran yüzde 85,6’ya, 25-49 arasında çalışana sahip orta ölçekteki KOBİ’leri de eklersek yüzde 94’e ulaşmaktadır (Şekil 5). Kayıt dışılık oranlarına gelince, ücretlilerin üçte birinin (yaklaşık 5,5 milyon) istihdam edildiği mikro firmalarda kayıt dışılık oranı yüzde 44 ile Türkiye ortalamasının (yüzde 19,9) çok üzerindedir (Şekil 4 ve Tablo 1). Firma büyüklüğü arttıkça kayıt dışılık oranları hızla azalmaktadır. Küçük KOBİ’lerde kayıt dışılık oranı yüzde 18’e düşerken, bu oran 500 ve daha fazla çalışana sahip büyük firmalarda yüzde 1,3’e kadar gerilemektedir (Şekil 4).

 

Şekil 4:Ücretlilerde firma büyüklüklerine göre kayıt dışılığın değişimi (toplam istihdam), Şekil 5: 2013 Kayıt dışı çalışanların firma büyüklüklerine göre dağılımı

 image010

Kaynak : TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

Öte yandan, 2005 yılına kıyasla tüm firma gruplarında kayıt dışılığın azalmış olduğu not edilmelidir. Ayrıca, 2005-2013 döneminde 400 bin kadar azalan kayıt dışı çalışan ücretli sayısının 240 bini mikro firmalar ile küçük KOBİ grubunda gerçekleştiğini belirtelim (Ek Tablo 6).

Firma ölçeğinin kayıt dışlık üzerindeki etkisinin yaklaşık bir ölçümünü yapmak için bu iki değişkenin bölgesel farklarını kullanabiliriz. Bu amaçla 26 bölgede (Düzey 2) 2005-2013 döneminde ücretlilerin kayıt dışılık oranlarındaki değişim ile bu bölgelerde ortalama çalışan sayısı itibariyle firma ölçeklerindeki değişim arasındaki korelasyonu hesapladık (Şekil 6).[3] Görüldüğü gibi korelasyon katsayısı (-0,47) oldukça yüksek çıkmaktadır.[4] Bu bulgu firma ölçeğinin kayıt dışılık düzeyinin belirlenmesinde, dolayısıyla kayıt dışlıkla mücadelede önemli etkiye sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Bölgesel yatırım teşviklerinde kayıtlı istihdam koşulunun gerek kayıtsız çalışanların kayda alınmasında gerekse firmaları ölçek büyütmeye teşvik etmekt etkili olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak kayıt dışılık düzeyinin belirlenmesinde başka etkenlerin de önemli paylara sahip oldukları unutulmamalıdır.

Şekil 6:Ücretlilerin kayıt dışılık oranlarının değişimi ile ortalama firma büyüklüğü değişimi arasındaki bölgesel korelasyon

image013

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

Sonuç olarak, ücretli çalışanlarda kayıt dışılık sorununun büyük ölçüde firma ölçeği sorunu olduğu ortaya çıkıyor. Bu beklenen bir bulgudur. Firma ölçeği küçüldükçe teknoloji düzeyi ve buna bağlı olarak verimlilik düşmekte aynı zamanda istihdamın ortalama eğitim seviyesi de giderek düşmektedir. Bu nedenlerle küçük firmalar işgücü maliyetlerine büyük firmalara kıyasla çok daha duyarlıdırlar. Dolayısıyla kayıtlılığın getireceği ek mali yükler küçük firmalar için önemlidir.

 

Sonuç ve politika önerileri 

Son sekiz yılda kayıt dışı istihdamda önemli bir düşüş gerçekleşmiştir. Kayıt dışı istihdam oranı genelde yüzde 48,2’den yüzde 36,8’e, tarım dışında da yüzde 34,3’ten yüzde 22,4’e inmiştir. Bu iyileşme büyük ölçüde ücretli çalışan kesimde kayıt dışılığın gerilemesinden kaynaklanmıştır. Kendi hesabına çalışanlarda kayıt dışı istihdam sınırlı ölçüde azalmıştır. Kayıt dışılık sorunu bu iki kesim için ayrı ayrı incelenmeyi gerektirmektedir. Ücretli kesimde kayıt dışılıkta gerilemenin başlıca nedeni yeni yaratılan işlerin çoğunlukla kayıtlı işler olmasıdır. Kayıt dışı istihdam önemli ölçüde işgücünün sosyal ve yapısal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Ama aynı zamanda ekonomik konjonktürün de etkisi vardır.

Bu araştırma notunda incelenen başlıca yapısal özellikler ücretli kayıt dışılığın büyük ölçüde bir firma ölçeği sorunu olduğunu göstermektedir. 2013 itibariyle ücretli kayıt dışı çalışanların dörtte üçü mikro firmalarda (0-9 çalışan) istihdam edilmektedir. Buna küçük KOBİ’ler (10-24 çalışan) eklenince pay yüzde 85’e çıkmaktadır. İstihdamının küçük bir bölümü ücretli-yevmiyeli çalışanlardan oluşan tarım kesiminde kayıt dışılık oranı yüzde 80’nin üzerindedir. Kayıt dışılığın yüksek olduğu ikinci sektör inşaat sektörüdür; yaklaşık yüzde 40. Sanayi ve hizmetlerde kayıt dışılık oranı yüzde 15-16 civarındadır. Kadınlarda kayıt dışılık erkeklere kıyasla daha yüksektir. Bu fark eğitim düzeyi düştükçe artmaktadır. Genç ve yaşlı ücretlilerde kayıt dışlık oldukça yaygındır.

Firma ölçeğinin kayıt dışılıkta etkin olması işgücü maliyeti-verimlilik ilişkisinin önemini kanıtlamaktadır. Firma ölçeği küçüldükçe istihdamın eğitim-vasıf düzeyi düşmekte, verimlilik azalmakta, dolayısıyla işgücü üzerindeki ücret dışı maliyetlere duyarlılık artmaktadır. Bu bakımdan, 2008 yılından itibaren başta SGK primine verilen 5 puanlık devlet teşviki olmak üzere genç ve kadın istihdamına verilen sigorta primi teşvikleri ve gelir vergisinde asgari geçim indirimi kayıt dışılığın düşürülmesinde etkili olmuştur. Bu teşviklere paralel olarak denetimlerin sıkılaştırılmasının da kayıt dışılığın geriletilmesinde etkili olduğu tahmin edilebilir. Kayıt dışı istihdamın ortalama firma ölçeğinin büyümesine ve işgücünün eğitim düzeyinin artmasına bağlı olarak yapısal nitelikte düşüş eğilimine sahip olduğunu da belirtmeliyiz.

 

Bu saptamaların ışığında ücretli kesimde yapısal kayıt dışılığa yönelik politikaların esas olarak iki ayaklı olması gereği ortaya çıkmaktadır:

1)      Ücret dışı işgücü maliyetlerini azaltmak ve denetimi sıkılaştırmak

2)      Firmaların ölçek büyümesi önündeki engelleri kaldırmak ve ölçek büyütmeyi teşvik etmek.

Bu iki temel politikaya daha ikincil tamamlayıcı politikalar eklenebilir. Örneğin, genç çalışanlarda askerlik ve evlilik nedeniyle kıdem tazminatı ödeme zorunluluğu bireysel fona dayalı kıdem tazminatı reformu çerçevesinde kaldırılabilir ve çalışan emekli erkeklerde SGK’ ya kayıt teşvik edilebilir. 

 

EK TABLOLAR  

Ek Tablo 1: İşteki durumuna ve eğitim seviyesine göre kadın çalışanlarda kayıt dışılık (tarım dışı)

2005
Eğitim seviyesi Lise altı Lise Lise üstü TOPLAM TARIM DIŞI
İşteki durum İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 886 490 55,3 672 143 21,3 755 37 4,9 2313 670 29,0
İşveren 12 4 29,6 14 3 25,6 16 3 16,2 42 10 23,1
Kendi hesabına 170 148 87,1 28 18 65,0 24 10 40,6 222 176 79,2
Ücretsiz aile işçisi 111 96 86,3 38 28 74,4 16 8 50,6 164 132 80,1
Toplam 1179 737 62,5 752 193 25,7 811 57 7,1 2741 988 36,0
2013
Eğitim seviyesi Lise altı Lise Lise üstü TOPLAM TARIM DIŞI
İşteki durum İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 1510 606 40,1 939 114 12,2 1655 37 2,3 4104 757 18,5
İşveren 22 4 16,9 22 2 9,6 45 3 5,7 89 8 9,5
Kendi hesabına 315 280 88,7 69 48 70,3 32 11 35,7 416 339 81,6
Ücretsiz aile işçisi 147 110 74,6 47 31 65,0 11 7 58,7 206 147 71,5
Toplam 1995 999 50,1 1077 196 18,2 1743 58 3,3 4815 1252 26,0

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

Ek Tablo 2: İşteki durumuna ve eğitim seviyesine göre erkek çalışanlarda kayıt dışılık (tarım dışı)

2005
Eğitim seviyesi Lise altı Lise Lise üstü TOPLAM TARIM DIŞI
İşteki durum İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 5028 2104 41,9 2354 433 18,4 1315 78 5,9 8696 2615 30,1
İşveren 562 136 24,2 255 47 18,6 153 24 15,7 969 207 21,4
Kendi hesabına 1642 858 52,3 407 152 37,3 137 43 31,4 2186 1053 48,2
Ücretsiz aile işçisi 171 147 85,9 125 93 74,7 24 16 66,7 320 256 80,1
Toplam 7403 3245 43,8 3140 726 23,1 1628 160 9,9 12171 4131 33,9
2013
Eğitim seviyesi Lise altı Lise Lise üstü TOPLAM TARIM DIŞI
İşteki durum İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 6060 1649 27,2 2979 306 10,3 2618 76 2,9 11657 2031 17,4
İşveren 518 88 17,0 276 28 10,2 226 16 7,0 1019 132 13,0
Kendi hesabına 1309 634 48,4 360 123 34,3 135 34 24,8 1805 791 43,9
Ücretsiz aile işçisi 133 109 82,4 62 42 68,1 18 12 66,5 212 163 76,9
Toplam 8020 2481 30,9 3676 499 13,6 2998 137 4,6 14693 3117 21,2

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

Ek Tablo 3: İşteki durumuna göre kadın ve erkek çalışanlarda kayıt dışılık (toplam istihdam)

10
İşteki durum 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 2468 821 33,3 4322 960 22,2
İşveren 50 18 35,1 94 13 13,5
Kendi hesabına 667 610 91,4 821 730 88,9
Ücretsiz aile işçisi 1923 1869 97,2 2403 2271 94,5
Toplam 5108 3318 65,0 7641 3973 52,0
ERKEK
İşteki durum 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam

(bin kişi)

Kayıt dışı istihdam

(bin kişi)

Kayıt dışılık oranı (%)
Ücretli, maaşlı veya yevmiyeli 8967 2837 31,6 12031 2298 19,1
İşveren 1051 264 25,1 1088 169 15,5
Kendi hesabına 4022 2421 60,2 3951 2254 57,1
Ücretsiz aile işçisi 918 826 90,0 813 684 84,2
Toplam 14958 6348 42,4 17883 5405 30,2

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

Ek Tablo 4: Ücretli, maaşlı veya yevmiyelilerde sektörlere göre kayıt dışılık (2005,2013)

Sektörler 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam(bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%)
Tarım 426 373          87,5 591 470          79,5
Sanayi 3483 984          28,3 4274 648          15,2
İnşaat 843 559          66,3 1469 567          38,6
Hizmetler 6683 1742          26,1 10018 1573          15,7
Toplam 11435 3658          32,0 16353 3258          19,9

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

 

 

 

 

Ek Tablo 5: Ücretli, maaşlı veya yevmiyelilerde yaş gruplarına göre kayıt dışılık (2005,2013)

Yaş grupları 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%)
15-19 864 646 74,8 944 554 58,6
20-24 1547 627 40,5 1856 434 23,4
25-29 2209 563 25,5 2863 377 13,2
30-34 1988 470 23,7 3032 400 13,2
35-39 1726 416 24,1 2519 359 14,3
40-44 1411 329 23,4 2122 345 16,3
45-49 946 266 28,1 1543 297 19,3
50-54 460 176 38,3 866 242 28,0
55-59 187 99 53,1 400 147 36,7
60-64 64 39 61,6 145 63 43,2
65+ 33 25 76,7 62 40 63,5
Toplam 11435 3658 32,0 16353 3258 19,9

Kaynak: TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

Ek Tablo 6: Ücretli, maaşlı veya yevmiyelilerde firma büyüklüklerine göre kayıt dışılık (2005,2013)

Firma büyüklüğü 2005 2013
İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%) İstihdam (bin kişi) Kayıt dışı istihdam (bin kişi) Kayıt dışılık oranı (%)
10’dan az 4081 2572 63,0 5488 2415 44,0
10-24 kişi 1390 457 32,9 2079 375 18,0
25-49 kişi 1874 365 19,5 3087 275 8,9
50-249 kişi 3109 229 7,4 3618 157 4,4
250-499 kişi 403 21 5,2 822 19 2,3
500 ve daha fazla 578 14 2,4 1258 17 1,3
Total 11435 3658 32,0 16353 3258 19,9

Kaynak:TÜİK, 2005 ve 2013 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro veri seti ; Betam

 

 

* Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Betam, Direktör, [email protected]

**Mine Durmaz, Betam, Araştırma Görevlisi, [email protected]

[1] Gürsel S., Uysal G. ve Acar A. (2013). “Her üç emekliden biri çalışıyor”, Araştırma Notu # 157, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM).

http://betam.bahcesehir.edu.tr/tr/wp-content/uploads/2014/01/ArastirmaNotu160.pdf

[2] Gürsel S., Uysal G. Ve Acar A. (2013). “Her üç emekliden biri çalışıyor”, Araştırma Notu # 157, Bahçeşehir Universitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM).

http://betam.bahcesehir.edu.tr/tr/wp-content/uploads/2014/01/ArastirmaNotu160.pdf

[3] Bölgesel firma sayıları mevcut olmadğından ortalama firma büyüklüğünü tahmin etmek için şöyle bir yöntem kullanıyoruz: TUİK HİA’da kişilere esas işyerlerindeki çalışan sayısı sorulmaktadır. Mikro veri setinde ise firmadaki çalışan sayısı 6 grup halinde rapor edilmektedir: 10’dan daha az, 10-24, 25-49, 49-249, 250-499 ve 500 ve daha fazla çalışanı olanlar. Ortalama firma büyüklüğü değişkeni üretmek için iki varsayım yapıyoruz: 1)Firma gruplarındaki istihdam aralığının orta noktasının firma başına düşen ortalama istihdam sayısını yakınsadığını kabul ediyoruz, 2) Her grupta firma sayısının toplam firma sayısı içindeki payını o grubun istihdamının topam istihdam içindeki payına yaklaşık eşit olduğunu kabul ediyoruz. Bu varsıymlar altında grupların ortalama sayılarının istihdam payları ile çarpımının toplamı ortalama firma büyüklüğüne (istihdam / firma sayısı) eşit olduğu gösterilebilir. İlk 5 grup için istahdam aralığının orta noktaları sırayla 5,17,37,150 ve 375’tir. 6. Grup (500+) için ortalama firma büyüklüğü ad hoc 600 kabul edilmiştir (bkz dipnot 4). Ardından bölgelere özgü firma grup istihdamını bölge toplam istihdamına bölerek grup istihdam paylarını belirliyoruz ve bu payları her firma grubunun yakınsanan ortalama çalışan sayısı ile çarparak topluyoruz. Örneğin, İstanbul’un ortalama firma ölçeği 2005 ve 2013 yılları için şöyle hesaplanmaktadır: 2005 yılında İstanbul’da firma gruplarının istihdam payları sırasıyla 0,29, 0,14, 0,21, 0,31, 0,03 ve 0,03’tür. Bu ağırlıklar her grubun yukarıda belirtilen şakınsanan ortalama değerleriyle çarpılıp toplandığında İstanbul’da temsili firmanın 85,3 kişi çalıştırdığı hesaplanmaktadır. Bu rakam 2013 yılında 100,5’e yükselmiştir. Dolayısıyla İstanbul’da ortalama firma ölçeği yüzde 18 oranında artmıştır.

[4] En büyük grup (500+) ortalma firma büyüklüğü seçenekleri (500,700, 800) kullanarak korelasyon katsayısını hesapladığımızda sonucun hemen hemen değişmediği görülmüştür. Medyan değeri 600 kabul edildiğinde -0,46 olarak hesaplanan korelasyon katsayısı, ortalama büyüklük 500,700 ve 800 alındığında korelasyon katsayısı sırasıyla -0,46; -0,48 ve -0,48 olarak bulunmuştur.