Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Hububattan Ma...

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

10.04.2020 – Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, yüzde 120’lik artışla ihracatını 56 milyon dolara çıkararak Mart ayının artış rekormeni oldu.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terci, 2019’da ihracatlarını yüzde 10 artırarak 443 milyon dolara çıkardıklarını hatırlattı.

“Geçen seneyi 12 birlik arasından ihracatını en fazla artıran birlik olarak geride bıraktık. 2020’ye aynı hızla devam ediyoruz. Koronavirüs salgınının gıda başta olmak üzere birçok üründe lojistik hizmetlerinde tedarik sorunlarına neden olmasına rağmen Mart ayı ihracatımızı yüzde 120 yükselterek 56 milyon dolara çıkardık. Türkiye geneli Ocak-Mart döneminde geçen sene 1,7 milyar dolar olan hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı yüzde 6 yükselerek 1,8 milyar dolara çıktı. Ege Bölgesi’nde ise geçen sene Ocak-Mart döneminde 94 milyon dolar olan hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatı bu dönem yüzde 41 artarak 132 milyon dolara ulaştı.”

Bitkisel yağ lider, çikolata ikinci

Terci, haşhaş tohumu ihracatının 1 Temmuz 2019’dan 31 Mart’a kadar olan dönemde yüzde 150’lik artışla 30 milyon dolardan 75 milyon dolara ulaştığını söyleyerek, “Yılın ilk çeyreğınde bitkisel yağ ihracatımız yüzde 64’lük artışla 67 milyon dolara, çikolata ihracatı yüzde 28’lik gelişimle 12 milyon dolara yükseldi. Yağlı tohumlar ise 11,3 milyon dolar, hububat ve mamulleri 11 milyon dolar, yem ihracatımız yüzde 128’lik artışla 9 milyon dolar oldu. Değirmencilik ürünleri yüzde 76 artarak 7,6 milyon dolara, baharat ihracatı ise 6,7 milyon dolar, bakliyat ihracatı yüzde 39’luk artışla 1,3 milyon dolara ulaştı.” dedi.

Hindistan, Güney Afrika ve Çin’e rekor artış

Mustafa Terci, Ocak-Mart döneminde Türkiye’nin ihracatında ülke bazında yüzde 52’lik payla Irak’ın ilk sırada yer aldığını, en çok ürün satılan diğer ülkelerin ABD, Yemen, Suudi Arabistan ve Suriye olduğunu söyledi.

“Ege Bölgesi’nden ise 121 ülkeye ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 ülke arasında; 22 milyon dolarla Cezayir, 10 milyon dolarla Yemen, 7 milyon dolarla Tunus, 6 milyon dolarla Suudi Arabistan, 5 milyon dolarla Almanya, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve Libya, 4 milyon dolarla Angola ve Avustralya yer alıyor. En fazla ihracat artışı kaydettiğimiz ülkeler ise Cezayir, Libya, Angola başta olmak üzere yüzde 796’lık artış ve 3 milyon dolar ile Hindistan, yüzde 1170’lik artış ve 2 milyon dolar ile Güney Afrika, yüzde 449’luk yükseliş ve 1 milyon dolar ile Çin.”

İhracat artarak devam edecek

Çin’den başlayıp dünyaya yayılan küresel koronavirüs salgınının hububat ve bakliyat başta olmak üzere gıdanın hayati önemde olduğunu bir kez daha gösterdiğine değinen Terci şöyle devam ettii:

“Türkiye büyük potansiyeliyle şanslı ülkelerden biri. Bakanlıklarımızın salgına karşı aldığı tedbirler, sınırlardaki kontrollü geçişler, tampon bölge uygulaması, temassız ihracat, Türkiye’de üreticilere verilen desteklerle ürünlerimizi dünyanın birçok ülkesine göndermeye devam ediyoruz. Tarım Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı 21 ilde çiftçiye tohumun yüzde 75’inin hibe edilmesi desteği tarımda üretimin artmasını sağlayacak. Aynı zamanda “Bitkisel üretimin geliştirilmesi” programıyla da hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkiler gibi stratejik ürünlerde rekolte artışı sağlanacak. İhracatımızın artarak devam edeceğine inanıyorum.”

 

EİB’ten Mart’ta 1 Milyar 95 Milyon Dolarlık İhracat

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

03.0.2020 – Ege İhracatçı Birlikleri’nin Mart ayı ihracatı küresel ekonominin seyrini etkileyen koronavirüs salgınının dış ticaret üzerindeki etkilerine rağmen yüzde 4 gerileyerek 1 milyar 95 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’nin ihracatı ise Mart ayında yüzde 17’lik düşüşle 13 milyar 426 milyon dolar oldu.

Ocak-Mart döneminde 3 milyar 250 milyon dolar ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, son 1 yıllık dönemde 13 milyar 304 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Tarım ve maden yükselişte

Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı ihracat verilerine göre Mart ayında EİB üyelerinin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 12’lik düşüşle 667 milyon dolardan 585 milyon dolar oldu.

Tarım sektörlerinin ihracatı ise yüzde 6’lık artışla 405 milyon dolardan 428 milyon dolara yükseldi.

Madencilik sektörünün 2019 yılı Mart ayında 71 milyon dolar olan ihracatı, 2020 yılı Mart ayında yüzde 14 artarak 82 milyon dolara geldi.

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 6 tanesi geçen yılın Mart ayına göre ihracatını arttırmayı başarırken diğer 6’sı ihracatta artıya geçemedi.

Artış rekortmeni hububat

İhracatını yüzde 120 yükselterek 56 milyon dolara çıkaran en fazla ihracat artışı gösteren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği bir ay aradan sonra 101 milyon dolarla yeniden zirvedeki yerini alırken, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 28’lik düşüşe rağmen 85,8 milyon dolarlık ihracatıyla ikinci sırada.

Ege Maden İhracatçıları Birliği 82 milyon dolarla ihracatını yüzde 14 arttırmayı başardı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı ise yüzde 17’lik gelişimle 78,8 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı.

Yaş meyve sebzeye yoğun talep

Ege Tütün İhracatçıları Birliği ise yüzde 8’lik artışla 77,5 milyon doları hanesine yazdırdı.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise yüzde 71,8 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Mart ayında Türkiye’ye 71,4 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ise Mart ayını 54,1 milyon dolarlık ihracat ile geride bıraktı.

Mart ayında ihracatını artıran Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ise yüzde 9’luk gelişimle 19,3 milyon dolar ihracat yapma başarısı gösterdi.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin Mart ihracatı 16,4 milyon dolar, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatıda yüzde 12,8 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

İlk 3’te Almanya, ABD ve İngiltere

Mart ayında Ege bölgesinden 197 ülkeye ihracat gerçekleştirildi. En çok ihracat gerçekleştirilen ilk 10 ülke ise 132 milyon dolarla Almanya, 73 milyon dolarla ABD, 68 milyon dolarla İngiltere, 52 milyon dolarla Hollanda, 49 milyon dolarla İtalya, 48 milyon dolarla İspanya, 40 milyon dolarla Fransa, 33 milyon dolarla İsrail, 31 milyon dolarla Çin, 24 milyon dolarla Rusya.

Küresel salgından en fazla hasar gören Avrupa Birliği üyesi ülkelere 2019 yılının Ocak-Mart döneminde 1 milyar 706 milyon dolar ihracat yapılırken 2020 Ocak-Mart döneminde bu rakam yüzde 1,17’lik düşüşle 1 milyar 686 milyon dolar olarak gerçekleşti. EİB’in toplam ihracatında AB’nin payı yüzde 51,88 olarak kayıtlara geçti.

Afrika öne çıktı

2020 yılının Ocak-Mart döneminde Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracat 448 milyon dolar, Amerika kıtasına 319 milyon dolar, Afrika ülkelerine yüzde 31,07’lik artışla 262 milyon dolarlık dış satım yapıldı. Asya ülkelerine 228 milyon dolar, Eski Doğu Bloku ülkelerine 159 milyon dolar, Türk Cumhuriyetlerine ise 46 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ise 41 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Dayanışma mesajı: Bu sınavın üstesinden birlikte geleceğiz

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Şubat ayı ihracatını dile getirirken koronavirüs salgını nedeniyle 2020 hedeflerinin riske girdiğini söylediğini Mart ayı verilerinin bu tespiti doğruladığından bahsetti.

“Yılın ikinci çeyreğinde de ihracat rakamlarında azalma görebiliriz. 2020 yılının ikinci yarısında koronavirüsün kontrol altına alınması sonrasında üretim ve ihracat rakamlarında toparlanma olabilir ancak 2020 yılı sonunda beklentilerimizin tamamının karşılık bulduğu bir yıl olmayacak. Dünya bütün küresel dengeleri sarsan ciddi bir sınavdan geçiyor. Devletimiz ve milletimiz olarak birlikte büyük bir mücadele süreci içindeyiz. Dünyanın dört bir yanında Türkiye’nin bayrağını dalgalandıran ihracatçılar olarak yerli milli çizgimizi, eksenimizi, kendi gücümüzü kendimiz tahkim ederek bu sınavın üstesinden geleceğiz.”

 

 

Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketine Egeli İhracatçılardan Teşekkür

19.03.2020 – Korona Virüsünün Türk ekonomisine etkilerini minimize etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 milyar TL’lik Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi ile Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin 3 gün önce dile getirdiği 7 maddelik önlemler paketinin bire bir örtüşmesi Egeli ihracatçıların tespitlerinin doğruluğunu ortaya koydu.  

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi nedeniyle Egeli ihracatçılar adına teşekkür etti. Eskinazi, Korona Virüs salgını sonrasında hükümetin aldığı önlemlerin son derece yerinde olduğunu, son açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi ile taleplerinin örtüşmesinden dolayı mutlu olduklarını dile getirdi.  

Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının TIR güzergâhlarının Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirilmesi, Bakü-Tiflis-Kars demiryolundan yapılan seferleri günlük 2 bin 500 tondan 6 bin tona çıkarılması, İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini, insan teması olmaksızın gerçekleşir hale getirilmesi gibi önlemleri takdirle karşıladıklarını anlatan Eskinazi, “Önceki gün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımları atarak, likidite sıkıntısı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. Bu kapsamda Merkez Bankamız, ihracatçımız için de çok önemli uygulamalar başlattı. Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek, azami vade 1 yıl uzatıldı. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinin taahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. Böylece, ihracatçımız bu süreçteki belirsizliği böylece rahat bir şekilde atlatabilecek” diye konuştu.  

Tüm ihracatçı sektörlerin vergi ve SGK prim borçları da ertelenmeli 

Hükümetin en büyük önceliğini üretim ve istihdamın sekteye uğramaması olarak kamuoyu ile paylaşmasını çok olumlu olarak değerlendiren Eskinazi şöyle devam etti: “Hükümet ile İhracat dünyası aynı dili konuştuğumuz için mutluyuz. Bu süreçten Hükümet-İhracatçı dayanışmasıyla güçlü bir şekilde çıkacağız. Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, Sinema-Tiyatro, Konaklama, Yiyecek-İçecek, Tekstil-Konfeksiyon ve Etkinlik-Organizayon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteleme kararını doğru buluyor olmakla birlikte bu süreçten tüm sektörler olumsuz etkilendi. O nedenle tüm ihracatçı sektörlerin bu kapsama alınmasını bekliyoruz.” 

Finans kuruluşları sorumlu hareket etmeli 

Özel ve Kamu finans kuruluşlarının istihdamın muhafazası ve ekonomik büyümenin sürdürülmesi için kredi şartlarını esnetmelerini beklediklerini ifade eden Eskinazi, finans kuruluşların; kredi geri çağırma, mevcut kredi limitini kullandırmama, fiyat artırma, teminat şartlarını zorlaştırma uygulamalarından kaçınarak sorumlu hareket etmelerini istediklerini kaydetti. 

Hükümetin, Korona Virüs salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışı bozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacak olmasını olumlu olarak nitelendiren EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi sözlerini şöyle özetledi; “İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği verilecek olması, Kredi Garanti Fonu limitinin 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartılması, Virüsün yayılmasına karşı alınan tedbirlerin etkisiyle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesi, Asgari ücret desteğinin devam ettirilmesi, Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkin hale getirilmesi, Kısa Çalışma Ödeneğinin devreye alınması, istihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışma süresini 4 aya çıkartılması, küresel tedarik zincirlerindeki aksama ihtimaline karşı hem üretimde, hem de perakende de alternatif kanallar geliştirilmesi iş dünyası olarak doğru bulduğumuz adımlar.”

Egeli İhracatçıların Gündemi Koronavirüs

17.03.2020 – Çin’de virüsten etkilenen yeni vaka sayısının sınırlanması, İtalya ve İspanya’da ise ölümle sonuçlanan vakaların katlanarak artmasının ardından, salgının merkezi Avrupa haline geldi. İhracatının %50’sinden fazlasını AB ülkelerine yapan ülkemiz için bu durum alarm zillerinin çalmasına sebep oldu.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un mevcut durumu savaş hali olarak nitelendirip; daha önce barış döneminde başvurmadıkları olağanüstü önlemleri açıkladığını belirterek; “Hükümetimizin de Avrupa’da yaşanan bu olağanüstü durumdan zarar gören ihracatçılarımız açısından olağanüstü önlemler almasını bekliyoruz.” dedi.

Türkiye genelinde AB’ye olan ihracatımız Mart ayının başından bugüne kadar, yani hastalığın Avrupa’da salgın hale gelmesinden sonra, %10 oranında azaldığını belirten Eskinazi, “Salgının en büyük kayıplara yol açtığı İtalya özelinde baktığımızda bu oran %24, İspanya’da ise 27’yi buluyor. Sadece 16 günde tarım ya da sanayi, sektör fark etmeksizin, tüm sektörlerde kayıplar yaşıyoruz, Mart ayının sonunda durumun daha vahim olmasını öngörüyoruz. Zira üyelerimizle yaptığımız istişarelerde AB’deki müşterilerinden; mevcut siparişlerin iptali, yeni siparişlerin verilmemesi ve daha önceden verilmiş ve teslimatı hazır siparişlerin bekletilmesine yönelik taleplerin geldiği bilgisini aldık.” şeklinde konuştu.

Salgından kaynaklı talep krizinin; tüm sektörleri derinden etkilediğini ve etkilemeye devam edeceğini belirten; Eskinazi, Egeli ihracatçılar olarak hükümetin almasını talep ettikleri önlemleri şu şekilde sıraladı:

1) İhracatçı firmaların kısa vadeli borçları için cansuyu kredisi verilmeli,

2) Merkez Bankası kaynaklı reeskont kredilerinin (Eximbank dahil), Eximbank’ın diğer tüm kredilerine ilişkin geri ödemelerin en az 3 ay ertelenmeli,

3) Yurtdışına yüklenmiş-teslimatı yapılmış mal bedellerinin alıcılar tarafından geri ödenmemesi halinde, Eximbank sigorta sisteminin devreye girmesi ve Türk Bankalarınca kısa vadeli önlem kredisi sağlanmalı,

4) Enerji payları, SGK primleri ve muhtasar vergilerle ilgili ödemeler en az 3 ay ertelenmeli,

5) Fabrikaların ve yan sanayicilerin çalışamayacakları dönem zarfında acil ihtiyaçları için (maaş, kira, vs.) destek paketi çıkarılmalı,

6) Kısa çalışma ödeneğinin acilen devreye alınıp, mağdur işletmelerde öncelikle kullandırılması sağlanmalı,

7) Esnek çalışma sisteminin hızlandırılarak, geri ödeme çalışma süresinin 6 aya kadar yayılabilmesi sağlanmalı,

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a salgının ülkemizde yayılmasının önlenmesine yönelik üstün gayretlerinden dolayı Egeli ihracatçılar olarak minnettar olduklarını belirten Eskinazi, “Salgın küresel ticareti durma noktasına getirmiş durumda, etkilenen pazarlarımız sadece AB değil, kayıplarımız önce Çin ile başladı, sonra sınır komşularımızla devam etti. Salgından en çok etkilenen ülkeler arasında yer alan, sınır komşumuz İran’a olan ihracatımız ise Mart ayının başından beri %89 gibi yüksek bir oranda kayba uğradı. Bunun etkilerini azaltabilmek adına; ihracatla büyüyen ekonomimizin ivme kaybetmemesi için taleplerimizin karşılanması çok önemli.” diyerek sözlerine son verdi.

 

EİB: Koronavirüs Hem Tehdit Hem Fırsat

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

13.03.2020 – Tüm dünyaya dalga dalga yayılan koronavirüs, başta salgının sıfır noktası Çin’de olmak üzere birçok sektöre milyar dolarlarca kayıp yaşattı.

Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlediği panelde koronavirüsün ulusal ve uluslararası pazarda tekstil ve hazır giyim sektörüne yansımaları tartışıldı.

Panelin moderatörlüğünü Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş yaparken, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Toygar Narbay, Hugo Boss Genel Müdür Yardımcısı Nurgül Şahin, LC Waikiki Tedarik Müdürü Şenol Dallı, LC Waikiki Deniz aşırı Tedarik Müdür Yaşar Bozkurt, Söktaş Genel Müdür Yardımcısı Seyhan Aktemur panele konuşmacı olarak katıldı.

Koronavirüs bilançosu ağırlaşıyor

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş, koronavirüs bilançosunu açıkladı.

“İlk olarak Çin’de görülen ve daha sonra Güney Kore, İran’da yayılan ve bu hafta sonu itibariyle 16 milyon kişinin yaşadığı İtalya’nın Lombardiya bölgesi karantina altına alınmıştı. 10 Mart itibariyle de karantina uygulamasının tüm ülkede uygulanmasına karar verildiği haberini aldık. Dünyanın dört bir yanında bu sabah itibariyle vaka sayısı 130 bine yaklaşmış durumda. 81 bin vakayla Çin ilk sırada, İtalya’da vaka sayısı 13 bine ulaştı. Bu ülkeleri 9 bin ile İran, 8 bin ile Güney Kore takip ediyor. Şu ana kadar virüs nedeniyle dünya genelinde 4 bin 700 kişi hayatını kaybetti. 11 Mart itibarıyla virüs ülkemizde de görüldü.”

Dünya piyasalarında domino etkisi

Sertbaş, salgının insanların sağlığını etkilenmesinin yanı sıra küresel ekonomiyi de sekteye uğrattığını sözlerine ekledi.

“Koronavirüs krizi son 2 aylık dönemde dünya ekonomisini, tedarik ve değer zincirlerini ve dolayısıyla hazır giyim ve tekstil sektörünü de derinden etkiledi. Dünya ekonomisinin en büyük ikinci oyuncusu Çin’de üretimin durma noktasına gelmesi ve Çin genelinde lojistikte yaşanan sıkıntılar birçok sektörde küresel çapta ciddi sıkıntılara neden oldu. Çin’in birçok bölgesinde fabrikalar kapalı veya düşük kapasitede çalışıyor. Birçok yabancı marka Çin genelinde mağaza sayısını azaltma yoluna gitmektedir. Çin ekonomisinin büyüme oranının önümüzdeki dönemde %6’dan %4’lere düşeceği öngörülüyor.”

Hem tehdit hem fırsat

Burak Sertbaş, Çin’de taleplerde görülen düşüşün kısa vadede Türk hazır giyim sektörüne sipariş ve ihracat artışı olarak döneceği görüşünde.

“Salgının ve neden olduğu sorunların devamı durumunda bu yıl hazır giyim sektörümüzün ihracatında 2-3 milyar dolarlık bir artış görülmesini bekliyorduk. Mevcutta yüzde 85 düzeylerinde olan sektördeki kapasite kullanım oranının önümüzdeki dönemde daha da artması beklenmekteydi. Sektörün ihracatındaki asıl artışın Nisan’dan sonra ortaya çıkacağı öngörüyorduk. Ancak Avrupa’da özellikle de ülkemiz ihracatında 3.sırada olan İtalya’daki gelişmeler sonrası hazır giyim ihracatının ana pazarı olan Avrupa ve ABD pazarı ile Ortadoğu ülkelerinde yeni koronavirüs vakalarının günden güne artmasının tüketimi azaltabileceği ve bu ülkelere hazır giyim ihracatında gerçekleşecek olan artışları yavaşlatabileceği görüşündeyim.”

Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Ertuğrul, Çin’den başlayan şu anda 120 ülkede baş gösteren koronavirüsün gerek ekonomi gerek sağlık tüm dünyanın kabusu haline geldiğini söyledi.

Bağışıklık sistemi güçlü olanları etkilemeyecek

Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Dr. Ahmet Tuncay Batur, koronavirüs salgınına karşı alınacak önlemlerden bahsetti.

“Virüsler dünyada her zaman görülür. Biz böyle zamanlara hem bireysel hem de ekonomik açıdan hazırlıklı olmalıyız. Korkak davranarak bir yere varamayız. Sosyal medyadaki dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar etmeyin. Bağışıklık sistemi iyi olan birinin koronavirüsten etkilenme ihtimali yok. Sağlık Bakanlığı sıkı tedbirler aldı. Bakanlık bürokratları, akademisyenler ve uzmanların yer aldığı bir Koronavirüs Bilim Kurulu oluşturuldu. Eğitimler veriliyor, vatandaşlar bilgilendiriliyor.”

Siparişler teslim edilemiyor, tazminat kapıda

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Toygar Narbay ise hazır giyim sektöründe ihracat ve ithalatın genel durumu ile Çin’in küresel pozisyonu hakkında bilgi verdi.

“Çin Sanayi Bakanlığı’na mücbir sebep belgesi için başvurular bin 600 firmayı geçmiş durumda. Çinli tedarikçilerin müşterilere malı yükleyememeleri tazminat konusu olacak. Bu malların bedellerini ya tahsil ettiler ya edecekler. Alacak kişilerin elinde bu mallar nasıl sezonu geçtikten sonra satılacak, bu kayıplar kimin tarafından karşılanacak? Bu büyük bir problem. Yüzde 7-8’lerle büyüyen Çin’in yüzde 4’ün altında büyüme gerçekleştirmesi bekleniyor. Washington-Pekin arasında yapılan birinci faz ticaret anlaşmasına göre Çin, 2017’yi baz alarak ABD’den ithal ettiği mal ve hizmet tutarını 2020 ve 2021 yıllarında en az 200 milyar dolar artıracak. Bu anlaşma Çin’in mevcut durumundan dolayı nasıl işleyecek? ABD tarafında nasıl kullanılacak? Takip etmemiz gereken önemli konulardan biri.”

Hazır giyim ihracatında Çin’in payı 170 milyar dolar

Narbay, Baltık Kuru Yük endeksine göre global büyümenin iyi senaryoda yarım puan kötü senaryoda ise 1,5 puan gerileyeceğini söyledi.

“Yüzde 85’i tekstil hazır giyime bağlı Bangledeş’te koronavirüs salgını yaşansaydı ülke iflasın eşiğine gelmişti. Çin’in sektörel bağımlılığı yüzde 7,7. Türkiye’nin ise 10,4. Dünya hazır giyim harcamaları toplamda 480-490 milyar dolar hazır giyim ihracatı ve 1,4 milyar dolar seviyesinde perakende harcamamız var. Dünya ihracatından hazır giyimin aldığı pay ise yüzde 2,7’ler civarında. Hazır giyimde ilk 40 ihracatçıya bakarsak Çin’in payı 158 milyar dolar Hong Kong’u da eklersek 170 milyar dolar civarında toplamda bir payı var hazır giyim ihracatında. Türkiye’nin ise 17,6 milyar dolar.”

Artış bekleniyor

Çin’in yüzde 10 küçüldüğünde Türkiye kadar daha kapasiteye ihtiyacı olacağına değinen Narbay bunu hiçbir ülkenin karşılamasının mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

“Yüzde 85 kapasiteyle doluluk oranıyla bütün makineleri aynı anda kullanmamız mümkün olmadığına göre yeni yatırım yapmadan yeni bir kapasite yaratmak büyük oyuncular siparişlerini içeri çekmişken bütün tedarik zincirleri neredeyse 1 yıllık siparişleri bloke etmişken ihracatçının kolay kolay siparişi üretecek yer bulması kolay olmayacak. Mutlaka artış olacak ama Türkiye’nin kaldırabileceğinin ötesinde olacak. Alıcıların ciddi anlamda siparişlerini risk yönetimi çerçevesinde tekrar planlayacağını düşünüyorum.“

 

EİB: Dünyanın En Büyük Organik Fuarına Ege Çıkarması

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

24.02.2020 – Dünya çapındaki toplam organik ürün pazarı 97 milyar dolarlık bir hacme ulaşmış durumda.

ABD, 49 milyar dolarlık hacimle organik gıda pazarında lider. Almanya ise 11,5 milyar dolarlık organik gıda pazar payı ile ikinci.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 1998’den bu yana milli katılımı organize ettiği dünyanın en büyük organik fuarı Biofach, 12-15 Şubat’ta Almanya’nın Nürnberg kentindeydi.

Ekolojik dönüşüm 143 ülkeye uzandı

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi fuara dünyanın 143 ülkesinden 50 bini aşkın ziyaretçinin geldiğini açıkladı.

“Fuara bu sene Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Güney Afrika, Hindistan, Endonezya’dan yoğun katılım oldu. Dünya genelinde 110 ülkeden toplamda 3 bin 792 firma katıldı. Türkiye’den de 22’si milli katılım çatısı altında 39 firma yer aldı. Olabildiğince az tarımsal girdi kullanarak ekolojik çeşitliliğin korunmasını ve iyileştirilmesini esas alan insan ve çevre odaklı bir üretim, çiftçi, tarım ve hayvancılık döngüsündeki ekolojik tarımın avantajlarını net biçimde ortaya koyuyor. Sektörü daha da ileri taşımak adına ciddi destek veriyoruz. Bu organizasyonlar katma değerin artmasına hizmet ediyor.”

Türkiye organikte Avrupa’da birinci

Eskinazi, uluslararası fuarların 2023 organik ürün ihracatında hedeflenen 2,5 milyar dolara ulaşmak için yeni pazarlara girişte bir sıçrama tahtası olduğu görüşünde.

“Organik ürünlerin en fazla ihraç edildiği ülkelerde Almanya ilk sırada. Ülkemizin en büyük pazarı Avrupa Birliği ülkeleri. 68 farklı ülkeye organik ürün ihraç ediyoruz. Türkiye’nin organik ürünler ihracatı 500 milyon dolar seviyesinde, organik gıdada Avrupa’da 1. dünyada ise 8. sırada. Organik ürün ihracatının yüzde 74’ünü Ege Bölgesi karşılıyor. Ticaret Bakanlığı tarafından organik üretimde koordinatör birlik seçildik.”

Biofach rakipsiz bir vitrin

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Türkiye’nin ihracatında geçen yıla göre artış gösterdiğini, yaş sebze, kuru meyve, gıda ve bakliyatta artışın devam ettiğini söyledi.

“Ekolojik dengenin korunması, gıda güvenliği, sağlıklı beslenme, sürdürülebilirlik ve çevre koruma üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle organik ürüne olan talep giderek artıyor. Sürdürülebilirlik tarım için vazgeçilmez bir ilke. Üretim yaparken ve kâr elde ederken ekosisteme katkı sağlamak sürdürülebilir tarımla mümkün. Biofach, potansiyeli yüksek, organik üretimle ilgili her şeyi içeren rakipsiz bir vitrin. Fuara Rusya, Sri Lanka, Filipinler bu yıl ilk kez katıldı, stant ve tadım etkinlikleri ilgi çekiciydi. Polonya kendi fuarlarıyla ilgili çalışmalar yaptı, organik ürün pazarında iddialılar.”

Alan desteği talebi

Yağcı, İZFAŞ yetkililerinin Polonya fuar organizasyonuyla birlikte işbirliği ve ortak fuarlarla ilgili görüşmeler yaptığını da açıkladı.

“Rusya ve Polonya stantlarını, ülkelerinin üst düzey yetkilileri ziyaret ederek show yaptı. Bunu bizimde ülke olarak yapmamız gerekiyor. Fuarda sadece organik gıda ürünleri üzerine değil. Organik kozmetik, cilt bakım, temizlik ve bebeklerle ilgili ürünlerin sergilendiği VIVANESS doğal güzellik fuarı da var. Aromatik bitkiler açısından çok zengin olan ülkemizin bunları değerlendirerek cilt ürünleriyle ilgili katma değeri yüksek üretimlerin artırılması gerekir. Fuarda ısrarlı taleplerimize rağmen milli katılım için bize verilen alan yetmiyor. Firmalarımızın bir kısmı ya katılamıyor ya da küçük stantlarla yetinmek zorunda kalıyor. Bu konuda daha üst düzeyde bir girişimde bulunmakta fayda var.”

Türkiye’ye yoğun ilgi

Ayrıca fuar boyunca Michelin Yıldızlı Serkan Güzelçoban’ın yaptığı başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan tadım etkinliklerine ziyaretçilerin ilgisi büyüktü. Stantlarımızı Münih Ticaret Ateşesi Ertem Çoban ziyaret ederek bilgi aldı.

Fuarın birinci günü Nürnberg Başkonsolosu Serdar Deniz standı ziyaret etti ve katılımcılarla görüştü. Prof. Dr. Uygun AKSOY’un moderatörlüğünde “Discover Turkish Organics” konulu bir konferans düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, fuar katılımcısı firma temsilcileri konuşma yaptı.

Fuarda neler vardı?

Başta organik kuru kayısı, üzüm ve incir gibi organik kuru meyveler olmak üzere, kuru bakliyat, fındık, fıstık, badem, kuru domates ve domates konsantresi, konserve ve salamura meyve ve sebzeler, yağlı tohumlar, hububat, meyve suyu ve konsantresi, yarı kuru sebzeler, dondurulmuş sebze ve meyveler, un, çay, organik gübre gibi gıda ve tarım ürünleri dünyanın dört bir tarafından gelen ziyaretçilere sunuldu.

 

 

EİB: Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan Gıda İhracatçılarına Açık Çek

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

06.02.2020 – İzmir’de sürdürülebilir ve katma değerli gıda ihracatının yol haritasının belirlenmesi amacıyla düzenlenen Gıda Sanayi Ortak Akıl Çalıştayı’nda konuşan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ihracatçılara, devlet destekleri konusunda açık çek verdi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Bakanlığın İhracat Ana Planı doğrultusunda dünyadaki ihracat pazarından daha fazla pay almayı ve ülkenin refah seviyesini daha yukarılara çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, katma değerli ürün ihracatını da yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. 

İhracat Ana Planı’nda 17 hedef ülke belirlediklerini ve buralarda özel teşvikler verdiklerini anımsatan Pekcan, hedef sektörlerde dünyada trendi, talebi artan sektörleri hedef sektör olarak belirlediklerini kaydetti. 

Amaçlarının gıda sektör temsilcileriyle de beraber somut bir yol haritası oluşturmak olduğunu anlatan Pekcan, diğer tüm sektörlerle yaptıkları gibi burada da çalışma grubu kuracaklarını, alınan kararları, taleplerini bu çalışma grubunun irdeleyeceğini bildirdi. 

Küresel gıda ve tarım ürünleri pazarında geleneksel ürünler dışında işlenmiş gıda ürünleri talebinin giderek arttığına dikkati çeken Pekcan, “Burada da yerimizi almalıyız. İzmir’in ihracatına baktığımızda 10.2 milyar dolarlık toplam ihracat ve yüzde 6’lık pay ile üçüncü sırada yer aldığını görüyoruz. Tarım ve gıda ihracatına baktığımızda İzmir Bölgesi’nin ihracatının yüzde 50’si gıdadan geliyor. Şimdi biz 2020 yılına odaklanacağız ve ne kadar arttırabileceğimize bakacağız.” şeklinde konuştu. 

Ticaret Bakanlığı olarak 2018 yılında 55, 2019 yılında da 63 milli gıda fuarını desteklediklerini ve katılım sağladıklarını anlatan Pekcan sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu konuda sizin önerilerinize de her zaman açığız. Baktığımız zaman yakın coğrafyalarda çok başarılıyız, uzak coğrafyalarda ise pek yokuz. Güney Kore’de 15-22 Mayıs tarihleri arasında bir gıda fuarı var. Buraya milli bir katılım sağlayacağımızı planlıyoruz. Bunun dışında Kore İthalat Fuarı’na yönelik olarak Koreli Bakan ile yaptığımız görüşmede Türk firmalarına yüzde 50 indirim yapacakları taahhüdünü verdiler. Buralarda Türk markası ile stant kuracağız ve sizlerle birlikte olacağız. Bunların dışında sizlerin yeni pazarlar konusunda taleplerinize her zaman açığız. Yine sektöre yönelik 46 UR-Ge projemiz var, 16 firmamız Turqualitiy desteklerinde, 14 firmamız da marka desteklerinden faydalanıyor. Bu sayıları da arttırmamız lazım. Aynı zamanda 17 ülkeye sektörel ticaret heyetleri yapmışız. Bizler her türlü desteklerimiz ile sizin yanınızdayız.” 

Gülle: “Gastronomi ihracatımız büyük potansiyel taşıyor” 

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle’nin TİM’in üzerinde çalıştığı, Türkiye lojistik merkezlerinde gıda ihracatına yönelik depo ve lojistik alanları ya da soğuk hava depoları oluşturulmasının büyük bir önem arz ettiğine değindi. Gülle, “Çünkü rakamlara baktığımızda, gıda sektörümüzde ihracat yapan ülkelerin ortalama ihracat mesafesi 4 bin kilometre dolayındayken, bizim ihracatımızda ortalama mesafe 3 bin km seviyesinde. Afrika ve daha uzak noktalara yaş meyve sebze ve işlenmiş ürünleri de ekleyebilmemiz için dünyanın farklı noktalarında soğuk zincir uygulamalarını hayata geçirmemiz, soğuk hava depoları kurmamız şart. ABD’ye ve Çin’e gıda ürünleri ihraç edebiliyorsak, Afrika’ya da ulaşabiliriz. Lojistik ve depolama alanında atılacak adımların, mesafe konusunda önemli yol kat etmemizi sağlayacağı inancındayım. Son yaşanan koronavirüs krizi, küresel ölçekte gıdanın ne kadar stratejik bir sektör olduğunu bir kez daha hatırlattı. Ayrıca, insanlar gezdikleri yerleri unutmadıkları gibi tecrübe ettikleri tatları da unutmuyorlar. Bu nedenle Türkiye’nin gastronomi ihracatı da büyük bir potansiyel taşıyor” şeklinde konuştu. 

Eskinazi: “Hedefimiz 10 milyar dolar tarım ürünleri ihracatı” 

Sürdürülebilir ve katma değerli gıda ihracatı sadece Türkiye için değil, nüfusu 8 milyarı aşan dünya için çok önemli olduğuna vurgu yapan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB olarak 2020 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan ettiklerini, ihracatı daha az karbon ayak izi bırakarak yapmayı hedeflediklerini, “Sürdürülebilir bir dünya için, sürdürülebilir üretim ve ihracat” sloganıyla çalıştıklarını dile getirdi.  

Türkiye’de gıda sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının miladı konumundaki organik üretimin 30 yıl önce Ege İhracatçı Birlikleri öncülüğünde İzmir’de başladığı bilgisini veren Eskinazi, “Gıda sektöründe Ege Bölgesi’nin potansiyelini arttıracak Dikili’de kurulacak Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve diğer yörelerimizde kurulacak OSB’lerle hedefimiz orta vadede 10 milyar dolarlık gıda ihracat rakamına ulaşmak” diye konuştu.  

Celep: “İhraç ürünlerimiz için lisanslı depoculuk genişletilmeli” 

Türkiye’nin havza bazlı üretim modeliyle, kuru incir, kuru kayısı gibi prestij ürünlerinin Toprak Mahsulleri Ofisi, Lisanslı Depoculuk enstrümanları ile katma değerli ihraç edileceği altyapıyı geliştirmesi çağrısında bulunan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, “Turquality ve URGE desteklerinin devamlılığı sağlanmalı, katma değerli ürün pazarları eğitimi, yalın üretim ve ülke algısını öne çıkarmalıyız. Sektörel beraberlik çok önemli. Gıda Sanayi Ortak Akıl Çalıştayı’nın gündemdeki konuları görüşmek üzere Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı üst düzey bürokratlarının katılımıyla en azından 3 ayda bir periyodik hale gelmeli” değerlendirmesinde bulundu.  

Girit; “Hayvansal mamullerde dünyanın mutfağı olmak istiyoruz” 

Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörlerinin hepsinde dünyanın önde gelen üretici ülkelerinden biri olduğunu anlatan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit görüşlerini şöyle dile getirdi; “Hedefimiz, Dünyanın tercih ettiği güvenilir ürünleri sürekli ihraç etmek. Hayvansal mamullerde dünyanın mutfağı olmak istiyoruz. Özellikle katma değeri yüksek hazır gıdaya odaklanan çalışmalarımız son dönemde arttı. Ortak akılla Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın desteği ile bunu becereceğimize inancımız tam.” 

Uçak: “Arazi toplulaştırması yapılmalı” 

Ege Bölgesi’nin dış ticaret fazlası veren bir bölge olduğuna dikkati çeken Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, gıda sektörünün ithal girdisi çok düşük olan, katma değerli ihracat yapan bir sektör olduğunu, arazi toplulaştırma ve kontrollü tarım üretim modelleriyle tarım ürünlerimizin daha katma değerli ihraç edileceği bir modeli Kamu-Özel Sektör işbirliği ile hayata geçirmek için çaba gösterdiklerini dile getirdi.  

Terci: “Sürdürülebilirlik Bir Devlet Politikası” 

3. Tarım ve Orman Şurası Sonuç Bildirgesinde, sürdürülebilirlik, verimlilik ve rekabet ilkelerine dayalı, birim sudan maksimum faydayı sağlayacak, tarımsal üretim planlamasının bir devlet politikası haline getirilerek güvence altına alınmasının karara bağlandığını ve devlet politikası haline geldiğini ifade eden Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Terci, “Gıda ihracatımızda, sürdürülebilir ve katma değerli ihracat hedefine ulaşmak için ısrarla çalışmamız gerekiyor” dedi.  

Yağcı; “Odundışı orman ürünlerinin temininde süreklilik için tedbirler alınmalı” 

Dünya genelinde sağlıklı beslenmenin yükselen değer olduğuna dikkati çeken Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, bu anlamda dünya genelinde tercihi artan Defne, kekik, adaçayı gibi odundışı orman ürünlerinin doğadan sürekli temini konusunda tedbirlerin alınmasında Türkiye’nin geciktiğini, bu ürünlerin katma değerli ve sürdürülebilir ihracatı için desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Yağcı, Türkiye’nin endemik bitki türü zenginliğine de değinerek özellikle tıbbi aromatik bitkilere sektörün ilgi gösterdiğini, bu ilginin sonuçlarını ilerleyen dönemde alacaklarına olan inancını paylaştı.

Er; “Zeytinyağında KDV yüzde 1’e indirilmeli” 

Sürdürülebilir ve katma değerli ihracat için, güçlü bir iç piyasa ve kaliteli istikrarlı üretimin gereğine değinen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, “Türkiye’de iç tüketimin artması için zeytinyağındaki KDV yüzde 1’e indirilmeli, zeytinyağında kalitenin korunması ve ürün arzının istikrarlı olması için zeytinyağında lisanslı depoculuğa geçilmeli. Kuzey Suriye’den gelen ihraç kayıtlı zeytinyağı için 1’e 2 ihracat şartı mutlaka uygulanmalı. Yerli ve milli üretimin devam ettirilmesi için bu bir zaruret haline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.  

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ticaret Bakanlığı işbirliğinde düzenlenen “Gıda Sanayi Ortak Akıl Çalıştayı”nda Türkiye genelindeki gıda ihracatçı birliklerinin başkan ve yöneticileri, başta Ticaret Bakanlığı’ndan olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığından da üst düzey bürokratlar yer aldı.

 

 

 

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

04.02.2020 – Depremler ve coronavirüs nedeniyle 2020 yılına tedirgin bir giriş yapan Türkiye’ye 2020 yılında ilk güzel haber ihracatçılardan geldi. Ocak ayında, Türkiye’nin ihracatı yüzde 5.8’lik artışla 13 milyar 533 milyon dolara yükselirken, Egeli ihracatçıların performansı daha da göz kamaştırdı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Ocak ayındaki ihracatı yüzde 10’luk artışla 1 milyar 143 milyon dolara çıktı.

Ege İhracatçı Birlikleri, 2019 yılının Ocak ayında ise; 1 milyar 36 milyon dolar ihracat gerçekleştirmişti. EİB’nin son 1 yıllık ihracatı ise; yüzde 1’lik artışla 13 milyar 406 milyon dolara ilerledi.

Ocak ayında, EİB bünyesindesi 12 ihracatçı birliğinin 8 tanesini 2019 yılı Ocak ayına göre ihracatını arttırmayı başarırken, 4 tanesi geçtiğimiz Ocak ayı ihracat performansının gerisinde kaldı.

Yağlı tohumlar ihracat artış rekorlarına devam ediyor

2019 yılında EİB bünyesinde ihracat artış rekortmeni olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2020 yılına da hızlı bir giriş yaptı. Birliğin, ihracatı 2019 yılı Ocak ayına göre yüzde 27’lik artışla 34,4 milyon dolardan, 43,5 milyon dolara fırladı.

Demir-Çelik zirvedeki yerini sağlamlaştırdı

EİB bünyesinde 2019 yılında en fazla ihracat yapan birlik olan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 2020 yılı Ocak ayında ihracatını yüzde 26 geliştirerek 150 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı ve zirvedeki yerini korudu.

Yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı tam gaz artıyor

2018 ve 2019 yıllarını ihracat rekorlarıyla geride bırakan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 2020 yılına da yüzde 25’lik ihracat artış hızıyla girdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı Ocak ayında 76 milyon doları aştı.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 24’lük ihracat gelişimiyle 14 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırırken, En büyük ihraç pazarı Çin’de çıkan corono virüsü nedeniyle moralleri bozulan Ege Maden İhracatçıları Birliği Ocak ayında yüzde 22’lik ihracat yükselişi ile morallendi. Ege’den yapılan maden ihracatı 76.5 milyon dolara ulaştı.

Hazır Giyim emin adımlarla ilerliyor

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde zirve ortağı olan Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 2020 yılına parlak bir giriş yaptı. EHKİB’in Ocak ayı ihracatı, 2019 yılı Ocak ayına göre yüzde 11’lik artışla 105 milyon dolardan, 116.5 milyon dolara çıktı. EHKİB, Ocak ayı ihracat performansıyla, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’ni takibini sürdürdü.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Ocak ayında yüzde 13’lük ihracat artışıyla 19,3 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği yüzde 6’lık ihracat gelişimiyle 51,3 milyon dolar ihracat seviyesini gördü.

Kuru meyve ihracatı yatay seyir izledi

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru inciri dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 66 milyon dolarlık dışsatım rakamıyla 2019 yılı Ocak ayı performansını tekrarladı.

Ege Tütün İhracatçıları Birliği, Ocak ayında yüzde 4’lük gerileme yaşadı ve 77 milyon dolar ihracat yaptı. Ocak ayında 82,3 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandıran Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, EİB bünyesindeki gıda ihracatçı birlikleri arasında zirvedeki yerini korumasına karşın ihracatında yüzde 7’lik gerilemeye engel olamadı.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracatı ise; yüzde 13’lük düşüşle 16,4 milyon dolar oldu.

Eskinazi; “2020 yılına güzel bir giriş yaptık”

Dünya genelinde her gün artan koruma önlemleri ve dünya ekonomilerindeki durgunluğa karşın 2020 yılına çok güzel bir giriş yaptıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, bu grafiğin 2020 yılının geneline yayılması için 366 gün 24 saat çalışacaklarını kaydetti.

Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2020 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan ettiklerini hatırlatan Eskinazi, “Sürdürülebilir ve katma değerli ihracat için yıl boyunca etkinlikler yapacağız. 5 Şubat 2020 tarihinde Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla gıda sektöründe sürdürülebilir ve katma değerli ürün ihracatının yol haritasını belirlemek için “Gıda Sanayi Stratejisi Çalıştayı” düzenleyeceğiz. 2020 yılında İnovasyon, Ar-Ge ve Tasarım odaklı projelerimizle Birliklerimizden 2019 yılında ihracat yapan ihracatçılarımızın hem sayısını, hem de yaptıkları ihracatın katma değerini arttırma çabası içinde olacağız. Türk ekonomisindeki iyileşme, faizlerdeki düşüş, hepsinden önemlisi seçimsiz 2020 yılında 2018 ve 2019 yıllarının yaralarını saracağız” şeklinde konuştu.

 

EİB: Türkiye Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretiminde ve İhracatında Açık Ara Dünya Birincisi

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

26.11.2019 – Türkiye, 2019/20 sezonunda 305 bin tonluk çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve ortaya koyduğu 265 bin tonluk çekirdeksiz kuru üzüm ihracat hedefiyle açık ara dünya birincisi.  

Avustralya’da düzenlenen “59. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı”na Türkiye’nin üretim ve ihracat rakamları damga vurdu. Konferansa katılan kuru üzüm üreticisi ülkeler, dünya genelinde kuru üzüm tüketimini arttırmak için tanıtım kampanyası yapma kararı aldı. Kampanya 2020 yılında İngiltere’den başlayacak.  

Türkiye’nin 2019/20 çekirdeksiz kuru üzüm sezonuna yok denecek kadar az 10 bin tonluk stokla girdiği bilgisini veren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, Türkiye’nin, 2019/20 sezonundaki 305 bin tonluk rekoltesiyle dünya genelindeki 1 milyon 80 bin tonluk rekoltenin yüzde 28’ini tek başına karşıladığının altını çizdi.  

İhraç edilecek üzümün yüzde 32’sine Türkiye sahip 

Çekirdeksiz kuru üzüm sektöründe Türkiye’nin dünyayı domine edecek konumda olduğuna dikkati çeken Öz, “Türkiye, 2019/20 sezonunda 265 bin ton kuru üzüm ihraç edebilecek durumda. Türkiye, dünyada ihracata konu çekirdeksiz kuru üzümün yüzde 32’sine sahip. 1 Eylül – 23 Kasım 2019 tarihleri arasında 84 bin 343 ton üzüm ihraç ederek ülkemize 175 milyon dolar döviz kazandırdık. Sezon sonunda 550-600 milyon dolar arası ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.  

İngiltere’de kuru üzüm tanıtımı yapılacak 

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

Avustralya’nın Mildura kentinde yapılan 59. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’na; Türkiye, ABD, Arjantin, Avustralya, Güney Afrika ve Şili’nin katıldığını anlatan Öz, sözlerini şöyle sürdürdü; “Tüketicilere kuru üzümün sağlığa faydaları ile ilgili doğru bilgilendirme yapılması ve kuru üzümün tüketiminin arttırılması için uluslararası tanıtım kampanyası yapılması konusunda görüş birliğine varıldı. Kampanya, 2020 yılında İngiltere’de start alacak. Sonraki süreçte diğer kuru üzüm tüketicisi ülkeler kapsama alınacak. Bu çerçevede bizler de üretim ve ihracatında dünya lideri olduğumuz çekirdeksiz kuru üzümün tüketimini arttırmak için bu projenin içinde yar alacağız. 2019/20 sezonu çekirdeksiz kuru üzüm rekoltemizin üretim döneminde normal seyreden hava koşullarının sonucunda hem miktar hem de kalite açısından iyi durumda olduğunu dile getirdik. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak çekirdeksiz kuru üzümün kalitesinin ve ihracatının arttırılması için hem yurtiçinde hem yurtdışında pek çok çalışma yürütüyoruz, bilimsel projeleri destekliyor, tanıtım faaliyetleri yürütüyor, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde sektörümüzün ve üyelerimizin çıkarlarını her platformda savunuyoruz. Konferansta bu çalışmalarımızı anlattığımız bir de sunum gerçekleştirdik.” 

59. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nda Türkiye’yi Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Işık ve Yönetim Kurulu Üyesi Şemsettin Özgür’den oluşan heyet temsil etti.

 

 

EİB: Egeli Tekstilciler URGE Projeleri ile Teknik Tekstile Yöneliyor

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

13.10.2019 – Ege Bölgesi’nde yıllık 100 milyon dolarlık ihracat potansiyeline ulaşan Egeli Teknik tekstil ihracatçıları, dünya teknik tekstil pazarından daha fazla pay almak için Ticaret Bakanlığı’nın desteklediği Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (URGE) Projesi’nde kümelenme kararı aldı.

“Teknik Tekstil Sektöründe İhracat Potansiyelinin Artırılması” isimli URGE Projesinde; Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği üyesi sektörün güçlü oyuncularından 11 firma bir araya geldi.

Teknik tekstil sektöründe sinerji oluşacak

Amaçlarının katma değerli ürün üretiminin arttırılması ve Ege Bölgesi’ndeki teknik tekstil ürünleri ihracat potansiyellinin net bir şekilde ortaya çıkarılması olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi, URGE Projesi ile Ege Bölgesi’nde güzel bir sinerjinin oluşmasını hedeflediklerini kaydetti.

Teknik tekstil üretimi yapan firmaların ürün çeşitliliklerini arttırmalarını amaçladıklarını anlatan Eskinazi, “Teknik tekstilde deneyim sahibi firmalarımızın ürün çeşitliliği zenginleşince ihraç pazarlarında genişlemeler olacak bu da ihracat rakamlarımıza olumlu etki edecek. Teknik tekstil üretimi olmayan firmalarımızın ise; konvansiyonel üretimden teknik tekstil üretimine geçmelerini sağlamak istiyoruz. URGE Projemizin kazanımlarından bir diğeri ise; Projede yer alacak firmalar arasında bir deneyim paylaşım havuzu oluşacak. URGE Projesinde yer alan her firmamız kazançlı çıkacak” şeklinde konuştu.

Yeni vizyonumuz Teknik tekstil ürünleri

Türk Konfeksiyon Sektörünün 1980’lerden 2000’li yılların başına kadar ucuz iş gücü, ihraç pazarlarına coğrafi yakınlık avantajlarını kullanarak basic ürünler üreterek, dünya çapında büyük bir üretici konumuna geldiğine dikkati çeken Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, 2000’li yıllarda sektörün Araştırma Geliştirme (AR-GE) ve Tasarıma yatırım yaparak kendini farklı bir kulvarda konumlandırdığını bu sayede iki sektörün toplamda 26 milyar dolar ihracat rakamına ulaştığını, günümüzde ise Türk Hazır Giyim Sektörünün yeni bir vizyona ihtiyaç duyduğunu, bunun da teknik tekstil olduğunun altını çizdi.

Ege Bölgesi’nde teknik tekstilin gelişmesi için son 10 yıldır yoğun bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Sertbaş, “Teknik tekstil ile ilgili yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi (TEKSMER)’ni 2014 yılında sektöre kazandırdık. Teknik Tekstil Sektöründe İhracat Potansiyelinin Artırılması isimli URGE Projemizi yürütürken, TEKSMER sürecinde edindiğimiz deneyimler çok yararlı olacak” diye konuştu.

Ege Bölgesi’nde teknik tekstil ihracatı 100 milyon dolara ulaştı

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatı 2017 yılında 1 milyar 550 milyon dolar iken, 2018 yılında yüzde 13’lük artışla 1 milyar 175 milyon dolara yükseldi.

Ege Bölgesi’nden yapılan teknik tekstil ihracatı ise; 2017 yılında 85 milyon dolar olarak kayıtlara alınmışken, 2018 yılı sonunda yüzde 17’lik sıçrama ile 100 milyon dolara ulaştı.

Teknik Tekstil Sektöründe İhracat Potansiyelinin Artırılması URGE Projesi’nde şu firmalar yer alıyor; “AMES EUROPE TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş., BUDİN KİMYEVİ MADDELER SAN. ve TİC LTD ŞTİ, EKOTEN TEKSTİL SAN. Ve TİC. A.Ş., GAMATEKS TEKSTİL SAN. TİC. AŞ., MENDERES TEKSTİL SAN. VE TİC. A. Ş., NARKONTEKS TEKSTİL İHR.İTH.SAN VE TİC.A.Ş., RUBA FERMUAR VE PRES DÖKÜM SAN. A.Ş., SÖKTAŞ TEKSTİL SAN.ve TİC. A.Ş., UĞURLULAR TEKSTİL SAN. ve TİC. A.Ş., ÜNİTEKS TEKSTİL GIDA MOTORLU ARAÇLAR SAN. VE TİC. A.Ş. ve LYDIA TARIM ÜR.SAN.VE TİC.A.Ş.”

 

EİB, Jak Eskinazi: Türkiye Kendi Göbeğini Kesiyor, Başarıya İnancımız Tam

10.10.2019 – Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Fırat’ın doğusuna yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nın başarılı bir şekilde tamamlanmasını ve bölgeye huzur getirmesini dileyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Tabii ki en önemli temennimiz Türk askerimizin ayağına taş değmesin” diye konuştu.

Türkiye’nin terör olaylarından çok çektiğini 35 yıldır teröre on binlerce insanını kurban verdiğini hatırlatan Eskinazi, “Suriye ve Irak’ta son yıllarda yaşanan otorite zaafı güneyimizde terör örgütlerinin güçlenmesine zemin hazırladı. Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen müttefik ülkelerin bu süreçteki tutumları ve terör örgütlerine verdikleri destekler terör örgütlerinin güçlenmesine zemin hazırladı. Türkiye, içinde bulunduğu coğrafyada kendi göbeğini, kendi kesmek zorunda bırakıldı. Türkiye, Lozan Anlaşması’yla çizilen sınırlarını korumak, 82 milyon vatandaşının güvenliğini sağlamak için Barış Pınarı Harekatı’nı başlattı. Bu süreçte Türkiye’de her kesim gibi ihracat ailesi de Hükümetimizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin destekçisiyiz” şeklinde konuştu.  

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinin Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili yorumlarını da değerlendiren Eskinazi şöyle konuştu: “Türkiye, Barış Pınarı Harekatı ile sadece kendi sınırlarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamıyor. Fırat’ın doğusunda Suriye tarafında 30 km.’lik güvenli koridor ile o bölgede yaşayan sivil halkın ve Avrupa ülkelerininde güvenli bir ortamda yaşamasına katkı sağlıyor. Avrupa ülkeleri empati yaptıkları takdirde Türkiye’yi daha iyi anlayacaklardır.” 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgede daha önce başarılı harekatlar yaptığının altını çizen Eskinazi, Türk askerinin Barış Pınarı Harekâtını da başarıyla sonuçlandıracağına inançlarının tam olduğunu sözlerine ekledi.

 

EİB: Türk Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Rusya’da Liderliği Geri Almak İstiyor

29.09.2019 – Rusya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizi öncesinde Rusya’nın en büyük yaş meyve sebze tedarikçisi olan Türk Yaş Meyve Sebze Sektörü, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sonrasında Rusya pazarındaki liderlik koltuğunu geri almak istiyor.

Türk yaş meyve sebze sektörü Rusya pazarında tekrar liderliğe yükselebilmek amacıyla Moskova’da 23-27 Eylül 2019 tarihleri arasında düzenlenen Worldfood Moscow 2019 Fuarı’na 15 firma ile katıldı. Worldfood Moscow 2019 Fuarı’na Türkiye’den diğer gıda sektörlerindeki firmalarla birlikte 33 firma katılarak ürünlerini Rus ithalatçılarının ve tüketicilerinin beğenisine sundu.

Türk yaş meyve sektörünün, Rusya’ya 2014 yılında 938 milyon dolar ihracat yaptığını ve Rusya’nın ithalatında birinci ülke konumunda olduğunu belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, 2018 yılı sonunda ihracat rakamlarımızın 2014 yılının yüzde 70’ine gelebildiğini hedeflerinin Rusya pazarında 2014 rakamlarına ulaşmak olduğunu kaydetti.

Rusya Federasyonu’nun; domates, mandalina, limon, taze üzüm, nar, şeftali başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli ihraç pazarı olduğunun altını çizen Uçak, “Türkiye’den 33 gıda firması Rusya’da ülkemiz ürünlerini başarıyla tanıttı. Rusya ile Türkiye arasında siyasi ilişkilerde son birkaç yılda yaşanan pozitif gelişmelerin, iki ülke arasındaki ticareti canlandırması için çaba gösteriyoruz. 2014 sonrasında İran, Çin, Mısır, Fas, Azerbaycan, Ekvator gibi ülkelere kaptırdığımız pazarı geri almak için etkin bir tanıtım yaptık. Özelikle İran ve Azerbaycan gibi ülkeler coğrafi yakınlığın da katkısı ve giderek artan ürün kaliteleri ile Rus pazarında öne çıkmaya başladılar. Biz 2015 ve öncesinde Rusya’ya girişte sahip olduğumuz “Yeşil Hat” avantajımızı son yıllarda İran gibi rakiplerimize kaptırdık. Rus pazarını tekrar geri kazanmak için Devletimizin ilgili tüm kurum ve kuruluşların seferber olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Fuar vesilesiyle Rusya’nın en büyük toptancı hali olan Food City’i ziyaret ettiklerini anlatan Uçak şöyle devam etti: “Food City’de gıda ticareti ile iştigal eden Türk esnaf arkadaşlarımızla görüşme imkânı bulduk. Türk esnafı, rakiplerimize göre vergi ve nakliye bakımından ürününe göre TIR başına 2.500-3 bin dolarlara varan ilave maliyetler olduğunu dile getirerek destek taleplerini dile getirdiler. Son dönemde, Çin ve G. Kore gibi yeni pazarlara kiraz ve diğer ürünlerin ihracatının önünü açma yönünde ülke olarak gayret sarf ederken, Rusya Federasyonu gibi önemli ve geleneksel bir pazarımızı kaybetmemek ve tekrar canlandırmak için başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve ilgili Bakanlıklarımız olmak üzere herkesin katkı ve desteklerini esirgememelerini bekliyoruz. Biz sektör mensupları olarak bu tür heyet ve fuar katılımları ile ticaretimizi canlandırmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.”

Türkiye, Rusya Federasyonu’na 2014 yılında 938 milyon dolar yaş meyve sebze ihraç etmişken, 2015 yılında 875 milyon dolarlık yaş meyve sebze gönderdi. 2016 yılında Rusya tarafının koyduğu yasaklar sonucunda ihracatımız 331 milyon dolara geriledi. 2017 yılında ihracatımız tekrar yükselişe geçerek 638 milyon dolara çıktı. 2018 yılını ise; 659 milyon dolarlık ihracatla geride bıraktık. 2019 yılının Ocak – Ağustos döneminde Rusya’ya yapılan yaş meyve sebze ihracatı 375 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’den Rusya Federasyonu’na yaş meyve sebze ihracatında kayısı, kiraz, şeftali, erik, narenciye ürünleri, domates ve üzüm öne çıkan ürünler oldu.

Worldfood Moscow 2019 Fuarı’na katılan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği heyetinde; Yönetim Kurulu Hayrettin Uçak başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Yönetim Kurulu Üyeleri Vural Güleç, Sıddık Demircan ve Şube Müdürü Necdet Kömür yer aldı.

 

EİB Sıfır Atık Projesine Katılan İlk Birlik Oldu

26.09.2019 – Ege İhracatçı Birlikleri, çevreyi koruma bilincini daha arttırmak, duyarlı tüketici duygusunun gelişmesine katkı sağlamak amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan Sıfır Atık Projesine katılan ilk ihracatçı birliği oldu.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak istediklerini bu amaçla sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma anlayışı ile hareket ettiklerini belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Birçok alanda 2023 yılı ulusal hedeflerimize yönelik çalışmalar gerçekleştirirken, edindiğimiz yeni misyon doğrultusunda atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması yönünde önemli faaliyetleri hayata geçiriyoruz. En önemli amacımız gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak” diye konuştu.

Atık oluşumunda bilinçli davranılmasının, gereksiz atık oluşumunun önlenmesinin kaynakların verimli kullanılması adına hayati öneme sahip olduğuna işaret eden Eskinazi şöyle devam etti; “ Oluşan atığın kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımına dönüştürülmesi yönünde bir takım faaliyetleri hayata geçirdik. Ege İhracatçı Birlikleri’nde atığın kaynağında ayrıştırılmasna yönelik istasyonlar kurduk ve burada toplanan atıkları İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin atık toplamada yetkili kıldığı firmaya tutanak ile periyodik olarak teslim ediyoruz ve sonrasında Entegre Çevre Bilgi Sistemine verileri giriyoruz. Yaptığımız çalışmalarla diğer Sivil Toplum Kuruluşlarına ve ihracatçı firmalarımıza örnek oluyoruz, ihracatçı firmalarımızda sıfır atık projesine katılıyor.”

Plastik şişe kullanımına son verildi

Ege İhracatçı Birlikleri olarak, çevreye duyarlılık konusunda bir diğer önemli çalışmaların tüm organizasyonlarında plastik şişe kullanımına son verilmesi olduğunu dile getiren Eskinazi, toplantı tüketim malzemelerinde doğada çözülebilen ve tamamıyla yerli malı ürünleri tercih ettiklerini, EİB’de bir evrağın tamamıyla elektronik ortamda oluşturulup, elektronik imza ile ilgili kişi ya da kurumlara elektronik ortamda gönderildiğini vurguladı.

Geri dönüşüm ve geri kazanım sistemlerinin oluşturulması ve toplumca etkin kullanılmasını misyon edinen Ege İhracatçı Birlikleri, tasarruflu su kullanımı ve yönetiminden, kağıt, plastik, cam, metal, pil ve elektronik atığa kadar gerek kurum içi gerekse kurum personelinin bireysel olarak ilettiği tüm atıkları doğru ayrıştırma yöntemi ile istasyonlarında toplamak suretiyle sıfır atık yönetimine ilişkin çalışmalarını, sistemli ve verimli biçimde aralıksız sürdürüyor. 

Ege İhracatçı Birlikleri Sıfır Atık Projesine başladığı günden bu yana geçen 6 aylık süreçte geri dönüşüm ve geri kazanım adına 13 adet ağaç, 10lt petrol kazanılmış, 10m3 sera gazı salınımını önlemiş oldu.

 

EİB: TCMB’nin Faiz İndirimi Kararı Ekonomiye Olumlu Yansıyacak

13.09.2019 – Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 3,25’lik faiz indiriminin piyasalarda büyük rahatlama sağlayacağını ifade etti. Politika faiz oranının %16,5’e çekilmesinin Türkiye’nin 11. Kalkınma Planında ortaya koyduğu hedeflere ulaşmasına aracılık edeceğini kaydetti.

Yüksek faizin üretim ve yatırımın önünde engel olduğunu belirten Eskinazi, yüksek faizler nedeni ile finansmana erişimde reel sektörün yaşadığı sorunların art arda gelen faiz indirimleri ile rahatlayacağını ifade etti. Eskinazi, “Önceki aylarda gelen 4,25 puanlık faiz indirimi piyasaya nefes aldırmıştı. Dün açıklanan 3,25 puan ile bu rahatlamanın istikrarlı olacağını gösterdi. TCMB’nın bu kararına piyasaların tepkisi de olumlu oldu. Önümüzdeki dönemde faiz indirimlerinin devam etmesini ve 1 yıllık süreçte faizlerin yüzde 10 bandına gelmesini bekliyoruz.” şeklinde diye konuştu.

Söz konusu 3,25 puanlık faiz indiriminin, mal ve hizmet ihracatımızın rekabetçiliğini arttırma açısından da çok doğru bir adım olduğuna işaret eden Eskinazi, piyasaların canlanacağını ve ekonomik büyümenin tekrar artıya geçeceği ekonomik iklimin Türkiye’de hayat bulacağına inandıklarını dile getirdi.

Eskinazi: “Faiz İndirimi, ‘İhracat Ana Planı’nda Belirlenen Hedeflere Ulaşılmasına Katkı Sağlayacak”

Sağlanacak kur istikrarıyla, mal ve hizmet ihracatının da ekonomik büyümeye katkısının artacağına vurgu yapan Eskinazi, “TCMB Para Politikası Kurulu’nun çok kritik dönemde aldığı ikinci faiz indirim kararı 11. Kalkınma Planı’nda belirlenen hedeflere ulaşmak için itici güç olacak. Geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’ın açıkladığı “İhracat Ana Planı”nda belirlenen hedeflere daha çabuk ulaşmamıza katkı sağlayacak. Bu noktada, kurda da volatilite riskini ortadan kaldıracak önlemlerin alınması gerekiyor. İhracatçılarımızı için en önemli konu şu an kurun stabil olması, dalgalanmaların yaşanmamasıdır. Faiz indiriminin toplumun tüm kesimlerine olumlu sonuçlar doğurmasını diliyorum” şeklinde sözlerini noktaladı.

 

 

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik ArtışEİB: Ayakkabı İhracatçılarının Rusya Hedefi 1 Milyar Dolar

27.08.2019 – Türkiye’nin deri ürünleri ihracatından yüzde 60’lık pay alan Ayakkabı sektörü, 2019 yılı için belirlediği 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için Rusya’da, 26-29 Ağustos 2019 tarihleri arasında düzenlenen Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’na 19 firma ile katıldı.

Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından yapılan Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’nda, Türk ayakkabı sektörü, 2020-21 sezonu ürünlerini sergileyecek.

Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Türk ayakkabı sektörünün Ocak – Temmuz dönemindeki ihracatının yüzde 5’lik artışla 600 milyon doları aştığı bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, Rusya’nın en büyük ihraç pazarları olduğunu, Rusya’daki fuardan önemli ticari bağlantılarla yurda dönmeyi beklediklerini kaydetti.

Vizelerin kalkması ihracatçılarımıza avantaj sağlayacak

Rusya’ya seyahat edecek hususi pasaport sahibi ihracatçıların vize muafiyetine kavuştuğuna dikkati çeken Zandar, “İki ülke arasında siyasi ilişkilerin son yıllarda normalleşme sürecine girmesi ihracatçılarımızın lehine olacak. Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’na katılan ihracatçılarımızın yapacağı ticari bağlantılarla hedefimiz Rusya’ya 2014 yılında gerçekleştirdiğimiz 425 milyon dolarlık ihracat seviyesine tekrar ulaşmak” diye konuştu.

Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’na, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Milli Katılım Organizasyonu ile; “Önder Ayakkabı, Rıfat Sarı Üç-El, Ripka Moda Ayakkabı, Tuverekli Ayakkabı, Zandar Dış Ticaret, M.B. Ayakkabı, Gündoğdular Deri Çanta, On-Ar Kalıp A.Ş., Topbaş Kundura, Pekmezciler Ayakkabı, Libero, Clovis, Pafi ve Estile” firmaları katılıyor.

Türkiye, 2019 yılının 7 aylık döneminde 998 milyon dolarlık deri ve deri mamulleri ihraç ederken, ayakkabı sektörü 600 milyon dolarlık ihracatla deri ürünleri ihracatında aslan payını aldı. Deri ve postlar ihracatı 151,5 milyon dolar olurken, saraciye sektörünün ihracatı 136 milyon dolara ulaştı ve 110 milyon dolarlık ihracata imza atan deri konfeksiyon ihracatını geçti.

Deri sektörünün ihracatında Rusya, 106 milyon dolarlık tutarla zirvede yer alırken, Almanya 77 milyon dolarlık Türk deri ürünleri tercihi ile zirve ortağı oldu. İtalya ise; 74 milyon dolarlık tutarla listede üçüncü sıranın sahibi olmayı başardı.

 

EİB: Türk Zeytin ve Zeytinyağını Amerikalılar Çok Sevdi

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

14.07.2019 – Türk zeytinyağı sektörü, ihracatında açık ara lider pazar konumunda olan ve yıllık 350 bin ton zeytinyağı ithal eden Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatını arttırmak için ABD pazarındaki tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Türk zeytin ve zeytinyağının Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Pazar payını arttırmak için dünyanın en büyük gıda fuarları arasında yer alan ve bu yıl 66. Kez düzenlenen New York Summer International Fancy Food Show (Summer 2019 Fancy Food Show) Fuarı’nda tadım etkinlikleri ile tanıtım çalışmalarını sürdürdü.

Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı fuarda Türkiye standında ziyaretçilere Şef Özlem Cranston tarafından hazırlanan Türk zeytin ve zeytinyağını içeren lezzetlerin tadımı ve tanıtımı yapıldı.

2018-19 sezonunun ilk 8 ayında ABD’ye zeytinyağı ihracatının 14 bin ton olarak gerçekleştiğini ve 37 milyon dolar döviz geliri elde edildiğini belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, dünyanın en büyük zeytinyağı ithalatçısı olan ABD’nin Türk zeytinyağı ihracatçıları için ana hedef pazarlarının başında geldiğini kaydetti.

Sağlık iksiri Türk zeytinyağı Amerikalıların tercihi

Kanser, obezite ve kalp damar hastalıklarının çok yoğun görüldüğü ABD’de, bu hastalıklarla mücadelede çok önemli yer tutan sağlık iksiri zeytinyağının önemi her geçen gün daha da iyi anlaşıldığını altını çizen EZZİB Başkanı Er, “ABD’de zeytinyağı tüketimi sürekli artıyor. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak hedefimiz, hali hazırda zeytinyağında en büyük ihraç pazarımız olan ABD’ye Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatını artırmak ve sağlığın sembolü olduğundan hareketle pazarda yerimizi sağlamlaştırmaktır. Yılda 350 bin tondan fazla zeytinyağı ithal eden ABD, ithalatının büyük bölümünü İtalya ve İspanya’dan gerçekleştiriyor. Yeni konan vergilere rağmen ihracatımızın artarak devam etmesi ve pazar payımızın büyümesi için tanıtım faaliyetleri gerçekleştirmeyi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni dünyaya sofralık zeytin ihracatımız yüzde 34 arttı

Türk Zeytinyağı sektörünün ihracatında ABD’nin en büyük pazar olması yanında, sofralık zeytin ihracatında da her geçen gün ihracatımızın arttığı bir pazar olduğunu anlatan Er sözlerini şöyle tamamladı; “Özellikle önümüzdeki yıllarda sofralık zeytin İhracatımızın daha hızlı adımlarla artacağı düşüncesindeyim. 2018/19 sezonunun 9 aylık döneminde ABD’ye sofralık zeytin ihracatımız miktar bazında 3 bin 900 ton’dan, 5 bin 207 ton’a, değer bazında ise; 7.5 milyon dolardan 9 milyon dolara yükseldi. Bu artış trendinin sürekli olması için çalışmalarımız kesintisiz sürecek.”

Fuarda, zeytin ve zeytinyağı tadımı yapılan Türkiye standı, ABD dışında Kanada, Brezilya, İngiltere, Fransa, Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya, Suudi Arabistan gibi pek çok ülkeden ziyaretçinin ilgi odağı oldu. Türkiye Tanıtım Grubu ise; takipçi sayısı fazla olan tanınmış ABD’li sosyal medya fenomenleri “Influencer”lar ile iş birliği yaparak Türk gıdalarının geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. New York’ta yaşayan başarılı üç sosyal medya içerik üreticisi, @eatingnyc, @nyc ve @noleftovers, Turkish Tastes teması altında Türkiye’den katılan markalar ile Türk ürünlerini keşfettikleri bir yolculuğa çıktılar.

Etkinlik kapsamında fuara katılıp organik zeytinyağı, bulgur, kuru meyve, kabuklu yemiş ve çikolata gibi ürünleri birinci elden deneyen Influencer’lar, New York’ta bulunan iki ayrı Türk restoranında ağırlanarak Türk mutfağı hakkındaki fikirlerini de takipçi kitleleriyle paylaştılar. Toplamda üç gün süren kampanya, hem Amerika pazarında Türk ürünlerine karşı olan ilginin arttırılmasına hem de dijital kanaat önderleri sayesinde Türk ürünlerine dair olan algının pekiştirilmesine oldukça güçlü bir katkı sağladı.

Ayrıca, Temmuz ayı içesinde Türkiye Tanıtım Grubu koordinatörlüğünde, Turkey Discover the Potential-Potansiyelini Keşfet logolu ikram aracıyla New York sokaklarında Türk gıda ürünlerinin tadımının yaptırılacağı tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecek.

ABD’YE ZEYTİNYAĞI İHRACATIMIZ (1 KASIM-30 HAZİRAN)

ÜLKE ADI

01.11.2017- 30.06.2018
MİKTAR (KG)

01.11.2017- 30.06.2018
TUTAR ($)

01.11.2018- 30.06.2019
MİKTAR (KG)

01.11.2018- 30.06.2019
TUTAR ($)

MİKTAR DEĞİŞİM%

TUTAR DEĞİŞİM %

ABD

19.338.838

77.845.830

14.036.805

36.928.340

-27

-53

ABD’YE SOFRALIK ZEYTİN İHRACATIMIZ (1 EKİM-30 HAZİRAN)

ÜLKE ADI

01.10.2017- 30.06.2018
MİKTAR (KG)

01.10.2017- 30.06.2018
TUTAR ($)

01.10.2018- 30.06.2019
MİKTAR (KG)

01.10.2018- 30.06.2019
TUTAR ($)

MİKTAR DEĞİŞİM%

TUTAR DEĞİŞİM %

ABD

3.899.908

7.465.338

5.207.143

8.964.218

34

20

 

 

EİB: Madencilik Sektörü S.O.S. Veriyor, Acil Önlem Alınmalı

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

MADENCİLİK SEKTÖRÜ BAŞKANLARINDAN ORTAK ÇAĞRI: “ACİL ÖNLEM ALINMAZSA MADENCİLİK SEKTÖRÜ S.O.S VERİYOR!”

“ÜLKEMİZ İÇİN ‘İNADINA ÜRETİM İNADINA İHRACAT’ İNANCI İLE ÇALIŞIYORUZ”

“2019 YILININ İLK ÇEYREĞİNDE MADENCİLİK SEKTÖRÜ YÜZDE 9,2 ORANINDA KÜÇÜLDÜ”

08.07.2019 – Türkiye’deki Madencilik Sektörünün Başkanları ortak bir açıklama yaparak, sektörün 2019 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9,2 küçüldüğünü, sektörde ciroların düştüğünü, ihracatta da 5 milyar dolardan 4 milyar dolarlara gerilediğini, işletmeleri yarına taşıma sıkıntısının olduğuna dikkat çekerek, “Acil önlem alınmazsa madencilik sektörü S.O.S veriyor. Biz tüm zorluklara rağmen ülkemiz için ‘İnadına Üretim, İnadına İhracat’ inancı ile çalışıyoruz; ancak karşımıza çıkan engelleri ‘Yerli Madencilik’ söylemiyle bağdaştıramıyoruz” çıkışında bulundular.

Türkiye’de madencilik sektöründe faaliyet gösteren birlik ve STK Başkanları, Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ev sahipliğinde İzmir’de “Madencilik Sektörü İstişare Toplantısı”nda biraraya geldi. Toplantıda, madencilik sektörünün yaşandığı sorunlar ve alınacak önlemler masaya yatırıldı.

“YATIRIM ORTAMI BOZULUYOR!”

Sektörün başkanları, toplantıya ilişkin yaptıkları ortak açıklamada, Türkiye’de yatırım ortamının bozulduğuna vurgu yaparak, orman bedellerinin ödenemeyecek seviyedeki yüksekliği, orman izin başvurularının sonuçlanmasının yıllar alması, güvenlik soruşturmalarının çok uzun sürmesi, her işlem için ayrı güvenlik soruşturması yapılması, Zeytincilik Kanunu’nun madencilik yapılamaz boyutta uygulanması, kamu kurumlarının madenciliğe olumsuz yaklaşımları ve tüm süreçlerin öngörülemez hale gelmesi gibi sorunlardan dolayı madencilik sektöründe morallerin sıfıra düştüğü belirtildi.

“SEKTÖR YÜZDE 9,2 ORANINDA KÜÇÜLDÜ!”

Sektöre karşı hat safhaya ulaşan olumsuz yaklaşımlar nedeniyle madencilik sektörünün 2019 yılının ilk çeyreğinde yüzde 9,2 küçüldüğünün altını çizilen açıklamada, sektörde ciroların düştüğü, ihracatın da 5 milyar dolardan 4 milyar dolarlara gerilediğini, sektörün öngörülebilir olmaktan çıktığını ve işletmeleri yarına taşıma sıkıntısının başladığına dikkat çektiler.

“İZİN BELGELERİ YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ!”

Madencilik sektöründe 2008 yılında orman izin belgesini 3 haftada alınırken, 2010 yılında bu sürenin 12 haftada, 2012 yılında ise 40 haftada sonuçlandırıldığına dikkat çeken sektör başkanları, günümüzde ise 1 yıl önce yapılan izin başvurularının bile halen sonuçlandırılmayarak adeta yılan hikayesine döndüğünü belirtilerek, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın orman izin belgesi için kendisinin karar vermesi yerine, diğer kurumlara yönlendirme yapar hale geldiğini vurguladılar.

“ÖDENECEK BEDEL HAKKANİYETLİ OLSUN”

Madencilik Sektöründe, özellikle izin prosedürleri, mülkiyet sorunları, orman mülkiyet bedellerinin yüksekliğinin madencilik projelerine ve yatırımlarına olan ilgiyi azalttığına dikkat çekilen açıklamada, “Orman izin bedelleri bugün birçok altın madeni projesinde yatırım bedelinin yüzde 50’isini bulacak düzeye gelmiştir. Dünyanın hiçbir yerinde mülkiyet bedeli yatırım bedelinin yüzde 2’isini geçemez. Bugün Kanada, Amerika, Avusturalya ve AB ülkelerinde alınan orman mülkiyet bedelleri bizim yaklaşık 35 katımız daha düşüktür. Bu da ister istemez yerli veya yabancı yatırımcının elini taşın altına koymasına engel oluyor veya gözünü korkuyor. Biz, üreticiler olarak hiç para alınmasın demiyoruz; ödenecek bedellerin hakkaniyetli olmasını talep ediyoruz. Bu sorunların çözümü için birçok alternatif üretilebilir. Biz burada her türlü katkıyı sunmaya hazırız” çağrısına yer verildi.

“SEKTÖRÜN EL FRENİ ÇEKİLDİ!”

Madencilik sektörünün kilitlendiğinin, neredeyse faaliyet yapamaz hale geldiğinin altını çizen sektör başkanları, Tarım ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı’nın ve bu bakanlıklara bağlı kuruluşların, İl Çevre Müdürlükleri’nin sektöre yaklaşımının işleri her geçen gün daha da zorlaştırdığına dikkati çektiler. Bu yaklaşım yüzünden madencilik sektörünün bu kurumlara derdini anlatamadığını, kendilerini çaresiz hissettiklerini vurgulayan sektör başkanları, sanki madencilik sektörünün el freninin çekilmiş olduğunu savundular.

“CEZAİ YAPTIRIMLAR ÇOK AĞIR”

Bir taraftan kendilerinin de sınırsız destek verdikleri ”Yerli Madencilik” söylemi dillendirilirken, diğer taraftan ağırlaştırılan maddi ve cezai uygulamaların “Türkiye’de madencilik yapılması istenmiyor” izleniminin yaratılmasına neden olduğuna dikkat çekilen açıklamada; yeni çıkan her yasa ve yönetmeliğin sektörün yükünü azaltmak yerine, daha da ağırlaştırdığını hatta sektörünün yüklerini kaldırılamayacak derecede arttırdığını dile getirdiler.

“MİLLİ GÖREV OLARAK GÖRÜYORUZ”

“Ülkemizin yeraltı kaynaklarının çıkarılıp ekonomiye kazandırılmasının milli bir görev olduğunu düşünüyoruz” ifadesine yer verilen açıklamada, “Biz, madencilik sektöründeki ithalattan dolayı her yıl milyarlarca dolar dövizin yurt dışına ödenmesine karşı çıkıyoruz. Unutulmamalı ki, günlük yaşamımızda hava kadar, su kadar insan yaşamı madenler de belirliyor. Sadece ekonomik olarak büyümek için değil, daha sağlıklı ve iyi bir yaşam için de yeraltındaki varlıklarımızı değerlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu inanç ve bilinçle, topraklarımızın altında işletilmeyi bekleyen madenlerimizi işleterek milletimizin yararına sunmak istiyoruz. Ancak, ne yazık ki, acil önlem alınmazsa, bugün madencilik sektörünün S.O.S verdiğini görüyoruz. Tüm zorluklara rağmen ülkemiz için ‘İnadına Üretim, İnadına İhracat’ inancı ile çalışıyoruz; ancak karşımıza çıkan engelleri ‘Yerli Madencilik’ söylemiyle bağdaştıramıyoruz” denildi.

YENİ YOL HARİTASI HAYATA GEÇİRİLMELİ

Sektörde yaşanan daralma ve küçülmenin önüne geçmek için acil olarak alınması gereken önlemleri belirleyen madencilik sektörü başkanları, önümüzdeki dönemde şu adımların acil olarak atılmasını dile getirdiler:

MADENLER OLMAZSA HAYAT OLMAZ

-“Madenler olmazsa hayat olmaz” görüşünü kamuoyuna anlatmak için etkinlikler yapılacak.

-Madencilik sektörünün cari açığı düşürücü yönü halka anlatılacak.

-Türk ekonomisinin büyümesi ve refahın artmasının ancak öz kaynaklarımız olan madenlerin üretilmesi olduğu yüksek sesle dillendirilecek.

ZORLUKLAR BAKANLARA ANLATILACAK

– Tarım ve Orman Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ndan randevular alınarak sektörün yaşadığı zorluklar anlatılacak ve destek istenecek.

– Madencilik sektörünün tüm kollarından temsilciler 3 ayda bir toplanıp durum değerlendirmesi yapıp çalışmaları değerlendirecek.

BİLGİLENDİRME SEFERBERLİĞİ

– Sosyal medyada hayatımızda madenlerin önemi anlatılacak. Madenler olmadan halkın refahının artmayacağı, halka basın ve sosyal medya yoluyla anlatılacak, Halk bilgilendirilecek.

– Kamu kurumlarının olumsuz yaklaşımları nedeniyle Madencilik sektörünün kan kaybettiği ve bundan ülkemizin zarar gördüğü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcılığına atanan Prof. Dr. Şeref Kalaycı ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne atanan Cevat Genç başta olmak üzere Kamuya tekrar anlatılacak.

MADENCİLİK ŞURASI TOPLANACAK

– Ankara’da Türkiye genelinde madencilik sektöünde faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşları yöneticilerinin katılımı ile Madencilik Şurası toplanacak. Cumhurbaşkanımız ve ilgili bakanlar davet edilerek sektörün sorunları paylaşılacak.

YENİ KANUNA İHTİYAÇ VAR

– Yeni Maden Kanunu ihtiyacının gerekçeleri anlatılacak.

– Madencilik sektörünün devlet desteklerinden yararlanması için lobi çalışması yapılacak.

CUMHURBAŞKANINDAN RANDEVU TALEP EDİLECEK

– Madencilik sektörünün tüm sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının imzasının bulunduğu ortak bir metinle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu istenerek sektörün sorunları anlatılacak.

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde düzenlenen, Maden Sektörü İstişare Toplantısına katılan isimler şunlar oldu; “İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Aydın Dinçer, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Aydın Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yunus Şahin, TÜMMER Başkanı İbrahim Alimoğlu, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı: Ali Emiroğlu, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı: Güven Önal, Kömür Üreticileri Derneği Başkanı Gökalp Büyükyıldız, SERHAM Seramik, Cam ve Çimento Hammaddeleri Üreticileri Derneği Başkanı- Ahmet Gümüşçü, Kireç Sanayicileri Derneği Jeoloji Mühendisi İlker İleri, Altın Madencileri Derneği Başkanı Hasan Yücel, Genel Maden İşletmeleri Derneği- GEMAD Başkanı Cemil Ökten, Agrega Üreticileri Birliği – AGÜB Başkanı Şevket Koruç, TÜMMER Danışmanı Yüksel Cankurtan, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliğini temsilen Batı Söke Çimento Hammadde Müdürü Cumhur Küçük”

 

EİB: Afrikalıların Ev ve İş Yerlerini Türk Mobilyaları Güzelleştirecek

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

23.06.2019 – Türk mobilya sektörü Fas üzerinden Batı ve Kuzey Afrika’ya açılacak

Türkiye’ye 2018 yılında 3.1 milyar dolar döviz kazandıran, 2,3 milyar dolar dış ticaret fazlası veren Mobilya sektörü, 2023 yılı için ortaya koyduğu 6 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için alternatif pazar arayışlarını sürdürüyor. Mobilya sektörü, Batı ve Kuzey Afrika ülkelerine odaklandı.

Türk mobilya sektörü, yıllık 2.5 milyar dolarlık mobilya ithal eden Batı ve Kuzey Afrika ülkelerine ihracatını arttırmak için harekete geçti. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Batı ve Kuzey Afrika ülkelerine ihracatı arttırmanın anahtarı konumundaki Fas’a yönelik 10-14 Haziran 2019 tarihleri arasında “Pazar İnceleme Gezisi” düzenledi.

Türkiye’nin mobilya ihracatında dünyada 12. sırada olduğuna işaret eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Fas’ta başkent Rabat ve Fas’ın ticari merkezi Kazablanka’da çok verimli görüşmeler yaptıklarını, Fas’ta Türk ürünlerine karşı bir sempati olduğunu bu olumlu iklimi değerlendirmek istediklerini kaydetti.

Ticaret müşavirlerimiz sayesinde çok başarılı bir seyahat oldu

Fas İnceleme Gezisi sırasında; Türkiye’nin Rabat Ticaret Müşaviri Önder Duman ve Kazablanka Ticaret Müşaviri Mehmet Erbil’in koordinesi ve katılımlarıyla çok verimli bir iş seyahati gerçekleştirdiklerini dile getiren Yağcı, “Fas’ın; ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, BAE, Tunus, Ürdün, Mısır ve Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması var. Fas konumu itibariyle Türkiye gibi çok stratejik bir noktada. Fas, 40 milyonluk nüfusu yanında 300 milyonluk nüfusa sahip 12 Batı Afrika ülkesine ihracat için kilit rolünde. Fas’taki bankaların çoğunun Batı Afrika ülkelerinde şubeleri var. Fas’ın kuzeyinde yer alan Tangier Limanı ile dünyadaki 180 limana ulaşabilme şansı var. Lojistik olarak çok iyi bir konumda. Avrupa’ya 48 saatte, Amerika’ya ise; 10 günde ürün nakliyesi mümkün. Türk mobilya ihracatçıları Faslı partnerlerle hareket ederek Batı ve Kuzey Afrika pazarında konumlarını güçlendirebilirler” diye konuştu.

Fas’ın mobilya ithalatında Türkiye’nin 2018 yılında gerçekleştirdiği 49 milyon dolarlık ihracatla 5. büyük tedarikçi konumunda olduğunun altını çizen Yağcı, Batı ve Kuzey Afrika ülkelerinin yıllık 2.5-3 milyar dolar arasında mobilya ithalatı yaptığını ve bu ithalatlarının sürekli arttığını, Batı ve Kuzey Afrika ülkelerinin Türk mobilya sektörünün pazar çeşitliliğini arttırabilmesi için büyük bir potansiyeli barındırdığını dile getirdi.

Rabat’ta Fas Yatırım ve İhracat Kalkınma Ajansı ve Rabat Ticaret,Sanayi ve Hizmetler Odası ile bir araya geldiklerini anlatan Yağcı, Türkiye’nin Rabat Büyükelçisi Ahmet Aydın DOĞAN ile bir araya geldiklerini, Büyükelçi Doğan’dan Fas pazarı ile ilgili değerli bilgiler edindiklerini ifade etti.

Fas’tan hem Alım Heyeti gelecek, hem de MODEKO Fuarı’nı ziyarete gelecekler

Fas’ın en büyük ticaret kendi Kazablanka’da, Settat Bölgesi Ticaret Sanayi ve Hizmetler Odası ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini anlatan Yağcı, “Settat Bölgesi Ticaret Sanayi ve Hizmetler Odası ile Eylül ayında Türkiye’ye Fas’tan bir Alım Heyeti organizasyonu gerçekleştirme konusunda mutabık kaldık. 2020 yılı Mart ayında İzmir’de düzenlenecek olan MODEKO İzmir Mobilya Fuarı’nı Faslı mobilya ithalatçılarının ziyaretini organize edecekler. Karşılıklı temasların artması dış ticaret rakamlarımızı da yukarı taşıyacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Fas İnceleme Gezisi’ne Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı, Yönetim Kurulu Üyesi Metin Güreler, Denetim Kurulu Üyesi Özge Ertuğrul Parlas ve Sektör Temsilcisi Selim Özalp , katıldı. Heyet Rabat’ta YATSAN, Bois Turgoue, Style Joy ve KITEA firmalarının mağazalarını ziyaret ederken, Kazablanka’da Yatsan, Özbay, Zebrano ve Yerel mağazalarda incelemelerle bulundu.

 

EİB: Türkiye Domatesten 1 Milyar Dolar Döviz Hedefliyor

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

06.06.2019 – Mutfaklarda her yemekte ve salatada kullanılan, peynir ve zeytin ile kahvaltıların muhteşem üçlüsünden biri olan domates ve domates türevi ürünler ihracatında yıldızları arasında yer alıyor. Türkiye, domates ve domates türevi ürünlerin ihracatından 2018 yılında 603 milyon 660 bin dolarlık döviz geliri elde etti.

Domatesi taze, salça, kurutulmuş, donmuş her türlü ihraç ettik

Domatesi taze, salça, kurutulmuş, donmuş her türlü ihraç ettik. Taze domates ihracatı 292 milyon dolarlık tutarla aslan payını alırken, domates salçası ihracatı 164 milyon dolarlık tutarla zirve ortağı oldu. Türkiye kuru domates ihracatından ise; 88 milyon dolar döviz kazandı. Dondurulmuş domates ihracatı 39,4 milyon dolar olurken, ketçap ve domates sosları ihracatı 16,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Domates ve domates türevi ürünlerin yaş meyve sebze ve mamulleri sektöründe ihracatın yıldızı ürünlerin başında geldiğini belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, domates ve türevleri ihracatında 1 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini kaydetti.

Türkiye’de seracılığın gelişmesiyle birlikte 12 ay domates üretimi ve ihracatı yapar konuma gelindiğinin altını çizen Uçak, “Taze domates ihracatımızın yanında; domates türevlerini salça, kuru domates, dondurulmuş domates, ketçap, domates sosları ve domates suyu olarak daha katma değerli mamul haline getirerek ihraç ediyoruz” şeklinde konuştu.

2018 yılında Romanya 43,7 milyon dolarlık tutarla Türk domatesini en çok tercih eden ülke olurken, Rusya 30,6 milyon dolarlık tutarla ikinci, Ukrayna 25,6 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Türkiye’nin taze domates ihraç ettiği ülke sayısı 55 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’den salça ihracatında Irak 111 milyon dolarlık tutarla açık ara zirvede yer alırken, Suudi Arabistan’a 8,6 milyon dolarlık, Almanya’ya ise; 8,2 milyon dolarlık salça ihraç ettik. 103 ülkenin sofralarında yemek yaparken Türk salçası kullanıldı.

Kuru domates ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 19,5 milyon dolarlık tutarla zirvede yer alırken, İtalya 13,3 milyon dolarlık, Almanya ise; 9,5 milyon dolarlık Türk kuru domatesi tercih etti. Kuru domates ihraç ettiğimiz ülke sayısı 86 oldu

 

 

EİB: Deri İhracatçıları Uzakdoğu Pazarına Odaklanacak

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

23.05.2019 – Dünya genelinde sermayenin batıdan doğuya göçü ihracatçı sektörlerin Uzakdoğu’ya yönelmelerine yol açıyor. Deri ve deri mamulleri sektörü de önümüzdeki süreçte Güney Kore üzerinden Uzakdoğu’ya odaklanacak.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Güney Kore’nin deri sektörü açısından çok cazip bir ihracat pazarı olma potansiyelini barındırdığını önümüzdeki süreçte Güney Kore’ye yönelik iki tane sektörel ticaret heyeti planladıklarını kaydetti.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin İzmir Tenis Kulübü’nde düzenlediği iftarda konuşan Zandar, “Güney Kore’ye 16-18 Mart 2019 tarihlerinde İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak ile birlikte bir inceleme gezisi düzenledik. Güney Kore 55 milyonluk nüfusu, yüksek satın alma gücü ile Türk deri sektörü için büyük fırsatlar barındırıyor. Yıllık deri ve deri mamulleri ithalatları 6,7 milyar dolar. Türkiye’nin ihracatı ise; 2018 yılında 39 milyon dolar seviyesinde. Güney Kore ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması (STA) var. Ticaretimizi hızlı bir şekilde arttırma şansımız var. Önümüzdeki süreçte ayakkabı ve saraciye sektörleri için bir, deri konfeksiyon ve kürk sektörleri için bir tane olmak üzere iki sektörel ticaret heyeti gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

E-ihracatımızı da arttırabiliriz

Türkiye’den her gün Güney Kore’ye iki uçak kalktığını bunun da büyük bir fırsat olduğunu anlatan Zandar, şöyle devam etti: “Güney Kore’de Japonya ve Çin’e satışların olduğu Moda Plazalarını ziyaret ettik. Alışveriş çok canlı. Şu anda Güney Kore ile ilgili kapsamlı Pazar Araştırması yaptırıyoruz. Türkiye’deki N11 isimli online alışveriş portalını Güney Koreliler satın aldı. Bu platform aracılığıyla Güney Kore’ye e-ihracatımızı da arttırabiliriz.”

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin son 1 yılda yaptığı faaliyetler hakkında da bilgi veren Zandar, 27-30 Ağustos 2018 tarihlerinde Moskova’daki Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’na 27 firma ile milli katılım organizasyonu yaptıklarını, 25-28 Şubat 2019 tarihlerinde aynı fuara tekrar milli katılım organize ettiklerini anlattı. Zandar, İtalya’nın Garda şehrinde 12-15 Ocak 2019 tarihleri arasında düzenlenen Expo Riva Schuh Fuarı’na da 10 firma ile Milli Katılım Organizasyonu üstlendikleri bilgisini paylaştı. Zandar, her iki fuara milli katılım organizasyonu yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.

E-ihracatta öncü olduk

Dünya genelinde ticaretteki payı her geçen gün artan e-ticaretten üyelerinin daha fazla pay alması için çaba gösterdikleri bilgisini veren Zandar sözlerini şöyle tamamladı: “E-ihracat ile ilgili önce Ege İhracatçı Birlikleri’nde sonrasında ise; İzmir Swissotel’de 1138 kişinin katılımıyla e-İhracat zirvesi düzenledik. E-ihracat konusunda öncü birlik olduk. Amacımız ihracatçılarımızın elektronik dönüşüme adapte olarak ihracatlarını arttırmaları, bu konuda çalışmaya devam edeceğiz.”

 

 

EİB: Teknik Tekstil İhracatında Hedef 2 Milyar Dolar

14.05.2019 – Türkiye’ye 2018 yılında 26 milyar dolar döviz kazandıran, 17 milyar dolar dış ticaret fazlası veren tekstil ve hazırgiyim sektörleri en büyük ihraç pazarları Almanya’da teknik tekstil ihracatındaki pazar paylarını arttırmak için harekete geçti.  

Türkiye, 2018 yılında yüzde 13’lük artışla 1.7 milyar dolara ulaştığı teknik tekstil ihracatında, 2019 yılında 2 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyor. 

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından 14-17 Mayıs 2019 tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenecek olan Techtextil/Texprocess fuarlarına yönelik Almanya Tekstil Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştirilecek. 

Türkiye’den 16 firma ile Techtextil/Texprocess Fuarına katıldıklarını belirten Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Almanya tarafından 21 firmadan katılan 27 kişi ile ikili iş görüşmeleri yapacakları bilgisini verdi.  

Techtextil/Texprocess Fuarı’nın; iki yılda bir düzenlendiğini ve teknik tekstil alanında dünyanın önde gelen fuarlarından olduğunu anlatan Eskinazi, “Elyaf, iplik, kumaş, koruyucu giysiler, ev tekstili, tekstil makineleri gibi teknik tekstil ile ilgili tüm tekstil -hazırgiyim ürünleri sergileniyor. Söz konusu heyet ile katılımcı firmalarımızın daha katma değerli ürünler üretmesi sağlanarak teknik tekstil ihracatı yapan firmaların ihracat potansiyelinin artırılması, teknik tekstil ihracatı yapmayan firmaların da ihracata başlamalarını hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Teknik tekstil ihracatında hedef 2 milyar dolar  

Türkiye’nin teknik tekstil ihracatının 2018 yılında yüzde 13’lük artışla 1.7 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Eskinazi şöyle devam etti: “2019 yılında 2 milyar dolar teknik tekstil ihracatı hedefliyoruz. Bunun için en büyük ihraç pazarımız Almanya’ya yönelik düzenlediğimiz Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonuna büyük önem veriyoruz. Almanya’ya yapılan teknik tekstil ürünleri ihracatımız 2018 yılında 163 milyon dolara ulaştı. 2019 yılı hedefimiz 200 milyon dolar.”

Katma değeri daha yüksek olan teknik tekstil ihracatımızı arttırmak için 5 yıllık bir çaba sonrasında 2016 yılında Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi (TEKSMER)’ni kurduklarını hatırlatan Eskinazi, Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonunun üçüncü günü teknik tekstillerle ilgili seminerlere katılarak firmaların vizyonlarını geliştirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.  

EHKİB ve ETHİB işbirliğinde düzenlenen “Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu”nun ikinci günü EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, T.C. Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı, Frankfurt Ticaret Ataşesi Tansu Günendi ve Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğlu’nun konuşmacı olacağı Almanya Tekstil ve Hazır giyim sektörleri hakkında Genel Bilgilendirme Toplantısı düzenlenecek.

 

EİB’in “Çin Timi”, Çin Pazarını Hedefe Aldı

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

18.04.2019  – 2019 yılını “Çin Yılı” olarak ilan eden Egeli ihracatçılar, Çin pazarına ihracatı artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. İhracatçılara Çin pazarı ve Çin’e ihracat hakkında doğru bilgileri aktarmak için gerçekleştirilen çalışmalar “Hedef Pazar: Çin” semineri ile devam etti.

Çin’e İhracat için Önemli Bilgiler En Deneyimli İsimlerden Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen ve EİB hizmet binasında gerçekleştirilen “Hedef Pazar: Çin” seminerine, Çin ile ticaret konusunda yetkin isimlerden oluşan bir konuşmacılar katıldı. EİB üyelerinin yoğun ilgisi ile gerçekleşen etkinlikte Ticaret Bakanlığı Asya – Pasifik Daire Başkanı Hakan Akgün, Mazars Denge Çin Masası Koordinatörü ve TÜSİAD Çin Network Üyesi Halil İbrahim Topal, Çin Halk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren “Bazaar Park”ın kurucusu LUO Ke, ICBC Bankası Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Halit Döver ve Geçmiş Dönem T.C. Pekin Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Mustafa İlker Özdem katıldı.

Eskinazi: “Dış Ticaret Açığını Çin ile Kapatabiliriz”

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi “Çin, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında 17. Sırada. 2018 yılında 2,9 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin Çin’e ihracatı ise; 295 milyon dolar oldu. Çin’den yaptığımız ithalatımız ise; 20,8 milyar dolar seviyesinde. Yaklaşık 18 milyar dolar dış ticaret açığı veriyoruz. Bu dış ticaret açığını kapatmak için Çin pazarına yoğunlaşmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Çin Timi” çalışmalarına başlayacak

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde Mart ayı içerisinde “Çin Timi” oluşturduklarını ifade eden Eskinazi, bu grupta görevli EİB personelinin 2019 yılı boyunca mesaisinin büyük bölümünü Çin pazarına yönelik etkinliklerin planlanması için harcayacaklarını belirtti. Ayrıca, ihracatı artırmak için Çin Pazarlama A.Ş kurma planlarını açıklayan Eskinazi, Ege Bölgesi’nde yetişen zeytin, zeytinyağı, yaş meyve sebze, kuru meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller, hububat, bakliyat, baharat ve birçok lezzetin Çin’de alıcı bulabileceğine inandıklarını bu ürünlerin ihracatı için gerekli iletişimin tek elden sağlayabilmek için talep edecek Birlik ve firmaların katılımı ile “Çin Pazarlama A.Ş” kurma isteğinde olduklarını ifade etti.

Çin, Türkiye için En Önemli Potansiyel Pazar

Ticaret Bakanlığı Asya Pasifik Daire Başkanı Hakan Akgün, Türkiye’nin 2,9 milyar ihracat 20,7 milyar dolar ithalat yaptığı Çin pazarına mermer, traverten, krom gibi ürünlerde ihracat yapılabildiğini belirtti.

Çin pazarının Türkiye için en önemli potansiyel pazar olarak dikkat çektiğine işaret eden Akgün, “Çin’e yaptığımız ihracatın yüzde 80’ine baktığımızda onlar aldığı için biz satmış görünüyoruz. Bu kompozisyonu çok rahat değiştirebileceğimizi düşünüyoruz. Daha üst potansiyele çıkabilmenin önünde engel olarak çeşitli faktörler tespit ettik. Bir ticaret eylem planı hazırladık.” şeklinde konuştu. Mazars Denge Çin Masası Koordinatörü ve TÜSİAD Çin Network Üyesi Halil İbrahim Topal ise Çin ihracatçılara Çin iş kültürü hakkında bilgi verdi. Çinde faaliyet gösteren “Bazaar Park”ın kurucusu LUO Ke, katılımcılara Çinlilerin Türkiye’ye ve Türk ürünlerine ve olan ilgisini aktardı ve deneyimlerini paylaştı.

Kuşak Yol Projesi Önemli Fırsat

Kuşak yol projesi ile Çin’in barışçıl bir büyümeyi planladığını söyleyen ICBC Bankası Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Halit Döver ise “Çin ile yapılacak çok iş var. İhracat edilecek çok ürünümüz var. Bunun yanı sıra Çinli üreticilerin bizim ülkemize gelerek yartırım yapacağı sektörler var. Çin, kuşak yol projesi ile barışçıl bir büyümeyi planlıyor çin. İşbirliği yaptığı ülkenin refahına da katkı yapmak istiyor. Aslında bakarsanız Türkiye olarak Çin’e henüz hak ettiği değeri veremiyoruz. Bunu sağlamalıyız.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Çin’i Pazar Pazar Hedeflemeliyiz

Geçmiş Dönem T.C. Pekin Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Mustafa İlker Özdem ise Çin’in ihracatçılar için tek bir pazar gibi görüldüğünü ancak yüz ölçümü ve nüfus büyüklüğünden dolayı böyle bakmanın çok doğru olmadığını ifade etti. 9.5 milyon km2 yüz ölçümlü ve 1,4 milyar nüfuslu ülkenin her bölgesine ayrı ayrı bakmayı ve ona göre hedef pazarları ve stratejileri belirlemenin gerekli olduğunu söyleyen Özdem, Çin’de Türk malına karşı negatif bir bakış olmadığını, ancak kendimizi daha fazla tanıtmamız gerektiğini belirtti. Bazı gıda ürünlerinde karantina ve denetim uygulamaları bulunduğunu ifade eden Özdem, işlenmiş tüm gıda ürünlerinin karantina uygulaması olmaksızın Çin’e ihraç edilebildiğini vurguladı.

 

 

Gıda ihracatçıları ABD Pazarında Turquality Projesi başlatıyor

09.04.2019 – Dünya’nın en büyük gıda tüketicisi Amerika Birleşik Devletleri’nin yıllık 150 milyar dolarlık gıda ithalatından 1 milyar dolarlık pay alan Türk gıda sektörü, ABD pazarına yönelik gıda ihracatını arttırmak için Turquality Projesi başlattı.

ABD pazarında Türk gıda ürünlerini tanıtmak ve ihracatını arttırmak amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri tarafından yürütülen ‘Türk Gıda Ürünlerinin Amerika Birleşik Devletleri pazarlarında tanıtılmasına yönelik Turquality Projesi’ çalıştayı Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapıldı.

ABD’ye yönelik Turquality Projesi’nde, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği güçlerini birleştirdi.

Çalıştayda konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep; “ABD’nin gıda pazarının büyüklüğü 740 milyar dolar. İki ülke arasındaki ticaret hacmini 75 Milyar dolara çıkarma hedefi kapsamında, Türkiye lehine önemli fırsatlar barındıran alanlardan birisi de şüphesiz gıda ticaretidir. Dolayısı ile bu pazarda gerçekleştireceğimiz çalışmalara büyük önem atfediyoruz” diye konuştu.

TANITIM PROJELERİNE ÖNEM VERİYORUZ

Turquality projeleri ve URGE projelerine büyük önem vermeye başladıklarını belirten Celep, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatçılarımıza öncülük edecek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Gıda sektörleri adına birçok ülkede çeşitli proje ve faaliyetler yürütüyoruz. Bu kapsamda, önemli birçok fuara milli katılım organizasyonları gerçekleştirmekle birlikte, son dönemde, Turquality projeleri ve URGE projelerine büyük önem vermeye başladık. Dünya’nın hemen hemen her bölgesinde Yürüttüğümüz bu faaliyetlerle, bir yandan mevcut pazar paylarımızı artırırken bir yandan da yeni pazarlara güçlü bir şekilde giriş yapmayı planlıyoruz.Bugün, gıda harcamaları 740 Milyar dolar olan ABD pazarındaki payımızı artırmaya yönelik başlatmış olduğumuz Turquality Projesi için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu pazarda gerçekleştireceğimiz çalışmalara büyük önem atfediyoruz. ABD pazarında tanıtım faaliyetlerine başlamadan önce, pazarı ihracatçılarımıza tanıtmak ve pazara uygun bir tanıtım stratejisini hep birlikte oluşturmak için bir aradayız” şeklinde konuştu.

TANITIMLARIN TİCARETE YANSIMASI ÇOK ÖNEMLİ

Tanıtım faaliyetlerinin amaçları ve bu amaçlara nasıl ulaşılacağına ilişkin yol haritasının en başında ihracatçılar tarafından bilinmesi gerektiğinin altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak sadece bölgemize değil tüm ihracatçılarımıza katkılar sunmak için çalışmalar yürütüyoruz. Faaliyetlerimizi İhracatçılarımız adına değil ihracatçılarımızla birlikte yürütmek üzere kurguluyoruz ve gerçekleştiriyoruz. Tanıtım faaliyetleri elbette çok önemli, ancak bu faaliyetler sonrasında oluşturulan olumlu havanın ticarete yansıması için ihracatçılarımızın bu süreçlere sağlıklı bir biçimde adapte edilmesi gerekiyor.Dolayısı ile tanıtım faaliyetlerinin amaçları ve bu amaçlara nasıl ulaşılacağına ilişkin yol haritasının işin en başında bizim tarafımızdan ve ihracatçılar tarafından bilinmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

BÜTÜN TÜRKİYE’YE AVANTAJ SAĞLIYOR

Projenin sadece bölge için değil bütün Türkiye için çıktılar sağlayacak şekilde yürütüldüğünü bildiren İşbırakmaz, “Gıda sektörleri adına ABD pazarında gerçekleştireceğimiz tanıtım projemizi bu bakış açısı ile kurguladık. İşin en başında işletmeden son tüketiciye kadar olan süreci derinlemesine analiz ettik ve üyelerimize başka hiçbir danışmanlık hizmetine ihtiyaç duymayacak şekilde, ihtiyaç duydukları verileri en başta sunacağız. Dolayısı ile hem biz daha doğru bir tanıtım stratejisi ile faaliyetler gerçekleştiriyor olabileceğiz hem de üyelerimiz faaliyetlerimizin olumlu çıktılarını kısa sürede somut ticari süreçlere dönüştürebilecekler. Bu noktadan hareketle, sadece bir tanıtım projesi başlatmaktan öte tüm sektörler tarafından başvurulabilecek bir ‘hedef pazar belirleme ve tanıtım stratejisi oluşturma’ modeli geliştirdiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. TİM bünyesinde faaliyetlerini yürüten birliklerimizin tümü ve diğer Kurum/kuruluşlarla proje çıktılarımızı paylaşmaktan mutluluk duyarız” ifadelerini kullandı.

Konuşmalardan sonra, ABD gıda pazarı ile ilgili analiz çalışmasını yürüten Eurmonitor firmasının temsilcileri gerçekleştirdikleri derin analizin sonuçlarını 5 kişilik bir ekiple EİB üyeleriyle paylaştı.

JAPONYA VE GÜNEY KORE TURQUALITY PROJESİ MEYVELERİNİ VERİYOR

Ege İhracatçı Birlikleri 2016 yılında Japonya, 2017 yılında ise Güney Kore’ye yönelik gıda ihracatını arttırmak amacıyla Turqualiyt Projesi başlatmıştı. Projesi sonrasında Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatı 2018 yılı sonunda yüzde 27’lik artışla 118 milyon dolara yükselirken, Güney Kore’ye yaptığı gıda ihracatı ise; yüzde 73’lük artışla 22 milyon dolardan 38 milyon dolara çıkmıştı. Japonya ve Güney Kore’ye yapılan gıda ürünleri ihracatının yüzde 35’ini oluşturan 55 milyon dolarlık kısmını Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri gerçekleştirdi.

 

EİB: Türkiye Şarap İhracatına Odaklanacak

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

04.04.2019 – Dünya’nın en büyük üzüm üreticilerinden olan Türkiye’nin şarap ihracatının çok düşük olduğunu belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’de şarap ihracatının gelişime açık bir sektör olduğunu kaydetti. 

Şarap ihracatında milyar dolar seviyesine çıkabiliriz 

Fransa’nın yıllık 15 milyar dolar şarap ihracatı yaptığını, Türkiye’den çok daha küçük olan Şili’nin şarap ihracatından yıllık 2 milyar Avro gelir elde ettiğini anlatan Uçak, “Türkiye’de şarap üretilen 120 farklı üzüm çeşidi var. Bu sektöre destek olduğumuz takdirde günümüzde 10 milyon dolar seviyesinde olan ihracatını milyar dolar mertebesine kısa sürede çıkarabiliriz. İzmir’de özellikle Urla ve çevresinde şarap sektörü ile ilgili bir ekosistem oluştu. Bu ekosistem ilerleyen dönemde ihracatımızın hızlı bir artış göstermesini sağlayacak” şeklinde konuştu.  

Urla’da faaliyet gösteren Urla Şarapçılığı ziyaret eden Urla Şarapçılık Yönetim Kurulu Başkanı Can Ortabaş ile bir araya gelen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şarap üretimi ve ihracatı konularında görüş alışverişinde bulundu.  

Urla Şarapçılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Ortabaş; 22 yıl önce Uzbaş çiftliğini kurduklarını, şimdiki hali ile Uzbaş Arberatoryumunda 1900 farklı bitki çeşidi bulunan yeşil bir müzeye dönüştüğünü, ana faaliyeti Şarapçılık ve Bağcılık olan Urla Şarapçılık A.Ş.’nin 18 yıl içerisinde Anadolu’ya ait çeşitlerin ve yerel üzümlerin seleksiyonu, yeniden çeşitlendirilmesi ve hayata döndürülmesi için çalıştıklarını ve yıllık 300 bin şişe max. Üretim yaptıklarını, bunu da hiçbir zaman arttırmayacaklarını sadece kaliteye odaklanacaklarını belirtti.  

Her yıl 80 bin kişi Urla bağlarını görmeye geliyor 

Yaptıkları çalışmalar sonucunda Urla Şarapçılığın bugün 10 çeşit şarap üreten bir portföye ulaştığını dile getiren Ortabaş, “İyi tarım uygulamalarımız, dünya şarapçılığında bilinilirliğimiz, 2010 Arkitera ödülümüz var. Urla Karası’nın Dünya Üzüm Atlasına girmesi gibi gelişmeler bizlere gurur veriyor. Urla’da şarapçılık alanında yapılan yatırımlar agro ve gastro turizm meraklılarının gözlerini bu rotaya çevirtti. Urla Şarapçılık Bağlarını tanımaya gelen yıllık yaklaşık 100 bin civarındaki ziyaretçimiz aynı zamanda Urla’yı tanıma, Urla’da konaklama, yerel lezzetleri ile tanışma fırsatını da buluyor. Urla gastronomiye ve şarapçılığa gönül verenler için önemli bir rota haline gelmeye başladı” diye konuştu.  

Türk şarabını en çok KKTC, Belçika ve İngiltere tercih etti 

2018 yılında Türkiye’de 51 firma, 27 ülkeye 10 milyon 225 bin dolarlık şarap ihraç ederken ilk sırayı 1,8 milyon dolar ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti aldı. Belçika, 1,6 milyon dolarlık Türk şarabı tercih ederken, İngiltere 1.5 milyon dolarlık şarap ihracatı ile zirvenin üçüncü basamağının sahibi oldu.

 

EİB: Seçim Bitti Önceliğimiz Ekonomiyi Düzlüğe Çıkarmak

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

01.04.2019 – Yerel seçimler ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Seçim bitti, şimdi çalışma zamanı. Seçilen belediye başkanlarının görevi akıllı kent teknolojileri ile vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek, iş dünyasının önceliği ise; ekonomiyi düzlüğe çıkarmak” şeklinde konuştu. 

Türk halkının yüzde 84’e ulaşan katılım oranı ile demokrasiye bağlılığını ortaya koyduğunu anlatan Eskinazi, seçim sonuçları incelendiğinde, Türk halkının her siyasi partiye uyarılarını yaptığını, siyasi partilerin bu uyarıları dikkate alarak, toplumun tamamını kucaklayan söylemlerle politikalarını güncellemelerini ümit ettiklerini kaydetti.

Kamuoyunun aylardır kilitlendiği 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinin 1-2 üzücü olay dışında Türkiye genelinde demokratik olgunlukla geçtiğine işaret eden Eskinazi, “Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi, İl Genel Meclisi Üyesi ve Muhtar olarak seçilen adayları kutluyor, yeni görevlerinde yaşadıkları şehir, ilçe, belde ve mahallelerin çağdaş bir kimlik kazanması için kendilerine duyulan güvene yakışır hizmetler yapmalarını bekliyoruz” diye konuştu.  

Kalkınmanın yerelden başladığını unutmayalım  

Millet iradesinin sandığa yansıdığının altını çizen Eskinazi şöyle devam etti; “Türkiye’nin bundan sonraki süreçte yapması gereken hızla ekonomiye odaklanmak olmalıdır. 2018 yılının son çeyreğinde yüzde 3 küçülen Türk ekonomisinde küçülmenin durması ve tekrar büyümeye geçmesi için mahalli idarelerimizin yöneticilerine de büyük görevler düşmektedir. Kamu kaynaklarını doğru kullanarak, yerel değerleri katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırarak kalkınmanın yerelden başlamasına öncülük etmeliler. Yeni seçilen mahalli idarecilerimizden, geçmiş dönemde yerel kalkınma için atılan adımları daha ileri taşımalarını istiyoruz. İhracatçılar olarak yerelde üretilen değerlerin katma değere dönüşmesi için işbirliğine hazır olduğumuzu bir kez daha paylaşıyorum.”  

Türkiye’nin 1 Nisan 2019 tarihi itibariyle 4.5 yıl seçimsiz bir döneme girdiğini hatırlatan Eskinazi, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmak için önünde bulunan 4.5 yıllık süreyi popülist politikalardan uzak, Türkiye’nin ihtiyacı olan reel politikalar izleyerek çok iyi değerlendirmesi çağrısında bulundu. Eskinazi, “İhracatçılar olarak, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için İnovasyon, Ar-Ge ve Tasarım odaklı üretim ve ihracata yoğunlaşacağız, toplumun tüm kesimlerinin aynı bilinçle hareket etmesi halinde ekonomimizin içine girdiği darboğazdan kısa sürede çıkacağından hiçbir şüphemiz yok. Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu güçlendirecek reformlara bugünden odaklanmalıyız” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Türk Doğaltaş Sektörü Çin’den Vazgeçmeyecek

10.03.2019 – Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın son günü 4 Türk ihracatçısının gözaltına alınmasının üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Kaya, bu olayın son derece güçlü olan Türkiye-Çin ilişkilerine zarar vermemesini dilediklerini, Çin’in Türk doğaltaş sektörü için öncelikli ihraç pazarı olmaya devam edeceğini dile getirdi.

Türk doğaltaş sektöründe, en büyük ihraç pazarı Çin’de 150 firma ile katıldığı Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın son günü 4 Türk ihracatçısının gözaltına alınmasının üzüntüsü yaşanıyor.

Büyükelçimiz ve Başkonsolosumuz teyakkuz halinde

Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu gerçekleştiren Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, Türkiye’nin Çin Büyükelçisi Abdulkadir Emin Önen’in ilk andan itibaren yanlarında olduğunu, Türkiye’nin Guanco Başkonsolosu Melih Bora Kerimoğlu’nun Xiamen’e gönderdiğini, Türk Büyükelçiliğinin teyakkuz halinde olduğunu kaydetti.

Çok başarılı bir fuar geçirdik

Çin’in doğaltaş ithalatının gerilediği bir dönemde Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na 150 Türk firması ile gittiklerini hatırlatan EMİB Başkanı Kaya, “Özellikle işlenmiş ürüne yönelik büyük bir ilgi ve talep vardı. Beklentilerin çok üzerinde, başarılı geçen fuarın son günü 4 Türk mermer ihracatçısının göz altına alınmasının üzüntüsünü yaşıyoruz. Şu anda bir netlik yok, Pazartesi günü resmin daha net ortaya çıkmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Çin polisinin fuar boyunca fuar alanında firmaları rahatsız edecek hiçbir tutumunun olmadığının altını çizen EMİB Başkanı Kaya şöyle devam etti: “Türk firmaları güvenlik açısından hiçbir sorun yaşamadı. Çin, Türk doğaltaş sektörünün en büyük ihraç pazarı. Yüzlerce firmamız Çin’e uzun yıllardır milyarlarca dolarlık ihracat yaptı, bundan sonra yasalara uygun şekilde ihracat yapmaya devam edecek. Bu olayın sektörümüzün Çin pazarındaki ilişkilerine zarar vermeyeceğine inanıyoruz. Çinli müşterilerimizi 27-30 Mart 2019 tarihlerinde İzmir’de düzenlenecek olan İzmir Marble Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda ağırlamak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.”

Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na katılan 150 Türk firmasının yetkilileri fuar sonrası sorun yaşamadan Türkiye’ye dönüşlerini gerçekleştirdi.

 

EİB’den Şubat Ayında 1 Milyar 57 Milyon Dolarlık İhracat

05.03.2019 – Ege İhracatçı Birlikleri, Şubat ayında 1 milyar 57 milyon dolarlık ihracata imza attı. EİB’nin 2018 yılı Şubat ayı ihracatı ise; 1 milyar 82 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti. Ege Bölgesi’nden ihracat Şubat ayında yüzde 2 geriledi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin son bir yıllık ihracatı ise; yüzde 8’lik artışla 13 milyar 265 milyon dolar oldu. EİB çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinden 6 tanesi, 2018 yılı Şubat ayına göre ihracatını arttırmayı başarırken, 6 ihracatçı birliği 2018 yılı Şubat ayı performansına ulaşamadı.

Sanayi ürünleri ihracatı 602 milyon dolar oldu

Şubat Ocak ayında EİB’den yapılan sanayi ürünleri ihracatı 602 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, tarım ürünleri ihracatı 397 milyon dolar oldu. Madencilik sektörünün ihracatı ise; 58,6 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Demir-çelik ihracatı zirvedeki yerini korudu

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yer alan 12 ihracatçı birliğinin ihracatları incelendiğinde, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 113,8 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat rakamıyla zirve ortağı oldu.

Şubat ayında ihracatta yatay bir seyir izleyen Ege Tütün İhracatçıları Birliği 81,2 milyon dolarlık ihracat tutarıyla adını listenin üçüncü sırasına yazdırdı. İhracatta tekrar toparlanma sürecine giren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise; yüzde 8’lik ihracat artışı yakaladı ve 78 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.

Kuru meyve ihracatı yüz güldürüyor

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerini dünyanın dört bir tarafına ihraç eden Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 15’lik ihracat artış hızı yakaladı ve 71 milyon dolar ihracata imza attı.

2019 yılı için 1 milyar 50 milyon dolar ihracat hedefi belirleyen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şubat ayında yüzde 13’lük ihracat artışı yakalayan EYMSİB 61,7 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatını hanesine yazdı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği, en büyük ihraç pazarı Çin’de inşaat sektöründe yaşanan durgunluk nedeniyle Şubat ayında yüzde 21’lik ihracat düşüşü yaşadı. EMİB’in ihracatı 2018 yılı Şubat ayında 74 milyon dolar iken, 2019 Şubatında 58 milyon dolara geriledi.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Şubat ayında 49 milyon 635 bin dolarlık ihracata imza atarken, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 34 milyon 18 bin dolarlık ihracatı kayda aldı.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 17 milyon 775 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 15 milyon 595 bin doları Türkiye’ye kazandırdı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise; 14 milyon 307 bin dolarlık ihracat rakamına ulaştı.

İngiltere, ABD’yi geçti

Egeli ihracatçılar, Şubat ayında 175 ülkeye ihracat yapma başarısı gösterirken, Almanya 121,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini kimseye kaptırmadı. Almanya’ya ihracatta Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü 27 milyon dolarlık tutarla lider olurken, Ocak ayında üçüncü olan İngiltere ise; Şubat ayında 78 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yükseldi ve Amerika Birleşik Devletleri’ni geride bıraktı. Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında Amerika Birleşik Devletleri 77 milyon dolarlık tutarla üçüncü oldu.

 

Dünya’nın En Büyük Moda Fuarının En Büyük Katılımcısı Türkiye Oldu

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

Fransa’ya hazırgiyim ihracatımız 1 milyar dolara koşuyor 

19.02.20118 Türkiye’ye yıllık 18 milyar dolara yaklaşan döviz kazandıran Türk Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörü, Paris’te Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nda Türk modası rüzgârı estirdi.  

Dünya genelinde konfeksiyon sektörünün en prestijli fuarı konumunda olan Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nın en büyük katılımcısı 32 firma ile Türkiye olurken, Türk firmaları İlkbahar – Yaz 2020 sezonu koleksiyonlarını dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçıların beğenisine sundu.  

Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; 12-14 Şubat 2019 tarihlerinde Fransa’nın Başkenti Paris’te düzenlenen Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 8. Kez düzenledi.  

Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nın her yıl Şubat ve Eylül aylarında olmak üzere iki kez düzenlendiği bilgisini veren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş, bu yıl 29 firma ile katılım sağladıklarını ve bugüne kadarki en yüksek katılımla Paris’te olduklarını kaydetti.

Fransa’ya ihracatta hedef 1 milyar doları geçmek 

Türkiye’nin konfeksiyon ihracatında Fransa’nın en büyük 5. pazar olduğunu anlatan Sertbaş, “Fransa’ya 2018 yılında 888 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Kısa vadeli hedefimiz 1 milyar dolar barajını geçmek. 2019 yılında bu hedefe ulaşmak için çalışacağız. Her ürün grubunda dünya genelinde büyük alıcılar PV Fuarı’nı ziyaret ettiler, fuara120 ülkeden 55 bin ziyaretçi geldi. PV Fuarı’na katılarak sadece Fransa’ya yaptığımız ihracatta değil, diğer ülkelere gerçekleştirdiğimiz ihracatta da artışlar bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye fuarın en prestijli yerini istiyor 

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği olarak, PV Fuarı’na ilk katıldıkları 2015 yılında 10 firma ile Milli Katılım Organizasyonu yaptıkları bilgisini paylaşan EHKİB Başkanı Burak Sertbaş, sonraki yıllarda katılımcı sayılarının sürekli artarak, 2019 yılında 29 firmaya ulaştıklarını dile getirdi. Sertbaş açıklamasını şöyle sürdürdü; “Türkiye, bireysel katılım sağlayan Türk firmaları ile birlikte 32 firma ile PV Fuarı’nın en büyük katılımcısı konumuna geldi. PV Fuarı’na hayat veriyoruz. O nedenle, fuar idaresi ile yaptığımız toplantıda fuar alanının en prestijli yerini istedik. Firmalarımızın konumunun iyileştirilmesi yanında standart olan stantların firmalarımızın daha iyi sunum yapabilmeleri için daha özellikli olması konusunda talebimizi ilettik. 2020 yılı Şubat ayındaki fuarda bu taleplerimizin yerine getirileceği sözünü aldık.” 

İplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar, tasarım sektörlerini bir araya getiren Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na 30 ülkeden yüzde 71’i uluslararası alıcı olmak üzere 1.750 firma ve kuruluş katılırken, 120 ülkeden 55 bin profesyonel tarafından ziyaret edildi.

Genç tasarımcılar son trendleri yerinde gördü 

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “EİB 13.Moda Tasarım Yarışması”nda finale kalan tasarımcılar, Fadime Yıldırım, Yağmur Aysan, Ezgi Vural ve Elif Doğu, EHKİB Organizasyonu’nda Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’nı ziyaret etme ve konfeksiyon sektöründeki son trendleri görme fırsatı yakaladı.  

Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na katılan Türk firmaları ise şunlar oldu; “AKCAKAYA GROUP TEKSTIL A.S., AKCINAR GIYIM URETIM SAN TIC LTD STI, APAZ TEKSTIL DIS TICARET SAN.LTD.STI, AYDIN SCV TEKSTIL GIYIM A.S, BAGGI TEKS.ITH.IHR.SAN.TIC.VE.A.S., BOSPORUS TEKSTİL SAN. İTH.İHR.İÇ VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ., CBF TEKSTIL VE DIS TIC A.S, DERA GIYIM KUYUMCULUK INS. TEKSTIL SAN. VE TIC. LT, DND TEKSTIL IC VE DIS TIC.LTD.STI., EGEDENIZ TEKSTIL SANAYI VE TICARET A.S., EKEN TEKSTIL SANAYİ VE TİCARET A.Ş., EKPEN TEKSTIL SANAYI VE TICARET A.S., FIRATTEKS TEKSTIL SAN.VE.TIC.LTD.STI., GULSEN TEKSTIL SAN VE TIC LTD STI, IYA TEKSTIL SANAYI VE TICARET LIMITED SIRKETI, KEFELI Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti., KOSTÜM GIYIM SAN VE TIC AS, LAMODA TEKSTİL San.Tic. Ltd., LARMA TEKSTIL SAN. VE TIC. AS, LEANA TEKSTIL SAN VE TIC AS, MERGU TEKSTIL KONF. SAN. TIC. LTD. STI., MODALT TEKSTIL KONFEKSIYON SAN.VE TIC. LTD STI, MOSI TEKSTIL SAN. VE TIC. LTD. TI., PRF TEKSTIL PAZARLAMA SAN TIC LTD STI, SEYFELI DIS TICARET LTD STI, TRIO GOMLEK SAN.TE.LTD.STI, TULINE TEKSTIL SAN TIC AS, VERSION TEKSTIL TURIZM SAN.VE DIS TIC A.S, YILMAZ TEKSTIL SANAYI VE TICARET A.S.”

 

EİB’den Ocak Ayında 1 Milyar 37 Milyon Dolarlık İhracat

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

05.02.2019 – Ege İhracatçı Birlikleri, Ocak ayında 1 milyar 37 milyon dolarlık ihracata imza attı. EİB’nin 2018 yılı Ocak ayı ihracatı ise; 1 milyar 70 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti. Ege Bölgesi’nden ihracat Ocak ayında yüzde 3 geriledi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin son bir yıllık ihracatı ise; yüzde 11’lik artışla 13 milyar 294 milyon dolar oldu. EİB çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinden 5 tanesi, 2018 yılı Ocak ayına göre ihracatını arttırmayı başarırken, 7 ihracatçı birliği 2018 yılı Ocak ayındaki performansının gerisinde kaldı.

Sanayi ürünleri ihracatı 572 milyon dolar oldu

Ocak ayında EİB’den yapılan sanayi ürünleri ihracatı 572 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken,tarım ürünleri ihracatı 402 milyon dolar oldu. Madencilik sektörünün ihracatı ise; 62,7 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Hububat ve yağlı tohumlar ihracat artış rekortmeni oldu

2018 yılında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 7 tarım birliği arasında ihracat artış rekortmeni olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2019 yılının Ocak ayında ise; yüzde 83’lük ihracat artışı yakaladı ve EİB bünyesindeki 12 birlik arasında ihracatını en fazla arttıran birlik oldu. Ocak ayında Ege Bölgesi’nden yapılan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ihracatı 34,4 milyon dolara ulaştı.

Demir-çelik ihracatı zirveye demir attı

2018 yılını zirvede geride bırakan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 2019 yılının Ocak ayında da 119 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 106 milyon dolarlık tutarla zirve ortağı olurken, üçüncü sıranın sahibi 88,7 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği oldu.

Tütün ihracatı yüzde 7 arttı

Ocak ayında ihracatını arttıran birliklerden biri olan Ege Tütün İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 7 arttırarak 80,4 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.

Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında başarılı bir sezon geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 67 milyon 325 bin dolarlık ihracata imza attı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin yeraltı zenginliklerini ekonomiye kazandırarak 62,7 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşırken, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ise; yüzde 5’lik ihracat artışıyla 61 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.Ana ihraç kalemleri mobilya, kağıt ve orman ürünleri olan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Ocak ayında 48,6 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 19,6 milyon dolarlık ihracatta kaldı ve geçen yılki performansını arattı.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 17 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşırken, 2019 yılına İtalya ve İzmir’de düzenlenen fuarlarla giren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 11,3 milyon dolarlık ihracat rakamıyla Ocak ayını geride bıraktı.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Ocak ayındaki performansını değerlendiren EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 2018 yılında ihracat rekorları kıran Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin 2019 yılına parlak bir giriş yapamadığını bu nedenle Ocak ayında ihracatlarının gerilediğini, önümüzdeki aylarda Ege Bölgesi ihracatında toparlanma beklediklerini kaydetti.

Ege Bölgesi’nden yapılan ihracatın tekrar artışa geçmesi için ihracat yapan firma sayısının artması, ihracat yapan firmaların ihracatlarının yükselmesi için fuar, alım heyeti, sektörel ticaret heyeti, URGE Projeleri başta olmak üzere her türlü aksiyonu aldıklarını dile getiren Eskinazi, “Ekonomide son dönemde yaşanan dalgalanmayı üretim ve ihracatımızı arttırarak, yabancı sermaye yatırımı çekerek aşacağız” diye konuştu.

Rusya 15 basamak yükseldi

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ocak ayında 172 ülkeye ihracat yapılırken, Almanya 113 milyon dolarlık ihracat rakamıyla zirvedeki yerini korudu. İkinci sırada 73 milyon dolarlık ihracatla Amerika Birleşik Devletleri yer alırken, üçüncü sıranın sahibi 66 milyon dolarlık ihracatla İngiltere oldu.

2018 yılı Ocak ayında 10 milyon dolarlık ihracatla 24. Sırada yer alan Rusya ise; 2019 yılı Ocak ayında yüzde 140’lık ihracat artışıyla 24,6 milyon dolara ulaştı ve sıralamada 15 basamaklık sıçramayla 9. Sıraya yükseldi.

 

Egeli hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatçılarından tarihi ihracat

Hububattan Mart Ayında Yüzde 120’lik Artış

20.01.2019 – Ege Bölgesi’nden 149 ülkeye hububat, bakliyat, yağlı tohumlar, bitkisel yağ ve baharat ihraç edildi. Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatına 2018 yılında 5 milyar doların üzerinde katkı koyarken, 402 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 37’lik ihracat yükselişiyle ihracatını en fazla arttıran birlik oldu.  

Hububat, bakliyat, baharat, yağlı tohumlar, değirmencilik ürünleri, bitkisel yağ, çikolata ve şekercilik mamullerinin ana ihraç kalemleri olduğunu belirten Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terci, 1940 yılından beri faaliyet gösteren birliğin tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaşmasının gururunu yaşadıklarını, 2018 yılında 149 ülkenin sofralarına lezzet kattıklarını dile getirdi.

Türkiye’nin hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatının 2018 yılında yüzde 5’lik artışla 6 milyar 370 milyon dolardan, 6 milyar 690 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Terci, “Ege Bölgesi’nden yapılan hububat bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatı ise; yüzde 37’lik artış gösterdi. Türkiye geneli artış hızının çok üzerindeki ihracat artışına katkı veren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum” dedi.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2018 yılında kayda aldığı ihracatta bitkisel yağ ihracatının 167 milyon dolarlık tutarla lider olduğunun altını çizen Terci şöyle devam etti: “Haşhaş tohumu ihracatımız yüzde 190’lık artışla 29 milyon dolardan 86 milyon dolara yükseldi. Bitkisel yağ ve haşhaş tohumu ihracatımızı, 34 milyon dolarlık tutarla baharat, 33 milyon dolar ile çikolata izledi.”

2019 hedefimiz 500 milyon dolar 

Türkiye’nin 2023 yılı için ortaya koyduğu 40 milyar dolar gıda ihracatına daha fazla katkı koymak için çaba gösterdiklerini, 2017 yılında 142 ülkeye ihracat yapmışken, 2018 yılında bu sayıyı 149 ülkeye çıkardıklarını anlatan Terci, 2019 yılı için 500 milyon dolar ihracat hedefleri olduğunu, haşhaş tohumu ihracatında en büyük ihraç pazarları Hindistan’a ihracatta yaşanan sorunların çözülmesi halinde 500 milyon dolar ihracat hedefine ulaşacaklarını sözlerine ekledi.  

Hindistan, Yemen ve Almanya ihracatta ilk üç ülke 

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2018 yılında 149 ülkeye ihracat yapma başarısı gösterirken, Hindistan 61,3 milyon dolarlık tutarla ilk sırada yer aldı. Yemen, 26 milyon dolarlık ihracatla zirve ortağı olurken, 2017 yılında ihracatta lider ülke olan Almanya, 2018 yılında 21 milyon dolarlık ihracatla zirvenin üçüncü basamağında kendisine yer buldu. Bu ülkeleri; Suudi Arabistan, Cezayir, Cibuti, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri ve Venezuela takip etti.

 

EİB’nin İhracatında 13,2 Milyar Dolarla 80 Yıllık Rekor Kırıldı

05.01.2019 – Ege İhracatçı Birlikleri, 80. Kuruluş yıldönümü mutluluğunu yaşadığı 2019 yılına yeni bir rekorla ‘merhaba’ dedi. 2018 yılını 13 milyar 324 milyon dolarlık ihracat rakamıyla geride bırakan EİB tarihindeki en yüksek ihracat rakamına imza attı. EİB, Aralık ayında ise; 1 milyar 34 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.  

Ege İhracatçı Birlikleri, 2017 yılında 11 milyar 822 milyon dolar ihracat kaydı gerçekleştirmişken, 2018 yılında yüzde 13’lük artışla 13 milyar 324 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırdı.  

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde bulunan 12 ihracatçı birliğinin tamamı 2018 yılında ihracatını arttırma başarısı göstererek tarihi başarıya ortak oldu.  

Sanayi ürünleri ihracatı 7.4 milyar dolara ulaştı 

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2018 yılında kayda aldığı sanayi ürünleri ihracatı yüzde 15’lik artışla 6.4 milyar dolardan 7.4 milyar dolara çıkarken, tarım ürünleri ihracatı yüzde 11’lik artışla 5 milyar dolar barajını aştı. Madencilik sektörü ise; yüzde 6’lık ihracat artışıyla 919 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.  

Demir-çelik ihracatı zirveye demir attı 

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, 2018 yılında yüzde 52’lik ihracat artış hızıyla ulaştığı 1 milyar 558 milyon dolarlık ihracatla; hem en fazla ihracat yapan, hem de ihracatını en fazla arttıran birlik olarak çifte başarıya imza attı.  

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2018 yılında ihracatını yüzde 7 arttırarak 1 milyar 355 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırdı ve ihracatta zirve ortağı oldu.  

Tütün, tarım birliklerinin lideri oldu 

Ege Tütün İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 7 arttırarak 2018 yılında gerçekleştirdiği 989 milyon dolarlık ihracat rakamıyla tarım birlikleri arasında ilk sırada yer aldı. 2018 yılında, 989 milyon dolarlık ihracat yapan bir diğer birlik ise; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği oldu.  

Hayatımızın Maden sloganıyla, Türkiye’nin yer altı zenginliklerini ekonomiye kazandıran Ege Maden İhracatçıları Birliği 2018 yılında Türkiye’ye 919 milyon dolar döviz kazandırmanın mutluluğunu yaşadı.  

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıyı dünyanın dört bir tarafına ihraç ederek sağlıklı ürünler sunan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2018 yılında yüzde 11’lik ihracat artış hızı yakaladı ve 870 milyon dolar ihracat kaydı gerçekleştirdi.  

Ege Bölgesi’nde yetişen birbirinden lezzetli yaş meyve ve sebzelerle, meyve ve sebzelerden imal edilen mamulleri 4 mevsim, 12 ay dünyanın her noktasına ihraç eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 2018 yılında 831,5 milyon dolar ihracat rakamıyla tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı.  

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2017 yılında 556 milyon dolar olan ihracatını 2018 yılında yüzde 8 geliştirerek 600 milyon dolar seviyesine çıkardı.

2018 yılında ihracatını en fazla arttıran ikinci birlik olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 37’lik artışla 401 milyon dolar ihracat seviyesine ulaştı.  

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ise; yüzde 15’lik performans artışı ile 290 milyon dolar ihracata imza attı.  

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 3’lük artışla 257 milyon dolarlık ihracatı kayda alırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 10 geliştirerek 153 milyon dolar ihracatla 2018 yılına veda etti.  

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 80. Kuruluş yıldönümü olan 2019 yılına tarihi ihracat rakamıyla girmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dünya genelinde ekonomide ticaret savaşlarının yaşandığı, fırtınalı bir döneme girildiğini 2019 yılında ihracat rakamlarında bir duraklama ya da gerileme yaşanmaması için Ticaret Bakanlığı’nın ihracatçılara sağladığı devlet yardımlarının katma değerli ihracatı arttıracak şekilde yeniden kurgulanması gerektiğini dile getirdi.  

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından 2019 yılı için 182 milyar dolar ihracat hedefi konulduğunu ve 2019 yılının ‘İhracatta Sürdürülebilirlik ve Yenilik Yılı’ olarak belirlendiği bilgisini paylaşan Eskinazi, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2019 yılı için 15 milyar dolar ihracat hedefliyoruz. İhracatta İnovasyon, Ar-Ge ve Tasarım eksenli katma değerli ürünler ihraç ederek bu hedefimize ulaşacağız. 2018 yılında olduğu gibi, 2019 yılında da ihracatla büyüyeceğiz” şeklinde konuştu.  

Almanya, ABD ve İngiltere EİB ihracatında zirvede  

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2018 yılında 209 ülkeye ihracat gerçekleştirilirken Almanya 1 milyar 482 milyon dolarlık tutarla geçen yıllarda olduğu gibi 2018 yılında da ilk sırada yer aldı.

Amerika Birleşik Devletleri, 1 milyar 56 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıranın sahibi olurken, Egeli ihracatçıların 1 milyar dolar barajını geçtikleri ikinci ülke olmayı başardı. İngiltere ise; 825 milyon dolarlık ihracatla zirvenin üçüncü basamağında yer buldu. Bu ülkeleri; İtalya, İspanya, Hollanda, Fransa, Irak, Belçika ve İsrail takip etti.