Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri EİB: Türk Su ...

EİB: Türk Su Ürünleri ve Hayvansal Mamulleri Ortadoğu Sofralarını Süsleyecek

14.12.2018 – İhracatta 2023 hedeflerine en yakın sektör konumunda olan Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Ortadoğu pazarını radarına aldı. Ortadoğu sofralarını Türk su ürünleri ve hayvansal mamulleri süsleyecek.

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe faaliyet gösteren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ve İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen Sial Middle East 2018 Fuarı’na katılarak Türk su ürünleri ve hayvansal mamullerini sergiledi.

Sial Middle East 2018 Fuarı’na 50 farklı ülkeden, binden fazla firmanın katılım sağladığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Hongkong ve Singapur gibi bölgesinde ticaret, finans ve turizm merkezi olma hedefi olan B.A.E.’nin hedef pazarları arasında olduğunu kaydetti.

B.A.E.’ne ihracatta süt ürünleri zirvede

Türkiye’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının 2018 yılının 10 aylık döneminde yüzde 14,3’lük artışla 44 milyon 812 bin dolardan, 51 milyon 229 bin dolara çıktığına işaret eden Girit, “B.A.E.’ne ihracatta süt ürünleri sektörümüz 21,8 milyon dolarlık ihracatla lider konumda. B.A.E., 13,8 milyon dolarlık et ve sakatat alırken, Türk su ürünleri sektörümüz 12,6 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Yürüteceğimiz tanıtım çalışmaları ile orta vadede Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihracatımız yıllık 100 milyon dolar barajını kolaylıkla aşabilecek potansiyele sahip” şeklinde konuştu.

Sial Middle East 2018 Fuarı’nda Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’ni Yönetim Kurulu üyeleri Melih İşliel ve M. Cem Sağır temsil ederken, Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi Can Dizdar, Dubai Ticaret Ataşesi Hasan Önal fuarın ziyaretçileri arasında yer aldı.

 

EİB: Venezuella’ya İhracatta Rekor Kırdık

12.12.2018 – Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Venezuella Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro arasındaki siyasi yakınlaşma ihracat rakamlarına olumlu yansıdı. Türkiye’den Venezuella’ya yapılan ihracat, 2018 yılında yüzde 207’lik artışla 36,7 milyon dolardan 112,8 milyon dolara çıktı. Venezuella’nın ithalattaki tercihi Türkiye oldu.

Venezuella’ya Türkiye’den yapılan ihracatta ilk sırayı 56,5 milyon dolar ile hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü alırken, ikinci sıranın sahibi 17 milyon dolarlık ihracatla taşıt araçları ve yan sanayi sektörü oldu. Kimya sektörü ise; Venezuella’ya 11,8 milyon dolarlık ihracata imza attı.

Türk gıda sektörlerinin Venezuella’ya 2018 yılının Ocak – Kasım döneminde yaptığı ihracat yüzde 182’lik artışla 25,9 milyon dolardan, 73,2 milyon dolara yükseldi. Venezuella’ya toplam ihracatta gıda ürünlerinin payı yüzde 65’e ulaştı.

Gıda sektörleri Venezuella’ya ihracatta rekorlar kırdı

Geçtiğimiz yıllarda Venezuella’ya ihracatı olmayan Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü ve Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü 2018 yılında Venezuella’ya siftah yaptı. Venezuella’ya, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 8 milyon 269 bin dolarlık ihracat yaparken, kuru meyve sektörü ise; 2 milyon 363 bin dolarlık Türk üzümü satmayı başardı. Meyve sebze mamulleri sektörü, ihracatını yüzde 18 bin rekor artışla 2 milyon 231 bin dolara yükseltirken, zeytin ve zeytinyağı sektörü yüzde 4 bin 236’lık artışla 1 milyon 503 bin dolara çıkardı.

Venezuella’ya tekstil ve konfeksiyon ihracatı da arttı

Türkiye’nin Venezuella’ya ihracatta başarılı olduğu diğer sektörler ise; Hazırgiyim ve Tekstil sektörleri oldu. Türk hazırgiyim sektörü, Venezuella’ya yüzde 685’lik ihracat artış hızı yakaladı ve 5 milyon 214 bin dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Venezuella, 2018 yılının Ocak – Kasım döneminde 3 milyon 245 bin dolarlık Türk tekstil ürünleri tercih etti.

Uluslararası ticaretin gelişiminde siyasi ilişkilerin çok önemli olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Vekili Birol Celep, Venezuella’ya ihracatta Türk ihracatçılarının yakaladığı başarının temelinde iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin olumlu seyrinin yattığını kaydetti.

Venezuella’nın Amerika Birleşik Devletleri’nin uyguladığı ambargo ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanma nedeniyle derin bir ekonomik krizden geçtiğine dikkati çeken Celep, “Bu süreçte, Türkiye ile Venezuella arasındaki siyasi yakınlaşma, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Venezuella Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun karşılıklı ziyaretleri, bizim ihracat rakamlarımıza olumlu yansıdı. Siyasi ilişkilerdeki yakınlaşmanın ihracatımıza katkısının ilerleyen süreçte artmasını bekliyoruz” diye konuştu.

 

EİB Eskinazi: Büyüme Rakamları Türk Ekonomisinin Acil İnişi Kazasız Yaptığını Ortaya Koyuyor

11.12.2018 – Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde beklentilere uyumlu bir şekilde yüzde 1.6’lık büyüme rakamını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türk ekonomisinin acil inişi en az hasarla yaptığının göstergesi olarak niteledi.

Türkiye’nin 2017 yılının tamamında yüzde 7,4’lük büyüme rakamına ulaştığını ancak bu büyümede üretim ve ihracatın etkisinin sınırlı olduğunu anlatan Eskinazi, “Kaynaklarınızı katma değer üretmeyen alanlara aktardığınızda bunun sürdürülebilir bir büyüme doğurmayacağını yaşayarak gördük. Türkiye, bundan sonraki süreçte üretim ve ihracat eksenli büyümeyi kendisine rota edinmesi gerektiğini acı tecrübelerle gördü” değerlendirmesinde bulundu.

Üretim yapan her fabrikanın üretiminin en az yüzde 50’sini ihraç etmesi gerektiğini her fırsatta dile getiren Eskinazi şöyle devam etti: “Türk ekonomisindeki durgunluğu aşmanın yolu ihracatımızı arttırmaktan geçiyor. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 11.5’luk büyüme kaydetmiş bir ekonominin, ekonomisinin ciddi bir darboğazdan geçtiği süreçte yüzde 1.6 büyümesi küçümsenmemeli, yılın dördüncü çeyreğinde ve 2019 yılında tekrar daha yüksek büyüme rakamlarını yakalayabilmek için üretim ve ihracat eksenli bir rota belirlemeli. Yabancı yatırımcıya güven verecek adımları da hızlıca attığımız takdirde içinde bulunduğumuz girdaptan kurtulabiliriz.”

 

İran’a Yaptırım Azaltmaları Türkiye için Önemli Bir Fırsat

İran ile Ticaret için Hassas Noktaları Bilmek Gerekiyor

İran ile Ticaret Zor ama İmkansız Değil

ABD’nin İran Yaptırımlarının Türkiye’ye etkilerine yönelik bilgilendirme sunumu Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleşti. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde görevli olan Finansal Ataşe Emery S. Kobor’un konuşmacı olduğu etkinlikte, ABD’nin İran Yaptırımları ve Türkiye ile İran arasındaki ticarete yönelik güncel düzenlemeler üzerinde duruldu.

İran’a Ticaret Oldukça Hassas

ABD’nin İran’a yönelik ambargo kararı hakkında dinleyicilere bilgi veren Kobor, düzenlemelerin birincil ve ikincil yaptırımlar olarak gruplandırıldığını, birincil yaptırımların ABD vatandaşlarını, ikincil yaptırımların ise ABD vatandaşı olmayanları kapsadığını söyledi. ABD’nin bu yaptırımlar ile İran’ı global finansal sistemden koparmak ve her türlü ticareti zorlaştırmak amacının altını çizen Kobor, İran ile tanınan muafiyetler ve belirlenen yollar dışında iş yapanların ABD ile iş yapma olanağından mahrum kalacağını, ABD topraklarına giriş yapamayacaklarını ve ABD finansal sistemini kullanarak bu ticareti sağlayanların tutukluluğa uzanan bir yaptırım süreci ile karşılaşabileceğini ifade etti.

Yaptırım Azaltmaları Türkiye için Fırsat

İran ile ticarete yönelik bu tedbirlere rağmen, ABD’nin Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülke için bir takım farklı düzenlemelerinin söz konusu olduğunu ve bu düzenlemelerin 5 Kasım 2018 tarihinde uygulamaya soktuğunu hatırlatan ABD Finansal Ataşesi Kobor, bu düzenlemenin bazı ürünleri ve hizmetleri kapsadığını ve ABD’nin belirlediği farklı bir ticaret modeli üzerinden yürütülebildiğinin altını çizdi. Diğer ülkelere bakıldığında Türkiye ve beraberindeki 7 ülke için “İran Yaptırım Azaltmaları” uygulamasının önemli olduğunu belirten Kobor, 180 gün süreli bu düzenlemenin sürenin sonunda devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu sözlerine ekledi.

En Önemli Nokta SDN Listesi

İran ile Ticaret yapan Türk şirketleri için en önemli noktayı SDN (Specially Designated Nationals And Blocked Persons List) listesinin oluşturduğunu ifade eden Kobor, şirketlerin İran’da ticaret yapacağı kişi ya da tüzel kişilerin bu listede olup olmadığını mutlaka kontrol etmesi gerektiğini, listeyi detaylı incelemenin şart olduğunu söyledi. İran ile Ticaret yapan şirketlerin tüm soruları için “Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi” (OFAC – Office of Foreign Assets Control) ile iletişime geçmeleri gerektiğini, mail ya da telefon yolu ile OFAC’a ulaşılarak görüş alınabileceğini belirtti.

Eskinazi: “Her Konuda Üyelerimizi Bilgilendirmeye Devam Edeceğiz”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ABD’nin İran Yaptırımları konusunun gündemde olan sıcak bir konu olduğunu ifade ederek, “her konuda üyelerimizi bilgilendirmeye devam edeceğiz. Birliğimiz, üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda buna benzer toplantıları organize etmeyi yapmayı sürdürecek.” şeklinde konuştu ve katılımlarından dolayı ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde görevli Finansal Ataşe Emery S. Kobor’a teşekkür etti.

 

Dünya’nın meyve suyu Türkiye’den gidiyor

Meyve suyu ihracatı 222 milyon doları aştı

Türkiye su ihracatından 54 milyon dolar kazandı

Meyve suyu ve su ihracatı 300 milyon dolara koşuyor

Meyve sebze mamulleri sektörü, dünyanın meyve suyu ihtiyacını karşılıyor. Türkiye, 2018 yılının 10 aylık döneminde meyve suyu ihracatını yüzde 32’lik artışla 168 milyon dolardan, 222 milyon 489 milyon dolara çıkardı.

Türkiye, 2018 yılının 10 aylık döneminde ise; 54 milyon 107 bin dolarlık su ihracatına imza attı. Su ve meyve suyu ihraç ettiğimiz ülke sayısı 152 olarak kayıtlara geçti.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin meyve suyu ve su ihracatının 2018 yılının Ocak – Ekim döneminde 276 milyon 596 bin dolara ulaştığını, 2018 yılı sonunda 300 milyon doları aşmasını beklediklerini ifade etti.

Elma suyundan, armut suyuna, karışık meyve sularından greyfurt suyuna, portakal suyundan domates suyuna, tropikal meyve suyundan kiraz suyuna kadar çeşit çeşit meyve sularını dünyanın tüm coğrafyalarına ihraç ettiklerini belirten Uçak, Türk meyve suyu ihracatçılarının, büyük bir başarı hikayesine imza attıklarını kaydetti.

Türkiye’nin meyve suyu ihracatında Amerika Birleşik Devletleri’nin 50 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Uçak, “Hollanda’ya 32,6 milyon dolarlık, İtalya’ya 14,2 milyon dolar, Almanya’ya 12,3 milyon dolar, İngiltere’ye ise; 12,2 milyon dolarlık meyve suyu ihraç ettik. 2019 yılında meyve suyu ihracatımızdaki artış trendinin devamını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Su ihracatında İngiltere zirvede yer aldı

Su ihracatında ilk sırayı 11 milyon 966 bin dolarlık tutarla İngiltere alırken, Almanya 10 milyon 135 bin dolarlık Türk suyu tercih etti. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne 6,5 milyon dolarlık su ihraç ederken, İsrail’e 4,7 milyon dolarlık, Suudi Arabistan’a ise 2,7 milyon dolarlık su gönderildi.

Çin’in yapacağı 30 trilyon dolar ithalattan pay almaya gittik

09.11.2018 – Çin Halk Cumhuriyeti dünya ekonomisini domine etmeye hazırlanıyor. Çin, önümüzdeki 15 yılda 30 trilyon dolar ithalat hedefi koydu. Bugüne kadar ihracatçı kimliği ile öne çıkan Çin’in daha dengeli dış ticaret politikası izleme kararı Türk ihracatçısının ilgisini Çin’e yöneltmesine yol açtı.

Çin’in Şanghay şehrinde 5-10 Kasım 2018 tarihlerinde düzenlenen “Çin İthalat Fuarı”na Türkiye 725 metrekarelik stantta 38 firma katılarak Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatı arttırmak için ürünlerini sergiledi.

Çin İthalat Fuarı’na Ege İhracatçı Birlikleri, info stant ile katılarak Ege Bölgesi’nde üretilen gıda ve sanayi ürünlerinin tanıtımını yaptı. EİB standında İzmir Ticaret Odası ve Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği temsilcileri de hazır bulundu.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Çin’in de ilk kez ithalat fuarı düzenlediğini, Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaretin Türkiye aleyhine ilerlediğini amaçlarının Çin’e karşı verdiğimiz dış ticaret açığını azaltmak olduğunu kaydetti.

Çin’in ithalat fuarı düzenleme kararını dışa açılma politikasında dönüm noktası olarak nitelendiren Girit, “Bugüne kadar ihracat odaklı bir politika izleyen Çin’in bundan sonraki süreçte daha dengeli bir dış ticaret politikası tercih edeceği anlaşılıyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping fuarın açılış konuşmasında 1,3 milyar nüfusa sahip Çin’in önümüzdeki dönem ithalatın artırılması için gümrük tarifelerinin ve ithalat sırasında oluşan maliyetlerinin azaltılması için adımlar atılacağı müjdesini verdi. Jinping konuşmasında önümüzdeki 15 yıllık dönemde Çin’in mal ithalatının 30 trilyon doları, hizmet ithalat rakamlarının ise 10 trilyon doları aşacağı bilgisini paylaştı. Bu yaklaşım Çin’e ihracatını arttırmak isteyen Türk ihracatçılarını heyecanlandırdı” şeklinde konuştu.

Çin’e ihracatta aslan payı madencilik sektöründe 

Türkiye, Çin’e 2017 yılının Ocak – Eylül döneminde 2 milyar 409 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişken, 2018 yılının aynı zaman aralığında yüzde 3’lük artışla 2 milyar 474 milyon dolarlık ihracata imza attı.

Türkiye’den Çin’e yapılan ihracatta madencilik sektörü 1 milyar 267 milyon dolarlık tutarla aslan payını alırken, Çin’e gerçekleştirdiğimiz ihracattan yüzde 51 pay aldı. Kimya sektörü, 389 milyon dolarlık ihracatla en fazla ihracat yapan ikinci sektör olurken, Çin, 127 milyon dolarlık Türk tekstil ürünleri tercih etti. Çin’in ithalatını arttırma politikası sonrasında Türkiye’nin Çin’e sanayi ve madencilik ürünleri ihracatı yanında; zeytinyağı, kuru meyve, yaş meyve sebze ve mamulleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörlerinde önemli artışlar bekleniyor.

 

Türk su ürünleri sektörü, ünlü şeflerle Amerikalılara levrek ve çipura ziyafeti sundu

Türk su ürünleri sektörü ABD’de lezzet şovu yaptı

Amerikalılar, Türk levreği ve çipurasına hayran kaldı

29.10.2018 – Yeni dünyaya yaptığı ihracatı son 9 yılda 115 kat arttırarak 300 bin dolar seviyesinden 35 milyon dolara çıkaran Türk su ürünleri sektörü, ABD pazarı için belirlediği 100 milyon dolar ihracat hedefine ulaşmak için ünlü şeflerle Amerikalılara çipura ve levrek ziyafeti çekti.

Su ürünleri ihracatında lider konumda olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, “ABD Türk Su Ürünleri Günleri” isimli Türkiye Tanıtım Grubu Projesi kapsamında, ABD New York Brooklyn’de düzenlenen 13. International StarChef Congress Etkinliğine katılarak birbirinden renkli etkinliklere imza attı.

Bu yıl “COOKING WITH RESPECT: BETTER PEOPLE, BETTER FOOD” temasıyla düzenlenen etkinlikte Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği organizasyonuyla, ünlü Türk Şef Maksut Aşkar, 23 Ekim 2018 Salı günü Türk Balıkları ile gösteri alanında 45 dakikalık “Turkish Heritage and the Art of Taste-Türk Mirası ve Lezzet Sanatı” şovu yaptı. Öte yandan Türk kültürü ve su ürünleri sektörü hakkında bilgiler verdi.

Amerika’nın su ürünleri tüketiminin kişibaşı yıllık 68 kg. seviyesinde olduğu bilgisini veren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, ABD’nin 2017 yılı su ürünleri ithalatının 3 milyon ton karşılığı, 21.5 milyar dolar olduğunu, Türk balıkçılarının bu pazarda büyüme şansının çok yüksek olduğunu, bu nedenle ABD pazarına yoğunlaştıklarını kaydetti.

ABD’nin su ürünleri ihtiyacının yüzde 90’dan fazlasını ithal ettiğine işaret eden Kızıltan, “ABD, deniz ürünlerini dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden tedarik ediyor. En çok ithalat yaptığı ülkeler Kanada, Çin ve Şili. Hava kargo ile Türk su ürünleri sektörü de ABD’de varlık gösterir oldu. Bu pazarda gideceğimiz çok yolumuz var. Bizim Türkiye için ortaya koyduğumuz 100 milyon dolarlık hedefi çok kısa sürede yakalayabilecek potansiyele sahibiz” şeklinde konuştu.

Türkiye, Neolokal İstanbul Restaurant sahibi ve şefi Maksut Aşkar, Sunday In Brooklyn Restaurant sahibi ve şefi Jaime Young ve Sofra Bakery ortakları Ana SORTUN ve Maura KILPATRICK’ın hazırladığı menüler ve sunumlarıyla “Sunday In Brooklyn Restaurant”ta bir akşam yemeği daveti verdi. Bu yemeğe Stylus, Luxury Web Magazine, Downtown Magazine, National Public Radio, Resident Magazine, TodaysNew, The Today Show, NBC News, Food Network’ün aralarında bulunduğu medya kuruluşlarından basın mensupları yoğun katılım gösterdi. New York Başkonsolos Yardımcısı Gizem Emel, Ticaret Ataşesi Özgür Çelikel ve Ahmet Selçuk Nalbat katıldı. Ayrıca 3 gün boyunca standımızda ABD ‘de yerleşik Türk Şef Özlem Oğuzcan Cranston tarafından hazırlanıp sunulan Türk levrek ve çipurası ile yapılan ürünler müthiş beğeni kazandı. Bu kapsamda levrek karpaçyodan balık ekmeğe kadar değişik ürünlerin tadımı yaptırıldı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir ile Denetim Kurulu Üyesi Yasemin İşsever etkinliklere evsahipliği yaptı.

 

EİB: Türkiye 153 Ülkeye Makarna İhraç Ediyor

26.10.2018 – Makarna, binlerce yıldır zengin-fakir, çocuk-yetişkin, yediden yetmişe herkesin sevdiği, herkesin iştahını açan, mutfakların vazgeçilmez lezzetlerinin başında geliyor. Çeşit çeşit soslar ve baharatlarla lezzeti daha da artan makarna Türkiye’nin önemli ihraç ürünleri arasında yer alıyor.

Türkiye, 2018 yılının Ocak – Eylül döneminde 153 ülkeye 409 milyon dolarlık makarna ihraç etti. Türkiye’nin makarna ihracatı 2017 yılının ilk dokuz aylık döneminde ise; 356 milyon dolar olmuştu. Makarna ihracatı 2018 yılında yüzde 15 gelişim gösterdi.

Makarnanın üretiminin az maliyetli ve kolay olması, farklı şekillerde hazırlanıp tatlandırılabildiği için çok sevilen ve tüketilen bir gıda maddesi olduğunu dile getiren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terci, dünya makarna ithalat pazarının 10 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin 2018 yılında sağladığı yüzde 15 artış hızını sürdürdüğü takdirde 5 yıl içinde makarna ihracatında 1 milyar dolar barajını aşabileceğini ifade etti.

Makarna ihracatımızın 2014 yılında 508 milyon dolar seviyesine çıktığını anlatan Terci, “Türk ekonomisinin üzerindeki kara bulutları, üretimimizi ve ihracatımızı arttırarak dağıtabiliriz. Makarna ihracatımızda bu yıl 2014 yılındaki tarihi seviyeyi de aşacağız. 2018 yılının Ocak – Eylül döneminde 409 milyon dolarlık ihracata imza attık. Makarna sektörünün ihraç pazarlarındaki çeşitlilik bizleri hedeflere ulaşma konusunda cesaretlendiriyor” şeklinde konuştu.

Makarna ihracatında ilk 10 ülkenin 6’sı Afrika ülkeleri

Türkiye’nin makarna ihracatında 2018 yılının Ocak – Eylül döneminde Afrika ülkeleri öne çıkarken, ilk sırayı 49 milyon dolarlık tutarla Angola aldı. Angola’yı 46,7 milyon dolar ile Benin izlerken, üçüncü sırada 32,8 milyon dolar ile Somali yer aldı.

Japonya, 29,3 milyon dolarlık Türk makarnası tercih ederken, Togo’ya 26,6 milyon dolarlık, Irak’a ise 26,1 milyon dolarlık makarna satmayı başardık. Bu ülkeleri sırasıyla Gana, Venezuella, Cibuti ve Suriye takip etti.

 

EİB: Konfeksiyon İhracatçıları Bir Taşla Üç Kuş Vuracak

Konfeksiyon ihracatçıları Hollanda yolcusu. Konfeksiyon ihracatçıları Hollanda Sektörel Ticaret Heyeti ile Hollanda, Almanya ve Belçikalı ithalatçılara ulaşacak 

21.10.2018 – İhracatın ve istihdamın lokomotif sektörlerinin başında gelen Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü, 2023 ihracat hedeflerine ulaşmak için tanıtımda vites arttırdı. Hollanda’ya sektörel ticaret heyeti organizasyonu yapacak olan Türk konfeksiyon ihracatçıları, Hollandalı ithalatçılarla birlikte Alman ve Belçikalı ithalatçılara koleksiyonlarını sunacak.

Ağustos ayında Danimarka’ya yönelik Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyen, Eylül ayında Fransa’da Premiere Vision (PV) Manufacturing Paris Fuarı’na ve İstanbul’da Premiere Vision İstanbul Fuarı’na katılarak ihracatta yeni pazarlar arayışını sürdüren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 23-25 Ekim 2018 tarihleri arasında Hollanda yolcusu.

Yıllık 12 milyar dolarlık konfeksiyon ürünleri ithal eden Hollanda’ya Türkiye’nin 2017 yılında 861 milyon dolarlık konfeksiyon ürünleri ihraç ettiği bilgisini veren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş, Hollanda Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonunda Hollandalı ithalatçılar yanında, Alman ve Belçikalı ithalatçılarla da ikili iş görüşmeleri gerçekleştireceklerini anlattı.

Türk ekonomisi üretim ve ihracatla üzerindeki kara bulutları dağıtabilir 

Kendi tasarım ekipleriyle kendi koleksiyonlarını üreten 20 Türk konfeksiyon ihracatçısı firmanın Amsterdam’ın önemli denim ve moda merkezi De Hallen’de kuracakları stantlarda Hollandalı, Belçikalı ve Alman ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yapacağı bilgisini veren Sertbaş, “Türk ekonomisi üzerindeki kara bulutları üretime odaklanarak ve ihracatımızı arttırarak dağıtabiliriz. EHKİB olarak, 2018 yılının Ocak – Eylül döneminde ihracatımızı yüzde 10’luk artışla 1 milyar 26 milyon dolara çıkardık. Yılsonu ihracat hedefimiz olan 1.5 milyar dolara bu tür etkinliklerde yapacağımız yeni ihracat anlaşmalarıyla ulaşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Sonraki durak Danimarka olacak 

EHKİB Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise; Hollanda Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu için Hollanda’da bulunan ve sektördeki en büyük danışmanlık firmaları arasında yer alan bir moda platformu olan Fashion United firması ile işbirliği yaptıklarını, Fashion United firmasının organizasyonun Hollanda, Almanya ve Belçika’da tanıtılması ve müşterilere ulaşılması kapsamında halkla ilişkiler ve danışmanlık hizmeti sunduğunu ifade etti.

Türk Hazır Giyim Sektörünün Avrupa pazarında konumunu güçlendirmesi için çalıştıklarının altını çizen Seyfeli, “EHKİB Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi olarak, 26-29 Kasım 2018 tarihlerinde Hazır Giyim İhracatını Geliştirme URGE Projesi kapsamında Danimarka’ya Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu organize edeceğiz. Hollanda ve Danimarka’ya yönelik sektörel ticaret heyeti organizasyonlarımızı periyodik hale getirmek istiyoruz. 2019 yılında Avrupa’da ihracatımızda önde olan ülkelere yönelik organizasyonlarımızı da arttırarak sürdüreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

2018 yılında Hollanda’ya konfeksiyon ihracatı yüzde 21 arttı  

Türkiye, Hollanda’nın 2017 yılındaki 12 milyar dolarlık konfeksiyon ürünleri ithalatında 861 milyon dolar ile yüzde 5.5 pay aldı. Hollanda’nın konfeksiyon ithal ettiği ülkeler listesinde dördüncü basamağın sahibi olan Türkiye, 2018 yılının Ocak – Eylül döneminde Hollanda’ya yüzde 21’lik artışla 756 milyon dolar konfeksiyon ürünleri ihraç etti.

2018 yılının 9 aylık döneminde Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Hollanda’ya ihracatı ise yüzde 6’lık artışla 63.6 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

EHKİB’in Hollanda Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu’na katılan firmalar ise şunlar olacak; “AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL A.Ş., BELGÜ TEKSTİL ÜRETİM TİC.SAN.LTD.ŞTİ., DEMİRIŞIK (SARP JEANS) TEKSTİL VE KONF. SAN.VE TİC.A.Ş., DEMOTEKS TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., EGEDENİZ TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş., ENRA TEKSTİL KONF. SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., FIRATTEKS TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., İYA TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., LEANA TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş., MASEKSPORT GIDA VE İTH.MAD.TEKSTİL TARIM İTH.İHR.SAN.TİC.A.Ş., MD TEKSTİL KONF. TURİZM SAN.VE TİC.A.Ş., MODALT TEKSTİL KONF. SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ., MOSİ TEKSTİL SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ., ÖZ SİMGE TEKSTİL SAN.TİC.LTD.ŞTİ., RAL TEKSTİL A.Ş., SEYFELİ DIŞ TİC.LTD.ŞTİ., TAYRA TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., TULİNE TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş., YOTOTEKS TEKSTİL ÜRÜNLERİ SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., ZAROTEKS TEKSTİL İNŞ.İTH.İHR. PAZ. SAN.TİC.LTD.ŞTİ.”

 

Türkiye’nin Kalkınmasının Temelinde İhracat Olacak

17.10.2018 – Türkiye’de son dönemde yaşanan olayların ihracatın önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çeken Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, ihracatı arttırmanın memleket meselesi haline geldiğini dile getirdi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı’nda konuşan TİM Başkanı Gülle, ihracatta dünya pazarından yüzde 1 değil yüzde 1,5 alma hedefinde olduklarını söyledi.

İhracat yapmak bu ülkeye en büyük hizmet

Ekonomideki gelişmeler sürecinde ihracatın önemine vurgu yapan Gülle, ihracatın artık sadece ihracatçının meselesi olmadığını, bir memleket meselesi haline geldiğini kaydetti. Türkiye’nin büyümesi söz konusuysa bunun temelinde ihracat olacağını vurgulayan Gülle, “Çok yakın zaman öncesinde, seçimlerden sonra görevi aldık. Daha koltuğa yeni oturmuşken öyle bir sürecin içine girdik ki ne olduğunu anlamadık ama herkesin anladığı bir şey var; bu ülkenin en büyük değeri, işi ihracatçılar. İhracat yapmak bu ülkeye en büyük hizmet. Kendimize yaptığımız en büyük iyilik. Biz bu yaptığımız işin ne kadar önemli olduğunu bugünkü kadar hiçbir zaman anlamamıştık. Biz biliyoruz ki herkes ‘ihracat ne oldu?’ diye soruyor. Yaptığımız iş o kadar anlamlı ki hepinize çalışmalarınız için teşekkür ediyorum. Yeni şeyler söylemek yapmak lazım. Yeni bir dönemi başlatmak zorundayız. TİM’i onay makamı olmaktan çıkarıp Türkiye’nin geleceğine hizmet eden bir şekle kavuşturmamız gerekiyor. Bunu biz yapmazsak yaptıklarımızın bir ayağı boşta kalır. Biz, Türkiye’de bu kadar önemli işi yapan, övgülerle taçlandırdığımız insanların birliklerinin çok daha etkili olması için çalışıyoruz” diye konuştu.

Egeli ihracatçılar ilk 20 ülkenin 18’ine ihracatını arttırdı

“Biz bu ülke için bir şeyler yapar hale gelmişiz. Bunu da lafla sözle değil ihracatla yapabiliriz” şeklinde konuşan Gülle sözlerine şöyle devam etti: “Herkes biliyor ki bu borçların altından, bu parasal dar boğazın altından ihracatla kalkarız. Biz bunu yaparız. Allah’ın izni ile yaptıklarımıza daha akıl katarak, daha uğraşarak yapabiliriz. EİB’e teşekkür ediyoruz. Çelik ihracatında yüzde 83, hububatta yüzde 61, kuru meyvede yüzde 61, demirde yüzde 50 artışlarını görüyoruz. Demek istersek bunları başarabiliyoruz. İhracatta ilk 20 ülkenin 18’inde Egeli ihracatçıların artışı var. Hindistan gibi rekabette zorlandığımız bölgede ihracatı yüzde 181 arttırma başarınız çok anlamlı.”

Egeli ihracatçılara yeni hedef pazarlar gösterdi

Yeni ekonomik programın ana merkezinde ihracat olduğunu söyleyen TİM Başkanı Gülle, “Türkiye eğer büyüyecekse, kalkınacaksa temelinde ihracat olacak. Yeni projeler ve yeni fikirler üreterek bunu yapabiliriz. Yeni pazarlara gitmemiz gerekiyor. Hazır giyim ihracatında Ege olarak İspanya, Almanya ve İngiltere’de büyük yoğunluk var oysa Fransa ve Japonya’da da bu ihracatımızın yoğunlaşması gerekiyor. Hububatta Hindistan, Almanya ve Cezayir’e ihracat yapmışız. İhracatımızı aynı zamanda Çin, Japonya ve Meksika’ya yoğunlaştırmalıyız. Kuru meyvede ana pazar AB ülkeleri, ABD, Japonya ve Kanada olmuş. Ancak Hindistan ve Brezilya’ya da olmamız gerekiyor. Su ürünleri sektörü Irak’ta yoğun. Çin, Hindistan, Belçika ve Meksika’da da yoğun olmalı. Deri ihracatında yüzde 15’lik artış var. Almanya, Hindistan, Fransa’ya ihracat yapıyoruz. ABD, Kanada ve Güney Kore’ye de yapmalıyız. Zeytin ve zeytinyağında başarı gösteriyoruz. Bunu Uzak Doğu ülkelerine de yapmalıyız” dedi.

2023’te dünya pazarında yüzde 1,5 almak hedefindeyiz

Yapılanların yanında yapılacakların da her zaman var olduğunu vurgulayan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, şöyle konuştu: “Şu anda pazarda yüzde 1 alıyoruz. 2023’te dünya pazarında yüzde 1,5 almak hedefindeyiz. Bu pazarlarda bu ürünü alanlara yoğunlaşmamız başarı hikayelerimizden biri olacak. İhracatçıların sorunlarını biliyor ve çözmeye çalışıyoruz. Her bir ihracatçı kıymetli. Kaybedecek bir tane ihracatçımız yok. Sorunların çözümü konusunda ısrarcıyız. Süreci ayakta kalarak götürmemiz lazım. Bugün basit bir tedavi ile tedavi edeceğimizi sorunu yarın ağır ameliyat gerektirmeden çözmeliyiz.”

İhracatın 5.7’si TL ile

TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracatçılardan gelen TL ile ihracat hakkındaki bir soruya şu cevabı verdi: “TL ile ihracat ile ilgili çalışmalar konusunda açıkçası bu kadar iyi bir performans beklemiyordum. İhracatın 5.7’si TL ile. TL ile ihracatın performansı bakımından bu iyi bir rakam. Burada gelinen son uygulama ile ilgili Ankara’da bir çalışma yapılacak. Orada bunun gelinen noktayı, uygulamayı görüşeceğiz”

TİM Başkanı İsmail Gülle, İhracatçıların finansman sıkıntısı ile ilgili soruya ise; “İhracatçının finansmana ulaşmada önceliği olmalı. Arka arkaya yapılandırmalar gelecek. Bugün basit bir tedaviyle halledilecek sorunu yarın ağır bir ameliyat gerekmeden çözmeliyiz” dedi.

Eskinazi: Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı var

Önümüzdeki süreçte Türk insanının refahı için ağırlıklı olarak üretim ve ihracatın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini kaydeden EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın dediği gibi Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Bu başarı nitelikli üretim ve katma değerli ihracattan geçiyor. ABD ile yaşanan krizin sona ermesi ile birlikte Türkiye’de döviz kuru ve enflasyon ile ilgili rakamların normalleşeceğini umuyor, projelerin hayata geçmesi için daha uygun bir ekonomik iklim oluşacağına inanıyorum. Türk ekonomisinin içinde bulunduğu kaotik ortamdan kurtulmasının yolu ihracatı arttırmaktan geçiyor. Bu süreçte ihracatın önüne taş koymamak lazım” ifadelerini kullandı.

Kredi bulmakta zorlanıyoruz ithalatımızı kendi dövizimizle yapmak istiyoruz

İhracatın ithalata bağımlı hale geldiğini beliren Eskinazi, şöyle konuştu: “İthalatı döviz ile yapacağımıza göre dövize ihtiyacımız var. Şu anda ihracatçı krediye ulaşmada da çok zorluk çekiyor. Türk Eximbank hariç kredi alamıyoruz. Türkiye’deki tüm ihracatçı birliklerinin yedek akçelerinin büyük bölümünü belirli süreliğine Türk Eximbank’a tahsis ediyoruz. Türk Eximbank bu kaynağa kendisi de 10 kat finansman sağlayacak ve ihracatçılarımıza TL kredi kullandıracak. Türk Eximbank’a kara gün dostu tutumu nedeniyle ihracatçılar olarak çok teşekkür ediyoruz. Bu son yaşanan olaylar sonrasında bankaların mali durumları ortada. İhracatçı istediği döviz kredisine ulaşamıyor. Ulaşamayınca tabi zaten sıkıntı çekiyor. Malını almak için dövize ihtiyacı var. Biz kendi dövizi bozduracağımıza kendi dövizimizi kendi alımlarımızda kullanmamıza olanak sağlanmalı.”

TİM stratejik konulara yoğunlaşmalı

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin daha stratejik konulara yoğunlaşması talebini de dile getirdi. Eskinazi, “ “Biz TİM’in; ticaret heyeti, kadro cetveli, personele yapılacak performans ödemesi, etkinliklerimize üniversite hocalarının götürülmesine olur vermek yerine; ihracatımızın artırılmasına yönelik yol haritaları belirlemek başta olmak üzere stratejik konulara yoğunlaşmasını istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Merkez Bankası 3 puan faiz arttırırsa döviz kurları gerilemeye devam eder

Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı’nda Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel ise, güncel ekonomik gelişmelerin Türkiye’ye yansımalarını özetleyen bir sunum yaptı. Gürlesel, Merkez Bankası’nın faiz müdahalesi ve Rahip Andrex Brunson’un serbest kalması sonrasında dolar kurunun 5.7 TL seviyesine geldiğini, Merkez Bankası’ndan 3-4 puanlık bir faiz artırımı gelmediği takdirde döviz kurlarında gerilemenin sınırlı kalacağı öngörüsünde bulundu.

Önümüzdeki üç yıl faizlerde bir düşüş beklenmemesini tavsiye eden Gürlesel, Türkiye’de büyüme rakamlarında hedeflerin altında bir seviyede kalınacağını dile getirdi. Gürlesel, “Dünya genelinde ise talepte bir canlılık olacak. Türk ihracatçısına engel olunmazsa, Türkiye ihracatta önümüzdeki dönemi fırsata dönüştürebilir” şeklinde konuştu

 

EİB: İhracatta İkinci En Büyük Pazar, Büyük Fırsata Dikkat!

14.10.2018

Türkiye’nin ihracatında ikinci, Ege Bölgesi’nin ihracatında üçüncü büyük pazar konumundaki İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde ayrılma süreci Brexit’in Türk gıda ihracatçılarına İngiltere pazarında yeni fırsatlar sunacağını belirten Christiel International Ltd. Satış Müdürü Dean Harris, Türk ihracatçılarına İngiltere’yi hedef pazar olarak gösterdi.

Brexit Türk gıda ürünleri için fırsatlar sunuyor

Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen, “Brexit Sonrası İngiltere” isimli toplantıda konuşan Harris, İngiltere’nin gıda ihtiyacının yüzde 50’sini ithalat yoluyla karşıladığını dile getirdi. Harris, “İngiltere 2017 yılında 229 milyar sterlin gıda ürünleri tüketti. Bu ithalatının yüzde 70’i Avrupa Birliği’nden oldu. Brexit sonrası Türk gıda sektörü açısından gelecek parlak. Şu anda AB ile var olan anlaşmalar nedeniyle dezavantajlı görünen durum Brexit ile fırsata dönüşebilir. Türkiye, İngiltere’ye zeytinyağı, hazır gıdalar, şekerlemeler, atıştırmalıklar ihraç etmeniz mümkün” diye konuştu.

İngiltere’de 500 bin Türk var bu büyük avantaj 

Türk firmalarının İngiltere’de bilinen ve güvenilir markaları satın alarak İngiliz tüketici nezdinde itibar kazanabileceğine işaret eden Harris şöyle konuştu; “Türkiye’de imal edip, İngiliz markası ile İngiltere’ye satabilirsiniz. Bu sizlere rekabette avantaj sağlar. İngiltere’de yaşayan 500 bin Türk var. Bu da sizler için büyük fırsat.”

Brexit sürecini Türk konfeksiyon ve deri sektörleri açısından değerlendiren Estate Kurucu Ortağı ve Müdürü Mike Rowe, konfeksiyon ve deri sektörlerinin İngiltere’ye ihracatında şu anda gümrük vergilerinin sıfır olduğunu o nedenle bu sektörlerin İngiltere’ye ihracatında engel olmadığını, Brexit sonrası için ise, bir netlik olmadığını kaydetti.

İngiliz halkının 2010 ekonomik krizi sonrasında Avrupa Birliği’ne her yıl ödenen 90 milyar sterlini ödemek istemediğini, Avrupa Birliği’nden ayrılma ile sonuçlanan referandum sürecinin bu nedenle yaşandığını anlatan Rowe, “Brexit sonrası tarifeler, gümrük vergileri kalkabilir. Türk üreticilerinin ucuza mal etme avantajları var. Türkiye’nin karşısına çok daha anlamlı imkanlar çıkabilir. 2019 yılında İngiltere’de perakende sektörüne ilgi artacak. Türk deri sektörü firmaları İngiltere’de mağazacılıkta büyüyebilirler” şeklinde konuştu.

İngiltere’nin Türkiye’nin ihracatında 9 milyar 334 milyon dolarlık tutarla ihracat listesinde ikinci sırada olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması anlamına gelen Brexit’in hayata geçmesine 6 ay kala AB ve İngiltere’nin henüz çıkışla ilgili yol haritasında anlaşmaya varmadığının altını çizdi.

Türkiye ile İngiltere’nin stratejik işbirliğinin Brexit sonrasında da devam edeceğine inandıklarını ifade eden Eskinazi, “Ticaret Bakanlığımız, İngiltere ile Türkiye arasında yeni dönemde ayrı ve güçlü bir serbest ticaret anlaşması ya da serbest ticaret anlaşması modelinde bir anlaşma yapmak için çalışmalar yürütüyor. Bu hazırlıklar ihracatçılarımıza güven veriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden İngiltere’ye yapılan ihracat 749 milyon dolar olarak gerçekleşti. İngiltere, Birliklerimizin ihracat listesinde üçüncü basamakta yer aldı. Ege Bölgesi’nden İngiltere’ye en fazla ihracat yapan sektörümüz 135 milyon dolarla kuru meyve sektörü olarak öne çıkıyor. İngiltere’ye yapılan Konfeksiyon ürünleri ihracatı 95 milyon dolar, Elektrik-Elektronik Ürünleri ihracatı 80 milyon dolar, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatı 71 milyon dolar tutarında gerçekleşti” dedi.

İngiltere ihracatımızda ikinci büyük pazar

Türkiye’nin ihracatında İngiltere’nin 9 milyar 334 milyon dolarlık tutarla ihracat listesinde ikinci sırada olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması anlamına gelen Brexit’in hayata geçmesine 6 ay kala AB ve İngiltere’nin henüz çıkışla ilgili yol haritasında anlaşmaya varmadığının altını çizdi.

AB üyesi 28 ülke liderinin 18-19 Ekim’de Brüksel’de gerçekleştireceği zirvede ele alınacak ana başlıklardan birinin Brexit sürecinin geleceği olacağını anlatan Eskinazi, Egeli ihracatçıların, İngiliz danışmanlar, Mike Rowe ile Dean Harris’tan süreci dinlemeleri için zemin hazırladıklarını anlattı. Eskinazi, “Mike Rowe; Perakende ve ithalat, ihracat işlerini içeren uluslararası bir marka portföy yönetim şirketi olan ESTATE firmasının kurucusu ve yöneticisi. Dean Harris ise; İngiltere gıda üreticilerinin ihracat işlerini büyütmelerine yardımcı olmak için 2002 yılında kurulan Christie International firmasında Satış Müdürü. Konusunda uzman iki ismin vereceği bilgilerin ihracatçılarımızın yol haritalarına katkı sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

İngiltere ile kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması bekliyoruz

Türkiye ile İngiltere’nin stratejik işbirliğinin Brexit sonrasında da devam edeceğine inandıklarını ifade eden EİB Koordinatör Başkanı Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Ticaret Bakanlığımız, İngiltere ile Türkiye arasında yeni dönemde ayrı ve güçlü bir serbest ticaret anlaşması ya da serbest ticaret anlaşması modelinde bir anlaşma yapmak için çalışmalar yürütüyor. Bu hazırlıklar ihracatçılarımıza güven veriyor.”

“Brexit Sonrası İngiltere” seminerini organize eden Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar ise; İngiliz danışmanlar, Mike Rowe ile Dean Harris’in sunumlarında Brexit sürecinin nasıl başladığı, güncel durumu ve ilerleyen dönemde neler olabileceği, Brexit sonrası ne gibi fırsatların doğabileceğine değinecekleri bilgisini paylaştı. Zandar, “Ayrıca, olası senaryolar üzerinden Türkiye’nin İngiltere olan ilişkileri ve ticareti üzerinde etkilerinden bahsedecekler” dedi.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden 2017 yılında gerçekleştirdiği ithalatın 341 milyar sterlin olduğuna işaret eden Zandar, şöyle devam etti: “İngiltere’nin toplam ithalatında AB’nin payı yüzde 53. Olası bir anlaşma sağlanamadan İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışı Gümrük Birliği’nin bozulması, yeni gümrük tariflerinin ortaya çıkması ve ihracat-ithalat alanında aksamalara yol açabilecektir.”

EİB ihracatında İngiltere üçüncü sırada

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2017 yılı verilerine göre, İngiltere’ye EİB’den yapılan ihracat 749 milyon dolar olarak gerçekleşti. İngiltere, EİB’nin ihracat listesinde üçüncü basamağın sahibi oldu.

Ege Bölgesi’nden İngiltere’ye ihracatta ilk sırayı 135 milyon dolar ile kuru meyve ve mamulleri sektörü alırken, Konfeksiyon ürünleri ihracatı 95 milyon dolar ile zirve ortağı oldu. Ege Bölgesi’nden İngiltere’ye 80 milyon dolarlık Elektrik-Elektronik Ürünleri, 71 milyon dolarlık Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller ihracatı yapıldı.

Daha önceki haberlerin yer aldığı sayfalara aşağıdan ulşabilirsiniz