Ana sayfa Editör Tunç Şatıroğl...

Tunç Şatıroğlu: Yıldızlara Bakarak Piyasalarda Yön Bulmak

122495114 (FILEminimizer)

Eskiden denizciler yönlerini bulmak için gökyüzündeki yıldızlara bakarlardı. Şimdi de bazı yatırımcılar piyasaların yönünü bulmak için medyadaki yıldızlara bakıyor. Dolar artıyor ve hemen o gün bakıyorsunuz televizyonlarda popüler isimler boy gösteriyor ve size dolar şöyle olacak böyle olacak diyor. Veya ekranlarda “bu işlerde kesin konuşmak mümkün değil ama bana göre şöyle olacak” diyenleri okuyorsunuz. Kimileri konuşmanın veya yazının içine bol bol İngilizce kelimeleri katarak söylediklerini daha da anlaşılmaz hale getiriyor, kimileri de olayı fazlasıyla basite indirgeyerek karşındakine sen bu işlerden anlamazsın ben bu işin hocasıyım edasıyla konuşuyor. Bir de işi olasılık hesabına vuranlar var ki onlar zaten en akıllıcasını yapıyorlar. Zira olasılık hesabında yanılmanız mümkün değildir. Bence %70 ihtimalle dolar düşecek dediğinizde eğer düşmezse zaten çıkması %30 ihtimaldi diyebilirsiniz. Olasılık hesabına benzeyen ve her durumu kapsayan benzer söylemler de vardır. “Eğer dolar şunun üstüne çıkarsa şuraya gider ama bunun altına düşerse de daha da düşer.” Peki, şimdi yatırımcı ne yapsın? Alsın mı yoksa beklesin mi?

Yatırımcı da bunlara bakarak bir yön bulmaya çalışıyor. Bir de soruyu şöyle soralım: Sizce bu kişi bu işlerden bu kadar iyi anlasaydı gelip sizinle paylaşır mıydı? Veya hala daha bir kurumda ücretli olarak çalışır mıydı? Amerikalıların bu gibi durumlar için güzel bir deyimi vardır “Paranı ağızının olduğu yere koymak” derler. Yani siz bunları söylerken kendi dediklerinize inanıp o şekilde para yatırıyor musunuz? O kişi belki gerçekten de yatırımlarını size söylediği gibi değerlendiriyordur, bunu bilemezsiniz. Bazen de çalıştığı kurumun şartları gereği tavsiyede bulunduğu menkul kıymetlerde pozisyonunun olması zaten yasaktır. O zaman yatırım tavsiyesine güvenmeyecek misiniz?

Grafikte birkaç çizgi çekip alım satım kararlarını böyle vermek ve bunda da iyi bir başarı oranı elde etmek mümkün olsaydı emin olun kimse bu işin okuluna gidip finans okumaz, oturup günlerce araştırma yapmaz, mali tabloları incelemez ve sayfalar dolusu araştırma raporu yazmazdı. O zaman bunlara ne gerek olurdu ki? Diğer yandan eğer raporlar ne kadar ayrıntılı ve titiz bir araştırma sonucunda yazılırsa o kadar başarılı yatırım kararı alınabilir diyebilseydik o zaman da sadece raporlara itibar edilir, Fibonacci yalnızca bir matematikçinin adı olarak bilinirdi. Uzun lafı kısası, kimse aslında bu işin doğrusunu bilmiyor gibi görünüyor. Oysa Warren Buffett uzun yıllardan beri hisselere yatırım yapmakta ve kazanmaktadır. Bazen hatalar yapmakta veya fırsatları kaçırmaktadır ancak doğru kararları çoğunluktadır. 1965’ten 2010’a kadar geçen 45 yıllık süre boyunca Warren Buffett’ın yatırım şirketi Berkshire Hathaway, S&P 500 endeksinden her yıl ortalamada %10 daha fazla getiri elde etmeyi başarmıştır.

0

Fotoğraf 1: Warren Buffett ve yanında Benjamin Graham’ın yazdığı Menkul Kıymet Analizi adlı kitap

Warren Buffett New York veya Londra gibi dünyanın büyük finans merkezlerinden birinde değil ABD’nin ortası denebilecek bir yer olan Nebraska eyaletinde 400.000 nüfuslu Omaha’da oturuyor. Bu nedenle kendisine “Omaha’nın Kâhini” de denir. Buffett’ın yatırım kararlarının arkasındaki ana fikir piyasada haksız bir nedenle ucuz kalmış olan hisselere, belirli bir güvenlik payı içinde uzun vadeli yatırım yapmaktır. Diyelim ki bir şirketin değerinin 100 milyon lira olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Buna şirketin adil değeri diyelim. Oysa o şirketin piyasa değeri 65 milyon lira. Bu durumda şirket sizin hesabınıza göre piyasada %35 iskontolu işlem görüyor. Eğer hesabınız doğruysa ve işler yolunda giderse 65 milyonluk şirket 100 milyon olduğunda siz de %53,8 kâr etmiş olursunuz.

Ancak bu işin bir garantisi yoktur. Yaptığımız yatırımda yeterince bilgi sahibi olmadığımız için şirketin adil değerini doğru hesaplayamamış olabiliriz. Veya hesabı doğru yapmışızdır ama ucuz diye aldığımız bir hisse uzun süre ucuz kalmaya devam edebilir, ya da pahalı olduğunu düşündüğümüz bir hisse daha da pahalı hale gelebilir. Ucuz diye bir hisseye yatırım yaparız ancak hisse düşündüğümüz fiyata daha gelmeden, önceden öngörülemeyen bir değişiklik olur ve bu da hissenin adil değerini düşürebilir. Her şeye rağmen bir hissenin ederi konusunda iyi bir fikir sahibi olursak yatırım yaparken de hissenin ucuz veya pahalı olduğu konusunda daha bilinçli hareket edebiliriz.

Modern menkul kıymet analizinin kurucusu olarak kabul edilen Benjamin Graham’e göre piyasalar kısa vadede oy sayma makinesi gibi işler; hangi hissenin daha çok hangisinin daha az popüler olduğunu gösterirler. Uzun vadede ise piyasalar tartı gibi işler; şirketlerin esas değerini ölçer.

Yazının başına dönecek olursak evet eskiden denizciler yönlerini bulmak için gökyüzündeki yıldızlara bakıyorlardı. Ancak zaman içinde denizcilerin yön bulması için bazı araçlar gelişti. Pusula, kurmalı saat ve sekstant sayesinde denizciler dünyayı dolaştılar. Bugün GPS cihazları sayesinde denizlerde seyir daha da kolaylaşmıştır. Oysa yatırımcıların elindeki araçlar sınırlı kaldı. Okumanız gereken onlarca rapor, incelemeniz gereken yüzlerce mali tablo ve yapmanız gereken binlerce hesap var. Yine de bu sınırlı araçlarla Warren Buffett 45 yıldır kazanmaya ve kazandırmaya devam ediyor.

Neyin ucuz neyin pahalı olduğunu nasıl anlayacaksınız? Araştırma raporları bu iş için iyi bir başlangıçtır. Ancak kendiniz de en azından bu raporları anlayacak kadar biraz temel analiz öğrenmelisiniz. Biraz öğrendikten sonra, hem araştırma raporlarını inceleyip hem de uygun yazılımları kullanarak kendiniz de hisseleri incelediğinizde yatırım kararlarınızı daha bilinçli verebilirsiniz. Ucuz kalan hisselerden bir portföy oluşturup sabrederek sonunda kazançlı çıkabilirsiniz. Ama destek ve direnç arasında sıkışır ve kısa vadeli kârlar peşinde koşuyorsanız işiniz şansa kalmıştır. Kaybedersiniz diyemem zira şansınız yaver gider ve iyi kazançlar elde edebilirsiniz. Ama bilin ki bu yaptığınız işe yatırım değil spekülasyon denir.

Bireysel yatırımcıysanız uzun vadeli yatırım yapabilirsiniz. Portföy yöneticileri için her zaman böyle bir imkân yoktur zira sene sonunda hesap vermek zorundadırlar. Alacakları ikramiye de sene sonu performansıyla ölçülür. O nedenle genelde fon yöneticileri hatta hedge fonu yöneticileri kısa vadeli çözümler peşinde koşmak durumundadırlar. Ve onların ellerinde sizin elinizde olmayan araçlar vardır. Siz bu araçların küçük bir kısmına ciddi paralar ödeyerek ulaşsanız bile yine de bazı araçlar fon şirketlerinin tekelindedir. Bu işlerde yüksek isabetli algoritmalar, rakipler şaşırtan stratejiler ve çok yüksek hızda çalışan bilgisayarlar kullanılır. Bu konuya ileride daha ayrıntılı değineceğim. O nedenle kısa vadeli kazançlar peşinde koşuyorsanız ki bilin ki piyasada bu işi sizden çok daha iyi başarabilen büyük oyuncular bulunmaktadır. Siz onların sahasına girdiğinizde artık avsınız. Ama siz bireysel yatırımcı olduğunuzdan yatırım yaparken amacınız sadece kazanmak ve kayıplarınızı minimumda tutmaktır. O nedenle maaşınıza zam almak, ikramiye kazanmak veya patronunuz tarafından takdir edilmek gibi bir amaçla kısa vadeli al sat işlerine kalkışmak zorunda değilsiniz. Bu da büyüklere karşı sizin avantajınızdır. Oyunu onların sahasında ve onların kurallarında oynamayı kabul etmeyerek şansınızı arttırabilirsiniz. Bu da büyüklere karşı sizin avantajınızdır.

Tunç Şatıroğlu, 23 Ocak 2012