Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Zayıf Finansm...

Zayıf Finansman Kalitesi Son İki Ayda Rezerv Kullanımına Sebep Oldu

Türkiye’nin 2016 yılı cari işlemler açığı zayıf ekonomik göstergelerinden biri olarak kaldı. TCMB tarafından açıklanan veriye göre aralık ayı cari işlemler açığı 4.270 milyon dolar olarak açıklanırken, yıl boyu toplam verdiğimiz cari açık 32.605 milyon dolar tutarında geçekleşti. Aralık ayında Cari işlemler dengesindeki açığı finanse etmesi gereken finans hesabında 4.662 milyon dolarlık ciddi bir çıkış gerçekleşmiş. Yani ödemeler dengesinde yer alan cari işlemler açığı, finansman hesabındaki çıkış sebebiyle ile finanse edememişiz. Cari işlemler dengesi ve finansman hesabında oluşan 8 milyar 930 milyon dolarlık açığı finanse edebilmek için yaklaşık 7 milyar tutarını merkez bankasının döviz rezervlerinden kullanılmış, geriye kalan yaklaşık 2 milyar dolarlık kısmı ise kaynağı bilinmeyen net hata ve noksan kaleminden karşılanmış. Aralık ayında oluşan cari açığın finansmanı oldukça zayıf, bu nedenle Merkez Bankasının rezervinden kullanmışız. Aynı zamanda Türkiye’nin aralık ayında yaptığı 1.264 milyon dolarlık altın ithalatı da cari açığın yüksek oluşmasını tetikleyen önemli diğer bir faktör olmuş görünüyor.  Ekonomideki yavaşlamaya istinaden dış ticaret açığının 48 milyar dolardan 40 milyar dolara gerilediğini görüyoruz.

Türkiye büyümesi ile cari açık arasında doğru yönde bir korelasyon var. Büyümedeki artış sağlandığında doğrusal olarak cari açıkta da artış görüyoruz. Ancak 2016 yılı büyümesi ilk iki çeyrekte iyi bir performans göstermesine karşılık 3.çeyrekte %1.8 daralma yaşamıştı. Fakat buna rağmen cari açığın katı bir şekilde iki senedir 32 milyar dolar tutarında açık verdiğini görüyoruz. 2017 yılında da küresel faiz oranlarındaki artışla beraber yaşanacak kur hareketleri, global tüketime bağlı olarak artan enerji fiyatları sebebiyle cari açığın daha iyi bir performans göstermesini beklemiyoruz. Açıklanan rakamlarla birlikte yıllık olarak cari açık/ GSYH oranı da %3.8 ile sürdürülebilirliğini korudu.

Ödemeler dengesinde yer alan alt kalemleri özetlersek;

Merkez Bankasının Rezervleri

Kasım ve Aralık ayları hariç merkez bankasına bu yıl 8.5 milyar dolar rezerv girişi sağlamış olmamıza karşın, son iki ayın kötü performansı sebebiyle 7.7 milyar dolarlık rezerv kullanmak durumunda kalmışız. Yani yılın 10 aylık döneminde Merkez Bankası rezervlerine yapılan katkıyı son iki ayda neredeyse sıfırlamışız.

Hizmetler Dengesi

Hizmetler dengesi gelirleri ise 2015 yılına göre %36 azalma göstermiş. Hizmetler dengesindeki en büyük kayıplardan biri ise seyahat kalemi dediğimiz turizmde yaşanmış. Türkiye’nin turizm gelirleri geçtiğimiz seneye göre %34 azalmış.

Finans Hesabı

Ödemeler dengesinde cari açığın finansmanında kullanılan finans hesabındaki doğrudan yatırımlar kaleminde %28 oranında azalma yaşanmış. 2016 yılı finans piyasaları bakımından oldukça zor bir yıl olarak geçmiş, gerçekleşme ihtimali az olan ve risk olarak görülen tüm faktörler beklenmedik bir biçimde karşımıza çıkmıştı. Toplamda bu yıl doğrudan yatırımlar 9 milyar dolar olurken, aralık ayındaki giriş 1.5 milyar dolar ile tüm senenin üzerinde bir giriş yaşanmış. Portföy yatırımlarında ise yine aralık ayında 1.914 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydedilmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, aralık ayında yurtdışı yerleşikler hisse senedi piyasasında 118 milyon ABD doları net alım yaparken devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 414 milyon ABD doları net satım gerçekleştirmiştir. 2016 yılında toplam portföy yatırımları 6.404 milyon dolar seviyesinde oluştu. Geçtiğimiz yıl ise 15.719 milyon dolarlık portföy çıkışı yaşanmıştı.

Ayrıca bankalar bu yıl yurtdışına 6.812 milyon dolarlık borç senedi ihraç ederek, yurtdışından sağladığı kaynak 2015 yılının neredeyse iki katı olarak gerçekleşmiş.

Özetle; Dış ticaret açığı nedeniyle oluşan döviz açığı ile gelişen ülkelere yönelik olarak sıcak para olarak nitelendirdiğimiz yabancı yatırımların azalması Türkiye’nin döviz ihtiyacının artmasına hâsıl oluyor. Merkez bankası rezervlerindeki azalma da ekonomideki kırılganlıkları artıran diğer bir faktör oluyor. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere zor bir yıl geçiren Türkiye ekonomisini 2017 yılında zor bir yıl bekliyor.

 

Beste Naz Köksal | ARAŞTIRMA MÜDÜR YARDIMCISI

İntegral Yatırım Menkul Değerler A.Ş.