Ana sayfa Haberler Döviz Korumal...

Döviz Korumalı Mevduatta Çevrim Yöntemi Değişti…

Döviz korumalı mevduatta çevrim yöntemi değişti… Enver Erkan yazdı…

31.12.2021 – Resmi Gazete’de yayımlanan kararnamelerle, döviz korumalı ve altın korumalı mevduatın çevrim oranları ve vade sonu oranlarının döviz fiyat sabitleme yöntemi değiştirildi:

  • Yeni hesapların açılış tarihinde TRY’nin döviz karşısındaki seviyesini belirlemek için kullanılan dönüşüm kur oranı, günde altı kez açıklanacak kurlar kullanılarak belirlenecek.
  • Daha önce Merkez Bankası’nın her gün saat 11.00’de açıkladığı kurlar esas alınıyordu. Vade sonundaki oranın belirlenmesinde saat 11:00’de açıklanan sabitleme kullanılmaya devam edilecektir.
  • Katılım hesabına sağlanacak gelirin, Merkez Bankası tarafından katılım bankaları ile açık piyasa işlemleri kapsamında yapılan bir haftalık yeniden satım vaadi ve alış işlemlerinde katlanılan maliyetten düşük olması durumunda katılım bankası, Katılım bankacılığı esasları çerçevesinde fark olup, ödenmeyen kısım için Merkez Bankası ödeme yapmayacaktır.
  • Banka, anapara ve faizini Türk Lirası mevduat hesabı sahibine vade sonunda, katılma hesabı bakiyesini vade sonunda, katılma hesabı sahibine öder.

Normalde TCMB’de 15.30’da gösterge kurları açıklar, DTH’dan TL’ye çevrimli mevduat ürünü için ise özel olarak her gün 11.00’de dönüşüm kurunu açıklayacaktı. Para birimi korumalı mevduatlar için özel olarak dönüştürme oranının belirlenmesi uygulaması kaldırılmıştır. TCMB, döviz kurunu her saat 10:00 ile 15:00 arasında açıklayacak. Örneğin; TCMB alış kurunu saat 12:00’de açıkladı, bu durumda siz 12:00-13:00 saatleri arasında DTH’dan TL’ye çevrilen hesap cinsinde o kur üzerinden hesap açacaksınız. 13:00-14:00 saatleri arasında ise 13:00’de açıklanan kur bazında hesap açılacak.

 

 

 

TCMB: Döviz ZK’lardan komisyon, TL ZK’lara nemalandırma teşviki… Enver Erkan yazdı…

28.12.2021 – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yabancı para mevduat ve yabancı para katılma fonu hesaplarından TL vadeli mevduat ve katılma hesaplarına çevrilen tutarlara zorunlu karşılık ve komisyon teşvikleri uygulayacaktır. Merkez bankası, bankaların tutmak zorunda oldukları yabancı para cinsinden zorunlu karşılıkları üzerinden yıllık %1,5 komisyon alacak.

  • TCMB tarafından bankalara gönderilen yazıya göre, döviz tevdiat hesapları ile döviz cinsi katılım fonu hesaplarından vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürülen tutar, Türkiye’de uygulanan en yüksek zorunlu karşılık oranı (%8) ile çarpılarak iki katına çıkarılmaktadır. Merkez bankası, dövizden liraya çevrilen mevduatlarla ilgili olarak zorunlu karşılıkların bir kısmına %14 (bir haftalık repo faizi) oranında daha yüksek bir nema ödeyecek.
  • Maddede, bankacılık sisteminde Türk Lirası’nın toplam mevduat/katılım fonları içindeki payının artırılarak finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla 20 Aralık 2021 tarihinde Türkiye’de yerleşik ve dolar cinsinden döviz tevdiat hesabı bulunan gerçek kişiler, avro ve sterlin veya yabancı para cinsinden bir katılım fonu, söz konusu hesaplarını vadeli mevduatlar üzerinden açabilir. Türk lirası mevduat/katılım hesabına geçmeleri halinde TCMB tarafından sağlanan destekten yararlanabilecekleri, vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına çevrilen tutarların zorunlu karşılık yükümlülüğünden muaf tutulacağı hatırlatıldı.
  • Döviz mevduatlarının %10’unu 21 Ocak 2022’ye kadar, %20’sini 18 Mart 2022’ye kadar çeviren bankalar, 2022 sonuna kadar yeni komisyondan muaf olacak.
  • Söz konusu komisyonların zorunlu karşılık dönemine ilişkin ortalama bakiyeler üzerinden hesaplanmasına, tahakkukunun Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında üçer aylık dönemlerde yapılmasına ve ilk iş günü tahsiline karar verilmiştir.
  • Dövizden liraya çevrilen tutar zorunlu karşılıklardan muaf tutulacaktır.
  • Söz konusu değişiklikler, 7 Ocak 2022’de tesisine başlanacak olan 24 Aralık 2021 tarihli sorumluluk döneminden itibaren geçerli olacaktır.

Özetle; yüksek faiz ödenecek olan TL ZK oranı *2 ile nemalandırılırken, dövizden TL’ye çevrilen mevduat yükümlülükleri için bankalardan ZK alınmayacak. Daha önemlisi, döviz karşılığında tutulan ZK’lardan Merkez Bankası’nın %1,5 komisyon alacak olması. Basitçe; bankalar açısından döviz mevduat tutmak daha maliyetli hale getirilirken, ağırlığın TL mevduat tarafında oluşturulması talep ediliyor. Bankaların da bu kapsamda müşterilerini daha çok TL mevduatlarına yönlendirmeleri ve bu kapsamda ZK teşvikinden kaynaklı maliyet ve avantajları hesap esaslarına uygulaması söz konusu olabilir. Kur korumalı TL mevduat türüne geçişte, yabancı para mevduatlarının bir nevi ZK uygulaması kapsamında bir faturaya maruz kalmaları, bunun sonucunda da bankaların nemalandırma veya komisyon türünden maliyetlere daha az katlanmak için TL tipi mevduatlara geçişi teşvik etmeleri sağlanmak istenmektedir.

Tasarruf sahiplerinin yeni mevduat türüne geçişte, TL tutmayı cazip hale getirecek gelişmelere ihtiyacı vardır. Bu kapsamda döviz kurunun inorganik bir şekilde düşük artması veya artmaması, ancak enflasyonun bu dönemde yüksek kalmasının negatif TL getirisi sağlama riski bulunmaktadır. Enflasyonun önümüzdeki aylarda %30 üzerlerinde olacağı, Merkez Bankası politika faizinin yükselmeyeceği ve döviz kurunun hareket bandının sınırlanması gibi etmenleri göz önünde bulundurursak birbirini kilitleyen bir döngüselliğe tasarruf sahiplerinin maruz kalmaması gerekmektedir. Piyasanın beklentilerinin ve tercihlerinin şekillenmesinde enflasyon ve faiz oranlarına ilişkin durumların ana belirleyiciler olmasını ve mudilerin mevduat ürününe olan eğilimlerini belirleyeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, sadece 20 Aralık’tan itibaren olan mevduat hareketleri değil, yeni ürünün sonuçlarına ve döviz kurlarına ilişkin yeni şartların etkisi dahilindeki geniş tabanlı mevduat hareketlerini de izlemek gerekmektedir. Ana kriterlerimiz de, döviz mevduatında tek başına azalış veya TL mevduatında tek başına artış değil, eşlenik olarak DTH-TL geçişini gösteren veriler ve toplam mevduat artışının devam etmesi şeklinde oluşması gereklidir.

 

TL Mevduatlarına Döviz Artışı Koruması: Lira Mevduat Desteğinin Detayları…

TCMB: Döviz mevduat çevrimi teşvikine ilişkin tebliğ detayları… Enver Erkan yazdı…

22.12.2021 – Hükümetin TL yatırımını teşvik etmeye yönelik kur korumalı TL mevduat ürünü açıklamasının ardından, Merkez Bankası da döviz mevduatlarının dövize endeksli lira hesaplarına dönüştürülmesini teşvik etmeye destek vereceğini açıkladı. TCMB’nin sitesinde ve Resmi Gazete’de esaslar ile ilişkili olarak yayınlanan tebliğde önemli detaylara bakacak olursak;

  • Döviz mevduatını TL mevduata dönüştüren ve 3, 6 veya 12 ay vadelerle bankalarda bulunduran kişiler, merkez bankası desteğinden yararlanabilecektir.
  • TL’nin dövizler karşısındaki düşüşü bankaların vaat ettiği faiz oranlarını aşarsa, merkez bankası bu TL mevduat sahiplerinin uğradığı zararları telafi edecektir.
  • 20 Aralık 2021 tarihinden itibaren ABD Doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz mevduat hesabı veya yabancı para katılma fonu bulunan Türkiye’de yerleşik gerçek kişiler, söz konusu hesaplarını TL vadeli mevduat hesabına çevirmeleri halinde destekten yararlanabileceklerdir.
  • Açılacak Türk Lirası vadeli mevduat hesaplarına tahakkuk edecek faiz/kar payı ile hesap açılışındaki ve vade sonundaki döviz kuru karşılaştırılacak ve mevduat ve katılım fonu sahibine daha yüksek oranda ödeme yapılacaktır.
  • Hesap açılışındaki kur ve hesap sonundaki kurdan bağımsız olarak anapara ve faiz/kar payı tutarı banka tarafından müşteriye ödenecektir.
  • Vade üzerinden hesaplanacak tutarın anapara ve faiz/kar payından fazla olması durumunda; aradaki fark TCMB tarafından karşılanacak.
  • Vadesinden önce hesaptan para çekilmesi durumunda destek sağlanamayacaktır.
  • Bankanın mevduat hesabına uygulayacağı faiz oranı, Merkez Bankasınca belirlenen bir haftalık repo ihale oranının altında olamaz.
  • Bu başvuru kapsamında açılan Türk lirası mevduat veya katılma hesapları bir defaya mahsus olmak üzere belirtilen destekten yararlanabilir.

Hazine ve TCMB açıklamalarındaki kavramsal farkların kafa karışıklığı yaratmaması adına; Doğrudan TL mevduat açıldığında kur farkı Hazine tarafından, DTH’den TL vadeli mevduata geçişte ise kur farkı TCMB tarafından karşılanacak. TCMB bildirimi dövizden dönenler için ve bir defaya mahsus olan da 20 Aralık itibariyle hard currency bazlı DTH hesabı olanların bunu TL’ye çevirmeleri kapsamında.

Hazine ve TCMB tebliğlerinde esas farkları da var. Şöyle ki; diyelim 22 Aralık 2021 tarihinde asgari olarak uygulanabilecek %14 faiz oranı üzerinden bir 100 bin TL tutarında 3 ay vadeli mevduat hesabı açtınız. Bunun 3 aylık dönemsel getirisi %3,5, parayı yatırdığınız tarihte ise USDTRY kuru 12 seviyesinde. Vade tarihi olan 22 Mart 2022’de normalde dönemsel getiriniz %3,5 dönemsel faiz üzerinden 3.500 TL. Ana para + faiz ile vade sonunda hesap bakiyeniz 103.500 TL olacaktı. Ancak bu dönemde USDTRY kuru 12’den 15’e artış gösterdi (%25 artış). Kur %3,5 altında artsaydı, sadece anaparanıza %3,5 dönemsel faiz eklenecekti. Kur artışı daha fazla olduğu için ise siz bu dönemde döviz kuru kadar artışı alacaksınız. %3,5 üzerindeki artışlar (12 kur seviyesinden hesaplarsak 12,42 seviyesi üzerine artış) döviz kuru farkı ödemesine konu olacak ve direkt olarak döviz getirisini ana paranızın üzerine getiri olarak elde edeceksiniz. Yani Ana para + kur farkı ödemesi ile hesap bakiyeniz 125 bin TL olacak. Hesabınız doğrudan kur destekli TL mevduat hesabı olarak açıldıysa faiz ile döviz kuru arasındaki fark Hazine tarafından, DTH’dan TL’ye çevrim şeklinde açıldıysa TCMB tarafından ödenecek.

Vade tarihinden önceki para çekimlerinde bu ödemeler alınmayacak. Dolayısıyla, faiz veya döviz kuru farkı ödemelerini vade sonuna kadar beklediğiniz takdirde alabileceksiniz. Döviz kuru faizden fazla arttıysa, direkt olarak döviz getirisini alırsınız. Döviz kuru o kadar artmadıysa ya da düştüyse faizi alırsınız. Asgari mevduat faiz oranının %14 TCMB politika faizi olarak uygulanacak olması, faiz asimetrisi üzerinden Hazine veya TCMB üzerinde gereğinden fazla yük oluşmaması için (Bankalar düşük faiz uygularsa, Hazine veya TCMB’nin ödemeleri gereken kur farkı artar çünkü).

Hazine ödemesine dış borçlanma gereğinin artması üzerinden yaklaşmıştık. TCMB ödemesine ise rezervler üzerinden bakacağız. Rezerv yeterliliğinin düşük olması nedeniyle, toplam para arzının artırılmasının TL’yi değersizleştirip enflasyon olarak yansıması mümkündür. Merkez Bankası’nın devrede olacağı DTH-TL çevrimlerinde uygulamanın bir sefere mahsus olması muhtemelen rezerv kaynaklarının üzerine aşırı yük binmemesi içindir. Tabii, ne kadar DTH bu süreçte TL’ye çevrilecek ve enflasyon ortamında minimum 3 ay TL vadelide beklemek tasarruf sahipleri açısından ne kadar cazip olacaktır, bunu da görmek lazım. Hem kur destekli TL mevduat açılışı, hem de DTH-TL dönüşümüne döviz kuru farkı desteği uygulamalarının başarısı için enflasyondaki artış, negatif TL getirilerinin durumu, TCMB politika faizi ve DTH mudilerinin TL’ye rağbet derecesi önemli olacaktır.

Lira mevduat desteğinin detayları, Enver Erkan yazdı…

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türk para birimini desteklemek amacıyla uygulamaya konulan “Döviz Kuru Korumalı Lira Vadeli Mevduat” aracına ilişkin açıklama yayınladı:

  • Araç, 3, 6, 9 ve 12 ay vadeli TL mevduat hesabı olan kişiler için geçerlidir.
  • Asgari faiz oranı, Merkez bankasının politika faizi olacaktır.
  • Merkez bankası tarafından her gün saat 11.00’de yayınlanacak dolar alış kuru kullanılarak kur farkı hesaplaması yapılacak.
  • Vade sonundaki TL mevduat oranından fazla olması durumunda kur farkı müşterinin hesabına TL olarak yatırılacaktır.
  • Bankalar sisteme gönüllü olarak katılabilirler.
  • Bu tür hesaplarda stopaj yapılmayacaktır.
  • Hükümet, sistemi İslami bankalar için uygulamaya çalışıyor.

Detaylandıracak olursak; dövize yönelik mevcut spot talebi dizginlemek adına mevduat getirilerinin Merkez bankası faiz oranlarının ve ilgili vadedeki döviz kuru yükseliş oranının altında kalmamasının garantisi veriliyor. Hazine, TL mevduatın getirisi döviz kurunun altında kalırsa aradaki farkı telafi edecek. Mesela; %14 Merkez bankası politika faizinden nema uygulanan TL mevduat hesabında işleyen getiri, 1 yıllık sürede döviz kuru %20 olursa direkt olarak %20 oranında uygulanacak. Hazine aradaki farkı hesap sahibine ödeyecek ve pratikte işlemiş olan faiz, döviz kuru hareketi oranında olacaktır.

Mevduat, vade itibariyle... Kaynak: BDDK
Mevduat, vade itibariyle… Kaynak: BDDK

Vade ayrımı konusunu da önemsiyorduk. 32 ve 45 günlük vadelerin bu döviz farkı ödemesine konu olmayacağı anlaşılıyor. 3, 6, 9 ve 12 ay vadeli mevduatta vade tarihinden önceki bozumlarda, faiz ve kur ödemesi olmayacak. İlgili vadelerde, minimum oran Merkez bankası politika faizinin dönemsel indirgenmiş oranı (mesela 6 ay vade için %14 politika faizinin dönemsel oranı kabaca %7) şeklinde işleyecek ve döviz kuru o dönemde faiz oranından daha fazla yükselirse mevduat getirisi döviz kuru artışına eşitlenecek (6 aylık vadede döviz kuru dönemsel faiz %7 iken %10 artarsa getiri de %10 olacak).

Hazine, döviz kuru farkını üstleneceği için kur ne kadar artarsa bütçeye o kadar maliyet oluşturacaktır. Bütçe üzerindeki etkisini, bütçe açığı, borçlanma gereği ve para arzı üzerinden okumak gerekecektir. Bütçe açığını finanse etmek için tüketim üzerinden alınan dolaylı vergiler veya para arzını artırma yolu enflasyonu artırabilecektir. Bu da parasal sıkılaşma ile parasal genişleme kavramlarının iç içe girmesine neden olur. TL hesaplarına döviz kuru kadar nema uygulanması, faiz oranını pratikte döviz kuruna endeksleyeceği için yüksek kur artışlarında faiz artışı etkisi yapar ve bu daraltıcı politikadır. Hazine’nin finansal yüklenimine kaynak olması bakımından para arzının artırılması ise parasal genişleme olur.

Dolayısıyla, sağlıklı bir işleyiş için döviz talebinin azalması, hard currency tarzı hesaplardan TL hesaplarına değişimin olması ve bu minvalde de döviz kurunun aşırı yükselmemesi önemli görünüyor. Liranın stabilizasyonu enflasyon oranlarına yardımcı olabilir. BDDK Ekim verilerine göre; 3 aydan yüksek vadelerde gerçek kişilerin TL mevduatları, toplam TL mevduatın yaklaşık olarak %7’sine denk gelmektedir. Merkez Bankası’nın haftalık vaziyet verilerine göre 10 Aralık haftası itibariyle döviz mevduatlarının toplam mevduatlara oranı %61,7 seviyesindedir.

TL mevduatlarına döviz artışı koruması… Enver Erkan yazdı…

Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi ve lira yatırım teşviki paketini üç ana başlığa ayırabiliriz;

  • Yurtiçi yerleşiklerin döviz talebine karşılık; TL cinsi mevduat faizinden elde edilen kazancı garanti altına alan ve döviz kurundan kaynaklı ekstra getiriyi de içeren lira yatırım teşviki
  • BES’e yapılan devlet katkısının yükseltilmesiyle tasarrufların artırılmasının teşviki
  • Fiyat belirlemekte zorlanan ihracatçıya ileri vadeli kur verilmesiyle ticari hayatta kur belirsizliğinin önüne geçmenin amaçlanması

Bu kapsamda Sn. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar ve yorumlarımız;

  • Bundan sonra hiçbir vatandaşımız döviz kurundaki dalgalanmaların faiz ödemelerinden elde edilen kazanımları ortadan kaldırabileceği endişesiyle mevduatlarını TL’den dövize çevirmek zorunda kalmayacak.
  • İhracatçıların yüksek oynaklık seviyelerinden kaynaklanan döviz risklerini azaltmalarına yardımcı olmak için teslimatsız forward kur seviyeleri verilecek.
  • Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisinden ve döviz rejiminden en ufak bir geri adım atma niyeti ve ihtiyacı yoktur.
  • Devlet tarafından ihraç edilen lira cinsi tahvillere yapılan yatırımlar için stopaj %10’dan %0’a düşürülecek.
  • Bireysel emeklilik sistemine yapılan devlet katkısı %25’ten %30’a çıkarılacak.

Pakette en çok öne çıkan başlık; TL mevduat getirisinden daha yüksek döviz kuru artışı olmasına karşılık, bir nevi tasarruf sahibini döviz artışı riskinden koruyan yatırım teşvikiyle alakalıdır. Buna göre; vadeli TL mevduat hesabında faiz garanti, kur artışı TL faizinin üzerinde gerçekleşirse de getirinin üzerine aradaki fark ödeniyor. Burada, para yatırdığınız gün ve vade sonundaki kur ile faiz oranı arasındaki fark kontrol edilecektir. Eğer, döviz kuru TL mevduat faizinden daha fazla yükselirse normal mevduat getirisinden daha yüksek getiri elde edilecek. Aradaki fark da TL cinsinden mudilere ödenecek. Yatırımcı döviz riskine karşılık, TL getirisini garanti altına alan ve piyasa faiz oranlarının üzerinde kazanç elde edilecek bir şekilde kalkan içine alınacak. Muhtemelen kur farkı ödemeleri için belirli vadeler esas alınacaktır. Vade bozumlarında nasıl ki kısmi çekimlere denk gelen faiz ödemesi kesiliyorsa, benzer bir durum kur getirisi için de söz konusu olacaktır. Yani; 6 aylık vadede 6 aylık dönemsel faiz + (ilgili dönemdeki döviz kuru getirisi – dönemsel TL mevduat getirisi) veya 1 yıllık vadede 12 aylık faiz + (ilgili dönemdeki döviz kuru getirisi – 12 aylık TL mevduat faizi) gibi… Terimsel olarak DCD’ye benzer. Fark ise; DCD’de döviz kuru beklenti aksine hareket edince anaparadan kayıp riski bulunuyor. Ancak burada döviz kuru belli seviyelerin altına geriler ve döviz kuru getirisi mevduat getirisinin altında kalırsa anaparadan eksilme olmayacak, çünkü anapara + TL mevduat faizi garanti altında. Döviz kuru daha fazla artarsa da ilave getiri olacak.

Dolayısıyla, döviz talebini azaltmaya ve TL tasarruf sahibini döviz kuru artışına göre korumaya yönelik olarak değerlendirilebilir. TL mevduat sahibinin riski dövizin artması veya belli seviyelerin altına düşmemesidir. Eğer döviz kurunda artış beklentisi varsa, enflasyondan korunma güdüsüyle normal olan yatırımcı davranışı döviz tasarrufuna geçmektir. Söz konusu önlem, TL mevduatın getirisini cazip hale getireceğinden döviz kurunun baskılanmasına yardımcı olur.

Şimdi burada bazı makroekonomik dengelerden ve kamu maliyesi ile bankacılık sektörü başlıklarından bahsetmek gerekir. Şöyle ki; döviz kuru farkının TL cinsinden ödeneceği anlaşılıyor. Yani, ilgili vadede döviz kurundaki artış sizin getirinize yansısa da, hesabınızda bunun TL karşılığını görecekseniz. Artı olarak, hesap sahipleri aldıkları TL karşılığı döviz kuru farkını vade ödemelerinde dövize çevirmek isteyecekler midir? Döviz kuru farkları ödenirken, yabancı para hesaplarına uygulanan döviz cinsi faiz getirisi de ödemeye dahil edilecek midir? Veya LIBOR veya EURIBOR + belli bir baz puan şeklinde bir yabancı para cinsinden faiz ödemesi yapılacak mıdır? (Döviz cinsi yatırımlara konu olan benchmark faiz oranlarını esas alırsak). Toplam para arzı ve piyasadaki TL miktarı bakımından enflasyon etkisini ayrıca ele almak gerekecektir.

Kısa vadede döviz artışından kaynaklı oluşabilecek sorunlara çözüm getirmeyi amaçlamakla birlikte; kur farkı ödemesinin Hazine tarafından yapılacak olması bütçe dengesi açısından değerlendirilmelidir. Bütçede yeterli yer yoksa bankalar ve Merkez Bankası rezervleri de ödeme kaynakları olacaklar mıdır? Eğer bankalar, döviz kuru riskini üsteleneceklerse buradan kaynaklı maliyetlerini kredilerine yansıtacaklar mıdır? Rezerv yeterliliğindeki sıkıntılar düşünülecek olursa, döviz kurunda istenen seviyelerin üzerinde oynaklık görülürse finansman yeterliliği ne olacaktır?