Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri TCMB Faizi Sa...

TCMB Faizi Sabit Tuttu

12.06.2019 – Merkez Bankası politika faizini yüzde 24’te sabit tuttuğu açıkladı. TCMB tarafından yapılan açıklama şu şekilde yer aldı:

Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.  

İç talep gelişmeleri ve parasal sıkılaştırmanın etkileri enflasyondaki düşüşü desteklemektedir. Bununla birlikte Kurul, fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlamak ve enflasyonun düşüş sürecini hızlandırmak amacıyla sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.  

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.

 

TCMB Faizi Sabit Tuttu

25.04.2019 – Merkez Bankası politika faizini yüzde 24’te sabit tuttuğu açıkladı. TCMB tarafından yapılan açıklama şu şekilde yer aldı:

“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.

İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir. Bununla birlikte, gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ile enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini göstermektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.”

PPK Notundan Çıkan Mesajlar, İş Yatırım

Merkez Bankası (TCMB) bugünkü toplantısında politika faizinde bir değişiklik yapmadı ve haftalık repo faizini %24’te tuttu. Beklentimiz ve piyasa öngörüsü de faizlerde herhangi değişiklik yapılmayacağı yönündeydi.

Bugünkü PPK notundaki en önemli değişiklik önceki metinlerde “enflasyonu etkileyen gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir” ifadesinin kaldırılması oldu. Yeni eklenen cümle ise şu şekilde: “Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir”. Öte yandan enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar verildiği söylemi yerini koruyor. Bu bağlamda yapılan değişiklikler para politikasının geleceği açısından enflasyonun seyrini daha önemli hale getirdi.

Enflasyon cephesinde TCMB gıda fiyatları, ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir nedeniyle fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini söylüyor. Daha önceden enflasyonu düşürücü yönde etki eden ithal girdi maliyetleri (kur gelişmeleri ve petrol fiyatı) bu toplantıda tam aksi yönde enflasyonu yukarı çeken faktör olarak öne çıkıyor. Öte yandan iç talep gelişmeleri (büyümedeki yavaşlama) enflasyon göstergelerindeki iyileşmeyi desteklemeye devam ediyor. Yapılan değişiklikler enflasyon konusunda Merkez Bankası’nın önceki toplantıya kıyasla daha karamsar olduğuna işaret ediyor.

İktisadi faaliyet cephesine dair görüşte bir değişiklik var ancak bu değişikliğin çok önemli olmadığını düşünüyoruz. Önceki notunda ekonomideki dengeleneme eğiliminin belirginleştiğini söyleyen Merkez Bankası bugünkü notunda dengelenmenin devam ettiğini söylüyor ancak belirginleşme sözünü kaldırıyor.

Özetle nottan çıkardığımız 3 mesaj artık ilave faiz artışı olmayacak, koşullar (kur ve enflasyon) müsaade ettiğinde faiz indirimleri başlayacak, ancak faiz indirimi için şartlar kısa vadede uygun görünmüyor. Bu bağlamda her ne kadar ilave sıkılaştırma söyleminin kaldırılması güvercin bir mesaj olarak algılansa da, enflasyon düşene kadar sıkı duruşun korunacağı görüşünün korunması ve fiyat istikrarına etki eden faktörlerin (kur, gıda) enflasyon üzerinde yaratacağı ilave riskler nedeniyle Haziran ayındaki faiz indirimi ihtimali oldukça azalıyor. Gelecek hafta Salı günü açıklanacak enflasyon raporunda TCMB’nin enflasyonun seyrine yönelik vereceği yönlendirme faiz indirimleri konusundaki fikrimizi netleştirecek.

 

 

TCMB, Repo İhalelerine Bir Süre Ara Verildiğini Duyurdu

22.03.2019 – Merkez Bankası, Türk Lirası likidite yönetimine ilişkin bir kara açıklayarak 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verildiğini duyurdu. TCMB tarafından yapılan açıklama şu şekildedir:

Finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak, 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verilmesi kararlaştırılmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.

Bu hamle sıkılaşma hamlesi ile Merkez, piyasadaki TL likiditesini azaltarak ve spekülatif kur pozisyonlarının önüne geçmeyi planlıyor.

 

TCMB, Faizi Sabit Tuttu

06.03.2019 – Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdiğini açıkladı. TCMB tarafından yapılan açıklama şu şekilde yer aldı:

“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.  

İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir. Bununla birlikte, fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

 

Olası Faiz İndirimi İçin Sinyal Henüz Yok, Gedik Yatırım

TCMB, yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini (1 hafta vadeli repo ihale faizi) beklentilerle uyumlu olarak % 24,00 seviyesinde sabit tuttu. Böylelikle, sadeleşme süreci sonrasında yapılan ayarlama kapsamında otomatik olarak gecelik borç alma faizi (faiz koridoru alt bandı) %22,5, gecelik borç verme faizi (faiz koridoru üst bandı) % 25,5, geç likidite penceresi borç verme faizi de %27,00 seviyesinde kaldı. Karar metninde, politika faizinde olası indirimin zamanlamasıyla ilgili sinyal yer almaması nedeniyle olası ilk indirim için nisan ayından ziyade haziran ayındaki toplantının olasılığının arttığını değerlendiriyoruz.

Karar metninde, olası faiz indiriminin zamanlamasıyla ilgili sinyal yer almadı. Karar sonrasında yayınlanan metnin, iktisadi faaliyet ve enflasyonkonusundaki bazı küçük ifade değişiklikleri haricinde bir önceki metinle büyükölçüde aynı olduğu görüldü. TCMB, dış talebin seyrine dair görüşünü doğrudan“gücünü koruyor” demek yerine “gücünü nispeten koruyor” şeklinde ifade ederekbir miktar yumuşattı. Ayrıca, iktisadi faaliyetin genel seyrine yönelik olarak“yavaşlamanın devam ettiği” ifadesinin de “yavaş bir seyir izlediği” ifadesiyle azbir miktar da olsa yumuşatıldığı görüldü. Enflasyon tarafında ise TCMB’nin genelolarak sıkı politika duruşunu koruduğunu yansıtan ifadeler kullanmayı sürdürdüğüsöylenebilir. Metinde, enflasyonda yakın dönemde gözlenen iyileşmenin genelenflasyon görünümü yerine enflasyon göstergeleri düzeyinde bıraktığı görülüyor. Fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiği ve enflasyon görünümünde belirginbir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunacağı ifadelerinin yinelenmesi hem metnin ana mesajı hem de politika faizinin sabit bırakılmasınıntemel gerekçesi niteliğinde. Son iki PPK toplantısının ardından yayınlanan kararmetinlerinin detaylı karşılaştırmaları sonraki sayfada yer almaktadır.

Olası faiz indirimi için haziran ayı olasılığı arttı. Olası faiz indirimi için ilk sinyalin bugünkü karar metninde verilmesini bekliyorduk, ancak TCMB’nin mevcut iletişiminde herhangi bir değişikliğe gitmediği ve sıkı para politikası duruşunu korumayı sürdürdüğü görüldü. Hatırlanacak olursa, TCMB yakın dönemde piyasa ile kurduğu iletişimlerde sıklıkla enflasyonda tek seferlik veya dışsal maliyet unsurları kaynaklı gerilemelerden ziyade kalıcı bir iyileşme trendi görülmedikçe sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etmekteydi. Şubat ayı manşet TÜFE rakamlarında gözlenen düşüşün büyük ölçüde talep kaynaklı olduğu görüldü. Buna karşın gıda fiyatlarındaki katılık, ÜFE’deki yüksek seyir (potansiyel geçişkenlik etkisi) ve yılın ilk yarısındaki düşük baz etkisi hâlen önemli yukarı yönlü riskler olarak kalmaya devam ediyor. Ayrıca, yakın dönemde TÜFE’yi düşürücü yönde etki eden bazı sektörlerdeki vergi indirimleri ile gıdadaki tanzim satışların ilk çeyreğin sonrasına uzatılıp uzatılmayacağı da henüz netlik kazanmış değil.

Diğer taraftan, yıllık çekirdek TÜFE göstergelerinde sürmekte olan aşağı yönlü trendin orta vadeli enflasyon görünümü açısından olumlu bir sinyal oluşturduğunu da not etmekte fayda var. Enflasyondaki yüksek seviyeler ve iktisadi faaliyetteki dengelenme eğilimi politika yapıcılar açısından önemli bir ikilem (fiyat istikrarı ve büyümedeki yavaşlama) yaratmaya devam ediyor. Dezenflasyonist (enflasyondaki yavaşlama) sürecin yılın ilk yarısında yavaş seyredip, olumlu baz etkileriyle yılın ikinci yarısında momentum kazanacağını düşünüyoruz. Buradan hareketle, yıllık TÜFE’nin yılın ilk yarısında yataya yakın (%18-20 aralığı) seyredip, baz etkileri sayesinde geçici de olsa üçüncü çeyrek sonunda %12-13 seviyelerine kadar gerileyebileceğini düşünüyoruz. 2019 yılsonu TÜFE tahminimiz %16 seviyesindeyken; TCMB’nin yılın ilk enflasyon raporunda yer alan 2019 yılsonu TÜFE tahmini %14,9, hükümetin ekonomi programındaki resmi tahmini ise %15,9 seviyesinde.

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak bu sabah katıldığı bir toplantıda önümüzdeki süreçte enflasyon rakamlarına ilişkin iyimser beklentilere sahip olduğunu ve yılsonu enflasyon rakamının ekonomi programındaki tahminlerin altında gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Tüm bu gelişmeleri bir arada değerlendirdiğimizde, TCMB’nin yılın ikinci çeyreği ile birlikte, dezenflasyonist süreçte beklenen iyileşmenin katkısıyla, politika faizinde kademeli bir şekilde başlayabileceği tahminimizi koruyoruz. Ancak, olası indirimlerin para politikasındaki mevcut sıkı duruşu korunmasını sağlamak üzere kademeli gerçekleşeceğini düşünüyoruz. TCMB’nin bu yönde henüz bir sinyal vermemiş olması nedeniyle olası ilk indirim için nisan toplantısından ziyade haziran (12 Haziran) toplantısına yönelik olasılığın arttığını değerlendiriyoruz. TCMB’nin bir sonraki PPK toplantısı 25 Nisan tarihinde gerçekleşecek olup; yılın ikinci enflasyon raporu 30 Nisan’da basın toplantısı tanıtılarak yayınlanacak.

 

Şartlar Değişmedikçe Merkez’in Görüşü Değişmiyor, İş Yatırım

Merkez Bankası (TCMB) bugünkü toplantısında politika faizinde bir değişiklik yapmadı ve haftalık repo faizini %24’te tuttu. Beklentimiz ve piyasa öngörüsü de faizlerde herhangi değişiklik yapılmayacağı yönündeydi.

PPK notu Ocak toplantı notunun büyük ölçüde aynısı. İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon “göstergelerinde” bir miktar iyileşme olduğunu söyleyen Merkez Bankası fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini söylüyor. Önceki toplantıda TCMB “gösterge” sözü yerine “görünüm” sözünü kullanıyordu. Bu değişiklikten anladığımız Merkez Bankası son enflasyon verisindeki olumlu sürprizin henüz enflasyon görünümüne tam anlamıyla iyileşme olarak yansımadığını düşünüyor. Nitekim dün açıklanan Aylık Fiyat Gelişmeleri raporunda enflasyonun ana eğilimindeki yükselişe dikkat çekilmesi TCMB’nin enflasyon görünümüne dair ihtiyatlı duruşunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda enflasyon görünümünde “belirgin” bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun korunacağı ve gerekirse ilave faiz artışına gidileceği söyleminin tekrarlanmasının son enflasyon verisi sonrasında piyasalarda artan Nisan ayında faiz indirimi beklentisini kaldırdığını düşünüyoruz

Metinde iktisadi faaliyet cephesine dair görüşte bir ekleme var ancak bu değişikliğin henüz çok önemli olmadığını belirtelim. Ekonomideki dengeleneme eğiliminin belirginleştiğini bir kez daha söyleyen Merkez Bankası dış talebin “nispeten” gücünü koruduğunu, iktisadi faaliyetin yavaş bir seyir izlediğini not ediyor. Ocak notuna kıyasla dış talepteki gücün korunması konusunda “nispeten” sözünün eklenmesi dış talepte ivme kaybının işaretçisi olarak okunabilir.

Özetle bugünkü toplantıda bir sürpriz olmadı. Zaten tüm piyasa katılımcıları da faizlerin sabit tutulmasını bekliyordu. Hepimiz için önemli olan konu PPK notunun satır aralarında Nisan için bir faiz indirimi sinyalinin verilip verilmeyeceği idi. Nisan toplantısında bir faiz indirimi beklentimiz yoktu ancak son enflasyon verisi ardından piyasalarda Nisan faiz indirimi beklentisi artmaya başladı. Bugün Merkez Bankası’nın enflasyon “göstergelerindeki” iyileşmeye rağmen “enflasyon görünümü” konusundaki temkinli görüşünü korumasının, fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğine dair söylemini yinelemesinin ve sıkı duruşu enflasyon “görünümünde belirgin bir iyileşme görene kadar sürdüreceğini tekrarlamasının bu beklentiyi ortadan kaldırdığını düşünüyoruz. İlk faiz indiriminin Haziran’da olacağı ve yıl toplamında toplamda 475 baz puanlık indirim olacağı yönündeki beklentimizi koruyoruz.

 

TCMB, Faizi Sabit Tuttu

16.01.2019 – Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdiğini açıkladı. Piyasalardaki beklenti PPK’da bir faiz değişikliği görülmeyeceği yönünde bulunuyordu. TCMB’den faiz kararı ile birlikte yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:

“Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğini göstermektedir. Dış talep gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyetteki yavaşlama devam etmektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.  

İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon görünümünde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

 

Merkez Sıkı Durmaya Devam Ediyor, İş Yatırım

Merkez Bankası (TCMB) bugünkü toplantısında politika faizinde bir değişiklik yapmadı ve haftalık repo faizini %24’te tuttu. Beklentimiz ve piyasa öngörüsü de faizlerde herhangi değişiklik yapılmayacağı yönündeydi.

PPK notunda önceki aya ait metin büyük ölçüde korunmuş. İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon görünümünde bir miktar iyileşme olduğunu söyleyen Merkez Bankası fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini söylüyor. Yani enflasyon konusunda temkinli iyimserlik devam ediyor. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun korunacağı ve gerekirse ilave faiz artışına gidileceği söylemi bir kez daha yineleniyor. Bu bağlamda sıkı duruşun devam edeceğine yönelik söylemin korunması iyi haber.

Metindeki ilk değişiklik para politikasına dair verilen sinyalde görülüyor. Merkez Bankası finansal koşullardaki “sıkılığın” etkisiyle iktisadi faaliyette yavaşlamanın devam ettiğini söylüyor. Bu metin önceki notta finansal koşullardaki “sıkılaşma” şeklindeydi. “Sıkılaşma” kelimesinin “sıkılık” kelimesi ile değiştirilmesi artık sıkılaştırma sürecinin sonlandığına (ilave faiz artışının gelmeyeceğine) ancak finansal koşullardaki mevcut sıkılığın bir süre devam edeceğine ve bu durumun iktisadi faaliyeti olumsuz etkilemeye devam edeceğine işaret ediyor.

Nottaki diğer değişiklik de “Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir” cümlesinin eklenmesi oldu. İktisadi faaliyetteki dengelenme sürecinin devam ettiğini düşünen Merkez Bankası bu yıl da cari açıktaki daralmanın devam edeceğini düşünüyor. Bizim görüşümüz de benzer yönde.

Özetle bugünkü toplantıda beklendiği gibi politika faizinde bir değişikliğe gidilmedi. Metindeki sıkılaşma sözünün sıkılık sözüyle değiştirilmesi para politikasında ilave sıkılaştırmanın olmayacağı (enflasyon görünümünde kayda değer bir bozulma veya TL’de sert bir değer kaybı olmadığı takdirde) ancak mevcut sıkı koşulların bir süre daha devam edeceği anlamına geliyor. Yani politika faizi arttırılmayacak ancak bir süre daha faiz bu seviyede tutulacak.

Enflasyonda kalıcı düzeltmenin yılın ikinci yarısında başlayacağı varsayımı ile faiz indirim sürecinin Haziran toplantısı ile başlayacağı yönündeki görüşümüzü koruyoruz. Ancak ilk çeyrekte iktisadi faaliyetteki seyre ve enflasyondaki düşüşün hızına bağlı olarak indirimin Nisan toplantısına alınma ihtimalini de not etmekte fayda var.

 

TCMB, Faiz Kararını Açıkladı

13.12.2018 – Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğini göstermektedir. Dış talep gücünü korumakla birlikte finansal koşullardaki sıkılaşmanın da etkisiyle iktisadi faaliyetteki yavaşlama devam etmektedir.

İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon görünümünde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.

 

TCMB, Belediye, Üniversite ve KİT’lerden Döviz İşlem Bilgisi İsteyebilecek

19.09.2018 – TCMB, Belediyeler, Üniversiteler ve KİT’lerden Döviz İşlem Bilgisi İsteyebilecek. Yeni yönetmelik bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. İşte yeni yönetmelik:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

DÖVİZ POZİSYONUNU ETKİLEYEN İŞLEMLERİN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TARAFINDAN İZLENMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, döviz pozisyonunu etkileyen işlemleri izlemek üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirleyeceği firmalardan bilgi ve belge toplamasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Bankanın, döviz pozisyonunu etkileyen işlemlerini izleyeceği firmaları, istenilecek bilgi ve belgeleri, bu bilgi ve belgelerin toplanma ve izlenme yöntemini, paylaşımını, doğruluğunun denetimini ve konuya ilişkin destek hizmeti teminini kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 44 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar ve kısaltmalar

MADDE 4  (1)  Bu Yönetmelikte geçen;

a) Açıklama formu: Sistemde bulunan, veri formu girişleri yapılırken uyulması gereken kuralları,

b) Banka: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasını,

c) Bağımsız Denetim Standardı (BDS): 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yürürlüğe konan, uluslararası standartlarla uyumlu bağımsız denetim standardını,

ç) Denetçi: KGK tarafından bağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşunu veya denetim üstlenen bağımsız denetçiyi,

d) Destek kuruluşu: Bankaca belirlenen, Sistemin alt yapı ortamını kuran, yazılım, bakım, operasyon ve destek hizmeti temin eden danışman şirketi,

e) Elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında, başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veriyi,

f) Finansal raporlama çerçevesi: Bildirimle yükümlü olan firmanın, 19/12/2012 tarihli ve 2012/4213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Karar uyarınca bağımsız denetime tabi olması durumunda KGK düzenlemelerine göre uyguladığı Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını veya Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardını, bunlar dışındaki firmalar için ise Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardını,

g) Firma: Bildirimle yükümlü olan, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda tanımlanan banka ve finansal kuruluşlar haricindeki gerçek ve tüzel kişileri,

ğ) İmza oluşturma aracı: Elektronik imza oluşturmak üzere, imza oluşturma verisini kullanan yazılım veya donanım aracını,

h) KGK: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,

ı) MERSİS: Merkezi Sicil Kayıt Sistemini,

i) Sistem: Sistemik Risk Veri Takip Sistemini,

j) Sistem kullanıcısı: Banka ve Sisteme giriş yapan, verileri doğrulayan firma, firma yetkilisi, denetçiyi,

k) Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS): KGK tarafından Türkiye Muhasebe Standardı, Türkiye Finansal Raporlama Standardı, Türkiye Muhasebe Standardı Yorum ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı Yorum adlarıyla yayımlanan standartları,

l) Türkiye Muhasebe Standartları (TMS): KGK tarafından yayımlanan, Türkiye Finansal Raporlama Standartları ile Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardını ve KGK tarafından farklı işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için belirlenen standartları ve bunlarla ilişkili diğer düzenlemeleri,

m) Verilerin bağımsız denetimi: Firma tarafından Sisteme girilen verilerin denetçi tarafından KGK düzenlemeleri ile bu Yönetmeliğe göre denetimini,

n) Veri formu: Sistem kapsamında bu Yönetmelik uyarınca belirlenecek firmaların girişini yapmakla yükümlü olduğu ve Banka tarafından belirlenen formu,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Yükümlülük ve Bildirim Usulü

Yükümlülük

MADDE 5 – (1) Yurt içinden ve yurt dışından sağlanan yabancı para nakdi krediler ile dövize endeksli kredilerinin toplamı ilgili hesap döneminin son iş günü itibarıyla 15 milyon ABD doları ve üstünde olan firmalar, veri formu ile talep edilen bilgileri, açıklama formuna uygun olarak Bankaya müteakip hesap döneminden itibaren bildirmekle yükümlüdür. Kredi tutarlarının ABD doları karşılığı ilgili dönemin son iş gününe ilişkin Resmî Gazete’de yayımlanan döviz alış kuru kullanılarak belirlenir.

(2) Bildirimle yükümlü olunup olunmadığının belirlenmesinde, firmanın yabancı para nakdi kredileri ile dövize endeksli kredileri toplamı hesaplanırken varsa son hesap dönemine ilişkin TMS’lere göre hazırlanan finansal durum tablosu, TMS’lere göre hazırlanmış finansal durum tablosunun bulunmaması durumunda ise vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan bilanço dikkate alınır.

(3) Bildirimle yükümlü olan firmanın, yabancı para nakdi krediler ile dövize endeksli kredileri toplamı Bankaca tanımlanan sınırın altında kalması durumunda, müteakip yıllık hesap döneminden itibaren bildirim yükümlülüğü sona erer.

(4) Birinci fıkra uyarınca bildirim yükümlülüğü olan firma, yükümlülüğün başladığı tarihten itibaren 60 gün içinde denetçi ile denetim sözleşmesi yapar.

(5) Firma yönetimi Bankaya bildirilecek verilerin tam ve doğru olmasından sorumludur.

Bildirim usulü

MADDE 6 – (1) Firma tarafından finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanan veriler veri formu kullanılmak suretiyle Bankaya bildirilir.

(2) Bildirim, Sistemde bulunan açıklama formuna uygun olarak yapılır. Bu kapsamda veri girişi, açıklama formunun ekinde bulunan ve veri girişiyle ilgili kuralları tanımlayan kullanıcı kılavuzunda ve Sistemde bulunan tüm adımlar izlenerek eksiksiz olarak yapılır.

(3) Bildirimler, finansal raporlama çerçevesine uygun olarak ilgili yılın 31 Mart, 30 Haziran ve 30 Eylül tarihlerinde sona eren ara hesap dönemleri için takip eden birinci ayın sonuna kadar ve 31 Aralık tarihinde sona eren yıllık hesap dönemi için takip eden üçüncü ayın sonuna kadar tamamlanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Doğruluk Denetimi

Bağımsız denetim

MADDE 7 – (1) Yıllık hesap dönemine ilişkin bildirilen verilerin denetimi, bu verilerin ara dönemlerde bildirilen veriler ile tutarlılığının denetimi de dahil, denetçi tarafından KGK düzenlemelerine uygun olarak izleyen yılın 31 Mayıs tarihine kadar tamamlanır.

(2) Bu denetimlerde, “Özel Hususlar – Tek Bir Finansal Tablonun Bağımsız Denetimi ile Finansal Tablolardaki Belirli Unsurların, Hesapların veya Kalemlerin Bağımsız Denetimi” başlıklı BDS 805 ile birlikte denetimle ilgili tüm BDS’lere uyulur.

(3) Denetçi, bildirilen verilerde, bariz biçimde önemsiz sayılanlar dışında yanlışlık tespit etmesi durumunda firmadan gerekli düzeltmeleri yapmasını Sistem üzerinden talep eder. Denetçi tarafından bildirilen yanlışlıklar firma tarafından beş iş günü içerisinde düzeltilerek Sisteme yüklenir.

(4) Denetçi, olumlu görüş içeren denetim raporunun imzalanmış kopyasını birinci fıkrada belirtilen tarihe kadar Sisteme yükler ve onay işlemini gerçekleştirir.

(5) Denetçi tarafından düzeltilmesi talep edilen yanlışlıkların firma yönetimi tarafından düzeltilmemesi halinde bildirilen veriler için onay işlemi yapılamaz ve olumsuz görüş verilir. Olumsuz görüşü içeren denetim raporunun imzalanmış kopyası birinci fıkrada belirtilen tarihe kadar Sisteme yüklenir.

(6) Bildirilmesi zorunlu olan verilerin denetiminin mümkün olmaması halinde denetçi denetimden çekilir ve bu durumun nedenlerini yazılı olarak Sisteme yükler.

(7) Denetçi, denetim sözleşmesini, Sisteme yüklediği raporları ve altıncı fıkra uyarınca yazdığı yazıyı KGK düzenlemelerinde belirlenen süreler içerisinde KGK’ya bildirir.

Banka tarafından yapılan doğruluk denetimi

MADDE 8 – (1) Banka, firma tarafından bildirilen verilerin çapraz kontrollerini gerçekleştirir.

(2) İhtiyaç duyulması halinde Banka tarafından yükümlüler nezdinde denetim yapılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sistemik Risk Veri Takip Sistemi

Sistemin kuruluşu ve işleyişi

MADDE 9 – (1) Banka, kur riski yönetiminde etkinliği arttırmak amacıyla veri tabanı ve düzenlemelerden oluşan Sistemik Risk Veri Takip Sistemini kurar.

(2) Sistemin işletimi, Banka adına ve vereceği talimatlar doğrultusunda destek kuruluşu tarafından gerçekleştirilebilir. Destek kuruluşu, Sistemdeki bilgilerin gizliliğini korumakla yükümlüdür.

(3) Sistemin kullanıcıları Banka, firmalar ve denetçilerdir.

(4) Firma, Sisteme girmiş olduğu verileri denetleyecek denetçiyi Sistem üzerinden kullanıcı olarak belirler ve denetçi ile imzaladığı sözleşmenin bir örneğini Sisteme yükler.

(5) Firmalar, Banka tarafından belirlenen veri formunun Sisteme girişini belirlenen dönemlerde Sistemin genel ağ adresi olan www.tcmbveri.gov.tr üzerinden gerçekleştirir. Firmanın girişini yaptığı verilerin denetimi tamamlandıktan sonra denetçi tarafından aynı adres üzerinden verilerin onay işlemi gerçekleştirilir.

(6) Sistem kullanıcıları, Sistemin genel ağ sitesi üzerinden elektronik imza oluşturma aracı ile kayıt olarak aktif kullanıcı olur. Sistemin MERSİS entegrasyonu ile firma ön bilgileri dolu olarak getirilir.

(7) Banka, Sisteme ilişkin veri formunu, kullanıcıları veya Sistem ile ilgili açıklama formunu gerektiğinde değiştirebilir.

Kullanıcılara yapılacak bildirimler

MADDE 10 – (1) Banka, firma tarafından belirlenen denetçiye Sisteme girişle ilgili bildirimde bulunur. Söz konusu denetçi, Sistem kullanıcısı olduğunda Sistemde kayıtlı cep telefonuna gönderilen kısa mesaj  ve/veya e-posta yolu ile bilgilendirilir.

(2) Sistem kullanıcılarına, kullanıcı tanımlama ve veri girişleri ile ilgili doğrulama kodları, uyarılar, hatırlatmalar, onay bildirimleri ve benzeri bildirimler, Sistemden gönderilecek  kısa mesaj ve/veya e-posta yolu ile yapılır.

(3) Sistemde yapılacak değişiklikler, Banka tarafından Sistemin genel ağ adresi üzerinden bildirilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Bilgilerin korunması

MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında toplanan bilgilerden kişisel ve özel nitelikte olanlar yayınlanamaz ve açıklanamaz.

Ceza hükümleri

MADDE 12 – (1) Veri bildiriminin yapılmaması, doğru veya eksiksiz gerçekleştirilmemesi veya olumsuz görüş verilmesini gerektiren durumların düzeltilmemesi hallerinde 1211 sayılı Kanunun 68 inci maddesi gereğince işlem başlatılabilir.

(2) Banka, doğru veya tam olmayan verileri onaylayan veya bu Yönetmelikte belirlenen denetim sürelerine uymayan denetçi hakkında KGK’ya bildirimde bulunur.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı yürütür.

 

Merkez Bankası Faizi 625 Baz Puan Arttırdı

13.09.2018 – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası haftalık repo gösterge faiz oranını yüzde 17,75’ten 24’e çıkarttı. Merkez Bankası, gecelik vadede gerçekleştirilen fonlamayı 14 Eylül 2018’den tarihinden itibaren haftalık vadede yapacak. Yapılan açıklamada, fonlamanın tamamının haftalık vadede yapılması için bir haftalık geçiş sürecinin öngörüldüğü ve teknik ayrıntıların ayrıca duyurulacağı belirtildi.

TCMB tarafından yapılan açıklama şu şekilde yer aldı:

“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 17,75’ten yüzde 24’e yükseltilmesine karar vermiştir.

Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyette dengelenme eğiliminin belirginleştiğine işaret etmektedir. Dış talep gücünü korumakla birlikte iç talepteki yavaşlama hızlanmaktadır.

Yakın dönemde enflasyon görünümüne ilişkin gelişmeler fiyat istikrarı açısından önemli risklere işaret etmiştir. Döviz kurundaki hareketlerin de etkisiyle fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiği dikkat çekmektedir. İç talep koşullarındaki zayıflamaya rağmen fiyatlama davranışlarında gözlenen bozulma enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirilmesine karar vermiştir.

Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, para politikası kararlarının gecikmeli etkileri, maliye politikasının dengelenme sürecine vereceği katkı ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.”

USDTRY Merkez Bankası faiz kararı ile en düşük 6,0137’yi gördükten sonra şu anda 6,15 seviyesinin üzerinde seyretmekte…