Ana sayfa Raporlar Forex Raporları Türkiye&#8217...

Türkiye’nin Gündemi ve TL Varlıklara Yönelik Beklentiler, Kudret Ayyıldır

Türkiye: Enflasyon / Para & Maliye Politikaları: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Enflasyon raporu sunumu ve TÜFE’ye yönelik yıl sonu beklentisinin %23,50 olduğunu öğrenmemiz ardından gözler 05 Kasımdaki Ekim ayına yönelik enflasyon verisi sonucundaydı. %24,52 ile en kötüsünü geride bırakıyor muyuz sorusunu sorduğumuz bir ortamda, Ekim ayı TÜFE verisinin %25,24 ile son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktığını görmekteyiz.

Ekim ayı enflasyon verisi ile en kötüsünü geride bıraktık mı sorusunun cevabında net bir konsensüs sağlanamamaktadır. Bu sebeple de Kasım ve Aralık ayına yönelik TÜFE verisi sonuçlarını takip etmeyi sürdüreceğiz. Özellikle yeni zirvelerin olabileceğine yönelik beklentilerin bu aşamada bir adım daha öne çıktığını ayrıca söyleyebiliriz.

Bu aşamada son 15 yılın zirvesi olarak bilinen TÜFE verisi sonrasında TCMB faiz konusunda önemli bir adım atar mı sorusu gündemde yer almaktadır. Enflasyon dinamiklerini takip edeceğini ve sıkı para politikasına devam edeceğini her fırsatta vurgulayan TCMB, %24 olan 1 hafta vadeli repo faiz oranı yani politika faiz oranını Enflasyon rakamına ya da üzerine taşıyıp taşımama hususunda 13 Aralık tarihindeki toplantısı yakinen takip edilmelidir.

Burada bir hatırlatma yapmakta fayda görmekteyim…

*** Enflasyon ile mücadele kapsamında tek başına TCMB’nin adımları yeterli olmayacaktır. Para politikası tarafında TCMB, Maliye politikasında da hükümetin sıkı para politika temasında birlikte ve etkin bir şekilde adım atması gerektiği unutulmamalıdır. Bu sebeple de son süreçteki vergi indirimleri, Para ve Maliye politikasının aynı yönde adımlar attığına yönelik endişelerin ortaya çıkmasını sağlasa da yeni dönemde gerek TCMB gerekse Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Albayrak’tan gelecek olası açıklamalar bu açıdan yakinen takip edilmelidir.

*** Enflasyon sebebiyle TCMB’den sürekli olarak faiz artışı beklemek, ameliyat olması gereken bir hastanın sadece ilaç ile tedavi edilmesi olarak örneklendirilebilir. İlaç belli bir süre sonra bağışıklık sistemine ciddi anlamda zarar vereceği için tedavi konusunda bir fayda sağlamayacaktır. Bu sebeple de tedavi yönteminin tam ters etki yaratma seçeneği bu açıdan göz ardı edilmemelidir. Ayrıca Enflasyonun talepten değil de maliyetten kaynaklandığı bilgisiyle olası faiz artırımının yeni dönemde faydadan ziyade zarar verebileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir.

Türkiye & ABD ilişkileri;

Rahip Brunson’un serbest bırakılması ve bakanlara yönelik karşılıklı olarak yaptırımların geri alınması, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha ılımlı bir noktaya gelmesine imkan tanıdı. Bu süreçte ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarında Türkiye’ye muafiyet uygulanacak mı hususu önem arz etmekteydi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran yaptırımlarından geçici olarak muaf tutulacak 8 ülkeyi Çin başta olmak üzere Hindistan, Yunanistan, Güney Kore, Japonya, Tayvan, İtalya gibi ülkeler olarak belirledi. Türkiye de 8 ülke arasında muaf tutulacak ülkeler arasında yer alarak olası ılımlı ilişkilerin bu noktada korunmasına imkan tanıdı.

ABD ile olan ilişkilerimizin eskiye nazaran daha iyi olduğu bir süreçte özellikle 11 Kasım tarihinde Başkan Erdoğan ile Trump’ın yapacağı görüşme önemlidir. Orta doğu da yaşanılan süreç, Türkiye’nin sınır güvenliğini kontrol altında tutmak için attığı / yeni süreçte atacağı adımlar, ABD ve Türkiye’nin Ortadoğu temasında çalışma koşullarının bu aşamada ortak bir noktada buluşup buluşmayacağı, ayrıca İran’a yönelik geçici yaptırım ve Halkbank sürecine yönelik gelecek yeni açıklamalar, mevcut ilişkin daha iyiye mi yoksa daha kötüye mi gidecek sorusunun cevabı için önemlidir.

Türkiye gündemini bu şekilde bilgilendirdikten sonra TRY’li varlıklarla alakalı beklentilere değinecek olursak;

USDTRY için 5,00 mi 6,00 seviyesi mi gündemde?

13 Ağustos tarihinde USDTRY kurunun 7,1067 ile tarihi zirve seviyesini yenilemesi ardından gerek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gerekse Başkan Erdoğan ve Bakan Albayrak önderliğinde hükümetin attığı adımlar ile zirveden uzaklaşıldığını izledik.

Oynaklığın azaldığı ve dengelenme sürecinin etkin olduğu son süreçte Türk Lirası gelişen ülke para birimleri arasında ayrıştı ve ABD Doları karşısında önemli ölçüde güçlendi. 6,00 seviyesi altına sarkan ve negatif fiyatlama davranışında etkin bir rol oynayarak 5,30 seviyesine kadar gerileyen USDTRY, yeni dönemde negatif fiyatlama davranışını 5,00 hatta daha alt seviyelere taşıyacak mı yoksa bu düşüşler kurda önemli bir alım fırsatı mı sorusuna cevap arayacağız.

Yukarıda yer verdiğimiz sorulara cevap verirken teknik göstergelerde önemli olarak izah ettiğimiz güncel seviyeler destek konumunda 4,78 – 4,84 bölgesi ile 5,20 ve 5,3350, direnç konumunda ise 5,50 başta olmak üzere 5,80 ve 6,00 olarak kaydedilmiştir. Bu seviyelerin neden önemli olduğunu kısaca açıklayalım.

Uzun vadeli görünümde USDTRY kuru 4,78 – 4,84 bölgesi üzerinde pozitif görünümüne devam etmektedir. 4,78 seviyesi aylık grafikte 2011 Mayıs tarihinden beri trend görevi gören 15 aylık üssel hareketli ortalama, 4,84 seviyesi ise haftalık grafikte 2013 Mayıs tarihinden beri trend görevi gören 55 haftalık üssel hareketli ortalama olarak kaydedilmiştir.

Kur ilgili ortalamalar üzerinde kalmayı sürdürürse uzun vadeli pozitif trend görünümüne devam etmek isteyebilir. Bu düşünce ile 5,50 başta olmak üzere 5,80 ve 6,00 seviyelerine doğru trend fiyatlaması izlenebilir. Özellikle 6,00 üzerindeki kalıcı hareketler ( tercihen haftalık ya da aylık kapanış) mevcut trend görünümünün daha da güçlenmesini sağlayabilir ki bu tür bir teyit durumunda tarihi zirve tekrar gündemde yer alabilir. Aksi takdirde yani kurun 6,00 altındaki seyrine devam etmesi durumunda ise 4,78 – 4,84 bölgesine doğru geri çekilme izlenebilir. Bu tür bir geri çekilme izlense dahi 15 aylık / 55 haftalık üssel hareketli ortalamaların üzerinde kaldığı müddetçe uzun vadeli pozitif trendin devam edeceği unutulmamalıdır.

USDTRY kurunun 6,00 seviyesi altında kalmayı sürdürdüğü bir dönem izliyoruz. Bu düşünce kısa ve orta vadeli olarak 4,78 – 4,84 bölgesine doğru geri çekilme beklentisini güçlendirebilir mi? İlgili sorunun cevabı için haftalık grafikte 34 haftalık üssel hareketli ortalama, günlük grafikte ise 144 günlük üssel hareketli ortalama takip edilebilir. Bu ortalamaları temsil eden destek noktaları 5,3350 ve 5,2000 olarak kaydedilmiştir.

Kurun 4,78 – 4,84 bölgesine doğru geri çekilmesi için kısa vadeli olarak 5,3350 altında günlük, orta vadeli olarak da 5,20 altında haftalık kapanışa ihtiyaç vardır. Ancak bu şartla psikolojik 5,00 ve teorik 4,78 – 4,84 bölgesine doğru geri çekilme izlenebilir. Ancak yukarıda da yer verdiğimiz gibi ilgili bölge üzerinde kaldığı müddetçe kur için uzun vadeli pozitif görünüm devam etmekte ve yaşanılacak bu tür bir geri çekilme, uzun vadeli trend takibi için önemli bir görünüm olarak da dikkate alınabilir.

Son süreçte kur 5,30 üzerinde kalmaya çabalayan bir profil oluşturmaktadır. Bu çabanın kısa vadeli güçlenebilmesi için 5,50, orta vadeli teyit kazanabilmesi için 5,80, uzun vadeli teyit kazanabilmesi içinse psikolojik 6,00 seviyesi üzerindeki kalıcı hareketlere ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

Gram Altın için teorik 203 / psikolojik 200 Lira desteği önemli!

USDTRY ile Ons Altın’ın çarpımının 31,10 seviyesine bölünmesi ile elde edilen Gram Altın fiyatında yeni dönemde nasıl bir adım atılacak sorusunun cevabı için özellikle USDTRY kuru fiyatlama davranışı izlenmelidir.

Teknik olarak 03 Şubat 2016 tarihinden itibaren pozitif trend görünümünü destekleyen 40 haftalık üssel hareketli ortalama 203 Lira seviyesinden geçmektedir ve Gram Altın ilgili bölge üzerinde kalmayı sürdürürse uzun vadeli pozitif trend görünümüne devam etmek isteyebilir. Bu düşünce ile 218 başta olmak üzere 228 ve 239 Lira bariyerlerine doğru çıkışlar izlenebilir. Tarihi zirve 272,90 seviyesine doğru olası çıkışlar için 239 üzerindeki kalıcı hareketlere (tercihen haftalık kapanış) ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Alternatif olarak Gram Altın fiyatına pozitif trend görünümünün sona ermesi ve negatif beklentilerin yeni dönemde daha da güçlü bir profile dönüşebilmesi için teorik 203 / psikolojik 200 Lira altındaki kalıcı hareketlere ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

Bist100’de pozitif algı için teyit kazanmaya ihtiyaç vardır!

ABD borsaları dışındaki çoğu borsa 2018 yılını kayıpla geçirmektedir. Bist100 endeksi gerek iç gerekse dış dinamiklere bağlı olarak kaydettiği negatif performansını uzun vadeli yükseliş trendi için dikkate aldığımız göstergelere taşısa da ilgili bölgeler üzerinde kalmayı başardı ve bu tutum yeni döneme yönelik pozitif beklentilerin oluşması adına sevindirici. Ancak son dönemde dikkat çeken pozitif havaya rağmen Bist100 endeksinin psikolojik 100000 / teorik 101000 bölgesini aşamamış olması da bir yandan düşündürücüdür. Bu sebeple de Bist100 endeksinde yeni bir dönemin başlayabilmesi için psikolojik 100 bin / teorik 101 bin üzerindeki kalıcı hareketlere (tercihen 1 haftalık ya da 1 aylık kapanış) ihtiyaç vardır. Aksi takdirde uzun vadeli trend için kıstas aldığımız bölgelere doğru geri çekilmeler izlenebilir. Bu bölgeler, aylık grafikte 75 aylık üssel hareketli ortalamayı temsil eden 84800 ve haftalık grafikte 200 haftalık basit hareketli ortalamayı temsil eden 89500 olarak kaydedilmiştir. Bu süreçte psikolojik 100 bin / teorik 101 bin üzerindeki olası kalıcı hareketlerde de trend destekleneceği için 110500 ve 121700 dirençlerine doğru trend fiyatlaması izlenebilir.

 

Dolar Kuru İçin TCMB Belirleyici Olabilir, Kudret Ayyıldır

23-10.2018 – 19 Ekim tarihinde TCMB kararları ve USDTRY kuruna yönelik beklentileri izah etmiş ve bu çalışmamızı “TCMB İçin Geri Sayım Başladı” uzman görüşü raporumuz ile sizlere aktarmıştık hatırlarsak. (bu yazının aşağısında okunabilir)

TCMB’ye yönelik beklentilerde herhangi bir değişim olmamakla birlikte haftanın ilk iki işlem gününde USDTRY kurunda yaşanılan yukarı yönlü fiyatlama davranışının dikkat çektiğini, bu sebeple de yeni raporumuzda TCMB kararı öncesinde teknik beklentilerde güncel seviyelerin ne olduğunu, TCMB ile kurdaki olası fiyatlama davranışının trend görünümünü değiştirip değiştirmeyeceği hususuna yönelik bilgiler paylaşacağız.

Türk Lirasının hafta başından itibaren gelişen ülke para birimleri karşısında ABD Dolarına yönelik sergilediği negatif performans, USDTRY kurunun 5,50 seviyesinden başlattığı çıkışını 5,90 seviyesine yaklaştırmasına imkan tanıdı.

27 Eylül 2017 tarihinden itibaren uzun vadeli pozitif trend görünümünü destekleyen 144 günlük EMA bölgesinin güncel olarak 5,31 seviyesinden geçtiği ve USDTRY kurunun 5,50 seviyesinden toparlandığı izlendiğinde, uzun vadeli çıkışların desteklendiği bir ortamın yer aldığını söyleyebiliriz.

Ancak bu dönüş tek başına yeterli olmamakla birlikte ilgili dönüşün teyit kazanmaya ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.

Bu açıdan son süreçte USDTRY kuruna yönelik gerçekleşen pozitif fiyatlama davranışı dönüşü simgeliyor mu simgelemiyor mu sorusunun cevabında 34 – 50 periyotluk EMA bölgesi (güncel 5,90 – 5,93) ya da tarihi zirveden itibaren dikkat çeken negatif trend çizgisinin güncel üst noktası aynı zamanda da psikolojik bir seviye olarak izah edebileceğimiz 6,00 bariyeri bu aşamada dikkatle takip edilmelidir.

USDTRY kuru uzun vadeli pozitif trend görünümüne kaldığı yerden devam etmek istiyorsa yani son dönüşüne teyit kazandırmak istiyorsa, 5,90 – 6,00 bölgesi (tüm göstergeleri ortak kullanırsak) üzerindeki kalıcı hareketlere ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.  Ancak bu şartla 6,10 başta olmak üzere 04 Ekim zirvesi 6,23 ve 13 Eylül zirvesi 6,5480 bariyerleri gündemde yer alabilir.

Aksi takdirde yani USDTRY kurunun 5,90 – 6,00 bölgesi üzerinde kalıcı hareketler oluşturmaması durumunda ise ilgili son dönüş teyit kazanmayacağı gibi USDTRY kuru bu düşünce ile kısa vadeli negatif fiyatlama davranışını gündeme taşıyabilir. Bu açıdan 100 günlük EMA bölgesi (5,57) ve psikolojik 5,50 destekleri kısa vadeli olarak gündemimizde yer alabilir

Özellikle bu süreçte 100 günlük EMA bölgesi altındaki kalıcı hareketler, kısa vadeli negatif beklentinin güçlenmesini ve bu doğrultuda uzun vadeli kritik bölgeyi (144 günlük EMA) gündeme taşıyacağı gibi ilgili bölgeden gerçekleşecek olası dönüş durumunda ise uzun vadeli trend takipçilerinin tekrar etkin bir rol alabileceği unutulmamalıdır.

Bilgilendirme-1: USDTRY kurunda izlediğimiz son yükselişler, kısa vadeli olarak gündemde yer alan negatif trend görünümünü henüz sonlandırmadı. Bu sebeple de kur artık döndü her düşüş bir alım fırsatıdır şeklinde bir algıya kapılmak doğru olmayacaktır. Kısa vadeli olarak kur beklentilerini inceleyebilmek için gün içerisinde gerçekleştirdiğimiz analizler takip edilebilir.

Bilgilendirme-2: USDTRY kurunun son süreçte oluşturduğu fiyatlama davranışı ve buna bağlı olarak dikkat edilmesi gerekilen teknik seviyeleri yukarıda sizlere aktardık. Piyasaların gündeminde yer alan TCMB kararlarının kur fiyatlama davranışı üzerindeki olası etkileri bu aşamada kritik bir önem arz etmektedir.

TCMB ile birlikte kısa dönemli fiyatlama davranışında 100 günlük EMA bölgesi (5,57) takip edileceği gibi orta dönemli olarak hangi aşamadayız sorusunun cevabında 144 günlük EMA bölgesi (5,31) ya da mevcut trend teyit kazanacak mı sorusunun cevabında 5,90 – 6,00 bölgesi yakinen takip edilmelidir.

Ekonomik takvim beklentilerini tekrar yorumlayacak olursak:

TCMB ile birlikte USDTRY negatif fiyatlama davranışında daha etkin bir görüntü oluşturmak istiyorsabeklentinin üzerinde bir sonuç çıkması gerekmektedir. Yani TCMB, %24 olan politika faizini artırması gerekmektedir.

TCMB ile birlikte USDTRY pozitif fiyatlama davranışında daha etkin bir görüntü oluşturmak istiyorsabeklentinin altında bir sonuç çıkması gerekmektedir. Yani TCMB, %24 olan politika faizini indirmesi gerekmektedir.

Burada en çok sorgulanan durum ise piyasa beklentisine uyum sağlayan bir kararın çıkması. Yani TCMB’nin %24 olan politika faiz oranında piyasa beklentisi doğrultusunda herhangi bir değişiklik yapmaması yönündedir.

Bu tür bir durumla karşı karşıya kaldığımızda Bankanın neden bu kararı aldığını, yeni dönemde nelere dikkate aldığını bilmemiz gerekiyor. Yani bu aşamada PPK dediğimiz Para Politikası Kararlarını inceleyeceğiz. Bir önceki toplantıya göre mevcut açıklamalarda değişiklik yapılmış mı, yapılmışsa bu değişikliğin Türk Lirası üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak USDTRY kuruna yönelik beklentiler incelenebilir.

TCMB, bundan önceki kararlarında USDTRY kurunu nasıl etkiledi?

TCMB’nin kararları ile birlikte USDTRY kuru nasıl etkilendi sorusunun cevabında Temmuz ve Eylül aylarındaki TCMB kararlarını GCM Menkul Kıymetler ’in sunduğu Metatader4 platformu vasıtasıyla inceleyeceğiz. Ayrıca TCMB’ye yönelik beklentiler doğrultusunda da 03 Ekim tarihindeki Enflasyon verisini ele alacağız.

24 Temmuz tarihinde TCMB %17,75 olan politika faiz oranında değişikliğe gitmedi. Piyasa beklentisi TCMB’nin 100 baz puan faiz artışı yapması yönündeydi. TCMB’nin piyasa beklentisi altında bir sonuç açıklaması ile birlikte TRY değer kaybetti ve USDTRY kuru yükseldi.

24 Temmuz Dolar Hareketi - 1 Dakikalık Hareket
24 Temmuz Dolar Hareketi – 1 Dakikalık Hareket

13 Eylül tarihinde TCMB %17,75 olan politika faiz oranında 625 baz puan artırarak %24,00’e çıkarttı. Piyasa beklentisi TCMB’nin 425 baz puan faiz artışı yapması yönündeydi. TCMB’nin piyasa beklentisi üzerinde bir sonuç açıklaması ile birlikte TRY değer kazandı ve USDTRY kuru düştü.

13 Eylül Dolar Kuru Hareketi
13 Eylül Dolar Kuru Hareketi

03 Ekim tarihinde Eylül ayına yönelik aylık TÜFE verisi %6,30 olarak açıklandı. Piyasa beklentisi %3,60 olması yönündeydi. Piyasa beklentisi üzerinde gerçekleşen TÜFE verisi ile birlikte USDTRY kurunda yukarı yönlü fiyatlama davranışı oluştu. Normal şartlarda bu tür bir sonuç TCMB’nin faiz artırım yapabilir beklentisi ile USDTRY kurunda negatif davranışların oluşmasını sağlayabilirdi. Ancak TCMB’nin Eylül ayında piyasanın önüne geçmesiyle (625 baz puanlık artış / beklenti 425 baz puanlık artış) Ekim ayındaki toplantısında herhangi bir değişim oluşturmayacağı algısına sebep oldu ve kur bu sebeple yükseliş kaydetti.

Bilgilendirme-3: Son dönemde popüler bir tema olan Enflasyon verilerinin TCMB ve USDTRY kuru üzerindeki olası etkilerini yukarıdaki tabloda görmekteyiz.

Bu sebeple de 25 Ekim TCMB kararları ardından 05 Kasım’da gelecek Ekim ayı Enflasyon verileriyeni dönemde TCMB’ye yönelik beklentileri de şekillendireceği için USDTRY kuru fiyatlama dinamiklerinde önem arz edecektir.

 

 

TCMB İçin Geri Sayım Başladı! Kudret Ayyıldır

19.10.2018

Piyasa katılımcıları yeni hafta gündeminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararına odaklandı. Söz konusu karara 25 Ekim Perşembe günü saatler 14.00’ü gösterdiğinde ulaşacağız. Piyasa beklentisi, % 24 olan 1 hafta vadeli repo faiz oranı yani politika faizinde herhangi bir değişiklik yapılmaması yönündedir. GCM Menkul Kıymetler Araştırma Departmanı olarak da % 24 olan politika faizinde herhangi bir değişiklik beklemiyoruz.

Enflasyonun zirve yaptığı beklentisinin yer aldığı bir ortamda, son süreçte özellikle Brunson’un serbest kalması sonrasında Türk Lirasının gelişen ülke para birimleri arasında ABD Dolarına karşı gerçekleştirdiği önemli kazanımlarla birlikte merkezin faiz konusunda ek bir adım atma ihtimalinin zayıfladığını söyleyebiliriz.

Ekonomik takvim verilerini yorumlarken dikkat edilmesi gerekilen en önemli husus, sonucun piyasa beklentisine göre yorumlanmasıdır. Varlık fiyatlarına yönelik hassasiyette, beklenti ile açıklanan arasındaki farka bağlı olacak şekilde değişecektir.

Örneğin;

TCMB ile birlikte USDTRY ve Gram Altın gibi varlıklar, negatif fiyatlama davranışında daha etkin bir görüntü oluşturması bekleniyorsa, beklentinin üzerinde bir sonuç çıkması gerekmektedir. Yani TCMB, %24 olan politika faizini artırması gerekmektedir.

TCMB ile birlikte USDTRY, Gram Altın gibi varlıklar, pozitif fiyatlama davranışında daha etkin bir görüntü oluşturması bekleniyorsa, beklentinin altında bir sonuç çıkması gerekmektedir. Yani TCMB, %24 olan politika faizini indirmesi gerekmektedir.

Burada en çok sorgulanan durum ise piyasa beklentisine uyum sağlayan bir kararın çıkması. Yani TCMB’nin %24 olan politika faiz oranında piyasa beklentisi doğrultusunda herhangi bir değişimin oluşmaması yönündedir.

Bu tür bir durumla karşı karşıya kaldığımızda Bankanın neden bu kararı aldığını, yeni dönemde nelere dikkate aldığını bilmemiz gerekiyor. Yani PPK dediğimiz Para Politikası Kararlarını inceleyeceğiz. Burada özellikle bir önceki toplantıya göre mevcut açıklamalarda değişiklik yapılmış mı bu değişiklik TRY’nin güçlenmesi mi yoksa zayıflaması yönünde mi olduğu takip edilebilir.

TCMB bundan önceki kararlarında USDTRY kurunu nasıl etkiledi?

TCMB’nin kararları ile birlikte USDTRY kuru nasıl etkilendi sorusunun cevabında Temmuz ve Eylül aylarındaki TCMB kararlarını GCM Menkul Kıymetler ’in sunduğu Metatader4 platformu vasıtasıyla inceleyeceğiz. Ayrıca TCMB’ye yönelik beklentiler doğrultusunda da 03 Ekim tarihindeki Enflasyon verisini ele alacağız.

24 Temmuz tarihinde TCMB %17,75 olan politika faiz oranında değişikliğe gitmedi. Piyasa beklentisi TCMB’nin 100 baz puan faiz artışı yapması yönündeydi. TCMB’nin piyasa beklentisi altında bir sonuç açıklaması ile birlikte TRY değer kaybetti ve USDTRY kuru yükseldi.

13 Eylül tarihinde TCMB %17,75 olan politika faiz oranında 625 baz puan artırarak %24,00’e çıkarttı. Piyasa beklentisi TCMB’nin 425 baz puan faiz artışı yapması yönündeydi. TCMB’nin piyasa beklentisi üzerinde bir sonuç açıklaması ile birlikte TRY değer kazandı ve USDTRY kuru düştü.

03 Ekim tarihinde Eylül ayına yönelik aylık TÜFE verisi %6,30 olarak açıklandı. Piyasa beklentisi %3,60 olması yönündeydi. Piyasa beklentisi üzerinde gerçekleşen TÜFE verisi ile birlikte USDTRY kurunda yukarı yönlü fiyatlama davranışı oluştu. Normal şartlarda bu tür bir sonuç TCMB’nin faiz artırım yapabilir beklentisi ile USDTRY kurunda negatif davranışların oluşmasını sağlayabilirdi. Ancak TCMB’nin Eylül ayında piyasanın önüne geçmesiyle (625 baz puanlık artış / beklenti 425 baz puanlık artış) Ekim ayındaki toplantısında herhangi bir değişim oluşturmayacağı algısına sebep oldu ve kur bu sebeple yükseliş kaydetti.

USDTRY kuruna yönelik teknik görünüm nedir?

USDTRY için genel görünüm, 34 – 50 periyotluk EMA bölgesi (güncel 5,90 – 5,96) altında negatif seyrin devam etmesi şeklindedir.

Kur, ilgili bölge altında kalmayı sürdürürse aşağı yönlü baskısını 100 günlük EMA bölgesi (5,5650) başta olmak üzere psikolojik 5,50 ve 5,4250 desteklerine taşımak / yaklaştırmak isteyebilir.

Özellikle 100 günlük EMA bölgesi altındaki hareketler, aşağı yönlü baskıların güçlenmesini sağlayabilir. Aksi takdirde 13 Ağustos tarihi zirve ardından oluşan sert düşüşlerde 16 Ağustos tarihinde görülen dip bölge 5,69 seviyesine doğru çıkışlar izlenebilir.

USDTRY kuru yeniden 34 – 50 periyotluk EMA bölgesine doğru yükseliş hareketi oluşturabilir mi sorusunun cevabı içinde 5,69 seviyesi yakinen takip edilmelidir. Ancak 5,69 seviyesi üzerindeki fiyatlama davranışı ile pozitif görünüm kısa vadeli olarak gündemde yer alabilir.

O halde TCMB kararı ile birlikte USDTRY 5,5650 altında negatif / 5,6900 üzerinde ise pozitif olarak değerlendirilebilir.

*** Burada önemli bir hatırlatma yapacak olursak;

USDTRY her ne tarihi zirveden (7,1067) uzaklaşsa ve kaydettiği aşağı yönlü baskısı ile gündemi meşgul etse de hala daha 27 Eylül 2017 tarihinden itibaren uzun vadeli pozitif trend görünümünü destekleyen 144 günlük EMA bölgesi (5,30) üzerindeki seyrine devam ettiği unutulmamalıdır. Bu sebeple de yılın kalan zamanı ve 2019 yılına yönelik beklentileri izah ederken kurun 5,30 seviyesi üzerinde kalıp kalmaması hususu yakinen takip edilmelidir. Teknik olarak 5,30 üzerinde uzun vadeli görünümde psikolojik 6 ya da teknik olarak 34 – 50 periyotluk EMA bölgesi (5,90 – 5,96) üzerindeki beklenti gündemde yer almayı sürdürmektedir. Bu düşünceyi destekleyecek her makro gelişme / spekülatif açıklamalar, ilgili tren takibi görünümünde önem arz edebilir. Aksi takdirde kurun düşüşünü destekleyecek her makro gelişme / spekülatif açıklamalar, daha alt rakamların (örneğin 15 aylık EMA bölgesi 4,77) gündeme gelmesini sağlayabilir.

 

 

USDTRY’de 5,5550 mi Yoksa 6,5480 mi Gündemde Yer Alabilir? Kudret Ayyıldır

10.10.2018

Tarihi zirve 7,1067 seviyesini test etmesi ardından gerek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) attığı adımlar gerekse Başkan Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın önderliğinde hükümetin enflasyon ile topyekûn mücadele içerisinde yer alması ile birlikte zirveden önemli ölçüde uzaklaşan USDTRY kuru, son süreçte oynaklığını azaltarak belirli bölgede dengelenmeye çalışan bir profil izlemektedir.

Mevcut dengelenme yeni dönemde devam edecek mi sorusuna cevap aradığımız bir süreçte, piyasaların gündeminde 11 Ekim tarihinde ABD’den gelecek TÜFE verisi, 12 Ekim tarihinde ise Papaz Brunson davası sonucu dikkat çekmektedir.

İlgili gündem maddeleri öncesinde Türk Lirasının gelişen ülke para birimleri arasında ABD Dolarına karşı kaydettiği haftalık performansının negatif olduğunu izlemekteyiz. Söz konusu sıralamada Şili Peso ’su ve Güney Afrika Randı başı çekerken Türk Lirası mevcut sıralamada 4. sırada yer almaktadır.

Piyasalar, Brunson’ın bırakılmasına yönelik beklentiyi son süreçteki olumlu fiyatlama davranışı ile kısmen gösterdi ancak yine de mevcut beklentiye yönelik gerçekleşecek olası sonuçlar, kura yönelik negatif fiyatlama davranışının güçlenmesini sağlayabilir. Sonucun ilgili beklentinin dışında gerçekleşmesi durumunda ise kura yönelik olası çıkışların yeni bir ralliye dönüşüp dönüşmeyeceği hususu yakinen takip edilmelidir.

ABD tarafında ise gerek istihdam gerekse enflasyon tarafında işlerin yolunda olduğu bir dönemde TÜFE verisi sonucu ilgili görünümü destekleyecek mi sorusunun cevabı açısından önemlidir. Dolar endeksinin 95,00, ABD 10 yılık tahvil faizinin %3,20 üzerinde kalma çabasının izlendiği bir ortamda TÜFE verisi sonucu, ilgili varlıkların pozitif görünümüne destek olup olmayacağı, gerek yurtiçi piyasalarda borsamızı gerekse TRY’li varlıklar üzerinde etkili olabilir.

Teknik olarak USDTRY kurunu değerlendirdiğimizde, uzun vadeli görünümde 27 Eylül 2017 tarihinden itibaren pozitif trend görünümünü destekleyen 144 günlük EMA bölgesi (güncel 5,24) üzerinde, orta vadeli olarak da 20 Şubat 2018 tarihinden itibaren pozitif trend görünümünü destekleyen 34 – 50 periyotluk EMA bölgesi (güncel 5,96 – 6,08) üzerinde yukarı yönlü çıkışına devam etmeye çalışan bir profil izlemektedir.

Kur son süreçte gerçekleştirdiği negatif fiyatlama davranışını 34 ve 50 günlük EMA bölgesine yaklaştırsa da ilgili ortalama üzerinde kalmayı sürdüren bir profil izlemektedir. Her ne kadar bu haftaki negatif fiyatlama davranışı ile mevcut ortalamalar içerisinde bir görüntü oluşturmaya çalışsa da ana pozitif trendin hala daha devam ettiği göz ardı edilmemelidir. Özellikle de bu süreçte yukarıda yer verdiğimiz gündem maddelerinin kur üzerinde pozitif fiyatlama davranışını desteklemesi durumunda, tarihi zirveden başlayan negatif trend çizgisinin güncel üst noktası 6,23 bariyerine doğru yaşanılacak olası çıkışlar şaşırtıcı olmamalıdır.

USDTRY kuru mevcut pozitif trend görünümünü bu aşamada daha da güçlendirebilmesi için, 6,23 seviyesi üzerindeki kalıcı hareketlerine ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Ancak bu şartla 6,3250 başta olmak üzere 6,39 ve 6,46 bariyerlerine doğru trend fiyatlama davranışı izleneceği gibi 13 Eylül tarihinde TCMB’nin faiz kararı öncesi görülen zirve 6,5480 seviyesi ilgili fiyatlama davranışında dikkat çekebilir. Aksi takdirde yani kurdaki olası çıkışa rağmen 6,23 bariyerinde baskı görmesi durumunda yeniden 34 ve 50 günlük EMA bölgesine yaklaşmak / ulaşmak isteyebilir.

Alternatif olarak 20 Şubat 2018 tarihinden itibaren etkisini sürdüren pozitif trend görünümün sona ermesi içinse, 34 ve 50 periyotluk EMA bölgesi (6,08 – 5,96) altındaki kalıcı hareketlere ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Ancak bu şartla 5,8100 başta olmak üzere 5,6900 ve 5,5500 desteklerine doğru yeni fiyatlama davranışı izlenebilir. Bu tür bir trend değişiminin gerçekleşebilmesi içinse yukarıda yer verdiğimiz gündem maddelerinin fiyatlama davranışına destek olması gerektiği unutulmamalıdır.

Özetle: USDTRY kuru yeni dönemde 6,5480 mi yoksa 5,5550 mi seviyesi fiyatlama davranışı oluşturabilir sorusunun cevabında ABD TÜFE verisi ile Papaz Brunson davası sonucu yakinen takip edilmelidir.

 

Merkez Bankası Kararı Dolar Kurunu Nasıl Etkiler? Kudret Ayyıldır

10.09.2018

10.09.2018

Enflasyon ve Büyüme verileri ardından yurtiçi piyasaların gündeminde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 13 Eylül Perşembe günü faiz konusunda alacağı olası aksiyon yer almaktadır. TCMB’nin son dönemde Geç Likidite Penceresi Faiz Oranı ve sadeleşme sonrasında da Bir Hafta Vadeli Repo Faiz Oranında attığı adımlar, TRY’lik varlıklar üzerinde etkili oldu. Enflasyon ve kur tarafında yaşanılan yukarı yönlü çıkışların dikkat çektiği bir ortamda TCMB tarafından geçmiş dönemde atılan adımlar, TRY’li varlıklar üzerinde anlık etkilere sahip olması sebebiyle yatırımcıların 13 Eylül Perşembe gününe odaklandığını söyleyebiliriz. Özellikle ilgili günde TCMB’nin atacağı olası adımın piyasa beklentisi ile uyumlu olup olmaması da TRY’lik varlıklar üzerindeki olası etki düzeyinde belirleyici olabilir.

O halde ekonomik takvim verileri yorumlamasında ilk dikkat edilmesi gerekilen husus, mevcut kararın piyasa beklentisini karşılayıp karşılamaması hususu olacaktır…..Teorik olarak faiz artışı ilgili para biriminin değerlenmesini sağlar. O halde ekonomik takvim verileri yorumlamasında ikinci dikkat edilmesi gerekilen husus, mevcut kararın piyasa beklentisinden daha pozitif ya da daha negatif bir sonuç olması durumunda, varlık fiyatları üzerindeki etkileri daha da güçle bir şekilde izlenebilir… Ekonomik takvim verilerinde teorik bilgiler ve olası sonuçlarrı faydalı olsa da / salt bilgiye sahip olmamız gerekse de özellikle uygulama alanında piyasa beklentisine göre kıyaslamaların anlık fiyatlamalar üzerinde etkin olduğu hususu unutulmamalıdır.

Bütün bu gelişmeler ışığında TCMB’nin 13 Eylül 2018 tarihinde gerçekleştireceği toplantısında Bir Hafta Vadeli Repo Faiz Oranında vereceği olası kararları yorumlayalım.

TCMB 03 Eylül 2018 tarihinde yapılan para politikasına ilişkin basın duyurusunda, Merkez Bankası fiyat istikrarını desteklemek amacıyla gerekli tepkiyi vereceğini, bu çerçevede daha önce yapılan iletişimle de uyumlu olmak üzere, son gelişmeler dikkate alınarak Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında parasal duruş yeniden şekillendirilecektir bilgisini verdi. Bu referans ile 13 Eylül toplantısında faiz artırımı olma ihtimali yüksek olarak değerlendirilmektedir. TCMB’nin faiz artırım kararına yönelik piyasa katılımcılarının ortak bir konsensus sağlayamaması sebebiyle mevcut karar zamanına kadarki süreçte beklenti rakamında değişiklikler izlenebilir. Şuan ki bilgiler ışığında 500 baz puana kadar faiz artışı beklentisinin yer aldığı bir süreçte, kurum olarak 200 – 300 baz puan faiz artırımı yapılmasını bekliyoruz.

Faiz kararına ilişkin olası senaryolar;

500 baz puan ve üzeri artış : Türk Lirası güçlü değer kazanabilir,
200 – 300 baz puan üzeri artış : Türk Lirası değer kazanımı pozitif,
200 – 300 baz puan arası artış : Türk Lirası değer kazanımı sınırlı pozitif,
200 – 300 baz puan altı artış : Türk Lirası değer kaybı,
Faiz aksiyonu alınmaması artış : Türk Lirası değer kaybı aşırı,

Gelelim USDTRY teknik beklentilere…

USDTRY kuru son süreçte gerçekleştirdiği negatif fiyatlama davranışı ile tarihi zirve 7,1067 seviyyesinden uzaklaşsa da negatif tarafta etkin bir görünüm izleyememektedir. Özellikle 34 ve 50 periyotluk EMA bölgeleri üzerinde kalma çabası, zayıf tepki / güçlü trend temasının gündemde yer almasını sağlamaktadır. Bu hafta TCMB’nin vereceği karar ile birlikte USDTRY kuru zayıf tepki / güçlü trend temasına devam edecek mi, ilgili tepki düşüncesini mevcut ortalamalara taşıyacak mı sorusuna cevap arayacağız.

USDTRY kuru kısa vadeli olarak kanal üst noktası 6,7200 bariyeri altında kalmayı sürdürürse, trend içi tepki düşüncesine devam etmek isteyebilir. Bu düşünce yapısı ile birlikte 6,3800 ve 6,2950 desteklerine doğru tepki düşüncesi istekli olabilir.

Özellikle kanal alt noktası 6,2950 seviyesi altındaki kalıcı hareketler, tepki beklentisinin daha da güçlenmesine ve yukarıda izah ettiğimiz 34 ve 50 periyotluk EMA bölgelerine doğru olası tepki düşüncesinin güçlenmesini sağlayabilir. İlgili ortalamalar şu sıralar 5,7300 – 5,9850 seviyelerden geçmektedir. Aksi takdirde yani kurun 6,2950 desstek noktası üzerinde kalması durumunda ise, zayıf tepki / güçlü trend teması gündemde yer alacağı için bu düşünce ile 6,7200 bariyerine doğru tekrar çıkışlar izlenebilir.

10 Eylül Pazartesi yani hafta başında USDTRY kurunun 6,2950 destek noktası üzerinde kalma çabası, TCMB öncesi 6,7200 bariyerine doğru bir çıkış oluşturabilme beklentisini gündeme taşımaktadır.

USDTRY kuru kısa vadeli olarak kanal üst noktası 6,7200 bariyeri üzerinde kalıcı hareket oluşturabilirse, trend içi tepki düşüncesinin sona erdiğine yönelik beklentiler gündemi meşgul edebilir. Bu düşünce yapısı ile birlikte 6,8360 başta olmak üzere 6,9500 ve 7,1067 bariyerlerine doğru trend fiyatlaması dikkat çekebilir. Özellikle bu tür bir çıkış, son zirve ile birlikte teorik olarak Fibonacci Expansion %61,8’lik oranına doğru da trend davranışını destekleyebilir. Bu bölge, trend içi tepki düşüncesi tekrar gündemde yer alır mı sorusunun cevabı için de ayrıca takip edilebilir.

 

Seçimler Sonrası Dolar Kuru, Kudret Ayyıldır

02.08.2018

Türkiye’nin 24 Haziran seçimi sonrası yeni bir döneme başladığı bir süreçte Türk Lirasının çeşitli gelişmeler eşliğinde negatif görünümünü güçlendirmesi, USDTRY ve EURTRY gibi varlıkların zirve seviyelerinin revize edilmesine imkan tanıdı. Seçim sonrası TRY’li varlıklar üzerinde etki sahibi olduğunu düşündüğümüz gündem maddelerini kısaca tekrarlayacak olursak;

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bozulan enflasyon dinamikleri ve ileriye dönük beklentileri dikkate alarak Mayıs ayı enflasyonundan sonra politika faizinde 125 baz puanlık artışa giderek 1 haftalık repo faiz oranını %16,5’tan %17,75’e çıkardı. USDTRY kuru, mevcut karar ardından kısmi geri çekilme oluştursa da pozitif trend görünümünde herhangi bir değişim oluşturamadı ve ilgili düşüş sonrasındaki toparlanmasına kaldığı yerden devam etti.

Haziran ayında açıklanan enflasyon verisinin 2003’ten sonraki en yüksek seviyeye çıkması yani 15 yılın en yüksek seviyesinde yer alması ardından da gözler 24 Temmuz Salı günü TCMB toplantısı ve 31 Temmuz tarihindeki Enflasyon raporu sunumundaydı.

24 Temmuz Salı günü gerçekleştirilen TCMB toplantısında 1 Hafta Vadeli Repo Faiz oranında 100 baz puan artış beklentisi mevcut olmasına karşın banka politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. %17,75’de kalan faiz sonrasında USDTRY kuru yukarı yönlü çıkışını 15 kuruş hızlandırarak 4,90 üzerine taşıdı.

Piyasa beklentilerini karşılayamayan TCMB sonrasında gözler 31 Temmuzdaki Enflasyon Raporundaydı. Piyasa katılımcılarının beklediği gibi, piyasa beklentilerinin oldukça altında kalan eski enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize edildi. Başkan Çetinkaya, konuşmasında Merkez Bankası’nın politikasının enflasyon görünümüne bağlı olduğunun altını çizdi ve 500 baz puanlık faiz artırımı yapılırken enflasyon görünümüne bakıldığını ifade ederek 24 Temmuz’daki toplantıda faiz artırımı olmamasının sebeplerini aktardı. Başkana göre iç talep koşullarındaki yavaşlamanın ekonomiye aktarılması beklenen etkilerini gösterdiğini, bunun etkilerinin belirgin şekilde son çeyrekte görülmesini beklediklerini ifade etti. Ayrıca bununla birlikte de ilave sıkılaştırma gerektiğinde Banka’nın bunu gerçekleştirmekte tereddüt etmeyeceğini aktardı. USDTRY kuru enflasyon raporu sunumu ile birlikte sakin bir fiyatlama davranışı oluşturdu.

Makro açıdan enflasyon ve faiz konularına ilişkin gelişmeleri bu şekilde özetleyecek olurken, fiyatlama reaksiyonlarında dikkat çeken en önemli husus, hiç şüphesiz ki ABD – Türkiye arasındaki gerginlikti.

Türkiye’de yargılanan ABD’li papaz Andrew Craig Brunson hakkında 35 yıla varan hapis cezası talep edildi ve adli kontrol şartıyla ev hapsine alındı. Kararın ardından ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Brunson’un serbest bırakılmaması durumunda Türkiye’ye yaptırım uygulanacağını söylemesi, ABD – Türkiye arasındaki gerginliğin artmasını sağladı.

Mevcut gerilim devam ederken ve Türk yetkililerden ilgili iletişimin ılımlı bir şekilde ilerlediği bilgileri paylaşılırken, ABD Hazine Bakanlığı’ndan dün akşam yapılan resmi açıklama dikkat çekti. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ’ya yaptırım getirilmesi bilgisinin aktarılması ardından yaptırım kararını şiddetle protesto ediyoruz şeklindeki Türkiye Dışişleri Bakanlığı açıklaması ile mevcut gerilimin daha da artacağı yeni bir döneme girdiğimizi söyleyebiliriz.

USDTRY kuru dün akşamki yaptırımın ardından 4,91 seviyesinden 5,0150 seviyesine, bugün ise 5,0150 seviyesinden 5,0910 seviyesine çıkış gerçekleştirerek yeni döneme ilişkin pozitif fiyat beklentilerinin güncellenmesini sağladı. Genel anlamda ise 24 Haziran tarihinden itibaren Türk Lirasının gelişen ülke para birimleri karşısında ABD Doları karşısında %8’lik değer kaybı gerçekleştirdiğini görmekteyiz.

TRY’li varlıklar üzerinde etki sahibi olduğunu düşündüğümüz gündem maddelerini özetledikten sonra yeni döneme ilişkin TRY’li varlıklar üzerinde etki sahibi olacağını düşündüğümüz önemli başlıklara aşağıda maddeler halinde görebilirsiniz. USDTRY ilgili gündem maddeleri ile birlikte yeni zirve rakamlar oluşturabilir mi sorusunun cevabı adına önem arz etmektedir.

  • Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 03 Ağustos tarihinde 400 projeden oluşan 100 günlük eylem planının ilk aşamasını açıklaması ve piyasaların mevcut eylem planına olan reaksiyonu,
  • ABD – Türkiye arasındaki gerginliğin yeni dönemde nasıl şekilleneceği,
  • USDTRY, EURTRY gibi varlıkların gerçekleştirdiği yukarı yönlü fiyatlama davranışı sonrasında Sayın Albayrak ve Çetinkaya’nın konuya ilişkin yapacağı olası açıklamalar,
    TCMB’nin 13 Eylül Perşembe günü gerçekleştireceği planlı toplantısı öncesinde ek bir toplantı yapıp yapmayacağı,
  • 03 Ağustos tarihinde ABD’den Tarım Dışı İstihdam, Türkiye’den ise Enflasyon verisi sonuçları,
  • Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye’nin kredi notu ve görünümüne ilişkin 17 Ağustos tarihindeki planlı toplantısına yönelik verilecek karar,

USDTRY için hangi teknik seviyeler önemli?

USDTRY kuru bu yılın başından itibaren 30 ve 50 günlük üssel hareketli üssel hareketli ortalamalar üzerinde pozitif trend görünümüne devam etmektedir. İlgili ortalamalar en son Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yeni kabinesi belli olduğu zamanlarda (4,51) test edilmekle birlikte mevcut ortalamalardan aldığı güç ile pozitif trend görünümüne kaldığı yerden devam etti. Şu sıralar da 4,6885 – 4,7850 bölgesinden geçmektedir.

Teknik olarak USDTRY kuru yeni dönemde 30 ve 50 günlük üssel hareketli üssel hareketli ortalamalar üzerinde kaldığı müddetçe 5,10 başta olmak üzere Fibonacci Expansion %100’lük oranları temsil eden 5,1998 ve 5,3663 seviyelerine doğru çıkışını sürdürmek isteyebilir.

Özellikle de bu süreçte 5,20 üzerindeki kalıcı hareketler, ilgili çıkışların daha da güçlenmesini sağlayabilir. Aksi takdirde yani kurun 5,20 seviyesinde baskı görmesi durumunda trend içi tepkiler gündemde yer alabilir. Bu tür bir tepki için Türk Lirasının ABD Doları karşısında güçlü bir performans oluşturması gerektiği unutulmamalıdır. Bu tür bir tepki düşüncesinde 30 ve 50 günlük üssel hareketli üssel hareketli ortalamalar öncesindeki olası tepki seviyeleri ise 5,0155 ve 4,9250 olarak kaydedilmiştir.

Özetle: USDTRY kuru yukarı yönlü çıkışını trend desteği ile devam ettirmektedir. Bu süreçte yukarıda maddeler halinde yer verdiğimiz gündem maddeleri, USDTRY kuruna yönelik tepki mi yoksa trend yönlü fiyatlama davranışı mı oluşturabilir sorusunun cevabı için yakinen takip edilmelidir.

 

Seçimler Sonrası Dolar Kuru, Kudret Ayyıldır

25.06.2018

Türkiye’nin yeni bir döneme başladığı ve modern tarihinin en önemli seçimi olarak görülen Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçiminin resmi olmayan sonuçlarına ulaştık. Buna göre, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan %50 üzerinde oy alarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk Cumhurbaşkanı oldu.  Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte özellikle takip edilen parlamento seçimi sonucunda da AK Parti ile MHP’nin yer aldığı Cumhur İttifakı salt çoğunluğa ulaştı.

Seçim sonucuna ilişkin finansal varlıklarda nasıl bir değişim oldu sorusunun cevabında USDTRY ilk etapta dikkat edilen en önemli varlıkların başında yer aldı ve açılış ile birlikte kurdaki negatif seyir dikkat çekti. Cuma günkü kapanışını 4,6700 seviyesine yakın gerçekleştiren USDTRY, açılış sonrasında kaydettiği aşağı yönlü baskısını kısa vadeli olarak dikkatleri üzerine çeken teorik 165 periyotluk EMA (4,5750) / psikolojik 200 periyotluk EMA bölgesine (4,5420) ulaştırsa da ilgili bölge altında kalıcı hareketler oluşturamadığı için anlık negatif görünüme rağmen kısa vadeli pozitif trend beklentisinde herhangi bir değişim oluşmadı.

Seçim belirsizliğinin ortadan kalkması sonrasında gözler yeni kabine içerisinde ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceği ve bu süreçte de maliye ve para politikası adımlarının yakın gündemde USDTRY kuru için önem arz ettiğini söyleyebiliriz.

Mali politikalarda oluşturulacak disiplin, kamu harcamalarında gerçekleşecek olası kısıntılar ile sıkı para politikası koşullarının desteklenmesi, kurdaki oynaklığı kısmi olarak engelleyebilir. Ayrıca özellikle enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve gelişen ülke tahvillerindeki çıkışların dikkat çektiği bir ortamda, TCMB’nin para politikası yönelik atacağı adımlarda yakın dönemde takip edilecek en önemli gündem maddeleri olarak kaydedilmiştir. Bu süreçte makro-ekonomik anlamda 24 Temmuz’daki TCMB kararı ve 31 Temmuz’daki Enflasyon raporu sunumu ile birlikte Başkan Çetinkaya’nın süreçte piyasalara vereceği mesaj, USDTRY kuru için belirleyici olabilir.

Teknik ve Temel analiz yöntemlerini birlikte değerlendirirken, yatırımcıların dikkat etmesi gereken altın kural olarak varlık fiyatlarını etkileyecek temel haber akışının teknik görünümü değiştirip değiştirmeyeceği hususuna dikkat çekmiş ve seçim sonucu ile birlikte USDTRY kurunda oluşabilecek olası negatif fiyatlama davranışının kısa vadeli pozitif trendi değiştirip değiştirmeyeceğinin takip edilmesi gerektiği üzerinde durmuştuk hatırlarsak.

USDTRY, açılış sonrasında kaydettiği aşağı yönlü baskısını kısa vadeli olarak dikkatleri üzerine çeken teorik 165 periyotluk EMA (4,5750) / psikolojik 200 periyotluk EMA bölgesine (4,5420) ulaştırsa da ilgili bölge altında kalıcı hareketler oluşturamadığı için mevcut negatif görünüme rağmen pozitif trend beklentisinde herhangi bir değişim oluşturmadı.

Bu sebeple de kura yönelik yeni süreçteki olası negatif fiyatlama davranışının trend içi tepki olduğu ve ana pozitif trend görünümünün belirli bölgeler üzerinde devam ettiği unutulmamalıdır.

Yeni döneme ilişkin dikkat edilmesi gerekilen en önemli iki bölgenin ilki teorik 165 periyotluk EMA (4,5750) / psikolojik 200 periyotluk EMA bölgesi (4,5420), ikincisi ise tarihi zirve 4,9253 sonrasında çeşitli müdahalelere rağmen bir türlü kırılamayan 4,4500 – 4,4800 bölgesi olarak kaydedilmiştir.

USDTRY kuru özellikle 4,4500 – 4,4800 bölgesi üzerinde kalmayı sürdürürse, 4,7750 bariyeri başta olmak üzere tarihi zirve 4,9253 ve tepkiler sona ermesi sonrasında teorik olarak ilk hedef seviyesine (5,0155) doğru orta – uzun dönemli trend hareketine devam etmek isteyebilir.

Kısa vadeli olarak USDTRY kuru 4,4500 – 4,4800 bölgesine mi yoksa 4,7750 bariyerine mi bir hamle gerçekleştirebilir sorusunun cevabında da 4,5750 – 4,5420 bölgesi takip edilmelidir. Kurun seçim sonucu ile birlikte ilgili bölgeye ulaşması ve bu bölge üzerinde kalma konusunda önemli bir çaba sarf etmesi, kura yönelik kısa vadeli pozitif görünümün bir adım daha önde yer almasına imkan tanımıştır.

Özetle: Seçim sonucuna rağmen USDTRY kuru 4,5750 – 4,5420 bölgesi altında kalıcı hareketler oluşturamamıştır. Bu sebeple de kur yeni dönemde kısa vadeli olarak 4,4500 – 4,4800 bölgesinden ziyade 4,7750 bariyerine doğru trend yönlü fiyatlama davranışı oluşturmak isteyebilir.