Ana sayfa Raporlar Altın Yorumları, Brent ve WTI Ham Petrol Analizleri Güncel Gümüş ...

Güncel Gümüş ve Değerli Metal Yorumları

Gümüş ve Değerli Metaller Emtia Yorumları

Bu sayfada uzman ve kurumların gümüş fiyatlarına ilişkin güncel yorum ve analizlerinin yanısıra diğer değerli metallere ilişkin değerlendirmeleri de bulabilirsiniz.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

17.01.2020 tarihli Gümüş ve Değerli Metallere ait Yorum ve Güncel Analizler

Ahlatcı Yatırım – Gümüş XAGUSD Yorumu

Çarşamba günü ABD ile Çin arasında imzalanan anlaşmanın yatırımcılar tarafından yetersiz bulunması ve Çin mallarına ABD’nin uyguladığı milyarlarca dolar tutarındaki gümrük vergilerinin ABD başkanlık seçimlerinin ertesine kadar değiştirilmeyeceğine ilişkin haber sonrası gün içerisinde 18 Dolar seviyesini test ettiği izlenmişti. Haftanın dördüncü işlem gününde ise, olumlu açıklanan ABD verileri ve ABD on yıllık Tahvil faizlerinde görülen artışın güvenli varlık talebini azaltması ile birlikte Gümüş’ün kayıplarını sürdüğü takip edildi.

Teknik olarak incelediğimizde, Gümüş’ün 18 Dolar seviyesinde belirleyici olmaya devam ettiği gözlendi. 18,15 direnç seviyesinin altında kaldığı sürece gelebilecek satışlar ile aşağı yönlü eğilimin devam etmesi durumunda 17,90, 17,75 ve 17,60 takip edilmesi gereken önemli destek seviyeleridir. Gelebilecek olası ile Gümüş’teki eğilimin yukarı yönlü hareketinde ise 18,15, 18,30 ve 18,50 direnç seviyeleri takip edilmelidir.

 

Troy Gold Takas – Gümüş ve Kıymetli Metaller Yorumları

Ticaret anlaşmasını imzalanmasının ardında sarı maden dünkü seansta sakin bir günü geride bıraktı. Güne 1554,89 dolar/onstan başlayan altın, seansın ilk saatlerinde hafif alıcılı seyrederken günün en yüksek seviyesini 1557,89 dolar/onsla kaydetti. Ticaret anlaşması piyasalardaki risk iştahını artırırken ABD hisse senedi piyasaları rekor yükselişini de desteklemiş oldu. Altın ise bu süreci dalgalı seyir izleyerek geçirdi ve  günün en düşük seviyesini 1547,91 dolar/onsla kaydetti. Seans sonunda 1551,18 dolar/onstan dengelenen sarı maden önceki güne kıyasla hanesine yüzde 0,2 kayıp yazmış oldu.

Gümüş hafta başından beri takılıp kaldığı 18 dolar/ons direnciyle olan mücadelesi dünkü seansta da devam etti. Güne 18,00 dolar/onstan başlayan beyaz maden, seans sonunda 17,94 dolar/onstan dengelenerek yüzde 0,3 kayıp yaşamış oldu.     

Platin ise dünkü seansta 1041,61 dolar/onsa kadar uzanarak son 3 yılın en yüksek seviyesini kaydettiği bir seansı yaşadı. Bu yükselişini gün sonuna kadar taşıyamayan platin kar realizasyonlarının etkisiyle seansı 1004,66 dolar/onstan tamamlayarak günü 1.7 zararla kapatmış oldu.

Paladyum ise 2292 dolar/onsla rekor seviyesinde yeni bir zirve kaydederek rallisini sürdürdüğü bir seansı yaşadı. Seansı günün en yüksek seviyesinden kapatan paladyum önceki güne kıyasla yüzde 1,8 değer kazanmış oldu.

Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası’nda dünkü seansta genel olarak alış ve satış işlemleri dengeli gerçekleşirken, fiyatlar dünya fiyatlarına yakın seyretti. Borsa İstanbul’da İşlem hacmi açısından yüksek hacimli bir gün geride kalırken, toplamda 1953 kg altın, 1942 kg gümüş işlemiyle günü tamamladı.

 

 

Gümüş Düşüşten Sonra Destek Bulmuş Görünüyor

Tunç Şatıroğlu: Gümüş ons fiyatları XAG USD, büyük düşüşten sonra destek bulmuş görünüyor. Bundan sonra ne olur? Gümüş yükselir mi? Gram gümüş ne olur? Gram gümüş alınır mı? Bu sorulara teknik analizle cevap vermeye çalıştım.

Platin Ne Olur, Ne Zaman Platin Almak Lazım?

Tunç Şatıroğlu: İzleyicilerimizden gelen istek üzerine platin fiyatını inceledik. Altının yükselişiyle birlikte platin XPTUSD de yükselişe geçti. Şimdi platin alınır mı? Platin daha yükselir mi? Ons TL bazında platin ne olur? Altından platine ne zaman geçilir? Bu sorularınıza teknik analizle cevap vermeye çalıştım. Bir kişiye özel tavsiye ve yönlendirici nitelikli yorumlar yatırım danışmanlığı kapsamına girdiği için yatırım tavsiyesi kapsamındaki sorularınıza cevap veremiyoruz. Yatırım kararı size aittir. Yatırım danışmanlığı hizmetimiz yoktur. İyi seyirler dileriz. Videomuzu beğenmeyi ve abone olmayı lütfen unutmayın

 

Altın, Gümüş, Platin, Paladyum Beklentileri, Troy Gold Takas – 11.12.2019
 0-30 gün30-90 gün90-180 gün180 gün +
AltınTUTTUTALAL
GümüşTUTTUTALAL
PlatinTUTTUTALAL
PaladyumALTUTTUTAL

 

Paladyum Fiyatlarındaki Yükseliş Devam Edecek mi? Alan Yatırım

20.12.2019 – Paladyum bu yıl yüzde 58’e yakın yükseliş kaydederek 2019 yılının en başarılı performans sergileyen değerli madeni olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Geçtiğimiz günlerde 2000 $ seviyesini test eden paladyum, 2018’in son aylarında 16 sene sonra altın fiyatını geçerek dikkatleri üzerine çekmişti. 2018 ve 2019 yılında ticaret savaşının küresel piyasalarda yarattığı oynaklık güvenli liman varlıklarına destek sağlarken, emtia fiyatlarındaki gerileme dramatik olmuştu.

Paladyum Nerelerde Kullanılıyor?

Sanayide kullanılan bu maden, küresel ticaret hacmindeki gerilemeye direnç gösterdi. Elektronik, dişçilik, mücevherat sektörlerinin yanı sıra en yoğun olarak otomotiv sektöründe kullanılan bu değerli madene olan toplam talebin yüzde 80’i otomobil üretiminde kullanılıyor. Otomobillerin sera gazı salınımını azaltması açısından filtreleme sistemlerinde kullanılan, çevre açısından da oldukça önemli olan paladyum fiyatındaki gelişmeler ağır sanayiyi yakından ilgilendiriyor. 2018 yılında otomotiv sektörüne getirilen regülasyonlar neticesinde otomobillerin katalitik konvektör yapımında daha sık kullanılmaya başlanan paladyum, katalitik konvektör talebinin artması beraberinde paladyum fiyatlarını da yükseltti. Paladyum, otomobillerin ürettiği çevreye zararlı gazları daha az zararlı karbondioksite ve su buharına dönüştürüyor. Hibrit araçlarda da kullanılması talebin dönemsel değil, gelecekte de canlı kalacağına işaret ediyor. Talep şoku karşısında yetersiz kalan küresel paladyum arzının kısa vadede karşılanması zor gözükmekte.

Rusya, toplam paladyum üretiminde %38’lik bir paya sahip olduğu için fiyatları etkileme konusunda önemli bir piyasa aktörü durumundayken, Rusya’nın, Avrupa ve diğer ülkelerle yaşadığı gerilimler, paladyum fiyatlarını da etkilemekte. 2014 yılında Avrupa ve ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları, paladyum fiyatlarının tarihi seviyelere ulaşmasına neden olmuş; fiyatlardaki bu sıçrama, otomotiv firmalarının maliyetlerini de olumsuz etkilemişti. Rusya’nın, geçtiğimiz Mart ayında değerli metaller için altı aylık geçici bir hurda ve atık ithalatı yasağı planladığını duyurmasının sonucunda, toplam talebin toplam üretimden fazla olduğu paladyum fiyatları rekor seviyelere yükseldi.

Politik gelişmelere ve çevresel nedenlere hassasiyeti yüksek olan bu değerli metalin yıllık bazda bakıldığında volatilitesinin oldukça yüksek olduğunu söylemekte fayda var. 2018 yılının Ağustos ayında 832$ seviyelerinden işlem gören paladyumun ons fiyatı, Aralık ve Ocak aylarında toplam talebin toplam arz miktarını aşmasıyla birlikte yüzde 30’a yakın bir sıçrama yaşamıştı. Sonrasında Mart ayında 1620 $’a yükseldikten sonra düzeltme hareketinin etkisiyle 1375 $ seviyesine gerilemişti. Mayıs ayından bu yana ise kademeli bir şekilde 2000 $’a yükseldi. Fiyat hareketlerinin temeline baktığımızda paladyuma olan talebin %80’inin otomotiv sektörüne bağlı olması paladyum fiyatlarını otomobil satışlarına karşı oldukça hassas kılıyor. Arz kanalı perspektifinden, araçların karbon emisyonlarına getirilen regülasyonlar kısa vadede arzın, talebin gerisinde kalmasına yol açarken, paladyum fiyatları hızlı bir şekilde değer kazandı.

Uzun vadede arz ve talep miktarı arasındaki makas paladyum fiyatlarının geleceğini şekillendirmeye devam edecektir. 2019 yılı küresel ekonomiye yönelik endişelerin arttığı; büyüme  beklentilerinin düştüğü bir yıl olsa da ticaret anlaşmasının yarattığı iyimserlik ve resesyon beklentilerinin düşük olması açısından 2020 yılı şimdilik olumlu gözüküyor. Fiyatların son dönemde ciddi bir şekilde yükselmesi beraberinde düzeltme beklentisini getirse de global faizlerin düşük seyrettiği, ekonomik beklentilerin olumlu olduğu bir senaryoda, otomotiv satışlarındaki artışa bağlı olarak paladyum fiyatları bir miktar geri çekilmenin ardından orta vadede 2100-2150 $ bandına doğru hareket etmesini ve 2020 yılında yükselişini sürdürmesini beklemekteyiz.

 

Işık FX – Gümüş XAGUSD Yorumu

Gümüşte Yükselen Trendde Önemli Seviye

18.11.2019 – 4 Eylül’de 19.64 USD seviyesini gördükten sonra düzeltme hareketlerinin başladığı emtiada şuan için Mayıs sonundan başlayan yükselen trendi kesen 16.75 bölgesini takipteyiz. Keza Altın/Gümüş rasyosunda da 87 seviyesi bu bağlamda kritik olup, bu taraftaki teknik fiyatlamalar da takibimizde. Emtiada kritik olan 16.75 seviyenin altında, Altın-Gümüş rasyosunda da kritik olan 87 seviyesinin üzerinde kalıcılık halinde; 16.20, 15.85 ve 15.60 seviyeleri sırasıyla hedef haline gelebilir. Görülebilecek yukarı yönlü ataklarda ise; 17.10, 17.25 ve 17.40 direnç seviyeleri ilk etapta takip edilecek olup, bu tarafta da daha yukarıdaki 17.75 seviyesinin geçilmesi halinde düşen trendin de sonlanmasıyla birlikte yeni bir kısa vadeli yükseliş hareketi oluşumu söz konusu olabilir. Küresel ekonomik görünüm açısından kritik olan ekonomik verilerin sonuçları ile küresel risklerin durumunu öncelikli olarak takip edeceğimiz emtiada ayrıca, rezervlerinin büyük bölümünün olduğu Bolivya’daki siyasi gelişmeler ile ithalatın yoğunluğunu teşkil eden Çin ekonomisine dair yeni haber akışları ile de oynaklıklar görülebilir.

 

Değerli Madenlerde Yükseliş Devam Ederken Altın mı Gümüş mü Tercih Edilmeli? Alan Yatırım yazdı…

20 Ağustos 2019 – Küresel piyasalar, makroekonomik verilerin beklentilerin altında kalması ve jeopolitik risklerin devam etmesinin resesyon endişelerini arttırması nedeniyle negatif seyrini sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta Avrupa’dan gelen zayıf büyüme rakamları, Çin’de sanayi üretimindeki ivme kaybı, Brexit ve ticaret savaşına yönelik gelişmeler küresel risk iştahının azalmasına neden olurken, söz konusu piyasalarda oynaklığın arttığı, altın ve gümüş gibi değerli maden fiyatlarının hareketlendiği görüldü. Global piyasalardaki belirsizlik ve sisteme olan güvensizlik altın ve gümüş gibi değerli madenlere yönelik güvenli liman alımlarına destek olurken, ons altın daha önceki analizlerimizde 1400 $ seviyelerinden işlem görürken öngördüğümüz 1530 $ seviyelerini test etti. Güvenli liman talebi, kâğıt veya madeni paraya güvenin azaldığı dönemlerde altın ve gümüşün değerini korumasından kaynaklanırken, bu değerli madenler kimi zaman değer saklama kimi zaman da yatırım amacıyla tercih ediliyor.

Altın/Gümüş Rasyosunda Yatırım Stratejisi

Finansal piyasalardaki yatırımcılar değerli maden yatırım kararlarını alırken büyük çoğunlukla altın/gümüş rasyosuna bakıyorlar. Bu rasyo bize kaç ons gümüş ile bir ons altın alınabileceğini gösteriyor. Eğer altın gümüşe göre daha popüler ise rasyo yukarı doğru hareket etmekteyken, rasyonun düşmesi gümüşe olan talebin arttığına yönelik bir işaret olarak kabul ediliyor.

Gümüş genellikle değerli madenler zayıflarken diğer değerli madenlerden daha hızlı değer kaybetme eğiliminde olurken, boğa piyasalarında ise daha hızlı bir şekilde değer kazanma sürecine giriyor. Buradan hareketle gümüşün piyasadaki gelişmelere karşı hassas, dolayısıyla beta katsayısının yüksek olduğunu söylemek mümkün oluyor. Altın/Gümüş oranı yükseldikçe veya 50’nin üzerine çıktığı zaman gümüşün ucuz olduğu anlamına geliyor. Ons altın fiyatlarındaki yükselişi gümüş fiyatlarındaki yükseliş de takip ediyor. İlk aşamada ons altın fiyatları yükselirken ardından gümüş fiyatları da yükselişe geçiyor.

Değerli Madenlerde Yükseliş Devam Ederken Altın mı Gümüş mü Tercih Edilmeli?

Altın ve gümüşteki yükseliş trendinin devam edeceğini söylemek için birçok neden mevcut. ABD Çin Ticaret savaşı kaldığı yerden devam ederken, global büyümeye yönelik endişeler canlılığını sürdürüyor. Merkez bankaları, rezerv para ekonomilerinde meydana gelen dalgalanmalar ve artan belirsizlikler nedeniyle tuttukları altın rezervleri arttırıyorlar. Yaptırım riski, jeopolitik risk ve ticaret savaşından dolayı dolar tutmak istememeleri en önemli nedenler arasında yer alıyor. Bazı piyasa analistlerine göre ETF talebi de altın fiyatının yukarı yönlü hareketine destek sağlayacak gelişmeler arasında yer alıyor.

Geçtiğimiz hafta ABD 10 Yıllık Tahvil getirilerinin 2 Yıllık Tahvil getirilerinin altına düşmesi de küresel resesyon ihtimalini belirginleştiren nedenler arasında yer alıyor. Jeopolitik belirsizlikler de finansal piyasalar açısından risk unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Merkez Bankalarının para politikalarına olan güven erozyonu ve kâğıt paraya olan güvenin azalması da değerli maden fiyatlarına destek sağlıyor.

Global ekonomideki olumsuz tablodan ayrı olarak FED’in ve ECB’ nin izleyeceği para politikaları da değerli madenlerin fiyatlarında belirleyici olacak. FED ve ECB’ den Eylül ayı toplantılarında faiz indirimi beklenirken, ek parasal teşvikler değerli madenlerde yeni hedeflerin oluşmasına neden olacaktır.  Ek parasal teşviklerin, negatif faiz ortamının ve hatta genişlemeci maliye politikalarının küresel belirsizliklerle birleşmesi altın ve gümüş gibi değerli madenlere olan talebi arttıracaktır. Mayıs ayında FED’in faiz indirimine işaret etmesiyle başlayan süreçte gümüş %21 yükselirken, altın %17 yükseldi. Faiz indirimi döngüleri ve küresel resesyon beklentileri sebebiyle değerli madenlere olan talebin devam edeceğini fiyatlar yükseliş trendiyken gümüşteki momentumun daha yüksek olmasını beklemekteyiz. Altın/gümüş oranı 88 seviyesinde iken, gümüşün diğer değerli madenlerden daha çok talep göreceğini, piyasa hassasiyeti de dikkate alındığında 16 $ seviyesindeki 5 yıllık ortalamanın aşılmış olması, orta vadede 21 $ seviyesindeki 10 yıllık ortalamanın hedef fiyat olabilir. Olası geri çekilmelerde ise 1 yıllık 16.75 $ ve 5 yıllık ortalama olan 16.25 $ izlenebilir.

 

Gümüş Fiyatları Global Ticaret Savaşından Nasıl Etkilenecek? Alan Yatırım

08 Mayıs 2019 – Gümüş madenciliği, bundan 5.000 yıl önce Anadolu topraklarında başladı. Eski çağlarda; mücevherat, madeni para ve dekoratif eşya olarak kullanılan bu değerli metal günümüzde teknolojiden, sanayiye; yatırımdan bilime farklı alanlarda kullanılmaktadır. Gümüşe olan talebin yaklaşık %50’si endüstriyel, geriye kalan kısmı ise madeni para, mücevherat gibi değerli metal kaynaklıdır.

Gümüş üretiminde Meksika, Peru, Çin, Şili, Rusya ve Avustralya başı çekmektedir. 2018 yılında global bazda 1.4 Milyar Ons gümüş üretimi gerçekleşmiş olup 2018 yılındaki gümüş arzı bir önceki yıla göre %2 azalırken, gümüş talebi bir önceki yıla göre %4 artış göstermiştir. Gümüş fiyatları ise; 2017 yılındaki %3.8 değer kazancının ardından, 2018 yılında ABD Çin arasındaki ticaret savaşının kızışmasıyla birlikte %8.3 değer kaybetmiştir. Gümüş fiyatları jeopolitik gelişmelere karşı oldukça hassastır.

Altın günümüzde en fazla işlem gören değerli metal olma özelliğini korurken hemen arkasından gümüş gelmektedir. Altın ve gümüş arasındaki yüksek korelasyondan dolayı, altın fiyatlarını etkileyen her faktör aynı zamanda gümüş fiyatlarını da etkilemektedir. Merkez Bankaları da gümüşü altına alternatif olarak kullanabilmektedir. Altına olan ikamesinden dolayı güvenli liman yatırım enstrümanları arasında yer almaktadır. Dünyadaki en fazla gümüş talep eden ülke ABD’dir. ABD ekonomisindeki gelişmeler gümüş fiyatlarını da doğrudan etkilemektedir. Güçlenen dolarla birlikte genellikle emtia ve değerli metal fiyatları düşmektedir. Aralarında ters korelasyon olduğunu söyleyebiliriz. 

Tablo 1: Değerli Madenlerin Karşılıklı Korelasyon Tablosu

Emtia

Altın

Gümüş

Platin

Paladyum

Brent Petrol

Bakır

Altın

X

85%

41%

70%

51%

56%

Gümüş

85%

X

68%

42%

71%

73%

Platin

41%

68%

X

-2%

82%

79%

Paladyum

70%

42%

-2%

X

21%

38%

Brent Petrol

51%

71%

82%

21%

X

78%

Bakır

56%

73%

79%

38%

78%

X

 

Gümüş Fiyatları Önümüzdeki Süreçte Nasıl Bir Seyir İzleyecek?

Gümüş fiyatlarını etkileyen bir çok parametre var ama aralarında en etkili olanlar; arz-talep dengesi, makroekonomik gelişmeler ve doların değeridir. Arz-talep dengesi perspektifinden incelediğimizde gümüş talebi, gümüş arzının bir miktar üzerinde gözüküyor. Talebin arza göre daha fazla olması gümüş fiyatlarını dengede tutan en önemli faktörlerden birisidir diyebiliriz. ABD dolarının son iki sene içerisinde değer kazanması da gümüş fiyatlarını aşağı çeken nedenlerinden başında geliyor. Dolar güçlendikçe gümüş fiyatları da düşüyor. Gümüş fiyatları üzerinde bir diğer belirleyici faktör küresel ticaret hacmindeki daralma beklentileri. Ticaret savaşları sürecinde altın ve gümüş gibi güvenli liman değerli metallerin fiyatı küresel ticaret hacmindeki daralma beklentileriyle desteklendi.

Grafik 5: Dolar Endeksi ve Gümüş Fiyatı(Ons/$)

Gelecek dönemde gümüş fiyatları üzerinde en belirleyici faktör global büyüme endişeleri ve doların değerlenme süreci olacaktır. Her ne kadar olası ABD-Çin ticaret anlaşması global büyüme beklentileri açısından olumlu olsa da, dünya büyüme eğilimindeki yavaşlamanın ve dolar endeksindeki güçlenmenin devam etmesini beklemekteyiz. Gümüşün fiyat karakteristiğinin %50’sinin endüstriyel metal olması nedeniyle, global büyümeye bağlı olması diğer yandan değerli metal olması nedeniyle dolardaki güçlenmeye bağlı olarak uzun vadede düşüş eğiliminin devam etmesini beklemekteyiz.

 

 

Dr. Bakır, Global Ekonominin Sağlığı Hakkında Ne Düşünüyor? Alan Yatırım

15.04.2019 – Elektriği gümüşten sonra en iyi ileten metal olması ve sanayide oldukça yaygın kullanılması; bakırı en önemli metallerden biri yapmaktadır. İnşaat, kimya, ulaşım ve kuyumculuk sektörlerinde yaygın kullanılan bir metal elementi olan bakırın bir tonunun 40 otomobil, 60.000 cep telefonu ve 400 bilgisayar üretiminde kullanıldığı düşünüldüğünde önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Çeşitli sanayi dallarında kullanılması global büyümeye dair verdiği sinyaller açısından bu metali dikkat çekici kılmaktadır. Ekonomi büyürken, inşaat sektörü de büyüme eğiliminde olacaktır. İnşaat sayılarındaki artışla beraber, bakır ve demir gibi metallere olan talep de artmaktadır.  Ekonominin büyümesi hız kestikçe, inşaat sektöründeki küçülmeye bağlı olarak, bu metallere olan talep ve fiyatlar da düşmektedir. Sanayinin çekirdek sektörlerinde kullanıldığı için, ekonominin genel sağlığı hakkında iyi bir gösterge olması açısından, Dr. Bakır benzetmesi yapılarak metaforik bir şekilde de kullanılmaktadır.

Bakır; Londra, New York ve Şangay metal borsalarında işlem görmektedir ve emtia piyasalarında oldukça önemli bir konuma sahiptir. Şili, 5.50 Milyon Ton bakır üretimiyle zirvede yer alırken, ardından  2.5 ve 1.7 Milyon ton üretimle Peru ve Çin gelmektedir. Dünyanın en büyük bakır üreticileri Şili’de üretim kalitesini sürdürülebilir kılma ve ABD-Çin ticaret savaşı gündemiyle toplanacaklar. Dünyada en fazla bakır talep eden ülkelerin ABD ve Çin olması bakır üreticisi ülkelerin, arz politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olabilir. Çin ekonomisinin 2019 yılında %6.6 büyeyeceği beklentileri ile haftaya değer kazanarak başlayan bakır; ABD’nin Çin’den sonra Avrupa’yı da gümrük vergileriyle tehdit etmesinin ardından bir miktar değer kaybetti. IMF’nin global büyüme beklentisini küçültmesi de bakır fiyatında gerilemelere neden oldu. Bakır fiyatının, küresel ticaret hacmindeki değişimlere ve gelişmelere oldukça hassas olduğunu söyleyebiliriz. Uzun vadede ekonomi politik gelişmelere ek olarak, teknolojik gelişmeler de bakır fiyatları üzerinde etkili olacak. Arz talep dengesi üzerinden inceleyecek olursak, elektrikli araç üretiminde bakırın oldukça yaygın kullanılması, bakıra olan talebi uzun vadede arttırabilir. Bu durum da bakır fiyatlarının seyrini değiştirebilir.   

Grafik 3: Dünya GSYİH Büyüme Oranı ve Bakır Fiyatları

Bakır fiyatları önümüzdeki dönemde hangi yönde hareket edecek?

Çoğu piyasa analisti ve kurumun 2019 yılı için global büyüme beklentilerini düşürmesinin en önemli sebepleri, ABD’nin Çin ve Avrupa’ya yönelik izlediği korumacı politikalar ve yılan hikayesine dönen Brexit süreciydi. Bakır fiyatlarındaki gerilemeler, 2017 yılının son aylarından beri global ticaret hacmindeki daralmaya dair olumsuz sinyaller veriyordu. 3300$ seviyesinden 2500$ seviyesine düşmesi bu durumun en güçlü kanıtlarından biriydi. Yıllık bazda 1 dönem farkı alınmış bakır fiyatı ve global GDP zaman serisi, bakır fiyatlarındaki gerilemelerin küresel büyümenin yavaşlayacağına dair sinyal vermektedir. Global üretim hacmi ile de bakır fiyatları arasında %89 korelasyon bulunması da bu senaryoyu dikkat çekici kılmaktadır.

Bakır fiyatı, uzun vadede Çin’deki yavaşlamayla birlikte, 2011 yılındaki zirvenin %30 altında; Trump döneminde ABD’de büyümenin momentum kazanmasıyla birlikte 2016’daki en düşük seviyenin %30 üzerinde işlem görüyor. Bundaki sonraki süreçte bakır fiyatlarının yönünü ticaret savaşlarının geleceğini belirleyecek en önemli faktörün ticaret savaşlarının geleceği olduğunu söyleyebiliriz. Bakırın, elektrikli araçlarda kullanımının yaygınlaşması da fiyatının global büyümeden bağımsız hareket etmesine neden olabilecek faktörler arasındadır.

Özetle; bakır fiyatları, global arz talep dengesi, global büyüme, ABD Çin ticaret savaşı ve elektrikli araç sektörünün geleceğine bağlı bulunmaktadır. Bizim bakır fiyatları hakkındaki görüşümüz, elektrikli araç sektöründeki büyük potansiyel nedeniyle bakırın global büyümedeki olası düşüşe karşı direnç gösterebileceğidir.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here