Ana sayfa Raporlar Borsa Hisse Analiz Raporları Yunus Kaya Ya...

Yunus Kaya Yazdı: Fed Daha Ne Yapsın?

Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya’nın günlük yazılarını burada bulabilirsiniz:

FED Daha Ne Yapsın – 20 Haziran 2019 Perşembe Güne Başlarken

FED kararı öncesinde Türkiye piyasalarındaki olumlu hava devam etmekte. Dün banka endeksi % 2 yükselerek BIST100’ün günü hafif artışla 94,244’den kapatmasını sağladı. 2 yıllık gösterge tahvil faizi % 21.84e geriledi. 

Akşam FED, faiz kararında değişiklik yapmazken 2019 yılı içinde faiz indirimi sinyali verdi. Powell’ın göreve gelmesinden sonra konsensüs ile hareket eden FED üyeleri, bu kez ittifakı bozdu. Bazı üyeler faiz indirimi fikrine sahip olduğu halde oy verirken “faizler sabit kalsın” dedi, sadece St Louis FED Başkanı J. Bullard “faiz insin” diye oy verdi. Neticede 2020’sonuna kadar faizin 0.50 puan inmesi yani iki faiz indirimi tahminlere girdi.

Dün dediğimiz gibi, piyasalar FED’in korkudan faiz indirimine başlamasını istiyordu. Bu oldu! Aralık 2018’de FED’i ikna için ABD endekslerini % 15 düşürmüşler, FED teslim olunca geri yükseltmişlerdi. Yeni durumda, piyasalar pek bir şey yapmadan FED harekete başladığından, borsaların 2019u rekor seviyelerde bitirmesinin önü açıldı diyebiliriz. 

Fed Başkanı Powell, düşük küresel büyümenin dünyada enflasyonu zayıf tutabileceğini söyleyip  “risklerin görünüm üzerindeki etkisini bekleyip görmek istiyoruz” dedi. Görevden alınması konusunda konuşan Powell “Kanuna göre dört yıllık görev sürem var” diyerek Trump’a artistlik etti.

Peki açıklamanın etkileri ilk etapta ne oldu? Faiz indirimi doların değerini kaybettireceği için önden fiyatlama başladı ve dolar endeksi 96.8’e kadar indi. Bu sayede gelişmekte olan ülke paraları ve dolayısıyla TL olumlu etkilendi. Akşam kapanırken 5.84 olun USDTRY sabaha 5.78e % 1 indi bile. ABD 10 yıllık tahvil faizi % 2’nin altını gördü. Altın  ons fiyatı ise 1393’e kadar yükseldi.

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan 14:00 de Bahçelievler’de konuşacak. İstanbul seçimine 3 gün kala İmamoğlu; Çatalca, Silivri ve Büyükçekmece’de konuşacak. TBMM  Genel Kurulda Askeralma Kanunu Teklifi’nin görüşmelerine devam edilecek. AB liderleri ise gelecek 5 yılın AB stratejisini görüşüp karara bağlayacak. Bu noktada Yunanistan’ın AB liderlerine Türkiye aleyhine baskı yapması bekleniyor. Üstelik bugün “Yavuz sondaj gemisi” Yalova tersaneden Kıbrıs’a yolcu ediliyor.

STRATEJI

BIST 100 için 91,500 seviyesini para girişiyle geçtiğinden olumlu bölgedeyiz. S400le ilgili gelen haberlere piyasa genelde sağır davranıyor. Endeks için 95 bin direnç olarak gözükürken 92,500 aşağı geçilirse korkmalı.

 

Para Yağıyor  

Piyasalar PARAya taparlar. Para akışı olmazsa komaya girer. Dünyanın en zengin 62 kişinin serveti, en yoksul nüfusun %50’sine denk! Biraz daha genişletirsek en zengin %1’in serveti, geri kalan %99’un servetiyle eşit duruma geldi. Bu zenginliğin daha da büyümesi için piyasalar dönem dönem tanrılarına kurbanlar sunarlar ki bunun için para aktörlerini köşeye sıkıştırırlar.  

*Tarih, 26 Eylül 2018. FED her iki toplantıda bir faiz artırımına devam ederek faizi %2.00-%2.25 seviyesine yükseltmişken 2019 yılı için ilk kez tahminini açıkladı: 3 kez daha faiz arttırılacak.

*FED 8 Kasım’daki toplantıda faizi değiştirmemiş, 2019 yılında 3 faiz artırım beklentisini korumuştu. “Sen misin faizi daha da artıracak olan” diyen piyasa tehdit yolunu seçti:  S&P500 Endeksi yılın son toplantısına kadar % 11 düştü. Trump devreye sokuldu: 17 Aralık’ta “FED’in faiz artırımını düşünmesi bile akıl almaz” dedi.

*2018 yılının son FED toplantısında 19 Aralık’ta faiz % 2.50 ye yükseltildi. Ancak 2019 yılı büyüme beklentisini % 2.5’dan % 2.3’e indirdiği için faiz artırım beklentisini de 3’den 2’ye indirdi.  Bir daha ki FED toplantısına kadar S&P500 % 7 yükseldi.

*30 Ocak 2019’da FED, 2019 faiz artırım beklentisini 1’e indirdi. 

*20 Mart 2019 toplantısında Fed bu kez bu yıl için faiz artırmayacağını ve bilanço küçültme operasyonunu Mayıs’ta yavaşlatmaya başlayacağını açıkladı. 

Ama piyasalar daha fazla kurban istiyordu. Bunun için FED’e “faizi indir” baskısı gelmeye başladı. Fitch ve S&P 2019’da faiz indiriminin olmasını beklemiyor. Çünkü mantıklılar: 2019 1Ç’de % 3.1 büyüyen ABD halen iyi gidiyor. Yavaşlama olsa da dünyanın dinamosunda kriz henüz uzak. “FED, korkudan faiz indirimine gitsin” isteyen piyasa, bakalım bu akşam FED’den ne koparacak? 

Avrupa Merkez Bankası, Euro bölgesinde ekonomiyi desteklemek için Mart 2015’te başladığı varlık alım programına 46 ay sonra 2.6 trilyon Euroluk likidite sağladıktan sonra 13 Aralık 2018 toplantısında sona erdirdiğini açıkladı. Ancak Euro’nun bankaya geri gelmesini engellemek için de politika faizini sıfırda, mevduat faizini % -0.40’ta tutmaya 1 yıl daha devam edeceğini açıkladı.  Faiz artırımından sonra da vadesi dolan tahvillerle yeni tahviller alarak paranın çekilmeyeceği açıklandı.   

Ancak AB ile ilgili büyüme beklentileri sürekli revize edilerek aşağı çekilince “Yetiş Draghi” denildi. Draghi, 24 Ocak 2019 toplantısında elindeki enstrümanların tükendiğini söylemenin doğu olmayacağını söyleyince borsalar yükselişlerini sürdürdü. 7 Mart toplantısında Avrupa MB, oybirliğiyle yavaşlayan Avrupa ekonomisine müdahale etmek için Uzun Vadeli Refinansman İşlemleri (TLTRO) programını bu yıl Eylül’de başlatacağını ve 18 ay sürdüreceğini açıklayınca Euro/dolar paritesi önce 1.13’ü sonra 1.12’yi aşağı kırdı. Yani parasal genişleme programını sonlandıran Avrupa MB’na sadece 3 ay sonra “özür dilerim, tekrardan bir genişleme programına başlayacağım” dedirttiler.  

Avrupa para birliğinin 20. yılında Lizbon’un güzel bölgesi Sintra’da yapılan forumda, dün Merkez Bankaları bölümünde konuşan Draghibankadan “teşvik” yönünde bir hareketin beklenenden daha önce gelebileceğini kaydetti. Bu noktada; daha fazla varlık alımı için yer olduğunu söyleyen Süper Mario Draghi “daha fazla faiz indirimi ve daha fazla parasal genişleme, ECB’nin araç setinin bir parçasıdır” dedi. Açıklamalar sonrasında global borsalar ralli yaptı. 10 yıllık tahvil faizleri Almanya’da -% 0.32’ye inerken Fransa’da ilk kez % 0 altı görüldü ki 2016’daki dibinin de altı demek bu!  Şükür, biz de bu açıklamalardan nasiplendik: BIST100 % 2.1 artışla 94 bini geçerken 2 yıllık gösterge tahvil faizi % 22’nin altına indi.  

STRATEJI

BIST 100 için 91,500 seviyesini para girişiyle geçtiğinden olumlu bölgedeyiz. S400le ilgili gelen haberlere piyasa genelde sağır davranıyor. Endeks için 95 bin direnç olarak gözükürken  92,500 aşağı geçilirse korkmalı.

 

Para-Normal Bir Gün  

2013 Mayıs’ta yatırım yapılabilir seviye olan Baa3’e yükselttikten sonra 41 ay bizi bu kategoride değerlendiren Moody’s 23 Eylül 2016’da notu “Ba1″e indirmiş, 2018 yılının 8 Mart’ında da ekonomideki hızlı gidiş ve artan borç nedeniyle Ba2’ye düşürmüştü. Bu tarihten 162 gün sonra 17 Ağustos 2018’de ise Ba2 durağandan “Ba3” negatife düşürdü. Sonrasında ülke biraz toparlayınca izlemeye geçse de 300 gün sonra 14 Haziran 20109’da notu bu kez Ba3’ten B1’e düşürdü, üstelik görünümü de negatif olarak belirledi. Yani bir sonraki hamlesi yine muhtemelen indirim yönünde olacak. Bu seri not düşüşü ile Moody’s Türkiye’ye en kötü notu veren şirket konumuna geldi. Oysa S&P bu özelliği taşırdı.  Moody’s hamlesinin arkasından 2 Ağustos’ta S&P’nin, 1 Kasım’da Fitch’in not gözden geçirmeleri önem kazandı. Fitch artık iki kurumdan iki kademe yukarda olduğundan indirmesi çok önemli olmaz ama S&P indirirse biraz etkili olabilir.  

Not indirmesinde makro verilerdeki bozulma etkili oluyor. Örneğin dün açıklanan Merkezi Yönetim Bütçesi Mayıs’ta faiz dışında 4.1, toplamda 12.1 milyar TL açık verdi. 2019 ilk 5 ayda açık 66,5 milyar TL’ye ulaştı. Bütçe açığı aylık ortalama 13 milyar TL olarak gerçekleştiğinden yılı 150 milyar TL açık ile bitirmesi gündeme gelecek gibi.  

Bütçe açığı/ GSYH oranı 2015’de % 1.0 iken, 2016’da % 1.1, 2017’de %1.5, 2018’de % 1.9 olmuştu. YEP’de 2019 için GSYH’nın 4.45 trilyon TLye ulaşacağı öngörülürken bütçe açığı hedefi 80.6 milyar TL belirlenmişti. Yani açığın ekonomik büyüklüğe oranı % 1.8’e gerileyecekti.  Ancak açık 150 milyar TL ‘ye ulaşırsa Bütçe açığı/GSYH oranı da % 3.4’e ulaşacak. Bu yüzden, geri kalan 7 ayda buradaki bozulmayı tedavi için; hem bütçe giderlerinde ciddi tasarruf, hem gelirlerde artış için vergi artışları gerekecektir. Diğer taraftan ekonomideki toparlanma güçlenirse GSYH da büyür ve oranın küçülmesine katkı sağlar. Üstelik bilinmelidir ki kriz dönemlerinde “devlet babanın” keseyi açıp, halka negatif etkilerini azaltma çabaları yeni değildir. En son 2008 krizinde; Bütçe açığı/GSYH 2008’de % 1.8 iken 2009’da % 5.3’e çıkmış sonrada 2011’de % 1.3e gerilemişti. Dolayısıyla bu hafta sonu yapılacak yerel seçim sonrasında ciddi kemer sıkma tedbirleri beklenebilir.  

Moodys’in Türkiye’nin notunu en düşüğe indirmesi sonrasında TL varlıklar müthiş güzel bir gün geçirdi ve relatifte rakiplerinden pozitif ayrıştı. Evet, ilk etapta anormal bir durum gibi gözüküyor ama parası olan büyük yatırımcılar sayesinde normal oluyor. Borsanın büyük oyuncusunun önderliğinde yabancı aracı kurumlardan 350 milyon TL alım geldiği görüldü. Yatırımcılarda genel kanaat, önceden bunun satıldığı ve bugün sattıklarını yerine koydukları şeklinde. Şimdi yeni beklenti FED kararı olacak. Çarşamba akşamına kadar global piyasalarda bu beklenti ile pozitif havanın devamı görülebilir.  

TCMB, dün APİ işlemlerinde 12 piyasa yapıcısı bankaya % 24 yerine % 23’den likidite kullandıracağını açıkladı ki Temmuz’da 100 baz puan indirim yapacağı sinyali olarak algılanabilir. Bu hamle sonrasında banka hisseleri günü % 3.1 artışla kapatırken 2 yıllık tahvil faizi % 1.7 düşerek % 22.3’e geriledi. Haftaya başlarken günün en çok değer kaybedeni olarak başlayan TL, 5.92 den başlayan trendle gün biterken 5.85’e inmiş ve günün en çok değer kazanan parası olmuştur.   

STRATEJI

BIST 100 için 91500 seviyesini para girişiyle geçtiğinden olumlu bölgedeyiz. Aşağı kırmadıkça long seyredilebilir.  

Modelimiz (09:15 itibariyle) VIOP X30YVADE ve BIST 100  güne yatay  başlamasını öngörüyor.

 

Moody’s’in Ettiğine Bak

08 Mart 2018: Türkiye saatiyle gece yarısı Moody’s hiç hesapta yokken Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. O günkü yorumumuz şöyleydi: “2013 Mayıs’ta yatırım yapılabilir seviye olan Baa3’e yükselttikten sonra 23 Eylül 2016’da “Ba1″e indiren Moody’s 7 Mart 2018’de Ba2’ye düşürdü. Üstelik görünümü “pozitif” yerine durağan yaptı. Yani kısa sürede üst nota geri çıkması zor. Zira açıklamasında siyaset ve yüksek borçların Türkiye’yi bir şoka daha da yaklaştırdığını söyledi. USD/TRY etkisi yok gibi: 3.80 civarında!”

Ekonomideki hızlı gidişin ardından bu adımı atan Moody’s, öngörüsünde haklı çıktı ve Türkiye Mayıs ve Ağustos’ta iki şok yaşadı.  

17 Ağustos 2018: Akşamı S&P, Türkiye’nin kredi notunu BB-‘den B+’ya düşürürken görünümü “durağan” olarak belirledi. Moody’s de kredi notunu  “Ba2” durağandan “Ba3” negatife düşürdü. O günkü yorumumuz şöyleydi: Kredi skalasında tek B harfli notlar genelde geri kalmış ekonomilere verilip çok spekülatif yatırım olarak görülür.  Ana görüntü şu ki; S&P en düşük seviyeye indirip artık bekleme moduna çekilmekte iken Moody’s bir kez daha indirmek üzere pozisyonlandı.

Hem S&P hem de Moody’s bu kararında hatalı çıktı. Zira Yeni Ekonomi Programı ile Türkiye toparlandı. Piyasa faizleri ve enflasyon düştü. Ancak yerel seçimler dengelenme sürecinin daha ileri aşamaya geçmesini zorladı.  

14 Haziran 2019 akşamı piyasalar kapanınca sürpriz bir adımla Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu Ba3’ten B1’e düşürdü, üstelik görünümü de negatif olarak belirledi. Yani bir sonraki hamlesi yine indirim yönünde olacak. “Zaten çöptük daha da çöp olduk” yada “bu hiçbir anlam ifade etmiyor” gibi yorumlar gördük ki biraz hüzün barındıran duygusal yorumlar olarak görülebilir.  Oysa Hazine ve Maliye Bakanlığı güzel bir şekilde reel açıklamasını yaptı. Bu arada “Moody’s düşürdü ama bir sor niye düşürdü” diye baktığımızda;

* Türkiye’de ödemeler dengesi krizinin artmaya devam ettiğini gösteriyor

*TCMB rezervleri düşüyor ve bu yüzden TCMB’nin bağımsızlığı ve şeffaflığı endişelendiriyor.

* Döviz rezervleri zayıf ve gelecek 2 yıldaki yükümlülükler için daha zayıflaması bekleniyor.

* ABD ile yaptırım boyutunda bir kötüleşme, kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskıya neden olur. 

Özetle bu kez, “ABD yaptırımları riskinin arttığı dönemde azalan döviz rezervleriniz, daha önce uyardığım yüksek borçlarınızı ödeme kabiliyetini azaltıyor. Bu yüzden sizi alt kademeye alıyorum” dedi. Yaptırımlar riskine karşılık da görünümü negatifte tuttu. Son durum itibariyle Moody’s Türkiye’ye en kötü notu veren şirket haline gelmiştir. Bugüne kadar bu ünvan S&P’de idi.  

Biz Moody’sin, not indirim gerekçelerini abartılı buluyoruz. Ancak bir sorunumuz ortaya çıkmış olabilir. Şu bir gerçek ki 100 yıllık geçmişleri olan köklü not şirketleri acayip kıskançlardır. Biri bir not değiştirince diğerleri de geride kalmak istemezler. Yapılan çalışmalarda 3 not şirketinin korelasyonları çok yüksek çıkmaktadır. Dolayısıyla Moody’s hamlesinin arkasından 2 Ağustos’ta S&P’nin, 1 Kasım’da Fitch’in not gözden geçirmeleri önem kazandı.

Bu hafta global piyasalarda Merkez Bankalarının faiz kararları izlenecekken, dünkü TV tartışması sonrası İstanbul seçimlerine doğru bizde dengelenme çalışmaları izlenecektir.  

STRATEJI

Yükselen trendi aşağı yönde kıran BIST 100 için 91500 seviyesi önemli. Bu seviye yukarı geçmeden hedge pozisyonlarla devam edilebilir.

 

Sütten Ağzı Yanan

Türkçemizde güzel bir atasözü vardır: Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer! Yani demesi odur ki tedbirsizlik nedeni ile başından çok kötü bir olay geçen ve bundan zarar gören kişi buna benzer durumlar karşısında daha dikkatli davranır. Hazine Bakanı Albayrak “Ekimde enflasyonu tek hanede göreceğiz” derken, piyasada faiz indirimi beklentisi artarken Merkez Bankası dün faizde değişikliğe gitmedi. Oysa faizi % 24’e çıkardığı 13 Eylül 2018’de USDTRY 6.50 seviyesinde iken o ay TÜFE % 25e ulaşmıştı. Aradan geçen 9 ayda piyasa faizleri inerken, USDTRY 5.80’e indi. Üstelik TÜFE son olarak % 18.7’ye indi.  

Ama işte, o şüphe yok mu o şüphe! Burası Türkiye deyip gerisine dünya için anormal ama Türkiye için normal olabilecek cümleyi kurabilirsin. Suriye’den 1 milyon yeni göçmen gelirse, Doğu Akdeniz’de gemimizi vururlarsa, Trump’ın Türkiye aşkı depreşirse, Putin’i kızdırırsak vs bir sürü riskin gerçekleşme olasılığını kimse garipsemez bu ülkede.  

Bu yüzden Türkiye’de yerleşikler, geçmişten aldıkları tecrübe ile dövize geçişlerini sürdürmekte. 2019’un ilk 5 ayında 22 milyar $ karşılığı alım yapmışlar ve bankalardaki mevduatta dövizin payı % 50 yi geçmiş. Finansal açıdan bakınca dövizde kalanlar “hata yaptılar”. Çünkü TCMB faizi %24e çektiğinde TL ye geçip mevduata yatırsalardı bugüne kadar net %16 faiz alacaklardı. Kur da düştüğü için dolarlarını yerine koysalar % 30 daha fazla dolar alacaklardı. Yani dolar bazında % 30 getiri imkanını kaçırdılar. Ama onlar için getiri önemli değil. “Ya daha kötüsü olursa” diyerek satın alma güçlerini koruyorlar yada açık pozisyon risklerini hedge ediyorlar. Bu yüzden de dolar bazında bu sürede sadece % 3 kazandıkları halde üzülmüyorlar. Türk insanının genlerine işlemiş çünkü 5-10 yılda bir kriz korkusu! Tasarrufu olmayanlar içinse yapacak fazla bir şey yok. Özel sektör yatırımı ve istihdamı durdurunca “devlet baba” bugünlerde bütçe açığı pahasına elinden geleni yapıyor: Teşvikler veriyor, istihdamını artırıyor. Dün de tüketime kolaylık olsun diye kredi kartı ile bazı harcamalara 3/6 taksit daha ekledi.  

TCMB dün “biz faizi yüksek tutuyoruz, halk da pek tüketimi artıramıyor ki bu sayede enflasyon düşüyor” demiş gibi. Sonra da metinde şöyle demişler: “fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlamak ve enflasyonun düşüş sürecini hızlandırmak amacıyla sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.“ Yani yukarda saydığımız yada akla hayale gelmeyecek her türlü riske karşı şimdilik bir hamle yapmayıp, enflasyonun düştüğünü gördükten sonra indirim yapacak. Halk nasılsa Merkez de aynısını yapıyor. Çünkü daha geçen yıl riskleri öngöremeyip artırması gerektiği yerde faizi artırmadı veya artırdı ama az artırdı ve kriz büyüdü. Şimdi indirse ve bir ay sonra artırmak zorunda kalsa, hafazanallah!  

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bizimki geçen yıl farklı yedi bu yıl farklı yiyor. Biz yeni yiyiş tarzını daha olumlu buluyoruz. Dünkü karar sonrasında 25 Temmuz toplantısında 100 baz puan civarında faiz indiriminde piyasa ittifak yapabilir. Tabi ceteris paribus (Latince: diğer tüm durumlar sabitken) diyerek! 

STRATEJI

Yükselen trenddeki BIST100 84 binden 94 bine geldi.  91,0-91,5 aralığı önem kazandı. Aşağı kırması halinde hedge önerilir.  

Modelimiz (09:15 itibariyle) VIOP X30YVADE 600  puan civarında düşüş ile, BIST 100 ise % -0.4 civarında güne başlamasını öngörüyor.

 

İttifak Bozuldu  

BIST 100 endeksi,10 günün 8’inde artışla kapanmış ve toplamda 11,000 puan yükselerek 94,500 seviyesini görmüşken dün gelen kâr satışlarıyla %1.36 düşüşle, 92,825 puandan kapattı.  

Son haftaların yıldız parası TL’de de dün kar satışları görüldü. Bu yüzden dün gelişmekte olan ülke paraları dolara karşı ortalama % 0.2 değer kazanırken TL % 1.0 değer kaybı yaşayarak 5.83e yükseldi. Belki de bugün öğlen sonuçlanacak TCMB kararı öncesinde kârlı pozisyonlarını realize ettiler. Foreks Anketi’nin 18 katılımcısından 3’ü faizde % 0.50-% 1.00 indirim bekliyor. Bugüne kadar piyasa katılımcıları ortak kararla indirim beklemezdi. Ancak bu toplantıda fikir ittifakı bozulmuş durumda. Zira geçen yılın baz etkisi nedeniyle her ay bir öncekinden daha iyi olacak ve Ekim ayında enflasyon tek haneye inecek. Bu durumda TCMB’nin golü atması için önü açılmış oluyor. Bakalım Merkez nasıl bir taktikle ilerleyecek.  

“Taktik” demişken, Milli takımımız dün İzlanda karşısında 2-1 yenilirken klasik Türk yönetim sorunu yenilgide etken oldu. Aykut, Fatih ve Şenol vs hocalar iyi işleyen bir sistem varken “bu zorlu rakibe karşı yeni bir şeyler deneyelim” diyerek çarklara çomak sokarlar ve daima daha ilk yarıda dağılırız. Neticede avantaj ele geçirmiştik onu kaybettik. Halen yarışta olmak da güzel -ki o İzlanda buraya gelecek! 

NATO’nun “Doğu Cephe Savunma Hattının Güçlendirilmesi planı” ile Polonya öne çıkmakta. 2018 Mart’ında 5 milyar $a ABD’den patriot füzeleri satın alma anlaşması yaparken Mayıs ayında F-35lerden almak isteklerini ABD’ye ilettiler. 2018 Eylül’de ise Trumpla görüşen Cumhurbaşkanları ABD’ye ülkesinde üs kurmasını (“Trump Hisarı” adını verecekler) ve bunun için maliyeti olan 2 milyar dolar ödemeyi önerdi. 2019 başında ise Polonya ve Ukrayna, birlikte orta menzilli hava savunma sistemi geliştireceklerini açıkladı. Bugün Polonya Cumhurbaşkanı, işadamı başkan Trump’ı yine ziyaret ediyor. Türkiye’ye vermeyecekleri F35leri isteyecekler. Trump “bekleyin hele 31 Temmuzu” diyebilir. O görüşme öncesinde ABD Savunma Bakanı bizim savunma bakanıyla telefonda son durumu görüşecek. Türkiye’de ise yarın ki Kabine toplantısında bu konu görüşülecek.  

STRATEJI

Yükselen trenddeki BIST100 84 binden 94 bine geldi.  91,0-91,5 aralığı önem kazandı. Aşağı kırması halinde hedge önerilir.  

Modelimiz (09:15 itibariyle) VIOP X30YVADE 100 puan kayıpla BIST 100’ün % 0.2 eksi başlamasını öngörüyor.

 

Kıbrıs Kaşınıyor

Kıbrıs Cumhuriyeti (Bize göre Güney Kıbrıs), 2002’den itibaren Doğu Akdeniz’de başta Mısır olmak üzere diğer kıyıdaş ülkeler Lübnan, Suriye ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları yapmaya başladı. Türkiye’nin BM nezdinde itirazlarına rağmen Kıbrıs, 2007’nin başında 13 adet arama sahası ilan etti ve büyük petrol şirketlerine arama ruhsatı vermeye başladı. Buna karşılık olarak Türkiye, hem Doğu Akdeniz’de kendi ekonomik bölgesinde hem de Kuzey Kıbrıs’ta adanın kuzeyi ve doğusunda belirlediği bölgelerde TPAO’ya arama ruhsatları verdi. Bu durumda Kıbrıs’ın 13 parselinden 1, 3, 4, 5, 6 ve 7 no’lu parsellerinde TPAO ile kesişme var. Bu durum gerginliğe yol açabilir diye bekleniyordu. 

Geçtiğimiz hafta 12. parsel ile ilgili anlaşma açıklandı. Buna göre Mısır’a boru hattıyla iletilecek gaz Mısır tesislerinde sıvılaştırılıp satılacak. Rumlar sadece bu parselden her yıl 500 mn dolar kazanacak. Bunun karşılığında ABD silah ambargosunu kaldıracak. Yani ABD, Kıbrıs’ın kazancının bir kısmını silah olarak kendine transfer edecek. Oysa Kıbrıs adası ile Türkiye arası sadece 75 km mesafede. (Türk akımı Karadeniz altından 910 km boru döşedi) Yani adaya gazı ulaştır- boru hattından Türkiye’ye gönder. Tanap ve diğer hatlarla Avrupa’ya gönder. En ucuz ve kolay yol bu.  

Ama siyasi olarak yalnızlaşan Türkiye dışlandığından zor yolu seçtiler. İsrail’in Tamar ve Leviathan, Mısır’ın Zohr ve Kıbrıs’ın Afrodit (ve gelecek olanların) yataklarında bulduğu doğalgaz rezervlerinin çıkartılıp boru hatları aracılığıyla Avrupa pazarına taşınması hedefinde birleşen İsrail, İtalya, Filistin Yönetimi, Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır, Ürdün ve Yunanistan’ın katılımı ile 14 Ocak 2019’da Kahire’de Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu kurdu. Tabi bu birliği ABD, AB ve İngiltere destekliyor.   

Türkiye gidişatı gördüğünden sismik arama için Barbaros ve Oruç reis adını verdiği 2 gemi ile çalışırken Fatih ve Yavuz ismini verdiği 2 sondaj gemisi satın aldı. Fatih ilk denemesini Alanya’da yaparak tecrübe edindi ve Mayıs başında hiç beklenmedik bir yerde adanın batısında sondaja başladı. 4 savaş gemisince çevrelenen Fatih’in bu hamlesine ikiz kardeşi Yavuz, Temmuz’da adanın muhtemelen doğusunda başlayacağı yeni sondajla katılacak. Dolayısıyla karşı blok çıldıracak. Bir kuyuda sonuç için yaklaşık 5 ay sürüyor. Sonunu getirtmek istemeyeceklerdir. Dolayısıyla dünkü gibi “uluslararası sularda tutuklama kararı” çıkartabilirler. Ama o gemiye gidip nasıl tutuklama yapacaklar merak ediyorum? Sıkıyorsa gitsinler. Yunanistan’ın bir firkateyni Ekim 2018’de Güzelyurt açıklarında araştırma yapan Barbaros Hayreddin Paşa  gemisini taciz etmişti, o kadar. 

Bu akşam İzlanda karşısında milli takımımıza başarılar diliyoruz. Fizikli olduklarından bizimkileri iyi döverler ama sonuçta genç Türklere yenilmekten kurtulamayacaklardır. Darısı Kıbrıs’ın başına! 

STRATEJI

Yükselen trenddeki BIST100 84 binden 94 bine geldi.  Para girişi olumlu. 91 bin aşağı geçmeden trende kalınabilir.

Modelimiz (09:15 itibariyle) VIOP X30YVADE ve BIST 100’ün yatay başlamasını öngörüyor.