Ana sayfa Raporlar Borsa Hisse Analiz Raporları Haftalık Piya...

Haftalık Piyasa Beklentileri ve Borsa Hisse Önerileri, Gedik Yatırım

Trend tersine mi dönüyor?

Yılbaşından beri devam eden iyimserlik dalgası geçtiğimiz hafta itibariyle yerini ticaret savaşı ve küresel büyümeye yönelik endişelere bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump, Çin ürünlerine gümrük vergilerinin artırılacağı 1 Mart tarihinden önce Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmeyeceğini söyleyerek ticaret müzakerelerinde anlaşmaya varılamamasına yönelik korkuları derinleştirdi. Diğer taraftan Avrupa Komisyonu 2019 yılına ilişkin Euro Bölgesi büyüme tahminini yüzde 1.9’dan yüzde 1.3’e düşürdü. 2020 tahmini yüzde 1.6 oldu. Gelen bu açıklamalar Euro Bölgesi ve ABD endekslerinde önemli düzeltmelere neden oldu. Borsa İstanbul’da ise önceki haftanın son iki gününde görülen satışların ardından geçtiğimiz haftaya da satışlarla başlandı. Sonrasında ise küresel risk iştahındaki zayıf seyrin de etkisi ile borsa İstanbul’da da kararsız bir tablo oluştu. Yeni haftaya başlarken de bu kararsız tablonun devam etmesini bekliyoruz.

Enflasyon Verileri Açıklandı

Pazartesi günü yeni yılın ilk enflasyon verileri açıklandı. TÜFE, ocak ayında bir önceki aya göre % 1,06, yıllık bazda ise % 20,35 artış gösterdi. Piyasadaki genel beklentiler TÜFE’nin aylık bazda %1 dolaylarında bir artış yaşanması şeklindeydi. Piyasadaki genel beklentilerle uyumlu gelen enflasyon verisi piyasada önemli bir fiyatlamaya neden olmadı. Çekirdek enflasyon %19,53’ten %19,02’ye geriledi. Aylık en yüksek artış yüzde 6,43 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda oldu. Çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 3,62, sağlıkta yüzde 3,56, eğlence ve kültürde yüzde 3,18 ve lokanta ve otellerde yüzde 1,07 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 7,95 ile giyim ve ayakkabı oldu. Düşüş gösteren bir diğer grup ise yüzde 3,10 ile konut oldu. Yurt içi ÜFE aylık %0,45 artarken yıllık artış %32,93 oldu. Yıllık TÜFE rakamlarının yılın ilk yarısında %20 üzerinde kalmaya devam edeceği yönündeki beklentimizi koruyoruz. TCMB’nin sıkı duruşu, zayıf iç talep, daha istikrarlı TL performansı, bazı sektörlerdeki vergi indirimlerinin uzatılması önemli aşağı yönlü riskler olsa da; gıda fiyatlarındaki katılık, ÜFE’deki yüksek seyir (potansiyel geçişkenlik etkisi) ve yılın ilk yarısındaki düşük baz etkisi de enflasyon görünümü ve beklentiler açısından önemli yukarı yönlü risklere olmaya devam ediyor. Yıllık çekirdek TÜFE rakamlarındaki yavaşlama ve TÜFE kapsamında sert artış gösteren gıda fiyatlarının ÜFE kapsamında da artış göstermesi de önümüzdeki birkaç aylık dönemde enflasyonda düşüş beklentilerini azaltacak, bu da faizlerde de aşağı yönlü hareket imkanını sınırlayan bir etken olarak karşımıza çıkacaktır.

Euro Bölgesi büyüme tahmini aşağı yönlü revize edildi

Son dönemde Avrupa genelinde açıklanan veriler ekonomik görünümdeki yavaşlamaya işaret etmekteydi. Geçen hafta Euro Bölgesi’nde açıklanan veriler de ekonomik görünümdeki zayıflamayı teyit eder nitelikteydi. Euro Bölgesi’nde hizmet PMI göstergesi bir önceki aya göre değişmeyerek 51,2’de kaldı. Veri, bir önceki yılın aynı döneminde 58 olmuştu. Yeni siparişler 50,7’den 49,5 ile Haziran 2013’ten beri en düşüğüne geriledi. Perşembe günü Almanya’da açıklanan fabrika siparişleri aralıkta bir önceki aya göre %1,6 düşüş kaydetti. Beklenti aylık %0,2 artış olması yönündeydi. Yine Almanya’da açıklanan sanayi üretimi de artış beklentisine karşılık %0,2’lik daralma kaydetti.

Yeni Haftada Ne Konuşacağız?

11-15 Şubat haftasında ekonomik ve siyasi gelişmelerin ışığında yoğun bir akış geçireceğimize benziyor. Üstelik bu hafta iki kredi derecelendirme kuruluşunun da Türkiye hakkında yorumlarını alacağız. İlk olarak 13 Şubat Çarşamba günü Fitch Ratings aralarında Türkiye’nin de olduğu “sıcak bölgeler” in tartışılacağı bir panel düzenleyecek. Türkiye’nin yanı sıra Arjantin, Brezilya, Meksika ve Güney Afrika ele alınacak. Bu yıl gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışlarının hızlı olduğunu düşündüğümüzde bu toplantı önemle izlenmesi gerekiyor. İkinci olarak ise cuma günü S&P’nin kendi takvimine göre Türkiye’nin notunu ve görünümü gözden geçirecek. Beklentiler göre S&P’nin Türkiye değerlendirmesinde hiçbir değişiklik yapılmaması yönünde. Haftanın ilk işlem gününde Japonya tatil iken, 15 Şubat’ta ise ABD’de Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki geçici anlaşma sona erecek ve anlaşamama durumunda federal hükümetin tekrar kapanması gündeme gelebilir. Son olarak ise hafta başında ABD Ticaret Bakanı Mnuchin ticaret anlaşmalarını konuşmak için Pekin’e gidiyor. Hem siyasi hem de ekonomik akışın yoğun olacağı bu haftanın detaylarını da inceleyelim.

Türkiye

11 Şubat Pazartesi günü Hazine’nin iki ihalesi bulunuyor. İlki 11 aylık bono ihalesi ikincisi ise 2 yıllık kira sertifikası ihracı şeklinde gerçekleştirecek 13 Şubat Çarşamba günü Fitch’in New York’ta gerçekleştireceği panelde aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ‘sıcak bölgeler’ konuşulacak. Kendi takvimlerine göre 3 Mayıs’ta Türkiye’nin notu ve görünümünü değerlendirecek olan Fitch’in bu haftaki panelinde Türkiye’nin artıları ve eksileri konuşulacak. Yabancı kuruluşların seçim öncesi Türkiye’ye bakış açıları değerlendirilecek. 14 Şubat Perşembe günü Türkiye’nin aralık ayına ait cari işlemler dengesi ile sanayi üretim verileri açıklanacak. Cari işlemler dengesinin aralık ayında Foreks anketine göre -1,5 milyar dolar açık vermesi bekleniyor. Kasım ayında %6,5 daralan sanayi üretiminin ise aralık ayında %6,95 daralarak yavaşlamaya devam etmesi bekleniyor. Haftanın en önemli Türkiye verilerinden olan Cuma günkü kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye‘nin notunu ve görünümü değerlendirmesi olacak. Türkiye piyasaları kapandıktan sonra gelmesi beklenen raporda iç ve dış ilişkiler, ekonomi görünümü ve rakamlar gibi önemli rasyolar ve beklentileri yer alıyor. S&P’nin planlanmış değerlendirmesinde bir değişiklik yapmayarak Türkiye’nin ‘Durağan’ olan görünümü ile ‘B+’ olan notunu sabit tutması bekleniyor.

Avrupa

Bu hafta hem Euro Bölgesi hem de İngiltere’yi ilgilendiren önemli gelişmeleri alacağız. İlk olarak 11 Şubat Pazartesi günü saat 13:00’da Euro Bölgesi Maliye Bakanları (Eurogroup) Toplantısı bulunuyor. Saat 12:30’da İngiltere 4. çeyrek büyüme rakamlarını paylaşacak. 4.çeyrekte %0,3 büyümesi beklenen ekonomi 3.çeyrekte %0,6 büyümüştü. 13 Şubat Çarşamba günü İngiltere’nin TÜFE rakamları açıklanacak. Saat 13:00’da ise Euro Bölgesi sanayi üretimi verisi gelecek. Geçen hafta bölgenin lokomotif ülkesi Almanya’nın açıkladığı sanayi üretim rakamlarına göre yıllık %3,9 daralma yaşandı. Aynı gün DAX endeksi %2,5 geriledi. Bu nedenle bölgeden gelecek sanayi üretim rakamlarına karşı piyasa hassasiyeti artmış durumda. 14 Şubat Perşembe günü hem Almanya’nın hem de Euro Bölgesi’nin 4.çeyrek GYSH rakamları açıklanacak. Almanya’nın 4.çeyrekte %0,1 büyümesi beklenirken yıl genelini %0,8 büyüme ile kapatması bekleniyor. Euro Bölgesi’nin ise %0,2 çeyreklik, %1,2 yıllık büyümede sabit kalması bekleniyor.

ABD

Haftanın en önemli ABD verileri 13 Şubat Salı günü TÜFE rakamları ile geliyor. Ocak ayında ABD TÜFE’nin %0,1 gerilemesi beklenirken, yıllık bazda da %1,9’dan %1,6’ya düşmesi bekleniyor. Ocak ayı boyunca kısmen kapalı olan federal hükümet sebebiyle ekonomik aktivitelerde yavaşlama söz konusu olmuş bazı çalışanlar ücretlerini alamamışlardı. Çekirdek TÜFE’nin ise %2,2 ‘de yıllık bazda sabit kalması bekleniyor. 14 Şubat Perşembe günü de TÜFE rakamlarından sonra ÜFE rakamları gelecek. ÜFE’nin aylık bazda %0,1 gerilemesi bekleniyor. Aynı gün açıklanacak perakende satışlar da önemli bir veri olmakla birlikte her iki verinin piyasa fiyatlamalarında etkili olduğu görülebilir. Haftanın son işlem gününde ise ocak ayı sanayi üretim verileri açıklanacak. Son dönemlerde ABD ekonomisine yönelik çıkan resesyon haberleri ardından imalat / sanayi sektöründen gelen rakamlar piyasa tarafında önemseniyor. Sanayi üretiminin %0,3 artıştan %0,2 artışa gerilemesi beklense de daralma beklentisi söz konusu değil.