Ana sayfa Raporlar Borsa Hisse Analiz Raporları Haftalık Bors...

Haftalık Borsa ve Piyasalar Bülteni, BMD Araştırma

Bizim Menkul Değerler Araştırma birimi tarafından hazırlanan haftalık borsa ve piyasalar bültenidir. 14.06.2018

Haftayı erken bitirirken geride bıraktığımız günlerde içsel olarak büyüme ve cari açık verisi dikkat çekerken küresel olarak piyasaların odağında Merkez Bankaları’nın faiz kararları var. BİST100 Endeksi haftaya olumlu başlarken Pazartesi günü seans açılışıyla birlikte birinci çeyrek büyümesi %7,4 ile beklentilerin üzerinde geldi ve on iki aylık cari açık 57 milyar dolar olarak açıklandı. Olumlu gelen büyüme verisine rağmen hafta genelinde düşüş eğiliminde olan endeks bugün hafta boyunca gördüğü en düşük seviye olan 92.751 seviyesine kadar gerilerken seans sonu gelen sert alışlarla beraber haftalık %1,39 değer kaybederek 94.541 puandan haftayı tamamlıyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş dikkat çekerken %18,72’den haftaya başlayan Türkiye 2 yıllık gösterge tahvil faizi %19,12 seviyesine kadar yükseldi. Haftaya %15,17 seviyesinden başlayan 10 yıllık tahvil faizi ise %16,37 seviyesine yükselerek rekor kırdı.

Gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışan TL’deki değer kaybı Çarşamba günü bir miktar daha hızlandı. Haftaya 4,47 seviyelerinde başlayan Dolar/TL, Çarşamba günü seans içinde 4,70 sınırına kadar dayanırken kapanışa doğru düşüş eğilimi gösterdi. Dün akşam saatlerinde FED, para politikası toplantısının ardından yaptığı açıklamada faiz oranında piyasa beklentilerine paralel olarak 25 baz puanlık artış yaparak politika faiz oranını %1,75-2,00 aralığına çıkardığını açıkladı. Ayrıca yapılan açıklamada 2018 yılında üç yerine dört faiz artışı yapılabileceği ifade edildi. Fed’in açıklamalarının piyasa tarafından şahin olarak algılanmasıyla tekrar 4,68 seviyelerinin üzerine çıkan Dolar/TL paritesi 4,6210 seviyesinde bulunuyor. 5,28’den haftaya başlayan Euro/TL bugün 5,53 seviyesinin üzerine çıkarak 5,46 seviyesinden haftayı tamamlıyor.

Hafta genelinde 1,18 sınırının altında hareket eden Euro/Dolar paritesi bugün açıklanacak Avrupa Merkez Bankası (AMB) faiz kararı öncesi yükselişe geçerken 1,18 seviyesinin üzerinde işlem görüyor. Türk varlıklarındaki riskten kaçış eğilimi Türkiye CDS’lerinde de kendini gösteriyor. Tarihi ortalaması 216 puan olan 5 yıllık dolar bazlı CDS oranı dün 300 puanın üzerine kadar çıktı.

Haftanın ilk işlem gününe yatay alıcılı başlangıç yapan BİST100 Endeksi seansın başlamasıyla birlikte açıklanan büyüme ve cari açık verileriyle birlikte satıcılı seyre döndü. 93.397 puana kadar gerileyen endeks bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla günü %0,82 değer kazanarak 96.661 puandan kapattı. ABD 10 yıllık devlet tahvil faizi %2,93’den, Türkiye 2 yıllık gösterge tahvil faizi %18,72’den, 10 yıllık tahvil faizi %15,17’den haftaya başladı. Dolar endeksi 93,5 seviyesinden haftayı karşılarken, brent tipi petrol 76,6 dolardan, bir ons altın 1.300 dolardan alıcı buldu. Altının gram fiyatı 187,2 liradan haftaya başladı. 

Pazartesi günü TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre, gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini 2018 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,4 arttı. Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, 2018 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla %21,9 artarak 792 milyar 691 milyon TL oldu. GSYH oluşturan faaliyetler incelendiğinde 2018 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım sektörü toplam katma değeri %4,6, sanayi sektörü %8,8, inşaat sektörü %6,9 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %10 arttı.  

TCMB tarafından açıklanan veriye göre cari işlemler açığı, bir önceki yılın Nisan ayına göre 1.706 milyon ABD doları artarak 5.426 milyon ABD doları oldu. Bunun sonucunda, on iki aylık cari işlemler açığı 57.073 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Söz konusu gelişmede, hizmetler dengesinden kaynaklanan net girişlerin bir önceki yılın aynı ayına göre 375 milyon ABD doları artarak 1.474 milyon ABD doları olarak gerçekleşmesine rağmen, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 1.817 milyon ABD doları artarak 5.462 milyon ABD dolarına ve birincil gelir dengesi açığının 279 milyon ABD doları artarak 1.489 milyon ABD dolarına yükselmesi etkili olmuştur.  

TCMB 2018 yılı Haziran ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklandı. Anket sonuçlarına göre cari ay sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde %0,49 iken, bu anket döneminde %0,8, yılsonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde %11,07 iken, bu anket döneminde %12,28 olmuştur. 2018 yılsonu Doları/TL beklentisi bir önceki anket döneminde 4,44 TL iken, bu anket döneminde 4,58 TL’ye yükselmiştir. 

İngiltere’de Nisan ayı dış ticaret açığı 5,3 milyar sterlin olarak açıklandı. Nisan sanayi üretimi aylık %0,8 azalırken, yıllık %1,8 arttı. İmalat sanayi üretimi aylık %1,4 azaldı ve yıllık %1,4 arttı. 

Salı günü ABD enflasyon verisi açıklandı. ABD’de Mayıs ayı TÜFE beklentilere paralel olarak aylık %0,2, yıllık %2,8 arttı. Çekirdek TÜFE aylık %0,2 ve yıllık %2,2 artış gösterdi. Mayıs ayı reel ortalama haftalık kazançlar yıllık %0,3 artarken, yıllık reel ortalama saatlik kazançlar değişmedi. 

Çarşamba günü TÜİK tarafından yapılan açıklamaya göre sanayi üretimi Nisan’da bir önceki aya göre %0,9, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,2 arttı. Takvim etkisinden arındırılmamış sanayi üretimi ise aylık %4,6 azalırken yıllık %5,1 artış kaydetti. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2018 yılı Nisan ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %10,1, imalat sanayi sektörü endeksi %6,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %3,8 arttı. Madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %3,3, imalat sanayi sektörü endeksi %0,9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise %0,6 arttı. 

ABD’de Mayıs ayı ÜFE beklentilerin üzerinde aylık %0,5, yıllık %3,1 arttı. Beklenti aylık %0,3, yıllık %2,8 artması yönündeydi. Çekirdek TÜFE de ise aylık %0,3, yıllık %2,4 artış görüldü. 

İngiltere’de TÜFE Mayıs ayında beklentilere paralel olarak yıllık %2,4 artarken aylık artış %0,4 oldu.  

Perşembe günü açıklanan veriye göre Almanya’da Mayıs ayı TÜFE beklentilere paralel aylık %0,5 ve yıllık %25,2 arttı. 

Bugün yarım gün işlem gören ve yarın kapalı olan Borsa İstanbul’da BİST100 endeksi güne düşüşle başladı. Seansın başlamasıyla birlikte 93.000 sınırının altına sarkan endeks günü %1,11 yükselişle 94.541 seviyesinden tamamlıyor. Avrupa piyasalarında negatif bir hava hakim. Dün açıklanan Fed faiz kararı sonrası kısa süreliğine 3,0 sınırının üzerine çıkan ABD 10 yıllık devlet tahvil faizi %2,95’den işlem görüyor. Türkiye 2 yıllık gösterge tahvil faizi %19,12, 10 yıllık tahvil faizi %16,25’den haftayı tamamlıyor. Dün 94 sınırında hareket eden dolar endeksi kısa süreliğine 94’ün üzerine çıksa da 93’lü seviyelere gevşemiş durumda. Brent tipi petrol 76,7 dolardan, bir ons altın 1.305,0 dolardan ve gram altın 193,9 liradan alıcı buluyor. Ayrıca bugün açıklanacak Avrupa Merkez Bankası faiz kararı ve sonrasında yapılacak açıklamalar piyasaların takibinde olacak.  

Uzun Vadede Ne Bekliyoruz…

6,4x olan MSCI Türkiye F/K18T çarpanı 12,4x olan MSCI EM F/K18T çarpanına göre %48 iskontolu. İskontonun tarihi ortalamasının %23 olduğu dikkate alındığında Türkiye için son dönemde artan piyasa volatilitelerinin bir katalizör sonrası normalize seviyeye gelmesi durumunda Türk borsası için önemli bir potansiyelin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin taşıdığı riskleri dengeleyebilecek büyüme potansiyeli de dikkate alınmalı. Türk şirketlerinin 2018 yılı için satış, FAVÖK, net kar ve temettü büyüme beklentileri EM ortalama beklentilerin hafif altında olmasına rağmen 2019 yılında EM ortalamasından daha iyi performans göstermesi beklenmektedir. TCMB’nin 2018 yılında FED’in atacağı adımlar ve enflasyon görünümüne göre pozisyon alacağını beklemekteyiz. Bloomberg konsensüs verisine göre 2018 sonunda 10 yıllık tahvil faizlerinin %12,39 seviyesinde dengeleneceği beklenmektedir. Aynı şekilde Dolar/TL’nin 2018’de ortalama  seviyelerinde seyredeceği, 2018 sonunda ise  4,4 seviyesinde dengelenmesi beklenmektedir.