Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Enflasyon Rap...

Enflasyon Raporu: Sıkı Likidite Yönetimi Yeniden Vurgulandı, Ekin Akbaş

PAYLAŞ

  • TCMB 2017 yılsonu TÜFE beklentisinde ciddi bir yukarı yönlü revizyona giderek beklentisini %6,5’dan %8’e yükseltti. Bu revizyon ile birlikte TCMB’nin projeksiyonları, şu anda %8,5 civarında seyreden piyasa beklentisine büyük ölçüde yaklaşmış oldu.
  • TCMB’nin paylaştığı enflasyon tahmin patikası, yıllık TÜFE’nin 2017 içerisinde çift haneye çıkabileceğini, ancak baz etkisi ile birlikte 3Ç17’de bir miktar durulacağını işaret ediyor. Söz konusu tahmin patikası kurum beklentilerimiz paralelinde.
  • TCMB Başkanı Çetinkaya TL likiditesininin sıkı tutulacağı tekrarını yaparken, daha gevşek bir politika için birkaç unsura dikkat çekti; (i) TL’deki oynaklığın azalması, (ii) yüksek seyreden risk priminde gerileme, (iii) orta vadeli enflasyon beklentilerinde somut ve kalıcı iyileşme.

TCMB, bugün, 2017 yılının ilk Enflasyon Raporu’nu açıkladı. TCMB’nin 2017 için enflasyon beklentilerini daha gerçekçi seviyelere çektiğini ve Bankanın para politikasına ilişkin mesajlarının, geçtiğimiz haftaki toplantı kararına paralel olarak sıkılaşmayı işaret etmeye devam ettiğini görüyoruz.

Enflasyon tahminleriyle ilişkin revizyonlarla başlayacak olursak, TCMB 2017 yıl sonu TÜFE beklentisinde ciddi bir yukarı yönlü revizyona giderek beklentisini %6,5’dan %8’e yükseltti. Bu revizyon ile birlikte TCMB’nin projeksiyonları, şu anda %8,5 civarında seyreden piyasa beklentisine büyük ölçüde yaklaşmış oldu. Yapılan bu revizyonun temel varsayımlarına bakacak olursak:

– TL cinsinden ithalat fiyatlarında artış – manşet enflasyon tahmini üzerinde 1,3 yüzde puan artış.

– Çıktı açığında aşağı yönlü güncelleme – TÜFE’de 0,4 yüzde puan düşüş.

– Gıda fiyatlarında daha yüksek artış (%7’den %9’a) – manşet enflasyonu tahminini 0,4 yüzde puan artırıyor.

– 2016 yıl sonu enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi – TÜFE tahminlerine 0,2 yüzde puan ekliyor.

Tüm bu etkenler, enflasyon üzerinde toplamda 1,5 yüzde puanlık bir etkiyi işaret ederek, TCMB’nin manşet TÜFE tahminini %8’e taşıdı. Bu revizyon, %8,4 olan 2017 yıl sonu TÜFE beklentimiz ile örtüşüyor. 2018 beklentilerinde ise TCMB’nin yine yukarı yönlü önemli bir revizyona gittiğini ve beklentisini %5’den %6’ya yükselttiğini görüyoruz. Söz konusu revizyona rağmen halen oldukça iyimser bir zemini işaret ettiğini belirmek gerekir.  2018 enflasyonuna yönelik tahminlerindeki bu revizyon büyük ölçüde daha ılımlı bir büyüme patikası ve birikimli döviz kuru etkilerinin ortadan kalkacağı varsayımlarına dayanıyor.

2017 yıl sonu enflasyon beklentisinin, %5 olan resmi hedefin (hatta +2 yüzde puan belirsizlik bandının da) oldukça üzerinde bir yere revize edilmesi, öngörülebilir gelecekte para politikasında sıkı duruşa ihtiyaç olduğunu işaret ediyor. TCMB’nin paylaştığı enflasyon tahmin patikası, yıllık TÜFE’nin 2017 içerisinde çift haneye çıkabileceğini, ancak baz etkisi ile birlikte 3Ç17’de bir miktar durulacağını işaret ediyor. Söz konusu tahmin patikası kurum beklentilerimiz paralelinde. Ancak, enflasyon beklentilerinin gerçekleşmelere güçlü şekilde adapte olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, önümüzdeki dönemlerde orta vadeli enflasyon tahminlerinde kötüleşmenin devam etmesi beklenebilir. TCMB’nin en son yayınladığı Beklenti Anketine baktığımızda 12 aylık ve 24 aylık TÜFE beklentileri Ekim ayından bu yana yaklaşık 60 baz puan yükselerek sırasıyla %8,2 ve %7,6 seviyelerine ulaşmış durumda. TCMB Başkanı Çetinkaya TL likiditesindeki sıkı duruşun, orta vadeli enflasyon beklentilerinde kalıcı bir gerileme gözlemlenene kadar devam edeceğini ifade etti.

Cuma günü açıklanacak olan Ocak ayı enflasyon verisine ilişkin ise, TCMB’nin tahmin patikası beklentilerin üzerinde bir gerçekleşme olabileceğini işaret ediyor.  Ocak ayına ilişkin %1,62 olan ve yıllık %8,3’lük bir enflasyonu işaret eden kurum beklentimiz söz konusu patikaya göre daha düşük bir yeri işaret ediyor. Bu çerçevede yarın açıklanacak İTO verileri sonrasında revizyona gitme olasılığımız bulunuyor.

Para politikasının gelecekteki gidişatına ilişkin verilen mesajın TL likiditesindeki sıkılaşmanın devamı üzerinde yoğunlaştığını gördük. Sadeleştirme konusunda ise TCMB Başkanı Çetinkaya, PPK’nin ana eğiliminin halen bu yönde olduğunu, daha sade bir politikanın parasal aktarım mekanizması açısından çok daha etkili olduğunu düşündüklerini ancak kurdaki aşırı oynaklık nedeniyle söz konusu politika duruşunu gerekli gördüklerini belirtti. Gerekli görülmesi halinde ilave tedbirler alınacağının da altı çizildi.

Çetinkaya TL likiditesininin sıkı tutulacağı tekrarını yaparken, daha gevşek bir politika için birkaç unsura dikkat çekti:

1)             Piyasalardaki oynaklığın azalması. Kurlardaki oynaklık, Ekim ayından bu yana sert bir şekilde artmış durumda. Ocak ortasından bu yana TCMB’den gelen likidite sıkılaştırma hamleleri söz konusu oynaklığın bir miktar durulmasını da beraberini getirdi. Ancak Ekim öncesi döneme geçiş çerçevesinde oynaklığın bir miktar daha geri çekilmesi gerekliliği ortaya çıkıyor.

2)             Risk priminde gerileme. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi Aralık başından gördüğü 306 bp’dan 265 bp’a gerilemiş durumda. Ekim ayının başlarında, TL varlıklarında gözlemlenen riskten kaçış hareketinin öncesinde CDS primimiz 240 bp civarındaydı. Diğer taraftan, hesaplamalarımız çerçevesinde Gelişmekte Olan Ülke Piyasaları 5 yıllık CDS primi ile Türkiye 5 yıllık CDS primi arasındaki uzun vadeli (2011 – 2016) makas 30 bp civarında bulunuyor. Ancak, politik ve jeopolitik risklerdeki artışla birlikte, makas 65 bp’a kadar yükselmiş durumdaydı. Aralık ayı boyunca, TL’nin sert satış baskısına maruz kalması ile birlikte, Gelişmekte Olan Ülke Piyasaları 5 yıllık CDS primi ile Türkiye 5 yıllık CDS primi arasındaki makas sert bir yükseliş kaydederek 110 bp’ye kadar çıktı. Bu koşullar altında, TL varlıklardaki yüksek risk iştahından ve TL likiditesinde gevşemeden bahsedebilmemiz için, mevcut CDS seviyelerinde 30 baz puana kadar kalıcı bir düşüşün öne çıkması gerektiğini düşünüyoruz.

3)             Orta vadeli enflasyon beklentilerinde somut ve kalıcı iyileşme. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, TCMB Beklenti anketinde 12 aylık ve 24 aylık TÜFE beklentileri de Ekim ayından bu yana yaklaşık 60 baz puan yükselerek sırasıyla %8,2 ve %7,6 seviyelerine ulaşmış durumda. TCMB Başkanı Çetinkaya TL likiditesindeki sıkı duruşun, orta vadeli enflasyon beklentilerinde kalıcı bir gerileme gözlemlenene kadar devam edeceğini ifade etti.

Ekin Akbaş,

Araştırma Yönetmeni, Tacirler Yatırım

PAYLAŞ