Ana sayfa Editör Borsada Avcı-...

Borsada Avcı-Toplayıcı Psikolojisi, Tunç Şatıroğlu

PAYLAŞ

yatirimci-psikolojisi-borsada-avcilar...“Bilinen bilinmeyenler vardır. Yani bazı şeyleri bilmediğimizi biliriz. Ama bilinmeyen bilinmeyenler de vardır. Yani neyi bilmediğimizi bilmeyiz.” Donald Rumsfeld, 2002

Yatırımcı Psikolojisi – Adım 1 – Biliyorum, alıyorum

Ödevini yapmış bir yatırımcı yatırım yaptığı şirketin mali tablolarını ve dipnotlarını iyi bilir. Şirket ve içinde bulunduğu sektör hakkında bilgi sahibidir. Elinde ekonominin büyümesiyle ilgili gerçekçi tahminler vardır. Şirket hakkında çıkan haberleri takip etmiştir ve fiyat hareketleri de önündedir. Yani bu yatırımcı neyi bildiğinin farkındadır. Bundan sonra fiyatların nasıl hareket edeceğini bilmediğinin de farkındadır. Zira kimse kâhin değildir. Fakat yatırım yaptığı hisselerin ederi konusunda genel bir fikri vardır. Ucuz olduğunu düşündüğü hisselere yatırım yapmıştır. Bu nedenle piyasada oluşan küçük fiyat hareketleri onun ruh halini pek etkilememektedir. Verdiği karardan emindir. Bilinmezlik onu bu aşamada rahatsız etmemektedir.

Yatırımcı Psikolojisi – Adım 2 – Yön mü değişti?

O sırada ekranda endeksin birden bire yön değiştirdiğini görür. Onun yatırım yaptığı hisseler de dahil olmak üzere bütün hisselere satış gelmektedir. Acaba bir haber mi çıktı, ne oldu diye haberleri taramaya, birilerine sorular sormaya başlar. Borsada düşüş başlamıştır. Bu sırada Avrupa da kırmızıya dönmüştür. Frankfurt DAX endeksi baş aşağı giderken Paris ve Londra endeksleri de düşmektedir. ABD piyasaları henüz açılmamıştır. Birbiri ardına kötü haberler gelmektedir. Durum giderek ümitsizleşmektedir. Yatırımcının canı sıkılmaktadır, terlemeye başlar. Panikleyen yatırımcı bir süre piyasayı ve haberleri izledikten sonra satışa geçer. Artık rahatlamıştır…

Yatırımcı Psikolojisi – Adım 3 – Kurtuldum derken…

Sattım kurtuldum diye düşünmektedir. ABD’de piyasa açılır. Olumlu haberler ekranlara dolar. Avrupa artıya döner. Borsa artık kapanmıştır. Ertesi gün bir bakar borsa artıyla açılır. Satmış olduğu hisseler daha açılışta onun sattığının üzerinde bir fiyatla güne başlar. Şirket hakkındaki analiz değişmemiştir. Hisselerin değeri yapılan hesaplara göre hala daha ucuzdur….

Öyleyse ne olmuştur da yatırımcı satışa geçmiştir? Burada bilmediği bilinmeyen nedir? Aslında bilmediği gözünün önündedir veya daha doğrusu gözünün arkasındadır. Genetik mirası nedeniyle beyni peşin hükümlerle karar vermektedir. Atalarının hayatta kalmasını sağlayan 200.000 yıllık genetik miras 7500 nesil boyunca işe yaramış ve insanları zor durumlardan kurtarmıştır. Panik halinde devreye girmekte ve insanın kontrolünü ele geçirmektedir.

Modern Portföy Teorisi Sadece 26 Saniyeliktir

Darwin’in Evrim Teorisi’ne göre bütün canlılar hayatta kalmak ve nesillerini sürdürebilmek için bir mücadele içindedirler. Daha güçlü veya daha akıllı olan değil içinde bulunduğu ortama en iyi uyum sağlayabilenler hayatta kalabilmektedir. Ayrıca bu genetik avantaj diğer nesillerde güçlenerek devam eder. Günümüzde bilimsel çevreler ellerindeki bulgulara göre atalarımız olan Homo Sapiens’in 200.000 yıl önce Afrika’da ortaya çıktığını kabul etmektedir. İlk insanın ortaya çıktığı zamandan günümüze kadar geçen süreyi 24 saat olarak kabul ederek aşağıdaki listeyi oluşturuyoruz.

zaman-saat-01İlk insanların ortaya çıkması 200.000 yıl önce, saat 00:00

Çatalhöyük’ün kurulması 9000 yıl önce, saat 22:55

Lidyalıların standartlaşmış parayı icat etmesi MÖ 7. YY, saat 23:41

Amsterdam Borsası’nın kurulması 1602, saat 23:57

Benjamin Graham’ın Menkul Kıymet Analizi 1934, saat 23:59:26

Bilinen en eski yerleşim birimlerinden biri olan Çatalhöyük saat 22:55’de kurulmuştur. Lidyalılar parayı 23:40’ta icat ettiler. Dünyanın en eski borsası olan Amsterdam Borsası ise 23.57’de yani üç dakika önce kuruldu. Benjamin Graham’ın Menkul Kıymet Analizi adlı kitabı ise yalnızca 34 saniye önce yayınlandı. Harry Markowitz’in 1952’de açıkladığı Modern Portföy Teorisi ise sadece 26 saniyeliktir.

Yatırımcı Psikolojisi ve Risk Almak

Yatırımcılık Doğamıza Terstir, Ne Yani Yatırım Yapmayalım mı?

Zorlu yaşam koşullarında atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan davranışlarla şekillenmiş olan beynimiz için yatırımcılık çok yeni olduğu gibi doğamızda da terstir. Zira burada beynimiz riskleri hesaplama gibi çok temel bir sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Oysa atalarımızın çoğu hayatta kalabilmek için riskleri hesaplayacak zamanı yoktu. Çoğu zaman içgüdüsel olarak ve bir takım pratik kurallarla hareket ederlerdi.

Atasözlerimiz de bunlara güzel örneklerdir. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, korku dağları bekletir, birlikten kuvvet doğar, sürüden ayrılanı kurt kapar, nerede hareket orada bereket gibi sözler atalarımızın riskler ve tehditler karşısında başarılı olmuş stratejilerini diğer nesillere aktarmak için başvurdukları yollara örnektir.

Kimyasal bir maddeyi yaratmak için belirli kurallar vardır. Hassas ölçüleri kullanarak, belirli işlemleri doğru olarak yaparak istediğimiz kimyasal maddeyi elde edebiliriz. Ancak iş yemek yapmaya gelince olay değişmektedir. Kimi insan daha iyi aşçıdır. Elinin ayarı çok iyidir denir. Yemek yaparken ölçü kullanılır ancak bir de göz kararı diye soyut bir kavram vardır. İnsanlar rasyonel olarak risk ve getirileri ölçecek bir kafa yapısına doğuştan sahip değildir. Deneme hesabı açıp spekülasyon yapanlar ortada kaybedecek bir şey yokken başarılı olabilirken gerçek para ile spekülasyona başladıklarında başarısız olmalarının altında da bu temel içgüdüler yatar.

İnsan Doğası Yine Devreye Girer…

Geleceği tahmin eden piyasalar adlı yazımda da belirttiğim gibi insan doğasında bir topluluğa ait olma dürtüsü vardır. Sürüden ayrılanı kurt kapar sözü de buna işaret eder. Yatırımcılar piyasada çıkan haberleri, yorumları ve endeksin hareketlerini sürekli takip ettikçe yorumlardan etkilenmeye başlarlar.

Rorshach Testi : Bu, Bir Şeye Benzemek Zorunda!

Rorschach
Resim 1: Rorshach Testi şekillerinden biri

Biz insanlar rasgele şekillerin içinde bile bir ahenk, bir düzen görmeye meyilliyiz. Rorschach Testinde deneklere mürekkep lekeleri gösterilir ve bunların neye benzedikleri sorulur. Verdikleri cevaplara göre psikolojik değerlendirmeleri yapılır. Burada üzerinde fazla durulmayan çok önemli bir nokta ise hemen herkesin bu lekeleri bir şeylere benzetmesidir. Cornell Üniversitesi profesörlerinden Thomas Gilovich, yatırımcıların rasgele bilgiler içinde olmayan bir takım şekilleri görmeye eğilimli olduklarını savunmaktadır. Bir bebeğin belirsizlik ortamında annesini tanımasına yarayan içgüdüleri çok güçlüdür. Yatırımcı da duyduğu ve gördüğü ne kadar bilgi varsa bunların içinden kendi inancını destekleyecek olanlarını görmeye başlar. Örneğin piyasalarda olumsuz bir atmosfer hâkim ise çıkan en ufak bir olumsuz haber, önemsiz bile olsa morallerin daha da bozulmasına neden olur. Benzer şekilde moraller düzeliyorsa aslında olumsuz bir haber bile olumlu olarak algılanabilmektedir.

Kestirme Yollar

Bundan başka karar verirken beynimiz kestirme yollara sapmaya eğilimlidir. Şöyle olursa böyle yap, gibi basit ve anlaşılır kurallarla hareket etmeyi severiz. Her gün duyduğumuz destek ve direnç analizlerinin popülerliğinin altında yatan faktörlerden biri de budur. Eğer 50.200’ün altına inerse sat, 51.400’ün üstüne çıkarsa al gibi basit bir kural bizi memnun eder. Legg Mason stratejisti Michael Mauboussin bu tür kestirme yollara sapmanın yatırımcılık için en uygun yol olmadığını söyler.

Gözünüz Rahatsızsa Ortopediste Gider misiniz?

Gözümüzle ilgili bir sağlık sorunu olduğunda göz doktoruna gideriz. Nasıl olsa o da doktor değil mi, o da tıp fakültesinden mezun değil mi diyerek ortopediste gitmeyiz. Sağlığımız söz konusuysa işin uzmanına görünmek isteriz. Aracımız da bir sorun varsa aracımızı herhangi bir tamirciye değil aracımızın markasının tamircisine hatta çoğu kez de yetkili servise götürürüz. Oysa yatırım söz konusu olduğunda işin uzmanlarının görüşlerine bazıları pek kıymet vermez. Mesleği ve yaptığı iş analistlik olmayan, örneğin gazeteci olan ve köşe yazarlığı yapan birinin borsa analizine itibar ederiz ancak kendisi lisanlı analist olan bir araştırma müdürünün analizini çok karışık, anlaması zor, benim bu kadar sayfa okuyacak vaktim yok gibi bahanelerle bir kenara itebiliriz. Zira insanlar geçen yazımda belirttiğim gibi hikâyeleri severler. Köşe yazarı size güzel bir hikâye anlatır, eğlencelidir. Analiz raporunu okumak, anlamak ve değerlendirmek ise eğlence değil bir iştir.

Kendine Güven! Ama Ne Kadar?

Bazı insanların kendine güveni gereğinden fazladır ve bu kişiler yatırım yaparken de haddinden çok risk alırlar. Uzmanlar yüksek kaldıraç oranlarını kullanmayın diye öğüt verseler de yüksek kaldıraç oranlarına talep devam etmektedir. Barry Ritholtz “Big Picture” adlı bloğunda, uçağa binmeye korkan bir adamın başında kask olmadan Harley motosikleti ile sokaklarda nasıl sürat yaptığını anlatır. Bu kişi kendi yeteneğine uzun yıllar uçmanın eğitimini almış olan pilotun yetenek ve bilgisinden daha çok güvenmektedir. Atalarımızın koca mamutları avlarken başaralı olup soylarını sürdürmesine yarayan kendilerine olan güvenleri yatırım yaparken pek faydalı değildir.

Tekrar Soruyorum: Neyi Bilmediğinizin Farkında mısınız?

Artık neyi bilmediğimizi biliyoruz veya tam olarak bilmesek bile bunun farkındayız. Bir sonraki yatırım kararınızı verirken bu noktayı hatırlamak, en azından durup bir düşünmenin faydalı olacağına inanıyorum. Eğer belirsizlik sizi çok rahatsız ediyor ve biran önce elinizdekileri satıp kurtulmak istiyor ve bunun sonucunda da zarar ediyorsanız bu işlere hiç girmemelisiniz. Herkesin tahammül edebileceği bir risk vardır. Eğer gece uykularınız kaçıyorsa, sağlınızdan oluyorsanız bu işler size göre değildir. Rahat edebileceğiniz bir risk düzeyinde yatırım yapmalısınız. Her zaman borsada, vadeli işlemlerde veya dövizde yatırım yapmak zorunda değilsiniz. Bazen belirsizlik arttığında mevduatta kalmak veya parayı bir bonoya park etmek de bir yatırımdır.

Tunç Şatıroğlu

KANAL FİNANS

PAYLAŞ