Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Türkiye Ekono...

Türkiye Ekonomisi Bir Tercih Yaptı, Vahap Taştan

TCMB’den Sıkı Para Politikasında Sıkı Duruş Sinyali

TCMB, piyasa beklentilerine uygun olarak faizlerde bir değişikliğe gitmeyeceğini belirtti fakat daha önemlisi verdiği mesajlarda da kararlılığını daha net bir şekilde ifade etmeye çalıştı. Kısaca özetlersek 1 haftalık repo faizi %8 gecelik fonlama 9,25 ve GLP de 12,25. Merkez Bankaları açısından sözlü yönlendirmenin aktif olarak kullanıldığı dönemlerde TCMB, 2010 yılında yayımladığı çıkış stratejisi ile yardımcı araçlar kullanırken, son aylarda manevra alanının azalmış olması TCMB’yi sözlü yönlendirmeye itmiş durumda. Ben bir süredir TCMB’ye ilişkin güvenin, yani TCMB altını çizdiyse ve uyardıysa ve bahsettiği koşullar gerçekleşirse ekstra sıkılaştırmadan çekinmez söyleminin güçlendiğini düşünüyorum. Bugünkü kararı da bu çerçeveden okumak gerekiyor.

TCMB, son gelişmeleri izlediğinin altını çiziyor. Son haftalarda yükselen enflasyon faizleri de yukarı çekerken, kısa vadeli faizlerin TCMB fonlama faizinin üzerine çıkma ihtimali var. TCMB şimdilik bunu geçici görüyor. Aşağıdaki grafikte de görüldüğü üzere yıl sonuna doğru kısmen düşecek enflasyon, risklerin azalması ve yıl başında da izleyeceğimiz baz etkisinin faizleri aşağı çekebileceği beklentisini güçlü tuttuğunu izliyorum.

Peki bundan sonraki süreç ne olacak?

1)      Enflasyonun son çeyrekte ve önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde düşüşü bekleniyordu. Biz de bu düşüşün devam edebileceği görüşündeyiz fakat TL’nin son dönemdeki değer kaybı beklenilen kadar bir düşüş olmayacağını gösteriyor. Enflasyon dinamikleri hala güçlü ve özellikle çekirdek enflasyondaki yükseliş Türkiye’yi enflasyon sarmalı konusunda tehdit edecek bir türde yapıya doğru gidiyor.

2)      Türkiye ekonomisi bu yıla ilişkin bir tercih yaptı. 2016 yılındaki yurtiçi ve yurtdışı şoklardan sonra ya büyümeden ödün verilip kurumsal anlamda reformlar yapılacak, kısa vadede sancılı bir dönemden geçilecek ve belki de %2’lerde bir büyüme rakamı ile yılı kapatacaktık. Buna karşın enflasyonda geçen yıl ki zirvelerin altına inecektik ve fiyat istikrarını sağlayacaktık. Bunun kısa vadede sancılı olacağı kesin fakat ekonomide istikrarı büyüme sağlamaz, enflasyon sağlar. Bu nedenle orta ve uzun vadede temellerimiz daha sağlam olacaktı.

Şu anki tercihimizde ise yüksek enflasyon ve dolayısıyla yüksek faiz, yüksek büyüme, yüksek borçluluk (özel sektör ve kamu) kısa vadede elde ettiklerimiz bunlar. Seneye çizeceğimiz tablo şu: Nispeten ivme kaybetmiş büyüme, yüksek enflasyon ve dolayısıyla yüksek faiz, reel geliri düşmüş hane halkı ve bu nedenle düşen tüketici güveni. Büyüme kompozisyonunda ABD’ninkine benzer şekilde hane halkı tüketimini ön planda tutarken, 2018’de KGF benzeri bir hane halkı destekleyici önlem alınırsa şu anki konjonktürden bakınca olağan karşılamak gerekiyor. 

Genel olarak enflasyon ve TCMB yazılarında son sözü aynı şekilde bitirme taraftarıyım. “Türkiye ekonomisinde bir kilit varsa, çözümün anahtarı enflasyondadır”