Ana sayfa Yazarlar Vahap Taştan Enflasyonun Ç...

Enflasyonun Çözümü Sadece Makro Uygulamalarda Değildir

TÜİK rakamlarına göre Türkiye’de enflasyon aylık bazda %0,15 olarak açıklanırken, yıllık enflasyon ise tek haneye inerek 10,90’dan %9,79’a geriledi. Bizim takip ettiğimiz önemli değişimlerden biri de Aralık ayına göre değişim. Bu rakam ise 6,05 düzeyinde. Yani Temmuz ayında %6,05’lik enflasyon ise TCMB’nin enflasyon raporundaki beklenti olan 8,70’in yaklaşık %69’unu tamamladık. Yıllık enflasyonun düşüşünde şüphesiz enflasyonun kendi dinamiklerindeki hareket ön planda. Örneğin gıda ve alkolsüz içeceklerin 0,15 puanlık aşağı yönlü etkisi var.

Bununla birlikte baz etkisinin de var olması yıllık enflasyonda düşüşü daha keskin hale getirdi. Bunun için aşağıdaki tabloya bakabiliriz.

Tablo gösteriyor ki önümüzdeki iki ay boyunca bu ay lehimize olan baz etkisi aleyhimize dönecek. Bu nedenle Ağustos ayında enflasyonun yıllık bazda ikinci bir zirve yapması beklenebilir. Son çeyrekte ise enflasyonda kademeli olarak düşüşün devam edeceğini öngörmekteyiz. Tahminlerimiz, yıl başında izlediğimiz döviz kuru geçişkenliği etkisinin azalmaya devam ettiği yönünde. Sepet kurda 3,85 – 3,95 bandını korumaya devam edersek yılı çift haneye yakın bir enflasyonla kapatabiliriz.

 

Sonuç ve Öneriler

Veri üzerine uzun bir yoruma gerek görmüyorum. İçerik zaten kendini net bir şekilde gösteriyor. Enflasyon neden bu kadar yüksek sorusunda ise çözümler belli. Öncelikle Türkiye’de enflasyon sadece parasal bir olgu değil. Yani sadece sıkılaştırıcı bir para politikası uygulaması enflasyonu aşağı çekmekte yetersiz kalabilir. Bu nedenle politika yapıcıların enflasyon dinamiklerine özel uygulamalarının bir an önce uygulamaya geçmesi gerekiyor. İkinci nokta ise geçen yıl Aralık ayında düştüğümüz önemli hatalardandır. Aralık ayında getirilen vergiler yıl sonu enflasyonunu yukarı çekmiş, bu da doğal olarak bir sonraki yılın bütün sözleşmelerinde etki yaratmıştır.

Yıl sonu enflasyonu bir sonraki döneme ilişkin sözleşmelerde fiyat değişimlerini etkilediğinden, Türkiye’de enflasyonun sarmala dönmesi riski vardır. Bu bağlamda yılın son çeyreğini sadece baz etkisiyle değil, geniş ekonomik önlemler ile tamamlarsak, 2016 yılının enflasyonda yarattığı yükseliş etkisini nispeten törpüleyebiliriz. Bizim yıl sonu beklentilerimiz hala çift haneli bir enflasyona işaret ediyor. Yılın son çeyreğinde döviz kurundaki hareketlenme enflasyonda belirleyici olacak. Birtakım mevsimsel etkilerin de yıl sonu enflasyonunda pozitif baz etkisine karşın yükseliş yaratabileceğini düşünmekteyiz.

Türkiye’de enflasyonu sadece faizleri yukarıda tutarak çözemeyiz. Bu, faiz indirilmelidir anlamına gelmez. Enflasyonun çözümü sadece makro değil, mikro iktisadi çözümleri de gerektirmektedir.

Vahap Taştan

Araştırma Uzmanı

ALNUS YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş