Ana sayfa Yazarlar Tuğba Özay SEÇİM ANALİZİ...

SEÇİM ANALİZİ 1: Seçmen Hangi Mesajları Verdi? Tuğba Özay

PAYLAŞ

    tugbaOzay

    SEÇİM ANALİZİ 1: Seçmen Hangi Mesajları Verdi?

    1 Kasım sonuçları hemen hemen netleşti. Türkiye yüzde 50’ye yakın bir oy ile AK Parti’yi seçti. Öncelikle bu sonucun vatana millete hayırlı olmasını dilerim. Şüphesiz bu sonuçlardan çıkartılacak enteresan dersler olduğu kesin. Eğer bir parti 13 yıllık iktidarın sonucunda, toplumun yarısının oyunu alıyorsa, alabiliyorsa, çok net bir toplumsal tercihten söz ediyoruz demektir.

    Peki, seçmen kime ne mesaj vermek istedi?

    • Sonuçlara göre seçmen tek kelime ile istikrar dedi. 7 Haziran’da uzlaşmayı beceremeyen muhalefete erken seçimin faturasını kesti. Artık muhalefet için hesap ve değişim zamanı. Bu süreçte siyasi yönden muhalefetin kartları yeniden dağıtılabilir. Kurultaylar ve sonrasında lider ve kadro değişimleri beklenebilir.
    • Seçmenin bu tercihindeki sebep şüphesiz belirsizliğe son verme isteği. Görünen o ki, sorunlardan bezmiş ve içi kararmış olan seçmen “Şu seçim bitsin, yenisi de olmasın, bir an önce işimize bakalım” dedi.
    • En dikkat çeken düşüş MHP kanadında gerçekleşti. MHP’nin ‘’hayırcı’’ siyaseti ve uzlaşmadan uzak duruş sergileyişi MHP seçmeni tarafından cezalandırıldı. Oy oranı yüzde 16,3’den yüzde 12’lere gerilerken, MHP milletvekili sayısını da yarı yarıya düşürdü ve 4 ayda, 3 seçmeninden birini kaybetti. Sanırım parti içinde bu konu yoğun bir şekilde tartışılacaktır.
    • Kılıçtaroğlu parti için yenilenme, ilerleme kaydetti ancak, bir partinin 13 yıldır yüzde 25 oy oranında sabit kalması bir sorun olduğunun göstergesidir. CHP’nin oy oranında çok farklılık olmamakla birlikte CHP’nin iktidar partisi olmaya nefesi hala yetmemektedir. Öyle ki siyaset akla değil duygulara seslenme sanatıdır. CHP seçmen nezdinde bir iktidar rüzgârı yaratamamıştır.
    • Bir diğer mesaj HDP seçmeninden geldi. HDP’ nin muhafazakar Kürtlerden aldığı oyların bir kısmı yeniden AKP’ye geçti. Sonuçlara göre HDP 5 ayda 4 seçmeninden 1’inin desteğini kaybetti. Görünen o ki PKK tarafından sıkılan kurşun HDP’ yi vurdu ve HDP seçmeni PKK terörünün faturasını HDP’ ye kesti. Son dönemlerde artan terör olayları ve PKK’nın yeniden silahlanması Kürt seçmenin belli bir kesiminin yeniden AKP’ye yönelmesine sebep oldu. Savaş-terör korkusu, yaratılmış ve suni olsa bile seçmende karşılığını buluyor. Paranoya seçmenin etnik ve mezhepsel tercihlerden vazgeçip en güvenli limana, istikrara gitmesine neden oluyor.
    • Son dönemde AKP-HDP arasında artan gerilim sürecin yeniden şekillenme ihtiyacı olduğuna işaret ederken seçmen de uyarıda bulundu. Özellikle Güneydoğu’da PKK’nın yüksek oy oranlarını özyönetim siyaseti için kullanmaya kalkması, artan şiddet olayları, bölgede günlerce sıkıyönetim ilan edilmesi ve bunun sonuçlarını bölge halkının ödemesi HDP’ ye kayan emanet oyların yeniden AKP’ye kaymasına sebep oldu. HDP’ nin süreci yeterince yönetemeyerek PKK’dan bağını koparamaması ve Çözüm-Barış sürecini sahiplenememesi bölge seçmeninin parti tercihinin yeniden şekillenmesine sebep oldu.
    • Seçmen istikrarsızlığa ve belirsizliğe son vermek istedi. Bu oy dağılımı Türkiye’nin 2 genetik korkusunun altını çiziyor. Terör ve devalüasyon. 7 Haziran sonrasında reel sektörde belirsizliklerin artması, şirketlerin yatırım planlarını ertelemesi/durdurması, kurda ön plana çıkan yükselişler nedeni ile KOBİ’lerde yaşanan kayıplar($ da yaşanan yükseliş ile birçok KOBİ batma tehlikesi ile karşı karşıya geldi) halkın ekonomik istikrar için önce tek parti yönetimi, yani politik istikrar demesine sebep oldu.
    • 17-25 Aralık krizi, medyaya baskı, hak ve özgürlüklere saygı, hukuk sistemindeki adalet gibi konuların halkın öncelik konuları olmadığı ve halkın öncelikle politik istikrar dediği bir sonuç ortaya çıktı. ( 7 Haziran seçimlerinden sonra muhalefet partilerin bir araya gelememesi bu düşüncenin ön plana çıkmasında etkendir. Sonuçlar 7 Haziran’a paralel gelseydi ülke bu konularla zaman kaybedecek diye düşünmüş olabilir seçmen. Böyle bir düşüncede artık bu konuların rafa kaldırılması ve hükümetin kurularak yapısal/ ekonomik reformlarla ülkeyi kalkındıracak adımlar atması gerekliliği halkın tercihinde belirleyici etken olmuştur. Ali Babacan’ın uzun zamandır vurguladığı hukuki, siyasi ve ekonomik reformlara vesile olur bu sonuçlar umarım. Kavga ile yürümez zira.)

    Süreç daha çok yeni olmakla birlikte ilerleyen günlerde daha sağlıklı analizler yapmak mümkün olacaktır. Ancak Türkiye bu sonuçlar ile 7 Haziran’da girdiği belirsizlikten iyi/kötü kurtulmuştur. Sandık ve milletin iradesine saygı duyarak artık önümüze bakmamız gereklidir. Bu sonuçlar halkın yaşanılan sorumlara çözüm beklediğinin göstergesidir. Bu süreçten sonra korku, baskı siyasetinden ziyade çözüme dayalı siyaset geliştirilmelidir. Toplumda son zamanlarda ön plana çıkan kutuplaşmalar azaltılmalı, ötekileştirme siyasetinden uzak durulmalıdır. Çözüm sürecinde tırmanan gerilim azaltılmalı, AB ile olan ilişkiler iyileştirilmelidir. Diğer önemli nokta da iktidarın Suriye politikası olacaktır. Zira bölgede sorunlar gitgide ağırlaşmakta ve karmaşıklaşmaktadır. Türkiye bu konuda duracağı noktayı iyi analiz etmelidir. Ekonomide yapısal reformlara gidilmeli, ekonomik dönüşüm programları acilen hayata geçirilmelidir.

    Yeniden tüm milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

    Tuğba ÖZAY

    02.11.2015

     

     

     

     

     

     

     

PAYLAŞ