Ana sayfa Yazarlar İbrahim Atilla Acar Prof. Dr. İbr...

Prof. Dr. İbrahim Atilla Acar: İhracatı Nakit Para Olmadan BARTER Yoluyla Arttırmak Mümkün mü?

PAYLAŞ

Ülkelerin üretimlerini arttırıp, ihracat yoluyla döviz kazandırıcı hale getirmesinden daha güzel bir şey olamaz. Bu üretim artışı, hem istihdam hem zenginlik anlamına gelmektedir. Neticede ülke kaynaklarının para eder hale gelmesinden söz ediyoruz. Uluslararası ticarette sattığın malın parasını tahsil edip, o parayı güvenle ülkene transfer etmekten daha güzel ne olabilir?

Ancak kazın ayağı öyle değil. Nakit sorunları firmalar kadar ülke bankalarının da sorunu haline gelmiş durumda. Bir yandan ithalat yoluyla tüketim  devam ederken; öte yandan gerekli dövizin temin edilmesi sorun olmaya devam etmektedir. TİM’in en önemli iddialarından olan “haritadaki tüm ülkelere ihracat yapmak” iddiası aslında ticaret yelpazesinin ve muhtemel fırsatların, ne kadar geniş olduğunun bir göstergesidir. Hal böyle olunca malın pazarlanmasının ötesinde mala erişim, nakliyesi, ilgili birimlere sevkiyatı, paranın tahsilatı ve paranın ülkemize sağ salim ulaşması da önem taşımaktadır.

Bütün bu konularda iki husus dikkat çekicidir:

  • Mesafe (Ulaşım- Nakliye ve elbette güvenlik)
  • Tahsilat (firma zorda, ülke döviz sıkıntısı yaşıyor, ticaret güvenliği sınırlı)

Günümüz mesafeleri yakın eden teknik imkanlarla donatılmıştır. Bununla beraber güvenlik sorunu hala temel “mesele” olmaya devam etmektedir. Türkiye etrafındaki ateş çemberine rağmen denizleri deryaları aşarak bu ülkelere ulaşmaktadır. Ancak “güvenlik” herşeyin önüne geçerek soru işaretlerini barındırmaktadır. Mal satmaya gitmek bir mesele, malı göndermek başka mesele, parayı tahsil etmek bambaşka mesele. Her zaman duymaya alışık olduğumuz, “iyisiniz hoşsunuz ama “uzak” herşey güzel ama gitmeyiz? Sebep? Güvenlik, terör…” bunlar elbette abartılı anlatımlar ama sonuçta düşünülmeyen, düşünülse de nihayetinde vazgeçilen bir  “gidiş-geliş” gerçekleşmeyen bir ticari ilişki var.

Dünyanın en büyük gıda fuarlarından olan ve iki yılda bir Köln’de düzenlenen ANUGA Fuarı bu sene 07-11 Ekim 2017’de düzenlenecek. Önceki 2015 fuarına 192 ülkeden 160.000 ziyaretçi gelmişti. Türkiye’den pek çok firma da bu fuarlara katılmaktadır. Orada gördüğümüz şu ki dünya ticaret yapmak istiyor özellikle bizim ürünler kısmen sanayileşmiş olanları ile hele lezzet vs ciddi farklar oluşturabilir. Tarım bu toprakların güçlü bir yanıdır. Üretim çeşitliliği, depolama ve sanayisi ile pekçok ülkeye fark atabilecek imkanlara sahiptir. Yapılması gereken üretebilmek, özellikle yüksek katma değerle üretebilmek ve bunu ilgili ülkelere ihraç edebilmektir.

Anlatabilmek, ülkenin güvenliğine odaklanmak, sorunları hızlı çözebilmek ihracat ve ticaretin önündeki, ticaret dışı engelleri ortadan kaldırmaya yetecektir.

Bir husus daha var ki kısmen ihmal edilen, o da çağdaş takas yöntemi olan BARTER… Dış ticarette barter konusu işletilirse Türkiye mevcut ihracatını yarı yarıya arttırabilir. Dolayısıyla hem ticaret gerçekleşir, hem ülkeler dış ticaret açığı verdiği ülkelerle mal takasına giderek bunu dengeleyebilir; nakit açığının üstesinden gelebilir, hem de hammadde veya mamul yarı mamul ürünlerin barter ile temininden yeni ticari fırsatlar doğabilir.

Barter sisteminin uygulaması, ihracatçının sürekli nakit temin etme yükümlülüğünü ortadan kaldıracak, nisbeten malın muadili yine mal ile ifade edilecektir. Bu sayede kur riskleri daha yönetilebilir hale gelecektir. En önemlisi bir malın karşılığı sadece para ile değil mal ile de ifade edilmeye ve ölçülmeye başlanacaktır. Bu durum yukarıda sözünü ettiğimiz %50 ihracat artışının da gerçekleşmesine sebep olabilir.

Sadece döviz odaklı ticaretin sonunda geldiğimiz nokta dış açıktır. Barter, özellikle dış ticaret açığı verdiğimiz ülkeler için yeni fırsatlara kapı aralayabilir.

PAYLAŞ