Ana sayfa Yazarlar Enver Erkan Enver Erkan y...

Enver Erkan yazdı: Trump’ın Ticaret ve Kur Savaşları

Trump’ın ticaret ve kur savaşları, 1987 tarihsel döngüsü, Çin ve Almanya konusu…

ABD ve Çin arasında fikri mülkiyet hakları çerçevesinde teknoloji transferi etrafında dönen yaptırım ve kısıtlamalar süredursun, Çin ekonomisi karizmatik ve güçlü lider Xi Jinping’in ekonomi doktrini çerçevesinde dışa açılma hamlelerini sürdürüyor. Çin, otomotiv sektöründe yabancı sermaye sınırlandırmasını 5 yıl içerisinde kaldıracağını duyurdu ve böylece sektörü yabancı yatırıma daha çok açmış olacak. Yabancı şirketlerin Çin’de daha fazla ortaklık kurmalarına da imkan tanıyacak. Ticari araçlar için limit 2020’de, binek araçları için 2022’de kalkacak.

Enver Erkan
Enver Erkan

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, tarife savaşlarının en hareketli dönemine denk gelen 10 Nisan konuşmasında bunun sinyallerini vermişti. Çin ekonomi politikası, yeni dönemde daha çok dışarıya açılma üzerine kurulu ve bu hamlelerin birçok sektörde de tekrarlanması mümkün. Çin’de hali hazırda yabancı oto üreticileri yerli şirketlerle 1994’ten beri ortaklık kurabiliyor, ancak ortaklık oranı %50’den fazla olamıyor.

Son olarak; Trump buna ne cevap verecek bilinmez, ama Çin ekonomi politikalarının dışarıya açılıyor olması itibariyle küresel piyasalar için olumlu. Ticaret savaşları fasılları açısından da dindirici bir etkisi olup olmayacağını izleyip göreceğiz. Peki, ticaret savaşlarının ekonomik boyutları ve varlık sınıflarındaki yansımaları ne şekilde olabilir? Trump’ın geçen gün attığı Rusya ve Çin twitinden başlayarak yazalım ve tarihten bir örnek verelim.

“ABD faizleri artırırken Rusya ve Çin kur devalüasyonu oyunu oynuyor. Kabul edilemez!”

Trump’ın tiwitini biraz daha Türkçe’ye çevirmek gerekirse; Rusya ve Çin kendi kurlarını bilerek düşük tutarak (yani manipüle ederek!) ihracatlarını artırıyor, dış ticarette rekabetçi avantaj elde ediyorlar.

Rusya yerine Almanya’yı katsa anlardık, ama Rusya’yı şu anda diline dolaması şu an daha çok Orta Doğu siyaseti ile alakalı. Çünkü Almanya Orta Doğu’da müttefik, Rusya ise karşı kutupta ve savaş muhtemelen 2014’teki gibi mecazi bir savaş olarak, yani ekonomi silahı kullanarak gerçekleştirilecek. Bu bakımdan Rusya’nın güçlü bir ekonomisinin olmaması ABD için avantaj; ancak 2015 yılındaki krizden çıkmış olması da Rusya adına bir tecrübe olabilir. ABD’nin ve Batı’nın elinde yeni yaptırımlardan tutun da, USD ile fiyatlanan petrole kadar her şey var. Hazine’nin Çin’i resmen kur manipülatörü ilan etmese de, Trump’ın defacto olarak bunu sürekli dile getirmesi de ilginç; zayıf USD desteklediği bilinen (arada sıradaki güçlü UISD söylemlerine aldanmayın) Trump, özellikle Çin’e ve Uzak Asya’ya karşı gard almak için USD’nin daha da zayıflatılmasını ister mi?

1987 yılında, 19 Ekim 1987’deki Kara Pazartesi’den önceki 18 Ekim 1987 tarihli NY Times gazete arşiv haberini paylaşıyorum:

https://www.nytimes.com/1987/10/18/world/us-said-to-allow-decline-of-dollar-against-the-mark.html

Haberi özetlemek gerekirse;

Zamanın ABD Hazine Bakanı James A. Baker 17 Ekim 1987’de Batı Almanya’nın (evet, o zamanlar Almanya henüz iki parçaydı) Alman Markı’nın (DEM) değerini yükseltmesi gerektiğini, yoksa USD’nin değer kaybetmesine müsaade edeceklerini söyledi. O zamanlar ABD, “adaletsiz ticaret” koşullarından şikayetçiydi ve Almanya ile Japonya’yı yakından izlemekteydi. Baker’ın bu açıklamasını daha sonra bir Hazine yetkilisinin “eğer gerekirse USD’yi aşağı çekeriz” açıklaması takip etmişti.

Sonrası; 19 Ekim 1987’de “Kara Pazartesi”nin yaşandığı gün, bütün dünya endeksleri çökmüştü.

O zamanki EUR olan Alman Markı’nın 1986 – 1988 dönemindeki çeyreklik grafiğini paylaşıyorum: 1986’nın 3. Çeyreğinde 2,19 olan USDDEM paritesi, 1988’in başında 1,57 seviyesine kadar gerilemişti.

Acaba kur savaşları borsalarda domino etkisini tetikler mi? Bu konu ileride daha çok su götürür hale gelirse bunun endişelerini sıkça yaşayacağız gibi görünüyor.