Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Yeni Ekonomi ...

Yeni Ekonomi Programı’nda Neler Var? Piyasaları Neler Bekliyor?

Döviz kuru şoku geçti mi, yeni ekonomi programı sonrası bizi neler bekliyor…

İş Yatırım direktörü Serhat Gürleyen anlattı…

Serhat Gürleyen raöportajının devamında yatırımcıların sıklıkla sorduğu döviz mi, Tl mi sorusunu da yanıtladı. “Bu ortamda döviz mi TL mi, neye nasıl yatırım yapmalı?”

 

Odak Noktası: Yeni Ekonomi Programında Gerçekçi Revizyon, İş Yatırım

Muammer Kömürcüoğlu, Ekonomist

Bugün açıklanan 2019-2021 dönemine ait Yeni Ekonomi Programında (YEP) başta büyüme ve enflasyon olmak üzere önümüzdeki 3 yıla ait tahminlerde gerçekçi revizyonlar yapıldı. Kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide yeniden dengelenmenin ve bütçe disiplinin sağlanması, orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi programın temel amacı olarak tanımlanıyor.

İktisadi faaliyette yılın ikinci yarısında iç talepte yavaşlama ile birlikte 2018 yılında büyümenin %3,8’e gerilemesi öngörülüyor. Gelecek yıl toplam tüketim ve yatırımlardaki gerilemenin etkisiyle büyüme %2,3’e geriliyor. Detaylardan yatırım kalemindeki yavaşlamanın büyük ölçüde kamu yatırımlarındaki yıllık bazda %36 daralmadan kaynaklandığı, özel sektör yatırımlarının ise %2’lik yıllık büyüme ile 2018’e göre azalsa da halen artıda kaldığı anlaşılıyor. 2020 yılında ise özel tüketimdeki ılımlı seyrin devam edeceği, yatırımlarda ise canlanmanın başlayacağı varsayılıyor. Bu bağlamda büyüme 2020’de %3,5’e yükseliyor. Son olarak tüketimde canlanmanın başlaması ile 2021 yılı itibariyle büyüme %5 patikasına geri dönüyor. Öte yandan 2018 ve 2019 yılında büyümeye kayda değer katkı veren net ihracat katkısının 2020 itibariyle önemli ölçüde azalması dikkat çekiyor.

Enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanması YEP’in öncelikli hedefi olarak ortaya koyuluyor. Maliyet yönlü gelişmelerin gecikmeli etkileri ile (başta kur geçişkenliği) tüketici enflasyonunun yıl sonunda %20’8’e ulaşması bekleniyor. Para ve maliye politikalarında eşgüdümün güçlendirilmesi ve alınacak ilave tedbirlerle enflasyonun 2019’da %15,9’a, 2020’de tek haneye, 2021’de ise %6,0’ya düşürülmesi amaçlanıyor. Enflasyon tahminlerindeki güncellemenin gerçekçi olduğunu düşünüyoruz. Ancak önümüzdeki yıllarda enflasyondaki düşüşün görece yavaş olması para politikasının sıkılığı konusunda bazı soru işaretleri yaratabilir.

Cari açığın sürdürebilir seviyeye indirilmesi ve böylece dış kaynak gereksiniminden kaynaklanan kırılganlıkların azaltılması ve yurtiçinde üretim ve istihdamın desteklenmesi YEP’de öne çıkarılan diğer önemli hedef. Programa göre, bu yılın ikinci yarısında TL’deki değer kaybının ihracata olumlu yansıması ve turizm gelirlerindeki artış ile cari açıkta kayda değer bir dengelenme süreci bekleniyor. Bu bağlamda cari açığın 2018 yılında 36 milyar dolar ile milli gelirin %4,7’sine gerilemesi bekleniyor. Turizm gelirlerinde beklenen güçlü artış ve ekonomideki dengelenme sayesinde cari açığın 2019’da 26 milyar dolara (milli gelirin %3,3’ü) gerilemesi bekleniyor. Orta vadede ise ihracat ve turizmde yapılacak dönüşüm programları ve tasarruf oranlarının arttırılması ile cari açığın kalıcı olarak düşürülmesi amaçlanıyor.

Maliye politikasında mali disiplinin devamlılığını amaçlayan bir çerçeve benimseniyor. Yapılacak kalıcı tasarruflar ile önümüzdeki üç yıl içerisinde bütçe açığı milli gelir oranının %2 seviyesinin altında kalması, faiz dışı fazlanın ise 2021 sonunda %1’i aşması hedefleniyor. Kamu maliyesinde öncelik harcamaların azaltılması yönünde şekilleniyor. Bu bağlamda 2019 yılında 60 milyar TL’lik tasarruf öngörülüyor (31 milyar TL’si harcamalardaki kesinti). Ayrıca tek seferlik gelir kaynaklarına karşılık kalıcı harcamaların oluşturulmayacağının belirtmesi orta vadede bütçe adına olumlu bir adım. Maliye politikasına yönelik görüşümüzde değişiklik yok. Bütçe açığının önümüzdeki yıllarda önceki yıllara kıyasla genişlese de diğer emsal ülkelere kıyasla kabul edilebilir ve yönetilebilir seviyelerde kalacağını düşünüyoruz.

Son olarak YEP’te Dolar/TL’nin 2018 ortalamasında 4,9, gelecek yıl 5,6, 2020 ve 2021’de sırasıyla 6,0 ve 6,2 olacağı varsayılıyor. Kur tahminlerinde TL’nin reel olarak değer kazanacağı varsayılıyor. Kur cephesinde YEP’in iyimser olduğunu düşünüyoruz. Öngörülen patikada ilerlemek için risk iştahında düzelme ve sermaye girişinde toparlanma olması gerektiğini düşünüyoruz.

Özetle yeni açıklanan programda verilen hedeflerin ve revizyonların döviz kuru dışında gerçekçi olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda program piyasalar tarafından kısmen olumlu algılanacaktır. Ayrıca başlanmamış projelerin askıya alınacağının ve mega projeleri doğrudan yatırım ve uluslararası finansman ile sağlanacağının söylenmesi kamu maliyesi cephesinde iyi haber. Yine de bu cephede daha detaylı açıklamaların yapılması gerecektir. Öte yandan kamu maliyesi ve enflasyon cephesinde öngörülen düzeltmenin görece sınırlı olması OVP kaynaklı iyimserliği bir miktar sınırlayabilir. Son olarak Bankacılık sektörüne dair son dönemde çıkan yeniden yapılandırma ve ilave önlemler konusunda detaya yer verilmemesi piyasalarda artan beklentinin törpülenmesine neden olabilir. Önümüzdeki dönemde bankacılık sektörüne dair atılacak adımların yakından izlenmesi gerektiği kanısındayız.

 

Yeni Ekonomik Program’da Öne Çıkan Sektör ve Hisseler, Halk Yatırım

 

Yeni Ekonomik Program Yansımaları ve Sn. Albayrak’ın Açıklamaları… Enver Erkan

Hazine ve Maliye Bakanımız Sn. Berat Albayrak tarafından açıklanan, yeni ismiyle Yeni Ekonomi Programı (YEP) makroekonomik tahminlerde önemli revizyonlar getirirken, kamu maliyesine ilişkin tedbirlerin ön planda olduğunu görmekteyiz. Önümüzdeki dönem için dengelenme, disiplin ve değişim ilkeleri (3D) ortaya koyan Program’da büyüme tahminlerinde bu yıl ve ileriki yıllara ilişkin tahminler düşürüldü; büyüme beklentisi 2018 için %5,5’ten %3,8’e, 2019 için %5,5’ten %2,3’e ve 2020 için ise %5,5’ten %3,5’e düşürüldü.

Ekonomik büyümedeki yavaşlama, ülkenin makroekonomik dinamiklerinin yerine oturtulması ve yeni ekonomik modele entegrasyon için hazırlık için gerekli görülüyor. Bu noktada enflasyon, cari açık gibi göstergelerde düzelme hedefleniyor. Enflasyonda yüksek seyir bu yıl için devam edecek. YEP’de öngörülen enflasyon hedefleri 2018 için %7’den %20,8’e yükseltildi. Sonraki yıllar enflasyonda dengelenme ve ardından dezenflasyon süreci öngörülmekte. 2019 hedefi %6’dan %15,9’a, 2020 hedefi ise %5’ten %9,8’e yükseltildi. Cari açığın milli gelire oranında ise 2018 için %4,3’ten %4,7’ye yukarı, sonraki yıllar içinde ise 2019 için %4,1’den %3,3’e, 2020 için %3,9’dan %2,7’ye aşağı revizyon yapıldı.

Ekonomide bir miktar potansiyel altı büyüme ve dengelenme sürecini başlatmak üzerinde durduğumuz iki kalem olan enflasyon ve cari açıkta belli oranlarda iyileşmeyi beraberinde getirecektir. Mali politikada sıkılaşma kapsamında tedbirlerin ön plana çıkacağı bu dönemde, problematik yapıya neden olan bu iki göstergede önemli ölçüde iyileşme sağlanabilir. Mali disiplin, enflasyonla mücadeleye destek verecektir. Fiyat istikrarı için üretim kanallarının desteklenmesi oldukça önemli, dolayısıyla yeni dönem ayrıca üretimin ve ihracatın artırılması, sanayide dışa bağımlılığı azaltıcı tedbirler alınması, böylece yurtdışı döviz kurları kaynaklı fiyat dalgalanmalarına olan duyarlılığın azaltılması anlamında olumlu olacaktır. Gıda fiyatlarındaki problematik yapının kontrol altına alınması için de yapısal önlemler şart… Katma değerli üretim ve bu kapsamda ihracat tabanlı büyüme modeli 3D’nin son aşaması olan değişim ilkesi kapsamındaki varış noktasıdır.

İstihdam tarafında, işsizlik oranı beklentilerinde yapılan yukarı yönlü revizyonlar, ekonomik büyümedeki yavaşlama ile uyumlu… Bu kapsamda, ekonomide bir miktar potansiyel altı büyüme ile alakalı olarak işsizlik oranları bir miktar artacaktır. 2019 için %12,1 öngörülüyor.

Bütçe ile ilgili başlıklar önemli… Sn. Albayrak, YEP sunumunda 76 milyar TRY tutarında tasarruf sağlanacağını belirtti. Bunun 60 milyar TRY’lik kısmı bütçe giderlerini azaltıcı, 16 milyar TRY’si ise gelirleri artırıcı tedbirlerden gelecek. Bütçe açığının milli gelire oranı hedefi 2018 için aynı, %1,9’da bırakıldı. Başkanımız Sn. Erdoğan’ın konuşmalarında işaret etmiş olduğu kamu tasarruf tedbirlerinin ana hatları YEP ile birlikte ortaya konmuş oldu.

Bankacılık sektörü, YEP kapsamındaki konulardan daha farklı bir dinamiğe sahip olduğu için programda fazla detay yer almadı, ancak Sn. Albayrak’ın konuşmasında da belirttiği üzere, bankaların mali yapısını ve aktif kalitesini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yapılacak. Bankacılık sektörü için küresel örnekler ve geçmiş deneyimlerin ışığında sektörün güçlenmesi, reel sektörün uygun maliyetle krediye erişmesinin kolaylaştırılması ve kredi yeniden yapılandırmaları için yapılması planlanan çalışmaların sonuçlarını uygulama aşamasında görme şansımız olacak. Reel ekonomi için nihai hedef, “değişim” aşamasında ulaşılması planlanan “katma değerli üretimin devamını sağlamak” olacaktır. Sektör açısından atılacak diğer adımlar ise Türkiye Kalkınma Bankası’nın genişletilmiş bir görevle yeniden yapılandırılması ve Türkiye Emlak Bankası’nın en iyi uygulamalara göre yeniden yapılandırılacaktır.

Tahminlerin rasyonel temeller üzerine oturtulması ve yurtdışı konjonktürle uyumlu olması çerçevesinde, aynı zamanda kamu maliyesinde alınacak tedbirlerin mali politikada sıkılaşmaya işaret etmesi, bu çerçevede de para politikamızda enflasyon ve piyasalarımıza olabilecek spekülatif saldırılara karşı yapılmış olan sıkılaşmaya destek olunması anlamında olumlu olarak değerlendirilebilecek bir program, TRY’nin reaksiyonu kurda belli başlı dalgalanmalar dışında olumlu…

 

Barış Ürkün, Araştırma Müdürü, Ahlatcı Yatırım

3 yıllık vadeyi kapsayan ve adı Yeni Ekonomik Plan olarak değiştirilen hedefler Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklandı. Açıklanan hedeflerin detaylarına baktığımızda 2018 yılı için büyümenin %3.8, 2019 yılı içinse %2.3 olarak belirlendiği, enflasyonda yıl sonu hedefin %20.8, 2019 yılı için %15.9, cari açığın milli gelire oranının ise 2018’de %4.7, 2019’da ise %3.3 gibi mevcut ekonomik görüntüye göre uyumlu olduğu gözlendi. Büyümede üretim ve ihracatta katma değere odaklı değişim süreci ile enflasyonla mücadelede Merkez Bankası’nın elindeki tüm araçları kararlı ve bağımsız bir şekilde kullanmaya devam edileceğinin açıklanmış olması önemli.

Yine enflasyonla mücadele kapsamındaki hedefler arasında Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sıkı bir mali disiplinle bu mücadeleye destek vereceğinin de belirtilmesi mali politikalarda sıkılaştırma adımlarının kararlı şekilde uygulanacağı anlamına geliyor. Yapılacak tasarrufların yapısal değişiklikler ile kalıcı hale gelmesi Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi tarafından sağlanacağı planda yer alırken bunun sonucu olarak önümüzdeki üç yıl için bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2’nin altında olması ve faiz dışı fazlanın ise dönem sonunda milli gelirin yüzde 1’ini aşması hedeflenmiş durumda.

Cari açığın düşürülmesi için ilaç, petrokimya, enerji, makine/teçhizat, ve yazılım gibi sektörlerdeki yatırım projelerine verilecek desteklere öncelik verileceği de hedefler arasında yer aldı. Yeni ekonomi planında cari açığın düşürülmesi için ihracata verilen önem kapsamında “ihracat teşvik sistemi” nin yeniden yapılandırılacağı da olumlu sayılabilecek hedefler arasında yer aldı diyebiliriz.

Açıklanan hedefler arasında en önemlilerinden birisinin de program açıklanmadan önce de konu olduğu şekilde bankaların mali yapılarını ve aktif kalitelerini tespit edecek mali bünye çalışmaları sonrasında gerektiğinde bankacılık sektörünün mali yapısını güçlendirecek ve böylece reel sektörün krediye olan gereksinimini daha sağlıklı ve uygun faiz oranlarıyla karşılayabilecek, bunun yanında mevcut kredileri yeniden yapılandıracak bir politika setinin devreye alınacağı oldu diyebiliriz. Hedefler arasında ayrıca Türkiye Kalkınma Bankası ve Türkiye Emlak Bankası’nın da yeniden yapılandırılarak ekonomik aktiviteye katkı sağlaması amaçlanmış görünüyor.

Piyasaların aslında merakla beklediği konulardan biri olan tarım sektörüne yönelik teşviklere ilişkin hedefler kapsamında Yeni Ekonomik Plan’da “Tarımda Milli Birlik Projesi” nin hayata geçirilerek tohumdan sofraya gıda değer zinciri, gıda güvenliği ve uluslararası rekabet önceliğinde, yeniden yapılandırılacağı,  atıl tarım arazilerinin tarımsal üretime kazandırılması için gerekli kurumsal ve hukuki altyapı oluşturulacağı  açıklandı.

Beklentilerden çok fazla sapma göstermeyen hedeflerin açıklanmış olması nedeniyle piyasaların da bu sonuçlara tepkisi sınırlı olarak gerçekleşti. Açıklanan hedeflerin orta-uzun vadeli planlar olması göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki süreçte bu planların uygulanması konusundaki kararlılık, hedefe odaklılık, şu an içinde bulunduğumuz ekonomik ortamda bu tip yapısal reformlara olan ihtiyaç nedeniyle önceki orta vadeli planlara göre daha yakından izlenecek ve piyasaların tepkisi de buna göre şekillenecektir.

İlk aşamada kurda yukarı yönlü eğilim 6.29 üzerine kadar devam ettikten sonra yeniden geri çekilme 6.20 seviyesine doğru gerçekleşti. İlerleyen saatlerde yuları yönlü trend desteği  6.16 seviyesi kurun yönü açısından takip edilmeli. Bu seviye altında kapanışlar oluşmaya başlarsa 6.10-5.97 bölgesine doğru bir hareket yaşanabilir.

Borsa tarafında ise XU100endeksinin de açıklanan hedefler sonrası hafif satışlarla karşılaştığı fakat akabinde toparlanma çabasının oluştuğu gözleniyor. 93.400 üzerinde kalıcılık sürdüğü sürece yükseliş eğiliminin devam edeceğini düşünüyoruz. Yukarı yönde 98.000 seviyesi önemli direnci izlenmeli. Burası aşılabildiği takdirde 98.700-99.300 seviyeleri hedeflenebilir.

 

Yeni Ekonomik Program Analizi, Vahap Taştan / Araştırma Uzmanı (A1 Capital)

Az önce yeni ismiyle YEP açıklandı ve piyasanın ana fiyatlaması bankacılık sektörüne ilişkin açıklamalarda oldu.

Projeksiyona aşağıdaki tablodan bakmak mümkün. 2018 enflasyon beklentilerinin piyasa beklentilerine yakın olması, halihazırdaki durumun tespiti için piyasanın pozitif fiyatladığı bir resim verirken, büyümedeki dengelenme ile birlikte, yani düşüşle birlikte cari açığın GSYH’a oranının da düşmesi normal. Bizi enflasyon tarafında asıl ilgilendiren bütçe açığının GSYH’a oranı olmakta. Bu tarafta ise bütçedeki gelişmelerin bir süre daha büyümeyi destekleyici bir konumda olacağını anlıyoruz. Bu tarafta, büyümeyi kırmadan, sert düşüşü engelleyecek bir projeksiyon çizilmiş durumda.

EnflasyonBütçe Açığı / GSYHCari Açık / GSYHBüyüme
2017 11,9020171,5020175,6020177,40
201820,8020181,9020184,7020183,80
201915,9020191,8020193,3020192,30
20209,8020201,9020202,7020203,50
20216,0020211,7020212,6020215,00

Son satış hareketine gelince;
Piyasanın bankacılık sektörüne ilişkin hamle beklentisi vardı fakat Albayrak’ın açıklaması, şimdilik bankaların izlenmeye devam ettiği yönünde. Bu da son günlerde bankalara gelen alımların tersine dönmesiyle birlikte düşüş getirdi.

Neyi Takip Edelim?
Öncelikle OVP öncesinde 94.200 – 95.000 üzerindeki her hareketin fazladan olduğunun altını çizmek gerekiyor. Genel yayınlarda da gün içi notlarda da altını çizmeye çalıştığımız bir konu oldu bu. Peki neyi takip edeceğiz? 94.200 üzerindeki tutunma, teknik anlamda artık önemli. Piyasa 99.300 hedefleyecekse öncelikle bir süredir aşamadığı son 4 denemesinde başarısız kaldığı, son denemesinde üzerinde geçtiğimiz 50 günlük ortalaması üzerinde bir süre kapanış sergilemesi gerekiyor. Bugün dönüş yaptığımız yer 1100 günlük ortalamaya yakın fakat 94.200 kadar kritik değil.