Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Güncel Sanayi...

Güncel Sanayi Üretimi Rapor, Analiz ve Yorumları

PAYLAŞ

makine-sanayi-01

TÜİK tarafından aylık olarak açıklanan sanayi üretimi verilerine ait uzmanların rapor, analiz ve yorumlarını burada bulabilirsiniz.

Muammer Kömürcüoğlu, Ekonomist, İş Yatırım – Odak Noktası Sanayi Üretimi Raporu

Sanayi üretiminde güçlü seyir devam ediyor, tahminimizi yukarı güncelliyoruz

Kasım’da takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık bazda %7,0 büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeks aylık bazda %0,3’lik bir artış kaydetti. Aylık büyümenin sınırlı da olsa devam etmesi son çeyreğin ikinci ayında da büyüme eğiliminde henüz bir bozulma olmadığına işaret ediyor.

Kasım’da sanayi üretimini önceki aylarda olduğu gibi imalat sanayi destekliyor (5,9 puan katkı). İmalat sanayiyi 0,8 puanla enerji üretimi takip ederken madencilik sektörü 0,3 puan ile Haziran 2016’dan bu yana en yüksek katkısını verdi.

İmalat sanayinde genele yayılan iyileşme de devam ediyor. 24 alt grubun sadece 4’ü endeksi aşağı çekiyor ve bu 4 grubun toplam içerisindeki payı %5,8. Alt gruplarda pozitif katkıda otomobil 1,3 puanla başı çekiyor. Bu grubu makine ekipman üretimi, giyim grubu ve fabrikasyon metal ürünleri takip ediyor. Öte yandan vergi teşviklerinin Eylül sonu itibariyle sona ermesi mobilya üretimini ve beyaz eşya ürünlerinin dâhil olduğu elektrikli teçhizat ürünleri üretimi üzerinde olumsuz etkisini göstermeye devam ediyor.

Son olarak otomotiv üretiminin başta olduğu ihracat ağırlıklı ürünlerin sanayi üretimine desteği TL’deki değer kaybının ihracata katkısı ve dış talepteki olumlu seyirle güçlü seyrine devam etti. Aralık ayında da benzer bir durum bekliyoruz.

Özetle bugünkü veri sanayi üretimindeki güçlü seyrin devam ettiğine işaret ediyor. TL’deki değer kaybının ihracata olumlu yansıması sanayi üretimindeki güçlü seyirde rol oynuyor.

Geçen yılın dördüncü çeyreğine ait ilk iki veri, üçüncü çeyrekteki güçlü büyüme performansı sonrasında son çeyrekte iktisadi faaliyetteki ivme kaybının daha önce beklenen kadar güçlü olmayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Benzer şekilde son çeyreğe ait PMI verisi ve güven endeksleri büyüme adına olumlu sinyaller veriyor. Bu bağlamda, %6 olan 2017 büyüme tahminimizi %6,5’e güncelledik.

 

Ekin Akbaş, Araştırma Yönetmeni – Sanayi Üretimi Yorumu

Kasım Sanayi Üretimi: Sanayi Üretimi Kasım ayında da güçlü seyretti

Önemli notlar

  • Arındırılmamış Kasım sanayi üretimi, yıllık %6,9 artış kaydederek, %5,8 olan beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de aynı şekilde %7 seviyesinde oluştu. Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %0,3’lük büyüme kaydetti.
  • Takvim etkisinden arındırılmış alt kalemlerin tamamına yakını iyileşme kaydetmiş durumda.  İhracat odaklı sektörlerde görülen üretim artışının, sanayi üretimindeki artışın temelini oluşturduğu görülüyor.
  • TÜİK geçtiğimiz haftalarda aynı zamanda 2016 yılına ilişkin yıllık sanayi ürün istatistiklerini yayınladı. Söz konusu istatistikleri üretim yapısı anlamında gerekli yapısal değişiklikleri bir kez daha ortaya koyması nedeniyle önemsiyoruz.

Arındırılmamış Kasım sanayi üretimi, yıllık %6,9 artış kaydederek, %5,8 olan beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de aynı şekilde %7 seviyesinde oluştu. Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %0,3’lük büyüme kaydederek daha zayıf bir görünüm ortaya koysa da, artışlarını beşinci aya taşımayı başardı.  Ekim ayı sanayi üretiminde görülen güçlü büyümenin ardından, Kasım ayı verileri 4Ç17 GSYİH büyüme oranının da (3Ç17 büyümesi kadar güçlü olmasa da) güçlü bir yeri işaret edeceğinin ve 2017 büyümesini %7’nin de üzerine taşıyabileceğinin sinyalini verdi.

Takvim etkisinden arındırılmış alt kalemlerin genele yayılmış bir iyileşmeyi işaret ediyor. İhracat odaklı sektörlerde görülen üretim artışının, sanayi üretimindeki artışın temelini oluşturduğu görülüyor. Otomotiv ve giyim sektörleri üretimleri manşet veri üzerinde sırasıyla 1 ve 0,9 yüzde puanlık katkıda bulunmuş durumda. Manşet veri üzerinde 0,7 yüzde puanlık katkı sağlayan yatırım odaklı makine ve teçhizat üretimi de öne çıkan kalemler arasında yer alıyor. 4Ç16’dan bu yana yükseliş trendi içerisinde olan sermaye malı üretimi, yatırım eğilimindeki iyileşmenin en önemli doğrulayıcılarından. Eğilim anketleri ve Kapasite Kullanım Oranı gibi yatırım eğilimine yönelik göstergelerin, önümüzdeki dönemde yatırım harcamalarında bir artış yaşanabileceğini işaret ettiğini bir süredir belirtiyoruz.  Bunun dışında, iç talepten beslenen mobilya sektörü üretimi güç kaybederek manşet veri üzerinde 0,1 yüzde puanlık olumsuz bir etki yaratmış durumda. İç talep destekli diğer bir kalem olan metalik olmayan ürün üretimi ise 0,5 yüzde puanlık etki ile manşet veri üzerinde olumlu etki yaratmaya devam ediyor.

Aralık ayı sanayi üretimine ilişkin; PMI verisi güçlü bir iyileşmeyi işaret ederken, reel kesim güven endeksi zayıf bir seyir izlemişti. Ancak, öncü dış ticaret verilerinin halen güçlü bir resim ortaya koyuyor olması, sanayi üretimi performansının Aralık ayında da iyi olacağının sinyalini veriyor.

TÜİK geçtiğimiz haftalarda aynı zamanda 2016 yılına ilişkin yıllık sanayi ürün istatistiklerini yayınladı. Söz konusu istatistikleri üretim yapısı anlamında gerekli yapısal değişiklikleri bir kez daha ortaya koyması nedeniyle önemsiyoruz. Veriler yüksek teknoloji ürünlerinin toplam satılan ürünler içerisindeki payının yalnızca %3,3 olduğunu gösterdi. 2013’teki %2,7 oranına göre iyileşme kaydetmiş olsa da, yine de zayıf kalmaya devam ederek sanayi üretiminde yapısal bir iyileşmeye duyulan ihtiyacının altını çiziyor. (Tacirler Yatırım)

 

 

Enver Erkan, Araştırma Müdürü – Sanayi Üretimi Yorumu

Sanayi üretiminde artış devam ediyor, büyümede 4Q17’de normalizasyon…

Türkiye’de Kasım ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre %7 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre %0,3 oranında artış göstermiştir. Piyasanın medyan beklentisi ile kıyasladığımızda sürpriz olmayan veriler görüyoruz. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme %6,9 oranında gerçekleşmiştir.

Ekim ayında açıklanan veriler, aslında 4Q17’ye de büyüme anlamında iyi bir giriş yaptığımızı ortaya koymaktadır, ancak güçlü büyüme görünümü derken bunu 3Q17’deki çift haneli büyüme ile kıyaslamamak gereklidir. Özellikle KGF kullanımının etkisini yitirmesiyle 4Q17’de daha normalize olmuş bir büyüme oranı göreceğiz. Yıllık bazda %7 sanayi üretimi artışına, bir önceki aya göre %0,3 sanayi üretimi artışının denk gelmesi son derece normal. Aydan aya üretimde olan değişimlerin oranının azalması yüksek büyüme periyodundaki normalleşmeyi ortaya koyuyor. Bu kapsamda biz de 4Q17’de %4,5-5 bandına doğru gelecek bir büyüme bekleyebiliriz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taşocakçılığı aylık bazda %3,2 büyürken, yıllık bazda %5,9 büyüme göstermiştir. İmalat sanayiinde aylık bazda değişim görülmezken, yıllık bazda ise %7,1’lik artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda %0,8 büyüme görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı %6,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malında ve dayanıksız tüketim malında %1,2 oranında aylık büyüme görülürken dayanıklı tüketim malı %1,4, sermaye malı %1,1, enerji grubu %1 daralmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık artışlara bakıldığında ise; sermaye malının %10,9, ara malının %7,8, dayanıksız tüketim malının %7,5 ve enerjinin %2,5 arttığı, dayanıklı tüketim malının ise %2,6 oranında daraldığı görülmektedir.

İmalat sanayi, dayanıklı mal, enerji, sermaye malı gibi önemli kalemlerdeki aylık düşüşler dikkat çekiyor. Vergi teşviklerinin Eylül sonunda geri çekilmesiyle beraber dayanıklı mal grubundaki olumsuz etki görülmeye devam ediliyor. Ana gruplardaki bu düşüşlere rağmen, genel sanayi üretiminin aylık bazda sınırlı da olsa büyümesi, 4Q17’de büyüme görünümü üzerinde bozulma olmadığını ortaya koymaktadır. Önümüzdeki yıl için ise, 140 milyar TL olarak uygulanması beklenen KGF’nin enerjki, savunma, otomotiv gibi sektörlerdeki yatırımlara yöneltilerek yüksek teknolojili ürün ihracatının artırılması Türkiye’nin büyüme dinamikleri açısından son derece yerinde olur. Ağırlıklı olarak ihracatta Almanya, İtalya ve İngiltere gibi ülke pazarlarının başı çekiyor olması, EUR ve GBP gibi majör para birimlerinin değer kazancı durumunda (EUR’da 1,30, GBP’de 1,40 gibi) ihracatı desteklemeye devam edecek ve sanayideki üretimi pozitif derecede etkileyecektir. Avrupa’daki ekonomik toparlanma, bu pazardaki yoğunluğumuz itibariyle bizim açımızdan destekleyici olmakla birlikte; ABD ve Rusya pazarlarında da payımızın artırılması, pazar çeşitliliği açısından ekonomimizi hem daha çok risklerden uzak tutacak, hem de büyüme dinamiklerimizi güçlendirecektir. Türkiye’nin bunu sağlaması için güçlü olduğu katma değerli sektörlerde yüksek teknolojili ürün ihracatını artırıcı yapısal çalışmaları yoğunlaştırması gereklidir. (Reel Kapital)

 

PAYLAŞ