Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Üretimde Güçl...

Üretimde Güçlü Seyir Devam Ediyor

Güncel Sanayi Üretimi Rapor, Analiz ve Yorumları

TÜİK tarafından aylık olarak açıklanan sanayi üretimi verilerine ait uzmanların rapor, analiz ve yorumlarını burada bulabilirsiniz.

Muammer Kömürcüoğlu, Ekonomist, İş Yatırım – Odak Noktası Sanayi Üretimi Raporu

Mayıs 2018 Sanayi Üretimi : Üretimde güçlü seyir devam ediyor

Mayıs’ta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık %6,4 ile beklentilerin üzerinde büyüdü (piyasa medyan: %5,5). Arındırılmamış endeks yıllık %7,0 artarken mevsimsellikten arındırılmış endeks Ocak’tan bu yana ilk kez önceki aya kıyasla gerileyerek (%-1,6) aylık bazda ivme kaybının başladığına işaret etti.

Sanayi üretiminde bazı ürün gruplarında zayıflama olsa da önceki aya benzer bir görünüm var. İmalat sanayinin katkısı 5,7 puan olurken, madencilik ve enerji üretimi manşete sırasıyla 0,5 ve 0,1 puan destek verdi.

İmalat sanayinde 24 alt grubun 4’ü endeksi toplamda 0,4 puan aşağı çekti. Alt gruplarda pozitif katkıda gıda üretimi katkısı 1,7 puanla yıl başından bu yana başı çekerken, bu grubu 0,8 puanla kimyasal ürün imalatı takip etti. Öte yandan tekstil-giyim grubunun katkısı önceki aya kıyasla bir miktar geriledi (1,7 puandan 0,8 puana). Madalyonun diğer yüzünde, otomotiv üretiminde Nisan ayında başlayan zayıflamanın devam ettiği görülüyor (0,1 puan).

Haziran’da otomotivden negatif katkı bekliyoruz.

Ana harcama gruplarına göre tüm alt grupların katkısı pozitif oldu. Öne çıkan gruplar ise önceki aylardaki gibi dayanıksız tüketim ve ara-malı oldu. Son olarak TL’deki değer kaybının ihracata yansıması ile ihracat ağırlıklı sektörlerin manşete katkısı 5,1 puana yükseldi (Nisan: 4,1 puan).

Özetle, Mayıs’ta sanayi üretimi beklentilerin üzerinde bir artış kaydetti. PMI ve güven endeksleri sanayi üretiminde Mayıs itibariyle kayda değer bir düzeltme ihtimaline işaret ediyordu. Yine de bugünkü veri aylık bazda ivme kaybının başladığını gösterse de reel ekonomide güçlü seyrin devam ettiğini gösteriyor. İkinci çeyreğin ilk iki verisi büyümede yavaşlamaya işaret ediyor ancak mevcut durum bu yavaşlamanın beklentilere kıyasla daha ılımlı olabileceğini gösteriyor. Haziran’da sanayi üretimindeki düzeltmenin daha belirgin olacağı kanısındayız. Bu bağlamda büyümeye ait nihai görüşümüzü gelecek ay açıklanacak sanayi üretim verisi ile netleştireceğiz.

 

Ekin Akbaş, Araştırma Yönetmeni – Sanayi Üretimi Yorumu

Önemli notlar

  • Mayıs ayı arındırılamamış sanayi üretimi endeksi yıllık %7 oranında artış kaydetti – kurum beklentimiz olan %4,8 oranındaki artışın üzerinde bir gerçekleşme oldu.
  • Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi alt gruplarına baktığımızda; 24 alt kalem içerisinden beş sektörün düşüş kaydettiğini görüyoruz.
  • Haziran ayı göstergelerine baktığımızda; öncü dış ticaret verilerine göre ara malı ithalatında (altın ve enerji harici, euro bazında) yıllık bazda geçmiş aylara göre çok daha sınırlı artış olduğu görülüyor. Diğer taraftan PMI verilerinde Mayıs ve Haziran aylarında 46’lı seviyelerde zayıf bir görünüm oluşmuştu.

Mayıs ayı arındırılamamış sanayi üretimi endeksi yıllık %7 oranında artış kaydetti. Bu noktada kurum beklentimiz olan %4,8 oranındaki artışın üzerinde bir gerçekleşme oldu. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık artış ise %6,4 oldu (kurum beklentimiz %4,5). Mevsim etkilerinden arındırılmış aylık bazda değişim ise sanayi üretiminin %1,6 daralmasıyla sonuçlandı. Söz konusu düşüş Eylül 2016’dan beri en hızlı düşüşü işaret ediyor.

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi alt gruplarına baktığımızda; 24 alt kalem içerisinden beş sektörün düşüş kaydettiğini görüyoruz. Gıda sektörü üretimindeki artış Haziran ayında da oldukça hızlı devam ederken, söz konusu ayda toplam sanayi üretimi artışına yaklaşık 1,5 yüzde puan katkı sağladı. İhracat odaklı otomotiv ve tekstil sektörleri üretiminde sınırlı artışlar (sırasıyla yıllık %2,6 ve %5,3) dikkat çekti. İç talebe ilişkin takip ettiğimiz mobilya sektörü üretiminde Haziran ayında %5,8 oranında düşüş yaşandığı dikkat çekiyor (burada yüksek baz yılı etkisi göz ardı edilmemeli).

Haziran ayı göstergelerine baktığımızda; Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan öncü dış ticaret verilerine göre Haziran ayında ara malı ithalatında (altın ve enerji harici, euro bazında) yıllık bazda geçmiş aylara göre çok daha sınırlı artış olduğu görülüyor. Diğer taraftan PMI verilerinde Mayıs ve Haziran aylarında 46’lı seviyelerde zayıf bir görünüm oluşmuştu. Yıla güçlü bir başlangıç yapan GSYİH büyümesinde, ilerleyen aylarda finansal koşullardaki sıkılaşma ile birlikte somut bir yavaşlama görülebileceğini gösteriyor. Bunun yanı sıra, özellikle 2Y18’deki güçlü baz etkisi de olumsuz bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

 

 

Sanayi üretimi Mayıs’ta aylık bazda daraldı…Enver Erkan

Türkiye’de Mayıs ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,4 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre %1,6 oranında daralma göstermiştir. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme %7 oranında gerçekleşmiştir.

Hatırlanacağı gibi Türkiye ekonomisi 2018 yılının ilk çeyreğinde %7,4’lük bir büyüme performansı göstermişti. Büyüme görünümü açısından 2017 yılının genelini uzantısı olarak nitelendirebileceğimiz ilk çeyrekten sonra ise, söz konusu büyüme performansının öncü göstergeler eşiğinde hız kestiğini gözlemliyoruz. Bu kapsamda ilk çeyrekte %9,9 artış gösteren sanayi üretiminde de Nisan ve Mayıs ayları itibariyle yavaşlama söz konusudur. Nisan’da %6,2 olarak gerçekleşen arındırılmış yıllık sanayi üretimi artışı Mayıs’ta da %6,4 oranında gerçekleşti. Bu da %9-10’lardan %6’lara düşen bir çeyreklik sanayi üretimi büyümesi anlamına gelmektedir. Aylık bazda ise sanayi üretiminde görülen %1,6’lık daralma özellikle imalat sanayiinde oldukça sert bir düşüşe işaret etmektedir.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda %1,6 daralırken, yıllık bazda %12 büyüme göstermiştir. İmalat sanayiinde aylık bazda %1,7 daralma görülürken, yıllık bazda ise %6,5’luk artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda %0,1 daralma görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı %1,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malı %0,8, dayanıksız tüketim malı %2, enerji %0,2 ve sermaye malı grubu %1,5 daralırken, dayanıklı tüketim malı %1,8 artmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık değişimlere bakıldığında ise; dayanıksız tüketim malının %8,6, sermaye malının %6,1, dayanıklı tüketim malının %5,8, ara malının %5,7 ve enerjinin %3,2 arttığı görülmektedir.

Nisan ayında, bir önceki aya göre %0,9 artmış olan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin Mayıs ayında %1,6’lık oldukça sert bir düşüş kaydettiği görülmektedir. Çeyreksel bazda büyüme momentumu öncü göstergeler eşiğinde ilk çeyrekteki yüksek büyümenin sürdürülemeyeceğini gösteriyor. Nitekim PMI tarafında Mayıs ayında 46,4’e gerilemiştik, bu da imalat sanayiinin ciddi bir küçülme içinde olduğunun göstergesi olarak alınabilir. PMI Haziran’da da 46,8 seviyesinde gerçekleşti, yani imalat sanayiindeki yavaşlama ivmesi benzer şekilde devam ediyor. Bununla beraber artan üretici maliyetleri çerçevesinde yüksek ÜFE sıkıntı yaratmakta, girdi maliyetleri imalat sanayiindeki USD kullanımına bağlı olarak artmaktadır. Bunun üretim ve tedarik kanalına da yavaşlatıcı etkileri söz konusu olabilir. Bir taraftan da üreticiler maliyetleri belki belli bir yere kadar yüklenebilir, ancak maliyet baskısı bu şekliyle devam edecek olursa elbet tüketici fiyatları tarafına da yansıması olarak enflasyonu da ilave olarak tetiklemesi söz konusu olabilecektir.

 

Nisan Ayı Sanayi Üretimi Verileri Raporları

13.06.2018

Muammer Kömürcüoğlu, Ekonomist, İş Yatırım – Odak Noktası Sanayi Üretimi Raporu

İkinci çeyreğe güçlü başlangıç

Nisan’da takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık %6,2 ile beklentilerin üzerinde büyüdü (piyasa medyan: %5,7). Arındırılmamış endeks yıllık %5,1 artarken mevsimsellikten arındırılmış endeks aylık bazda %0,9 arttı.

Sanayi üretiminde önceki aya oldukça benzer bir görünüm var. İmalat sanayinin katkısı Nisan’da 5,5 puan olurken, bu grubu sırasıyla 0,4 ve 0,3 puanla madencilik sektörü ve enerji üretimi takip ediyor.

İmalat sanayinde 24 alt grubun beşi endeksi aşağı çekiyor ve bu beş grup manşete katkısı -1,5 puan seviyesinde. Alt gruplarda pozitif katkıda yıl başından bu yana benzer bir resim var. Gıda üretimi katkısı 1,7 puanla başı çekerken, bu grubu tekstil-giyim, metalik olmayan mineral ürünler (cam, seramik, çimento vb) takip ediyor. Önceki aylardan farklı olarak otomotiv grubunun desteği 0,2 puana kadar geriledi. Mayıs ayında otomotivden negatif katkı gelmesini bekliyoruz.

Ana harcama gruplarına göre sanayi üretiminde ara malı ve dayanıksız tüketim malı üretimi öne çıkarken, son üç aydır dayanıklı tüketim malı sınırlı da olsa negatif katkı veriyor. Ayrıca sermaye malı üretimi katkısı bu yıl ilk kez eksiye döndü. TL’deki değer kaybına ve canlı dış talebe rağmen ihracat ağırlıklı sektörlerin manşete katkısı bir miktar geriledi (Nisan: 5,6 puan, Mayıs: 4,1 puan).

Özetle, sanayi üretimi yılın ikinci çeyreğine güçlü bir başlangıç yaptı. Ek olarak mevsimsellikten arındırılmış serinin aylık bazda artışını koruması da momentumun korunduğuna işaret ediyor. Ancak Nisan verisi ile ikinci çeyreğe yönelik görüş vermek için çok erken. Sanayi üretiminde Mayıs verisinin oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. PMI ve diğer öncü göstergelerin seyri dikkate alınırsa Mayıs itibariyle sanayi üretiminde dikkate değer bir düzeltme görüleceği kanısındayız.

 

Enver Erkan, Araştırma Uzmanı – Sanayi Üretimi Verileri Yorumu

13.06.2018

Sanayi üretiminde Nisan’da beklentiler doğrultusunda artış…

Türkiye’de Nisan ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,2 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre %0,9 oranında artış göstermiştir. Piyasanın medyan beklentisi ile kıyasladığımızda beklentiye yakın veriler görüyoruz. GCM Menkul Kıymetler Araştırma Departmanı olarak bizim beklentilerimiz yıllık bazda %6, aylık bazda %0,7 artış yönündeydi. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme %5,1 oranında gerçekleşmiştir.

Beklentimize yakın gerçekleşmekle birlikte hem arındırılmış, hem de arındırılmamış verilerde ilk çeyreğe göre bir miktar yavaşlama görmekteyiz. Bu yavaşlama, ilk çeyrekten sonra kademeli bir yavaşlamaya işaret ediyor. Nisan ayındaki veriler itibariyle bu yavaş bir düşüş olarak görülmekle beraber Mayıs ayında PMI ve diğer öncü göstergeler, sektör verileri itibariyle daha hızlı bir düşüş görebiliriz. Nisan ayında 48,9 olarak ölçülen PMI endeksi Mayıs’ta 46,4’e gerileyerek Türk imalat sektöründe önemli bir ivme kaybına işaret etmişti. Diğer öncü göstergelerde de benzer bir şekilde yavaşlama görmekteyiz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda %3,3 büyürken, yıllık bazda %10,1 büyüme göstermiştir. İmalat sanayiinde aylık bazda %0,9 artış görülürken, yıllık bazda ise %6,3’lük artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda %0,6 artış görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı %3,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malı %0,9, dayanıklı tüketim malı %0,4, dayanıksız tüketim malı %0,5, enerji ve sermaye malı grubu %1,5 artmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık artışlara bakıldığında ise; dayanıksız tüketim malının %11,7, ara malının %8,1, enerjinin %3,1 oranında arttığı ve sermaye malının %0,8, dayanıklı tüketim malının ise %0,1 oranında daraldığı görülmektedir.

İlk çeyrekte sanayi üretimi verilerinin gösterdiği güçlü eğilim ve %9,9 oranında gerçekleşen ilk çeyrek sanayi üretimi artışı çerçevesinde, ilk çeyrekte güçlü olan büyüme görünümünün; Nisan ayından sonra muhtemelen %5 civarlarına yavaşlayabilecek olan yıllık sanayi üretimi artışı çerçevesinde %4-5 bandına yavaşlaması beklenebilir. Geçen yıldan da gelen ciddi bir baz etkisi var. Özellikle, zayıf 2016 3.çeyrek büyümesinin ardından 2017’nin son derece yüksek geldiğini düşünecek olursak, o tarz bir momentum yakalamanın zor olması nedeniyle sonraki çeyreklerin biraz daha ılımlı büyüme gerçekleştirmesi beklenebilir.

 

Sanayi Üretimi , Ocak 2018 Veri-Analizleri

sanayi-19

Muammer Kömürcüoğlu, Ekonomist, İş Yatırım – Odak Noktası Sanayi Üretimi Raporu

08.01.2018

Sanayi üretiminde güçlü seyir devam ediyor, tahminimizi yukarı güncelliyoruz

Kasım’da takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık bazda %7,0 büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeks aylık bazda %0,3’lik bir artış kaydetti. Aylık büyümenin sınırlı da olsa devam etmesi son çeyreğin ikinci ayında da büyüme eğiliminde henüz bir bozulma olmadığına işaret ediyor.

Kasım’da sanayi üretimini önceki aylarda olduğu gibi imalat sanayi destekliyor (5,9 puan katkı). İmalat sanayiyi 0,8 puanla enerji üretimi takip ederken madencilik sektörü 0,3 puan ile Haziran 2016’dan bu yana en yüksek katkısını verdi.

İmalat sanayinde genele yayılan iyileşme de devam ediyor. 24 alt grubun sadece 4’ü endeksi aşağı çekiyor ve bu 4 grubun toplam içerisindeki payı %5,8. Alt gruplarda pozitif katkıda otomobil 1,3 puanla başı çekiyor. Bu grubu makine ekipman üretimi, giyim grubu ve fabrikasyon metal ürünleri takip ediyor. Öte yandan vergi teşviklerinin Eylül sonu itibariyle sona ermesi mobilya üretimini ve beyaz eşya ürünlerinin dâhil olduğu elektrikli teçhizat ürünleri üretimi üzerinde olumsuz etkisini göstermeye devam ediyor.

Son olarak otomotiv üretiminin başta olduğu ihracat ağırlıklı ürünlerin sanayi üretimine desteği TL’deki değer kaybının ihracata katkısı ve dış talepteki olumlu seyirle güçlü seyrine devam etti. Aralık ayında da benzer bir durum bekliyoruz.

Özetle bugünkü veri sanayi üretimindeki güçlü seyrin devam ettiğine işaret ediyor. TL’deki değer kaybının ihracata olumlu yansıması sanayi üretimindeki güçlü seyirde rol oynuyor.

Geçen yılın dördüncü çeyreğine ait ilk iki veri, üçüncü çeyrekteki güçlü büyüme performansı sonrasında son çeyrekte iktisadi faaliyetteki ivme kaybının daha önce beklenen kadar güçlü olmayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Benzer şekilde son çeyreğe ait PMI verisi ve güven endeksleri büyüme adına olumlu sinyaller veriyor. Bu bağlamda, %6 olan 2017 büyüme tahminimizi %6,5’e güncelledik.

 

Ekin Akbaş, Araştırma Yönetmeni – Sanayi Üretimi Yorumu

Kasım Sanayi Üretimi: Sanayi Üretimi Kasım ayında da güçlü seyretti

Önemli notlar

  • Arındırılmamış Kasım sanayi üretimi, yıllık %6,9 artış kaydederek, %5,8 olan beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de aynı şekilde %7 seviyesinde oluştu. Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %0,3’lük büyüme kaydetti.
  • Takvim etkisinden arındırılmış alt kalemlerin tamamına yakını iyileşme kaydetmiş durumda.  İhracat odaklı sektörlerde görülen üretim artışının, sanayi üretimindeki artışın temelini oluşturduğu görülüyor.
  • TÜİK geçtiğimiz haftalarda aynı zamanda 2016 yılına ilişkin yıllık sanayi ürün istatistiklerini yayınladı. Söz konusu istatistikleri üretim yapısı anlamında gerekli yapısal değişiklikleri bir kez daha ortaya koyması nedeniyle önemsiyoruz.

Arındırılmamış Kasım sanayi üretimi, yıllık %6,9 artış kaydederek, %5,8 olan beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de aynı şekilde %7 seviyesinde oluştu. Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %0,3’lük büyüme kaydederek daha zayıf bir görünüm ortaya koysa da, artışlarını beşinci aya taşımayı başardı.  Ekim ayı sanayi üretiminde görülen güçlü büyümenin ardından, Kasım ayı verileri 4Ç17 GSYİH büyüme oranının da (3Ç17 büyümesi kadar güçlü olmasa da) güçlü bir yeri işaret edeceğinin ve 2017 büyümesini %7’nin de üzerine taşıyabileceğinin sinyalini verdi.

Takvim etkisinden arındırılmış alt kalemlerin genele yayılmış bir iyileşmeyi işaret ediyor. İhracat odaklı sektörlerde görülen üretim artışının, sanayi üretimindeki artışın temelini oluşturduğu görülüyor. Otomotiv ve giyim sektörleri üretimleri manşet veri üzerinde sırasıyla 1 ve 0,9 yüzde puanlık katkıda bulunmuş durumda. Manşet veri üzerinde 0,7 yüzde puanlık katkı sağlayan yatırım odaklı makine ve teçhizat üretimi de öne çıkan kalemler arasında yer alıyor. 4Ç16’dan bu yana yükseliş trendi içerisinde olan sermaye malı üretimi, yatırım eğilimindeki iyileşmenin en önemli doğrulayıcılarından. Eğilim anketleri ve Kapasite Kullanım Oranı gibi yatırım eğilimine yönelik göstergelerin, önümüzdeki dönemde yatırım harcamalarında bir artış yaşanabileceğini işaret ettiğini bir süredir belirtiyoruz.  Bunun dışında, iç talepten beslenen mobilya sektörü üretimi güç kaybederek manşet veri üzerinde 0,1 yüzde puanlık olumsuz bir etki yaratmış durumda. İç talep destekli diğer bir kalem olan metalik olmayan ürün üretimi ise 0,5 yüzde puanlık etki ile manşet veri üzerinde olumlu etki yaratmaya devam ediyor.

Aralık ayı sanayi üretimine ilişkin; PMI verisi güçlü bir iyileşmeyi işaret ederken, reel kesim güven endeksi zayıf bir seyir izlemişti. Ancak, öncü dış ticaret verilerinin halen güçlü bir resim ortaya koyuyor olması, sanayi üretimi performansının Aralık ayında da iyi olacağının sinyalini veriyor.

TÜİK geçtiğimiz haftalarda aynı zamanda 2016 yılına ilişkin yıllık sanayi ürün istatistiklerini yayınladı. Söz konusu istatistikleri üretim yapısı anlamında gerekli yapısal değişiklikleri bir kez daha ortaya koyması nedeniyle önemsiyoruz. Veriler yüksek teknoloji ürünlerinin toplam satılan ürünler içerisindeki payının yalnızca %3,3 olduğunu gösterdi. 2013’teki %2,7 oranına göre iyileşme kaydetmiş olsa da, yine de zayıf kalmaya devam ederek sanayi üretiminde yapısal bir iyileşmeye duyulan ihtiyacının altını çiziyor. (Tacirler Yatırım)

 

 

Enver Erkan, Araştırma Müdürü – Sanayi Üretimi Yorumu

Sanayi üretiminde artış devam ediyor, büyümede 4Q17’de normalizasyon…

Türkiye’de Kasım ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre %7 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre %0,3 oranında artış göstermiştir. Piyasanın medyan beklentisi ile kıyasladığımızda sürpriz olmayan veriler görüyoruz. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme %6,9 oranında gerçekleşmiştir.

Ekim ayında açıklanan veriler, aslında 4Q17’ye de büyüme anlamında iyi bir giriş yaptığımızı ortaya koymaktadır, ancak güçlü büyüme görünümü derken bunu 3Q17’deki çift haneli büyüme ile kıyaslamamak gereklidir. Özellikle KGF kullanımının etkisini yitirmesiyle 4Q17’de daha normalize olmuş bir büyüme oranı göreceğiz. Yıllık bazda %7 sanayi üretimi artışına, bir önceki aya göre %0,3 sanayi üretimi artışının denk gelmesi son derece normal. Aydan aya üretimde olan değişimlerin oranının azalması yüksek büyüme periyodundaki normalleşmeyi ortaya koyuyor. Bu kapsamda biz de 4Q17’de %4,5-5 bandına doğru gelecek bir büyüme bekleyebiliriz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taşocakçılığı aylık bazda %3,2 büyürken, yıllık bazda %5,9 büyüme göstermiştir. İmalat sanayiinde aylık bazda değişim görülmezken, yıllık bazda ise %7,1’lik artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda %0,8 büyüme görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı %6,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malında ve dayanıksız tüketim malında %1,2 oranında aylık büyüme görülürken dayanıklı tüketim malı %1,4, sermaye malı %1,1, enerji grubu %1 daralmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık artışlara bakıldığında ise; sermaye malının %10,9, ara malının %7,8, dayanıksız tüketim malının %7,5 ve enerjinin %2,5 arttığı, dayanıklı tüketim malının ise %2,6 oranında daraldığı görülmektedir.

İmalat sanayi, dayanıklı mal, enerji, sermaye malı gibi önemli kalemlerdeki aylık düşüşler dikkat çekiyor. Vergi teşviklerinin Eylül sonunda geri çekilmesiyle beraber dayanıklı mal grubundaki olumsuz etki görülmeye devam ediliyor. Ana gruplardaki bu düşüşlere rağmen, genel sanayi üretiminin aylık bazda sınırlı da olsa büyümesi, 4Q17’de büyüme görünümü üzerinde bozulma olmadığını ortaya koymaktadır. Önümüzdeki yıl için ise, 140 milyar TL olarak uygulanması beklenen KGF’nin enerjki, savunma, otomotiv gibi sektörlerdeki yatırımlara yöneltilerek yüksek teknolojili ürün ihracatının artırılması Türkiye’nin büyüme dinamikleri açısından son derece yerinde olur. Ağırlıklı olarak ihracatta Almanya, İtalya ve İngiltere gibi ülke pazarlarının başı çekiyor olması, EUR ve GBP gibi majör para birimlerinin değer kazancı durumunda (EUR’da 1,30, GBP’de 1,40 gibi) ihracatı desteklemeye devam edecek ve sanayideki üretimi pozitif derecede etkileyecektir. Avrupa’daki ekonomik toparlanma, bu pazardaki yoğunluğumuz itibariyle bizim açımızdan destekleyici olmakla birlikte; ABD ve Rusya pazarlarında da payımızın artırılması, pazar çeşitliliği açısından ekonomimizi hem daha çok risklerden uzak tutacak, hem de büyüme dinamiklerimizi güçlendirecektir. Türkiye’nin bunu sağlaması için güçlü olduğu katma değerli sektörlerde yüksek teknolojili ürün ihracatını artırıcı yapısal çalışmaları yoğunlaştırması gereklidir. (Reel Kapital)