Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri Orta Vadeli P...

Orta Vadeli Program Raporu: Güncellemeler Gerçekçi, İş Yatırım

PAYLAŞ

Rapor-94İş Yatırım – Odak Noktası – 2017-2019 OVP

Büyümede Aşağı Yönlü Revizyon

Başbakan Binali Yıldırım bugün düzenlediği basın toplantısı ile 2017-2019 dönemine ait Orta Vadeli Programı açıkladı. Ocak ayındaki rapora göre dikkat çeken en önemli kısım 2016 ve 2017 yılı büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü güncelleme oldu.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek OVP’nin tam metninin Perşembe günü resmi gazetede yayınlanacağını bildirdi. Dolayısıyla bugünkü analizimizde sadece basın toplantısında yapılan sunumu kullanıyoruz. Dünya ekonomisi için Ocak ayına benzer şekilde kriz öncesine göre düşük seyreden bir küresel büyüme, ivme kaybeden dünya ticaret hacmi ve önümüzdeki dönemde gelişmekte olan ekonomilerde zayıf seyretmesi beklenen bir büyüme çerçevesi temel alınıyor.

Ekonomik Görünüm: 2016 yılı için güncellemeler gerçekçi

Ocak 2016’daki OVP’de %4,5 olarak verilen büyüme beklentisi kayda değer bir güncelleme ile %3,2’ye indirilmiş. Muhtemelen üçüncü çeyrekte beklenen ciddi yavaşlama bu revizyona neden oldu. Öte yandan bir önceki OVP’de %5,0 olan 2017 büyümesi bugünkü raporda %4,5 olarak güncellendi. 2017 ve sonrası için hedef halen %5 seviyesinde korunuyor.

Büyüme tarafında bu yıl içilen yapılan güncellemeyi gerçekçi buluyoruz. Görünen o ki yıl başında yapılan asgari ücret zammı ve yurtiçinde harcamaları arttırmayı amaçlayan son önlemler üçüncü çeyrekte beklenen güçlü ivme kaybını tam anlamıyla telafi edemeyecek. Büyümeye katkının detaylarını sunumda göremiyoruz ancak tahminimiz bu yıl olduğu gibi gelecek yıl içinde büyümenin güçlü iç tüketim varsayımına dayandırıldığı yönünde. Ayrıca bütçe varsayımları dikkate alındığında kamu tarafından büyümeye katkının devam edeceği anlaşılıyor.

Sunumda, Onuncu Kalkınma Planı kapsamında yer alan 25 öncelikli dönüşüm programın etkin şekilde uygulanmaya devam edileceği, ilave olarak 2017-19 döneminde iş uyuşmazlıklarının çözülmesini sağlayan düzenlemelerden, ihtisas mahkemelerinin kurulmasına, vergi usul kanunu ve gelir gergisi kanunlarının yasalaştırılmasından mesleki teknik eğitim reformlarına kadar öncelikli düzenleme ve uygulamanın yapılacağı belirtiliyor. Bu önlemlerin bir kısmının yapısal reform dâhilîde olması önemli, ancak önümüzdeki dönemde ekonomideki birçok aktör için asıl önemli olan açıklanan bu adımların hangilerinin uygulanacağı ve sürecin işleyiş hızı. Yapısal reform uygulanma sürecinde yol alınmadığı takdirde yatırım cephesinden büyümeye kayda değer bir katkı olmayacağı kanısındayız.

1004-ovpEnflasyon Görünümü: Yukarı yönlü revizyon yeterli mi?

2016 yıl sonu enflasyonu önceki raporda verilen ve son enflasyon raporunda öngörülen %7,5 seviyesinde tutuluyor. Beklentilerden iyi gelen Eylül enflasyonu, iç talepteki zayıflama ve Ekim ayında yapılan doğalgaz indirimi ardından %7,5’lik tahmin, yılın kalanında gıda fiyatlarında ciddi bir oynaklık olmaması durumunda ulaşılabilir durumda. Ek olarak daha önce %6,0 olarak belirlenen 2017 sonu enflasyon beklentisi %6,5’e çıkarılmış. %5’lik enflasyon hedefine ise 2018’de ulaşılması bekleniyor.

2017 yılına enflasyon hedefinin ulaşılmasında kur seviyesi, gıda komitesinin atacağı adımlar önemli olacak. Ancak asgari ücrete bu yıl başında yapılan zammın gelecek yıl bazı toplu iş sözleşmelerine yeni yansıyacağı dikkate alındığında, kur üzerindeki baskının devam edebileceği bir ortamda gelecek yıla ait tahminimizi %8,0’de tutuyoruz.

Ödemeler dengesi: Cari açıktaki daralma beklentisi gerçekçi mi?

Önceki raporu göre turizm gelirlerindeki yapılan %30’luk aşağı yönlü güncelleme cari açıktaki güncellemede (milli gelire oran: %3,9’dan %4,3’e) önemli bir rol oynuyor. Önümüzdeki yıllara göre hem ihracatta hem de ithalatta dikkate değer aşağı yönlü güncelleme söz konusu. Turizm gelirlerinde 2016’ya kıyasla bir toparlanma beklense de yeni varsayımlar Ocak raporuna göre daha karamsar. Petrol fiyatlarına yönelik varsayımları OVP’nin tam metninde göreceğiz. Tüm bu gelişmeler ışığında 2017 ve 2018 yılı cari açığın 32 milyar dolar seviyesinde seyretmesi bekleniyor.

Bizim görüşümüz petrol fiyatlarında kısmi bir yükselişin olacağı ve büyümenin iç talep kaynaklı olacağı önümüzdeki dönemde cari açıkta genişlemenin olacağı yönünde.

Maliye Politikası: Büyümeyi desteklemek adına harcamalar arttırılıyor

Önceki OVP’ye kıyasla Merkezi Yönetim bütçe açığı tahminlerinin kayda değer oranda genişletildiğini görüyoruz. Ocak raporunda 2016, 2017 ve 2018 için milli gelire oran olarak sırasıyla %1,3, %1,0 ve %0,8 olarak verilen bütçe açığı tahminleri bugünkü sunumda %1,6, %1,9 ve %1,6 olarak güncelleniyor.

Bütçedeki bozulmada en önemli neden faiz dışı harcama tahminlerine yansıtılan önemli artış ( 2017 ve 2018 için 28 ve 26 milyar TL artış). Öte yandan gelecek 2 yıl içerisinde vergi gelirlerinde önceki rapora kıyasla önemli bir artış öngörülmüyor. Bu bağlamda bütçe açığında kayda değer bir artış söz konusu. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan bütçe açığında 2017’deki artışta yatırım harcamalarındaki artışın temel etken olduğunu belirtti. Bu bağlamda 2017’de 2016’ya göre ilk yatırımların arttırılmış olacağını söyledi.

Bütçe açığındaki genişlemenin %4,5 ve %5,0’lik büyüme hedeflerinin yakalanamaması durumunda daha fazla olabileceğini düşünüyoruz. Bütçe harcamalarındaki artış ile hükümetin mali disiplinde gevşemeyi göze alarak büyümeyi desteklemeyi amaçladığını görüyoruz. Bu nedenle, geçen yılın ikinci yarısı itibariyle büyümeye katkısını arttıran kamu yatırım ve harcamalarının önümüzdeki yıllarda da benzer bir eğilim sergileyeceği anlaşılıyor.

Özetle 2017-2019’a ait OVP’de bu yıla yönelik revizyonların gerçekçi olduğunu düşünüyoruz. Ancak önümüzdeki yıllara ait hedeflerde aşağı yönlü güncellemelere rağmen iyimserliğin korunduğu kanısındayız. Ekonomi yönetiminin bütçede bozulmayı kabul ederek başarmayı amaçladığı hızlı büyüme ile Türkiye’yi büyümenin yavaşlayacağı gelişmekte olan ülke grubundan ayrıştırmak istediğini düşünüyoruz. Küresel risk iştahının güçlü kaldığı bir ortamda bütçedeki kısmi bozulma kabul edilebilir. Ancak rüzgâr tersine dönerse, her ne kadar bütçe diğer ülkelere kıyasla iyi durumda olsa da artan harcamalar ve büyüme bileşenleri uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeye başlayacak ve kararlarını olumsuz yönde etkileyebilecektir.

PAYLAŞ