Ana sayfa Raporlar Ekonomi Raporları ve Gelişmeleri 2018 – ...

2018 – 2020 Orta Vadeli Program Raporu, İş Yatırım

İş Yatırım – Odak Noktası – 2018-2020 Orta Vadeli Program

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Genişleyici mali politikalarla desteklenen büyüme

Bugün açıklanan 2018-2020 dönemine ait Orta Vadeli Program’da (OVP) 2017 ve sonrasındaki 3 yıl için büyüme hedefi %5,5 olarak açıklandı.

OVP’nin tam metni henüz yayınlanmadığı için bugünkü raporumuzda sadece basın toplantısında yapılan sunumu ve açıklamaları kullanıyoruz. Dünya ekonomisi için büyümenin toparlandığı, üretimin canlandığı, küresel ticaret hacminin arttığı, enflasyonun ılımlı seyrettiği, Gelişmekte olan Ülkelere yönelik sermaye akımlarının güçlendiği bir baz senaryo kullanılıyor. Öte yandan beklenenden hızlı parasal sıkılaştırma, jeopolitik riskler (Kore ve Orta Doğu), küresel ticarette korumacılık eğilimi ve yüksek borçluluk oranları küresel ekonomiye yönelik riskler olarak sıralanıyor.

Yılın ilk yarsında iktisadi faaliyetteki güçlü seyir ve muhtemelen üçüncü çeyrekte büyümenin daha da hızlanacağı beklentisi ile bir önceki OVP’de %4,4 olarak belirlenen 2017 yılına ait büyüme beklentisi %5,5’e yükseltilmiş. Büyüme bileşenlerine bakıldığında 3,1 puanlık katkı ile tüketimin başı çektiği, bu grubu 1,5 puanla yatırımların ve 0,8 puanla net ihracatın takip ettiği görülüyor. Bu durum yılın ikinci çeyreğinde tüketimin (kamu + özel) canlanacağını, net ihracatın katkısının ise ilk yarıya kıyasla azalacağına işaret ediyor. Ek olarak, 2018 ve sonrası için hedef %5’ten %5,5’e yükseltilmiş.

Bu yıla ait büyüme tahminimiz %5,1 seviyesinde. Ancak üçüncü çeyrekte göreceğimiz muhtemel sürpriz %5,5’lik yıllık büyüme tahminini ulaşılabilir hale getiriyor. Önümüzdeki yıllara ait büyüme hedefinin %5,5’e yükseltilmesi ise iktisadi faaliyeti desteklemek adına uygulanan genişleyici mali politikaların önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine işaret ediyor.

Sunumda, büyüme ve istihdamı destekleyen öncelikli politika alanları makroekonomik istikrarın sürdürülmesi, beşeri sermaye kalitesinin arttırılması, yüksek katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kamuda kurumsal kalitenin arttırılması başlıkları ile özetleniyor. Bu bağlamda atılacak adımların çoğunun aslında birer yapısal reform sayılacağını belirtmek lazım. Ancak önümüzdeki dönemde ekonomideki birçok aktör için asıl önemli olan açıklanan bu adımların hangilerinin uygulanacağı ve sürecin işleyiş hızı olacak.

Enflasyon Görünümü: Sıkı parasal duruş enflasyonu düşürebilecek mi?

OVP’de TÜFE’nin bu yıl sonunda %9,5’e ulaştıktan sonra 2018’de %7,0’ye, sonraki yıl %6,0’ya ve ardından %5,0’e gerilemesi bekleniyor. Bu yıl sonunda baz etkisinin de desteğiyle enflasyonun tek haneye gelmesi olası.

Önümüzdeki yıllarda enflasyondaki düşüşte sıkı parasal duruşun esas alındığını düşünüyoruz. Ayrıca baz etkisi de gelecek yıl enflasyonundaki düşüşte etkili olcak. Ancak iktisadi faaliyetteki güçlü seyrin iç talep vasıtasıyla fiyatlara yansımasını da dikkate alarak 2018 yılındaki düşüşün OVP’ye kıyasla daha sınırlı olacağı kanısındayız. Sonraki yıllarda enflasyon patikasındaki ayrışmamız daha belirgin. OVP’de belirlenen patikada yol almak için başta gıda enflasyonuna yönelik yapısal reformlar olmak üzere önlemler alınması gerektiğini düşünüyoruz.

İşsizlik oranındaki düşüş sınırlı

İş gücü piyasasına yönelik varsayımlara göre işsizlik rakamındaki gerileme önümüzdeki yıllarda oldukça sınırlı olacak ve tek haneye ancak 2019 yılında geri dönülecek. İşsizlik rakamları bu yıl istihdamı desteklemek adına atılan adımların önemli bir katkı sağlamadığına ve yüksek büyüme hedefinin istihdam piyasasına yansımasının sınırlı olacağına işaret ediyor.

Maliye Politikası: Yüksek büyüme hedefini yakalamak için harcamaya devam

Merkezi Yönetim bütçe açığı milli gelir oranının bu yıl %2,0’ye ulaşması bekleniyor. Takip eden yıllarda ise sınırlı bir daralma sonrasında 2020’de %1,6’lık bir açık öngörülüyor (2018 ve 2019: %1,9).

Bütçe rakamları yüksek büyüme hedefine ulaşmak için harcamaların devam edeceğini gösteriyor. Bütçede detaylarında faiz dışı harcamaların önümüzdeki 3 yıl boyunca ortalamada %10’luk bir artış var. Bütçe harcamalarındaki artış vergi gelirlerindeki kalıcı artış ile telafi ediliyor (ortalama %12). Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın açıklamasına göre vergi gelirlerindeki kalıcı artışı saplamak amacıyla (i) finans sektöründen alınan kurumlar vergisi %20’den %22’ye yükseltiliyor (ii) binek otolardan alınan motorlu taşıtlar vergisi %40 arttırıyor (iii) gelir vergisi tarifesinin üçüncü dilimine yönelik oran 27’dn %30’a çıkartılıyor (iv) şans oyunlarından alınan vergi %10’dan %20’ye yükseltiliyor. Bu adımların bütçeye katkısı milli gelirin yaklaşık %0,8-0,9’u arasında (yaklaşık 30 milyar TL olacak). Böylece harcamalardaki artış da telafi edilecek.

Maliye politikasına yönelik görüşümüzde değişiklik yok. Bütçe açığı önümüzdeki yıllarda önceki yıllara kıyasla genişlese de diğer emsal ülkelere kıyasla kabul edilebilir ve yönetilebilir seviyelerde.

Özetle 2018-2020’ye ait OVP’de yüksek bir büyüme hedefi koyulduğunu görüyoruz. %5,5’lik büyümenin bu yıl yakalanması olası görünüyor. Önümüzdeki yıllara ait hedeflerin gerçekleşmesi için genişleyici mali politikalara devam edileceği anlaşılıyor. Tabii bu senaryoda gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişinin artarak devam edeceği varsayımının olduğunu da unutmamak gerek. Ancak rüzgâr tersine dönerse büyüme hedeflerini yakalamak için kamu harcamalarını daha da arttırmak gerekecektir.

Muammer Kömürcüoğlu

İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Ekonomist | Araştırma