Ana sayfa Raporlar Borsa Hisse Analiz Raporları Konut ve Çime...

Konut ve Çimento Sektörü Özel Analizi, Melih Kopuz

PAYLAŞ

    Bilindiği gibi geçtiğimiz senenin sonunda banka konut faizlerinin düştüğünü görmüştük. Hemen akabinde ise konut kredisi faiz oranlarında geri çekilme beraberinde gelmiş 2016 içerisinde yüzde 1’in altını gören faiz oranları 2016 sonunda ortalama yüzde 1.05 oranlarına düşmüştü. 2015 sonunda bu oran yüzde 1.27 seviyesindeydi. Şuan için ise yukarı yönlü kımıldamayla ortalama 1.18 düzeyinde olduğunu görüyoruz. Trend olarak bir düşüş söz konusu fakat geçtiğimiz sene 0.80’lerin altına sarkılmış olması bizlere emsal teşkil ediyor. Trenddeki bu bozulmayı ise bankaların da TCMB’den almış oldukları (GLP yüzde 12.25) faiz ile değerlendirdiğimizde güncel oranın konut sektörü başta olmak üzere her iki sektör için de arz-talep denge problemini beraberinde getirdiğini söyleyebilirim.  Kaldı ki konut kredisi faizleri yalnızca yıl sonuna kadar değil 2018 içerisinde de yükselme potansiyelini koruyarak yükselen ivmesine devam edebileceğini düşünüyorum.

    Çimento sektörü için bahsedecek olursak, hatırlanacağı üzere sektör 2016’da yüzde 5 büyüme gerçekleştirmişti. Fakat ihracat kısmında belli bir düzeyde saymaya halen daha devam ediyoruz. Rusya ile olan siyasi gerilim sürecimizi dahil edersek Rusya’nın bizden çimento ithalatını bitirecek noktaya kadar taşıdığını söyleyebiliriz. Otomatikman bu durum da bizim çimento ihracat karnemize eksi bir paraf olarak not düşülüyor. Konut ile çimento sektörleri bilindiği gibi birbirleriyle korele bir şekilde hareket ediyorlar. Kısa bir not olarak ise takip ettiğimiz verilerin dışında deprem olaylarına da dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Son dönemde Ege bölgesi başta olmak üzere tüm Türkiye için deprem tehditi dolaşıyor. Hem konut hem de çimento için kullanılan malzemenin kalitesi burada ağır basan taraf olacaktır. Toparlayacak olursak kalitenin ön plana çıktığı bu ortamda deprem yıkıcı etkilerini bir azaltmaya yönelik bir hamle olacağından sektörel anlamda verimliliği daha da kalıcı sağlayabilir.

    Bahsettiğim gibi iki sektörün birbiriyle olan ilişkisi düşünüldüğünde, Emlak Konut GYO A.Ş.’nin önemli bir potansiyele sahip olduğunu ön görmekteyim. Son dönemde Galatasaray’ın Riva’daki arazinin satılması konusunda birtakım pürüzler hisse senedine olan tedirginliği bir nebze artırmış olsa da ana yukarı yönlü trendin korunduğunu söyleyebilirim. İnceleyecek olduğumuzda;  

    Emlak Konut GYO A.Ş.

    Büyüme potansiyeli yüksek hisselerden Emlak GYO’nun beklenen patlamayı bir türlü gerçekleştiremediğini görüyoruz. Ana  Hisse senedinde şuan için 2017 Temmuz ayında takip ettiğimiz hızlı yükselişin düzeltme evresini yaşıyoruz. 2.83-2.78 destek seviyeleri oldukça kritik bölgeler olarak karşımıza çıkıyor Bu bölgelerden 2.78 seviyesinin fibonacci geri çekilmesinin yüzde 50’sine denk geldiğini ve fiyatlamaların bu bölgeye kadar geri çekilmesi durumunda tekrardan toparlanma potansiyeli oluşturabileceğini belirtmekte fayda var. Yukarı yönlü eğilimin oluşması durumunda ise 50 günlük hareketli ortalamanın da geçtiği 3.05-3.08 aralığının önemli engel olarak karşımıza çıkıyor. Bu aralığın aşılması olası yukarı atakları daha güçlü tutabilir ve 3.17 hedefine giden yolun önünü açabilir. 

    BİST-100

    Bu hafta dolardaki toparlanma eğiliminin etkisiyle endekste geri çekilmenin başladığını, acaba rekorlar buraya kadar mıydı, sorularını düşündük. Dolardaki iyimser havanın biraz daha Kuzey Kore ile olan gergin sürecin hafif de olsa yumuşamasıyla öne çıktığını gördük. Görünen o ki iki ülke arasında son dönemde büyüyen tansiyon yan etki olarak diğer ülkelere de sıçramış durumda. Olası bir savaş ortamına karşılık Japonya, Güney Kore, Guam Adaları gibi ülkelere şimdiden kendilerini koruma altına almanın yollarını aramaya başladılar. O yüzden çok basit geçebilecek bir süreç olmadığından ve Dolar Endeksi’nin (DXY) halihazırda 95.00 bölgesine yaklaşmadan dolardaki geçen haftaki toparlanmanın kalıcı olabileceğini söylememiz biraz erken olacaktır. Tabii diğer taraftan gözler yurt içi gelişmelere de gidip gelecektir. Ancak endeksin akıbetinin daha çok dolar bazlı yön bulacağını düşünmekteyim. Teknik olarak, BİST-100 endeksinde 108 bin 500 direnci oldukça kritik bir konumda. Bu bölgenin üzerinde kalıcılığın sağlanması alıcılı seyri daha canlı tutabilir ve yukarısında 110 bin direncini yeniden gündeme getirebilir. Aşağı yönlü fiyatlamalarda ise yükselen trendin alt bandının test edildiğini görmüştük. Bu trendin Aralık 2016’dan itibaren kırılmadığını hatırlatalım. Satıcılı seyrin hız kazanması halinde 102 bin – 101 bin 470 aralığı radarımıza girebilir.

     

    Işık Fx-Araştırma Uzmanı 

    Melih Kopuz

     

PAYLAŞ