Ana sayfa Raporlar Borsa Hisse Analiz Raporları Ekim 2016 Yat...

Ekim 2016 Yatırım Stratejisi Raporu, Osmanlı Menkul

PAYLAŞ

Strateji-13Piyasalara Genel Bakış

Risklerin ağır bastığı dönem…

Geride bıraktığımız Eylül ayı, ayın ikinci yarısında gerçekleşecek kritik toplantılar (FED, BOJ ve OPEC) nedeniyle küresel piyasalar açısından bekleme modunda geçti. Merkez Bankaları toplantıları piyasaları rahatsız edecek şekilde sonuçlanmazken, OPEC’in gayrıresmi toplantısında petrol üretiminde kısıtlama kararı alınması sürpriz oldu. Ayrıca, Almanya’nın tek küresel yatırım bankası Deutsche Bank’ın mali durumuna ilişkin endişelerin ABD’de tazminat ödeme ile cezalandırılmasından sonra iyice artması ise risk iştahını olumsuz etkileyen faktörler arasında yer aldı. ABD Merkez Bankası (Fed) Eylül toplantısında beklendiği gibi faizlerde bir değişikliğe gitmezken, federal fon faizinin artırılması için durumun güçlendiği değerlendirmesinde bulunuldu, ancak, şu an için, hedeflere doğru süregelen bir ilerleme yönünde daha fazla işaret görme amacıyla bekleme kararı alındı, dendi. Üyelerin faiz tahminlerinin ortalaması ise aşağı yönde değiştirilerek, bu yıl için bir, 2017’de iki ve 2018 ile 2019’da üç adet artış ima edilmiş oldu. Yellen ise, işgücü piyasası güçlenirse ve yeni riskler ortaya çıkmazsa, bu yıl bir faiz artırımı beklediğini söyledi. Aslında, mesaj cümlesi başta istihdam olmak üzere veriler iyi gelirse Kasım’da artış olabileceğini teorik olarak gösterse de, piyasa oyuncuları aynı ay içindeki ABD seçimleri nedeniyle faiz artışının Aralık’ta gerçekleşeceğini düşünmekteler. Japonya Merkez Bankasının (BoJ) toplantısında, negatif faiz politikasından beklediği sonucu alamayan ve bu politikanın başta bankalar olmak üzere finansal kuruluşları zorladığını kabul eden Banka, enflasyonda yüzde 2 hedefine ulaşana hatta bu hedefi istikrarlı bir şekilde aşana kadar “Getiri Eğrisi Kontrollü Parasal Genişleme” politikasını uygulayacağını ve parasal taban hedefinden vazgeçtiğini açıkladı. BOJ yeni parasal gevşeme çerçevesi kapsamında, bundan sonra 10 yıllık faizlerin %0 civarında olmasını hedefleyecek. Bankalar genellikle kısa vadeli fon kaynakları ile uzun vadeli finansman sağladıklarından, atılan adımlarla uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselerek kısa vadeli tahvil faizleriyle arasındaki getiri farkının açılması sağlanırsa, bankaların vade ve karlılık tedirginliğinin azalarak kredi verme iştahının artabileceği söylenebilir. ECB ise, şimdilik ek teşviğe ihtiyaç olmadığını açıklarken, Draghi “varlık alım programının uygulaması ile ilgili iyileştirme seçenekleri değerlendiriliyor” diyerek kapıyı açık bırakmış oldu.

Yurtiçinde ise, Fed faiz artışının ötelenmesi ile küresel risk iştahı artışından gelen olumlu yansımaları 23 Eylül’de yatırım yapılabilir kredi notunu kaybettiğimizi açıklayan Moody’s kararı engellemiş oldu. Piyasa ilk tepkileri sınırlı kalmış olsa da, kararın orta vadede Türk varlıklarının göreli performansını zayıflatacağı söylenebilir. TCMB’nin sadeleşme adı altında faiz koridoru üst bandı indirimleri devam ederken, likidite rahatlatma ve zorunlu karşılık indirim hamleleri ve BDDK’nın bir yandan kredi karşılıklarını düşürerek bankaların elini rahatlatma ve bir yandan da tüketiciye yönelik kredi ve kredi kartı kullanımını teşvik edici önlemleri, büyüme ivmesinin belirgin yavaşlamasına karşı alınan önlemler olarak izlendi. Yılın üçüncü çeyreğinde sanayi üretimi ve diğer öncü göstergeler yavaşlamanın derinleştiğine işaret ederken, büyüme hızının %1.0 veya altına yavaşlaması öngörülmektedir. Ağustos sonunda %8.05’e gerileyen enflasyonun ise işlenmemiş gıda fiyatlarında aşağı yönlü düzeltme nedeni ile Eylül’de %7.70 civarına geri çekilmesi öngörülmektedir.

Ekim ayında ise, gelişmiş ülke merkez bankalarından sadece ECB’nin 20 Ekim’de toplantısı ve BOE’nin 13 Ekim’de toplantısı bulunmaktadır. Söz konusu bankalardan ilave destek beklentisi ise şimdilik bulunmamaktadır. Fed’in ise 1-2 Kasım’daki kararı Eylül istihdam verisine göre şekillenecektir. Ayrıca, gözler Kasım’daki ABD seçimleri öncesi adayların TV tartışmalarındaki performansı ve anket sonuçları üzerinde olacaktır. Yurtiçinde ise, jeopolitik riskler açısından olası Rakka ve Musul operasyonlarındaki rolümüzün şekillenmesi önemli görünürken, TCMB’nin 20 Ekim tarihli PPK toplantısında ise sadeleşme adı altında koşullar izin verirse üst bant indirimlerine 25 baz puan ile devam etmesi beklenebilir.

bg_fg_haber_borsadirektHisse Senedi

Eylül ayının 2.yarısında piyasalarda yukarı yönlü hareketleri görmeye başladığımız anda Moody’s den gelen not indirim haberi BIST te kısa vadede bir şok etkisi yarattı. Fakat nispeten bu haberin fiyatların içinde olması ve gelişmekte olan ülke borsalarına göre ciddi oranda iskontolu olmamız nedeniyle bu şok kısa vadede atlatıldı.

Eylül ayının son haftası da Deutche Bank ile ilgili çıkan haberler bir miktar tedirginlik yaratmış olsa da anlaşmaya yakın olunması nedeniyle de piyasaların üzerinde ki tedirginlik atlatılmış görünüyor. Piyasalar da son dönemde yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen BIST 100’ün 75.000 seviyelerinde tutunmuş olması nedeniyle aşağı yönlü hareketlerin sınırlı olduğunu ,70.000-72.000 seviyelerinin uzun vadeli alımlar için cazip olabileceğini düşünüyoruz. Fakat yukarı yönlü hareketler için de kısa vadede piyasanın odaklanacağı önemli bir beklenti olmadığı için 82.000 seviyelerinin de üzerini çok olası görmüyoruz.

Önümüzdeki dönemde piyasalarda takip edilecek en önemli konular 9 aylık bilançolar ve Fed’in faiz artırımı olacak.Fed tarafından faiz artırımının en yakın aralık ayında olmasını bekliyoruz.9 aylık bilanço beklentisi yüksek senetlerde önümüzdeki dönem hareketlilikler görebiliriz.

ULUSLARARASI PİYASALAR

Şaşırtıcı olmayan şekilde, faiz konusunda net bir açıklama olmaksızın piyasayı yıl boyu oyalayan FED, Eylül ayını da artış yapmadan geçirdi. Geçen ayki bültenimizde de belirttiğimiz üzere, eğer artış olacaksa, başkanlık seçimi öncesi yapılması, FED açısından riskli olacaktır. Yine de bir sürprizle karşılaşmamak adına, oy hakkı olan FED başkanlarının ay içerisindeki açıklamalarını takip etmekte fayda olacaktır.

ABD tarafından Ekim ayı için datalardan ziyade, odaklanılması gereken en önemli nokta, başkan adayları Trump ve Clinton tarafından gelebilecek haberler ve anket sonuçları olacaktır. Piyasaların Clinton liderliğinde giden anket sonuçlarındaki değişikliğe tepki vermesi kaçınılmaz olur.

Euro Bölgesi’nde tüm data ve haberleri domine eden bir banka krizi ile karşı karşıyayız. Deutsche Bank’ın uzun süredir devam eden sorunlarının, ABD tarafından kesilen ceza ile tavan yapması, tüm Avrupa piyasalarını ve dünyayı etkiledi. 2007 yılında 208 milyar dolar piyasa değerine sahip bankanın ceza sonrası piyasa değeri 15 – 16 milyar doılarlara kadar gerilemiş durumda. Ayrıca, Haziran bültenimizde vurguladığımız TARGET 2 sistemi ile ilgili negatif haberlerin de gelmesi ihtimaline hazırlıklı olmakta fayda var.

Çin tarafında, enflasyondaki düşüş devam ediyor. Ağustos yıllık enflasyonu %1.3 oldu, ancak hükümetin hedefi %3. Ayrıca Ağustos’ta İhracat %2.8 gerileme, ithalat ise %1.5 artış gösterdi. Bu ithalat artışının orta vade küresel etkisinin pozitif olacağını düşünüyoruz. Fakat önemli bir yorum, Uluslararası Ödemeler Bankası BIS’ten, Çin için geldi. BIS, aşırı hızlı artış göstermiş olan banka kredileri sebebiyle, önümüzdeki üç yılda Çin bankacılık sektörünün krize girme ihtimalinin yükseldiğini açıkladı.

Japonya’da datalar desteklemediği için, BOJ tarafındaki adımlar sınırlı kalıyor. Yılın son çeyreğindeki gelişme ve dataları takip edeceğiz

Küresel bir risk haline gelen Suriye’de, en güçlü iki taraf olan Rusya ve ABD açıklamaları pek de iç açıcı değil. Tarafların yaklaşımları uzlaşma ihtimallerini desteklemekten uzaklaşmaya başladı. Türkiye’nin Suriye sınırları içerisindeki kuvvetleri sebebiyle de dikkatle takip ettiğimiz gelişmeler, risk algımızı yukarı çakiyor.

EURO / DOLAR

Parite Eylül ayında 1.1128 – 1.1327 aralığında hareket etti. 1.12 seviyesinin üzerinde kalmaya devam etmesi ihtimalini az görüyoruz. Ancak buna rağmen geçici sert hareketler muhtemel. Hala 1.10 seviyesi denge noktası olmakla birikte, 1.09 – 1.12 ana bandımız. Şu an 1.12 üzerinde olan paritenin ana bant içerisine gireceğini tahmin ediyoruz.Teknik olarak önemli seviyelerimiz geçerliliğini korumakta:

Destekler : 1.1120 – 1.10 – 1.0820 – 1.0480 – 1.0220

Dirençler : 1.1240 – 1,1480 – 1,1560 – 1.1820

PETROL

OPEC, 2008 yılından beri ilk kez üretim sınırlanması konusunda anlaşmaya vardı. Bu anlaşma üle OPEC günlük üretimi 32.5 – 33 milyon varil arasında olacak. Üretimin ülkeler arasındaki payı Kasım toplantısında olacak. OPEC üyesi olmayan ülkelerin de üretimde kısıntıya gitmesi konusunda ikna edilmesi, fiyatların çok daha hızlı yukarı çıkmasına yol açacaktır. Ancak bu karara ne oranda uyulacağını takip etmemiz de gerekecek.

Brent petrolde 42 – 51 USD / barrel bandımız OPEC açıklamasına rağmen kırılmadı. Ancak eğer taşma olursa, üst bantın 51 – 56 dolar olacağını belirtelim. Teknik olarak önemli seviyeler, aşağıda belirtilmiştir.

Destekler : 48 – 46 – 42 – 38 – 36 – 32 – 28 – 26 USD / barrel

Dirençler : 51 – 53 – 62 USD / barrel

Tahvil – Bono ve Eurobond

Eylül ayında Moodys’den yatırım yapılabilir ülke notumuzu kaybedince faizler kısa süreliğine %10 seviyelerini aştı. Fakat Hazine’nin ihalelerde rahat borçlanması faiz seviyelerini hızla geriletti. Yüklü olan Eylül ayı iç borçlanma takviminden sonra Ekim ayında Hazine’nin borçlanma takvimi rahat görünüyor. Bu durumda faizlerde şu aşamada büyük bir baskı olmayacak diyebiliriz.

Merkez Bankası eylül ayında da faiz indirimlerine devam etti. Sadeleşme sürecinin makul bir zamanda sonuçlandırılmasının planlandığı belirtilip, sadeleşmenin hızı ve zamanının enflasyon ve finansal istikrarı etkileyen gelişmelere bağlı olduğu ifade edilerek enflasyon görünümüne vurgu yapıldı.

Piyasada 2 yıllık gösterge tahvil %8,63 ,10 yıllık gösterge tahvil ise %9,72 seviyelerinden işlem görmekteler.

Türkiye eurobondlarında ise 2021 vadeli tahvil 106,762,2036 vadeli tahvil 117,813 seviyelerinden fiyatlanıyor.

Nitelikli yatırımcılar için önerimiz:

Orta ve uzun vadede yatırım yapmayı düşünenler için yükselen faiz ve kur ortamında korunma sağlayacak mevduat üstü getiriler ile aşağıdaki özel sektör tahvillerini öneriyoruz.

TRSBMKS71814 ISIN kodlu Bimeks tahvili 100 temiz fiyata kadar +450 ek getiri ile ,

TRSLBTV61812 ISIN kodlu Turkasset   tahvili 100 temiz fiyata kadar +500 ek getiri ile,

TRSAKSN61914 ISIN kodlu Aksen tahvili 100 temiz fiyata kadar +500 ek getiri ile alınabilir.

Halka arz cinsi bono önerilerimiz:

Kısa ve orta vadede yaklaşık %8 -9 bileşik seviyelerinden banka bonoları alınabilir.

PAYLAŞ