Ana sayfa Raporlar Altın Yorumları, Brent ve WTI Ham Petrol Analizleri Altın Fiyatla...

Altın Fiyatlarını Reel Faizler mi Baskılıyor ? Alan Yatırım

Altın fiyatları 2017 yılı içerisinde genel anlamda hem güvenli liman talebi, hem de azalan risk iştahının etkisiyle önemli bir ralli yaşamıştı. FED’in de beklentiler dahilinde 3 faiz artırımını yapması, altında fiyatlarında güçlü tablonun devam etmesine neden olmuş, ABD 10 yıllıklarının zayıf seyri, altın fiyatlarını güçlü tutmuştu. Hatta 2018 yılı başında FED’in 3 faiz artırımına inanmayan piyasa oyuncuları, altında güçlü seyrin devam etmesine neden olurken, dönem dönem azalan risk iştahının etkisiyle 1365 $ seviyelerine doğru yükselişleri takip etmiştik.

Ancak ABD’de uzun dönemdir zayıf bir görüntü sergileyen ücretler verisinin yıllık bazda %2.9’a yükselmesi sonrası rüzgar tamamen tersine dönmüş, enflasyon yükselecek beklentisi ile birlikte FED’in bu yıl 3-4 faiz artırımı yapabileceği düşüncesi piyasada fiyatlanmaya başladı. Ayrıca yeni FED başkanı Jerome Powell’ın da kongreye yaptığı sunumda bu paralelde mesajlar vermesi, daha şahin bir FED göreceği beklentisini de güçlendirdi. Enflasyon gelecek ve FED bu eğrinin arkasında kalmayacak inancı yavaş yavaş güçlenirken, ABD’de artacak reel faizlerin, artan siyasi endişeler ve risk-off moduna rağmen altın fiyatlarını baskı altında bıraktığını görüyoruz.

Reel faizlerde görülecek artış altın fiyatlarını baskı altında tutacaktır…

Reel faiz oranlarındaki hareketlilik fırsat maliyeti ya da diğer bir ifade ile elde tutma maliyeti nedeniyle altın fiyatlarını yakından ilgilendirmektedir. Reel faiz oranı ne kadar yüksek ise altının elde tutma maliyeti o kadar yüksek olup, reel faiz oranının düşük seyrettiği zaman diliminde ise altın taşıma maliyeti o kadar düşük olacaktır. Buradan yola çıkarak dünya genelinde reel faizlerin yükselmesi altına olan talebi düşürecek olup, reel faizler ve altın arasında ters yönlü ilişkinin çalışacağını göreceğiz. Özellikle 2008 krizi sonrası ABD’de reel faiz oranlarının düştüğü ve altın önemli ölçüde yükseliş kaydettiği bir dönem yaşanmıştır. Ancak 2018 yılına baktığımızda global likidite koşullarının daralıyor olması ve global faizlerin yukarı gideceği beklentisi orta vadede altın fiyatlarında satıcılı seyrin güçlenmesinde belirleyici olacaktır.

FED’in 21 Mart toplantı revizyonları bu yılın ana seyrini belirleyecektir…

FED’in Powell’ın ilk toplantısında şahin mesajlar verme ihtimalinin söz konusu olabileceğini düşünüyoruz. Özellikle perakende satışlar verisi haricinde güçlü seyreden ABD verileri bu konuda FED’in elini rahatlatan gelişmeler arasında. Ayrıca Trump’ın yeni vergi indirimleriyle birlikte mali anlamda genişlemeci adımlar atması, FED’in faiz artırımlarını destekler nitelikte. Ancak önemli soru işaretlerinden bir tanesi mutlaka son dönemde artan risklere karşı FED’in nasıl bir tutum sergileyeceği.

Özellikle “ticaret savaşları” konusunu FED eğer bir risk olarak görürse, büyüme revizyonlarına bu başlığı yansıtmak isteyebilir. Ancak bizim tahminimiz bu etkiyi bir süre daha izlemek isteyecekleri yönünde olacağıdır. Enflasyon konusunda yapacağı yukarı yönlü revizyonlar ki, Haziran ayına kadar güçlü seyrin devam etmesini bekliyoruz. Powell’ın kongre konuşmasına paralel bir seyirde 4 faiz artırımının bu yıl içerisinde ciddi anlamda ilk kez fiyatlanmasına neden olabilir. Bu da dolar endeksinin 90 seviyesi üzerinde kalıcı bir şekilde tutunmasına neden olacaktır. Bu ihtimalin özellikle ABD 10 yıllık tahvil faizlerini de yukarı taşıması beklenebilir. Bu doğrultuda orta vadede altın fiyatlarında 2. Çeyreğe doğru bir satış gündeme gelebilir.