Ana sayfa Haberler TCMB Piyasala...

TCMB Piyasalara Ek Likidite Sağlayıcı Adımlar Attı

TCMB Piyasalara Ek Likidite Sağlayıcı Adımlar Attı31.03.2020 – TCMB piyasalara ek likidite sağlayıcı adımlar attı: TCMB Koronavirüs (Covid-19) salgınının küresel çapta yarattığı belirsizliğin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla ek tedbirler açıkladı. Alınan önlemlerin detaylarına ilişkin değerlendirmeye girmeden önce, TCMB’nin genel itibariyle, özel sektörün ekonomik aktivitenin durmasından kaynaklı zararlarının hafifletilmesi için bankacılık sektörüne kaynak (likidite) aktarmayı ve aynı zamanda önümüzdeki aylarda hızla yükselmesi muhtemel görünen bütçe açığının finansmanına da katkıda bulunmayı (bunu da dolaylı olarak bankacılık kesimine kaynak yaratmak olarak görebiliriz) amaçladığını söyleyebiliriz.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Dolayısıyla bunları, kısa vadedeki zararların hafifletilmesi açısından atılması gerekli ve zamanında alınmış kararlar olarak görüyoruz. Öte yandan, tüm bu adımlar önümüzdeki günlerde para tabanında çok ciddi yükselişlere yol açacağından, bu adımların dolaylı yoldan para basılması anlamına geldiğini de not etmek gerekir. Bu durumun da daha uzun vadede (gerekli tedbirler alınmaz ve sterilizasyon yapılmazsa), dolarizasyonda artış, enflasyonda artış ve faizlerde artış olarak yansımalarını görebiliriz. TCMB tarafından alınan kararları aşağıda bulabilirsiniz:

  1. Açık Piyasa İşlemleri (APİ) portföyü için doğrudan alım işlemleri, önden yüklemeli olarak gerçekleştirilebilecek ve gerektiğinde limitler piyasa koşullarına göre güncellenebilecektir.
  2. Piyasa Yapıcı bankalara, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan satın aldıkları DİBS’leri TCMB’ye satma olanakları sağlanacaktır.
  3. Türk lirası ve döviz işlemleri çerçevesinde Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ile İpotek Teminatlı Menkul Kıymetlerin teminat havuzuna dâhil edilmesine karar verilmiştir.
  4. 91 güne kadar vadeli repo ve 1 yıl vadeli döviz karşılığı TL swap ihalelerine ek olarak 6 ay vadeli TL swap ihaleleri yoluyla, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının 125 baz puan altından finansman sağlanacaktır.
  5. Mal ve hizmet ihracatçısı firmalara, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının 150 baz puan altında faiz oranı üzerinden 60 milyar TL ek reeskont kredisi kullandırılmasına karar verilmiştir.

 

TCMB’den faiz indirimine ek olarak acil önlem paketi…Enver Erkan yazdı

17.03.2020 – TCMB, hafta başından beri büyük merkez bankalarının yaptığı gibi olağan dışı bir toplantıyla faiz indirimine giderken, finansal piyasaları da desteklemek adına bir dizi önlem açıkladı. Banka, 100 baz puan faiz indirimine gitti, Fed’in olağanüstü faiz indiriminden sonra biz de daha önce 50 bps olan beklentimizi 100 bps olarak revize etmiştik. TCMB’nin faiz indiriminden ziyade, koronavirüs krizi ortamında likiditeyi artırmak için açıkladığı önlem paketi öne çıkmaktadır.

Merkez Bankası bankalara TRY ve döviz likiditesi yönetiminde esneklik sağlama amaçlı tedbirleri açıkladı. Bankaların gün içi ve gecelik repolar aracılığıyla ihtiyaç duydukları likidite sağlanacak, ayrıca gerektiğinde 91 güne varan repo ihaleleri ile piyasaya fon enjekte edilebilecek. Zorunlu karşılıklar tarafında da kredi büyüme koşulunu sağlayan bankalar için yabancı para cinsinden ZK’lar 500 baz puan indiriliyor. Kredi büyümesinin desteklenmesi adına önemli bir hamle olarak görüyoruz. Hali hazırda bu şartı sağlayan bankalar kamu bankalarıdır. ZK hamlesinin piyasaya 5,1 milyar USD likidite sağlaması bekleniyor. Swap ihaleleri genişletiliyor ve EUR ile altın cinsinden de yapılmasına olanak veriliyor. Bu ihaleler hali hazırda USD karşılığı olarak 1,3 ve 6 aylık vadelerde yapılıyor.

Önlemler finansal sistem kadar reel sektörü de desteklemeye yönelik. ZK oranları ve nemalandırmasına ilişkin bir önceki düzenleme de kredi koşulunun bireysel krediden ticari kredilere doğru ağırlıklandırılmasını teşvik etmeye yönelikti. Reeskont kredilerindeki geri ödeme vadeleri de uzatılıyor ve bu süreçte 7,6 milyar USD’lik reeskont kredisi geri ödemesi ötelenecek.

Merkez Bankası üst üste 7. toplantıda da faiz indirimlerine devam ederek, faiz indirimlerine başladığı ilk toplantıdan bu yana 1425 baz puan faiz indirmiş oldu. Politika faizi %9,75’e inerken, Şubat enflasyonu %12,4 seviyesinde. Dolayısıyla gerçekleşen reel faiz tarafında zayıflama faiz indirimlerinin sürmesi ile derinleşecektir. TCMB’nin faiz indirimlerine devam etmesinin TRY tarafındaki reaksiyon aralığını arttıracağını düşünüyoruz.

 

Merkez Bankası, Munzamlarda Teşvik Hesaplamasını Değiştirdi

TCMB Piyasalara Ek Likidite Sağlayıcı Adımlar Attı

09.03.2020 – Zorunlu karşılık oranları ve nema ödemelerini kredi büyümesi oranlarıyla ilişkilendiren zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapıldı. TCMB, son dönemde tüketici kredilerindeki belirgin artışın, büyüme kompozisyonu, enflasyon ve dış denge üzerinde yaratabileceği etkiler ile yabancı para nakdi kredilerin erken kapatılması veya vadesinden önce yapılandırılması amacıyla kullandırılan Türk lirası kredilerin kredi büyümesinde yol açtığı artış dikkate alınarak mevcut zorunlu karşılık düzenlemesinde bazı değişiklikler yapılmasına karar verdi. Bu çerçevede, yıllık reel kredi büyüme oranı;

a) yüzde 15’in üzerinde olan bankalar için; selektif sektörlere kullandırılan 2 yıldan uzun vadeli krediler ile 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri reel değişimlerinin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 15’in altında olması,

b) Yüzde 15’in altında olan bankalar için; 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri dışında kalan bireysel kredi reel değişiminin %75’i ve yabancı para nakdi kredilerin erken kapatılması veya vadesinden önce yapılandırılması amacıyla 9 Mart 2020 tarihinden itibaren kullandırılan Türk lirası kredilerin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olması, durumunda zorunlu karşılık teşviklerinden yararlanılabilecektir.

Selektif sektörler, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması (NACE) çerçevesinde 7 sektör olarak belirlendi. Bu sektörler;

1) Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık,

2) Madencilik ve Taş Ocakçılığı,

3) İmalat (Alkollü içecek ve tütün ürünleri imalatı hariç),

4) Elektrik, Gaz, Buhar ve İklimlendirme Üretimi ve Dağıtımı,

5) Ulaştırma ve Depolama,

6) Konaklama ve Yiyecek Hizmeti Faaliyetleri,

7) Bilgi ve İletişim

Yukarıda belirtilen selektif sektörlerin toplam kurumsal kredilerin yaklaşık %50’sini teşkil ettiğini tahmin ediyoruz.

 

Zorunlu Karşılıklar ya da Munzam Karşılık Oranları Nedir?

Zorunlu karşılıklar ya da munzam karşılıklar, mevduat toplayan bankaların topladıkları mevduatlara (faiz alacak para hesaplarına) karşılık olarak, Merkez Bankası’nda tutmaları gereken para miktarına denmektedir. Bilindiği gibi bankaların faaliyetleri arasında mevduat toplamak ve kredi vermek vardır. Bankalar mevduat ile piyasadan para toplarken bir yandan da krediler ile piyasaya para verir ve kaynak sağlar. Bankalar topladıkları mevduatların belli bir oranını Merkez Bankası’nda tutarlar, işte bu orana zorunlu karşılık oranı denmektedir.

Zorunlu karşılık oranlarının miktarı değişebilmektedir. Bu miktarlar TL ya da döviz cinsi hesaplar için, kamu ya da özel bankalar için farklı olabilmekte, para politikası kapsamında artırılıp azaltılabilmektdir. Dolayısıyla da piyasadaki para miktarı bu oranlarla ayarlanabilir ve oranlar merkez bankaları için para politikası aracı olarak kullanılabilir.

 

TCMB’den Altın Cinsi Zorunlu Karşılıklarda Değişiklik

18.1.2020 – TCMB altın cinsi zorunlu karşılıktlarda değişikliğe gitti. TCMB’den yapılan açıklamada düzenlemeye dair şu bilgiler verildi:

Parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi, finansal istikrarın desteklenmesi ve altın cinsinden tasarrufların ekonomiye kazandırılması amaçlarıyla, Rezerv Opsiyon Mekanizması kapsamında; 

  • Türk lirası zorunlu karşılıkların standart altın cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirilmesine,
  • Türk lirası zorunlu karşılıkların kaynağı yurt içi yerleşiklerden toplanan işlenmiş veya hurda altın olan standart altın cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami oranının yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseltilmesine

karar verilmiştir.

Türk lirası zorunlu karşılıkların standart altın cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirilmesi ile piyasaya 1,7 milyar ABD doları tutarında altın cinsinden likidite verilmesi ve piyasadan 4,5 milyar Türk lirası likidite çekilmesi öngörülmektedir.

Diğer taraftan, Türk lirası zorunlu karşılıkların kaynağı yurt içi yerleşiklerden toplanan işlenmiş veya hurda altın olan standart altın cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami oranının yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseltilmesi ile piyasadan 0,3 milyar ABD doları tutarında altın cinsinden likidite çekilmesi ve piyasaya 2,0 milyar Türk lirası likidite verilmesi beklenmektedir. Ancak işlenmiş veya hurda altının yurt içi yerleşiklerden toplanması zorunlu olduğundan bahsedilen etki zaman içinde kademeli olarak gerçekleşebilecektir. 

Banka bu tedbirle parasal aktarım mekanizmasının daha iyi çalışması ve finansal istikrarın güçlendirilmesini amaçlıyor.

 

TCMB’nin döviz ZK’lara komisyon uygulaması… Enver Erkan

03.01.2020 – Bloomberg HT’nin çeşitli kaynaklara dayandırdığı haberine göre; ABD Doları olarak tutulan döviz tutarlarının ABD Doları cinsinden mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) yükümlülükleri için tutulması gereken tutara kadar olan kısmı üzerinden yıllık %0.025 (binde 25) oranında komisyon alınması,

Euro ve ABD Doları olarak tutulan döviz tutarlarının ABD Doları dışındaki dövizler cinsinden mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) yükümlülükleri için tutulması gereken tutara kadar olan kısmı üzerinden yıllık % 0,0025 (on binde 25) komisyon alınması kararlaştırıldı.

Söz konusu uygulama, tesisi 10/01/2020 tarihinde başlayacak olan 27/12/2019 tarihli yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacak.

Merkez Bankası bankalardan aldığı döviz zorunlu karşılıklara nema ödememeye başladığı gibi komisyon da kesecek. Yani bankanın DTH tutma maliyeti artacak, bunu da tasarruf sahibine yansıtması çok olası. Bu yapılarak DTH’lar çözülsün isteniyor. Amaç de-dolarizasyon sağlamak… Döviz piyasasında volatilite olacağı endişelerini de yansıtıyor. Bunun yatırımcının döviz tutma eğilimini keseceğini pek düşünmüyoruz. Ancak finansal sistem ile yastık altı arasında geçişi artırabilir. Sonuçta yatırımcı faiz gelirini değil, dövizin değer kazanması ihtimalini değerlendirerek DTH tutuyor.

 

Merkez Bankası Yabancı Para Zorunlu Karşılıklarında Değişiklik Yaptı

30.12.2019 – Merkez Bankası yabancı para yükümlülükler için ayrılan zorunlu karşılıklar oranlarını 200 baz puan arttırdı. Banka yaptığı açıklamada reel kredi büyümesini yakalayan bankaların bu yeni zorunlu karşılık artışından muaf olacağını belirtti. Merkez Bankası bu kararından sonra piyasadan US$2.9 milyar dolar daha çekmiş olacak.

TCMB, Zorunlu Karşılık Oranlarında Değişikliğe Gitti

09.12.2019 – Zorunlu karşılık oranları ve nema ödemelerini kredi büyümesi oranlarıyla ilişkilendiren zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapıldı.

Merkez Bankası zorunlu karşılıklarla ilişkilendirilecek kredi büyümesi için yöntemi değiştirdi. Buna göre yıllık olarak dövize endeksli ve mali kesime hariç verilen birinci ve ikinci gruptaki kredilerin büyümesi TÜFE’ye göre düzeltilecek ve kredi büyümeleri reel olarak %5 ile 15 arasında olan bankaların %2 TL munzam oranlarında faydalanamaya devam edecek. Bu sınırlar dışında kalan bankalar yaklaşık %6 TL munzam oranına tabi olacaklar. Şu anki büyüme performanslarına bakılırsa kamu bankaları için daha avantajlı olmasını bekleyebiliriz. Özel bankaların bu avantajlardan yararlanması için daha fazla büyüme performansı ortaya koymaları gerekecek.

Söz konusu değişiklik Merkez Bankası Başkanı’nın yaptığı konuşmalarda dile getirilmişti ve dolayısıyla da bekleniyordu. Yapılan açıklama şu şekilde gerçekleştirildi:

Merkez Bankasının temel para politikası aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Zorunlu karşılıklar ise temel para politikası aracını destekleyici, döngü karşıtı makro ihtiyati bir araç olarak esnek ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çerçevede, 19 Ağustos 2019 tarihinde ilan edildiği üzere, Türk lirası zorunlu karşılık oranları ve Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenecek faiz/nema oranı, Türk lirası cinsi nakdi kredilerin yıllık büyüme oranları ile ilişkilendirilmiştir.

Bankacılık sisteminin güçlü sermaye ve likidite yapısı, enflasyon ve beklentilerdeki iyileşme sonucu düşen faiz oranları ve iktisadi faaliyetteki toparlanma eğilimi ile birlikte;

  • 2019 yılı ikinci yarısında başlayan kredi arz ve talep koşullarındaki olumlu görünümün 2020 yılında da devam edeceği,
  • Kredi artışının 2020 yılı enflasyon hedefi ve büyüme öngörüleri ile uyumlu ve asıl olarak Türk lirası krediler kaynaklı gerçekleşeceği

değerlendirilmektedir. Geçtiğimiz dönemde, maliye politikası ile desteklenen ihtiyatlı para politikası sonucu enflasyon eğilimi belirgin şekilde iyileşmiş, mevcut zorunlu karşılıklar uygulaması kredi büyümesini ve finansal istikrarı desteklemiştir. Ekonomideki dengelenme sürecinin bu aşamasında, kredi arzının tüketimden ziyade, üretim odaklı sektörlere yönlendirilmesini teşvik ederek finansal istikrarı destekleyecek ve bant genişliğini güncelleme ihtiyacını azaltacak bir zorunlu karşılık uygulamasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Bu doğrultuda, kredilerde 2019 yılında oluşan düşük baz etkileri de dikkate alınarak, mevcut zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre;

(i) Kredi büyümesi hesaplanmasında Türk lirası nakdi kredilerin reel değişimi dikkate alınacaktır.  

(İİ) Yıllık reel kredi büyüme oranı, reel nakdi kredi stok değerlerinin son 3 ay ortalaması dikkate alınarak hesaplanacak, hesaplamalarda mali kuruluşlara verilen krediler dikkate alınmayacaktır.

(İİİ) Reel nakdi kredi değeri, nominal kredi tutarı ilgili dönemdeki TÜFE endeksine bölünerek hesaplanacaktır.

(iv) Yıllık reel kredi büyüme oranı;

(a) Yüzde 15’in üzerinde olan bankalar için; 2 yıl ve daha uzun vadeli ticari krediler ile 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri reel değişimlerinin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 15’in altında olması,
(b) Yüzde 15’in altında olan bankalar için; 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri dışında kalan bireysel kredi reel değişiminin %50’si büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olması,

durumunda bankalar zorunlu karşılık teşviklerinden yararlanabileceklerdir. Böylece, üretim ve yatırımla ilişkisi kuvvetli olan uzun vadeli ticari krediler ile ithalatla ilişkisi zayıf olan uzun vadeli konut kredileri teşvik edilecektir.

(v) Kredi büyüme oranları her zorunlu karşılık döneminde hesaplanacak, büyüme oranları açıklanan koşulları sağlayan bankalar takip eden üç ay boyunca  (6 tesis dönemi) ilgili zorunlu karşılık oranları ve faiz/nema oranlarına tabi olacaktır.

(vi) Uygulama 29 Kasım 2019 tarihli yükümlülük hesaplama tarihinden itibaren geçerli olacak, söz konusu yükümlülük hesaplama tarihi itibarıyla önceki yöntem çerçevesinde daha düşük zorunlu karşılık ile daha yüksek faiz/nema oranı imkânlarına hak kazanan bankaların hakları devam edecektir.