Ana sayfa Haberler TCMB, Zorunlu...

TCMB, Zorunlu Karşılık Oranlarında Değişikliğe Gitti

Zorunlu karşılık oranları ve nema ödemelerini kredi büyümesi oranlarıyla ilişkilendiren zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapıldı.

09.12.2019 – Merkez Bankası zorunlu karşılıklarla ilişkilendirilecek kredi büyümesi için yöntemi değiştirdi. Buna göre yıllık olarak dövize endeksli ve mali kesime hariç verilen birinci ve ikinci gruptaki kredilerin büyümesi TÜFE’ye göre düzeltilecek ve kredi büyümeleri reel olarak %5 ile 15 arasında olan bankaların %2 TL munzam oranlarında faydalanamaya devam edecek. Bu sınırlar dışında kalan bankalar yaklaşık %6 TL munzam oranına tabi olacaklar. Şu anki büyüme performanslarına bakılırsa kamu bankaları için daha avantajlı olmasını bekleyebiliriz. Özel bankaların bu avantajlardan yararlanması için daha fazla büyüme performansı ortaya koymaları gerekecek.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Söz konusu değişiklik Merkez Bankası Başkanı’nın yaptığı konuşmalarda dile getirilmişti ve dolayısıyla da bekleniyordu. Yapılan açıklama şu şekilde gerçekleştirildi:

Merkez Bankasının temel para politikası aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Zorunlu karşılıklar ise temel para politikası aracını destekleyici, döngü karşıtı makro ihtiyati bir araç olarak esnek ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çerçevede, 19 Ağustos 2019 tarihinde ilan edildiği üzere, Türk lirası zorunlu karşılık oranları ve Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenecek faiz/nema oranı, Türk lirası cinsi nakdi kredilerin yıllık büyüme oranları ile ilişkilendirilmiştir.

Bankacılık sisteminin güçlü sermaye ve likidite yapısı, enflasyon ve beklentilerdeki iyileşme sonucu düşen faiz oranları ve iktisadi faaliyetteki toparlanma eğilimi ile birlikte;

  • 2019 yılı ikinci yarısında başlayan kredi arz ve talep koşullarındaki olumlu görünümün 2020 yılında da devam edeceği,
  • Kredi artışının 2020 yılı enflasyon hedefi ve büyüme öngörüleri ile uyumlu ve asıl olarak Türk lirası krediler kaynaklı gerçekleşeceği

değerlendirilmektedir. Geçtiğimiz dönemde, maliye politikası ile desteklenen ihtiyatlı para politikası sonucu enflasyon eğilimi belirgin şekilde iyileşmiş, mevcut zorunlu karşılıklar uygulaması kredi büyümesini ve finansal istikrarı desteklemiştir. Ekonomideki dengelenme sürecinin bu aşamasında, kredi arzının tüketimden ziyade, üretim odaklı sektörlere yönlendirilmesini teşvik ederek finansal istikrarı destekleyecek ve bant genişliğini güncelleme ihtiyacını azaltacak bir zorunlu karşılık uygulamasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Bu doğrultuda, kredilerde 2019 yılında oluşan düşük baz etkileri de dikkate alınarak, mevcut zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre;

(i) Kredi büyümesi hesaplanmasında Türk lirası nakdi kredilerin reel değişimi dikkate alınacaktır.  

(İİ) Yıllık reel kredi büyüme oranı, reel nakdi kredi stok değerlerinin son 3 ay ortalaması dikkate alınarak hesaplanacak, hesaplamalarda mali kuruluşlara verilen krediler dikkate alınmayacaktır.

(İİİ) Reel nakdi kredi değeri, nominal kredi tutarı ilgili dönemdeki TÜFE endeksine bölünerek hesaplanacaktır.

(iv) Yıllık reel kredi büyüme oranı;

(a) Yüzde 15’in üzerinde olan bankalar için; 2 yıl ve daha uzun vadeli ticari krediler ile 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri reel değişimlerinin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 15’in altında olması,
(b) Yüzde 15’in altında olan bankalar için; 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri dışında kalan bireysel kredi reel değişiminin %50’si büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olması,

durumunda bankalar zorunlu karşılık teşviklerinden yararlanabileceklerdir. Böylece, üretim ve yatırımla ilişkisi kuvvetli olan uzun vadeli ticari krediler ile ithalatla ilişkisi zayıf olan uzun vadeli konut kredileri teşvik edilecektir.

(v) Kredi büyüme oranları her zorunlu karşılık döneminde hesaplanacak, büyüme oranları açıklanan koşulları sağlayan bankalar takip eden üç ay boyunca  (6 tesis dönemi) ilgili zorunlu karşılık oranları ve faiz/nema oranlarına tabi olacaktır.

(vi) Uygulama 29 Kasım 2019 tarihli yükümlülük hesaplama tarihinden itibaren geçerli olacak, söz konusu yükümlülük hesaplama tarihi itibarıyla önceki yöntem çerçevesinde daha düşük zorunlu karşılık ile daha yüksek faiz/nema oranı imkânlarına hak kazanan bankaların hakları devam edecektir.

 

Zorunlu Karşılıklar ya da Munzam Karşılık Oranları Nedir?

Zorunlu karşılıklar ya da munzam karşılıklar, mevduat toplayan bankaların topladıkları mevduatlara (faiz alacak para hesaplarına) karşılık olarak, Merkez Bankası’nda tutmaları gereken para miktarına denmektedir. Bilindiği gibi bankaların faaliyetleri arasında mevduat toplamak ve kredi vermek vardır. Bankalar mevduat ile piyasadan para toplarken bir yandan da krediler ile piyasaya para verir ve kaynak sağlar. Bankalar topladıkları mevduatların belli bir oranını Merkez Bankası’nda tutarlar, işte bu orana zorunlu karşılık oranı denmektedir.

Zorunlu karşılık oranlarının miktarı değişebilmektedir. Bu miktarlar TL ya da döviz cinsi hesaplar için, kamu ya da özel bankalar için farklı olabilmekte, para politikası kapsamında artırılıp azaltılabilmektdir. Dolayısıyla da piyasadaki para miktarı bu oranlarla ayarlanabilir ve oranlar merkez bankaları için para politikası aracı olarak kullanılabilir.

 

Zorunlu Karşılıklar ile İlgili Teşvikler Değişebilir….

28.11.2019 – Zorunlu karşılıklar ile ilgili teşvikler revize edilebilir, sektörel bazda teşvikler zorunlu karşılıklarda uygulanabilir

Dün Merkez Bankası Başkanı’nın İstanbul Sanayi Odası’nda yaptığı konuşmalar ile paralel çıkan bir habere göre şu anda var olan ve zorunlu karşılıklar ile ilgili uygulanan referans kredi büyüme aralığına yukarı yönlü bir revizyon gelebilir. Keza TCMB Başkanı dün yaptığı konuşmada da zorunlu karşılıklar gibi makro ihtiyati araçların daha sık kullanılacağını belirtti. 

Bilindiği üzere yıllık kredi büyümesini %10 ile %20 arasında tutan bankalar daha düşük TL munzam karşılıklarına (zorunlu karşılıklar) tabi olurken, TL bazlı munzam karşılıkları için %10 nema oranı alıyor. Referans dışında kalan bankalar hem daha yüksek zorunlu karşılıklara tabi, hem de TL zorunlu karşılıklarına nema alamıyor.

Referans değerlerin üst kısmına yakın büyüyen kamu bankalarının bu avantajlarını korumaları ve diğer bankalar için de daha yüksek büyüme oranlarını cazip kılmak için bu büyüme aralığı yukarı revize edilebilir. Bunun yanında bu kredi büyüme teşviklerini sektör bazında da ayrıştırarak büyümeyi istenen hedefler doğrultusunda yöneltme noktasında çalışmalar devam ediyor.

Hatırlanacağı gibi TL kredi büyüme oranı %10-20 aralığıda olan bankalar için TL cinsi tesis edilen ZK faiz oranı %10 iken diğerleri için %0 olarak uygulanıyor. İlaveten referans değerler arasındaki bankalar daha düşük TL ZK oranı elde ederken, referans değerler arasında olmayan bankalar ZK oranında da dezavantajlı durumda.

3Ç19’da açıklanan son finansallara göre TL kredi büyüme oranı kamu bankalarında üst limitte yada üst limiti geçmiş durumda (HALKB: %22.7, VAKBN: %20). Diğer taraftan özel bankalar son finansallarında TL kredilerde negatif yada sınırlı büyüme göstermişti (AKBNK: -5.9%, GARAN: -4.3%, ISCTR: -5.6%, YKBNK: 0.3%).

İş Yatırım konu ile ilgili değerlendirmesinde “söz konusu düzenleme kamu bankaları açısından avantajlı, bunun yanında genel olarak önümüzdeki sene büyüme hedeflerini destekleyici yönde.” yorumunda bulundu.

 

Merkez Bankası Zorunlu Karşılık Oranlarında Değişiklik Yaptı

21.01.2019 – Merkez Bankası Kamu Mevduatlarına Yönelik Zorunlu Karşılık Oranlarında Değişikliğine Gitti

Merkez Bankası Cuma günü yaptığı duyuru ile resmi kuruluşlar mevduatının/katılım fonunun zorunlu karşılığa tabii yükümlülüklerden muaf tutulmasına karar verdi. Yani kamu kurumları mevduatını tutan bankalar bu mevduatlara zorunlu karşılık ayırmayacak.

Merkez Bankası resmi kuruluşlar mevduatının/katılım fonunun zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklerden hariç tutulmasına ve Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’in Geçici 6’ncı maddesi kapsamındaki yükümlülük kalemlerinde görülen belirgin azalış dikkate alınarak ilgili maddenin yürürlükten kaldırılmasına karar verildiğini açıkladı.

Resmi kuruluş mevduatları/katılım fonları genel olarak mevduat kamu bankalar ve kamu katılım bankalarında bulunduğu için kararın mevduat kamu ve kamu katılım bankaları için olumlu olduğu değerlendirildi.

Yeni Zorunlu Karşılık Oranları Ne Kadar?

Merkez Bankası’nın yaptığı duyurunun ikinci kısmında zorunlu karşılıklar tebliğinin geçici 6. Maddesini kaldırdı. Geçiçi 6. Madde ile mevduat/katılım fonu dışı yabancı para yükümlülükler için yabancı para zorunlu karşılık oranlarında indirim uygulanıyordu. Maddenin kaldırılması ile bahsedilen bu grup için zorunlu karşılık oranları aşağıdaki gibi değiştirildi.

• 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli için %15’ten %20’ye
• 2 yıla kadar (2 yıl dahil) vdeli %9’dan %15’e
• 3 yıla kadar (3 yıl dahil) %7’den %10’a
• 5 yıla kadar (5 yıl dahil) %6’da tutuldu
• 5 yıldan uzun vadeli %%2’den %4’e değiştirildi.

Merkez Bankası geçici 6. Madde kapsamındaki yükümlülük kaleminde belirgin azalış olduğu için bu değişikliği yaptığını belirtiyor. Bu bağlamda 6. Maddenin kaldırılmasının bankalar üzerinde önemli bir etkisi olmayacaktır.

Kamunun Mevduatları Ne Kadar?

BDDK verilerine göre Kasım 2018 itibariyle, bankacılık sisteminde bulunan TL kamu mevduatı büyüklüğü 69 milyar TL ve Yabancı Para cinsinden kamu mevduatı büyüklüğü ise 1,4 milyar USD olup, toplam kamu mevduatı büyüklüğü 76,3 milyar TL’dir.

30 Eylül 2018 itibariyle, Vakıfbank’ın kamu mevduatı büyüklüğü 25,2 milyar TL olup, Ziraat Bankası ve Halkbank’ta bulunan kamu mevduatı büyüklükleri, sırasıyla, 22 ve 13,2 milyar TL’dir.

Geri kalan mevduat ise, diğer bankalarda bulunmaktadır. Söz konusu zorunlu karşılık indirimi ile 5,5 milyar TL tutarında TL likidite serbest kalacak olup, YP taraftan ise 280 milyon ABD doları likidite serbest kalacaktır.

Uzmanlar yapılan düzenlemenin Vakıfbank ve Halkbank’ı olumlu etkilemesini beklemekte olduklarını belirtmişlerdir.

İş Yatırım konuyu bültenine taşıdığı yorumunda bu yeni durumun olumlu yanlarını iki maddede özetlemiştir:

  • Maliyeti azaltacağı için kamu bankaları için özellikle Vakıf Bank VAKBN için olumlu.
  • Bu durum aynı zamanda bir miktar TL likiditesi de sağlayacaktır.

Piyasaya Likidite Sağlanacak

Ak Yatırım ise şu yorumda bulundu: “TCMB verilerine göre bu kapsama giren mevduatın 70 milyar TL düzeyinde olduğunu ve çok büyük oranda kamu bankalarında tutulduğunu hesaplıyoruz. Buna göre uygulama sonucunda piyasada 4,0 – 6,0 milyar TL düzeyinde bir likidite sağlanmasını ve kamu bankalarının bundan faydalanması beklenebilir.”

Ayrıca kamu bankalarında serbest kalan bu likiditenin başta KOBİ ve diğer üreticiler için uygun faizli kaynak olarak değerlendirilse uygulamanın ekonomik toparlanmaya ve büyümeye faydalı olabileceği söylenebilir.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here