Ana sayfa Haberler Plastik Ambal...

Plastik Ambalaj Geri Dönüşüm Hedefi Konusunda Avrupa’dan En Az 5 Yıl İleride

ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, dünya gündeminde önemi giderek artan plastik atıklara karşı ülkemizde ve AB ülkelerinde alınan yasal önlemlerle ilgili bilgiler aktardı. Türkiye, plastik ambalaj atığı geri dönüşüm hedefi konusunda AB ülkelerinin önünde yer alıyor.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

11 Temmuz 2019 – Çevre sürdürülebilirliği ve özellikle deniz kirliliği açısından giderek artan bir tehdit oluşturan plastik atıkların önlenmesi ve azaltılması, dünya gündeminde önemli bir yer tutuyor. Bu konu, geçtiğimiz ay Japonya’da gerçekleştirilen G20 Toplantısı kapsamındaki başlıklar arasında da yer aldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in da katıldığı toplantıda, üye ülkelerin denizlerin plastik atıklardan temizlenmesi için atacakları adımları gönüllülük esasına göre kolaylaştırmayı ve üyeler arasında bu konuda yakın iş birliğini hedefleyen bir eylem planının çerçevesi konusunda görüş birliğine varıldı.

Plastik atıkların önlenmesi ve azaltılması için önemli adımlar atan Türkiye, bu konuda hedefleme alanında AB ülkelerinin önünde yer alıyor. Türkiye’de, hali hazırda yüzde 54 olan plastik ambalaj atığı geri dönüşüm hedefi, 2020 ve sonrası için yüzde 55 olarak belirlenmiş durumda. AB’de ise yürürlükteki hedef yüzde 22,5 ve yüzde 55 hedefi ancak 2025’de, Türkiye’den 5 yıl sonra geçerli olacak. Türkiye, bu konuda Avrupa’nın en az 5 yıl ilerisinde yer alıyor.

Ülkemizde de plastik atıkların önlenmesi ve azaltılması konusunda pek çok yasal düzenleme bulunduğunu ifade eden ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Vakfımız, bu konudaki çabaları desteklemekte ve bu alanda aktif sorumluluk almaktadır. Başarı için konunun döngüsel ekonomi perspektifinden ele alınmasının, düzenlemeler arasındaki uyumun sağlanmasının ve uygulamaların tüm paydaşları kapsamasının önemine vurgu yapmak istiyoruz,” dedi.

Plastik atıklara karşı ülkemizde ve AB ülkelerinde alınan yasal önlemlerle ilgili bilgiler aktaran Mete İmer, “Türkiye’de 2004 yılında yayımlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ne göre piyasaya sürenlerin yerine getirmekle yükümlüğü olduğu plastik geri dönüşüm hedefi 2005’te %32 ve ondan sonraki yıllardaki artışlarla 2019’da %54, 2020 ve sonrasında %55’tir! Yani plastikler için AB’de yürürlükteki %22,5 ve 2025’te %55 olacak hedeflerle kıyaslandığında çok daha ileri bir noktadır” şeklinde konuştu.

1991 yılında kurulan ve 2005 yılında kendi alanında Türkiye’nin ilk yetkilendirilmiş kuruluşu ilan edilen ÇEVKO Vakfı, dünyada “genişletilmiş üretici sorumluluğu” olarak tanımlanan sanayi sorumluluğunu, ülkemizde yayımlanan yasal yükümlülükler çerçevesinde yerine getiriyor. 2018 yılında Türkiye’deki 1.888 ekonomik işletme Ambalaj Atıklarının Kontrolü kapsamındaki yasal yükümlülüğünü ÇEVKO’ya devretmiş durumda.

Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun, bir ürünün tüm yaşam döngüsündeki çevresel etkisini azaltma sorumluluğunu, yani ürünün tasarım aşamasından başlayarak atık olduktan sonra toplanması ve geri dönüştürülmesini de içeren sürecin sorumluluğunun üreticiye verilmesini ifade ettiğini belirten Mete İmer, “Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS), atık yönetiminde geri dönüşüm hedeflerinin yerine getirilmesinde etkili bir modeldir. GÜS, sanayinin, sürece mali, teknik, operasyonel ve iletişimsel katkı sağlamasını mümkün kılar. Türkiye’de yetkilendirilmiş kuruluş ve Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun temsilcilerinden olan ÇEVKO Vakfı, bu alanda önemli çalışmalara imza atmaktadır. Yükümlülüğünü bize devreden piyasaya sürenler adına, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’mizdeki hedefleri tutturacak şekilde, 2005’ten 2019’a kadar, yaklaşık 1 milyon 700 bin ton plastik ambalaj atığının geri dönüşüme sevk edildiğini belgelemiş durumdayız,” şeklinde konuştu.

2018’de Yüzde 54 Geri Dönüşüme Sevk Hedefi Tutturuldu

ÇEVKO Vakfı’nın, 2018 yılında belediyeler ve lisanslı firmalar iş birliği içinde, kendilerine yükümlülük devreden piyasaya sürenlerin plastik ambalaj atıklarının, yönetmelikteki hedef olan %54 oranında, toplanarak geri dönüşüme sevk edildiğini; böylece 182 bin 210 ton plastik ambalaj atığının geri dönüşümünü sağladıklarını ifade eden Mete İmer, “2018 yılında bu alandaki çalışmalarımızla, 43 bin ailenin yıllık su tüketimine eş değer 7,5 milyar litre su tasarrufu sağlandığını; 3 milyon otomobilin deposunu doldurabilecek, 134 milyon litre petrolden tasarruf edildiğini hesaplamış bulunuyoruz. Plastikler de dahil geri dönüştürüldüğünü belgelediğimiz tüm ambalaj atıklarının 2018 yılında ülke ekonomisine katkısının ise yaklaşık 3,6 milyar TL düzeyinde olduğunu öngörüyoruz” dedi.

Atık Oluşumunun Önlenmesi

Atık oluşumunun önlenmesi konusunda, tasarım ve iyileştirme ile ilgili olarak ülkemizde de birçok başarılı uygulamanın söz konusu olduğunu belirten Mete İmer, “Ülkemizde yürürlükte olan yasal düzenlemelere göre, piyasaya sürenlerden ambalaj miktarlarını azaltıcı yönde önleyici tasarım yapmaları beklenmektedir. Plastiklerde ve diğer ambalajlarda “ağırlık azaltımı uygulamaları” sayesinde birçok sektörde, kaliteden ödün verilmeksizin, daha az hammaddeden üretilen, daha hafif ambalajlar kullanılır hale gelmiştir. Örneğin su sektöründe, 1984 yılında 22 g olarak üretilen 0,5 litrelik PET su şişesinin, yıllar içinde, 10,5 grama kadar düşürülmesi sağlanmıştır,” şeklinde konuştu.

ÇEVKO Vakfı’nın faaliyetleri arasında, ‘Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri’ kapsamında, Yeşil Nokta’yı kullanan kuruluşların örnek çalışmalarının ödüllendirilmesinin de yer aldığını ifade eden Mete İmer, “2018 yılında ‘Ambalaj Tasarımında Kaynak Azaltılarak Önleme Uygulamaları’ kategorisinde, Sarten Ambalaj ‘20 lt Yeni Plastik Bidon Projesi’ ve Vestel Beyaz Eşya da ‘Strafor Gramaj ve Yoğunluğun Azaltılması Projesi’ ile Yeşil Nokta Sanayi ödülü kazandılar,” dedi.

Ambalajlarda Geri Dönüştürülmüş Malzeme Kullanılması

2017’nin sonunda yeniden yayımlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin, birtakım istisnalarla birlikte, 2018’den başlayarak Türkiye’de yerli hammaddeden üretilen plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş malzeme kullanma zorunluluğu getirdiğine dikkat çeken Mete İmer, “Yönetmeliğe göre 2018’de plastik ambalajlarda zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanma oranı %4, 2019’da %6, 2020 ve sonrasında %8’dir,” dedi.

Mete İmer, sözlerine şöyle devam etti: “Son yılların en önemli gelişmelerinden birisi de kullanılmış plastik veya PET ambalajların geri dönüşümünden elde edilen maddelerin gıda ambalajı üretiminde kullanılmasıdır.Gıda kodeksinin geçmişte izin vermediği bu durum artık ülkemizde de PET’in ‘kimyasal geri dönüşümü (depolimerizasyonu)’ yoluyla mümkün hale geldi. Kullanılmış PET ambalajlardan gıdayla temas eden ambalajlar üretmek, yani ‘şişeden şişeye geri dönüşüm’, Avrupa’da artık ‘mekanik geri dönüşüm’ yolu ile de sağlanabilmektedir.Kimyasal geri dönüşüme göre daha ekonomik olan mekanik geri dönüşüme ülkemizde de geçilebilmesi için PET ambalaj atıklarının kaynağında, temiz ve verimli olarak toplanması, kalite ve hijyeni sağlayacak süreçlerde geri dönüştürülmesi ve bu süreçleri onaylayacak bir otoriteye gereksinim bulunuyor.”

Tek Kullanımlık Alışveriş Poşetleri

Plastik alışveriş poşetlerinin, yapılan yasal düzenlemeyle 2019 yılından başlayarak paralı hale geldiğini anımsatan Mete İmer, “Bu uygulamanın, ortaya çıkan plastik atık miktarını azaltmanın yanında, tüketicilerde atık bilincinin yaygınlaşması açısından, ellerindeki malzemenin bir atık değil, bir değer olduğunun farkına varmalarını sağlayacağını umuyoruz” dedi.

Sıfır Atık

“Tüm atıkların yeniden değerlendirilmesini hedefleyen ve hükümetçe üst düzeyde sahiplenilen “Sıfır Atık” politikası kuşkusuz plastik atıkları da içermektedir” şeklinde konuşan Mete İmer, bu konuda hazırlanan yönetmelik taslağı için görüşler toplandığını ve kısa zamanda son hale getirileceği düşüncesinin hakim olduğunu ifade etti.

AB’de Plastik Atıklara Karşı Alınan Yasal Önlemlerle İlgili Son Gelişmeler

Mete İmer, Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2015’te ortaya koyduğu birinci Döngüsel Ekonomi Paketi’nin ardından 2018 yılında ikinci Döngüsel Ekonomi Paketi’ni açtığını da söyledi.İkinci paket birinci paketi tamamlar nitelikte ve “Döngüsel Ekonomide Plastikler için AB Stratejisi”ni de içeriyor.

Mete İmer, komisyonun ayrıca Avrupa’daki deniz çöpünün en önemli iki kaynağı olduğu öne sürülen ‘tek kullanımlık plastikler’ ve ‘balık avlama takımları’ ile ilgili bir direktif önerisinde bulunduğu bilgisini de aktardı ve şunları söyledi: “Döngüsel Ekonomide Plastikler için AB Stratejisi”, aslında, döngüsel tasarım, kullanım, tekrar kullanım ve geri dönüşüm faaliyetlerini plastik değer zincirleriyle bütünleştiren bir politika çerçevesi.Bu politika çerçevesinde AB genelinde ilk kez malzeme esasına dayalı yaşam döngü yaklaşımı uygulanıyor. Strateji AB düzeyinde ölçülebilir hedefler koyuyor.Bu hedeflerden birisi, 2030 yılına kadar AB piyasasına sürülen tüm plastik ambalajların ya tekrar kullanılabilir ya da geri dönüştürülebilir olması. Yeni kurulan Döngüsel Plastikler Birliği’nin, geri dönüştürülmüş plastiklerde var olan arz ve talep arasındaki farkı kapatmak için işletmeleri harekete geçirmesi bekleniyor. Birlik, plastik geri dönüşüm kalite ve ekonomisinin geliştirilmesi için çalışacak ve böylece Avrupa’da 2025 yılına kadar 10 milyon ton geri dönüştürülmüş plastiğin ürünlerde kullanılması için çaba harcayacak. Komisyon’un çağrısına olumlu yanıt veren 70 şirket ve iş örgütü 2025’e kadar hedefin üzerinde geri dönüştürülmüş plastik üretmek veya kullanmak üzere gönüllü taahhütte bulundu. Sanayinin bu gönüllü taahhütlerinin geri dönüştürülmüş plastik pazarını 2025’e kadar en az %60 arttıracağı hesaplanıyor, ancak 10 milyon ton hedefini tutturmak için daha fazla çaba gerektiği belirtiliyor.”

AB Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Direktifi’ndeki plastik ambalaj atığı en az geri dönüşüm hedefinin 2008’den beri %22,5 olduğunu hatırlatan Mete İmer, “2030 yılı için plastik ambalajlarda geri dönüşüm hedefi %55 olarak yeniden belirlendi. Ayrı toplama zorunlulukları ve Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) sistemlerinin geliştirilmesi, hedeflerin yükseltilmesiyle birlikte kabul edildi. GÜS sistemlerinin, hizmet bedellerinin “çevresel ayarlama” ya da “eko-modülasyon”, yani geri dönüştürülebilir ambalajlardan daha az bedel alınması yoluyla, geri dönüştürülebilirlik için tasarımı teşvik etmesi bekleniyor,” dedi.

Avrupa Komisyonu’nun açıklamasına göre, mikro-plastiklerin neden olduğu olası sağlık ve çevresel riskler hakkındaki kanıtlar mikro-plastiklerin ürünlerde bilerek kullanılmasının sınırlanmasını haklı çıkarır nitelikte.Komisyon bu konuda karar vermek için AB Kimyasallar Ajansı (ECHA)’dan görüş bekliyor.

Avrupa Komisyonu’ndan yapılan açıklamada AB sahillerinde en fazla bulunan 10 kirletici maddeyi içeren “tek kullanımlık plastikler” ve “balık avlama takımları” hakkında AB’nin yeni kurallar belirlemesinin AB’yi deniz çöpüyle girişilen küresel mücadelede ön sıraya yerleştirdiği bildirildi. AB yurttaşlarının plastik kirliliği ile ilgili kaygılarının başında deniz çöpü bulunuyor.

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in aktardığı bilgiler ışığında, AB’de yasalaşma sürecindeki yeni düzenlemeler ise şöyle sıralanıyor:

  • Seçilmiş bazı plastikten yapılmış tek kullanımlık ürünlerin (kulak çubukları, çatal bıçaklar, kamışlar, karıştırıcılar, balon çubukları), fincanların, genişletilmiş polistrenden yapılan yiyecek ve içecek kaplarının ve okso-çözünür plastikten yapılan tüm ürünlerin yasaklanması.
  • Plastikten yapılan yiyecek ve içecek kaplarının tüketiminin azaltılması, bazı ürünlerin işaretlenmesi ve etiketlenmesi ile ilgili önlemler.
  • PET şişelerde 2025’ten itibaren %25, 2030’dan itibaren %30 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanılması hedefinin yanı sıra plastik şişelere 2025’e kadar %77 ve 2029’a kadar %90 ayrı toplama hedefinin getirilmesi ve kapakların şişelere bağlanması hakkında tasarım gerekliliklerinin oluşturulması.
  • Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu sistemlerinin kirliliği temizleme maliyetlerini de içerecek şekilde tütün filtreleri ve balık avlama takımları gibi ürünlere uygulanması.
  • Öte yandan, gemilerden atılan plastik çöplerin azaltılması amacıyla gemi atıklarına sabit bir ücret uygulanması; denizlerde kaybolan balık avı malzemelerinin raporlanmasının geliştirilmesi gibi önlemler de Avrupa Komisyonu’nun gündeminde bulunuyor.

 

 

Tek Kullanımlık Plastik Yasağı Başlıyor mu?

29.05.2019 – Başta okyanuslar olmak üzere çevre kirliliğinde en büyük payın sahibi tek kullanımlık plastiklerin yasaklanması bir süredir ülkelerin ve şirketlerin gündeminde önemli yer tutuyor.  

Tek Kullanımlık ürünler dediğimizde yalnızca bir kez, bir kere kullan-at tüketim davranışı sonucunda tüketimimizde doğaya zarar verdiğimizi görüyoruz. Bir de satın aldığımız ürünlerin tek kullanımlık ambalajları var. Asıl olan günlük yaşamımızdan tek başımıza kullandığımız su şişesi, pipet, tabak, kürdan, muayene eldiveni, temizlik eldiveni, streç film, poşet, plastik boya önlüğü, poşet çay, balon ve balon çubukları, içecek kutuları, galoş/bone/kolluk/maske/önlük, Islak mendil,çatal, kaşık, bıçak, bardak, örtü, diş fırçası, kulak çubuğu gibi çokça tüketilen plastikleri çıkarmak.

2050’de dünya nüfusu 9.8 milyara ulaşması bekleniyor. Bu da milyarlarca ton atık demek. Geleceğe bugünün çöpünü bırakmamak için herkesin yapabileceği bir şey var.

Plastik üretiminin 2050 yılı itibariyle dört katına çıkması beklenirken bu sorunu yalnızca geri dönüşümle çözmek asla mümkün olmayacak. Küresel ısınma, enerji kaynaklarının azalması gibi konular tüm dünyada en çok endişe yaratan konular arasında yer alıyor. Ancak aşırı ve bilinçsiz tüketim nedeniyle her yıl yüz milyarlarca plastik poşet, pet şişe ve birçok ürün doğaya salınıyor. Bilinçsizce çevreye atılan plastik çöpler hem çevreyi kirletiyor hem de yüz binlerce deniz hayvanının yok olmasına yol açıyor. Çok çarpıcı bir örnek;Plastikler 1 saniyede üretiliyor, 1000 yılda toprağa karışıyor. Dünyada her gün milyonlarca plastik poşet kullanılıyor. Paket kahve bardakları plastik kullanılarak astarlanıyor yani doğada çözündükleri söylenemez. Sorunun kaynağından çözülmesi gerekiyor. Ambalaj atıkları yönetmeliği ve hukuki düzenlemeler AB mevzuatıyla büyük oranda uyumlu.

AB Tek Kullanımlık Plastik Yasağı Üzerinde Anlaştı

Son dönemde, Avrupa Birliği bazı plastik ürünlere ilişkin önemli kararlar aldı. Avrupa Birliği (AB) Konseyi’nin tek kullanımlık plastik ürünlere getirdiği yeni yasaklar ve kısıtlamalarla AB plastik kirliliğinin önüne geçmeyi hedefliyor. Konseye göre, plastik kullanımı konusunda kabul edilen yeni kurallar plastik kirliliğinin önlenmesi çalışmalarındaki son adım olarak görülürken, tek kullanımlık plastik ürünler için oluşturulan yeni kuralların AB’nin atık yasaları dahilinde olduğu, bunun yanında AB sahillerinde kirliliğe sebep olan 10 ürün içinde olan plastik kaplama ve ürünleri kapsadığı belirtildi. Söz konusu yeni kurallar kapsamında, alternatifleri bulunan tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımı yasaklandı. Bunun yanında, kirliliğe neden olan çeşitli plastik ürünler için de yeni yaptırımlar oluşturuldu. Konsey açıklamasında, yeni yaptırım ve kuralların, tamamı veya bir bölümü plastikten yapılmış ve kullanımının ardından çöpe atılması için oluşturulmuş tek kullanımlık plastik ürünlerin oluşturduğu kirliliği azaltmayı hedeflediği belirtildi. Yeni kurallar kapsamında tek kullanımlık plastik tabak, çatal, bıçak, kaşık, pipet ve kulak temizleme çubukları 2021’e kadar yasaklanacak. Bunun yanında AB üye ülkeleri de 2029’a kadar plastik şişe kullanımını yüzde 90 azaltmayı, plastik şişelerin 2025 yılına kadar yüzde 25 ve 2030 yılına kadar da yüzde 30 geri dönüştürülmesi için çalışmayı kabul ettiler. Örneğin Fransa, yakın zamanda plastik çatal-bıçak, bardak ve tabak kullanımını yasakladı. Atık miktarını 2025 yılına dek yarı yarıya, sera gazı salınımını ise 2030 yılına dek %30 azaltmayı hedefliyor.

Plastik atıkların yeni adresi Türkiye

Türkiye’nin, 2016 yılının ilk aylarında 4 bin ton olan plastik atık ithalatı 2018 başlarında aylık 33 bin tona kadar yükseldi. Çevre Örgütü Greenpeace’in yayımladığı yeni rapora göre, Çin’in yurt dışından plastik atık alımına 2018’de yasak koymasının ardından, bu atıkların yeni adresi Endonezya ve Türkiye oldu. Plastik atıklarını ihraç eden ülkelerin başında ise ABD, Almanya, İngiltere ve Japonya geliyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) verilerine göre Türkiye, plastik atıkları geri dönüştürme konusunda en başarısız ilk 20 ülkeden biri.

Okyanuslara her sene 9 milyon ton plastik atık bırakılıyor. Türkiye’den denizlere karışan plastik atık miktarı ise yıllık 50 bin tonun üzerinde. Özellikle kozmetik, medikal, gıda, içecek sektöründe plastik kullanımının fazlalığı göze çarpıyor. Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Atık Yönetimi Daire Başkanlığı’nın verilerine göre her yıl üretilen 31 milyon ton evsel atığın yüzde 12’sini yani 3.7 milyon tonunu plastik atıklar oluşturuyor. Türkiye’de kişi başı plastik tüketimi son 3 yıl içinde yaklaşık yüzde 10 oranında artarak 90 kilogramı aştı. Türkiye’de üretilen yıllık 25,8 milyon atığın yüzde 20’sini ambalaj atıkları oluşturuyor.

Yılbaşından itibaren alışverişte poşetlerin ücretli hale getirilmesi atıklarla mücadele de önemli adımdı. Bu konuda daha fazla adımlar atılmalı, plastik üretime dur denmeli, tek kullanımlık ürünler yerine alternatif ürünlere yönelinmeli.

Fast Food sektörü tek kullanımlık plastik ürünlere ne zaman dur diyecek!

Gıda sektöründe çokça kullanılan plastik paket gıda kapları vücudumuzu kötü yönde etkileyen kimyasallar içeriyorlar ve nihayetinde atık bölgelerine ya da okyanuslara gidiyorlar. Küresel çapta gıda ve içecek birçok şirketi, canlılara ve doğaya zarar vermesinden ötürü serviste plastik kullanımını terk etmiş, kağıt türevi kullanmaya başlamışlardır. Gelişmiş ülkelerin aksine ülkemizde plastiklerin yiyeceklerle birlikte kullanılması konusunda kanuni bir yaptırım yoktur. Bu konuya özellikle bizim dikkat etmemiz gerekmektedir. Türkiye’deki şirketlerde tek kullanımlık plastik paketleme malzemelerini kullanmaktan vazgeçmeli ve alternatif ürünlere /malzemelere yatırım yapılmalıdır.

 

 

Yılda 1 Ton Ambalaj Kullanan Firmalar da Geri Dönüşümden Sorumlu Olacak

YENİ AMBALAJ ATIKLARI KONTROL YÖNETMELİĞİ YÜRÜRLÜKTE 

16.01.2018 – Yılda 1 ton ambalaj kullanan firmalar da geri dönüşümden sorumlu olacak

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yeni yıl ile birlikte yürürlüğe girdi. Yönetmelik her ne kadar plastik poşetlerin 2019 yılından itibaren ücretli olması ile gündeme gelse de ambalaj atıkları toplama, ayırma ve geri dönüşüm işlemlerine Avrupa Birliği standartlarını getiren maddeleri ile dikkat çekiyor. Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında yürütülen çalışmalara önemli katkılar sunan PAGÇEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Geri Dönüşüm İktisadi İşletmesi), ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve geri dönüştürülmesi noktasında önemli yenilikler getirdiğini vurguladı. Geri dönüşüm rakamlarının artmasının çevreye olduğu kadar ekonomiye pozitif katkı sağlaması bekleniyor.  

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yoğun çalışmalar sonucunda yeniden düzenlediği “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” 27 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve 01 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Ambalaj atıkları toplama, ayırma ve geri dönüşüm işlemlerinde AB ile uyumlu şekilde hazırlanan yönetmelik ile sorumlu kullanım bilincini yaygınlaştırarak aşırı atık oluşumunun önüne geçilmesi hedefleniyor. Sürdürülebilir çevre, bilinçli tüketim mottosu ile yönetmeliğin hazırlanması aşamasında önemli çalışmalar yürüten PAGÇEV, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ni değerlendirdi.

Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi) Genel Müdürü Yağmur Cengiz, bugüne kadar plastik poşetlerin ücrete tabi tutulması özelinde tartışılan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin, geri dönüşüm noktasında önemli yenilikler getirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “01 Ocak 2019 tarihinden itibaren plastik poşetler sadece marketlerde değil bakkallarda, büfelerde, mağazalarda yani tüm satış noktalarında ücretli olacak. Yönetmelik atıkların kaynakta toplanması ve geri dönüşüm noktasında da önemli değişiklikler getiriyor. Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında ambalaj atıklarının oluşumunun önlenmesi, önlenemeyen ambalaj atıklarının yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımı noktasında kamu, üretici ve tüketici üçgeninde sorumluluğun bölüştürülmüş olmasını son derece önemli buluyoruz.”

Ambalaj üreticilerine belirli oranda geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı zorunlu hale geldi…

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, “Yeni yönetmelikle birlikte plastik, kağıt-karton, cam ve metal ambalaj üreticilerine piyasaya sürecekleri ürünlerinde belirli oranlarda yurt içinde toplanan atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş hammadde kullanma zorunluluğu da getiriliyor. Bu uygulama sektöre zincirleme katkı sağlayacak. Bir yandan doğal kaynaklarımız korunurken en önemli hedeflerimizden biri olan kaynakta ayrı toplanacak ambalaj atık oranları artmış olacak. Geri dönüşüm bilincinin üretici bacağında artması ile daha fazla geri dönüştürülmüş hammadde üretim zincirine dahil olacak. Üretim aşamasında kullanılan doğal kaynak sarfiyatı ve ithal hammaddeye bağımlılık azalacak. Geri dönüşüm sektörünün talebi karşılamak için yeni teknolojilere yönelmesi kapasite ve hacim olarak büyümeyi, yeni yatırımları beraberinde getirecek. Tüm bunlara bağlı olarak ekonomimize önemli oranda katkı sağlanacaktır” diye konuştu.

Geri dönüşüme daha fazla kaynak aktarılacak…

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin 2. maddesi, yurt içinde piyasaya sürdüğü ambalajların toplamı yıllık bin kilogram ve altında olan işletmeleri geri dönüşüm/geri kazanım hedeflerinden muaf tutuyor. Daha önce bu rakam 3 bin kilogram şeklindeydi. Yapılan bu değişiklikle birlikte yıllık yurt içi piyasaya bin kilogram ve üzerinde ambalaj süren firmalar ürünlerinin ambalajlarında ya depozito uygulamak ya da belirli bir oranını geri dönüştürmek zorundalardı. Bu madde daha fazla firmanın Ambalaj Bilgi Sistemine kayıt olarak belgelendirme yapmasını sağlayacak. Böylece kaynaktan toplanan ve geri dönüştürülen atık miktarı ile birlikte geri dönüşüme aktarılacak kaynak çoğalacak. 

Ambalaj atıkları kaynağında ayrı toplanacak…

Yönetmelikte ambalaj atıklarından sağlanan katkıyı artıracak bir diğer madde ise yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından ahşap hariç olmak üzere geri dönüşüm hedeflerinin en az yüzde 80’inin kaynaktan (hane, konut, işyeri, kamu binaları, hastaneler, satış noktaları, AVM’ler) toplanmasının zorunlu hale gelmesi. Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasına yönelik çalışmalar işbirliği yapılan belediyelerin ambalaj atıkları yönetim planları kapsamında gerçekleştirilecek. Ambalaj atıkları yönetim planı kapsamında; 400 bin ve üzeri nüfusa sahip belediyelerde her 100 konuta en az bir adet atık biriktirme ekipmanı veya her 400 metrede en az bir adet atık biriktirme ekipmanı, 100-400 bin arası nüfusa sahip belediyelerde her 150 konuta en az bir adet atık biriktirme ekipmanı veya her 500 metrede en az bir adet atık biriktirme ekipmanı, 100 bin ve altında nüfusa sahip belediyelerde ise her 200 konuta en az bir adet atık biriktirme ekipmanı veya her 600 metrede en az bir adet atık biriktirme ekipmanı yerleştirilmesi zorunlu oluyor. Ayrıca ambalaj atıklarının cinslerine göre ayrılmasını sağlayacak ayırma tesislerinin hizmet verdikleri bölge belediyeleri için gerekli kriterleri karşılaması gerekiyor.

Bu düzenleme ile cadde ve sokaklarda daha fazla ambalaj atık biriktirme ekipmanı bulanacağını belirten Yağmur Cengiz, özellikle sitelerde site yönetimlerinin bu işlemlere aktif olarak katılmaları gerekeceğinin altını çizdi.