Ana sayfa Haberler Şehir İçi Hav...

Şehir İçi Hava Ulaşımı İçin Geri Sayım

25.12.2019 – Dünyada onlarca kurumsal ve startup şirketin çalıştığı ‘kentsel hava taşımacılığı’, nüfusu ve trafiği yoğun şehirlerde alternatif ulaşım modeli olarak kullanılmaya hazır. 1960 ve 1970’li yılların popüler çizgi filmi Jetgiller’deki gibi dikey iniş ve kalkış yapabilen hava araçlarıyla şehir içinde ulaşım 10 yıl içinde mümkün olacak…

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Dünyanın büyük ve kalabalık şehirleri gün geçtikçe içinden çıkılmaz hale gelen trafik sorununa alternatif olarak şehir içinde havadan ulaşıma geçmeye hazırlanıyor. UAM – Urban Air Mobility (kentsel hava taşımacılığı) sistemiyle yakında seyahatler başlayacak. Airbus, Google, Lilium, Uber gibi şirketlerin yıllardır üzerinde çalıştığı hava araçları son düzlükte. 2030’larda yılda 12 milyon yolcunun, 2050’lerde ise her yıl 400 milyondan fazla yolcunun kentsel hava taşımacılığını kullanacağı tahmin ediliyor.

Bell Air Taxi
Bell Air Taxi – Bell Hava Taxi: Bell ve Thales ortaklığında geliştiriliyor

KPMG, maliyet ve seyahat süresine bağlı olarak kentsel hava taşımacılığı talebinin nasıl büyüyeceğini anlamak için bir çalışma yaptı. Hazırlanan rapora göre, elektrikli, hızlı, güvenilir, çevreci ve entegre bir ulaşım talebine yanıt vermeyi amaçlayan kentsel hava taşımacılığında kullanılacak araçlar yola çıkmaya hazır. Havacılık devi şirketlerin, teknoloji şirketlerinin ve startup’ların iş birlikleriyle yapılan çalışmalar, ‘eVTOL’ diye tanımlanan ‘elektrikli, dikey iniş ve kalkış yapabilen hava araçlarının’ gelişim sürecini hızlandırdı. Pist ihtiyacı olmayan, kompakt tasarımıyla çok küçük alanlara bile kolaylıkla iniş-kalkış yapabilen araçların uygun maliyetlerle hizmet vermesi planlanıyor.  

Lilium Jet

Alman Lilium şirketi tarafından geliştirilmektedir. Elektriklidir. En önemli tasarım özelliği kanat içlerindeki 36 küçük pervaneli motordur. Motorlar dönüş hareketi yapabildiği için dikey-iniş kalkış mümkündür. Pilot dahil 4 kişilik bir hava aracıdır ve Boeing, Airbus gibi rakiplerine göre bir avantajı da 300 km menzili olmasıdır.

Rapora göre nüfus, trafik artış hızı, ulaşım maliyetleri, ekonomik büyüme, refah yoğunluğu ve hedef müşterilerin yolculuk verilerine bakarak hava ulaşımının gelişeceği 70 şehir merkezi belirlendi. Kentsel hava ulaşımının bu şehirlerde 2030’lardan itibaren şehir içinden havaalanı servisi olarak kullanıma girmesi bekleniyor. 2030’larda yılda 12 milyon yolcunun bu ulaşımdan yararlanacağı hesaplanıyor. 2050’lerde ise her yıl 400 milyon yolcunun kentsel hava taşımacılığıyla seyahat etmesi öngörülüyor. Bu, tüm dünyada şehir içi yolculukların yüzde 4’ünün yeni ulaşım sistemiyle yapılması anlamına geliyor. Bu tarihten itibaren kentsel hava taşımacılığı, bölgesel ve hatta şehirler arası seçenekler haline gelecek.  

Airbus City
Airbus City – 4 kişilik hava taksi

Kentsel hava taşımacılığının en çok kullanılacağı ilk beş şehir; Londra, New York, Los Angeles, Mexico City ve Sao Paulo. En iyi pazarları ise Asya’nın mega kentlerinin oluşturması bekleniyor. Bunlar da Tokyo, Pekin, Şanghay ve Seul olarak sıralanıyor.  

Şehirden havaalanına hızlı gitmek ya da hafta sonu trafiğini atlatmak için helikopter tercih edenlere zaman kazandıracak kentsel hava taşımacılığının, alternatiflere yakın maliyetlerle hizmet vermesi, yaygınlaştıkça da ulaşılabilir fiyatlara inmesi öngörülüyor.  

KPMG Türkiye’den Hakan Ölekli, “Geleceğin uçan taksileri, uçan aile arabalarını haber veren yeni şehir içi ulaşım sistemi artık çok yakınımızda. Teknolojideki gelişim, farklı teknolojilere ve uzmanlıklara sahip şirketlerin el ele verdiği yeni iş modelleri, alternatif şehir içi hava ulaşımını 10 yıla kadar gerçek kılacak. İş birlikleri, kentsel hava taşımacılığının, bu amaçla kullanılan helikopterden daha popüler ve pratik olacağı sözünü veriyor. Kargo teslimat uçağından yolcu taşıyan hava taksilerine kadar çok yoğun kullanılması beklenen araçlar, güvenli ve verimli bir hava ulaşım sistemi sağlayacak. Bu ulaşım modelinde kullanılacak ‘eVTOL’ tipi araçların tasarımında çoklu rotorları görüyoruz. Bu tasarım, elektrikli hava taşıtlarını daha ekonomik, sessiz ve sürdürülebilir yapıyor. Bu araçlar, kentsel alanlarda entegre kara-hava taşımacılığında yepyeni bir ekosistem yaratacak” dedi.

 

Boeing’in Otonom Hava Aracı İlk Uçuşunu Gerçekleştirdi

24.01.2019 – Boeing, otonom hava aracı prototipi ilk test uçuşunu ABD’nin Virginia eyaletinin Manassas şehrinde gerçekleştirdi. Dikey iniş kalkış yapabilen elektrikli hava araçlarını (eVTOL) tasarlamak ve geliştirmek üzere Boeing’in yan kuruluşu Aurora Flight Science ile birlikte çalışan ve şirketin şehir içi hava ulaşımı faaliyetlerini yürüten Boeing NeXt, talep gören otonom hava taşımacılığının emniyet ve güvenilirliğini yükseltmek üzere testlerine devam edecek.

Yolcu hava aracı (PAV) prototipinin otonom fonksiyonları ve yer kontrol sistemlerini test etmek üzere, kalkış, havada kalış ve iniş aşamalarının denendiği kontrollü bir uçuş gerçekleştirildi. Gelecekte ileri ve kanatlı uçuşların yanı sıra dikey ve ileri uçuş modları arasındaki geçiş evresi test edilecek. Yüksek hızlı dikey iniş kalkış yapabilen her türlü hava aracındaki (VTOL) bu geçiş evresi mühendisleri en çok zorlayan teknik aşama.

Boeing Teknoloji Direktörü Greg Hyslop, “Bir yıl içerisinde kavramsal tasarımdan, uçan bir prototip üretme aşamasına geldik. Havacılığı dünyanın en güvenli ve en verimli taşımacılık yolu haline getirmede Boeing’in inovasyon ve uzmanlığı son derece önemli. Güvenli, yenilikçi ve sorumlu bir yaklaşımla, yeni çözümler getirmeye devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Elektrikli itme sistemiyle çalışan yolcu hava aracı (PAV) prototipi, kalkıştan inişe tamamen pilotsuz uçuş gerçekleştirmek ve 81 km menzile kadar ulaşmak üzere tasarlandı. 9,14 m uzunluğunda ve 8,53 m genişliğinde olan hava aracının geliştirilmiş gövdesi, itme ve kanat sistemlerini birleştirerek etkin bir şekilde havada durmayı ve ileri uçuşu sağlıyor.

Aurora Flight Sciences Başkanı ve CEO’su John Langford, “Otonom olması sebebiyle bu bir devrim niteliğindedir. Standartlara uygun otonom araçlar, sessiz, temiz ve güvenli bir şehir içi hava ulaşımını mümkün hale getirecek.” dedi.

Test uçuşu, Boeing NeXt için dönüm noktası olma özelliği taşıyor. Düzenleyici kuruluşlar ve sanayi ortakları arasındaki iş bölümü, yeni bir yolculuk ekosisteminin sorumlu uygulanmasına öncülük ederken, pilotlu ve pilotsuz hava araçlarının birlikte var olacağı bir geleceği mümkün kılıyor. Boeing NeXt’in portföyünde, yolcu hava araçlarına ek olarak, 227 kg’a kadar yük taşıyabilen insansız elektrikli kargo hava aracı (CAV) ve diğer kentsel, bölgesel ve küresel ölçekte taşımacılık platformları da yer alıyor. Kargo hava aracının ilk kapalı mekân uçuşu geçen yıl gerçekleştirilirken, dış mekân test uçuşları 2019 yılı içerisinde gerçekleştirilecek.

Boeing NeXt Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Steve Nordlund, “Havacılık endüstrisi doğduğunda Boeing oradaydı. Ve ikinci yüzyılımızda, şehir içi hava ulaşım pazarının potansiyelini ortaya çıkaracağız. Hava araçları üretiminden hava sahası entegrasyonuna, dünyanın tüm şehir ve bölgelerinde güvenli ve stressiz hareketliliğin geleceğine öncülük edeceğiz.”

 

Baykar Cezeri Teknofestte Görücüye Çıktı

Uçan Araba temelde şehir içi ulaşımda otomobillerin alternatifi olacak elektrikli bir “Kentsel Hava Taşımacılığı” (KHT) aracı konseptidir. Kentsel Hava Taşımacılığı, şehir merkezleri ve banliyöleri kapsayan, güvenilir ve etkili bir yolcu ve kargo taşıma ekosistemidir. Bunun yanı sıra sağlık sektöründe ve askeri alanlarda lojistik destek amaçlı kullanılabilecek Cezeri Uçan Araba bünyesinde bulundurduğu yapay zeka sistemleri ile ön plana çıkmaktadır.

Kentsel hava taşımacılığında köklü bir değişiklik yapacak olan Cezeri Uçan Araba, sağlık sektörü ve askeri alanda lojistik destek faaliyetlerine yeni bir çehre kazandırmak için geliştirilmektedir. Bunun yanı sıra Cezeri, yolcu ve kargo taşımacılığında aktif olarak rol alacak şekilde tasarlanmaktadır.

  • Araç minimum teknik bilgi ve havacılık bilgisi ile uçurulabilecek şekilde tasarlanmaktadır.
  • Uçan Araba 8 adet BLDC motor ve pervane çiftinden oluşan, üstten pervaneli, tek koltuklu, döner kanatlı bir hava aracıdır.
  • Araç gücünü şarj edilebilir bataryalardan sağlamaktadır ve %100 elektrik ile çalışmaktadır.
  • Araç kumanda kolu, irtifa kontrol kolu, dokunmatik komuta ekranı, iki adet fiziksel buton (Acil İn, Dur) ve iki adet anahtar (Motor Bataryası Anahtarı, Aviyonik Sistem Anahtarı) aracılığı ile kontrol edilmektedir.

Teknik Özellikler

  • Seyir hızı: 100 km/s
  • Azami uçuş irtifası: 2000 m
  • Hava kalma süresi: ~ 1 saat
  • Menzil: 70-80 km
  • Bataryaların tam dolumu için gereken süre: 1 saat
  • Ölçüler (en X boy X yükseklik): 3730 x 4070 x 1870 mm
  • Kalkış / iniş: Dikey kalkış-iniş
  • Azami Kalkış Ağırlığı: 241 kg
  • Motor tipi: 8x BLCD

Baykar Savunma, Türkiye’nin ilk elektrikli uçan araba konseptini 7 Ağustos 2019’da duyurmuştu. Yaklaşık 8 aylık bir çalışma sonunda ortaya çıkartılan prototip araç, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest 2019 kapsamında kamuoyuna gösterildi.

Uçan araba teknolojisinin geleceğine değinen Haluk Bayraktar şunları ekledi:

“Otomotiv sektöründe trend, elektrikli araçlar ve sürücüsüz otonom araçlara yöneldi. Artık dünyanın bu alandaki yeni hedefi, ‘uçan arabalar.’ Bu, geleceğe hazırlanma yarışı… Biz de Baykar olarak bu alanda Ar-Ge çalışmalarına başladık.

Son 10 yılda 130 farklı elektrikli dikey iniş-kalkış konsepti geliştirildi. Dünyada halen bu alanda çalışan 200’e yakın teknoloji girişimi mevcut. Airbus’tan Boeing’e kadar birçok büyük şirket ve teknoloji girişimi geleceği kaçırmamak için şimdiden hazırlanıyor. Bugüne kadar girişim sermayeleri bu alana 1 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Burada platformdan daha çok yazılım, elektronik, aviyonik sistemler, güç sistemleri ve yapay zeka ön plana çıkıyor.

Türkiye olarak şimdiden Ar-Ge çalışmalarına başlarsak 10 yıl sonra bu alanda dünyada söz sahibi ülkelerden biri olabiliriz. Aksi takdirde montaj ve ithalat kaderimiz olur. Bayraktar TB2 SİHA’ları üretirken de aynı yolu izledik. 2000’li yılların başında hedef koyarak Ar-Ge ve üretim çalışmalarına başladık. Şimdi kendi sınıfında operasyonel olarak dünyanın en iyi SİHA’sını üretiyor ve birçok ülkeye ihraç ediyoruz.

Aynı gerekçelerle gençlerimizin bu teknoloji yarışında geri kalmamaları ve gelecekte söz sahibi olabilmeleri için Teknofest bünyesinde Uçan Araba Tasarım Yarışması yapıyoruz. Türkiye’nin araştıran, geliştiren ve üreten bir gençlikle zirvede yerini alacağına inanıyoruz.”

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here