Ana sayfa Haberler Alp Keler: “S...

Alp Keler: “Sermaye Piyasalarındaki Büyüme 2020’de de Güçlü Bir Şekilde Devam Edecek”

12.02.2020 – Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Dr. Alp Keler, CFA, 2019 yılında yatırım fonlarının yüzde 124, kurumsal yatırımcı portföyünün yüzde 64 büyüdüğünü, pay senetleri piyasa değerinin milli gelirdeki payının yüzde 19’dan yüzde 25’e yükseldiğini, pay piyasasında işlem yapan aktif yatırımcı sayısının ise 336 binden 489 bine çıktığını söyledi. Keler, Türkiye sermaye piyasalarında geçen yıl yaşanan büyümenin 2020 yılında da güçlü bir şekilde devam etmesini beklediklerini vurguladı. 

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Dr. Alp Keler, CFA, İstanbul Wyndham Grand Levent’te yapılan basın toplantısında sermaye piyasalarının 2019 yılını değerlendirip, 2020 beklentilerini, gelecek dönem projelerini ve Birliğin önceliklerini anlattı. Keler, sermaye piyasalarının uzun vadeli kaynak yapısıyla Türkiye ekonomisine sunduğu değeri arttıracağı bir döneme girildiğini söyledi. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) “2019 yılı değerlendirme, 2020 beklentileri” başlıklı basın toplantısında konuşan Keler, 2019 yılında sermaye piyasalarında çok önemli büyümelerin yaşandığına dikkat çekerek, Türkiye sermaye piyasalarında geçen yıl yaşanan büyümenin 2020 yılında da güçlü bir şekilde devam etmesini beklediklerini vurguladı. 

Pay piyasasında işlem yapan yatırımcı sayısı, işlem hacmi arttı

2019 yılında sermaye piyasalarında çok önemli büyümelerin yaşandığına dikkat çeken Keler “Geçen yıl yatırımcıların sermaye piyasasına olan ilgisi artarken, işlem hacimleri de artmaya devam etti. 2018 yılı sonunda 336 bin olan pay piyasasında işlem yapan aktif yatırımcı sayısı, 2019 yılı sonunda 489 bine, Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) işlem yapan müşteri sayısı ise 17 binden 25 bine çıktı. Pay senetleri piyasa değerinin milli gelirdeki payı da yüzde 19’dan yüzde 25’e yükseldi” dedi.  

2019 yatırım fonlarının yılı oldu

2019 yılında portföy yönetimine olan ilginin arttığına dikkat çeken Keler, geçen yılın yatırım fonları yılı olduğunu belirtti. Keler şunları söyledi; ”Geçen yıl yatırım fonları portföy büyüklüklerinde önemli büyüme gördük. 2018 yılı sonunda 57 milyar TL olan yatırım fonları yüzde 124 büyümeyle 2019 yılı sonunda 127.4 milyar TL’ye yükseldi. Yatırım fonlarındaki büyümede para piyasası fonlarının yanı sıra, serbest fonlar ve alternatif yatırım fonlarındaki büyümenin etkili olduğunu gözlemliyoruz. Yine 2018 yılı sonunda 173 milyar TL olan kurumsal yatırımcı portföyü ise yüzde 64 oranında büyüyerek 2019 yılı sonunda 284 milyar TL’ye çıktı. Emeklilik yatırım fonlarında da devlet katkısı ve otomatik katılım sisteminin devreye girmesinin etkisiyle büyüme trendi devam etti. Emeklilik yatırım fonları geçen yıl yüzde 37 büyüyerek 93 milyar TL’den, 128 milyar TL’ye çıktı” dedi. Keler, 2019 yılında özel sektör borçlanma araçları stokunun da yüzde 29 oranında büyüyerek 143 milyar TL’den 185 milyar TL’ye çıktığını sözlerine ekledi.  

Hisse senetlerinin payının artmasını bekliyoruz

Alp Keler, “Kolektif yatırımların varlık dağılımına bakıldığında, emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilen tutarların yüzde 15’inin, yatırım fonlarında değerlendirilen tasarrufların ise yüzde 8’inin pay senetlerine yönlendirildiğini gözlüyoruz. Türkiye gibi büyüyen bir ekonomide bu payın artmasını bekliyoruz” diye konuştu. 

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin finans sektöründe en geniş üye yapısına sahip özdüzenleyici meslek örgütü olduğunu hatırlatan Keler, sermaye piyasalarının şirketlere ve ekonomiye katkısının güçlü bir şekilde sürdürdüğünü söyledi. Keler, sözlerine şöyle devam etti: “Sektör olarak 2019 yılında halka arzlar kısıtlı kalsa dahi şirketlerimize 6 milyar TL’lik özkaynak sağlamasına aracı olduk. Diğer yandan 2019 sonu itibariyle tahvil ihraçlarıyla şirketlerimizin yatırımcılardan 185 milyar TL tutarındaki borçlanmasına katkıda bulunduk.”  

“Sermaye piyasalarının ekonomiye katkısının artacağı bir dönem olacak”

Türkiye sermaye piyasalarında geçen yıl yaşanan büyümenin 2020 yılında da güçlü bir şekilde devam etmesini beklediklerini vurgulayan Keler, sermaye piyasalarının uzun vadeli kaynak yapısıyla Türkiye ekonomisine sunduğu değeri arttıracağı bir döneme girildiğini kaydetti. Keler,“Sermaye piyasasının sunduğu uzun vadeli fon yapısı, göreli olarak düşük maliyetli kaynak yapısı, büyümenin olumlu etkisinden tüm yatırımcıların yararlanmasını sağlaması, şirketlerin kurumsallaşmasına ve kayıt içinde olmaya yol açması gibi özellikler ülkemizin sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.  

TBMM gündeminde olan değişikliklerle sektör derinleşecek

Türkiye sermaye piyasasında, gerek Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu yasal altyapı gerekse teknik altyapının güçlü olmasının avantajlarının dalgalanmaların arttığı geçmiş dönemde görüldüğüne dikkat çeken Keler, “Bizler sermaye piyasanın aktörleri olarak bu yasal çerçevenin güçlendirilerek sektörün ekonomimize katkısını artırmasını arzu ediyoruz. Nitekim TSPB olarak kuruluşumuzdan bu yana mevzuat geliştirmelerinde üyelerimizle beraber ilgili kurumlar nezdinde öneri ve taleplerimizi paylaşıyoruz.Hükümetimizin de plan ve programlarında reel sektörün finansmanı, tasarrufların arttırılması, finansal teknoloji faaliyetlerinin geliştirilmesi gibi birçok alanda sermaye piyasasını geliştirmeye öncelik verdiğini ve sermaye piyasasını ajandasının üst sıralarına aldığını görmek bizleri mutlu ediyor” diye konuştu.  

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak son 2-3 yıldır sivil toplum kuruluşları, sermaye piyasası kurumları ve halka açık şirketlerin temsilcilerini de dahil ederek sermaye piyasası mevzuatının iyileştirmesine yönelik kapsamlı çalışmalar yaptıklarını belirten Keler, bu çalışmalar ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun sıkı işbirliği ile hazırlanan Sermaye Piyasası Kanunu’nda bazı değişiklikler öngören yasa taslağının yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğu bilgisini verdi. Meclise sunulan yasa tasarısının sermaye piyasalarının gelişimi açısından çok önemli değişiklikler öngördüğünü vurgulayan Keler, tasarının yasalaşmasıyla sektörün yeni olanaklarla derinleşmesinin önünün açılacağını söyledi.

Türkiye sermaye piyasalarının derinleşmesinin devamı için önümüzdeki dönemde bazı alanlarda yeni adımların atılması gerektiğini vurgulayan Alp Keler, kısa vadede yapılacak iyileştirmelerle sermaye piyasalarının ekonomiye sağladığı katma değerin daha da güçleneceğini ileri sürdü.  

Geçen yıl gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy yatırımları arttı

Toplantıda küresel ekonomi ve finansal piyasalara yönelik değerlendirmelerde de bulunan Keler, geçen yıla; Çin-ABD ticaret savaşları, jeopolitik riskler, Brexit gibi politik belirsizliklerin damga vurduğunu belirtti. Keler, bu tür politik belirsizliklerin de etkisiyle yaşanan güven sorunuyla ticaret ve yatırım harcamalarının azaldığını ve küresel büyümenin kriz dönemindeki seviyelerine gerilediğini söyledi. Bu nedenle gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının 2019 yılında genişlemeci para politikalarını sürdürdüklerini hatırlatan Keler, yaşanan negatif faiz sorunu nedeniyle getiri arayışı içerisinde olan portföy yatırımlarının bir kısmının gelişmekte olan ülkelere yöneldiğini ifade etti. Keler, 2019 yılında gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy yatırımlarının yüzde 60 büyüdüğüne dikkat çekti.  

Küresel büyüme hız kazanıyor

2020 yılında ise küresel anlamda bir süredir duraksayan yatırımların tekrar hayata geçmesinin beklendiğini kaydeden Keler, şunları söyledi: “Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları genişlemeci para politikalarını sürdürürken, belirsizliklerin azalması ile öncü göstergelerde iyileşme başladı. Küresel PMI endeksi ve global sürpriz endeksinde önemli artışlar gözlüyoruz. Son günlerde özellikle Çin’deki salgın hastalık nedeniyle endişeler artsa da düşük faiz ortamı ve azalan ticaret belirsizlikleriyle 2020 yılında küresel büyümenin özellikle gelişmiş ülkelerden gelecek katkıyla hız kazanması bekleniyor. Biz de 2020’ye ümitle bakıyoruz.”  

Keler, gelişmiş ülke merkez bankalarının genişlemeci para politikalarının etkisiyle mevcut küresel finansal koşulların gelişmekte olan ülke finansal varlıklarına yönelik risk iştahını desteklediğini, 2020 yılında da gelişmekte olan ülkelere fon akışının süreceğini ifade etti.  

Türkiye avantajlarıyla öne çıkabilir

2019 yılını Türkiye açısından değerlendiren Alp Keler, ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve küresel gelişmelerin katkısıyla 2019 yılında Türkiye’nin risk priminin düştüğünü belirterek, “Enflasyon beklentilerindeki ve ülke risk primindeki iyileşme kısa vadeli politika faizinin indirilmesine olanak sağlarken, uzun vadeli faizler de geriledi.Faiz oranlarındaki gerileme ve iç talepteki toparlanma kredi büyümesi yoluyla büyümeye katkı sağladı” diye konuştu. Türkiye ekonomisinin yeniden büyüme patikasına döndüğünü vurgulayan Keler, şöyle devam etti: “Büyümedeki toparlanmada, finansal koşullardaki iyileşme, belirsizliklerin azalması, enflasyondaki istikrar, tüketici ve yatırımcı güvenindeki toparlanmanın etkili olduğunu değerlendiriyoruz. Nitekim reel sektöre yönelik anketler, geleceğe yönelik beklentilerin olumlu olduğuna işaret ediyor. Bizler de finans kesimi olarak 2020’ye iyimser bakıyoruz. Türkiye’nin bu avantajları ile öne çıkacağına inanıyoruz.”

Dijitalleşme sermaye piyasalarını da dönüştürüyor

Dijitalleşmenin sermaye piyasalarında iş yapış biçimlerini kökten değiştirdiğini belirten Dr. Alp Keler finans sektörünün dijital dönüşümüne yönelik şunları söyledi: “Finans sektörünün mobil cüzdanlar, ödeme uygulamaları, robo danışmanlık, çevrimiçi transfer platformları, algoritmik işlemler, gibi birçok yenilik ile gittikçe dijitalleştiğini görüyoruz. Yapay zekâ ve büyük veri ile makine öğrenimi ve blok zinciri teknolojileri finans sektöründe de farklı kullanım alanları buluyor veya geleneksel finans kesimine alternatif oluşturuyor.”

Dijitalleşmenin getirdiği yeniliklerin Türkiye’de de hayata geçirildiğine dikkat çeken Keler, “Nitekim üyelerimiz de müşterilerine robo-danışmanlık gibi farklı çözümler sunmaya başladı. Finansal teknolojilerin rekabeti arttırarak yatırımcıya daha düşük maliyetli ve daha iyi hizmet almasına yönelik çözümleri, çeşitli ülkelerde elverişli düzenleyici koşullarla destekleniyor. Nitekim hükümet de plan ve programlarında finansal teknolojiler konusunda geliştirmeler yapılabilmesini sağlamak amacıyla yurtdışında kum havuzu olarak bilinen düzenleme deney alanı modellerinin öngörüldüğünü biliyoruz. Fintek ekosisteminin ülkemizde gelişmesine yönelik çabaları memnuniyetle izliyoruz. Ülkemizin, dijital dönüşümün öncü ülkelerinden biri haline gelmesi ve uluslararası bir finans merkezi olması için benzer bir düzenleme yaklaşımının benimsenmesini istiyoruz. Böylelikle İstanbul Finans Merkezi hedefine daha güçlü bir şekilde ilerleyeceğimizi, daha güçlü sermaye piyasaları ekosistemi yaratacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

TSPB hakkında:

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), banka, aracı kurum, portföy yönetim şirketleri ve yatırım ortaklıklarının üye olduğu öz düzenleyici bir meslek kuruluşudur.

 

2018 Sermaye Piyasaları Kongresi “Gelecek” Temasıyla Gerçekleştirildi

15.11.2018 – Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) düzenlediği Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi, 13-14 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. İki gün süren Kongreyi, başta sermaye piyasaları olmak üzere, finans ve diğer birçok sektörü temsilen yaklaşık 8 binin üzerinde kişi izledi.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun desteği, Borsa İstanbul Grubu’nun ana sponsorluğunda 13-14 Kasım tarihlerinde İstanbul Levent’te gerçekleştirilen, Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ne yoğun ilgi ve katılım oldu. “Gelecek” temasıyla düzenlenen kongrede, 26 panel ve sektöre yönelik farklı başlıklarda 23 eğitim programına 8 binin üzerinde ziyaretçi katılım sağladı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taskesenlioğlu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, Borsa İstanbul Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çetinkaya, dünyaca ünlü fütürist yazar Gerd Leonhard, Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı ve CFA Enstitüsü Dünya Başkanı Paul H. Smith gibi önemli isimler Kongre’de konuşmacı olarak yer aldı.

Kongrenin ana amaçları

Kongre hakkında genel bir değerlendirmede bulunan TSPB Başkanı Erhan Topaç, kongrenin ana amacı hakkında da şu bilgileri verdi: “Sermaye piyasalarının tanıtımına yönelik en önemli etkinlik olan Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ne ilginin ve katılımın giderek arttığını görüyoruz. İki gün boyunca, sektörümüzü etkileyecek konulara hep birlikte değindik. Kongre panellerinde yapısal reformlar, ticaret savaşları, girişimcilik gibi makroekonomik konular; yapay zeka ve etkileri, teknolojinin finansal mimariyi ve iş modellerini değiştirmesi, gelecekte istihdamın nasıl olacağı, müşteriyi tanıma kuralına ilişkin fintek uygulamaları, blockchain uygulama örnekleri gibi yıkıcı teknolojilerin etkileri; kur ve faiz riskinin yönetimi, sermaye piyasası ihraç süreçleri ve halka açılma yoluyla kaynak yaratma alternatifleri, gayrimenkul ve girişim sermayesi fonları gibi gündemde yer alan birçok konu tartışıldı.”

Gerd Leonhard ana konuşmacı oldu

Kongrenin ilk günü 12 ayrı panel gerçekleştirildi. Uluslararası uzmanların katıldığı Kongre’nin ana konuşmacılarından biri de “Teknolojiye Karşı İnsanlık” kitabının yazarı Gerd Leonhard oldu. Kültürel ve toplumsal olgulardan ticaret ve teknolojiye kadar birçok farklı alanda geleceğe dair yenilikleri ve görüşlerini kongredeki katılımcılarla paylaşan Leonhard’ın, “Teknolojiye Karşı İnsanlık” isimli kitabının imzalama etkinliğine yoğun katılım oldu.

Faruk Eczacıbaşı da Kongrede
Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin ikinci gününde 14 ayrı panel düzenlendi. Kongrenin ikinci gününde Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı da yer aldı. Türkiye’nin dijital ekonomiye geçişi için en fazla çaba gösteren isimlerinden biri olan Eczacıbaşı, kongrede Türkiye’nin dijital ekonomiye geçiş alanında yaşadığı dönüşümleri ve dünyadaki son gelişmeleri ele alan bir sunum gerçekleştirdi. Faruk Eczacıbaşı, Kongre’deki açılış konuşmasının hemen ardından “Daha Yeni Başlıyor” isimli kitabının imza etkinliğinde kitapseverlerle buluştu.

‘Sermaye Piyasasının Geleceği’ konulu panel yoğun ilgi gördü
Kongrenin ikinci günü gerçekleştirilen paneller içerisinde en ilgi çekeni ise binin üzerinde katılımcının izlediği “Sermaye Piyasasının Geleceği” konulu panel oldu. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taskesenlioğlu, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, Borsa İstanbul Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çetinkaya ve TSPB Başkanı Erhan Topaç konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Türk Ekonomi Bankası A.Ş (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici gerçekleştirdi.

İkinci gün Türk sporu masaya yatırıldı
Kongrenin ikinci günü Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Orman ile Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç’un katıldığı ve Habertürk TV Program Sunucusu-Ekonomist Ebru Baki ile TRT Spor Spikeri Ersin Düzen’in moderatörlüğünde, “Sporun Geleceği Aydınlık mı?” konulu bir panel gerçekleştirildi. Panele katılan Koç ve Orman, spor kulüplerinin mali yapısının düzeltilmesi ve borç sarmalından kurtulabilmeleri adına uygulanması gereken reçete hakkında bilgi verdiler.

Kongreye katılım ücretsiz oldu
Sermaye Piyasası Kurulu’nun desteklediği ve Borsa İstanbul Grubu’nun ana sponsor olduğu Kongre kapsamında düzenlenen panel ve eğitimler, tüm katılımcılara açık ve ücretsiz gerçekleştirildi.

 

Sermaye Piyasalarının Nabzı Bu Kongrede Attı

13-14 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleşen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ni ziyaret ettik. TSPB Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Topaç’tan kongre hakkında bilgiler aldık.

 

TSPB Başkanı Topaç: “Sermaye Piyasalarının Ekonomiye Katkısının Artacağı Bir Döneme Giriyoruz”

13.11.2018 – Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan TSPB Başkanı Erhan Topaç: “Sermaye piyasalarının ekonomiye katkısının artacağı bir döneme giriyoruz”

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) bu sene üçüncüsünü düzenlediği Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılışında konuşan TSPB Başkanı Erhan Topaç, “Ülkemizin sağlıklı bir şekilde kalkınabilmesi için yurt içi tasarrufları artırmamız, yatırım vadelerini uzatmamız, ardından yatırıma ve özellikle uzun vadeli yatırıma yönlendirmemiz gerekiyor”

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) bu sene üçüncüsünü düzenlediği ve iki gün boyunca İstanbul Wyndham Grand Levent Oteli’nde gerçekleştirilecek olan Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi başladı. “Gelecek” temasıyla düzenlenen ve iki gün sürecek olan kongrede, 26 panel ve sektöre yönelik farklı başlıklarda 23 eğitim programı yer alacak.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Erhan Topaç, değerlendirmelerini şu şekilde aktardı:

“Bugün bizim için çok önemli bir gün. Sermaye piyasalarının tanıtımına yönelik en büyük ve önemli etkinlik olan Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresine ilginin ve katılımın giderek arttığını görüyoruz. Mutlu ve umutluyuz. İki gün boyunca, sektörümüzü etkileyecek konulara hep birlikte değineceğiz. Bildiğiniz gibi ülkemizin temel sorunlarından birisi yatırımlarımızı finanse edecek kadar tasarrufumuzun olmaması. Mevcut cari açığımızı yüksek olması ve yurt içi tasarruflarımızın seviyesi büyümenin finansmanında yeterli olmadığı için yurt dışından tasarruf ithal ediyoruz. Bu durum bizi dış kaynağa bağımlı ve büyüme modelimizi kırılgan hale getiriyor.Ülkemizin sağlıklı bir şekilde kalkınabilmesi için yurt içi tasarrufları arttırmamız, yatırım vadelerini uzatmamız, ardından yatırıma ve özellikle uzun vadeli yatırıma yönlendirmemiz gerekiyor. Ancak, Türkiye’deki hane halkı tasarrufların finansal varlıklar arasındaki dağılımına baktığımızda % 85’nin kısa vadeli (ortalama 3 ay) mevduattan oluştuğunu, kalan %15’lik kısmın uzun vadeli finansmanı sağlayan sermaye piyasası araçlarına yöneldiğini görüyoruz. Sağlıklı büyümemiz için bu fotoğrafı değiştirmemiz gerekiyor. Mevcut durumda, yaklaşık 80 milyonluk ülkemizde sermaye piyasasında yatırımı olan 16 milyon kişi bulunuyor. Bu rakamı artırmak zorundayız.”

“Yabancı yatırımcılar ülkemizin potansiyeline daha çok güveniyor”

Türkiye’nin yatırım dünyasında yüksek büyüme oranlarıyla dikkati çeken bir ülke olduğuna işaret eden Topaç, bu konuda şunları söyledi:

“Hatta, sermaye piyasamızdaki yerli ve yabancı kişilerin yatırımlarına baktığımızda, pay piyasasında yabancıların ağırlığının yüksek olduğunu (%63) görüyoruz. Yani, yabancı yatırımcılar ülkemizin potansiyeline kendi yatırımcılarımızdan daha çok güveniyor ve bunun uzun vadeli getirisinden yurt içi tasarruf sahiplerinden daha çok yararlanıyor. Son 10 yılda sermaye piyasasında yaratılan kaynak tutarı (enflasyona göre düzelterek hesaplıyoruz) 1 trilyon TL’yi buldu. Bunun 900 milyar TL’den fazla kısmı özel sektörün ihraç ettiği borçlanma araçlarından geliyor. Halka açılmalardan sağlanan kaynak 28 milyar TL; sermaye artırımlarından sağlanan kaynak. 70 milyar TL. 2018’de toplam 9 şirket halka arz edilerek 5,4 milyar TL’lik kaynak sağlandı. İkincil halka arzlarla ise 2,9 milyar TL’lik bir kaynak sağlandı. 2018 yılında bedelli sermaye artırımlarından 5,8 milyar TL kaynak yarattı. Borçlanma araçları yoluyla 2018 yılında şu ana kadar 147 milyar TL kaynak yaratıldı. Dolayısıyla, dalgalanmanın arttığı bir dönemde dahi sermaye piyasaları kaynak yaratmaya devam edebildiğini görüyoruz. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresinin bir diğer amacı da reel sektörümüzde sermaye piyasası yoluyla kaynak yaratma farkındalığını sağlamak. Ülkemiz dünyanın 17. büyük (2017 sonu) ekonomisi olarak bulunuyor. Ancak, bu büyüklüğümüzü halka açık şirketlere yeterince yansıtamadığımızı görüyoruz. Örneğin, İSO-1000’deki şirket arasından sadece 100 civarını halka açabilmişiz. Bu konuda daha çok çalışmamız ve halka açılmanın gerek ülke ekonomimize gerekse şirketlerimize katkısı hakkında girişimcilerimizi ve yatırımcılarımızı bilinçlendirmemiz gerekiyor.”

“Dünyanın 17. büyük ekonomisini layık olduğu seviyeye ulaştırmalıyız”

Türkiye’de halka açık 487 şirket bulunduğunu, bunların da piyasa değerinin yaklaşık 800 milyar TL olduğuna da vurgu yapan Topaç, “Bu değerin milli gelirimize oranı ise %25 civarında. Buna karşın dünya ülke örneklerine bakıldığında sermaye piyasaları ile kredi piyasalarını dengeli bir şekilde büyüttüklerini görüyoruz. Dünyanın 17. büyük ekonomisini bu konuda da layık olduğu seviyeye ulaştırmanın öncelikli hedeflerimiz arasında yer alması gerektiğine inanıyoruz. Bunun için şirketlerimizin, sermaye piyasasından yararlanmaları için destek olmalıyız. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak, sermaye piyasalarının geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan her konuda her zaman hükümetimizin yayında olduğumuzu belirtmek isteriz. Birlik olarak biz gerekli çalışmalarımızı yaptık ve göreve hazır bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Finansal okur yazarlığı geliştirmek için hep birlikte çalışacağız”

Kongrenin açılışında Erhan Topaç’ın ardından söz alan Borsa İstanbul AŞ(BİST) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan,Sermaye piyasası sektörü olarak, gerek sermaye piyasası ve ortaklık kültürünü ve finansal okur yazarlığı geliştirmek, gerekse geleceği şekillendirecek ve değer yaratacak milli teknoloji şirketlerimizin piyasalarımıza çekilmesi ve sermaye piyasası kaynaklarıyla fonlanması ve ayrıca daha verimli ve katma değerli işler üretebilmeye yönelik olarak yüksek nitelikli bilgi ve teknolojinin sektörün paydaşları tarafından kullanımını sağlamak üzere hep birlikte çalışacaklarını ifade etti.

“Yatırımcı tabanının genişletilmesine yönelik çalışmalar önceliklerimizdendir”

Borsa İstanbul olarak, sıkışan reel sektörümüze alternatif finansman kanalları sunulması ve finansman maliyetlerinin düşürülmesi için üzerimize düşen görevlerin ajandalarında yer alan en önemli husus olduğuna vurgu yapan Arıcan, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hükümetimiz tarafından tasarlanan büyük altyapı projelerinin hayata geçirilmesi için gerekli finansmanın sermaye piyasaları araçları ile yapılması, bu tip menkul kıymetleştirmelerin yaygınlaştırılması, üzerinde odaklanmamız gereken konu başlıkları arasındadır. Sermaye piyasalarımıza yönelik ilginin artırılması, sermaye piyasası ürünlerimizin çeşitlendirilmesi, yatırımcı tabanının genişletilmesine yönelik çalışmalar önceliklerimizdendir. Bu çalışmalar sonucunda, yurt içi tasarrufların bir kısmının sermaye piyasası araçlarına yönlendirilmesi, Aselsan örneğinde olduğu gibi yüksek hacimli halka arzların yurt içi piyasalardan finanse edilebilirliğinin sağlanması için farkındalık çalışmaları da yürütmekteyiz. Borsa İstanbul Grubu olarak son 5 senede kullandığımız teknolojiye önemli yatırım yaptık. Blockchain çalışma grubumuz, veri analitikleri çalışmamız, bu alandaki çalışmalarımıza örnektir. Bu nedenle bugünkü kongrenin ana teması olan “Gelecek” ve Fintech alt başlığı kapsamında yer alan AI (artificial intelligence), blockchain, big data, data analytics, robo-advisory gibi yenilikçi yaklaşımların değerlendirildiği, tartışıldığı panellerin sermaye piyasalarımız açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum.”

“Yeni politika araçları geliştirerek çağa uyum sağlaması gerekir”

Kongrenin açılında son sözü alan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taskesenlioğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Temelleri sağlam olan ekonomimizin dinamizmi piyasalara da yansımaktadır. Kurulumuzca çeşitli borçlanma araçları ile ilgili olarak şirketlere verilen izinler 2016 yılında yaklaşık 410 milyar TL tutarında iken, bu rakam 2017 yılında 500 milyar TL’ye, içinde bulunduğumuz yılın ilk yarısında ise 320 milyar TL’ye ulaşmış durumdadır. Bu durum bize, giderek daha fazla reel sektör şirketimizin, değişik finansal araç ihracı yoluyla sermaye piyasalarından kaynak temin etmeye yöneldiğini göstermektedir. Şirketlerin öz kaynağa dayalı finansman ayağına baktığımızda ise, 2015 ve 2016 yıllarında neredeyse yok denecek kadar az sayıda olduğu halde, içinde bulunduğumuz yılın ilk yarısında şirketlerin öz kaynağa dayalı finansman yoluyla yaklaşık 14 milyar TL tutarında kaynak temin ettiği görülmektedir. Bu rakamın 2017 yılının tamamında yaklaşık 5 milyar TL tutarında olduğu dikkate alınırsa, sermaye piyasalarından öz kaynak yolu ile finansman sağlama yönünde büyük bir potansiyelin bulunduğu söylemek mümkündür. Kurulumuz kaydında 402’si borsada işlem görmek üzere 487 adet halka açık şirket, 486 adet menkul kıymet yatırım fonu, 8 adet girişim sermayesi yatırım ortaklığı, 9 adet menkul kıymet yatırım ortaklığı, 33 adet gayrimenkul yatırım ortaklığı, 38 adet gayrimenkul yatırım fonu, 53 adet portföy yönetim şirketi, 101 adet bağımsız denetim şirketi, 136 adet gayrimenkul değerleme şirketi, 8 adet derecelendirme kuruluşu ve 80 adet aracı kurum bulunmaktadır. Sermaye piyasalarımızda; 7 milyon BES, 5 milyon otomatik katılımlı BES, 3 milyon yatırım fonu, 72 bin özel sektör borçlanma aracı ve 1,2 milyon hisse senedi yatırımcısına hizmet verilmektedir. Piyasamızda hisse senetlerinin toplam piyasa değeri Kasım ayı başı itibarıyla, 750 milyar TL düzeylerinde iken, bu tutarın borsada işlem gören kısmı da yaklaşık 300 milyar TL tutarındadır. Aynı tarih itibarıyla özel sektör borçlanma araçlarının piyasa değeri yaklaşık 70 milyar TL ve diğer menkul kıymetlerin piyasa değeri de yaklaşık 12,5 milyar TL’dir. Bu tutarları, aynı tarih itibariyle mevduat olarak değerlendirilen yaklaşık 2 trilyon 40 milyar TL tutarındaki tasarruf ile karşılaştırırsak, piyasamızın bankacılık piyasasına göre tasarruflardan ne kadar az pay aldığı daha iyi anlaşılmaktadır. Üstelik mevduat olarak değerlendirilen tutarın yaklaşık yarısı yabancı para cinsinden tutulmakta olup, yabancıların hisse senetlerinde yaklaşık yüzde 63’ler seviyesinde paya sahip olduğu, yerli yatırımcıların paylarının daha da düşük olduğu da dikkate alındığında, halkımızın pay senetleri başta olmak üzere sermaye piyasası araçlarına güvenlerinin tazelenmesine acil ihtiyaç bulunduğu da ortadadır. Önümüzdeki dönem için ekonomiye ve reel sektöre katkı sağlayacağına inandığımız, hayata geçirmeyi düşündüğümüz projeler üzerinde çalışıyoruz. İçinden geçmekte olduğumuz sürecin eşsiz fırsatlar ve potansiyel tehditler barındırdığı, bu kapsamda finansal düzenleyicilerin proaktif bir yaklaşımla gerekirse yeni politika araçları geliştirerek çağa uyum sağlaması gerektiğine inanıyor, kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.”

Gerd Leonhard ana konuşmacı oldu

Uluslararası uzmanların katıldığı Kongre’nin ana konuşmacılarından biri de “Technology vs. Humanity” kitabının yazarı Gerd Leonhard oldu. Kültürel ve toplumsal olgulardan ticaret ve teknolojiye kadar birçok farklı alanda geleceğe dair yenilikleri ve görüşlerini kongredeki katılımcılarla paylaşan Leonhard, kendi adına düzenlenen kitap imzalama etkinliğine de katıldı.

Faruk Eczacıbaşı da kongrede

Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nı da ağırladı. Türkiye’nin dijital ekonomiye geçişi için en fazla çaba gösteren isimlerinden biri olan Eczacıbaşı, kongrede yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bu alanda yaşadığı dönüşümler ve dünyadaki son gelişmelerden söz etti. Faruk Eczacıbaşı’nın Kongre’deki açılış konuşmasının hemen ardından “Daha Yeni Başlıyor” isimli kitabının imza etkinliğinde kitapseverlerle buluştu.

İkinci gün Türk sporu masaya yatırılacak

Kongrenin ikinci günü Habertürk TV Program Sunucusu-Ekonomist Ebru Baki ve TRT Spor Spikeri Ersin Düzen’in moderatörlüğünde, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Orman’ın katılacağı “Sporun geleceği aydınlık mı?” konulu bir panel gerçekleştirilecek.

Geleceği şekillendiren birçok konu yer alıyor

Kongre, reel sektörü ve finansal hizmetler sektörünü etkileyen yapay zeka, makine öğrenimi, algoritmik işlemler, robot danışmanlar gibi geleceği şekillendiren konu başlıklarını içerecek şekilde fütüristtik bir bakış açısıyla gerçekleştiriliyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun da desteklediği Kongre’deki çok sayıda ana/eş anlı panellerin yaklaşık 6 bin civarında ziyaretçisinin olması bekleniyor. Gündemdeki konuların yanı sıra yatırım yapma stratejilerine yönelik hazırlanan birçok eğitim programı da ücretsiz olarak Kongre’de yer alıyor.

Kongreye katılım ücretsiz

Sermaye Piyasası Kurulu’nun desteklediği ve Borsa İstanbul Grubu’nun ana sponsor olduğu Kongre kapsamında düzenlenecek panel ve eğitimler, tüm katılımcılara açık olup kayıtlar Kongre web sitesi üzerinden ücretsiz bir şekilde yapılabiliyor. Ayrıca Kongre’nin resmi hava yolu firması olan Türk Hava Yolları Kongre’ye kayıt yaptıran katılımcılara, belirli rezervasyon sınıflarında indirim sunuyor. Bunun yanı sıra, Metro Turizm de kongreye İstanbul dışından katılım gösterecek üniversite öğrencileri için ücretsiz seyahat olanağı sağlıyor.

Kongreye çok sayıda kurum destek veriyor
Kongre’ye;
Sermaye Piyasası Kurulu,
Borsa İstanbul Grubu,
T. İş Bankası A.Ş.,
Gedik Yatırım Menkul Değerler A.Ş.,
Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.,
Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.,
Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş.,
Deutsche Bank,
İntegral Yatırım Menkul Değerler A.Ş.,
A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş.,
BtcTurk,
CFA Society İstanbul,
Citibank A.Ş.,
DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu,
Devexperts Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş.,
Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil ve Eğitim Kuruluşu A.Ş.,
TEB Portföy Yönetimi A.Ş.,
Türkiye Katılım Bankaları Birliği,
Türkiye Sigorta Birliği,
Türkiye Sinai Kalkınma Bankası,
White&Case ve GKC Partners,
Metro Yatırım Menkul Değerler,
Türk Hava Yolları,
Bloomberg HT,
TRT World,
Binyaprak,
Borsagündem,
Finnet ve Investing.com destek veriyor.
Kongreyle ve konuşmacılarla ilgili detaylı bilgilere www.sermayepiyasalarikongresi.org.tr
adresinden ulaşılabiliyor.

TSPB hakkında:
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), banka, aracı kurum, portföy yönetim şirketleri ve yatırım ortaklıklarının üye olduğu öz düzenleyici bir meslek kuruluşudur