Ana sayfa Haberler Tekstil İhrac...

Tekstil İhracatı 2021’in İlk Yarısında Yüzde 126 Arttı

26.07.2021 – Covid-19 süreci devam ederken aşılamanın hız kazanması ve fiziksel mağazaların açılmasıyla birlikte beklenen olumlu etkiler görülmeye başlandı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği olarak Haziran ayını bir önceki aya göre yüzde 122 artışla diğer beş ayda olduğu gibi rekor kırarak 36,5 milyon dolarlık ihracatla kapattık. Ocak-Haziran döneminde ise ihracatımızda yüzde 126 artış gerçekleşti ve bir önceki yıl Ocak- Haziran döneminde ihracatımız 92 milyon dolarken bu yılın ilk 6 ayında ihracatımız 208 milyon dolara yükseldi. 

Bu yılın ilk yarısında en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ülke sırasıyla; Pakistan, Çin, İtalya, Portekiz ve Hindistan oldu.

Pandemi sürecinde öne çıkan iki önemli kavram vardı. Birincisi alışkanlıkların değişip kaynakların kullanımının daha bilinçli hale gelmesi ikincisi ise dijitalleşme. Birliğimizin bu dönemde de önceliği sürdürülebilirlik , dijitalleşme ve her dönem olduğu gibi katma değerli ihracat olmaya devam etti.

Tekstil, çevreye en fazla zarar veren ve dünyada en çok su israfına yol açan sektörlerden arasında yer alıyor. Korona sonrası toparlanmanın hedefinde iklim krizi, çevre dostu üretim ve dijitalleşme olmalı.  

Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme politikalarını sağlam zeminler üzerine inşa eden ve hızla aksiyona geçen ülkeler artık küresel ekonomiyi domine ediyor.

Avrupa Birliği’nin, Avrupa Yeşil Anlaşması ile iklim ve çevreyle ilgili zorluklarla mücadele konusunda etkili düzenlemeler içeren bir yol haritası belirlediğini artık herkes biliyor. Anlaşma kapsamında 2030’a kadar karbon salınımını %50 oranında azaltma, 2050’de ise karbon salınımını sıfıra indirme hedeflerine ulaşmak için yeni stratejiler belirleniyor. Bu hedeflere ulaşabilmek için kademeli olarak yeni sektörel kriterler, vergiler ve iş modelleri uygulamaya konulacak.

Biz de sektör olarak gerekli bilinci oluşturup hazırlıklarımızı yaparak bu durumu fırsat haline getirmeyi hedefliyoruz. Yeşil Anlaşma, Türkiye’nin düşük karbonlu üretimi desteklemesine ve bu şekilde yüksek karbonlu ülkelere göre avantajlı konuma gelerek, AB ülkelerine yaptığı ihracatta pazar payını artırmasına fırsat yaratabilir. Yeşil Anlaşma hedeflerine hızlı adapte olacak işletmeler görece rekabet avantajı da elde edeceklerdir.

Bu kapsamda biz de 2021 yılında sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyerek Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” konulu bir URGE projesi başlatma kararı aldık. Talep toplama aşamasında olan projemiz üyelerimizin Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere önümüzdeki dönemde sektörün dinamiklerini etkileyecek sürdürülebilirlik ile ilgili gerekli koşullara hazırlıklı olmalarını sağlamayı amaçlıyor.

Ayrıca uluslararası markaların Türkiye’den özellikle organik pamuk ve pamuk ipliği ürünlerini her yıl artırarak alma planları olduğunu biliyoruz. Hatta bazı büyük markaların siparişleri Uzak Doğu’dan Türkiye’ye kaymış durumda. Dünya çapındaki giyim markalarının önümüzdeki 5 sene içinde kullandıkları pamuk elyaflarının tamamını organik ya da better cotton gibi sürdürülebilir pamuk elyaflarından alma hedefleri var.

Ege Bölgesinin, tekstil sektöründe organik pamuk, organik kumaş ve organik kıyafet üretiminde öncü konumda olması önemli bir avantaj.

Bölge olarak organik pamuğa en yakın Ege pamuğu ve Türkiye’de üretilen geri dönüştürülmüş ipliğin yüzde 75’inin üretildiği Uşak’ın rejenere iplikleri bizi öne çıkaran hammaddeler. Pamuk, polyester ve yünün geri dönüştürülerek ipliğe dönüştürüldüğü ilimizde bu konuda önemli yatırımlar gerçekleştirilmiş durumda. 2021 yılında da daha az karbon izi bırakarak yeşil ekonomiye uyumlu sürdürülebilir üretimle ihracat yapmayı hedefliyoruz.

Ülkemizde organik pamuk üretiminin artmasına yönelik çalışmalarının yanı sıra  takip edilerek sağlıklı büyümesinin sağlanması ve uzun vadeli istikrarlı büyüme modelinin benimsenmesi ve desteklenmesinin sektörümüz açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

Pandemi sonrası artık tedarik zincirleri kısalmaya başladı ve az adetli ve kısa terminli siparişler yoğunlaştı. Bu durum en fazla ihracatı Avrupa’ya olan Türkiye ile hedef ülkeler arasında daha yakın ilişkilerin geliştirilmesi için bir avantajı da beraberinde getiriyor.

Bu kapsamda , fiziksel olarak gerçekleştiremediğimiz pazarlama faaliyetlerimizi online olarak gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığı desteğiyle Birliğimiz , Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği işbirliğiyle tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin lider pazarlarından İspanya’ya beş gün süren dijital ticaret heyetini gerçekleştirdik. 24-28 Mayıs 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen söz konusu heyet organizasyonunda 45 Türk firması 100’den fazla İspanyol alıcıyla iş görüşmesi gerçekleştirdi.

Bundan sonraki faaliyetlerimizi de hibrit olarak gerçekleştirmeyi planlıyoruz, online gerçekleştirilen faaliyetlerin avantajlarından faydalanmaya devam edeceğiz.

Pandemi sürecinde, 2014’te sektöre kazandırdığımız Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi (TEKSMER A.Ş.)  medikal alanda çalışmalarını hızlandırdı ve 2021 yılının başında TEKSMER A.Ş. tarafından Covid-19’a neden olan koronavirüsün iki saat içinde etkisiz hale gelmesini sağlayan kumaş geliştirildi.

Bakırın antiviral özelliği dikkate alınarak başlatılan projenin ilk denemelerinden elde edilen olumlu sonuçlar ile TEKSMER A.Ş., geliştirdiği lifin viral koruma seviyesini arttıracak çalışmalarına devam etmekte olup geliştirilen antiviral özellikli kumaşın medikal ve koruyucu tekstil olarak kullanımı hedeflenmektedir.

Ayrıca Birliğimiz ve Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen ‘Teknik Tekstil Sektöründe İhracat Potansiyelinin Artırılması’ konulu UR-GE projemiz kapsamında katılımcı firmalara yönelik “Koruyucu ve Medikal Teknik Tekstil Ürün Geliştirme” danışmanlık hizmeti verildi.

Katılımcı firmalarla 5 ana başlıkta 6 ay süre boyunca gerçekleştirilen görüşmeler ile teknik tekstillerin medikal veya koruyucu teknik tekstil alanlarında ayrı ayrı çalışmalar yapıldı ve böylece katılımcı firmaların uluslararası arenada teknik tekstil alanında rekabetçilik gücünün artırılmasına destek olundu.

Ayrıca, Tekstil Mühendisliği mesleğine ilginin artırılması ve gençlerimizin Tekstil Mühendisliğini tercih etmelerini sağlamak amacıyla tekstil ve hazır giyim ihracatçı Birlikleri olarak tanıtım kampanyalarına devam ediyoruz.

Üniversite sınavında ilk 80 bine girerek burs şartlarını sağlayan tüm öğrencilerimize eğitim hayatları boyunca asgari ücrete kadar karşılıksız burs sağlıyoruz.

Gençlerin önünü açarak, ekolojiyi koruyarak, güncel kalarak kısacası akıllı uzmanlaşarak ilerlediğimiz sürdürülebilir üretim planımızla gelişen ve büyüyen Türkiye ekonomisi için durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz.

Hazır Giyim Sektörü, 2021 Yılının İlk Yarısında 690 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdi

08.07.2021 – Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, geleneksel olarak Türkiye’nin açık ara en fazla dış ticaret fazlası veren sektörüdür. Bilindiği üzere imalat sanayinin istihdam deposu olan hazır giyim ve tekstil sektöründe imalat ve perakendede yaklaşık 2 milyon kişi istihdam edilmektedir.  

Sektörümüzün kg başı ihracat birim fiyatı Türkiye ortalamasının oldukça üstünde, yüzde 50-55 seviyeleriyle kadın istihdamında da açık ara birinci sektör konumundadır. 2020 yılında tüm sektörler gibi hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü de derinden etkileyen pandemi krizini hızla fırsata çevirerek gösterdiğimiz başarılı performansı 2021 yılının ilk yarısında daha da ileriye taşıdık.

Türkiye genelinde 2021 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artışla 9,4 milyar dolar hazır giyim ihracatı gerçekleştirildi. Pandemi öncesi yıl olan 2019’un aynı dönemine göre ise bu yılın ilk yarısında Türkiye geneli ihracatımız yüzde 8 arttı.

EHKİB ihracatımız geçen yıla göre yılın ilk 6 ayında yüzde 31 artışla 690 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatımız 2019 yılına göre ise yüzde 9 arttı. Haziran ayında sektör olarak hem Türkiye hem bölgemizde Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu kırdık. Türkiye geneli haziran ayı ihracatımız 2020 yılına göre yüzde 34 artarak 1,8 milyar dolar olarak gerçekleşirken, EHKİB haziran ayı ihracatımız ise bir önceki yıla göre yüzde 26 artarak 131 milyon dolar oldu.

2021 yılının ilk döneminde Avrupa’da kısıtlamaların ve kapanmaların devam etmesi, Ramazan Bayramı sürecinde ülkemizde yaşadığımız 17 günlük kapanmalara rağmen ihracat rakamlarımızın çok iyi seviyede olduğunu görüyoruz. Biliyorsunuz ki, yıl sonu hedefimizi 1,5 milyar dolar olarak belirlemiştik. Avrupa’da aşılanmanın hızlanmasıyla birlikte hayatın normale dönmeye başlaması, siparişlerimize doğrudan yansıdı. Yılın ikinci yarısından da oldukça umutluyuz, yıl sonu hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum.

Covid-19 salgınının ana ihraç pazarımız olan Avrupa’yı, özellikle İtalya, İspanya ve İngiltere gibi ülkeleri derinden etkilemesi nedeniyle, hazır giyim endüstrisi pandemiden en fazla etkilenen sektörler arasında konumlandı.

Ancak, bu olumsuz etkileri bertaraf etmek ve Avrupa’daki alıcılarımızla bir şekilde bağımızı koparmamak adına, sanal ticaret heyetleri ve fuarlara birlik olarak katılımlarımızı gerçekleştirdik. 2020 yılında başladığımız sanal organizasyonlara, 2021 yılının ilk yarısında da devam ettik.

2021 yılının şubat ayında gerçekleştirilen Premiere Vision dijital fuarına 19 firmamız ile katıldık ve firmalarımızın uluslararası platformlarda tanıtımlarını gerçekleştirebilmek amacıyla Premiere Vision’un çevrimiçi pazaryerinde haziran sonuna kadar yer almalarını sağladık.

Mayıs ayında Birliğimizden 14 firmamızın katılımıyla Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliğiyle birlikte İspanya Sanal Ticaret Heyeti düzenledik. Heyette toplamda 45 firma yer aldı.

Son dönemlerin en güncel gelişmelerinden biri sürdürülebilirlik olarak karşımıza geldi. Sürdürülebilirlik sektörümüz için bir tercih değil artık bir zorunluluk. Sürdürülebilir bir yapıya sahip olma hedefimiz kapsamında çalışmalarımız hızla devam ediyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde modada sürdürülebilir üretim daha da elzem bir şekilde gündeme geliyor.

Bilindiği üzere, sektörümüzün sahip olduğu olumsuz algıyı değiştirmek için pandemi öncesinde çalışmalarımıza başlamış ve 2020 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan etmiştik. 2021 yılının ilk yarısında da çalışmalarımızı hiçbir şekilde kesintiye uğratmadan devam ettirdik, yılın ikinci dönemi ise faaliyetlerimizi planlamaktayız.

2021 yılında sürdürülebilirlikle ilgili URGE projesini yapan ilk Birlik olduk. ‘Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi Ur-Ge Projeleri’ ile firmalarımızın kurumsal ve çevresel alanda dönüşüm sağlayabilmesi için öncelikli olarak profesyonel bir danışmanlık şirketi tarafından ihtiyaç analizi yaptık.

Sonuçlara göre eğitimler ve teknik danışmanlık faaliyetleri kurguladık. Firmaların tabi olduğu yasal mevzuat çerçevesinde yükümlülüklerini tespit edip, alınması gereken aksiyonları raporladık. İlerleyen günlerde, firmaların faaliyet ve süreçlerinin çevresel etkilerinin belirlenmesi, emisyonlarının uluslararası standartlara göre raporlanması, enerji etüdü uygulamalarıyla enerji verimliliğinin artırılması gibi teknik faaliyetlerin yürütülmesi planlanıyor.

Çevrimiçi olarak gerçekleştirdiğimiz, 2020 yılında ilkini H&M iş birliğiyle başlattığımız ve 2021 yılının ilk yarısında devam ettiğimiz ‘Sustaineibility Talks’ serimizde, Yeşim Tekstil, Orta Anadolu ve Üniteks ile serilerimizi gerçekleştirdik.

Son olarak, Team Finland ve Finnish Textile and Fashion iş birliği ile Fin ve Türk firmaları arasında bilgi paylaşımı sağlamayı, Yeşil Mutabakat perspektifinde Finli firmaların üreticilerden beklentilerini, iyi uygulama örneklerini ve yenilikçi çözümlerini dinlemeyi amaçladık.

İşbirliklerinin gelişimi ve firmalar arasında bilgi paylaşımının sağlanması açısından önem verdiğimiz ‘Sustaineibility Talks’ seminerlerimize yılın ikinci döneminde de devam edeceğiz.

Bu sene, pandemi sürecinin etkisiyle temasını “Contact-less” olarak belirlediğimiz ve 16.sını yapacağımız EİB Moda Tasarım Yarışmamızın final organizasyonu, kısıtlamaların kalkması ve toplu organizasyonlara izinlerin başlamasıyla fiziksel olarak düzenlemeyi planlıyoruz.

EHKİB olarak 2021 yılının ilk yarısında öncelik verdiğimiz konulardan biri de AHA (AegeanHasApparel) projemiz oldu. AHA projemizde bölgemizin hazır giyim sektörünü uluslararası boyutta tanıtımını hedefledik.

Projemizin yurt içinde ve yurt dışında bilinirliğini artırmak adına çalışmalar yaptık. AHA Projemizle ilgili faaliyetlerimize 2021 yılının ikinci yarısında da devam edeceğiz, hayatın normale dönmesiyle birlikte projemizin basın lansmanını gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Uzmanlara göre aşılama sürecinin hızlanmasıyla birlikte 2021 yılının ikinci yarısında hayat normale dönüyor ve seyahat kısıtlamaları gevşiyor. Dolayısıyla fuarlar ve heyetler gibi fiziksel faaliyetlerimizi yılın ikinci yarısı için kurguluyoruz.

İlk aşamada, İZFAŞ organizasyonunda 15-17 Eylül 2021 tarihlerinde düzenlenecek olan Fashion Prime ve Fashion Tech fuarlarını Birlik olarak destekliyoruz.

Avrupa’da da seyahat engellerinin kaldırılmasıyla birlikte Birliğimizce her yıl düzenli olarak milli katılım organize edilen Premiere Vision Manufacturing Paris fuarı eylül edisyonu için başvuruları aldık.

Yine önemli ihraç pazarlarımız arasında yer alan ülkelere yönelik fiziksel sektörel ticaret heyetleri organize etmeyi planlıyoruz. 2021 yılının ikinci yarısında önemli pazarlarımız arasında yer alan ABD pazarında da aktif olmayı hedefliyoruz.

2021 yılının ilk yarısında sektörümüzde yeni dönemin trend konuları sürdürülebilirlik ve dijitalleşme konularında üyelerimizin kapasitelerini geliştirmeye yönelik faaliyetlerimiz/eğitimlerimiz/seminerlerimiz devam edecek.

EİB Sürdürülebilirlik Günleri adı altında gerçekleştirdiğimiz ve geniş bir katılımcı kitlesine ulaştığımız eğitimlerimizi daha kapsamlı olarak tekrar planlamaktayız.

EHKİB olarak projelerimiz 2021 yılının ikinci yarısında da devam edecek. Bildiğiniz üzere Tekstil Mühendisliği Algısının Yükseltilmesi Projemiz gayet başarılı ilerliyor. Başarılı gençlerimizin tekstil mühendisliği bölümlerini tercih ettiklerini görüyoruz. Yeni yılda da projemizle ilgili tanıtımlarımıza devam etmeyi hedefliyoruz.

Projemizin güzel çıktıları yeni projelere başlamak için bize motivasyon sağlıyor. Özellikle tercih döneminin yaklaştığı şu günlerde çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Sonuç olarak, EHKİB olarak çalışmalarımız pandemi sürecinde dahi kesintiye uğramadan devam etti.

Pandeminin en yoğun hissedildiği dönemlerde ve kapanma süreçlerinde faaliyetlerimizi dijitale taşıdık. Yıl sonu ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Aşılamanın hızlanması ve pandemi etkisinin zayıflamasıyla beraber EHKİB olarak, yılın ikinci yarısında fiziksel faaliyetlerimizi artırmayı hedefliyoruz.

Ev Tekstilinde Pazar Türkiye’ye Kaydı

22.10.2020 – Ev tekstilinde kaliteli üretimi, yenilikçi tasarımları ve geniş ürün çeşitliliğiyle yurt geneline 1.000’in üzerinde, yurt dışında ise 40 ülkede yaklaşık 450 satış noktasıyla tüketiciye ulaşan Cotton Box, pandemi döneminde yurt dışı satışlarında yüzde 25 büyüme elde etti. Almanya, Orta Avrupa, Balkanlar ve Körfez Ülkeleri başta olmak üzere yurt dışından ciddi talep alan marka; yeni ülkelerle ihracat bağlantıları kurarak, ihracat hacmini yüzde 50’ye çıkarmayı ve global arenadaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda yurt içi e-ticaret satışlarında da büyük bir artış yaşayan ve yüzde 200 büyüme sağlayan Cotton Box, 2021 yılında ise yurt içinde yüzde 15, yurt dışında yüzde 25 büyüme hedefinde…

İç ve dış pazardaki aktif ticari faaliyetleriyle Türkiye’de ev tekstili sektörünün en büyük 5 markası arasında yer alan Cotton Box, pandemi döneminde artan yurt içi ve yurt dışı satışlarıyla 2020 yılının ekim ayına kadar yüzde 30 büyüme kaydetti. Yıl sonuna kadar yüzde 35 büyüme ile 135 milyon TL ciroya ulaşmayı hedefliyor. Bebek ve genç grubunda yıllık 300 bin ürün satışıyla pazar lideri olan Cotton Box, geniş ürün çeşidi ve farklı ürün grupları ile her yıl ortalama yüzde 20 büyüme gerçekleştiriyor. Balkanlar, Avrupa, Kafkaslar ve Ortadoğu başta olmak üzere ürünlerini dünyanın dört bir yanına ihraç eden Cotton Box, pandemi döneminde yurt dışından aldığı yoğun taleplerle global pazarda marka değeri, prestij ve bilinirlik açısından önemli adımlar attı.

Pandemi dönemi ev tekstili sektörüne yeni fırsatlar doğurdu

Pandemi döneminde Çin ile ihracat yapan ülkelerin yeni alternatifler araması ve birçoğunun yönünü Türkiye’ye çevirmesi sonucu ev tekstili sektöründe yeni fırsatlar oluştuğunu belirten Cotton Box Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut, “Ev tekstili sektöründe en çok ihraç yapan ülkelerin başında Çin yer alıyor. Fakat 2019 yılının son aylarında Çin’de meydana gelen salgın nedeniyle üretime ara verilmesi ve Çin ile ihracat yapan ülkelerin tedarik sorunu yaşamasıyla birlikte birçok ülke alternatif tedarik merkezi aramaya yöneldi. Bu noktada ise akla gelen ülkeler arasında ilk sırada Türkiye yer alıyor ve buna bağlı olarak ev tekstili sektöründe Türkiye’nin ihracat hacminin yaklaşık yüzde 50 artığını söyleyebiliriz. Üretimin Türkiye’ye kaymasında özellikle pandemi sürecinin ilerleyişi ile ilgili belirsizlik etkili oluyor. Firmalar tam olarak önünü göremediği için yüksek adetlerde ürün almak istemiyor. Düşük adetlerde de lojistik maliyetleri artması nedeniyle Türkiye özellikle Avrupa için tedarik açısından cazip pazar haline geldi. Çin’e alternatif olarak tercih edilen ülkeler arasında ilk sırada olmamızda kaliteli, hızlı ve uygun maliyetli üretim yapmamız da etkili oluyor. Cotton Box olarak pandeminin yarattığı yeni fırsatlarla ihracat hacmimizi yüzde 25 artırarak global pazardaki konumumuzu daha da sağlamlaştırdık. Ülke olarak pandeminin etkisiyle sektörde doğan yeni fırsatları ve sahip olduğumuz avantajları sonuna kadar değerlendirerek, ev tekstili sektöründe ihracat hacmimizi daha da artırmalıyız. Bu kapsamda ilk olarak yurt dışı yatırımlarımızı yoğunlaştırmak, pazar payımızı artırmak için yeni bağlantılar kurmak ve markalaşma yolunda ciddi adımlar atmak gerekiyor. Eğer bunları yapabilirsek, yakın zamanda Türkiye’nin ev tekstili sektöründe çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyoruz.” dedi. Avrupa’nın en büyük ev tekstili ürünleri tedarikçilerinden biri olan Türkiye; Çin, Hindistan ve Pakistan’dan sonra tasarım ve üretim gücüyle de dünyanın 4. büyük ev tekstili üreticisi. 2019 yılı ihracatı yaklaşık 3.1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Markalaşarak yurt içi ve yurt dışında büyüme hedefinde…

Kırk yılı aşkın tecrübesiyle dünyada markalaşarak istikrarlı bir büyüme hedefleyen Cotton Box, yatırımlarını ve mağazalaşma çalışmalarını da bu doğrultuda yürütüyor. İç pazarda markalaşma doğrultusunda yaptığı yatırımları dış pazara da taşıyan Cotton Box, sadece kendi markasıyla ihracat gerçekleştiriyor. Hizmet anlayışı ve girdiği pazarların tüketici alışkanlıklarına yönelik geliştirdiği ürün gruplarıyla var olduğu pazarlarda yoğun talep gören marka, doğru partnerlerle kurduğu stratejik bağlantılarla yurt dışında markalaşma hedefine emin adımlarla ilerliyor. Aynı zamanda mağazalaşma yatırımlarına da önem veren ve yurt dışında İran, Türkmenistan, Tunus, Gürcistan, Ukrayna ve Rusya gibi ülkeler başta olmak üzeri 25 konsept mağazası bulunan Cotton Box, 5 yıl içinde yurt dışı mağaza sayısını 50’ye çıkarmayı hedefliyor. İç ve dış pazarda ürün kalitesinden ödün vermeden, modern ve şık tasarımlarıyla dünya markası olmayı hedeflediklerini belirten Cotton Box Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut, ’’Her zevke hitap eden ve yılda iki kez yenilenen geniş koleksiyonumuzla hem yurt içinde hem yurt dışında güçlü bir konumdayız. Yıllık 1.000.000 adet ürünümüz Cotton Box etiketiyle paketleniyor ve dünyanın dört bir yanında tüketici ile buluşuyor. Bununla birlikte yurt içi ve yurt dışında mağazalaşma yolunda yaptığımız yatırımlarımızla büyük bir yol kat ettik. Bu noktadaki çalışmalarımızı sürdürmekte kararlıyız. 2021 yılında da yeni pazarlar ve yeni coğrafyalar arayışında olmaya devam edeceğiz. Hedef ülkelerimiz arasında Orta Avrupa, Almanya, Hollanda, Kuzey Avrupa, Danimarka, Finlandiya ve İsveç yer alıyor. Ana stratejimiz olan markalı ihracat politikamızdan asla vazgeçmiyoruz. Bu bizim için belki uzun ama garantili ve geleceği çok daha güçlü bir yatırım. Tabii ki bunun bir takım bedelleri de var. Girdiğimiz ülkelerde sadece tescil bedelleri bile ciddi maliyetler yaratıyor. Ancak bu stratejimizin markamızı koruma altına almak ve markamızın gücünü kullanarak büyümek açısından büyük avantaj sağlayacağını biliyoruz. Hayalimiz; Bir gün Avusturalya’da bir Aborjin bebeği Cotton Box‘ın nevresim takımında uyuyacak, Alaska’da bir yerli Cotton Box’ın bornozunu banyosuna asacak.dedi.

E-ticaret yatırımlarımızla tüm dünyaya yayılacağız…

Dijitalleşmenin yaygınlaşması, pandemi sürecinde mağazaların kapanması ve bu dönemde evde geçirilen zamanın artmasıyla ev tekstili sektöründe e-ticaret farklı bir boyut kazandı. Web sitesinde yer alan 300 adet ürünüyle hem yurt içinde hem de yurt dışında satış yapan Cotton Box, pandemi dönemindeki yoğun talep artışıyla e-ticarette yüzde 200 büyüme elde etti. Bu alanda yaptığı yatırımlarıyla tüm dünyada ulaşılabilir olmak isteyen marka, bu sayede ev tekstili sektöründe sahip olduğu pazar payını kısa sürede artırmayı hedefliyor. E-ticaret satışlarında elde ettikleri artışın ileri dönük bazı projelere de ilham kaynağı olduğunu belirten Nuri Turgut, “Sektör iç pazarda her yıl ortalama yüzde 15 büyüyor. Bunun en büyük nedenleri arasında ise yıllık ortalama 650 bin evliliğin gerçekleşmesi, çeyiz hazırlama geleneğinin yaygın olması ve ev tekstilinde moda kavramının ön plana çıkması yer alıyor. Pandemi süreciyle birlikte birçok sektörde olduğu gibi ev tekstili sektöründe de e-ticaret satışların büyük bir yoğunluk yaşandı. Özellikle bu dönemde evde geçirilen sürenin artması, bireylerin kendini daha iyi hissetmek için ev dekorasyonunda değişiklikler yapması ve online alışverişe hızlı geçiş bunun en büyük nedenleri arasında yer alıyor. Ev tekstili sektöründe meydana gelen bu artışa paralel olarak Cotton Box’ın e-ticaret satışlarında tahmin edemeyeceğimiz bir yoğunluk oldu. Yurt içi ve yurt dışı online satışlarımızda toplam 15 milyon TL ciroya ulaştık. Bu alandaki mevcut talebin her sene artarak devam edeceğinizi düşünüyoruz. Biz de bu doğrultuda e-ticaret yatırımlarımızı daha da yoğunlaştırarak yeni projelere adım atmayı planlıyoruz. Bu sayede dünyanın dört bir yanında var olarak ihracat ağımızı Orta Avrupa’dan Amerika’ya kadar genişletmeyi, yurt içi ve yurt dışında büyüme hızımıza yeni bir ivme katmayı hedefliyoruz” dedi.

40 yılı aşkın tecrübe…

40 yılı aşkın süredir ev tekstili sektöründe hizmet veren Cotton Box, kaliteli ve sağlıklı üretim anlayışıyla ürün gruplarında sadece pamuk ipliği kullanıyor. Marka, pamuklu ev tekstili alanında; nevresim takımı, yorgan-yastık grubu, havlu-bornoz grubu, yatak örtüsü ve abiye grubunda yaklaşık 300 çeşit ürünle sektörde güçlü bir konuma sahip. Yenilikçi ve özgün desenleriyle yılda iki kez koleksiyon hazırlayan marka, baskı ve boyama aşamalarında insan sağlığına zararlı hiçbir madde kullanmıyor. Nefes alabilen kumaş yapısı sayesinde kullanıcılarına sağlıklı ve konforlu uyku deneyimi yaşatan Cotton Box, trendleri yakından takip eden tasarımlarıyla moda algısını da güçlendiriyor.

 

Tekstil Sektörü E-Ticaret İle Ayakta Kaldı

25.09.2020 – Gündelik hayattan ekonomiye derin etkiler bırakan Kovid-19 pandemisi endişeler ışığında devam ediyor. Salgından önemli düzeyde etkilenen tekstil sektörü hem üretim hem de perakende açısından sekteye uğrasa da e-ticaret ile yaralarını sarıyor.

Dünya çapındaki salgın krizinin yol açtığı, tabiri caizse ekonomik depremler, her sektörde kökten değişimlere yol açtı. Dünya Bankası ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre, Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 34’ü pandemi sebebiyle çalışan kişi sayısında azalmaya gitti. Her sektör farklı önlemler ve çıkış yolları arasa da dijital kanallar ve e-ticaret ortak payda oldu. Özellikle KOBİ’ler ayakta kalabilmek için e-ticarete yöneldi. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörü umut ışığını online alışverişte buldu.

TÜİK Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması 2020 yılı verilerine göre de internet üzerinden en fazla sipariş verilen ya da satın alınan ürün grupları; kadınlarda yüzde 68,5; erkeklere ise yüzde 54,2 ile giyim, ayakkabı ve aksesuar oldu.

“KOBİ’lerin ayakta kalması için e-ticaret şart”

Pek çok marka krizden olumsuz etkilenirken ciddi bir büyüme elde ettiklerini aktaran kadın giyim sektörünün önemli şirketlerinden Quzu kurucu ortağı Seçkin Adıgüzel, “Kovid-19’un etkilerinin Türk giyim sektöründe ağır olduğunu görüyoruz. Markamız adı altında çalışan arkadaşlarımızı işten çıkarmamak ve sektörde ayakta kalmak için e-ticarete yönelme kararı aldık. quzu.com.tr sitesini kurarak milyonlarca müşterimize internet üzerinden doğrudan satış kanalı oluşturduk ve e-ticaret üzerinden satışlarımıza devam ettik. Bu stratejik adım sayesinde %20 büyüme elde ettik. Bariz bir şekilde şunu gördük ki, KOBİ’lerin ayakta kalması için e-ticaret şart.” dedi.

“Moda sektörü en fazla teknolojiye ayak uyduran sektörlerden birisi”

Quzu markasının bir diğer kurucu ortağı Tuğçe Adıgüzel ise teknoloji çağının gerekliliklerini yerine getiremeyen firmaların işlerinin oldukça zor olduğunu kaydederek, “Geçmiş yıllarda bir dükkan açarak insanlar geçimini sağlayabiliyorlardı. Günümüz toplumunda bu imkansız. Bugün pandemi var, yarın başka bir şey olabilir. Teknolojiye ayak uydurmak zorundayız. Moda sektörü teknolojiye en fazla ayak uyduran sektörlerden birisi konumunda. Toptan alışveriş yapan müşterilerimiz için de quzuwholesale.com adında online bir alışveriş sitesi kurduk. Bu sitenin amacı Türkiye’nin her yerinde küçük işletmeleri olan insanların toptan alışverişlerini yaparken hem zamandan hem de paradan tasarruf etmelerini sağlamak.” ifadelerini kullandı.

Pandemide kadınlar en fazla rahat kıyafetler tercih etti

İnsanların evde kaldığı pandemi döneminde buna uygun daha çok rahat kıyafetlerden oluşan koleksiyonlar oluşturduklarını belirten Tuğçe Adıgüzel, “İş kadınları ya da ev hanımları fark etmeksizin kadınların evde geçirdiği süre artınca temel belirleyici unsur rahat oldu. Bu dönemde en fazla pijama ve spor kıyafetler satıldı. Evde kalan insanlara hitap eden bir koleksiyon oluşturması Quzu’nun bu başarıya imza atmasında büyük bir etken.” dedi.

E-ticaret hacmi yıllık 200 milyar liraya koşuyor

Ticaret Bakanlığı Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi’ne (ETBİS) göre 2020 yılı ilk 6 ayında 2020 yılı ilk altı aylık e-ticaret hacmi 55.9 milyar TL’den 91.7 milyar TL’ye çıkarken 2019 yılı ilk 6 ayına göre %64’lük ciddi bir artış gerçekleşti. 2019 ocakta e-ticaret 8.5 milyar TL iken 2020 haziranda 18.7 milyar TL’ye ulaştı.