Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Kalkınma Yatı...

Kalkınma Yatırım Bankası, Dünya Bankası ile Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesini Destekliyor

Kalkınma Yatırım Bankası, Dünya Bankası ile Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesini Destekliyor

20.02.2020 – Dünya Bankası ile “Türkiye Jeotermal Geliştirme Projesi”ni sürdüren Kalkınma Yatırım Bankası, Risk Paylaşım Mekanizması ile jeotermal enerji yatırımlarının kaynak arama ve doğrulama amaçlı sondaj faaliyetlerindeki risklerin karşılanmasını hedefliyor.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Sürdürülebilir kalkınmaya destek vermek üzere faaliyetlerine hız kesmeden devam eden Kalkınma Yatırım Bankası, jeotermal enerji yatırımlarını desteklemek amacıyla Dünya Bankası ile Türkiye Jeotermal Geliştirme Projesi’ni sürdürüyor.

Dünya Bankası’nın Temiz Teknoloji Fonu kaynaklı hibe fon sağladığı Risk Paylaşım Mekanizması ile Kalkınma Yatırım Bankası, jeotermal enerji yatırımcılarının kaynak arama ve doğrulama amaçlı sondaj faaliyetlerindeki risklerini kısmen karşılayarak jeotermal sahalara yapılacak yatırımları destekliyor. Risk Paylaşım Mekanizması Projesi’ne jeotermal enerjiden elektrik üretimi ve ısı kullanım amacıyla yararlanacak olan ve arama lisansına sahip tüm yatırımcılar başvuruda bulunabiliyor.

Türkiye’de jeotermal enerji sektöründe ilk kez uygulanan Risk Paylaşım Mekanizması kapsamında hem enerji üretimi hem de ısı kullanımı amaçlı sondaj faaliyetlerindeki risklerin belirli oranlarda karşılanması amaçlanıyor. Kalkınma Yatırım Bankası, Risk Paylaşım Mekanizması Projesi’nin yürütücüsü olup Bankanın Mühendislik Birimi, Proje Uygulama Birimi ile görev alıyor.

Konuyla ilgili bilgi veren Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Seçil Kızılkaya Yıldız “Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması misyonuyla çalışan bir banka olarak bu yönde uluslararası kaynaklardan temin ettiğimiz uzun vadeli kredilerle yenilenebilir enerji yatırımlarını destekliyoruz. Portföyümüzün yarısını yenilenebilir enerji yatırımları oluşturmaktadır. Jeotermal sektörü de bu alanda önemli fırsatlar sunuyor. Buradaki gelişimin sağlanması için gereken katkıyı Dünya Bankası’nın desteğiyle sunuyoruz. Bu kapsamda uygun platformlarda yer alarak yatırımcıları bilgilendiriyoruz. Türkiye Bilimler Akademisi’nin düzenlediği ve Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde gerçekleşen çalıştaya da katılarak Türkiye Jeotermal Geliştirme Projesi: Risk Paylaşım Mekanizması başlıklı bir sunum gerçekleştirdik” dedi.

Jeotermal kaynak arama amaçlı sondaj faaliyetlerine yüzde 60’a varan destek

Dünya Bankası, Risk Paylaşım Mekanizması ile jeotermal enerji yatırımcılarının ısı amaçlı kullanımlar dahil kaynak araştırma ve doğrulama amaçlı kuyu delme faaliyetlerinde karşılaşacakları risklerin karşılanmasını amaçlıyor. Ayrıca, jeotermal yatırımlarının erken dönem risklerinin belirli oranlarda karşılanması ile özel sektörün arama dönemi jeotermal yatırımlarına olan ilgisinin artırılması ve ülke genelinde keşfedilmemiş alanlarda jeotermal yatırımların gelişmesi bekleniyor. Projenin ilk uygulama aşamaları devam ederken, Mayıs 2020 tarihinde ikinci dönem başvuruların alınması planlanıyor. Risk Paylaşım Mekanizması’na, jeotermal enerjiden elektrik üretimi ve ısı kullanım amacıyla yararlanacak olan ve başvuru tarihinden itibaren en az 18 ay geçerli bir arama lisansına sahip tüm yatırımcılar başvuruda bulunabiliyor.

Aydın, Denizli ve Manisa illerinde daha önceden keşfedilmiş olan ve jeotermal enerjiden elektrik üretiminin yoğun olduğu ilçelerdeki projelerin; delinen kuyuların başarısız olması durumunda kabul edilebilir kuyu maliyetinin yüzde 40’ı, diğer bölgeler için ise yüzde 60’ı karşılanıyor. Proje şartlarında delinen kuyular başarılı olursa yatırımcının kabul edilebilir kuyu maliyetlerinin yüzde 10’u oranında başarı primi ödemesi yer alıyor.

Türkiye, jeotermal elektrik üretiminde dördüncü sırada

Türkiye’de jeotermal enerjiden elektrik üretimi on yılda dikkate değer bir biçimde artış gösterdi ve Türkiye’yi Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sıraya kadar yükseltti. 1984 yılında, 15 megavat kurulu kapasiteye sahip Kızıldere-I jeotermal enerji santrali ile başlayan gelişim, 2006 yılında ilk özel sektör jeotermal santralin devreye girmesi ve sonrasında 2007 yılında yürürlüğe giren 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği ile hızla devam etti. Jeotermal enerjiden elektrik üretimini destekleyen yasal düzenlemeler ve yenilenebilir enerji kaynaklarının YEK Kanunuyla desteklenmesi mekanizması sonrasında jeotermal enerji santrallerinin kurulu kapasitesi son on yıl içinde önemli bir artış göstererek 51 jeotermal elektrik santraliyle toplamda 1445 megavat değerine ulaştı. Yeni yatırımlarla bu rakamın daha da artarak ülkemiz kurulu gücü içerisinde yenilenebilir enerji oranının artması hedefleniyor.

 

​Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Kalkınma Yatırım Bankası Ortaklığındaki “Türkiye Kalkınma Fonu” Tanıtıldı

Kalkınma Yatırım Bankası, Dünya Bankası ile Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesini Destekliyor

24.12.2019 – Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında kurulan Teknoloji ve İnovasyon Fonu ve Bölgesel Kalkınma Fonu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından tanıtıldı.

Kalkınma Yatırım Bankası, Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında yöneteceği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ana yatırımcısı olduğu Teknoloji ve İnovasyon Fonu ile Bölgesel Kalkınma Fonu’nun kurulduğunu duyurdu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop’un katılımıyla gerçekleşen toplantıda, toplamda 750 milyon TL büyüklüğündeki iki fon tanıtıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank açılış konuşmasında “Türkiye’nin üretken yarınları için tarihi ve vizyoner bir adım atıyoruz. Büyümeyi ve kalkınmayı daha kuvvetli bir şekilde desteklemek adına, finansal piyasalarımızda yeni bir reformu hayata geçiriyoruz. Ülkemizdeki girişim sermayesi uygulamalarına baktığımızda üç husus dikkatimizi çekti. Birincisi, gelişmiş ülkelerle kendimizi karşılaştırdığımızda, yatırım adedi ve miktarı açısından geride olduğumuzu gördük. İkincisi halihazırda ülkemizde girişimcilik neredeyse tamamen kamu tarafından destekleniyor. Evet biz her durumda girişimcilerin yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz. Ancak, daha büyük işlere imza atabilmek için özel sektörün de yeni filizlenen girişimleri desteklemesi, bu işlere heyecanla yaklaşması gerekiyor. Dünyadaki uygulamalara baktığınızda da bu işi özel sektörün sırtladığını görürsünüz. Son tespitimiz ise, mevcut mekanizmaların ülke geneline dengeli bir biçimde yayılmadığı oldu. Başka bir ifadeyle girişim sermayedarları, yatırımlarını ülkemizin gelişmiş bölgelerinde yoğunlaştırmış durumda. Dolayısıyla girişim sermayesi yatırımlarını artırmak, özel sektörün bu alana eğilmesini sağlamak ve bu yatırımları ülke geneline yaymak için harekete geçtik. İşte bugün Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında kurulacak olan Teknoloji ve İnovasyon Fonu ile Bölgesel Kalkınma Fonu bu amaçlara hizmet ediyor” dedi.

Bakan Varank sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu fon teknolojiye, sanayiye, yeniliğe ve inovasyona, yani üretken Türkiye’nin geleceğine yatırım yapacak. Bu yatırımlar da yerli ve milli potansiyelden en iyi şekilde faydalanmamızı sağlayacak, sanayi ve teknolojide hedeflediğimiz köklü dönüşümü hızlandıracak. Biz burada sadece para ya da kaynaktan bahsetmiyoruz. Aynı zamanda, şirketlerin daha akılcı yatırım kararları almasını sağlayacak stratejik yönlendirmeyi de yapacağız. Bu sayede nesiller boyu yaşayacak, kurumsallaşmış ve rekabetçi şirketlerin ekonomide hâkim olmasını hedefliyoruz. Kuracağımız bu iki fonla, firmalarımıza uzun vadeli sermaye desteği sunacak ve şirketlerin faiz yükü altında ezilmesine de engel olacağız” dedi.

Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, Türkiye Kalkınma Fonu ve bünyesindeki fonlar ile Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesinde stratejik öneme sahip sektörleri desteklemeye devam edeceklerini ve yeni nesil girişimlere yatırım yapacaklarını söyledi. Öztop, şöyle devam etti: “Bankamız, bugüne kadar başarıyla yerine getirdiği kalkınma bankacılığı faaliyetlerinin yanında, yatırım bankacılığı ve Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla girişim sermayesi araçlarını aktif biçimde kullanarak dinamik sektörleri destekleme görevlerini de üstlenmiş bulunuyor. Türkiye Kalkınma Fonu; bünyesindeki fonlar aracılığıyla teknoloji ve inovasyon yatırımlarına, kalkınmada öncelikli stratejik sektörlerdeki sanayi kuruluşlarına ve bölgesel kalkınmaya yönelik KOBİ’lere destek verecek bir çatı fon olacak. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğimiz bu yapıyla, ülkemizin ihtiyaç duyduğu her alanda sürdürülebilir kalkınmasını destekleyeceğiz.”

Öztop, şu bilgileri aktardı: “Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında şu anda netleşen iki fon temamız var; bunlardan ilki; özellikle girişim ekosistemini hareketlendirecek Teknoloji ve İnovasyon Fonu, diğeri ise kalkınma ajansları ile koordineli olarak yürüteceğimiz Bölgesel Kalkınma Fonu. Kalkınma Yatırım Bankası olarak profesyonel ekibimizle süreci Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle yönetecek olmaktan dolayı gururluyuz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Teknoloji ve İnovasyon ve Bölgesel Kalkınma Fonları ile ülkemizde birçok şirket ve girişime toplamda 750 milyon TL büyüklüğünde yatırım yapacağız. Bu yatırımın, yaklaşık üç katı kadarlık bir sermayeyi ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için mobilize etmesini bekliyoruz. Şirketlere sadece maddi olarak değil, aynı zamanda tecrübeli ekibimizle yönetimsel, finansal ve stratejik danışmanlık ile kurumsallaşma noktasında da destek olacağız. Bu fonların toplamda 2020 yıl sonuna kadar gelecek yatırımlar ile beraber 1 milyar TL’ye ulaşmasını hedefliyoruz.”

Kalkınma Fonu, sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak

Türkiye Kalkınma Fonu, bünyesinde kurulacak fonlarla, Türkiye’nin kalkınmasına ve sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak şirket ve fonlara, dünyadaki örneklerine benzer bir şekilde alternatif bir finansman aracı sunmak amacıyla kuruldu. Kalkınma Yatırım Bankası’nın kurucusu ve yöneticisi olacağı Türkiye Kalkınma Fonu, 7147 sayılı Kanun ile verilmiş yetki çerçevesinde esnek ve dünyadaki en iyi uygulamaları temel alarak faaliyetini sürdürecek bir yatırım platformu olarak öne çıkıyor.

 

Kalkınma Yatırım Bankası ve Alman Kalkınma Bankası 40 Yıl Vadeli Kredi İçin Anlaştı

Kalkınma Yatırım Bankası, Dünya Bankası ile Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesini Destekliyor

22.12.2019 – 40 yıl vadeli kredinin yenilenebilir enerji ve güneş enerjisi üretimine yönelik projelere ayrılacağını belirten Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop “Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için 2020’de de benzer finansman anlaşmalarına imza atacağız” dedi. 

Kalkınma Yatırım Bankası’nın Türkiye’nin geleceği için sürdürülebilir kalkınmaya desteği yeni kredi anlaşmaları ile devam ediyor. Banka, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ikrazı ile Alman Hükümeti ve Alman Kalkınma Bankası (KfW)’nın birlikte finanse ettiği vadesi 40 yıla uzanan 45 milyon avroluk bir kredi anlaşması imzaladı. 

Alman Kalkınma Bankası KfW ile imzalanan uzun vadeli bu krediden; nüfusun sosyo-ekonomik koşullarına ve çevreye katkı sağlayan, Türkiye Çevre Mevzuatı ile uyumlu, biyo çeşitlilik üzerine olumsuz etkisi olmayan güneş enerjisine yönelik projeler geliştiren yatırımcılar yararlanabilecek. Kredi anlaşması ile ilgili değerlendirmede bulunan Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop: “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için Alman Kalkınma Bankası ile imzaladığımız 2019 yılındaki bu ikinci anlaşma; geleceğimize yönelik yatırımlar için büyük önem taşıyor. Kendi enerjisini kendisi üreten bir Türkiye hedefiyle sürdürülebilir kalkınmaya verdiğimiz desteğin yanı sıra, yatırımcılarımıza farklı alanlarda sunacağımız krediler için finansman anlaşmalarımızın 2020’de de devamı gelecek” dedi. 

Öztop imzalanan kredi anlaşmasının temasıyla ilgili olarak “Bu finansmanla; sürdürülebilirliği ön planda tutan yenilenebilir enerji ve güneş enerjisi alanındaki fotovoltaik proje yatırımlarını destekleyeceğiz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve yine karbon salınımını azaltmayı öngören Sorumlu Bankacılık Prensiplerinin Kurucu İmzacısı olduğumuz bilinciyle yenilenebilir enerji alanında Türkiye’yi kalkındıracak projeler için finansman ve kredi çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek” diye konuştu.  

KfW Ankara Ofis Direktörü Frank Bellon yaptığı açıklamada “Alman Hükümeti adına KfW tarafından Kalkınma Yatırım Bankası’na sağlanan söz konusu güneş enerjisi kredisi ile KfW, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına katkıda bulunmayı ve özellikle Türkiye’de güneş enerjisi yatırımlarına ilişkin artan talebin karşılanması suretiyle elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılmasını hedeflemektedir. Bu itibarla, güneş enerjisi kredisi, Türkiye’nin düşük emisyonlu ve iklime dayanıklı ekonomik kalkınmasını ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemektedir ve KfW, bu amaç doğrultusunda, Kalkınma Yatırım Bankası ile işbirliği yapmaktan büyük memnuniyet duymaktadır” dedi.

 

Kalkınma Yatırım Bankası’na 200 Milyon Dolarlık Kredi

11.12.2019 – Kalkınma Yatırım Bankası ve Asya Altyapı Yatırım Bankası arasında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın garantisi ile kullanılmak üzere 15 yıl vadeli, 200 milyon dolarlık bir kredi anlaşması imzalandı. Kalkınma Yatırım Bankası söz konusu krediyi enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında değerlendirecek.

Kalkınma Yatırım Bankası’nın sürdürülebilir kalkınmaya desteği yeni bir kredi anlaşması ile devam ediyor. Banka, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın garantisi ile Asya Altyapı Yatırım Bankası ile üç yılı geri ödemesiz toplam 15 yıl vadeli, 200 milyon dolarlık bir kredi anlaşması imzaladı.Bu krediden, Türkiye Çevre Mevzuatı ile uyumlu olarak enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji temasında projeler geliştiren yatırımcılar yararlanabilecek.

Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop “Kalkınma Yatırım Bankası olarak, kuruluşumuzdan bu yana başta sanayi ve turizm olmak üzere; enerji, eğitim, sağlık sektörlerinden birçok farklı projeye kredi desteği verdik. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin takipçisi rolümüz ve karbon salınımını azaltmayı öngören Sorumlu Bankacılık Prensiplerinin Kurucu İmzacısı kimliğimizle Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına öncülük edecek yenilenebilir enerji projelerini önemsiyoruz. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan sağladığımız uzun vadeli bu finansmanla sürdürülebilirliği ön planda tutan yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarını desteklemeye devam edeceğiz. Dinamik, yenilikçi, çevreye ve topluma duyarlı bankacılık anlayışıyla, çalışanlarımıza ve diğer tüm paydaşlarımıza değer katma misyonuyla, ülkemizin geleceğine ve büyümesine yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz.” dedi.

Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın Yatırım Operasyonlarından sorumlu Genel Direktör Yee Ean Pang ise “Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın enerji stratejisi ve sürdürülebilir altyapı gelişimine olan taahhüdü ile tam örtüşen bu kredi, Türkiye’nin yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretimi kapasitesini ve mevcut tesislerde enerji verimliliğini arttırmaya destek olacaktır” dedi.

 

Kalkınma ve Yatırım Bankası “Yatırım Bankacılığında Etkin Bir Oyuncu Olacağız”

20.11.2019 – 45 yıllık kalkınma bankacılığı deneyimine yatırım bankacılığını da ekleyerek sürdürülebilir kalkınma ve büyüme için çalıştıklarını aktaran Öztop “Sermaye piyasalarında yenilikçi ürün geliştirmede, sermaye piyasalarımızın derinleştirilmesinde ve yatırımcı tabanının zenginleştirilmesinde etkin bir oyuncu olmayı hedefliyoruz” dedi. 

Çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını daha etkin şekilde kullanmak üzere dönüşüm sürecini tamamlayan Kalkınma Yatırım Bankası, 19-20 Kasım tarihlerinde bu yıl dördüncüsü düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ne katıldı. “Dönüşümün 3 Atlısı” panelinde konuşan Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop bankanın dönüşümünü ve hedeflerini anlattı. 

Sürdürülebilir kalkınma ve büyüme için yapısal dönüşümün gerekliliğine dikkat çeken Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Kalkınma Yatırım Bankası olarak 11. Kalkınma Planı ve 2023 hedefleri çerçevesinde ülkemizin sürdürülebilir büyümesi için çalışıyoruz. Kalkınmaya daha çok destek verebilmek, kaynaklarımızı geliştirmek ve daha yaygın hizmet sunabilmek adına dönüşüm sürecimizi tamamladık. 45 yıllık bir deneyime sahip olan bankamız ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni bir strateji belirledi ve bu strateji çerçevesinde 2018 yılında faaliyet alanı genişletilip yatırım bankacılığını da ekledi. Bu yapılanma ile müşterilerin finansman ve danışmanlık ihtiyaçlarının en iyi biçimde karşılanmasını ve kalkınma bankacılığından kaynaklanan sektör ve proje tecrübesinin yatırım bankacılığı tarafında verilen hizmetlerle birleştirilmesini hedefledik” dedi. 

Türkiye ve uluslararası sermaye piyasalarının dinamiklerini ve inceliklerini bilen deneyimli donanımlı bir ekip ve çeşitlendirilmiş ürün gamı ile yatırım bankacılığı alanında piyasanın etkin oyuncularından biri olmak üzere yapılandıklarını aktaran Öztop, şöyle devam etti: “Sermaye piyasalarında yenilikçi ürün geliştirmede, sermaye piyasalarımızın derinleştirilmesinde ve yatırımcı tabanının zenginleştirilmesinde etkin bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda menkul kıymetleştirme işlemlerine aracılık etmek üzere Varlık Finansman Fonu’nu kurarak ilki Aralık 2018, ikincisi ise 2019 yılının ilk çeyreğinde olmak üzere toplam 4,15 milyar TL tutarında Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ihracı yaptık. Önümüzdeki dönem yoğun olarak; menkul kıymetleştirme, birleşme ve satın alma danışmanlığı, halka arzlar, fizibilite danışmanlığı, finansal danışmanlık ve yapılandırma danışmanlığı alanlarında aktif rol oynayacağız.” 

Türkiye Kalkınma Fonu yeni nesil girişimleri odağına alacak

Konuşmasında Bankanın kuracağı Türkiye Kalkınma Fonu’na da değinen İbrahim Öztop, Kalkınma Fonu ile teknoloji ve inovasyon girişimlerini desteklemeyi planladıklarını aktardı. Sektörlerin çalışma biçimlerini tümden değiştiren teknolojik girişimleri destekleyeceklerini ifade eden Öztop “Bu kapsamda ülkemizden çıkan yeni nesil girişimleri bölgesel ölçekle rekabetçi hale getirebilecek şekilde farklı finansman modelleri üzerinde çalışıyoruz. Türkiye Kalkınma Fonu ve alt fonlarıyla birlikte ülkemizin büyümesinde önemli rol oynayan sektörler ve yeni nesil girişimlere yatırım yaparak özellikle girişim ekosisteminin gelişiminde önemli rol oynayacağız” diye konuştu. 

Sosyal temalı ihraçlar ve yeşil tahviller gündemde

Kongre kapsamında düzenlenen “Menkul Kıymetleştirme Büyümenin Finansmanının Çözümü Olabilir mi?” başlıklı panelde konuşan Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Seçil Yıldız da menkul kıymetleştirmeyi sürdürülebilir kalkınma araçlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Sosyal temalı ihraçlar ve yeşil tahvillerin de gündemlerinde olduğunu kaydeden Seçil Yıldız, proje finansman kredilerinde de menkul kıymetleştirmenin mümkün olduğuna dikkat çekti. 

Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler ihracı konusundaki çalışmalarını aktaran Seçil Yıldız “Piyasada daha önce gerçekleşmiş VDMK ihraçları düşük tutarlarda olmakla birlikte vardı. Bizim ürünümüzün farklılığı, VDMK havuzundaki varlığın kaynak kuruluş olan bankaların ihraç ettiği İpotek Teminatlı Menkul Kıymet Programı (İTMK) olmasıdır. Bu üründe, Varlık Finansman Fonuna aktarılan havuzda, aslında bankaların ihraç ettiği İTMK’lar bulunmaktadır” dedi.

 

 

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”ne kurucu imzacı olarak katıldı

Kalkınma Yatırım Bankası, Dünya Bankası ile Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesini Destekliyor

02.09.2019 – Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, BM Çevre Programı Finans Girişimi’nin (UNEP FI) bankacılık sektörünün sürdürülebilir gelecek faaliyetlerindeki etkisini artırmak üzere hazırladığı “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”nde kurucu imzacı olarak yerini aldı.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası , “Sorumlu Bankacılık Prensipleri”ne (Principles for Responsible Banking) kurucu imzacı (Founding Signatory) olarak katıldı. Prensipler, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) ve toplam aktif büyüklükleri 17 trilyon doları aşan 30 üye bankanın ortak çalışması sonucu belirlendi.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Paris İklim Anlaşması’nda öngörülen hedeflere bankacılık sektörünün de uyumlanmasını gözeterek hazırlanan Sorumlu Bankacılık Prensipleri, imzacı finans kuruluşlarının tüm faaliyetlerinde sürdürülebilirlik yaklaşım ve kriterlerini esas almaları koşulunu getiriyor.BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri; temiz su, temiz enerji, iklim değişikliği, su ve kara yaşamının korunması maddelerini içeriyor. Türkiye’nin de imza attığı Paris İklim Anlaşması, yenilenebilir enerjiye yönelmeyi öngörüyor. Finans kuruluşları, BM Çevre Programı’nın Sorumlu Bankacılık Prensiplerine imza atarak finansman aşamasından hesap verebilirliğe uzanan geniş bir çerçevede sürdürülebilirlik hedeflerine bağlı kalacaklarının sözünü veriyor.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, bankanın 44 yıldır uzman kadrosu ile desteklediği kalkınma projelerini yakından takip ettiğini; öngörülen çevre ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygunluğun sağlanmasının temel prensiplerinden biri olduğunu aktardı. Öztop, “Kalkınma yaklaşımımızın temel bileşenlerinden biri olan sürdürülebilirlik konusundaki desteğimizi bir kez daha tescillemek üzere Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne kurucu imzacı olarak katılmaktan dolayı gurur duyuyoruz. 2023 hedefleri doğrultusunda, Kalkınma Planı’mızın işaret ettiği yolda ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin ışığında sürdürülebilir kalkınmanın finansmanına odaklanan Bankamız, uluslararası finans dünyasının gelişme ve standartlarıyla uyumlu olarak geliştirdiği temalar ve temin ettiği kaynaklarla, istikrarlı ve güçlü bir ekonomi için rekabetçi ve verimli üretime verdiği desteği sürdürecektir” dedi.

Sorumlu Bankacılık Prensipleri, 22 Eylül 2019 tarihinde New York’ta tüm dünyadan destekçi bankaların üst düzey temsilcilerinin katılımlarıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında duyurulacak.

 

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, İlk Altı Ayda Aktiflerini Yüzde 19,6 Artırdı

06.08.2019 – Ülke ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda bir dönüşüm sürecine giren Türkiye’nin ‘44 yıllık yeni bankası’ Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, ikinci çeyrekte yüksek bir performans sergiledi. Aktiflerini 2018 yıl sonuna göre yüzde 19,6, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 74,1 oranında artıran banka, 18,8 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı. 

Kalkınma finansmanı misyonunun yanı sıra yatırım bankacılığı ürünleri ve sermaye piyasası araçlarını daha etkin kullanma hedefi doğrultusunda yönetim merkezini İstanbul’a taşıyan banka; reel ekonomiye ve para piyasalarına daha fazla kaynak aktarmayı odağına alıyor. 

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yılın ikinci çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı. Söz konusu dönemde aktiflerini 2018 yıl sonuna göre yüzde 19,6, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 74,1 artırarak 18,8 milyar TL’ye ulaştıran bankanın kredilerinin tutarı ise 15 milyar TL’ye yükseldi.

Toplam aktiflerin yüzde 79,8’ini oluşturan kredi hacmini 2018 yılı sonuna göre yüzde 10, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 65,3 artıran banka, aktif kalitesinin önemli bir göstergesi olan brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranında ise düşüş sağladı. Bu oran, 2018 yılı ikinci çeyreğinde 1,4 iken, 2019 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 0,8 düzeyine geriledi.

Bankanın 2019 yılı Haziran ayı itibarıyla net faiz geliri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 106,6 artarak 361,1 milyon TL düzeyine yükselirken, faaliyet gelirleri yüzde 101,6 artarak 381,4 milyon TL’ye ulaştı. Bankanın ikinci çeyrekteki kârı ise 229,7 milyon TL olarak gerçekleşti.

Dünyada ekonomi yavaşladı

Bilanço açıklamasıyla birlikte ekonomiyle ilgili göstergeleri değerlendiren Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Çin ve ABD ekonomisi başta olmak üzere küresel ekonomi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans sergilemiş olmasına rağmen, öncü göstergeler ikinci çeyrekte ekonomik aktivitenin yavaşladığını göstermektedir” dedi.

Öztop, bu dönemde dünyada ekonomiye etki eden önemli gelişmeleri; ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmelerine ilişkin iyimserliğin alınan korumacı önlemlerle birlikte yerini tekrar karamsarlığa bırakması, gelişmekte olan ülkelerdeki finansal dalgalanmalar ve gelişmiş ülkelerdeki büyümenin yavaşlama ihtimali olarak sıraladı. Bu gelişmelerin, uluslararası kuruluşların küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesine neden olduğunu hatırlatan Öztop şöyle devam etti:

“Ticaret ve teknoloji savaşlarının yanı sıra, uzun süredir devam eden Brexit belirsizliği de 2019’un ilk yarısında ekonomik aktivite hızını yavaşlatmış, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde yılın ilk 6 ayı beklenenden daha zayıf bir performans gerçekleşmiştir. FED, Haziran ayı toplantısında politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 2,25-2,50 bandında sabit tutarken; sonraki ay, 2008’den bu yana ilk kez, piyasa beklentisine paralel olarak politika faizini 25 baz puan indirmiş ancak seri faiz indirimlerine gerek duymadığını ifade etmiştir. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise politika faizi artışını 2020’nin ikinci yarısına kadar ertelemiş, ekonomiyi desteklemek için kısa vadede çeşitli politika araçlarından faydalanabileceğini belirtmiştir.”

Yılın ikinci yarısında ekonomik aktivite hız kazanacak

2019 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,6 daralan ekonomik aktivitenin yılın ikinci yarısında hız kazanacağının tahmin edildiğini aktan Öztop değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Ekonominin kırılganlık unsurlarından dış ticaret açığı, 2019 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 60 azalmış, bununla birlikte ilk 6 ayda 26 milyar dolarlık iyileşme görülmüştür. Yılın ilk yarısındaki görünüm, Türkiye ekonomisinde dengelenme sürecinin sürdüğüne işaret ederken, yurtdışı borçlar ve cari açıkta önemli miktarda azalmalar olduğu izlenmektedir. Bu göstergeler, ekonomide sağlıklı ve kuvvetli bir toparlanmanın olacağı beklentisini güçlendirmektedir.”

2023 hedefleri doğrultusunda kalkınmanın finansmanına odaklandık

Çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını daha etkin şekilde kullanmak üzere dönüşüm sürecine girerek yatırım bankacılığını da faaliyetleri kapsamına alan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 1975 yılından bugüne Türkiye’nin ihtiyacı olan her alanda kalkınma hamlelerini destekliyor. Değerlendirmesinde bu gelişmeye de işaret eden Öztop “Mayıs ayında, finans merkezi İstanbul’a taşınarak yeni hizmet binasında faaliyetini sürdüren Bankamız, 2023 hedefleri doğrultusunda, Kalkınma Planı’mızın işaret ettiği yolda ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin ışığında sürdürülebilir kalkınmanın finansmanına odaklanmaktadır. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası yeni organizasyonu ile geliştirdiği temalar ve temin ettiği kaynaklarla, istikrarlı ve güçlü bir ekonomi için rekabetçi ve verimli üretime verdiği desteği sürdürecektir” dedi.

 

 

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

Kalkınma Yatırım Bankası, Dünya Bankası ile Jeotermal Yatırımların Geliştirilmesini Destekliyor

Türkiye’nin 44 Yıllık Yeni Bankası: Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş.

28.05.2019 – Ülke ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda bir dönüşüm sürecine giren Türkiye’nin ‘44 yıllık yeni bankası’ Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, ülke ekonomisi için kaynak yaratmaya devam ediyor. Banka, kalkınma finansmanı misyonunun yanı sıra yatırım bankacılığı ürünlerinin ve sermaye piyasası araçlarının daha etkin kullanımını hedefliyor. Banka aynı zamanda reel ekonomiye ve para piyasalarına daha fazla kaynak aktarmayı, Türkiye Kalkınma Fonu ile de yeni nesil girişimlerin desteklenmesini odağına alıyor.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 27 Mayıs 2019 Pazartesi günü Ankara’da 36. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Olağan Genel Kurul’da bankanın yeni dönemdeki misyonunu hayata geçirmeyi hızlandıracak gündemler ele alındı.

Çağdaş kalkınma ve yatırım bankacılığı araçlarını daha etkin şekilde kullanmak üzere dönüşüm sürecine girerek yatırım bankacılığını da faaliyetleri kapsamına alan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 1975 yılından bugüne Türkiye’nin ihtiyacı olan her alanda kalkınma hamlelerini destekliyor.

Banka, yeni yapısı ile, ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda, ihracatın artırılması, yerlileştirmeye yönelik yatırımların desteklenmesi, gerekli altyapı yatırımlarının finansmanı ve fon kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlamak üzere, kalkınma ve yatırım bankacılığı hizmetlerinin tek bir çatı altına topladı. Bu yapılanma ile müşterilerin finansman ve danışmanlık ihtiyaçlarının en iyi karşılanması ve kalkınma bankacılığından kaynaklanan sektör ve proje tecrübesinin yatırım bankacılığı tarafında verilen hizmetlerle birleştirilmesi hedefleniyor.

Bu kapsamda, yatırım bankacılığı alanında, Türkiye ve uluslararası sermaye piyasalarının dinamiklerini ve inceliklerini bilen deneyimli ve donanımlı bir ekip ve çeşitlendirilmiş ürün gamı ile piyasanın etkin oyuncularından biri olmak üzere yapılanmasını tamamlayan banka, şirket birleşme ve satın alma faaliyetleri, sermaye piyasası ürünleri ve finansal danışmanlık hizmetleri ile işletmelerin yurt içi ve yurt dışı fon kaynaklarına ulaşmalarında öncü rol üstlenmeyi planlıyor.

Sermaye piyasalarında yenilikçi ürün geliştirmede, sermaye piyasalarımızın derinleştirilmesinde ve yatırımcı tabanının zenginleştirilmesinde etkin bir oyuncu olmayı planlayan banka, menkul kıymetleştirme işlemlerine aracılık etmek üzere Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Varlık Finansman Fonu’nu kurarak ilki Aralık 2018, ikincisi ise 2019 yılının ilk çeyreğinde olmak üzere toplam 4,15 milyar TL tutarında Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ihracı yaptı.

Türkiye Kalkınma Fonu’nun kurucusu ve yöneticisi de olan bir banka kimliği ile yeni bir yapıyı hedefleyen Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, teknoloji ve inovasyon alanında yatırım yapan girişim sermayesi fonlarına desteğini sürdürüyor. Banka, bu kapsamda Avrupa Yatırım Fonu ve Türkiye Yatırım İnisiyatifi (TII) ile yürütülen iş birliği çerçevesinde 212 Regional Fund II’ye 3 milyon Euro yatırım taahhüdünde bulundu.

13,6 milyarlık kredi ile stratejik sektörleri destekledi

2018 yılı ve 2019’un ilk çeyreğindeki finansal sonuçları değerlendiren Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 96,9 artışla 13,6 milyar TL kredi hacmine ulaştıklarını ve büyümede stratejik öneme sahip sektörleri desteklediklerini aktardı. Öztop “Özenle değerlendirdiğimiz başvuruları hızla sonuçlandırdık. Enerji, imalat sanayii, turizm, eğitim ve sağlık sektöründen yatırımları kredilendirdik. İmalat sanayiinde faaliyet gösteren küçük işletmelere, aracı finansman kuruluşları üzerinden kredi kullandırımı sağladık” dedi.

Banka, 2018’de aktif büyüklüğünü bir önceki yıla kıyasla yüzde 74,9 artışla 15,7 milyar TL’ye, özkaynaklarını ise yüzde 12,8 artırarak 1,4 milyar TL’ye yükseltti. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın karı ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 24,9 artarak 160,3 milyon TL olarak gerçekleşti.

Bankanın yeni misyonu hakkında bilgi veren İbrahim Öztop “Bir yandan Türkiye Kalkınma Fonu ve ona bağlı alt fonlar ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesinde stratejik öneme sahip sektörleri desteklemeye devam ederken öte yandan yeni nesil girişimlere yatırım yaparak dünya çapında söz sahibi girişimler yaratmak için çalışacağız” dedi.

Para ve sermaye piyasalarıyla reel ekonomi arasında yeni köprüler kurmayı hedefleyen Türkiye’nin “44 yıllık yeni bankası”, Genel Kurul’da Yönetim Kurulu’nun aldığı kararla yönetim merkezi olarak İstanbul’da konumlanacak.