Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Türk Telekom ...

Türk Telekom 400 Gbps Teknolojisi Kullanmaya Başladı

400 Gbps teknolojisiyle 4 kat daha hızlı veri akışı sağlanacak

07.06.2019 – Türk Telekom, telekomünikasyon sektörü için yine öncü ve yenilikçi bir adım attı ve 400 Gbps Ethernet teknolojisini kullanan ilk Türk operatör oldu. Türk Telekom bu teknolojiyle, abonelerine 4 kat daha hızlı veri akışı sağlayacak.

Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirerek, artan veri trafiğini daha hızlı şekilde karşılamak üzere, 400 Gbps Ethernet teknolojisini kullanmaya başladı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, “Türkiye genelinde artan trafik ihtiyacını daha hızlı ve kesintisiz şekilde karşılamak üzere önemli bir adım attık ve 400 Gbps hızı kullanan ilk Türk operatör olduk. 400 Gbps Ethernet teknolojisi sayesinde artık veri akışı 4 kat daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilecek. Bu yeni teknolojiyi tüm ülkeye yaygınlaştırarak yakın gelecekte abonelerimize çok daha iyi bir müşteri deneyimi sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

İlk etapta sadece Ankara’da kullanılan 400 Gbps teknolojisi, test aşamaları sonrasında tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacak.

400Gbps hız ne ifade ediyor?

Türk Telekom, IP şebekesinde gerekli yazılım ve donanım güncellemelerini yaparak, halihazırda 1, 10 ve 100’ün katları şeklinde verilen hızlardaki hizmetleri, 400 Gbps Ethernet Teknolojisini kullanarak daha hızlı servis vermeye başladı.

400 Gbps bantgenişliği ile yaklaşık olarak aynı anda 16 bin adet UHD 4K video izlenebiliyor, 50 bin kitaplık bir kütüphanenin içeriği 1 saniyede indirilebiliyor. 100 Gbps bantgenişliği ile yaklaşık olarak aynı anda 4 bin adet video izlenebilirken, 50 bin kitaplık bir kütüphane içeriği 4 saniyede indirilebiliyor.

 

Türk Telekom ve Nokia’dan Bulut Tabanlı Mobil Erişim Teknolojilerinde Bir İlk

27.02.2019 – Türk Telekom, 5G’nin temel mimarilerinden olan Bulut Radyo Erişim Şebekesi (Cloud-RAN) teknolojisini deneyen ilk Türk operatör oldu. Nokia iş birliği ile Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC2019) gerçekleştirilen demoda, yeni bulut mimari çözümünün sağladığı düşük gecikmeli yüksek iletişim hızı sayesinde katılımcılar 3 boyutlu yeni nesil video yerleştirme uygulamasını da deneyimleme imkânı buldular.

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, daha az gecikme süresi ile yüksek kapasiteli veri aktarımı sağlayan yeni bulut mimarisi çözümünün mobil iletişim anlayışını yeniden şekillendireceğini belirtti. Kıraç, “Cloud-RAN teknolojisi yalnızca gerçeklik algımızı artıracak yeni servislerin oluşmasına zemin hazırlamakla kalmayacak; Endüstri 4.0 için hayati öneme sahip uygulamaların da önünü açarak üretim süreçlerinin hızlanması ve toplam kalite artışına hizmet edecek” dedi.

Nokia Türkiye, Orta Avrupa ve Orta Asya Başkanı Mikko Lavanti ise, “Türk Telekom ile geçmişten gelen sıkı bir iş birliği bağımız var. Bugünkü Cloud-RAN demomuz ile son kullanıcı deneyimini artıracak düşük gecikmeli yüksek erişim teknolojisinin bugünün ve yarının şebekelerinde nasıl kullanılacağını başarıyla sergiledik” diye konuştu.

Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, Barselona’da gerçekleştirilen Mobil Dünya Kongresi’nde, Nokia’nın yeni Bulut Radyo Erişim Şebekesi teknolojisini denedi. Düşük gecikmelerle yüksek kapasitede veri aktarımına olanak tanıyan ürünün demosunda yeni bulut mimari çözümleri, 3 boyutlu video yerleştirme tekniği kullanılarak tanıtıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turan, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın da katılımlarıyla gerçekleştirilen demoda, Nokia’nın Airscale Cloud-RAN mimarisi kullanılarak, uzakta bulunan bir kişinin yüksek kaliteli 3 boyutlu hareketli görüntüsü, bulunduğu ortamdan soyutlandı ve demo alanında bulunan cep telefonu ekranının kamera görüntüsü üzerine yerleştirildi. Katılımcılar, başka bir ortamda gezinen bu kişinin önceden kaydedilmiş görüntüsünü, demo telefonu ekranı üzerinden yanlarındaymış gibi görerek “orada olma” hissi yaşatan bu yeni teknolojiyi deneyimlediler.

Gerçekleştirilen demonun ardından konuşan Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, “Türk Telekom olarak, Türkiye’yi geleceğe bağlama vizyonuyla en yeni teknolojilerin ilk kullanıcısı ve uygulayıcısı olmayı sürdürüyoruz. Daha önce denenmemiş yeni altyapı çözümleriyle kullanıcılarımıza yeni imkânlar sunacak şekilde şebekelerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün katılımcılara yaşattığımız deneyim ile yeni 5G bulut teknolojilerinin yakın gelecekte günlük yaşantımızı, iletişim, eğlence ve izleme alışkanlıklarımızı ne yönde değiştireceğine dair bir örnek sunmuş olduk” dedi.

Endüstri 4.0 için düşük gecikmeli yüksek boyutta hızlı veri aktarımı

Yeni 5G ve 4.5G destekli bulut mimari teknolojisi ile yapılacakların bununla da sınırlı olmadığını aktaran Kıraç şöyle konuştu: “Cloud-RAN teknolojisinin sunduğu yüksek erişim hızlarında düşük gecikme süreleri sayesinde, yakın gelecekte bizleri tümüyle konunun içine çekerek “orada olma” hissi yaşatacak son kullanıcı uygulamaları hayatımızın sıradan bir parçası olacak. Bu sayede bir konferanstaki konuşmacıyı bulunduğumuz mekândaymış gibi görebilecek, bir konseri evimizde çalıyormuş gibi izleyebilecek, bir müzeyi gezerken tarihi bir sahnenin canlanmasına şahitlik edebilecek, bir stadyumda iken kaçırdığımız bir pozisyonun tekrarını bulunduğumuz açıdan izleme deneyimi yaşayabileceğiz.”

“Türk Telekom’a yüksek bant genişliği ile düşük gecikmeli servisleri sunma imkânı verecek Cloud-RAN, sanal gerçeklik, iyileştirilmiş gerçeklik, video konferans alanlarında gerçeklik algımızı artıracak yeni 3 boyutlu servisler ile eğitim, sağlık, iş, endüstri, gazetecilik, eğlence gibi sektörlerde birçok yeni ticari uygulamanın hayata geçmesine zemin hazırlayacak. Kurumsal anlamda ise Endüstri 4.0 için hayati öneme sahip düşük gecikmeli ihtiyaçları karşılayacak uygulamaların önünü açarak üretim süreçlerinin hızlanması ve kalite artışına da imkân sağlayacak.”

Nokia Türkiye, Orta Avrupa ve Orta Asya Başkanı Mikko Lavanti ise, yüksek kalite ve düşük gecikme ile hızlı veri iletimine olanak tanıyan bu sistemin arkasında Nokia’nın 5G Airscale radyo baz istasyonu ve AirFrame lokal veri işleme merkezi çözümlerinin bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Nokia olarak Mobil Dünya Kongresi’nde önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türk Telekom ile bir arada olmaktan mutluluk duyuyoruz. Türk Telekom ile birlikte düşük gecikmeli uygulamaların 4.5G ve 5G şebekelerinde gerçeğe dönüştürülmesine yardımcı olarak son kullanıcı deneyimini artıracak yeni ağ mimarileri üzerinde çalışıyoruz. Hızlı ve yüksek veri aktarımının kaçınılmaz olacağı yarının dünyasında doğal bir ihtiyaç haline gelecek Cloud-RAN çözümlerimizi Türk Telekom ile paylaşarak birlikte daha da geliştirmek bizi heyecanlandırıyor” diye konuştu.

Cloud-RAN Teknolojisi nasıl çalışıyor?

Bulut Radyo Erişim Şebekesi (Cloud-RAN) teknolojisinde, ayrı noktalarda bulunan baz istasyonlarının kontrol üniteleri, merkezi bir bulut ortamında toplanıyor. Böylece istasyonlar arasındaki koordinasyon ve senkronizasyon kabiliyetleri en üst seviyeye çıkarılarak baz istasyonu kapasitelerinin gerektiği yerlerde, ihtiyaç duyulduğu oranda dinamik ve paylaşımlı olarak kullanılması sağlanmış oluyor.

 

 

Türk Telekom ve Huawei’nin ortak çalışması “5G Bulut Dikey Sektör Uygulaması” dünyanın en iyileri arasında

26.02.2019 – Türk Telekom ile Huawei, 1 Şubat’ta sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) tabanlı eğitim içeriklerinin erişimini 5G üzerinden bulut teknolojisini kullanarak uzaktan test etti. Türkiye’nin ilk 5G bulut uygulaması olma özelliğini taşıyan bu çalışma, Mobil Dünya Kongresi 2019’da Huawei tarafından, şirketin faaliyet gösterdiği ülkeler arasında “En İyi 5G Bulut Dikey Sektör Uygulamalarından Biri” olarak gösterildi.

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç “Huawei ile gerçekleştirdiğimiz 5G üzerinden eğitim denemesinin, 5G alanındaki çalışmalarımızın küresel platformda en iyi uygulamalardan biri olarak gösterilmesi, Türk Telekom olarak bizi gururlandırdı. 5G’nin farklı kullanım alanlarındaki çalışmalarımızı ileriye taşımaya ve ilkleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.

Türk Telekom, ayrıca, Huawei ile 5G teknolojileri alanındaki iş birliğini 26 Şubat’ta Mobil Dünya Kongresi’nde imzaladığı İyi Niyet Sözleşmesi (MoU) TurkTech1.0 ile ileri bir boyuta taşıdı. Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany, “Türkiye’nin kalkınmasına daha büyük katkılar sağlamak adına bilişim teknolojilerinin kullanıldığı kentleşme, ulaşım, sağlık, eğitim, tarım, enerji ve eğlence gibi alan ve endüstrilerde 5G ve ötesi teknolojilerin sunduğu inovasyona ihtiyacımız var. İşte bu yüzden Türk Telekom olarak Huawei ile imzaladığımız iyi niyet sözleşmesi sayesinde 5G uygulama alanlarını geliştirip, test ederek şebekelerimizde uygulamayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi Türk Telekom, dünyanın önde gelen global bilgi ve iletişim teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Huawei ile birlikte AR ve VR tabanlı eğitim içeriklerine 5G’li bulut bağlantısı ile uzaktan erişimi test etti. Türkiye’nin ilk 5G bulut uygulaması olan bu çalışma, sektörün en önemli buluşması olan Mobil Dünya Kongresi 2019 kapsamında Barselona’da Huawei’nin faaliyet gösterdiği ülkeler arasındaki “En İyi 5G Bulut Dikey Sektör Uygulamalarından Biri” olarak gösterildi.

Çalışma, 5G teknolojisinin sayısız kullanım alanlarından biri olan eğitime odaklandı. Bu çalışma ile Türk Telekom, AR ve VR teknolojilerini kullanarak; biyoloji, kimya ve elektronik gibi özellikle görsel deneyimlemeye dayalı konularda başarı sağlandı. Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT mezunlarından Nara Edtech tarafından sağlanan AR/VR içeriği ile 5G şebekesi üzerinden, çok düşük gecikme süreleri ile yüksek kalitede görüntü aktarımı gerçekleştirildi.

Hayata geçirdikleri projeler ve gerçekleştirdikleri yatırımlar ile Türkiye’nin 5G gelişiminde kilit bir rol oynadıklarını belirten Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, “Türkiye’nin ilk 5G bulut uygulamasını gerçekleştirmiş olmamızın verdiği gurur, uygulamamızın Huawei tarafından -En İyi 5G Bulut Dikey Sektör Uygulamalarından Biri- olarak gösterilmesi ile ikiye katlandı. Yeni nesil sabit ve mobil teknolojilerin eğitim sektörüne büyük katkılar sağlayacağına ve bu teknolojilerin aktif kullanımı ile ülkemize büyük verimlilik kazandırılacağına inanıyorum. Uygulamamızda kullandığımız AR/VR içeriğinin, girişim hızlandırma programımız PİLOT mezunlarından Nara EdTech tarafından sağlanmış olması da bizler için büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Gerçekleştirdiğimiz 5G üzerinden eğitim denemesi ile 5G alanındaki çalışmalarımızın küresel bir platformda tanınması ve dikkat çekmesi, Türk Telekom olarak bizi gururlandırıyor ve bundan sonraki süreçte de 5G’nin farklı kullanım alanlarındaki çalışmalarımıza devam etmek ve bu çalışmalarımızı ileriye taşımak için bize büyük motivasyon sağlıyor” dedi.

Sabit ve mobil teknolojilerde Türkiye’ye ve kullanıcılarına en ileri teknolojileri sunmayı hedefleyen ve çalışmaları ile yatırımlarını bu yönde sürdüren Türk Telekom, bu hedef doğrultusunda hem yerel hem de global düzeyde dünyanın önde gelen şirketleri ile iş birliği yapıyor. Huawei ile olan iş birliğini Barselona’daki kongrede İyi Niyet Sözleşmesi (MoU) TurkTech 1.0’ı imzalayarak güçlendiren Türk Telekom, 5G tabanlı ürün ve hizmetler geliştirerek, Türkiye’nin dijital dönüşümüne hız kazandırmayı ve ülkemize en ileri teknolojileri sunmayı amaçlıyor.

Türk Telekom CEO’su Dr. Paul Doany ise yaptığı değerlendirmede, “Türkiye’nin kalkınmasına daha büyük katkılar sağlamak adına bilişim teknolojilerinin kullanıldığı kentleşme, ulaşım, sağlık, eğitim, tarım, enerji ve eğlence gibi alanlarda 5G ve ötesi teknolojilerin sunduğu inovasyona ihtiyacımız var. İşte bu yüzden Türk Telekom olarak, Huawei ile olan İyi Niyet Sözleşmemiz sayesinde 5G uygulama alanlarını geliştirmeyi, bu konudaki testleri hayata geçirmeyi ve nihayetinde şebekelerimizde uygulamayı hedefliyoruz” dedi.

Huawei Teknik Servislerden Sorumlu Global Başkanı Mr. Tang Qibing konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Huawei dünyanın dörtte üçüne, fayda odaklı ürün ve servisleriyle dokunan bir marka. Bunu yaparken de hem bireysel olarak insan yaşamının kalitesini artırmaya, temel iletişim ihtiyaçlarını en kaliteli şekilde karşılamaya ve hayati önem taşıyan birçok sektörde önemli değer teklifleri sunmaya odaklanıyor. Eğitim konusu da Huawei için en önemli gündemlerden bir tanesi. Faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde farklı aktivitelerle, teknoloji ve eğitimin gençlerimize maksimum faydayı sağlayacak şekilde ulaşması için çalışıyoruz. Akademik birimler içindeki teknoloji laboratuvarlarımızda gençlerimizin en ileri teknolojiyle eğitim alması için katkıda bulunuyor, Ar-Ge merkezimizle, Türk mühendislerin geleceğin teknolojisini geliştirmesi için birlikte çalışıyoruz. Bu süreçte ülkenin önemli kurumları ile de iş birliği içine çalışıyoruz. Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de gerek eğitim alanında sağladığı fayda gerekse 5G özelinde Türkiye’de hayata geçirilen segmentindeki ilk projelerden biri olması nedeniyle son derece önemlidir. AR/VR teknolojilerindeki gelişimi 5G’nin gücü ile birleştirerek, Türkiye’nin en büyük mobil operatörlerinden biriyle birlikte sunmak bizler için de gurur vesilesi oldu. Projenin hayata geçmesinde katkıda bulunan tüm ekiplere içtenlikle teşekkür ederim.”

Kutu: Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik hakkında

Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik, yalnızca tüketici için değil, aynı zamanda birçok ticari alanda da içerik ve iletişim tüketiminde devrim yaratacak dönüştürücü teknolojilerin başında geliyor. Bu teknolojiler, özellikle deneyimsel pazarlamada kullanılarak, birçok ürün ya da hizmet henüz satın alınmadan önce paylaşılan deneyimle, sağlayacağı fayda tüketiciye kolayca aktarılabiliyor. Bu tip pazarlama deneyimleri geliştikçe, servis ve içerik sağlayıcıların hem mevcut işletme modellerinden yararlanmasını hem de AR, VR ve destekleyici teknolojilerin sağladığı potansiyeli en üst düzeye çıkaran yeni hizmetler sunmasını sağlayacaktır. 5G ve Bulut Teknolojileri, AR/VR gibi yüksek hız, düşük gecikme, yüksek kalite ve depolama ihtiyacı olan uygulamalar için operatörlere kolaylık sağlayacaktır.

 

Türk Telekom, 5G Teknolojisi İle Akıllı Ulaşım Sistemleri Alanında Deneme Yapan İlk Türk Operatörü Oldu

05.03.3018 – Türk Telekom, 5G Teknolojisi İle Akıllı Ulaşım Sistemleri Alanında Deneme Yapan İlk Türk Operatörü Oldu 

  • Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan tarafından tanıtımı yapılan Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planı (2017-2020) arasında yer alan Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında deneme yapan ilk Türk operatörü Türk Telekom oldu. 
  • Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2018) Türk Telekom ve Nokia bir ilke imza atarak gerçekleştirdiği V2X demosusunda, katılımcılar 5G altyapısı üzerinde çalışan Akıllı Ulaşım sistemlerinin devrede olduğu geleceğe ait yoğun trafik hareketi bulunan bir metropol kentin sanal caddelerine götürüldü. 

Türk Telekom, Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında 2020 yılı sonrasında tamamen otonom olan araçlarda görülmesi planlanan temel 5G teknolojilerinden biri olan V2X (Vehicle to Everything) – kısaca araçtan her şeye iletişim teknolojisi – ile ilgili deneme yapan ilk Türk operatörü oldu. Türk Telekom, Nokia ile Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2018) yaptığı V2X demosu ile akıllı ulaşım sistemleri alanında 5G teknolojisi sayesinde gelen son derece düşük gecikme süreleri ile yaşam kalitesi yüksek ve güvenli şehirler oluşturulmasına önemli bir katkı sağlamış oldu.

Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2018) Türk Telekom ve Nokia tarafından hazırlanan V2X demosunda katılımcılar 5G altyapısı üzerinde çalışan Akıllı Ulaşım sistemlerinin devrede olduğu 2020’yıllarına ait yoğun trafik hareketi bulunan bir metropol kentin sanal caddelerine götürüldü. Kurulan ambulans, otomobiller ve yayalardan oluşan cadde demosunda ambulans sürücüsünün güzergâhındaki tüm diğer araç ve yayalar gözle görülmeden önce algılanarak sürücünün ekranına anlık olarak konum bazlı iletildi. Son derece düşük gecikme sağlayan 5G V2X teknolojisi sayesinde  ambulans şoförü, araç içi ekranında kendi güzergâhındaki tüm araç ve yayaların konum bazlı uyarılarını dinamik olarak  önceden alarak olası bir kazanın önüne geçtiği durumlar  örnekler ile gösterildi. Bu denemeler sayesinde 5G V2X teknolojisi ile yayaların araçlar ile anlık iletişiminin yolu açılmış oldu.

“En büyük hedef 5G’ye 2020’de geçen bir ülke olmak’’

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan Mobil Dünya Kongresi’nde Nokia Standında, Nokia-Türk Telekom işbirliği ile hazırlanan V2X demo alanını ziyaret ederek, 5G teknolojisi ve akıllı ulaşım sistemleri hakkında bilgi aldı. Önlerindeki en büyük hedefin 5G’ye 2020’de geçen bir ülke olmak olduğunu dile getiren Arslan, “Ancak bununla yetinmeyip standartların belirlenmesi dahil bu işin öncüsü olmak. Onun için her platformda bir araya geliyoruz” diye konuştu.  

Doğan: “5G ile ulaşım daha akıllı, daha güvenli” 

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Doğan, Türk Telekom’un 5G’ye geçiş altyapı hazırlıkları ile aynı zamanda bu altyapıların kullanılacağı dikey sektörler için de ürün ve servis geliştirme çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Bu kapsamda hem yerel hem de global anlamda dünyanın en iyileriyle işbirliğine devam ediyoruz. 5G V2X teknolojisinin altyapı çalışmalarını Nokia ile gerçekleştirdiğini belirten Doğan, “Nokia ile gerçekleştirdiğimiz V2X demosu ile 5G Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında çalışmalarımızı bir adım öteye taşıdık. Yeni Nesil akıllı ulaşım sistemlerinde hedeflenen; birbirine bağlanan araçlar, akıllı şehir altyapısı, ulaşım altyapısı, yollar, köprüler, trafik işaret ve işaretçileri için standardizasyon ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğidir. Nokia ile geliştirdiğimiz sistem sayesinde daha düzenli, güvenli ve ekonomik ulaşım imkanı sağlanabilmektedir. V2X teknolojisi ile araçların güzergâhındaki diğer araçlarla, yayalarla ve tüm akıllı ulaşım sistemleri haberleşerek bir iletişim ağı oluşturmuş oluyoruz. Bu ağdan alınan bilgiler ile daha güvenli, çevreci, verimli ve konforlu bir trafik ortamı sağlıyoruz.” diye konuştu.

5G ile yaşanacak küresel teknoloji dönüşümünün en çok hissedileceği sektörlerin başında otomotiv ve akıllı ulaşım sistemleri geliyor. Şu an sektördeki araçlarda sürüşü kolaylaştıran ve daha güvenli hale getiren yarı-otonom teknolojiler sunulmaya başlandı. 2020 yılı sonrasında tamamen otonom araçlarında görülmesi planlanıyor. 5G ile gelecek son derece düşük gecikme süreleri, yüksek kapasite ve hız ile yeni nesil Akıllı Ulaşım sistemlerinin gereksinimleri karşılanmış olacak.

Nokia Türkiye Ülke Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırçuval ise şunları söyledi: 

“Nokia, Türk Telekom ile yürüyen işbirliğimizden gurur duymaktadır. Bugün burada, sayısallaşmanın kent yaşamını ve insanların hayatını nasıl değiştirebileceği hakkında fikir veren bir uygulamayı birlikte gösterdik. Hiç şüphesiz bu teknolojiler, sayısal dönüşümün bir sonraki adımı olarak, yakın gelecekte Türk Telekom’un desteğiyle Türkiye’de uygulamaya konulacaktır.” 

Yaşam kalitesi artacak

Akıllı ulaşım sistemlerinin, akıllı şehir çözümleri ile entegre olarak kullanılması yaşam kalitesi yüksek ve güvenli şehirler oluşturulmasına da önemli katkılar sağlıyor. Akıllı ulaşım sistemleri, trafikten kaynaklı zaman kaybını, kaza sayısını ve yol çalışmalarından kaynaklanan gecikmeleri büyük oranda azaltıyor. Trafik süresinin azalmasından dolayı karbon emisyonu düşüyor. Olağan üstü durumlarda trafik kapasitesinin kontrol edilebilmesi ve yönlendirilebilmesine kadar birçok faydası oluyor.

5G konusundaki temel standardizasyon kuruluşlarından 3GPP’nin çalışmalarını tamamladığı Release (Sürüm) 14 ile başlayan ve ileriki sürümler ile standartlaştırma çalışmaları devam eden V2X, Vehicle-to-everything, kısaca “araçtan her şeye iletişimi” teknolojisinin denemelerine başlanmış ve 2018 yılında devam edilmektedir.

V2X (Vehicle to Everything) teknolojisi sayesinde aşağıdaki faydalara ulaşılması hedeflenmektedir:

  • Yeni Nesil akıllı ulaşım sistemlerinde hedeflenen; birbirine bağlanan araçlar, akıllı şehir altyapısı, ulaşım altyapısı, yollar, köprüler, trafik işaret ve işaretçileri için standardizasyon ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğidir. Bu sistemler ile daha düzenli, güvenli ve ekonomik ulaşım imkanı sağlanabilmektedir.
  • 5G ile yaşanacak değişimin en çok hissedileceği sektörlerin başında otomotiv ve akıllı ulaşım sistemleri gelmektedir. Şu an sektördeki araçlarda sürüşü kolaylaştıran ve daha güvenli hale getiren yarı-otonom teknolojiler sunulmaya başlandı. 2020 yılı sonrasında tamamen otonom araçların da görülmesi planlanıyor.
  • 5G ile gelecek son derece düşük gecikme süreleri, yüksek kapasite ve hız ile yeni nesil Akıllı Ulaşım sistemlerinin ihtiyaçları karşılanmış olacak.
  • V2X teknolojisi ile Araçların güzergahındaki diğer araçlarla, yayalarla ve tüm akıllı ulaşım sistemleri haberleşerek bir iletişim ağı oluşturulmaktadır. Bu ağdan alınan bilgiler ile daha güvenli, çevreci, verimli ve konforlu bir trafik ortamı sağlanabilmektedir.

Türk Telekom TTKOM Hisse Analiz ve Yorumları