Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri TSKB: “Uygun ...

TSKB: “Uygun Adım Geleceğe: Ar-Ge ve İnovasyon”

Uygun Adım Geleceğe: Ar-Ge ve İnovasyon

14.07.2019 – TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan, ‘TSKB Bakış’ isimli rapor serisi “Uygun Adım Geleceğe: Ar-Ge ve İnovasyon” adlı çalışmayla devam ediyor. Rapor, son 30 yıldaki gelişmelerin bilgi ve teknolojiyi ekonomik değer yaratımının önemli parçası haline getirdiğini, bilgi temelli bir ekonomi oluşturabilen ülkelerin ise uluslararası rekabette üstünlüğü yakaladığını vurguluyor.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Makroekonomi, kalkınma iktisadı ve sektörel dinamiklere yönelik araştırmalar gerçekleştiren TSKB Ekonomik Araştırmalar, son raporunda Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkış çabalarında Ar-Ge ve inovasyonun önemine dikkat çekiyor. TSKB Ekonomik Araştırmalar Ekonomisti Cem Avcıoğlu tarafından kaleme alınan “Uygun Adım Geleceğe: Ar-Ge ve İnovasyon” başlıklı raporda, yeni bilgi üretme sürecinin motoru olan araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerinin ekonomik büyüme performansını korumak ve geliştirmek isteyen ülkeler için büyük önem taşıdığına yer veriliyor. Ar-Ge harcamalarının Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oranı olarak ifade edilen Ar-Ge yoğunluğu göstergesinde bugün itibarıyla ilk 10 sırada bulunan ülkeleri de değerlendiren rapor, bu ülkelerin 1998-2017 yılları arasında yatırım yoğunluklarını ortalama %30 oranında arttırarak %3,2’ye taşıdıklarına dikkat çekiyor.

Türkiye’de yüksek ekonomik büyüme performansının kalıcı ve kapsayıcı hale gelmesinde bilgi yayılımının artırılmasının ve yüksek teknoloji ürünlerin toplam üretim içindeki payının yükseltilmesinin temel belirleyiciler olacağını ortaya koyan rapor, küresel finansal krizi takip eden dönemde Türkiye ile gelişmiş ülke ekonomileri arasındaki gelir yakınsamasının yavaşladığına işaret ediyor.

Raporda yer alan bilgilere göre, inovasyon odaklı ürün üretme becerisinin geliştirilmesinin, ihracat gelirlerinin yükseltilmesine katkı sunması bekleniyor. Türkiye kilogram başına 1,32 dolar ihracat geliri elde ederken, Çekya ve Polonya gibi gelişmekte olan Doğu Avrupa ülkelerinde ise bu rakamın 2 doları aştığı görülüyor.

Raporu hazırlayan TSKB Ekonomik Araştırmalar Ekonomisti Cem Avcıoğlu, Türkiye’nin 2017 yılı itibariyla %0,96 olan Ar-Ge yoğunluğunun, henüz %1,78 olan yüksek gelirli ülkeler ortalamasının altında kalmakla birlikte son 20 yılda istikrarlı tırmanışını sürdürdüğüne dikkat çekiyor. Yetenek yoğun, inovatif bir imalat sektörünün temel taşının Ar-Ge yatırımları olduğuna değinen Avcıoğlu, “Bu konuda süregelen çabaların başarılı olması halinde hem büyümenin sürdürülebilirliği hem de istihdam koşullarının iyileşmesi açısından önemli gelişim kaydedilecek” diyor.

TSKB, sahip olduğu 70 yıllık kalkınma bankacılığı deneyimi ile Türk özel sektörünü yatırımlarını tematik kredileri ve yenilikçi finansman ürünleriyle desteklerken, 35 yıldır sunduğu sektör spesifik danışmanlık hizmetleriyle iş dünyasına katma değer yaratmaya devam ediyor. Bankanın ekonomist, finansal danışman ve teknik danışman kadrolarıyla öne çıkan uzman ekipleri, enerji, sanayi, finans, gıda, lojistik, tarım, turizm gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlere dönüşüm, gelişim ve sürdürülebilirlik yolculuklarında rehberlik ediyor. TSKB Danışmanlık Hizmetleri çatısı altında faaliyet gösteren Ekonomik Araştırmalar, ise yayınladığı raporlarla kalkınma ekonomisine yön veriyor.

“Uygun Adım Geleceğe: Ar-Ge ve İnovasyon” raporunun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: http://www.tskb.com.tr/i/assets/document/pdf/arge-inovasyon-2019.pdf

 

TSKB’den Rüzgâr Enerjisine Kesintisiz Destek

14.06.2019 – Tüm dünyada temiz enerji kaynakları arasında yer alan rüzgâr, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için de iyi bir alternatif olarak kabul ediliyor. 15 Haziran Dünya Rüzgâr Günü’nde bu enerji kaynağının önemine dikkat çeken TSKB, finanse ettiği RES yatırımlarıyla karbondioksit emisyonu azaltımına her yıl yaklaşık 2,5 milyon ton katkı sağlıyor.

Dünyada hızla artan nüfus ve yükselen taleple beraber özellikle üretimde artan enerji kullanımı iklim değişikliğinin önemli sebeplerinden biri durumda. İklim değişikliğinin yarattığı küresel tehdidi ortadan kaldırılmak için yürütülen çalışmalar kapsamında enerji verimliliğin yanı sıra alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi her geçen gün daha da artırıyor. Türkiye’nin coğrafi özellikleri sebebiyle yenilebilir enerji kaynakları açısından oldukça avantajlı olduğuna dikkat çeken TSKB, 2006 yılından bu yana yenilenebilir enerji yolculuğunda ülkenin önemli bir lokomotifi olan rüzgâr santralleri için kaynak yaratmaya devam ediyor.

15 Haziran Dünya Rüzgâr Günü nedeniyle, dünyanın temiz enerji kaynakları arasında yer alan rüzgâr enerjisinin önemine bir kez daha işaret eden banka, 2018 yılsonu itibariyle 1302 MW rüzgâr enerji santrali yatırımının finansmanında yer almış durumda. Bu rakam, Türkiye’nin rüzgâr enerji kurulu gücünün yaklaşık yüzde 19’una karşılık gelirken, TSKB finanse ettiği RES yatırımlarıyla karbondioksit emisyonu azaltımına da her yıl yaklaşık 2,5 milyon ton katkı sağlıyor.

Küresel iklim değişikliğiyle mücadele sürecinde etkin bir rol aldıklarına dikkat çeken TSKB Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hepkaya, “Finanse etmiş olduğumuz RES yatırımlarının, çevresel ve sosyal etkilerini her yönüyle inceliyor ve değerlendiriyoruz. Olumsuz etkileri minimize etmek için gerekli aksiyonların alınması konusunda ihtiyaç duyulan çalışmalara teknik açıdan destek oluyoruz. Temiz enerjiye erişim açısından oldukça pozitif etkilere sahip olan rüzgâr santrallerinin finansmanıyla, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişinde önemli bir rol alıyoruz” dedi.

Rüzgâr santrallerinin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri açısından da önemine değinen Hepkaya, “TSKB olarak %73 oranında sürdürülebilir yatırımlardan oluşan kredi portföyümüzle iklim dostu bir bankacılık yürütüyoruz. Finanse ettiğimiz rüzgâr yatırımlarıyla“Erişilebilir ve Temiz Enerji”, “Sürdürülebilir Şehir ve Yaşam Alanları” ile “İklim Eylemi” başta olmak üzere toplam yedi SKH’nin gerçekleşmesine doğrudan katkı sağlamaktan dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de RES yatırımları hızla artıyor

Türkiye’de rüzgâr enerji yatırımları hakkında da bilgi veren Hasan Hepkaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de rüzgârın elektrik üretiminde kullanımı son 15 yılda büyük bir gelişim gösterdi. 2006 yılında 28 MW seviyesindeki rüzgâr enerjisi santralleri (RES) kurulu gücü, 2019 yılı Nisan ayı itibarıyla 7.085 MW seviyesinde gerçekleşti. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması (YEKDEM) sonrası özel sektör eliyle yapılan yatırımlar özellikle İzmir, Balıkesir, Manisa, Hatay ve Çanakkale bölgelerinde yaygınlaştı. Diğer taratan, 2006 yılında RES’lerin, Türkiye toplam kurulu gücü içerisindeki payı yüzde 0,1 seviyesinde iken, 2019 yılı Nisan ayı itibarıyla yaklaşık yüzde 8 seviyesine yükseldi. Bahsi geçen gelişim eğilimi aynı şekilde elektrik üretiminde de izlendi ve Nisan 2019 itibarıyla RES’lerden üretilen elektriğin toplam üretilen elektriğin içerisindeki payı yüzde 8 seviyesinde gerçekleşti.”

 

TSKB ve EBRD Özel Sektör İçin Güçlerini Birleştirdi

28.05.2019 – TSKB ve EBRD imzaladıkları yeni risk paylaşım anlaşmasıyla özel sektöre 100 milyon Euro tutarına kadar kaynak sağlayacak. İki kurumun Türkiye genelindeki firmalara yatırım ve işletme kredisi sağlayacak anlaşması, EBRD’nin bu alanda Türkiye’deki tek risk paylaşım işbirliği olma özelliğini taşıyor.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), yeni bir risk paylaşım anlaşmasına imza attı.

EBRD bu anlaşma doğrultusunda TSKB ile birlikte çeşitli firmalara kredi ihtiyaçlarının 50%’sine katılarak toplamda 50 milyon Euro kaynak aktarmış olacak. İki kurumun ilk olarak 2016 yılında imzaladıkları risk paylaşım anlaşmasının ikinci fazı niteliğindeki işbirliği, EBRD’nin bu alanda Türkiye’deki tek işbirliği anlaşması olma özelliğini taşıyor.

“Özel sektöre desteğimiz devam edecek”

EBRD ile gerçekleştirilen anlaşmayla ilgili değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Suat İnce, “Türkiye’nin ekonomik dengelenme sürecinde, özel sektöre sağlanan finansman desteği büyük önem arz ediyor. Değerli iş ortağımız EBRD ile imzaladığımız risk paylaşım anlaşması ile Türkiye ekonomisine ve sanayisine verdiğimiz desteği sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. TSKB olarak ülkemizin geleceğine umutla bakıyor, özel sektör firmalarımıza hem finansman hem de danışmanlık hizmetlerimizle değer yaratmak için hız kesmeden çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

TSKB’nin kurulduğu günden itibaren Türkiye’nin ve Türk sanayisinin sürdürülebilir kalkınması için tüm gücüyle çalışan bir banka olduğunu altını çizen Suat İnce sözlerini şöyle sürdürdü: “Her zaman hedefimiz, iş alanlarımızı oluşturan kurumsal bankacılık, yatırım bankacılığı ve danışmanlık hizmetlerimizi geliştirerek ileriye taşımak oldu. Öncüsü olduğumuz sürdürülebilir bankacılık felsefesi bizleri koyduğumuz hedeflere taşımaya devam ediyor. Her dönemde yerli ve yabancı paydaşlarımızın tercih ettikleri iş ortağı olmak stratejilerimizin doğruluğunun güçlü bir kanıtı niteliğinde.”

EBRD Başkan Yardımcısı Jurgen Rigterink ise anlaşmayla ilgili şunları söyledi: “EBRD kredilendirme faaliyetlerinin görece azaldığı bir dönemde Türkiye’ye desteğini sürdürmektedir. EBRD olarak Türkiye ekonomisinin 2020 yılına kadar toparlanma noktasına gelmesini bekliyoruz. TSKB ile bugünkü risk paylaşım anlaşması gibi oldukça yenilikçi araçlar, şirketlerin ticari faaliyetlerini sürdürürken büyümelerini de sağlayacak”

 

TSKB, AIIB’den Özel Sektör Yatırımlarına Aktarılmak Üzere Kredi Temin Eden İlk Banka Oldu

28.09.2018 – TSKB, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile 200 milyon dolarlık yeni kredi anlaşması imzaladı. Kredi yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, ulaşım, enerji iletimi, atık su yönetimi ve telekomünikasyon yatırımlarının finansmanında kullanılacak. Anlaşmayla ilgili bilgi veren TSKB Genel Müdürü Suat İnce, “AIIB dünya çapında ilk kez bir bankaya özel sektör yatırımlarına aktarılmak üzere kredi veriyor. Ülkemize bu finansman kaynağını getirmekten gurur duyuyoruz. Bu kredinin ülkemizin ekonomisine duyulan güvenin göstergesi olduğuna inanıyoruz” dedi.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Asya Altyapı Yatırım Bankası’dan (AIIB) 200 Milyon Dolar değerinde “Sürdürülebilir Enerji ve Altyapı Kredisi” temin etti. Hazine ve Maliye Bakanlığı geri ödeme garantisiyle temin edilen kredi, Türkiye genelinde özel sektörde yer alan firmaların yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, ulaşım, enerji iletimi, atık su yönetimi ve telekomünikasyon yatırımlarının finansmanında kullandırılacak.

TSKB’nin kredi portföyünün yüzde 68’inin sürdürülebilirlik temalı yatırımlardan oluştuğunu hatırlatan TSKB Genel Müdürü Suat İnce, 200 Milyon ABD Doları tutarındaki bu yeni krediyle yine bu alandaki yatırımları desteklemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
İnce şöyle devam etti: “Sürdürülebilir enerji ve altyapı yatırımları, gerek iklim değişikliğiyle mücadele gerek enerjide dışa bağımlılığın azaltılması açısından ülkemiz için büyük önem taşıyor. Bu nedenle TSKB olarak biz de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve altyapı yatırımları kredilerine öncelik veriyoruz. Bu alanda 2002’den bu yana orta ve uzun vadeli fonlarla, 245 yenilenebilir enerjive 78 enerji verimliliği projesine finansman sağladık.”

Suat İnce: “Türkiye yeni yatırımlar için güven ortamını sürdürüyor”
Asya bölgesinde sürdürülebilir altyapı projelerini desteklemek amacıyla 2016 yılında kurulan ve üye ülkelerdeki yatırımlara doğrudan finansman sağlayan AIIB’den temin edilen kredinin, dünya çapında bir ilk olduğunun altını çizen İnce, “Bu öncü adımın atılmasında büyük emeği olan Hazine ve Maliye Bakanlığına ve kalkınma yolculuğumuzda kıymetli bir işbirliği yaptığımız AIIB’ye teşekkür ediyoruz. AIIB’den sağladığımız finansman, hem TSKB’ye hem deTürkiye ekonomisine ve güven ortamına işaret etmesi bakımından ayrıca önem taşıyor. Türkiye ekonomisi güçlü yapısıyla pek çok yatırım için uygun iklimini koruyor. Biz de sağladığımız finansal desteklerle ekonomiye ve özel sektöre desteğimizi sürdürüyoruz. Ülkemize bu finansman kaynağını getirmekten gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönem de kapsayıcı kalkınma ve sürdürülebilirlik temalı kredilere öncelik vermeye devam edeceğiz” dedi.

AIIB Hakkında

AIIB Asya bölgesinde sosyal ve ekonomik çıktıları geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir finans kuruluşudur. Ocak 2016 tarihinde faaliyetlerine başlayan Pekin merkezli AIIB’nin 87 onaylanmış üyesi bulunmaktadır. AIIB, Asya ve ötesindeki sürdürülebilir altyapı projeleri ve verimli sektörlere yatırım yaparak, toplumlar, hizmetler ve pazarlar arasında daha iyi bağlantılar kurulmasını ve zamanla milyarlarca insanın hayatını etkileyecek daha iyi bir geleceğin inşa edilmesini sağlamayı hedeflemektedir.

 

TSKB’ye 300 Milyon Dolarlık Sendikasyon Kredisi

05.07.2017

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası 12 ülkeden toplam 18 bankanın katılımıyla 300 milyon dolar tutarında sendikasyon kredisi temin etti

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB), 300 milyon dolar tutarındaki sendikasyon kredisi anlaşmasını uluslararası bankaların katılımıyla 4 Temmuz Salı günü imzaladığını açıkladı. Mevcut sektör ortalamasının üzerindeki yüzde 108’lik başarılı yenileme oranıyla sağlanan kredi, TSKB’nin en yüksek tutardaki sendikasyon kredisi olma özelliğini de taşıyor. Yapılan açıklamaya göre; TSKB sendikasyon kredisi anlaşmasında koordinatör banka ve dokümantasyon temsilciliğini Commerzbank Aktiengesellschaft, Filiale Luxemburg üstlenirken, Bayerische Landesbank kredi temsilcisi olarak yer aldı. 12 ülkeden toplam 18 bankanın katılımıyla gerçekleşen sendikasyon kredisinde, TSKB’nin daha önceki sendikasyon kredilerinde yer alan güçlü iş ortaklarının yanı sıra yeni katılımcı bankalarla da işbirlikleri geliştirildi. Anlaşma, Bank ABC, BayernLB, CITI, Commerzbank Aktiengesellschaft, Filiale Luxemburg, HSBC Bank plc, ING, Société Générale, Standard Chartered Bank, Sumitomo Mitsui Banking Corporation Europe Limited, UniCredit Bank AG, BNP Paribas, J.P. Morgan Limited, Credit Suisse (Switzerland) Ltd., Raiffeisen Bank International AG, Intesa Sanpaolo S.p.A, London Branch, Banka Kombtare Tregtare Sh.a., Doha Bank, DZ BANK AG Deutsche Zentral-Genossenschaftsbank, Frankfurt am Main’ın katılımıyla sağlandı.

367 gün vadeli ve faiz oranı euribor/libor + yüzde 1.15 olarak gerçekleşen sendikasyon kredisi, euro ve dolar olmak üzere iki farklı dilimden oluşuyor.

Sendikasyon kredisi ile ilgili değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Suat İnce şunları söyledi, “Geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2017 yılında da sendikasyon kredimizi sektördeki mevcut yenileme oranlarının üzerindeki yüzde 108’lik bir oranla temin ettik. Uluslararası prestijli bankaların katılımı ile sağladığımız sendikasyon kredimizin tutarını bu yıl da artırarak 300 milyon dolara yükseltmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sendikasyon kredimizin bu performansıyla, uluslararası finans dünyasında Türkiye ekonomisine ve TSKB’ye duyulan güvenin bir kere daha teyit edildiğini görüyoruz. Sendikasyon kredimizle, öncelikli olarak özel sektör firmalarının dış ticaret finansmanı ihtiyaçları konusunda çözümler sunacağız. 67’nci yılımızı geride bırakırken, uluslararası finans kuruluşlarıyla kurduğumuz uzun soluklu işbirliklerini güçlendirmeye, yenilikçi fikirlerle kaynaklarımızı çeşitlendirmeye ve ülkemizin kalkınmasına verdiğimiz desteği artırmaya devam edeceğiz”. İHA