Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Alanar Meyve,...

Alanar Meyve, İhracatta Türkiye İkincisi Oldu

12.04.2019 – Bir Tekfen Tarım kuruluşu olan Alanar Meyve, ‘2018 Yaş Meyve Sebze İhracatı 2’incisi’ oldu. Alanar Meyve Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Taner, “30’dan fazla ülkeye Türkiye’de üretilmiş yaş meyvelerimizin ihracatını yapıyoruz.” dedi.

Uludağ Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği’nin (UYMSİB) Bursa’da düzenlediği 2018 İhracat Şampiyonları Ödül töreninde, Tekfen Tarım kuruluşu olan Alanar Meyve, 2018 Yaş Meyve İhracatı 2’incisi oldu. 2018 yılında ihracatta başarılı performans sergileyen firmaların ödüllendirildiği gecede ödülü ekibiyle birlikte alan Alanar Meyve Genel Müdür Yardımcısı Hamdi Taner, 2018 yılında yaş meyve ihracatında önemli bir başarı kaydettiklerini belirtti. Taner “Alanar Meyve olarak geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu 23 milyon Amerikan Doları seviyelerinde gerçekleştirdik. Özellikle kiraz ve siyah incir ihracatımız ile bu başarıyı yakaladık. Başarımız, ülkemizin yaş meyve ihracatında geldiği konumun en önemli göstergelerinden biri” dedi.

Almanya’dan Singapur’a yaş meyve ihracatı yapılıyor

2018 yılında oldukça geniş bir coğrafyaya ihracat yaptıklarını söyleyen Hamdi Taner, “Başta Almanya, İngiltere gibi Avrupa ülkeleri ve Hong Kong, Singapur gibi Uzak Doğu ülkeleri olmak üzere farklı kıtalardan 30’dan fazla ülkeye, ülkemizde yetişen meyveleri ihraç ediyoruz. Bugün bu ülkelere Türkiye’nin topraklarında üretilmiş kiraz, incir, kayısı, nar veya kestane gibi yaş meyvelerin satışını gerçekleştiriyoruz” dedi.

 

Toros Tarım, Türkiye’nin 2018 Gübre İhracat Şampiyonu Oldu

06.04.2019 – Toros Tarım, 2018’nin kimyevi gübre ihracatı şampiyonu oldu. İKMİB’in düzenlediği gecede Toros Tarım adına ödülü alan Toros Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Göral, “2018 yılında gübre ihracatımızı bir önceki yıla oranla yüzde 30 artırarak Toros Tarım’ın tarihindeki en yüksek ihracat rakamına ulaştık. Ayrıca Ceyhan, Mersin ve Samsun fabrikalarımızda ortalama yüzde 86’lık bir kapasite kullanımıyla toplamda 1.603.702 ton gübre ürettik. Bu aynı zamanda 2017 yılına oranla hem kapasite kullanımı hem de üretim miktarı açısından artış gösterdiğimiz anlamına geliyor” dedi.

Toros Tarım, 2018 yılının en fazla kimyevi gübre ihracatı yapan kurumu olarak ödülünü aldı. Kimyanın farklı alt sektörlerindeki 10 binden fazla ihracatçı firmayı temsil eden İstanbul Kimyevi Madde ve Mamulleri İhracatçılar Birliği’nin (İKMİB) düzenlediği gecede, Toros Tarım adına “2018’in Gübre İhracatı 1’incisi” ödülünü alan Toros Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Göral, “2018 yılında gübre ihracatımızı bir önceki yıla oranla yüzde 30 artırarak Toros Tarım’ın tarihindeki en yüksek ihracat rakamına ulaştık. Aldığımız bu ödül bizim için çok anlamlı olmasının yanı sıra ülkemiz perspektifinden baktığımızda Türkiye’nin de döviz ihtiyacına katkıda bulunmak ve ülkemizi gübre sektöründe temsil etmek büyük bir gurur kaynağı.” diye konuştu.

Tanzanya’dan İspanya’ya, Arjantin’den Hindistan’a kadar ihracat yapılıyor

2018 yılında oldukça geniş bir coğrafyaya ihracat yaptıklarını vurgulayan Hakan Göral, “Afrika’da Fas, Kenya, Malavi, Mozambik, Tanzanya, Avrupa’da Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, İspanya, İtalya, Kıbrıs, KKTC, Romanya ve Ukrayna, Güney Amerika’da Arjantin ve Doğu’da ise Hindistan, İsrail ve Lübnan’a ’a ürün satıyoruz.

Hakan Göral, 2018 yılında hammadde fiyatlarındaki radikal artışa rağmen pazardaki rekabet nedeniyle maliyet artışlarını, satış fiyatlarına çok sınırlı oranda yansıttıklarını ve maliyeti zorlar marjlarda çalıştıklarını belirterek “Bu gelişmelere rağmen ihracat kanallarımızla birlikte bir denge kurabildik ve 2018 yılını satış hedeflerimizi gerçekleştirerek tamamladık” dedi. Göral “2017 yılında ihracatımız 273.095 ton seviyesinde gerçekleşirken, 2018 yılında yeni ihracat pazarlarının da eklenmesiyle yüzde 30 gibi kayda değer bir artış ile 353.897 tona ulaştık. Yıl boyunca sürekli gelişim bakış açısıyla fabrika çalışanlarımız ve bütün paydaşlarımızla hep birlikte işimizin sürdürülebilirliğine yönelik yalın üretim uygulamalarıyla fabrikalarımızı verimli şekilde yüksek kapasite kullanım oranıyla çalıştırdık.Böylece yoğun rekabet yaşanan pazar koşullarına başarıyla uyum sağlamamıza olanak sağladı ve tedarikten, üretime ve dağıtıma tüm süreçlerde verimliliği artırma çalışmalarımız da olumlu etkilerini gösterdi” dedi.

Toros Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Göral “Bugün Türkiye’nin en büyük gübre üreticisi olarak ülkemizin toplam kurulu üretim kapasitesinin yüzde 38’ine sahibiz. 2018 yılında Ceyhan, Mersin ve Samsun fabrikalarımızda ortalama yüzde 86’lık bir kapasite kullanımıyla toplamda 1.603.702 ton gübre ürettik. Bu aynı zamanda 2017 yılına oranla hem kapasite hem de üretim miktarı açısından artış gösterdiğimiz anlamına geliyor” dedi.

“Önceliğimiz Türk çiftçisi”

Kapasite kullanım oranlarının çok yüksek olduğunu ve üretimin tamamına yakını sattıklarını vurgulayan Hakan Göral, “2019 yılında ihracat oranımızı daha da artırmak isterken tabi ki önceliğimiz her zaman Türk çiftçisi ve bayilerimiz olacaktır. Çiftçilerimize verdiğimiz değerin bir göstergesi olarak 2018 yılında Türkiye’nin her bölgesinde ziraat mühendislerimizden oluşan gezici teknik ekipler ve hazırladığımız tam donanımlı eğitim otobüsümüzle birlikte çiftçimizin köyüne hatta tarlalarına kadar karşılık beklemeden hizmet veren bir teknik ekip oluşturduk. Çiftçimizin daha verimli üretim yapabilmesi amacıyla bu teknik kadro yılın 365 günü kendileriyle değerli bilgiler paylaşacak, onlara özellikle bitki besleme konularında danışmanlık vermeyi sürdürecektir” ifadesini kullandı.

Her bölgenin ihtiyacına uygun gübre

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sertifikası alan ilk gübre AR-GE merkezini Mersin üretim tesisleri içerisinde açtıklarını hatırlatan Hakan Göral, uzun vadeli vizyonları için şu ifadeleri kullandı: “AR-GE merkezimizin Türk çiftçisinin ihtiyaç duyduğu gübreyi bölgenin toprak ve iklim yapısına en uygun şekilde geliştirmemize hizmet etmesini ve ayrıca ihracat için de kaldıraç etkisi yaratmasını hedefliyoruz. Bu merkezimizi öncelikli olarak Türk tarımının, daha sonradan da ihracat pazarlarının hizmetine sunmayı hedefliyoruz.”

 

Tekfen Tarım Susuzluk Kaynaklı Kıtlık Riskine Karşı Arpa Bitkisini Islah Edecek

15.03.2019 – Tekfen Tarım, Avrupa – Akdeniz bölgesinde azalan su kaynakları nedeniyle ortaya çıkabilecek kıtlık riskine karşı, AB bünyesinde desteklenen, kuraklığa dayanıklı arpa tohumu ıslahı projesinde yer alan ve tek Türk firması oldu.

Akdeniz Bölgesi Araştırma ve İnovasyon Ortaklığı (The Partnership for Research and Innovation in the Mediterranean Area – PRIMA) kapsamında gerçekleştirilecek projede Tekfen Tarım Adana Agripark Ar-Ge Merkezi Tesisleri dışında, 6 farklı ülkeden Üniversite ve araştırma enstitüleri bulunuyor.

Çevresel ve sosyal değişimler, tüm dünyanın tarımsal gıda ve su kaynaklarını hızla etkilemeye devam ederken; olası etkileri en aza indirmek için ülkeler ve özel kuruluşların çalışmaları da devam ediyor. Bu bağlamda, AB tarafından yürütülen ve pek çok sektörde bilimsel çalışmalara fon sağlayan inovasyon programı HORİZON 2020; tarım ve gıda alanında çalışmalara destek oluyor.Bu destekten fonlanan Akdeniz Bölgesi Araştırma ve İnovasyon Ortaklığı (The Partnership for Research and Innovation in the Mediterranean Area – PRIMA), tarımsal gıda sistemlerinin sürdürülebilirliği için yeni bir proje başlattı. Arpa Genetik Çeşitliliği Projesi kapsamında, kuraklık temelli olası kıtlıkla mücadele için, susuzluğa dayanıklı arpa tohumu ıslahı üzerine uluslararası bir çalışma yapılacak.

Tekfen Holding’in İlk Uluslararası Ar-Ge Projesi

Geçtiğimiz yılın son günlerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge Merkezi yetkisini alan Tekfen Tarım Adana Agripark ArGe Merkezi, uzun zamandır insanoğlunun gıda ihtiyacı için oldukça önemli olan buğday, mısır, çeltik gibi bitkilerin ıslahı için de çalışmalar yürütüyordu. PRIMA Projesi kapsamında, akademik kuruluşlar ve araştırma enstitüleri yanı sıra sadece Tekfen Tarım gibi ticari faaliyetleri de olan bir kurumun, kendi bünyesindeki ArGe merkeziyle yer alması; Agripark yetkinliklerinin, ‘araştırma kuruluşu seviyesinde’ uluslararası arenada tescili anlamına da geliyor. Proje, aynı zamanda Tekfen Tarım’ın bağlı olduğu Tekfen Holding’in ilk uluslararası ArGe projesi olmasıyla da dikkat çekiyor.

“Tekfen Tarım Uluslararası Gücünü Gösterdi”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tekfen Tarım Genel Müdürü Emrah İnce, sadece akademik ve araştırma kuruluşlarının yer alabildiği ve sonuçları itibariyle Avrupa kıtasının tamamını olumlu yönde etkileyebilecek bir çalışmada tercih edilmelerinin çok önemli olduğunu söyledi. “Tekfen Tarım Adana Agripark ArGe merkezimiz, global anlamda önemli bir kurum olduğunu bir kez daha gösterdi” diye konuşan İnce, tarımsal gıda sistemlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi noktasında, uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. İnce, “Ortaklık bünyesinde, bizim dışımızda İtalya, Cezayir, Almanya, Mısır, İspanya ve Tunus’tan akademik ya da araştırma kuruluşları yer alıyor. Her ülkenin, gen kaynaklarının amaca uygun kullanılmasına çok önem veriliyor. Özellikle global ölçekte küresel iklim değişikliği göz önüne alındığı zaman; ileriye dönük olarak, farklı iklim değişikliği senaryolarına göre, farklı ıslah programlarının geliştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

PRIMA hakkında…

PRIMA Programı, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkındaki Antlaşma’nın 185. Maddesi kapsamında gerçekleştirilen, 2018 yılından başlayarak 10 yıl sürecek olan çok ortaklı uluslararası araştırma destek programıdır. İlgi program çerçevesinde su kaynakları ve gıda sistemleri alanlarında yürütülecek uluslararası ve çok ortaklı araştırma ve inovasyon projeleri desteklenecek ve bu kapsamda açılan uluslararası proje çağrılarına Akdeniz’in kuzeyinde ve güneyinde yer alan birçok ülkenin katılımı sağlanacaktır.

PRIMA katılımcısı 19 ülkeden Programa 10 yıl boyunca toplamda 274 Milyon Avro fon taahhüdünde bulunulmuştur. Programa ayrıca, Ufuk2020 Programı’ndan da toplamda 220 Milyon Avro fon tahsis edilmiştir. Türkiye adına programda yer alan TÜBİTAK’ın PRIMA’ya maddi taahhüdü ise, programın ilk 5 yılı için toplamda 5 Milyon Avro’dur.

 

Toros Tarım Antalyalı Çiftçiyi Araba Sahibi Yaptı

15.02.2019 – Toros Tarım’ın çiftçilere yönelik kampanyası sonuçlandı. Özel gübrelerinden alan çiftçiler arasında yapılan çekiliş sonucunda Antalya Aksulu çiftçi Salih Özen otomobil kazandı. Kampanya kapsamında, otomobil yanı sıra, motosiklet, bilgisayar, televizyon ve cep telefonu gibi pek çok ürün sahiplerini buldu.

Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, “ Yıllardır Toros Tarım markasına güvenen çiftçilerimizi mutlu etmek bizi de motive ediyor” dedi.

Onlarca yıllık deneyimiyle sektörün köklü firmalarından olan Toros Tarım, sürdürdüğü kampanyalarla çiftçiye ve üreticiye destek olmaya devam ediyor. Bu bağlamda geçtiğimiz aylarda düzenlenen ve Toros Tarım’ın özel gübrelerinden satın alan çiftçiler arasında yapılan hediye çekilişi sonuçlandı ve Antalya’nın Aksu ilçesinden çiftçi Salih Özen otomobil kazanan şanslı çiftçi oldu. Özen’e otomobilini Toros Tarım Genel Müdür’ü Hakan Göral teslim etti. Çekilişte çiftçiler, otomobil, motosiklet, televizyon, bilgisayar, cep telefonu ve hediye çeki gibi onlarca ödülün sahibi oldu.

Otomobil teslim töreninde konuşan Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, çiftçi ve üreticilerin Toros Tarım markasına olan güvenine vurgu yaptı. “Yıllardır Toros Tarım markasına güvenen çiftçilerimizi mutlu etmek bizi de motive ediyor. Bu tarz kampanyalarla üreticilerimizin yanında olduğumuz göstermek istiyoruz” dedi.

Kampanya dahilinde dağıtılan ödüller:

  • 1 kişiye Fiat Fiorino Combi
  • 1 kişiye Mondial Turkuaz Scooter
  • 2 kişiye Philips Uydu Alıcılı Smart Led TV
  • 2 kişiye HP Notebook + Windows 10 Home
  • 2 kişiye Samsung Galaxy S7 Cep Telefonu
  • 10 kişiye Tarla Uydu Takibi (tarla.io)
  • 50 kişiye 100 TL Hediye Çeki

 

Tekfen Tarım: Alanar Meyve’den Denizaşırı İşbirliği

12.02.2019 – Bir Tekfen Tarım kuruluşu olan ve son 3 yılın siyah incir ihracat şampiyonu Alanar Meyve, Berlin’de düzenlenen Fruit Logistica Fuarı’nda, Perulu meyve üreticisi La Kiarita ile siyah incirin pazarlanması için sözleşme imzalayarak; ‘365 Gün İncir Projesi’ kapsamında inciri dünyanın dört bir yanındaki müşterilerine kesintisiz ulaştırmak için önemli bir adım attı.

Dünya sofralarını Bursa siyah inciriyle tanıştıran ve 3 yıldır ihracat şampiyonu olan Tekfen Tarım kuruluşu Alanar Meyve, siyah incir arzını tüm yıla yaymak için çözümü Güney Yarımküre’de buldu. Peru’nun en prestijli meyve üreticilerinden biri olan La Kiarita firması, artık Alanar için siyah incir üretimi yapacak. İki firma arasındaki işbirliğinin imzası, Berlin’de düzenlenen ve dünyanın en geniş katılımlı meyve fuarı olan Fruit Logistica’da atıldı. Alanar Meyve, bu anlaşma ile Türkiye’de Bursa siyah inciri hasat sezonu bittikten sonra da, yılın tamamında tüm dünyaya siyah incir satışı yapabilecek.

Tekfen Tarım’ın çalışmalarını yakından takip eden ve anlaşmada bizzat hazır bulunan Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, Alanar Meyve’nin alanındaki liderliğine vurgu yaparak, “Bu anlaşma ile dünya piyasaları için tedarik süremizi 120 günden 365 güne çıkartarak liderliğimizi perçinliyoruz” dedi. Avrupa, Uzak Doğu, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Avrupa dahil olmak üzere yılda 2 bin tondan fazla taze incir ihraç ettiklerini hatırlatan Gigin, Perulu şirket ile yapılan anlaşmayla üretimdeki mevsimsel boşluğun ortadan kalktığını ve önemli bir rekabet avantajı elde ettiklerini söyledi.

Tekfen Tarım Genel Müdürü Emrah İnce ise üretim ve satışını gerçekleştirdikleri tüm yaş meyve çeşitleri için global anlamda her türlü fırsatı değerlendirmeye açık olduklarını ifade ederek, “Bugün siyah incir için, Türkiye’den ihraç ettiğimiz miktarları %20 oranında takviye edecek bir sözleşmeye imza attık. Benzer anlaşmaları, dünyanın farklı yerlerinde farklı ürünler için de yapabiliriz” dedi.

 

Tekfen Tarım Adana-Agripark Tesisleri Ar-Ge Merkezi Oldu

12.12.2018 – Tarımın teknoloji ile buluştuğu ve tükenmek üzere olan pek çok tarımsal ürünün yaşatılması için çalışmalar sürdüren Tekfen Tarım Adana-Agripark Tesisleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge merkezi olarak yetkilendirildi.

Merkezde; yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik tür Anamur muzu yanı sıra patates, erik, kiraz, buğday gibi ürünlerde hastalıklardan ari fide, fidan, tohum ıslahı, üretimi ve ihracatı yapılıyor.

Dünyada ve Türkiye’de nüfusun artışıyla birlikte beslenme ihtiyacı da geleceğin en önemli sorunları arasında gösterilirken; özellikle mevcut türlerin korunması ve verimliliğinin artırılması büyük önem taşıyor. Bu amaçlarla, Adana’da faaliyetlerini sürdüren Türkiye’nin ilk ve sayılı teknolojik tarım merkezlerinden biri olan Tekfen Tarım Adana Agripark Tesisleri, Anadolu’nun zengin biyoçeşitliliğini kaynak olarak kullanarak çiftçilere hastalıklardan ari, kaliteli tohumluk ve fidan üretiyor. Türk tarımının geleceğine yönelik faaliyetlerin yapıldığı merkez, çağdaş tarım yöntemlerle yaptığı çalışmaların karşılığını alarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge merkezi olarak yetkilendirildi. Tekfen Tarım ilk etapta belirlenen ürünlere yönelik projeler için cihaz ve teknoloji yatırımı da dahil olmak üzere 15 milyon liralık yatırım yaptı.

Endemik ürünler yeniden doğacak

Doku kültürü yöntemiyle tohum ve fidan üretimi yapılan Agripark’ta, 25’i aşkın hastalıkla mücadele eden patates tohumluğu üzerine yapılan çalışmaların yanı sıra erik, kiraz ve muz fidanı ıslah çalışmaları, üretimi ve ihracatı yapılıyor. Özellikle endemik ürünler konusunda da özel çalışmalar yürütülen merkezde,Türkiye’ye has bir lezzeti olan Anamur muzunun tekrar sağlıklı koşullarda çoğaltılması için de projeler yürütülüyor. Tekfen Tarım, Ar-Ge Merkezi’nde; Türk halkı için temel gıda maddesi olan ve un, makarna, bisküvi, bulgur, irmik gibi ihraç kalemi sanayi ürünlerinin hammaddesi buğday için de özel çalışmalar yapıyor. Anadolu’nun buğday anlamında başlı başına bir gen kaynağı olduğu gerçeğinden yola çıkılan çalışmalarda, Tekfen Tarım; Türkiye’ye has gen kaynaklarını kullanarak verimli ve kalite değerleri yüksek ekmeklik, makarnalık, bisküvilik buğday ıslahına da başladı.

 

Toros Tarım, İş Sağlığı, Çevre ve Ürün Güvenliğinde Türkiye’nin İlk Uluslararası Sertifikasını Aldı

30.10.2018 – Bitki besleme sektörünün öncü firması Toros Tarım, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), Çevre, Ürün Güvenliği ve Emniyet konularında Uluslararası Gübre Birliği (IFA) tarafından oluşturulmuş “Protect & Sustain” sertifikasını Türkiye’den alan ilk firma oldu.  

Tekfen Holding Tarımsal Sanayi Grubu Başkan Yardımcısı ve Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, “Toros Tarım olarak iş hedeflerimize ulaşırken; iş sağlığı ve güvenliğinden asla taviz vermedik” dedi.

Çevresel, ekonomik ve toplumsal sorumluluklarının bilinciyle, sürdürülebilir büyüme hedefleyen Toros Tarım, faaliyet alanında öncü çalışmalara devam ediyor. Özellikle son 2 yılda gösterdiği üretim ve ihracat başarısına; iş sağlığı ve güvenliği konusunda, Uluslarası Gübre Birliği (IFA) tarafından verilen “Product Stewardship” inisiyatifine uyumu belgeleyen “Protect & Sustain” sertifikasını ekleyen Toros Tarım, sektöründe de bir ilke imza atmış oldu. İlgili belge, Toros Tarım’a,Ceyhan, Mersin ve Samsun fabrikalarında; İş Sağlığı ve Güvenliği, Çevre, Ürün Güvenliği ve Emniyet alanlarında, yasal zorunluluğun da üzerinde gösterdiği başarılara karşılık verildi.

Uluslararası Gübre Birliği tarafından verilen “Protect & Sustain” sertifikası ile ilgili açıklamada bulunan Tekfen Holding Tarımsal Sanayi Grubu Başkan Yardımcısı ve Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral “Toros Tarım olarak hedefimiz bölgesel bir güç olup yurt dışında bilinen bir marka olmak ve yıllardır yerleştirdiğimiz kaliteli ve güvenli Türk markası imajını global pazarda da sürdürmek” dedi. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayan Göral, üretimde verimliliği artırmalarına rağmen işve işçi sağlığı konusundan da asla taviz vermediklerini ifade etti. Göral, “ Toros Tarım olarak sorumluluğumuzun farkındayız. Sektörde öncü bir markayız. İSG, Çevre, Ürün Güvenliği ve Emniyet uygulamalarını gerçekleştirirken hammadde alımından tarlaya kadar tüm değer zincirindeki süreçlerini entegre bir bakış açısıyla yöneterek verimliliği artırmayı, gıda ve ürün güvenliği sağlamayı, çevresel etkiyi en aza indirmeyi ve verimli çalışma koşullarını oluşturarak tüm paydaşları için sürdürülebilir katma değer yaratmayı misyon kabul ediyoruz” diye konuştu.

 

Tekfen İnşaat’tan Azerbaycan’da Stratejik İşbirliği İmzası

Tekfen İnşaat, Azerbaycan Enerji Bakanlığı ile “Yenilenebilir Enerji Projelerinin Geliştirilmesi Konusunda Stratejik İşbirliği” niyet mektubunu imzaladı.

30.05.2018 – Tekfen İnşaat Genel Müdürü Levent Kafkaslı, 25. Caspian Oil & Gas Fuarı’nda Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Samir Veliyev ile bir araya geldi. Bu buluşmada yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi konusunda stratejik işbirliği kapsamında bir niyet mektubu imzalandı.

1996 yılından beri faaliyet gösterdiği Azerbaycan’da, petrol ve gaz sanayi tesisleri, stadyum ve yüksek yapılar olmak üzere çok sayıda ileri teknolojiye sahip projeye imza atan Tekfen İnşaat, Hazar Bölgesi’nde stratejik önemini ve ekonomik gücünü her geçen gün artıran ülkede, işverenlerin tercih ettiği güvenilir bir çözüm ortağı olmaya devam ediyor.

Tekfen İnşaat, bugüne kadar BTC Ham Petrol Boru Hattı, Şahdeniz Faz 1 ve Faz 2 çerçevesinde, boru hattı, petrol ve doğalgaz terminalleri ile deniz platformları olmak üzere, petrol ve gaza dayalı enerji alanlarında çok sayıda proje gerçekleştirdi. Şimdi de Azerbaycan’ın 2025 Stratejik Yol Haritası’nda yer alan Alternatif ve Yenilenebilir Enerji Sahaları’nın Geliştirilmesi konusunda da ülkenin hizmetinde olmaya devam edecek.

Portföy çeşitliliğinin artırılmasına stratejik öncelik veren Tekfen İnşaat’ın bu yöndeki somut adımlarından biri de, yenilenebilir enerji konusunda daha aktif rol almak olacak. Azerbaycan Enerji Bakanlığı ile 29 Mayıs 2018 tarihinde atılan bu imza, bu açıdan da büyük önem taşıyor.

İmza töreninde hazır bulunan Tekfen İnşaat Genel Müdürü Levent Kafkaslı niyet mektubunu “1996 yılından bu yana kesintisiz olarak iş yaptığımız Azerbaycan’ın ekonomik gelişimine önemli katkılarda bulunuyoruz. Bu imzayla bölgedeki işbirliklerimizi, yenilenebilir enerji projelerini de dahil ederek genişletmeyi planlıyoruz. Doğal enerji kaynakları açısından zengin bir ülke olan Azerbaycan’ın, sürdürülebilir bir gelecek vizyonu ile yenilenebilir enerji alanında yatırım yapmayı hedeflemesi, bu alanda bir atılım yapma niyetinde olan Tekfen İnşaat için potansiyel yatırım olanaklarının tespiti ve fizibilite çalışmalarını birlikte gerçekleştirebilmek adına çok önemli bir fırsat.” sözleriyle değerlendirdi.

Tekfen İnşaat hakkında

Tekfen Holding’in Taahhüt Grubu’ndaki amiral gemisi olarak, Türk müteahhitlik sektörünün dünya çapındaki temsilcilerinden biri olmayı başaran Tekfen İnşaat, müşterilerine petrol, gaz ve petrokimya tesisleri, boru hatları, kara ve deniz terminalleri, tank çiftlikleri, petrol rafinerileri, deniz platformları, pompa ve kompresör istasyonları, enerji santralleri, otoyol, metro ve demiryolu projeleri, spor kompleksleri, altyapı projeleri ve yüksek binalar gibi geniş bir portföyde anahtar teslimi çözümler sunmaktadır.

Kurulduğu 1956 yılından bu yana, dünyanın 20 farklı ülkesinde ve 10 farklı saat dilimini kapsayan geniş bir coğrafyada zorluk derecesi yüksek, 350’yi aşkın projeyi başarıyla tamamlayan Tekfen İnşaat, 1996’dan beri de Azerbaycan’da Azeri-Çırak-Güneşli Kara Teminali, Sahdeniz Gaz Tesisi, halihazırda Hazar’da faaliyet halindeki 5 adet Petrol Platformu, Bakû Olimpiyat Stadyumu ve SOCAR Yönetim Binası gibi birçok önemli projeyi başarıyla hayata geçirmiştir.

 

Tekfen Holding’den Yılın İlk Satın Alması


05.01.2018

Tekfen Grubu, Türkiye’nin en büyük ve kaliteli meyve üreticilerinden Alanar Meyve ile kardeş şirketi Alara Fidan’ın yüzde 90’ını yaklaşık 50 milyon TL bedelle satın alıyor.

Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, “Tekfen olarak tarımsal girdi alanında yıllardır Toros Tarım markasıyla lideriz. Holding’in tarım alanındaki faaliyetlerini genişletme stratejimiz çerçevesinde, şimdi de tarımsal üretim alanında lider bir markayı bünyemize katıyoruz” dedi.

Tekfen Holding, Alanar Meyve ve Alara Fidan’a 2018-2020 yılları arasında 160 milyon TL’lik yatırım yapacak.

Kurulduğu günden bu yana faaliyet gösterdiği her alanda lider ve öncü olan Tekfen Grubu, 2018 yılının ilk satın almasını tarım sektöründe gerçekleştiriyor. Türkiye’nin en büyük meyve üreticisi ve ihracatçısı firmalarından olan Alanar Meyve ve kardeş şirketi Alara Fidan’ın yüzde 90’ı, 49,6 milyon TL bedelle Tekfen Holding grup şirketlerinden Tekfen Tarımsal Araştırma Üretim ve Pazarlama A.Ş. tarafından satın alınmak üzere sözleşme imzalandı. Hisse devri Rekabet Kurulu onayını takiben gerçekleşecek. Her iki Şirket’in kurucusu ve Türkiye’de meyvecilik sektörünün duayenleri arasında yer alan Yavuz Taner, geri kalan yüzde 10 hissesi ile hissedar olarak kalacak ve bilgi-birikimini Tekfen çatısı altında Türk tarım sektörüne aktarmaya devam edecek.

Tekfen, tarımda büyümeye devam edecek

Tekfen, söz konusu satın alma işlemi sonrasında, her iki firmaya 2018-2020 yılları arasında yeni tesis kurulumu, bahçe ve makine alımlarıyla toplam yaklaşık 160 milyon liralık yeni yatırım yapacak. 40 yıldır Toros Tarım markasıyla gübre, tohum, fide ve fidan olmak üzere tarımsal girdi alanında sektör lideri olan Tekfen Grubu, bu satın alma ile tarımsal üretim alanında da iddiasını ve vizyonunu ortaya koymuş oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, her iki firmanın çalışmalarını uzun süreden beri takip ettiklerini belirterek, “Türk çiftçisinin doğru tarımsal üretim için ihtiyaç duyduğu bitki besini, tohum, fide ve fidan gibi temel girdilerini karşılayan bir kurum olarak, varlığımızı tarımsal üretim alanında da göstereceğiz. Yarının dünyasında her zamankinden daha büyük önem kazanacak olan tarımsal üretime, kurumsal disiplin ve finansman gücü ile daha fazla verimlilik kazandırmanın, salt ticari bir hedefin ötesinde, Tekfen’e yakışan önemli bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.” dedi.

Bahçeler 3 katına çıkacak, hedef daha fazla ihracat

Murat Gigin, cirosunun yüzde 90’ı ihracat kaynaklı olan Alanar’a daha önceleri, Toros Tarım’ın Adana’daki Agripark doku kültürü laboratuvarlarında kiraz fidanları ürettiklerini hatırlatarak, tanışıklıklarının yıllara dayandığını da dile getirdi. Gigin şöyle devam etti:

“İhracatının yüzde 80’ini başta Almanya ve İngiltere olmak üzere Avrupa’ya yapan ve meyvecilik alanında parmakla gösterilen bu şirketleri bünyemize kattık. Yıllardır faaliyet gösterdiği pazarlarda, ürünlerinin kalitesi konusundaki titizliği, zamanında teslimata verdiği önem ile bilinen Alanar’ı Avrupa’da olduğu gibi Çin ve Uzak Doğu piyasasında da büyük bir oyuncu haline getireceğiz. Yıllık 500 milyon dolar kiraz ithalatı yapan Çin, sadece T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın izin verdiği firma ve tesislerden ithalat yapıyor. Bu izne sahip 9 firmadan biri olan Alanar Meyve, aynı zamanda ithalat iznine sahip firmaların sahip olduğu 13 tesisten 2’sinin de sahibi. Çin’in Xi’an kentinden başlayan demir İpek Yolu’nun ulaşım maliyetlerini düşürmesi ile bu pazarların Alanar Meyve’nin toplam ihracatının yarısını oluşturmasını amaçlıyoruz. Ayrıca, ürün tedarikinde mevsimsel kısıtları bertaraf etmek ve dolayısıyla satışları yılın tamamına yaymak için Güney Amerika, Hindistan, Özbekistan, Güney Afrika ve Peru gibi pazarlarda da üreticilerle ticari ilişkiler geliştirmek hedeflerimiz arasında.”

Satın almanın ardından, 3 bin 600 dekar büyüklüğündeki bahçelere 6 bin dekar daha eklenerek, 2028 yılında da toplam cironun 800 milyon TL mertebesine çıkması için çalışılacağını açıklayan Gigin, 2017‘de 3 bin ton olan üretim kapasitesinin ise 2028’de 15 bin tona ulaşmasını, üreticilerden tedarik edilecek 20 bin tonla toplam 35 bin ton ihracat hedeflediklerini” belirtti.

Türkiye için büyük bir işbirliği olacak

Sektörde 40 yıllık birikimiyle duayen olarak bilinen her iki şirketin kurucusu Yavuz Taner ise satış ile ilgili yaptığı açıklamada, yeni dönemde büyük bir potansiyel barındıran Türkiye meyve ihracatına vurgu yaptı. Tekfen çatısı altında sektör tecrübelerini paylaşmaya devam edeceğini hatırlatan Taner, “Son 10 yılda Türkiye’nin meyve üretiminde önemli artışların olduğuna tanık olduk, Alanar olarak sürdürdüğümüz Ar-Ge çalışmaları neticesinde, 65 çeşit kiraz arasından 30-35 gün muhafazaya dayanacak ve 10 gün raf ömrü olacak doğru ürünü bulduk. Son yıllarda, başta Hong Kong olmak üzere Uzakdoğu pazarındaki hızlı gelişmemizi Çin’e doğrudan ihracat ile sürdürmek istiyoruz. Özellikle demir İpek Yolu’nun faaliyete tam olarak girmesi ile Çin ve Uzakdoğu piyasası, Türkiye için önemli pazarlarından biri haline gelecek. Bu potansiyel, bizi yatırımları artırmak üzere motive ediyordu. Bu atılımı en doğru şekilde Tekfen Grubu çatısı altında yapacağımıza inandık. Satın alma sonrasında kazanan Türkiye tarımı olacak” diye konuştu.

Alanar Meyve ve Alara Fidan hakkında…

Alanar Meyve; meyve üretimi ve ticareti alanlarında faaliyet göstermektedir. Sattığı meyvelerin yaklaşık yüzde 30’unu kendi bahçelerinde üretirken, yüzde 70’ini üreticilerden tedarik etmektedir. Başlıca ürünleri kiraz, incir, nar ve kayısı olmakla beraber; elma, erik, Trabzon hurması, kestane, şeftali ve nektarın de ürün yelpazesinde yer almaktadır. Satın alma sonrasındaki yeni yatırımlar sonucunda, yılda 10 bin ton civarında olan meyve satış hacminin 10 yıl içinde yılda 35 bin ton seviyesinin üzerine çıkması beklenmektedir.

Alara Fidan ise, fidan yetiştiriciliği ve ticaretinin yanında, meyve üretimi ve ticareti de yapmaktadır. Alara Fidan, yurt içi ve yurt dışı satışlarının yanı sıra Alanar Meyve’nin bahçelerinde kullanılacak fidanlar da yetiştirmektedir.

2017 yılında Şirketler’in ihracatının yaklaşık yüzde 80’i başta Almanya ve İngiltere olmak üzere Avrupa kıtasına gerçekleşmiştir. Uzakdoğu ülkelerinin ihracattaki payı yüzde 10 seviyesinde olmasına rağmen, Uzakdoğu pazarına yapılan satışlarında, hava kargo ihracatı gibi lojistik çözümler sayesinde, senelere sari artacak ihracat içerisinde bu payın yüzde 50 seviyelerine çıkarılması hedeflenmektedir.

Tekfen Holding TKFEN Hisse Analiz ve Yorumları

 

Tekfen Ortaklığındaki Gate İnşaat Kazakistan’da Dev Proje Üstlendi

24.11.2017

Tekfen İnşaat ile GAMA’nın ortaklığı olan ve Kazakistan’da faaliyet gösteren GATE İnşaat; Tengizchevroil’in Kazakistan’daki dev yatırım hamlesi kapsamında 438 milyon dolarlık proje üstlendi.

Tekfen İnşaat Genel Müdürü Levent Kafkaslı, “Uzmanlığımız ve tecrübemiz ile dünyanın her yerinde tercih edilir olmamız Türk inşaat sektörü adına da gurur verici” dedi.

Tekfen Holding bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Tekfen İnşaat’ın yüzde 50 hissedarı olduğu GATE İnşaat; Tengizchevroil için Kazakistan’da 438 milyon dolarlık proje üstlendi. Sözleşme kapsamında, Kazakistan’ın Tengiz Petrol ve Gaz Sahasında “Gelecek Gelişim Projesi çerçevesinde Kuyubaşı Basınç Yönetim Projesi, İnşaat, Mekanik, Elektrik ve Enstrüman Montajı işleri” gerçekleştirilecek.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tekfen İnşaat Genel Müdürü Levent Kafkaslı, yaklaşık 1500 kişinin çalışacağı projenin 55 ay içinde tamamlanacağını vurgulayıp “Uzmanlığımız ve tecrübemiz ile dünyanın her yerinde tercih edilir olmamız Türk inşaat sektörü adına da gurur verici” dedi. Kafkaslı, GATE olarak 2006 yılında üstlendikleri ilk projeden bu yana Kazakistan’da yaklaşık 1.3 milyar dolarlık projeyi tamamladıklarını hatırlatarak; Tekfen’in vizyonuyla önümüzdeki dönemde de farklı projelere aday olduğunu ifade etti.

Tengiz Sahası

Batı Kazakistan steplerinin altında, Paris şehrinin yakşaşık 4 kat büyüklüğündeki dev petrol rezervi olan Tengiz Sahası, 1 millik derinliği ile dünyanın bilinen en derin sahasıdır. Saha, Amerikan Chevron şirketinin %50 ortaklığındaki Tengizchevroil şirketi tarafından geliştirilmektedir. Sahanın bugünkü yıllık kapasitesi, birkaç ülkenin birden enerji ihtiyacını karşılayacak kadar büyük. Toplam yaklaşık 37 milyar ABD doları büyüklüğünde bir yatırım tutarına sahip olan Gelecek Gelişim Projesi – Kuyubaşı Basınçlandırma Yönetimi Projesi (Future Growth Project-Wellhead Pressure Management Project (FGP-WPMP), günlük üretim kapasitesi artışını hedeflemektedir.

 

Toros Tarım’dan 35 Milyon Liralık Çevre Yatırım

01.10.2017 – Toros Tarım, Mersin Üretim Tesisinde yaklaşık 35 milyon liralık maliyetle devreye aldığı CAN Ünitesi Prill Kulesi Baca Gazı Yıkama Sistemi ile çevresel yatırım kapsamında yine sektöründe bir “ilk”e imza attı ve AB ülkelerindeki yasal limitin altına inmeyi başardı.

Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, “Ticari hedeflerimizi gerçekleştirmenin yanı sıra topluma ve doğaya karşı sorumluluklarımızı da aynı oranda yerine getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin önde gelen tarımsal sanayi kuruluşlarından Toros Tarım bünyesindeki üç gübre üretim tesisinden biri olan Mersin İşletmesi, tamamen gönüllülük esasıyla yeni baca gazı yıkama sistemini devreye alarak çevre dostu bir üretim tesisi olma özelliğini daha da geliştirdi. Sunmuş olduğu ürün ve hizmetlerle bugüne kadar sektörüne birçok konuda öncülük eden Toros Tarım’ın 35 milyon lira maliyetle kurduğu yeni baca sistemi; gübre sektörü için ilk olmanın yanı sıra, çevre kapsamında da Türkiye’de yapılan en büyük yatırımlar arasında yer alıyor. Tesis, baca gazı emisyon büyüklüğü ve arıtma kapsitesi ile de dünyadaki sayılı baca gazı yıkama sistemleri arasında bulunuyor.

Sürdürülebilir üretim politikaları

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Toros Tarım Genel Müdürü Hakan Göral, yaklaşık 45 yıldır üretim yapan Mersin Üretim Tesisinin, daha 1994 yılında Nitrik Asit ünitesinde kurulan DENOX Baca Gazı Arıtma Sistemi ile de sektörüne öncülük ettiğini hatırlattı. “Çevre konusunda çok kararlıyız. Ticari hedeflerimizi gerçekleştirmenin yanı sıra topluma ve doğaya karşı sorumluluklarımızı da aynı oranda yerine getirmeyi hedefliyoruz” diyen Göral, çevre mevzuatı açısından zorunlu bir yatırım olmamasına rağmen; 35 milyon lira yatırım bedeliyle Prill Kulesi Baca Gazı Yıkama Sistemi’ni kurarak, daha önce de T.C. Şehircilik ve Çevre Bakanlığı tarafından kabul edilen değerlerin altında olmasına rağmen baca gazı emisyonlarını yaklaşık %85 oranında azalttıklarını vurguladı. Göral, sürdürülebilir yeni üretim politikaları doğrultusunda tamamlanan yatırımın devreye girmesiyle, tesisin AB’deki yasal limitlerin de altında çalışma özelliği kazandığını sözlerine ekledi.

 

Tekfen Katar’da Yeni Bir Proje Daha Üstlendi

02.08.2017

Tekfen İnşaat, Katar’da yeni bir proje daha üstlendi. 200 milyon dolar bedelle gerçekleştirilecek Doğu Endüstriyel Yolu inşaatı 27 ay içinde tamamlanacak. Tekfen İnşaat Genel Müdürü Levent Kafkaslı, “Büyük potansiyele sahip olan Katar’ın geleceğinin inşasında rol almaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Tekfen Holding bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Tekfen İnşaat ve Tesisat AŞ, Katar’da devam eden projelerine bir yenisini daha ekledi. Katar Bayındırlık İşleri İdaresi (ASHGHAL) tarafından açılan Doğu Endüstriyel Yolu inşaatı ihalesini, 200 milyon ABD Doları bedelle kazanan Tekfen İnşaat, projeyi 27 ay içinde tamamlayacak. İki ayrı viyadüğün de bulunduğu yaklaşık 2.5 kilometrelik yol yapımını kapsayan bu son proje ile birlikte, Tekfen İnşaat’ın Katar’da sürdüreceği proje sayısı 4’e çıktı.

“Katar global piyasada çalışılabilecek en doğru ülkelerden biri”

Konuyla ilgili açıklama yapan Tekfen İnşaat Genel Müdürü Levent Kafkaslı, Katar’ın sürdürülebilir büyüme yönünde önemli adımlar atan, canlı ve enerji dolu bir ülke olduğunu belirterek, “Tekfen olarak yaklaşık 12 yıldır Katar’da iş yapıyoruz. Katar global piyasada çalışılabilecek en doğru ülkelerden biri” diye konuştu. Üstlenilen son proje ile Tekfen İnşaat’ın Katar’da devam eden işlerinin toplam yaklaşık 2 milyar 440 milyon dolarlık iş hacmine ulaştığını vurgulayan Kafkaslı, “Ülkede inşa ettiğimiz boru hatları, endüstriyel tesis ve otoyol projeleriyle Katar’ın ekonomik ve sosyal gelişiminde rol almaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu. Kafkaslı, “Katar Ulusal Vizyon 2030” hedefleri doğrultusunda deneyimlerini bu ülke ile paylaşmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Tekfen ve Katar

1978 yılından bu yana Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde sayısız projeye imza atan Tekfen Taahhüt Grubu’nun müşteri portföyü içinde Katar özel bir yere sahip. Ülkeye ilk kez 2005 yılında adım atan Tekfen, bugün imzalanan proje öncesinde üstlendiği Al Khor Expressway oto­yolu ile Tekfen-Al Jaber Engineering Ortak Girişimi olarak inşa edeceği Fifth Precinct Stadium projeleri ile Katar yönetiminin kendisine duyduğu güveni pekiştirmişti. Katar yönetimi, bu başarıları nedeniyle geçtiğimiz nisan ayında, Doha’da düzenlenen Expo Turkey by Qatar’da Tekfen’e en büyük ödül olan Business of the Year ödülünü verilmişti. Yeni otoyol projesiyle birlikte Tekfen’in Katar’da bugüne kadarki toplam iş hacmi 4,9 milyar ABD dolarına ulaşmış oldu.

Tekfen Holding TKFEN Hisse Analiz ve Yorumları

 

Tekfen Mühendislik, Dünyanın En Uzun Asma Köprüsüne Müşavirlik Hizmeti Verecek

Çanakkale Köprüsü İçin İmza

Tekfen Mühendislik – Parsons Ortak Girişimi, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu projesi için açtığı mühendis müşavirlik ve kontrollük ihalesini kazandı. 164,3 milyon TL tutarındaki proje, dünyanın en uzun asma köprüsü olma özelliği taşıyan köprü ve 100 km’lik bağlantı yollarının tüm yapım sürecinin kontrol ve onay sorumluluğunu kapsamaktadır.

Tekfen Mühendislik Genel Müdürü Alparslan Güre “Çok büyük ve tecrübeli iki grup bu dev projede buluştu. İnanıyorum devamı da gelecek.”

Osmangazi Köprüsü’nün yer aldığı İstanbul-İzmir Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yer aldığı Kuzey Marmara Otoyolu ile birlikte Marmara Otoyol Ringi’ni tamamlayacak olan Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu’nun inşasında ilk adım atıldı. Projenin en önemli parçasını oluşturan 1915 Çanakkale Köprüsü ile 100 km uzunluğundaki Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun mühendislik müşavirlik ve kontrollük ihalesini, ABD’li Parsons Grubu ile birlikte teklif veren Tekfen Mühendislik 164,3 milyon TL bedelle kazandı

Projenin en önemli parçasını oluşturan 1915 Çanakkale Köprüsü, tamamlandığı zaman dünyanın en uzun asma köprüsü olacak. Köprünün iki ayağı arasındaki 2.023 metre uzunluğundaki rekor açıklık, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yılını temsil edecek. Köprünün toplam uzunluğu ise 3 bin 860 m olacak. Anadolu yakasında Lapseki’nin Şekerkaya mevkii ile Avrupa yakasında Gelibolu’nun Sütlüce mevkii arasında inşa edilecek köprü, Çanakkale Boğazı’nın ilk, Marmara Bölgesi’nin ise 5’inci asma köprüsü olacak. Toplam 6 şeritli otoyol projesi kapsamında 1915 Çanakkale Köprüsü’nün yanı sıra 31 viyadük, 5 tünel, 30 köprülü kavşak ve 143 alt-üst geçit inşa edilecek.

Dünyanın gözü bu projede

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tekfen Mühendislik Genel Müdürü Alparslan Güre, Çanakkale Köprüsü’nün her şeyden önce prestij açısından çok önemli bir proje olduğunu vurguladı. “İki ayak arasındaki açıklık bakımından, dünyanın en uzun köprüsü. Bütün dünyanın gözü şu anda burada. Bütün asma köprü müteahhitleri, projeciler, danışmanlar bu projeyi yakından takip ediyor” diye konuşan Güre; asma köprü konusunda uzman olan Parsons ile otoyol konusunda ciddi deneyim sahibi Tekfen Mühendislik’in önemli bir sinerji yaratacağını sözlerine ekledi. Güre, “İnşaat sırasında da her bir kalemin onayı bizden çıkacak. Betonun kalitesinden kullanılacak malzemeye, zamanlamadan iş programına, SEÇ’ten kaliteye, her şeyden biz sorumluyuz” dedi.

Parsons hakkında

Mühendislik, inşaat, teknik ve profesyonel hizmet alanında 70 yıllık bir deneyime sahip olan Parsons, teknoloji odaklı bir mühendislik şirketi. Dünyanın 26 ülkesinde altyapı, savunma, güvenlik ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren Parsons, ulusal ve uluslararası ölçekte tasarım/tasarım-inşaat, program/inşaat yönetimi, sistem tasarımı/mühendisliği, siber/bütünleşik güvenlik ve diğer profesyonel hizmet alanlarında inovatif hizmetler sunuyor. Şirket satın almaları yoluyla bugüne kadar birçok farklı uzmanlığı bünyesinde toplayan Parsons, köprü mühendisliği alanında da ABD’nin en eski köprü şirketlerinden biri olan Steinman, Boynton, Gronquist & Birdsall’u 1988 yılında bünyesine kattı. Parsons böylece, aralarında ünlü Brooklyn Köprüsü’nün de bulunduğu yüzlerce projeden oluşan büyük bir referans listesine sahip bulunuyor.