Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Sigorta Sektö...

Sigorta Sektörünü 2020’de Neler Bekliyor?

Sigorta Sektörünü 2020'de Neler Bekliyor?

KPMG Türkiye, Sigorta Sektörüne Bakış 2020 Raporu

21.01.2020 – KPMG Türkiye, ‘Sektörel Bakış 2020 – Sigorta Raporu’nu yayımladı. Sigorta sektöründe 2019’un değerlendirildiği rapora göre; yılın 10 ayında yüzde 24’lük büyümeyle 54 milyar TL’yi aşan prim üreten ve 2018’i yakalayan sektör, 2020’de de büyümeye devam edecek. Tamamlayıcı sağlık sigortası, katılım sigortacılığı gibi alanlardaki fırsatlar ve dijitalleşme sektöre verimlilik getirecek

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

KPMG Türkiye’nin hazırladığı ‘Sektörel Bakış 2020’ serisinin sigorta sektörünü ele alan raporu yayımlandı. Sigorta sektöründe 2019’un değerlendirildiği, 2020’ye ilişkin beklentilerin sıralandığı rapora göre; Ergo Sigorta dahil olmak üzere 62 şirketin faaliyet gösterdiği sektör 2019’un ilk 10 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24’lük büyümeyle yaklaşık 54 milyar TL’lik prim üretti ve 2018 yılını şimdiden yakaladı. Öncü veriler, nüfus ve ekonomideki büyüme dinamikleriyle yüksek potansiyele sahip sektörün 2020’de ortalamanın üzerinde büyüme yakalayacağını gösteriyor.

Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Kerem Vardar, “Sektörün güçlü yanları olarak devletin; bireysel emeklilik sistemi, tarım ve doğal afet sigortaları gibi stratejik alanlardaki desteği öne çıkıyor. Çalışan genç nüfus oranının yüksekliği de avantaj. Dijitalleşmenin sağlayacağı verimlilik artışları fırsat olarak değerlendirebiliriz. Ancak otomotiv ve inşaat olmak üzere ana sektörlerdeki talep daralması ve jeopolitik riskler sektörü tehdit ediyor. Öte yandan 2019 yılının son çeyreği ile yeniden canlanmaya başlayan ekonomik aktivitenin, prim hacim ve gelirlerini destekleyeceği işaretleri var. Tamamlayıcı sağlık sigortası ürünlerin yaygınlaşmanın yanı sıra alacak sigortası ve kefalet sigortası gibi ürünlerde de hareketlenme başlayacak. Siber sigortalar her geçen gün önemini artırıyor. Kredilerdeki genişlemeye paralel olarak hayat sigortası gelişimini sürdürecek. Bakım sigortası ürünleri tarafında gelişmeler bekleniyor” dedi.

KPMG Türkiye, Sektörel Bakış 2020 – Sigorta Raporu’nda dikkat çeken başlıklar şöyle:

2019’un ilk 10 ayında toplam primde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,3’lük büyüme gösteren sektör, yaklaşık 54,5 milyar liralık bir üretime ulaştı.

Hayat dışında üretim yaklaşık 46 milyar olurken, aynı dönemde hayat tarafındaki üretim ise 9 milyara yaklaştı.

2019’un ilk dokuz ayında ödenen toplam hasar tutarı 23,1 milyar lira oldu. Yıllık bazda yüzde 18’lik artışa denk gelen bu rakam içinde trafik ve kasko branşlarının aldığı pay ise yüzde 56, hayat branşının yüzde 10.

Yabancı yatırımcı iştahlı

2018’de 47 milyon dolar tutarında doğrudan yabancı yatırım çeken sektör, 2019’un ilk dokuz ayında bu tutarı 219 milyon dolar seviyesine çıkardı. Böylece son 16 yılda sektöre yapılan doğrudan yabancı yatırım girişi 8,1 milyar dolar oldu.

2019 yılında sektörde öne çıkan birleşme ve satın alma işlemleri ise; Unico Sigorta’nın SBK Holding’e, Ergo Sigorta’nın HDI Sigorta’ya ve Beha Sigorta’nın bireysel yatırımcılara satışı oldu..

2015’ten bugüne sektörde ortalama istihdam artışı yüzde 1 ile sınırlanırken, 2018 yılında sektöre yeni giren çalışan sayısı 214 kişi arttı. 2018 sonu itibarıyla sektördeki toplam çalışan sayısı ise 20 bin sınırını aştı. Sektörün ekosisteminde 200 binden fazla kişiye istihdam sağlandığı hesaplanıyor.

Bireysel emeklilik sistemindeki fon miktarı, 2019 Kasım sonu itibarıyla devlet katkısı dahil 113,2 milyar lira. Toplam katılımcı sayısı ise 6,8 milyon kişiye ulaştı. Sistemdeki toplam sözleşme sayısı da 8,15 milyon. Katılımcı başına fon büyüklüğü 2018 yılında 12 bin 888 lira iken 2019’da 16 bin 558 liraya çıktı.

Aktif büyüklük 200 milyarı aştı

2019’un ilk dokuz ayında sektörün aktif büyüklüğü, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,6 artarak 215,6 milyar liraya ulaştı. Bu dönemde elementer (hayat dışı) şirketler yüzde 21,6; hayat ve emeklilik şirketleri yüzde 24,9 büyüdü.

Aktif yapısı içerisinde, şirketlerin esas faaliyetlerinden alacakları yüzde 59’luk paya sahipken finansal varlıkların payı yüzde 13,3’e yükseldi. Bu rakamlar, şirketlerin finansal varlıklarında yüzde 41’lik bir artışı gösteriyor. Artış oranı esas faaliyetlerden alacaklar kaleminde yüzde 25 seviyesinde.

Borçların artışı sürüyor

Sektörde 2018 sonunda 98,9 milyar lira seviyesine çıkan esas faaliyetlerden borçlar, Eylül 2019 itibarıyla 121,8 milyar liraya yükseldi. Buna karşın 2013 yılında yüzde 17,7 olan öz sermayenin pasif toplama oranı, 2019 Eylül itibarıyla azalmaya devam ederek yüzde 11,8 seviyesine geriledi.

Sigorta şirketlerinin sadece sigortacılık faaliyetlerini ifade eden teknik kârlılık 2019 Eylül itibarıyla geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 27 artışla 5,6 milyar lira oldu. Hayat dışı şirketler teknik kârlarını yüzde 23, hayat ve emeklilik şirketleri yüzde 36, reasürans şirketleri ise yüzde 47 artırdı.

Yeni düzenlemeler fırsat

Eylül 2019’da Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 600 milyon TL sermaye ile kurulan Türk Reasürans Anonim Şirketi’nin (Türk Re) yerli reasürans kapasitesini artırması bekleniyor. Şirket, 1,2 milyar TL tutarındaki reasürans işlemini yurt içinde tutmayı amaçlıyor.

Sektörde önemli bir yapısal reform hamlesi olarak görülen Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) da hem sigorta farkındalığı hem de finansal yapıların güçlendirilmesi gibi konularda önemli adımlar atılmasını sağlaması bekleniyor.

Kamu bankalarına ait sigorta şirketleri, Türkiye Varlık Fonu (TVF) çatısı altında toplanacak. 2020’nin ilk çeyreğinde tamamlanması planlanan projeyle ölçek ekonomisi oluşturulmasına, bankacılık dışı finansal sektör büyüklüğünün dünya ortalamasına katkı sağlanması hedefleniyor.

Katılım sigortacılığı büyüyecek

2020’nin fırsatlarından biri de katılım sigortası alanında olacak. Dünyada bu alandaki toplam prim üretimi 20 milyar doları aşıyor. Suudi Arabistan, İran ve Malezya toplam üretimin yüzde 85’ini gerçekleştiriyor.

Analistler 2023 yılına kadar bu pazarın 43 milyar dolara ulaşacağını belirtiyor. Son yıllarda Avrupa ülkeleri, İngiltere, Kanada, ABD ve Avusturalya gibi gelişmiş ülkelerde de etik bankacılık hızlı gelişim içinde. Bunun uzantısı olarak da katılım sigortasının tercih edilmeye başlanması söz konusu.

Türkiye’de katılım sigortası nispeten yeni bir alan olsa da hızla gelişiyor. Katılım sigortacılığında 2018 yılı genelinde 2,2 milyar olarak kaydedilen toplam prim üretimi, Ekim 2019 sonu itibarıyla 2,8 milyar liraya yükseldi.

 

 

2020’de Sigorta Sektörü Yeni Alanlarda Büyüyecek

14.01.2020 – Türkiye’deki sigorta sektörünü değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Murat Çiftçi, “2020’de siber risk sigortaları, alacak sigortaları, sorumluluk sigortaları gibi güçlenen yeni alanlarla birlikte büyüme bekliyoruz” dedi.

Türkiye sigorta sektörünün 2019 yılında prim üretimini yüzde 21 büyümeyle 65-66 milyar TL’ye ulaştırması bekleniyor. Enflasyon oranının yüzde 12-15 bandında kalındığını düşünürsek, sigorta sektöründe yüzde 5’lik reel büyüme söz konusu. 2020 yılı için de yine benzer büyüme rakamları öngörülüyor. Sektörün gelecek dönem beklentilerini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Murat Çiftçi, “Şu anda Türkiye’de 147 adet broker bulunuyor. Sektörde prim üretiminde yüzde 13 pay alan broker şirketleri olarak SDDK ve Türk Reasürans’ın pozitif etkisinin yanında siber risk sigortaları, alacak sigortaları, sorumluluk sigortaları gibi güçlenen yeni alanlarla birlikte sektörün üzerinde büyüme bekliyoruz” dedi.

“İnşaat faaliyetlerinin artışı, sektöre katkı sağlayacak”

IBS olarak sigorta pazarını özellik havacılık ve savunma sanayiinde açık ara domine etiklerini belirten Murat Çiftçi, şunları söyledi: “Türkiye piyasasında önemli bir yer edinmeyi başarmış 23 yılı deviren bir şirket olarak kurumsal firmalarla özellikle reasürans knowhow’ının müşteriye avantaj sağlayabileceği altyapı projelerinde, savunma, havacılık gibi alanlarda çeşitli hizmetler sunuyoruz. Türkiye’nin en büyük sigorta ve reasürans brokerliği IBS olarak 2019 yılını yüzde 30-35 bandından bir büyümeyle tamamlamayı planlıyoruz. Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olan Çanakkale Köprüsü’nün sigorta ve reasürans işlemlerini gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanı’nın sigorta programını gerçekleştiriyoruz. 2020’de de bu gibi majör projeler oldukça yerel oyuncu olarak mutlaka bu projelerde yer alacağız. İnşaat sektöründe yılın son aylarında hissetmeye başladığımız hareketlilikle beraber, 2020’de bu alanlarda çeşitli sigortacılık faaliyetlerini gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. 2019’da yeni ürünler hayatımıza girdi. Örneğin, geçen yılın en fazla gündemi siber sigortalar oluşturdu. En küçük KOBİ’sinden en büyük şirketine kadar siber sigorta yönetim kurulunun ajandasına girmeyi başarmış durumda. Bu gibi yeni ürünlerin etkisini sigortacılık cephesinde 2020’de daha fazla hissedeceğiz. Yönetici sorumluluk sigortaları, tamamlayıcı sağlık sigortaları da gündemimizde. Bunlarla beraber, 2020’de sigorta hacminin artacağını görüyoruz.”

 

Sigortacılık Sektörel Bakış 2019, KPMG

02.05.2019 – KPMG’nin hazırladığı Sigortacılık Sektörel Bakış 2019 raporuna göre 2018’i 39,5 milyar TL’lik toplam prim üretimiyle kapatan sigortacılık sektörü, 2019’a sıkıntılı başladı. Kur ve enflasyon riski, otomotiv sektöründeki daralma, doğal afet tehdidi ve jeopolitik risklere rağmen 2019’u hasarsız atlatmak için dikkatler üç yeni düzenlemede.

KPMG Türkiye’nin hazırladığı Sektörel Bakış serisinin sigortacılık raporu, 2018’in ikinci yarısında zorlu bir süreçten geçen sigortacılık sektörünün, 2019’u da hareketli geçireceğini gösteriyor.

KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Sinem Cantürk, “2018’deki zorlu finansal koşullar, kısa vadede sektörün karlılığı açısında destekleyiciydi. Likit varlıklarının payının yüksek olması, sektörün yıl içinde yatırım fırsatlarını başarılı bir şekilde değerlendirmesini sağladı. Ancak 2018’in ikinci yarısında ortaya çıkan tablo, sektörün görünümü açısından zorlu bir süreci işaret ediyor” dedi.

Rapora göre 2019’da gerçekleşmesi beklenen üç düzenleme, sektörün 2019’u daha olumlu bir havada geçirmesini sağlayabilir:

  • Türkiye Milli Reasürans Havuzu’nun kurulması 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’na girdi. 2019 Aralık ayına kadar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Sigorta Birliği ortaklaşa Türkiye Milli Reasürans Havuzu’na ilişkin modeli belirleyecek, ardından havuz faaliyete geçecek.
  • Bireysel emeklilik sistemine otomatik katılımın yeniden yapılandırılması da 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı kapsamına alındı. BES’te genel süreçlerin iyileştirilmesine yönelik operasyonel düzenlemeler devreye alınacak.
  • Bu yıl sağlık sigortacılığı alanında da önemli düzenlemeler bekleniyor. Tıbbi ve ekonomik değerlendirme çalışmalarını dikkate alan geri ödeme sistemi devreye girerken, geri ödeme kapsamında olmayan sağlık hizmetlerinin sağlanması için tamamlayıcı sağlık sigortacılığı teşvik edilecek.

DÜNYADAKİ DURUM

  • 2017 sonu verilerine göre dünyada genel sigortacılık sektörü 2,2 trilyon doları hayat dışı branşlardan olmak üzere toplamda 4,9 trilyon dolar tutarında direkt prim üretimi gerçekleştirdi.
  • 2018 yılında dünya ekonomisi, ticaret savaşları kaynaklı belirsizliklere rağmen potansiyelinin üzerinde büyümeye devam ederken, sigortacılık sektöründeki prim üretiminde büyüme oranı, bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 2 civarında gerçekleşti.
  • 2017 sonu itibariyle dünyada birincil prim üretiminin yüzde 31’i Kuzey Amerika’da olurken, ikinci sırada yüzde 29 ile Batı Avrupa, üçüncü sırada ise yüzde 17 ile gelişmiş Asya ekonomileri yer aldı.

Çin farkı kapatıyor

  • 2004 yılında prim üretiminde ilk 5 içerisinde yer almayan Çin, 2018 itibariyle en çok sigorta primi üreten ikinci ekonomi konumunda. 2030 yılına kadar konumunu koruması beklenen Çin’in, ABD ile arasındaki farkı daha da kapatacağı öngörülüyor.

Küresel ısınma kapsama alanında

  • 2018 sonlarında belirginleşen küresel yavaşlama, sigortacılık sektörünün görünümünü olumsuz etkiliyor. Bu arada gelişmekte olan ekonomilerde penetrasyonun artması ve sektörün kapsamının küresel ısınma, siber güvenlik ve veri güvenliği gibi alanlara genişlemesi, sektördeki hareketliliği destekliyor. Bu nedenle kısa vadedeki zorluklara karşın sigortacılığın dünya genelinde görünümünün uzun vade pozitif olduğu değerlendiriliyor.

TÜRKİYE’DE DURUM

  • 2017 sonu verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen sigorta prim üretimi 150 dolar seviyelerinde.
  • 2018’de toplam prim üretimi yıllık bazda yüzde 18,1’lik artışla 39,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
  • 2018 sonu itibariyle Türkiye’de, 39’u hayat dışı şirketlerden olmak üzere 62 sigortacılık şirketi bulunuyor.
  • Sektörün aktif büyüklüğü 2018 sonu itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,1’lik artışla 178 milyar TL seviyesine ulaştı.
  • Sektörde 2018’de 38 milyon dolarlık doğrudan yabancı yatırım gerçekleşti. Böylece son 15 yılda sektöre yapılan doğrudan yabancı yatırımın toplamı 7,9 milyar doları buldu.
  • 2018 sonu itibariyle yabancıların hisse senedi yatırımları 245 milyon dolara ulaştı.
  • 2017’de 14 bin 52 kişi olan sektördeki toplam istihdam, 2018 sonunda 14 bin 62’ye çıktı.
  • 2017’de yazılan 46,6 milyar TL tutarındaki primlerin 39,7 milyar TL’si hayat dışı branşlardan elde edildi. Bunun üçte biri ise kara araçları sorumluluk sigortası branşından sağlandı.
  • 2018’de yazılan 54,7 milyar TL tutarındaki primlerden hayat dışı branşlarda yazılan brüt prim tutarı yüzde 20,2 arttı, otomotiv satışlarındaki daralma nedeniyle özellikle kasko branşından prim üretimi artışı yüzde 13,1 ile daha sınırlı kaldı.
  • Sektör son 5 yılda sadece 2015’te teknik zarar açıkladı. Net kar ise bahsi geçen dönemde artış eğilimini korudu. 2018 Ocak-Eylül döneminde sektörün teknik karı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 58,5 artışla 4,4 milyar TL’ye çıktı. Toplam kar ise yüzde 72,7 artarak 4,7 milyar TL seviyesine ulaştı.

BES’te gerileme sürüyor

  • Bireysel emeklilik sektöründe aktif sözleşme sayısı 2017 sonunda 8,2 milyon kişiye ulaştı. Ancak 2018’de gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmelerindeki azalışla katılımcı ve sözleşme sayısı gerilemeye başladı. 2018’in ikinci yarısında katılımcı sayısı 108 bin kişi azalırken, sözleşme sayısı 109 bin adet düştü. 2019’un ilk bir buçuk ayında katılımcı sayısı 47 bin, sözleşme sayısı ise 53 bin geriledi.
  • 2013-2017 arasında 26,3 milyar TL’den 77,8 milyar TL’ye ulaşan sistemin fon tutarı, 2018’de sadece yüzde 12,9 artışla 87,9 milyar TL’ye ulaştı.
  • Katılımcı sayısındaki artış hızı 2018’de duraklamış olsa da katılımcı ve sözleşme başına fon büyüklükleri artmaya devam etti. Katılımcı başına fon büyüklüğü 2017’ye göre yüzde 13,7 artışla 12 bin 781 TL seviyesine çıkarken, sözleşme başına fon büyüklüğü de yüzde 13,1 artışla 10 bin 775 TL seviyesine ulaştı.

Cantürk, sektörün prim gelirlerinin yarısına yakınını oluşturan motorlu taşıt satışlarındaki daralmanın, önümüzdeki dönemde de gelirleri sınırlayacak en önemli unsur olarak görüldüğünü belirtti. Cantürk ayrıca, döviz kurlarındaki ve enflasyondaki oynaklık nedeniyle sektörün maliyetlerinde öngörülmeyen artışlar yaşanabileceği yorumunda bulundu.

 

KPMG: Sigorta Teknolojileri İçin Üretim Zamanı!

Sigorta Sektörünü 2020'de Neler Bekliyor?

28.02.2018 – 2017’de yükselen sigorta teknolojileri (Insurtech) 2018’de üretime geçecek! KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Geleneksel yöntemleri teknolojiyle birleştiren sigorta devleri Insurtech firmaları olma yolunda ilk adımları attı. Bugüne kadar projeler geliştiren Insurtech girişimleri, 2018 yılında üretime başlayacak” dedi.

KPMG, Insurtech alanında yaptığı araştırmalarla sektörün geleceğini değerlendirdi. KPMG’nin küresel araştırmaları hakkında bilgi veren KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “Sigorta sektörüne çözümler sunmak amacıyla kurulan Insurtech adı verilen teknoloji şirketleri, sektörde bir dönüşüme yol açtı. Geleneksel yöntemlerle çalışan sigortacılık devleri artık Insurtech girişimleriyle yaptıkları ortaklıklarla teknolojik dönüşüm yönünde adımlar atıyorlar. Son dönemde bu alanda hızlanan sektör oyuncuları 2017’de yükselişe geçti” dedi.

“Sektörde pilot projeler üretime göre ölçeklenerek 2018’de Insurtech’e ciddi bir ivme kazandıracak” diyen Cantürk, “2018 yılında teknolojilerin yarattığı avantajlara odaklanılacağını düşünüyoruz. Müşteri bağlılığı yaratan, riskleri minimize eden ve otomasyon yoluyla kaliteyi artıran teknolojilere sektörün ilgisi büyük. Ayrıca teknolojilerin sağladığı tasarruf fırsatlarının değerlendirilmesi adına da şirketleri yoğun bir çalışma dönemi bekliyor. Bu çerçevede baktığımızda 2018’in Insurtech çözümlerinin projelendirme aşamasından, üretim aşamasına geçiş yapacağı bir yıl olmasını öngörüyoruz” ifadesini kullandı.

Insurtech’de gelişimin temelinin yatırımlar olduğunu dile getiren Cantürk, “Daha fazla sayıda firmanın ekosisteme geliştirici, yatırımcı gibi farklı rollerde katılmasını ve girişimlere yönelik kurumsal yatırımların 2018’de de artmaya devam etmesini bekliyoruz. Sigorta şirketlerinin desteği, Insurtech firmaları için aynı zamanda engin bir deneyim anlamına da geliyor. Bu nedenle kurumsal yatırımlar, sektörün gelişimi adına büyük önem taşıyor” dedi.

Cantürk şöyle devam etti:

“Bağlantılı sigorta kavramı, sigorta şirketini müşterinin günlük hayatının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor. Bu kavram tüketici odaklı sağlık monitörlerinden ve nesnelerin interneti özellikli araçlardan telematiğe kadar bir dizi teknolojiyi esas alıyor. Bu noktada Insurtech kavramı da değer kazanıyor…”

Dünyanın Insurtech merkezleri

Sinem Cantürk, KPMG’nin Küresel Insurtech Öngörüleri 2018 araştırmasından öne çıkan başlıkları şöyle yorumladı:

  • Blockchain hareketliliğini sürdürüyor. 2017 yılı boyunca blockchain konsorsiyumları yükselişe geçti. Sayıları giderek artan birçok firma blockchain alanında gelişim göstermeye devam ettikçe, konsorsiyumlar 2018’de de büyüyecek.
  • Çok daha fazla sayıda ülke Insurtech merkezleri geliştirme adına çalışmalarını hızlandıracak. Singapur, Belçika, Bermuda ve Hindistan gibi farklı ülkeler, 2018’de gelişimleriyle öne çıkacak.
  • Insurtech açısından ‘hangi’ teknolojinin popüler olacağı soruluyor. Tüm yeni teknolojiler (Telematik, Robotik, Sanal/Artırılmış Gerçeklik, Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka, Nesnelerin İnterneti, Drone teknolojileri) ancak birlikte varolduklarında ve güçleri bir araya geldiğinde sigorta sektörü için Insurtech’i potansiyel gücüne ulaştırabilirler. Bu nedenle sigorta alanında kullanılabilecek tüm teknolojiler, sektörün dikkatini çekiyor.

Sigorta şirketleri yarışıyor

Cantürk, 2018’de Insurtech’in yoğun ilgi göreceği sektörleri şöyle açıkladı:

  • Sürücüsüz araçlar: Son aylarda ciddi yatırım yapılan sürücüsüz araçlar için düzenleyici kurumlar ve hükümetler son derece iştahlı. Geleneksel büyük sigorta şirketleri de, sürücüz araçlar ekosisteminin çözüm ortağı haline gelmek için büyük bir yarış içinde.
  • Siber sigorta: Son zamanlarda gündeme gelen siber güvenlik sigortaları 2018’de de konuşuluyor olacak. Piyasadaki mevcut siber sigorta ürünlerinin henüz yetersiz, yüksek fiyatlı ve şirketlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak kapsama sahip olmaması nedeniyle Insurtech piyasası gelişim için fırsat yakalayacak.
  • Havacılık ve drone: Niş bir alan olarak görülse de gelecekte ciddi bir büyüme yakalanacağı düşünülüyor. Örneğin hasar bölgelerinin ya da doğal felaketlerden etkilenmiş alanların uzaktan incelenmesi amacıyla kullanılan drone ve insansız hava araçları, sigorta şirketlerinin radarına girmeye başladı bile.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here