Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Samsun OSB’yi...

Samsun OSB’yi Geleceğe Taşıyacak 10 Parametre Konuşuldu

26.06.2019 – Ortak Akıl Toplantıları 16’ıncı durağı Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi oldu. Turkishtime ve Halkbank ortaklığıyla düzenlenen toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Emre Alkin üstlendi. Onarımda olan, Samsun-Sivas tren hattının tamamlanması ve arkasından hızlı trenin de gelmesiyle ulaşım ve taşımacılık alanındaki avantajlarını zirveye taşıyacak olan kent, sanayiyi sürdürülebilir kalkınmanın motoru olarak kabul etmiş durumda.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Turkishtime ve Halkbank’ın organize sanayi bölgelerinde gerçekleştirdiği “Ortak Akıl Toplantıları”nın on 16’ıncısı Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde yapıldı. Prof. Dr. Kerem Alkin’in moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda, Samsunlu sanayiciler ile Samsun Merkez OSB’nin potansiyelleri, sorunları ve alınması gereken önlemler masaya yatırıldı.

Samsun Merkez OSB Ortak Akıl Toplantısı’na; Altınbaş Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Emre Alkin, Samsun Valisi ve Samsun Merkez OSB YKB Osman Kaymak, Samsun Merkez OSB YKB Vekili Fahri Eldemir, Samsun Ticaret Borsası YKB / Çakıroğlu Grup YKB Sinan Çakır, Domak Pompa ve Makine Sanayi YKB Adem Yılmaz, Resman Cam PVC Alüminyum San. YKB Ahmet Tüfekçi, Samsunport YKB Ali Avcı, Sampa Otomotiv San. Gn. Md. Bülent Üstündağ, Yeşilyurt Dem. Çel. End. ve Liman İşl. Onursal Bşk. Cemal Yeşilyurt, Ulusoy Un Sanayi Onursal Bşk. Fahrettin Ulusoy, Samsun Segman ve Gömlek San. YKB Hidayet Hidayetoğlu, Doğuş Okul Yayınları Ticaret YKB İdris Deniz, Samsun TSO YKB Yrd. / Seral Ev ve Otel Tekstil YKB Kadir Erol Beytekin, As Çelik Döküm İşleme San. YKB Orkun Tüfenk, Samsun Yurt Savunma Sanayi Zafer Aral, Samsun OSB Müdürü Hakan Tütüncüoğlu, Halkbank Samsun Bölge Koordinatörü Dursun Ali Kılıçlı, Samsun TSO YKB / TOBB Bşk. Yrd. Salih Zeki Murzioğlu ve Turkishtime Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Özkan katıldı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadeleyi başlattığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Samsun, tarihte birçok ilklerin yaşandığı ve pek çok alanda da önderliği üstlenmiş bir kent. Samsun, günümüzde ise bir tarafında denizi diğer tarafında yemyeşil dağlarının yanı sıra orta ölçekli sanayisiyle bölgede merkezi bir konumda yer alıyor. 17 ilçesi, 1 milyon 300 bin nüfusu, iki görkemli ovasıyla ulaşım ağlarının tam üzerinde yükselen kent, ekonomik potansiyelleriyle öne çıkıyor. Samsun, güçlü ve köklü firmalarıyla ihracatta 650 milyon doları aşan rakamlara imza atarken, kısa vadede 1 milyar doları aşmayı hedefliyor. Onarımda olan, Samsun-Sivas tren hattının tamamlanması ve arkasından hızlı trenin de gelmesiyle ulaşım ve taşımacılık alanındaki avantajlarını zirveye taşıyacak olan kent, sanayiyi sürdürülebilir kalkınmanın motoru olarak kabul etmiş durumda. Daha çok üretim ve istihdam açısından ise OSB’ler, her kentte olduğu gibi Samsun’da da böyle bir sürecin temelini oluşturuyor.

Samsun Merkez OSB arazi istiyor

Kentte bulunan OSB’ler arasında en eskisi ve en büyüğü olan Samsun Merkez OSB, Samsun – Ordu karayolu üzerinde, Tekkeköy Belediyesi sınırları içinde konumlanıyor. 1 milyon 118 bin 179 metrekarelik alan üzerine kurulan bölgeye olan ulaşım; karayolu, demiryolu ve havayolu ile sağlanıyor. Samsun Merkez OSB, uzun yıllar önce kurulmuş olması nedeniyle temel sorunların hepsini çözümlemiş durumda. Elektriğin yer altına alınması, mevcut kanalların ıslah edilmesi ve OSB dahilindeki yollarının iyileştirilmesi gibi küçük sorunlar dışında bölgede ciddi bir sorun bulunmuyor. Ancak Samsunlu sanayicinin bir türlü çözülemeyen sorunu yer darlığı.

Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi; KOSGEB Samsun Müdürlüğü, TSE Samsun Belgelendirme Müdürlüğü, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bölge Kalibrasyon ve Metroloji Laboratuvarı, Bölge İdare Merkezi ve Samsun TSO Uluslararası Akredite Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı, OMÜ Yeşilyurt Demir Çelik Meslek Yüksekokulu ve sosyal tesisleriyle Samsun sanayisine hizmet veriyor.

Samsun Merkez OSB’yi geleceğe taşıyacak 10 parametre

Toplantıda, Samsun OSB’nin hızla değişen küresel rekabet koşullarında güçlü bir oyuncu olabilmesi ve potansiyellerini ortaya koyabilmesi için bölge sanayicilerinin katılımlarıyla aşağıdaki 10 parametrede görüş birliğine varıldı.

  1. Samsun’un arsa sıkıntısı artık çözümlenmeli

Kentteki arsa sıkıntısı ciddi oranlarda iş kaybına ve maliyet artışına yol açmasının yanı sıra büyümenin önünde ciddi bir engel oluşturuyor. İşletmeler, yönetim, üretim, depolama gibi birimler olarak mecburen bölünüyor, farklı alanlara dağılmak zorunda kalabiliyor. Daha da önemlisi yapılacak olan yatırımlar yer darlığı nedeniyle yapılamıyor. Çözüm, tarım arazisi vasfını kaybetmiş arazilerin sanayicilerin kullanımına sunulmasında yatıyor.

  1. Ekonomide af politikasına son verilsin

Kayıt dışı iş yapan, sigortasız işçi çalıştıranların varlığı ve devletin bu kesimlere yönelik olarak sürekli af çıkarıyor olması haksız rekabet yaratıyor. İşini düzgün yapan sanayici KDV, stopaj, vergi, sigorta vs. ile uğraşırken, birçok sektörde adeta başı boş bırakılmış bir kayıt dışı piyasa söz konusu. Devlet kayıt dışının daha çok üstüne gitmeli, yükümlülüklerini yerine getirenler cezalandırılmamalı.

  1. Enerji maliyetleri düşürülmeli

Çin ve Hindistan gibi dünya ticaretinde iddialı olan ülkeler enerjide devlet sübvansiyonu uyguluyor. Bu ülkelerdeki enerjinin birim kilovat maliyetleri Türkiye’ye göre çok düşük. Türkiye’de ise tam tersine enerji maliyetleri son bir yılda yüzde 100’e yakın artmış durumda. Devletin özellikle ihracat yapan sanayicilere enerjide destek vermesi gerekir.

  1. Enerjideki dezavantajlı tarife uygulaması düzeltilmeli

Samsun Merkez OSB’deki sanayiciler, teşvikler bir yana adeta cezalandırıldıklarını düşünüyor. Önceden OSB’lerde üç zamanlı, gece-gündüz tarifesinde çalışan firmalar, şu anda Son Kaynak Tedariki Tebliği kapsamında OSB’nin bir bütün olarak kabul edilmesinden dolayı 50 milyon kw/saat üzerinde harcamaları olan sınıfa sokuldu. Devletin bu dezavantajlı durumu sanayici lehine çözmesi bekleniyor.

  1. Samsun katma değeri yüksek ürünlere yönelmeli

Yapılacak olan yatırımlar, diğer şehirlerde yapılmayan katma değeri yüksek ürünlere yapılmalı. Katma değeri düşük ürüne yatırım yapıldığı müddetçe şehrin zenginleşmesi mümkün değil. Bölgesel pazarı hedefleyen üretim devri artık sona erdi. Ulusal pazar için üretim yapılacaksa katma değerli ürün üretmek gerekiyor. Ama sürdürülebilir bir yatırım yapmak isteniyorsa o noktada global koşullar gözetilmek zorunda.

  1. Kalifiye eleman sıkıntısı

Samsun’da en büyük sıkıntılardan bir tanesi de kalifiye eleman. Özellikle yüksek teknoloji kullanan sektörler İstanbul, Ankara, Bursa gibi kentlerden eleman transfer ediyor ama bu yöntem yeterli olmuyor. Çalışanlar bir süre sonra kendi kentlerine geri dönebiliyor. Dolayısıyla Samsun’un kendi teknik elemanlarını yetiştirmesi ve onlar için gerekli sosyal olanakları hazırlaması gerekiyor.

  1. Arsa ve bina rantlarına son verilsin

Kentte bazı girişimciler üretim yapmak yerine bina inşa edip kiraya vererek, kolay para kazanma yolunu tercih ediyor. Ayrıca, zaten ciddi bir arazi sıkıntısının yaşandığı kentte arazilerin de bazı rant sahiplerinin eline geçmiş olması sıkıntıları katlıyor. Alınacak önemlerle sanayicinin bu sıkıntıları giderilebilir.

  1. Samsun bir lojistik üssü olabilir

Samsun günümüzde bile bir lojistik bir merkez konumuna geldi. Kentte hem ithalat hem ihracat açısından dünyanın her yerine ticaret yapabilecek olan limanlar bulunuyor. Devlet teşvikleriyle altyapı çalışmaları tamamlanırsa Samsun tüm bölgenin lojistik üssü haline gelebilir. Bu anlamda Samsun’un önünü açık.

  1. Samsunlu sanayici takdir de bekliyor

Kentteki bazı işletmeler alanında tek ve Türkiye’yi yurt dışında başarıyla temsil eden firmalar. Bunlar aynı zamanda önemli miktarlarda ihracata da imza atıyorlar. Ancak bu sanayiciler maddi teşviklerin bir yana resmi makamlardan hiçbir takdir görememekten şikayetçi. Beklentileri sade bir “teşekkür” yazısından daha fazlası değil.

  1. Samsun kendisini daha iyi tanıtmalı

Samsun Karadeniz’in en büyük kenti, limanı da en büyük limanı. Ama bunu çoğu kimse bilmiyor. Anadolu’da herkes örneğin Trabzon’un ve limanının Samsun’dan daha büyük olduğunu sanıyor. Halbuki Samsun, hinterlandı da en geniş kentlerden bir tanesi. Çorum, Kayseri, Konya, Sivas, Tokat, hatta Ankara’ya kadar uzanabilen bu hinterlant, Samsun’u bölgenin ticaret üssü yapabilecek potansiyeli de beraberinde getiriyor.

 

Kayseri OSB’yi Geleceğe Taşıyacak 10 Parametre Konuşuldu

19 Haziran 2019 – Ortak Akıl Toplantıları son durağı Kayseri Organize Sanayi Bölgesi oldu. Turkishtime ve Halkbank ortaklığıyla düzenlenen toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Emre Alkin üstlendi. İhracatı odak noktasına alan Kayseri OSB, küresel gelişmeleri yakından takip ediyor. 

Turkishtime ve Halkbank işbirliğiyle organize sanayi bölgelerinde gerçekleştirilen “Ortak Akıl Toplantıları”nın 14’üncüsü Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde (Kayseri OSB) yapıldı. Prof. Dr. Emre Alkin’in moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda, Kayserili sanayiciler ile birlikte Kayseri OSB’nin avantaj ve dezavantajları tartışılırken, alınması gereken önlemler ile devletten beklentiler de ortaya kondu.

OSB Ortak Akıl Toplantısı’na; Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve toplantı moderatörü Prof. Dr. Emre Alkin, Halkbank Kobi Pazarlama-2 Daire Başkanı Özer Torgal, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, Evin AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sümerli, Everest Çelik Kapı Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Irmak, KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Merkez Çelik Sanayi Genel Müdürü Mehmet Ali Yörük, Emek Çelik Kapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kabak, Kayseri Mimarsinan OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve Feza Reklam Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Karabulut, İpek Grup Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Arslan, Orhan Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Seyhan Arifoğlu, Kayseri OSB Başkan Vekili Süleyman Sarptaş, Andaç Mobilya Kanepe Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Andaç, Madeni Eşya İmalat Sanayi Fabrika Müdürü Yaşar Erendemir, Öztur Mobilya Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dur, Tura Reklam Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Turan ve Turkishtime Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Özkan katıldı. 

Kayseri OSB’nin en temel hedefi ihracat

Kayseri OSB; 55 MWp kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali, Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi, Endüstriyel Tasarım Merkezi, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi, Özel Kayseri OSB Teknik Koleji, modern itfaiye teşkilatı, çeşitli sektörlerdeki kümelenme çalışmaları, her bakımdan tamamlanmış alt yapısı, üniversite – sanayi işbirliği, Ar-Ge, Ur-Ge ve benzeri konularda düzenlenmekte olan eğitim, seminer ve çalıştaylarının yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle değişimi yönetebilen bir cazibe merkezi, bir yatırım ve üretim üssü haline gelmiş durumda.

Kayseri OSB yönetimi, “proje bazlı” hareket etmeyi temel ilke olarak kabul etti. Bu ilkeden yola çıkılarak bir stratejik plan oluşturuldu ve tüm bölge sanayicilerine dağıtıldı. Stratejik plan içindeki en önemli unsurlardan biri de ihracattı. İhracatla ilgili kurulan dış ticaret merkezinde şimdilerde ciddi başarı hikayeleri yazılıyor. Türkiye Ticaret Merkezi’nin kurulmasına yönelik çalışmalar ise tamamlanmak üzere.

2023 Türkiye vizyonunda belirlenen 500 milyar dolar ihracatın gerçekleşmesi için katkıda bulunmak, hükümetin ekonomik reform odaklı yatırım hamlelerine, demokratikleşme, güven, istikrar ve ekonomik refahın sağlanması için atmış olduğu adımlara destek sağlamak da Kayseri OSB’nin ana hedefleri arasında yer alıyor. 

Kayseri OSB’yi geleceğe taşıyacak 10 parametre

Toplantıda, hızla değişen küresel rekabet koşullarında Kayseri OSB’nin gelecekte de gücünü koruyabilmesi ve potansiyellerini ortaya koyabilmesi için bölge sanayicilerinin katılımlarıyla aşağıdaki 10 parametrede görüş birliğine varıldı. 

1. TOKİ desteğine ihtiyaç var

Bir fabrika için yatırım yapılırken, hazırlanma safhasında harcanan paralar makine parkına yapılan harcamalarda zafiyet meydana getiriyor. TOKİ ve Emlak Konut yaptığı konutları vatandaşlara uzun vadeli ödemelerle devrediyor. Bu kurumlar OSB’lerde de fabrika binaları inşa edebilir ve daha sonra da uygun bulduğu firmalara bu binaları uygun ödeme koşullarıyla devredebilir.  

2. Türk İhraç Ürünleri Fuarı düzenlenmeli

Sanayide iş bir ürünü imal etmekle bitmiyor, bunları satamadıktan sonra üretimin bir önemi kalmıyor. Mevcut durumda sanayici ürününü adeta çantasına koyarak beraberinde yurtdışına götürüyor ve pazarlama yoluyla satabiliyor ya da yurtdışındaki çeşitli fuarlara katılmak suretiyle satış yapabiliyor. Oysa bu ürünleri öncelikle Türkiye’de iyi bir şekilde teşhir edip, müşterilere anlatabilmek en doğrusu. “Türk İhraç Ürünleri” başlığı altında bir organizasyon ve fuar alanı oluşturulduğunda ciddi başarılar elde edilecek.  

3. Meslek liseleri OSB’lere devredilsin

Milli Eğitime ait meslek liseleri verimli çalıştırılamıyor. Yıllarca OSB’ler meslek liseleri yaptı ve Milli Eğitime devretti. Ancak bu okullardan istenen sonuçların alınamadığı görülünce OSB’ler okullarını geri alma çabasına girdi. Öğrenci sayısının da hızla düştüğü bu okullar günümüzde artık kaynak israfına yol açan bir konumdalar. Milli Eğitim, meslek liselerine yeni yatırım yapmak yerine bu okulları OSB’lere devretsin, gerekiyorsa da kiralasın. OSB’ler bunun kira bedelini ödeyebilecek güçteler. 

4. Ortaklık kültürü geliştirilmeli

İçinde bulunduğumuz süreçte tüm Türkiye’de sermaye sıkıntısı var. Özellikle kriz dönemlerinde finansman çok önemli. Bu sorunun çözümünde ortaklık kültürünün geliştirilmesi önemli bir rol oynayabilir. Yatırımcıların birlikte hareket edebilmeyi başarabilmesi lazım. Bu bire bir ortaklık da olabilir, güç birliği şeklinde iş yapma da olabilir. Birinin sermayesi, diğerinin makinesi, ötekinin çalışanı gibi… Bu konuda yapılacak özendirici düzenlemeler, verimli çalışmalara yol açacak. 

5. Enerjide KDV oranları yüzde 1’e düşürülmeli

Enerji fiyatları son bir yılda yaklaşık yüzde 80 oranında arttı. Fiyatlar indirilemiyorsa doğalgaz ve elektrikte KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesi önemli bir rahatlama sağlayacak. Üstelik böyle bir düzenlemenin Maliye ya da Gelir İdaresi ile bir ilgisi de bulunmayacak. Çünkü KDV bir indirim unsuru ve neticede firmalar bir ya da maksimum iki ay sonra bu bedelleri zaten mahsuplaşıyor. Dolayısıyla böyle bir düzenleme Hazinenin gelir-gider dengesini bozucu bir etki de yaratmayacak. 

6. Sanayi envanteri çıkarılmalı

Türkiye’de sanayi envanterinin çıkarılması gerekiyor. Çünkü ölçülemeyen bir alan yönetilemez. Bugün TÜİK’in elinde bile Türkiye’nin hangi bölgesinde sanayi ve tarımda ne gibi potansiyeller olduğuna dair bir bilgi yok. Bu envanteri ancak devlet hazırlayabilir. Çünkü dünyada bir rakamın istatistik olarak kabul edilmesi için devletler tarafından seçilmiş dört farklı organizasyondan, yani Merkez Bankası, Planlama Teşkilatı, İstatistik Enstitüsü ve Hazineden geçmesi gerekiyor. Sanayi envanteri, Türkiye’nin önünü görmesini sağlayacak.  

7. Eximbank kredileri hesaba döviz cinsinden geçsin

Eximbank kredileri ihracatçının hesaplarına hala TL olarak geçiyor. Oysa finans piyasalarındaki hareketliliğin çok olduğu günlerde yüzde 3’e kadar varan kur hareketleri yaşanabiliyor. Bu da sanayici için ciddi bir kayıp anlamına gelebiliyor. Bu krediler zaten yıllık yüzde 1-1,5’lerden kullanılırken, günlük kur hareketlerinden de yüzde 2-3 kayıp yaşanırsa bu desteğin bir anlamı kalmıyor. İhracatçının beklentisi, bu kredilerin hesaplara artık döviz olarak geçmesi yönünde.  

8. Kayserili ihracatçının derdi lojistik

Kayseri, coğrafi olarak Mersin limanına yakın. Dolayısıyla ihraç mallar çoğunlukla bu liman üzerinden gönderiliyor. Ancak bu durum Kayseri için önemli bir dezavantaj oluşturuyor. Çünkü maliyetler çok yüksek. Kayseri’den Mersin limanına 40’lık konteyner katkı ücretleri de eklendiğinde 750 dolara gönderiliyor. Ama aynı konteyner Mersin’den Dubai ya da Kazablanka’ya 500 dolara, Hamburg’a ise 320 dolara, gönderiliyor. Kayserili sanayici bu soruna acil çözüm getirilmesini istiyor. 

9. DAB belgelerinde muafiyet kapsamı genişletilmeli

Türk Parasını Koruma Kanunu çerçevesinde ihracatçı açısından DAB belgesi düzenleme zorunluluğu var. Kayseri, ihracatının büyük bir kısmını, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine yapıyor. Bu coğrafyalarda bankacılık sistemi işlemediği için ihracat bedelleri döviz büroları üzerinden alınabiliyor. Ancak bu işleyişte de o ülkelerdeki kültürel yapılardan kaynaklanan birçok sorun yaşanıyor ve sonuçta ihracat beyannameleri kapanamıyor, DAB belgeleri de düzenlenememiş oluyor. Sorunun çözümü, muafiyet kapsamına alınan ülkelerin artırılmasıyla mümkün.  

10. İstihdam politikaları iyileştirilmeli

Asgari ücret teşvik uygulamalarında sanayici eğer 500’den fazla insan çalıştırıyorsa 101 lira, 500’den az insan çalıştırıyorsa 152 lira destek alıyor. Bu uygulama, çok insan çalıştıran firmaları adeta cezalandırır nitelikte. İşsizliğin son yıllarda ciddi oranlarda yükseldiği bir ülkemizde böyle bir uygulama, istihdam anlamında ekonominin geleceği açısından sıkıntı yaratabilir. İstihdamı artıran ve destekleyen düzenlemeler yapılması gerekiyor.

 

 

Çorum OSB’yi Geleceğe Taşıyacak 10 Parametre

20.05.2019 – Ortak Akıl Toplantıları son durağı Çorum Organize Sanayi Bölgesi oldu. Turkishtime ve Halkbank ortaklığıyla düzenlenen toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Gegez üstlendi. Çorum OSB; 5. teşvik bölgesindeki yatırım desteklerinden yararlanması, cazip arsa fiyatları ve uygun ödeme vadeleriyle yatırımcılar için önemli bir fırsat merkezi. 

Turkishtime ve Halkbank’ın organize sanayi bölgelerinde gerçekleştirdiği “Ortak Akıl Toplantıları”nın on 14’üncüsü Çorum Organize Sanayi Bölgesi’nde (Çorum OSB) yapıldı. Prof. Dr. Ercan Gegez’in moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda, Çorumlu sanayiciler ile Çorum OSB’nin potansiyelleri, sorunları ve alınması gereken önlemler masaya yatırıldı.

Çorum OSB Ortak Akıl Toplantısı’na; Altınbaş Üniversitesi Rektör Danışmanı ve toplantı moderatörü Prof. Dr. A. Ercan Gegez, Çorum Vali Yardımcısı Recep Yüksel, Çorum TSO Başkanı ve Çorum OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Çetin Başaranhıncal, Halkbank Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çödek, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, ÇOSİAD Başkanı Hayri Şamlı, Gazel Değirmen Makineleri Yönetim Kurulu Başkanı, Makina ve Enerji Endüstriyel Çözümler Yönetim Kurulu Üyesi Fahri Altıkardeş, Alapala Makina Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Alapala, Dura Makina Genel Müdürü Macit Çubuk, Tez Oksijen Sanayi Genel Müdürü Malik Battal, Ünal Yem Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Sarıaslan, Duduoğlu Çelik Döküm Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Duduoğlu, Armor Isı Transfer Sanayi Genel Müdürü Mücahid Ahmed Köksal, Uğur Grup Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Barlık ve Turkishtime Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Özkan katıldı. 

Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan köprü: Çorum OSB

Günümüzde 138 farklı ülkeye ihracat yapan işletmelerimizin yoğunlaştığı bir merkez olan Çorum OSB’de, 16 farklı sektörde yaklaşık 114 firma faaliyetini sürdürüyor. Çorum OSB, alt ve üst yapı yatırımları, sunduğu hizmetler, 5. teşvik bölgesindeki yatırım desteklerinden yararlanması, cazip arsa fiyatları ve uygun ödeme vadeleriyle yatırımcılar için önemli bir fırsat merkezi.

Çorum OSB’nin son yıllarda daha tercih edilebilir bir konuma gelmesinde; kentin Doğu Karadeniz’i Anadolu’ya bağlayan yol üzerinde bulunması, yapım ya da proje aşamasındaki yolların ve demiryolunun ulaşım açısından kolaylık sağlayacak olması, makine sanayi başta olmak üzere uzmanlık düzeyinde sanayi kültürünün varlığı, her sektöre yönelik gelişme gösteren lojistik hizmetler ve üretimler, ticarete konu olan tarımsal ve sınai ürünlerdeki çeşitlilik, sermaye birikimi, eğitim ile iş dünyası arasında güçlü bağların kurulması gibi faktörler etkili.  

Çorum OSB’yi geleceğe taşıyacak 10 parametre

Toplantıda, hızla değişen küresel rekabet koşullarında Çorum OSB’nin gelecekte de gücünü koruyabilmesi ve potansiyellerini ortaya koyabilmesi için bölge sanayicilerinin katılımlarıyla aşağıdaki 10 parametrede görüş birliğine varıldı. 

1. Demiryolu acil ihtiyaç

Çorum’un devletten en acil talebi demiryolu. Özellikle ürünlerin nakledilmesi ve dünya pazarındaki rekabette kentin gücünü artırmak adına bu ihtiyacın karşılanması, Çorumlu sanayici açısından çok önemli. Merzifon havalimanının desteklenmesi veya Çorum’a havaalanı yapılması da kentin gündeminde hemen ikinci sırada geliyor. Bu ihtiyaçların karşılanması, giderek ihracata yönelen Çorum’a büyük bir avantaj kazandıracak.  

2. Samsun limanı işler hale getirilebilir

Samsun’da bir liman var ama Çorumlu sanayici deniz yolu taşımacılığı yapacağı zaman ürünlerini İstanbul’a götürmek zorunda kalıyor. Samsun limanının neden çalışmadığı araştırılıp, sorunlarının tespit edilerek çözülebilmesi için girişimlerde bulunulmalı. Samsun limanının işler hale getirilip, Çorumlu sanayicinin buradan yararlanabilmesinin yolu mutlaka açılmalı.  

3. Eğitim sorununu devlet çözebilir

Ebeveynler ve gençler okul seçimlerinde bilinçli hareket etmiyor. Çocuğun kapasitesi, yetenekleri ya da iş sahası, piyasa koşulları gibi etmenler bu seçimlerde dikkate alınmıyor. Ülkemizde hedefe yönelik olmayan, amacı belirlenmemiş bir eğitim sistemi var. Bu haliyle eğitim sistemimizden verimli sonuçlar almak mümkün değil. Konuyla ilgili devlet özel ve acil çözümler geliştirmeli. 

4. EPDK’nın fiyat politikası değişmeli

EPDK’nın son politikaları sonucu ortaya çıkan enerji maliyetleri, bu enerjiyi imalatında yoğun olarak kullanan firmalar üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturmakta. Her ay değişen enerji fiyatları söz konusu. Firmalar üretim yaparken ileriye dönük bir maliyet planlaması yapamaz halde. EPDK’nın enerji fiyatlarını daha istikrarlı bir seyir üzerine oturtması gerekiyor.  

5. Çorum’da teknolojik sıçrama ihtiyacı

Teknolojik anlamda Çorum sanayisi gelişmişlik sendromunun zirvesine ulaştı ve tıkandı. Bu eşiği atlayabilmesi için kamunun desteği gerekiyor. Konya’da bunun bir örneği yaşandı. Konyalı 24 girişimci ile Aselsan, 250 milyon dolar sermayeli ortak bir silah fabrikası kurdu. Savunma sanayisinin Ankara’da öbeklenmiş olması zaten stratejik olarak yanlış. Teknolojik anlamda bir sıçrama yapılabilmesi için bu tür bir kamu yatırımı Çorum’a da kazandırılmalı.  

6. Kayıt dışıyla mücadele şart

Türk sanayicisi küresel rekabette ilerleme kaydedebilmek için bir yandan maliyetlerle, teknolojik gelişmelerle, verimlilikle, sevkiyat sorunlarıyla uğraşırken, diğer yandan da haksız rekabetle baş etmeye çalışıyor. Haksız rekabet gelişmeyi ve markalaşmayı sabote ediyor.

Bu çerçevede kayıt dışılığın acilen önlenmesi ve devletin bu konuda daha sert önlemler alarak, haksız rekabeti önlemesi gerekiyor.  

7. Teşvik uygulamaları

Teşvik uygulamaları kapsam olarak daha verimli olacak şekilde düzenlenebilir. TOBB’un veya SİAD’ların görüşlerine kısmen değer veriliyor ama yereldeki görüşler çok ciddiye alınmıyor. Özellikle sektörel bazlı teşviklerde Anadolu’nun çok önemsenmediği görüşü hakim. Görüşlerine kulak verilmesini arzu eden Çorumlu sanayici, teşvik konularında pozitif ayrımcılık beklentisi içinde. 

8. TOKİ fabrika binası da yapmalı

10 yıl vadeyle konut alınabiliyor, yakın gelecekte bu daha da uzatılacak gibi görünüyor. Ama sanayi yatırımına 6 yıldan daha fazla bir bina finansmanı yapmak mümkün değil. Bu vadeler genişletilmeli, sanayicinin üzerinden bu yük alınmalı. TOKİ gibi kamu kurumları, gayrimenkul yatırım ortaklıkları tarafından bu binalar yapılabilir, sanayici de kira öder gibi 15-20 yıl bedelini ödeyerek, binayı üzerine geçirebilir. 

9. Ticari alacakların tahsili

Türkiye’de ticari alacakların tahsil garantisi tam olarak yok. Devlet son dönemde bununla ilgili bir alacak sigortası çözümü geliştirmiş olsa da rakamlar ve oranlar yeterli değil. Çünkü alacağın ancak küçük bir kısmı karşılanabiliyor. Ödeme evraklarının güçlendirilmesi lazım. Buna rağmen bir kayıp ya da batak olursa da bunun bir dayanışma sistemi veya sigorta sistemi içinde telafi edileceği bir çözüm üretilmeli. 

10. Çorum daha cazip kılınmalı

Çorumlu sanayici belli bir büyüklüğün üzerine çıktığında, yapısal organizasyon sorunlarıyla karşılaşıyor. Çorum’da bu süreci yönetebilecek profesyonel yeteri kadar yok. Üniversiteden mezun olmuş yeni çalışanlarla da bunu yapma şansı bulunmuyor. Çorum’da, bilgi ve tecrübesi olan yetişmiş insanları kente getirecek, o ihtiyaçları karşılayacak bir ortam yaratmaya ihtiyaç var.

 

Sanayi Sektörü ve OSB’lerin Sorunları Çözümleri

Organize Sanayi Bölgeleri ve İmalat Sanayii Sektörünün Sorunları, İstekleri

Medyada yer alan haber ve verilerden derlediğimiz başta organize sanayi bölgeleri ve imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmaların sorunları ve istekleri ile ilgili bir dosya çalışması sunuyoruz.

1. Eleman Sorunu: Türkiye’de sanayinin giderek büyüyen genel bir sorunu kaliteli istihdam, iyi mühendis ve ara teknik eleman ihtiyacı. Organize sanayi bölgelerinde yer alan işletmelerin dile getirdiği üzere yetişmiş eleman sorunu ciddi büyük boyutlarda. Sektöre göre eğitim sisteminin kökten değiştirilmesi gerekiyor. Somut ihtiyaçlara yönelik meslek liseleri yurt genelinde yaygınlaştırılmalı.

KTÜN Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Kalyoncu, mühendislik fakültelerinin fazlalığı nedeniyle 300 bininci sıradan öğrenci alındığını söyleyerek önemli değerlendirmelerde bulundu: “Bu, alınan kişinin matematik bilmediği anlamına geliyor. Matematik bilmeyen kişi mühendis olamaz. Savunma sanayisinde titreşim hesaplama çok önemli bir konudur ve ciddi mühendislik gerektirir. Dilimizde güzel bir söz vardır “makina işler, el övünür” diye. Savunma sanayisinde, sadece makinanın olması tek başına çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Biz üretim ve iş planlamayı hala excel programıyla yapıyorsak burada bir sıkıntı vardır. Bizim artık sistemimizi bütünüyle Endüstri 4.0 normlarına doğru taşımamız lazım. Tüm bu hedeflere doğru ilerlerken ülkemizde mühendislik eğitiminin yüksek derecede iyi olması şart” dedi.

2- Teşvik Sistemi Türkiye’de yanlış uygulanıyor: Günümüzde teşvik uygulamaları, üretimi artırmak yerine tam tersi bir etki gösteriyor. Aldığı teşvikleri üretimde kullanan çok az. Bunun kesinlikle önlenmesi lazım.

3-Yüksek Enerji Maliyetleri

4-Sanayici TOKİ’den fabrika istiyor. TOKİ’nin sanayicilere de en az 120 ay vadeli fabrika inşa etmesi, sanayiye çok önemli bir destek olur. Bina için katlanılan maliyetler çok ağır. TOKİ tüm kaynaklarını ev yapımına harcamak yerine bu konuyu da gündemine almalı.

5-Şehirden uzak OSB’ler için sosyal donatı alanları planlanmalı ve yapılmalı. Organize Sanayi bölgeleri genellikle şehre 20-30 km uzakta yer almakta. Bu da çalışanların sosyal ihtiyaçları açısından bir dezavantaj oluşturuyor. OSB’lerde insan kaynağına yönelik olarak sosyal tesisler, spor alanları, çocuklarının eğitimi için kreş, anaokulu ve okullar kurulması gerekiyor.

 

Sakarya 1. OSB Büyüyor !

Ortak Akıl Toplantıları bu ay Sakarya I. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleşti. Turkishtime ve Halkbank ortaklığıyla düzenlenen toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Gegez üstlendi. Gelişen teknoloji ve yeni yatırım çalışmalarının devam ettiği SOSB’un en önemli projesi olarak genişleme çalışmaları öne çıkıyor.

Turkishtime ve Halkbank’ın organize sanayi bölgelerinde düzenlediği “Ortak Akıl Toplantıları”nın on üçüncüsü, Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde (SOSB) gerçekleşti. Prof. Dr. Ercan Gegez’in moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda, bölge sanayicileri ile SOSB’un potansiyelleri ve yapılması gerekenler masaya yatırıldı.

SOSB Ortak Akıl Toplantısı’na; Mustafa Gültepe (Talu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı- SOSB Yönetim Kurulu Başkanı), Hakan Başaran (Halkbank KOBİ Pazarlama-1 Daire Başkanı), Filiz Özkan (Turkishtime Yönetim Kurulu Başkanı), Okan Saraç (Halkbank Kocaeli Bölge Koordinatörü), Ahmet Çubuk (SOSB Müdürü), Alican Yıldırım (Saje Tekstil Genel Müdürü), Bülent Yazıcı (Ecoplas Genel Müdürü), Cem Gün (Gün İnşaat Genel Müdürü), Eren Açıldı (Çemsan Genel Müdür Yardımcısı), Erhan Afacan (Elkap Elektrolitik Kaplamacılık Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı), Fikri Keleş (Teknotrans Genel Müdürü), Haşim Yücel (Neutec Sakarya İlaç Fabrikası Müdürü), İsak Satış (Lucaselektrik Genel Müdür Yardımcısı), Mehmet Mesut Nurdoğan (Federal Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi) ve Orhan Yılgenci (Yılgenci Yönetim Kurulu Başkanı) katıldı.

SOSB en iyi durumdaki OSB’lerden biri

Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesi, ağırlık otomotiv yan sanayide olmak üzere tekstil, metal işleri, makine imalatı, elektrik – elektronik, inşaat ve ilaç sektörü temsilcilerinden oluşuyor. Bölgede, tahsisi yapılan arsalardan 62 adedinde kurulu fabrikalarda üretim devam ederken, bu işletmelerde ekonomik dalgalanmalara bağlı olarak da 9500 civarında işçi çalışıyor.

SOSB, 318 OSB içinde yasalara uyum, çevre, ucuz enerji ve diğer alt yapı hizmetleriyle en iyi durumdaki OSB’lerin başında geliyor. Gelişen teknoloji ve yeni talepler paralelinde yeni yatırım çalışmaları ise devam ediyor. SOSB’un en önemli projesi olarak genişleme çalışmaları öne çıkıyor. Genişleme alanı 1 ve 2. Etap ile ilgili kamulaştırma işlemleri bitirilmiş olup 55 Sanayi Parseli ve 416 Küçük işyeri ilave edilmiştir. İmar Planında Teknik Sosyal altyapı alanı, Dörtyol Kooperatifi, Galericiler Kooperatifi, kreş, dini tesis alanı, park ve ticaret alanı bulunmaktadır.

SOSB’u geleceğe taşıyacak 10 parametre

Toplantıda, hızla değişen küresel rekabet koşullarında SOSB’un gelecekte de gücünü koruyabilmesi ve potansiyellerini ortaya koyabilmesi için bölge sanayicilerinin katılımlarıyla aşağıdaki 10 parametrede görüş birliğine varıldı.

  1. Ülkemiz genelindeki işletmelerin en büyük sorunu stratejik planlama yapabilmekten çok uzakta olmaları… Geleceğe ilişkin finansal ve uluslararası rekabete uygun davranabilme bakımından yatırımların yönlendirilmesi ve de insan kaynaklarının buna uygun bir şekilde yapılandırılması gerekiyor.
  2. Eleman sorunu Türkiye’de sanayinin giderek büyüyen genel bir sorunu. Sorunun temelinde 22 milyon 500 bin kişiye destek verilmesi yatıyor. Bunun 7,5 milyonu yeşil kartlı. Devletin bu destekleri kesmesi ve herkesi üretime yönlendirmesi gerekiyor.
  3. Yetişmiş eleman sorunu ciddi büyük boyutlarda. Eğitim sisteminin kökten değiştirilmesi gerekiyor. Somut ihtiyaçlara yönelik meslek liseleri yurt genelinde yaygınlaştırılmalı.
  4. İşsizlik Sigortası Fonu Türkiye’de doğru kullanılmıyor. Fonun daha işlevsel hale getirilmesi lazım. Mevcuttaki uygulama sürdürülebilir değil.
  5. Teşvik sistemi Türkiye’de yanlış uygulanıyor. Günümüzde teşvik uygulamaları, üretimi artırmak yerine tam tersi bir etki gösteriyor. Aldığı teşvikleri üretimde kullanan çok az. Bunun kesinlikle önlenmesi lazım.
  6. Enerji maliyetleri çok arttı. Acilen düşürülmesi gerekiyor. Son bir yılda PFDK’nın yaptığı, tarife değişiklikleriyle şu anda en pahalı enerjiyi OSB’ler kullanmaya başladı. Devletin bir enerji politikası oluşturması ve iyi kullanamadığımız, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakları da verimli bir şekilde devreye sokması gerekiyor.
  7. Bütün OSB’lerde olan ortak olan bir sorun var. OSB’ler genellikle şehre 15-20 km, hatta 30 km uzaklıkta. Bu da çalışanların sosyal ihtiyaçları açısından bir dezavantaj oluşturuyor. OSB’lerde insan kaynağına yönelik olarak sosyal tesisler, spor alanları, çocuklarının eğitimi için okullar vs. kurulması gerekiyor.
  8. Sanayici kamuyla iş birliği yapmaya kalktığında işler bir türlü yürümüyor. Kamuda çok ağır ve hantal bir yapı söz konusu. Kamuyla özel sektörün iş birliği yapabilmesi için kamunun bu hantallıktan kurtulması, özel sektör gibi hızlı hareket edebilmesi lazım.
  9. Sanayici bir iş kurarken devlete başvurup, kapasite belgesi alıyor. Oysa kapasite belgesi verilirken kurulacak olan işin bu ülkede ne kadar uygulanabilir olduğuna bakılması lazım. Piyasa bunu yapamıyorsa ilgili kurumların bu koşulları düzenlemesi lazım.
  10. Günümüzde Sakarya’da 1000 metrekare kiralık yer bulunamıyor ama yüzlerce ev bulunabiliyor. Üstelik de 120 ay vadeli. TOKİ’nin sanayicilere de en az 120 ay vadeli fabrika inşa etmesi, sanayiye çok önemli bir destek olur. Bina için katlanılan maliyetler çok ağır. TOKİ tüm kaynaklarını ev yapımına harcamak yerine bu konuyu da gündemine almalı.