Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Rosatom Dünya...

Rosatom Dünyanın İlk Yüzen Nükleer Güç Santralini Yaptı

“Sadece Kutuplara Değil, Dünya Geneline Taşınabilir Enerji Fırsatı Sunuyoruz”

09.12.2018 – Türkiye’de Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni inşa eden Rosatom, dünyanın ‘ilk ve tek yüzer nükleer güç santrali’ Akademik Lomonosov’un birinci reaktörünü hizmete aldı. Rosatom’un grup şirketlerinden biri olan Atomflot Şirketi’nin Murmansk kentindeki sahasında demirleyen santralde teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından ilk reaktör yüzde 10 kapasiteyle çalıştırıldı. Kapsamlı testlerin ve hazırlık süreçlerinin tümünün önümüzdeki yıl Mart ayına kadar tamamlanarak, Akademik Lomonosov’un devreye alınması bekleniyor. Yüzer nükleer santraller, ulaşılması en uzak bölgelere enerji ulaştırabilmesi, 3 ila 5 yıl boyunca yakıt ikmaline gerek kalmadan kesintisiz çalışarak elektrik üretim maliyetini düşürmesi gibi özellikleriyle nükleer enerji sektöründe dikkat çekiyor.

Yüzer nükleer santrallerin Rusya’nın dünya nükleer teknoloji pazarındaki lider konumunu güçlendireceğini kaydeden Rosatom CEO’su Alexey Likhachev “Santralin (Floating Power Unit- FPU) tüm testlerini programa uygun olarak başarılı bir şekilde yürütüyoruz. Önümüzdeki sonbaharda Akademik Lomonosov’u planlandığı gibi Pevek kentine çekeceğiz. Yüzen nükleer enerji santralleri, özellikle uzak yerlere enerji ulaştırmak için ideal bir çözüm. Bu projeyi sadece Rus Arktik bölgeleri için değil, aynı zamanda dünya genelinde pek çok ülke için faydalı olacak yeni bir ürün olarak görüyoruz. Küçük nükleer güç reaktörleri alanında referans gösterilen teknolojilere sahibiz. Yüzer nükleer santrallere yönelik artan talebin Rusya’nın dünya nükleer teknoloji pazarındaki lider konumunu güçlendireceğine inanıyorum” diye konuştu.

YÜZER SANTRALDE HAZIRLIKLAR MART’TA TAMAMLANACAK

Murmansk’te demirlenen Akademik Lomonosov’da şebekeye bağlantıdan önce tamamlanması gereken bir dizi işlevsellik ve güvenlik testleri yapılacak. İlk aşamada reaktör yüzde 1 ila 10, son aşamada ise yüzde 110 kapasitede çalıştırılacak. Her aşamada, yüzer santralin güvenliğini sağlamak için çeşitli çalışma modlarında testler yapılacak. Kapsamlı testlerin ve hazırlık prosedürlerinin 2019 yılının Mart ayına kadar tamamlanması bekleniyor. 2019’un üçüncü çeyreğinde Pevek (Rusya’nın en kuzeydeki şehri) limanına çekilecek. Yüzer nükleer santral ile Bilibino Nükleer Güç Santrali ve Chaunskaya Santrali’nin güç kapasitelerinin artırılması planlanıyor.

EN ÇOK İLGİ ORTADOĞU, KUZEY AFRİKA VE GÜNEYDOĞU ASYA’DAN

Rosatom’un grup şirketlerinden Rosenergoatom için üretilen, taşınabilir modüler güç ünitesinin pilot projesi olan dünyanın ilk yüzer nükleer santrali Akademik Lomonosov’un çalıştırılması ikinci nesil yüzer santral çalışmalarında bir kilometretaşı olarak görülüyor. Rosatom bir dizi halinde üretip ihraç ederek,dünya genelinde en çok gelecek vaat eden pazarlar arasında yer alan küçük modüler nükleer reaktör piyasasına ürün tedariğini hedefliyor. Yüzer nükleer enerji santrallerine en çok ilgilinin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Doğu Asya’dan olduğu belirtiliyor.

SABİT MALİYET AVANTAJI SAĞLIYOR

Yüzer nükleer güç santralleri ulaşım altyapısı, tasarım ve yakıt dağıtım maliyeti ne olursa olsun, Rusya Federasyonu’nun ulaşılması zor bölgelerine elektrik tedarik etmeyi mümkün kılmak için tasarlandı. Fosil yakıt bazlı elektrik üretme maliyetinin yüzde 40’ı, kömür, petrol, gaz fiyatları ve bunların teslimat fiyatlarına bağlıyken bu rakam özellikle uzak bölgeler için daha da yükseliyor. Yüzer nükleer güç santralleri ise küçük boyutları, hafiflikleri ve sabit maliyet avantajıyla bu zorlukları ortadan kaldırıyor. Yüzer reaktörler, 3 ila 5 yıl boyunca, yakıt ikmaline gerek kalmadan kesintisiz çalışmalarıyla elektrik üretim maliyetini önemli ölçüde azaltıyor.

 

Rosatom Ruanda’da Nükleer Güç Santrali Kuracak

06.12.2018 – Rusya ve Ruanda Cumhuriyeti arasında nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanında hükümetlerarası işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmayı Rusya adına, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS’yi yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Likhachev imzaladı. Ruanda Cumhuriyeti Altyapı Bakanı Claver Gatete ile anlaşmaya imza koyan Likhachev, “Ruandalı ortaklarımızla, nükleer teknolojilerin barışçıl kullanımı alanında 70 yılı aşkın deneyimlerimizi paylaştığımız için mutluyuz. Bu alandaki işbirliğinin Ruanda’nın ekonomik büyümesine katkıda bulunmasını ve halkın yaşam kalitesini artırmasını umut ediyoruz” dedi.

Doğu Afrika ülkesi Ruanda Cumhuriyeti Altyapı Bakanı Gatete’in Rusya’nın başkenti Moskova’ya gerçekleştirdiği resmi ziyareti sırasında imzalanan anlaşma, iki ülke arasında nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanında aktif diyaloğun temelini oluşturacak. Rusya, ülkeler arasında çeşitli projelerin hayata geçirilmesini sağlayacak benzer bir anlaşmayı G-20 Zirvesi kapsamında Arjantin’le imzalamıştı.

RUANDA’DA NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ KURULACAK

Rosatom ile Ruanda Altyapı Bakanlığı arasında 5 Aralık 2018’de imzalanan hükümetler arası anlaşma, 22 Haziran 2018’de hayata geçirilen işbirliği protokolünün devamı niteliği taşıyor. İki ülke arasında geniş çaplı faaliyetlere zemin hazırlayan anlaşma kapsamında, Ruanda’da Nükleer Bilim ve Teknoloji Merkezi ile ülkenin ilk nükleer güç santralinin (NGS) kurulması için proje hazırlanması da yer alıyor. Bu hedeflere yönelik olarak Ruanda’da nükleer altyapının uluslararası kurallara uygun şekilde geliştirilmesi; nükleer malzemelerin fiziki olarak korunmasının denetlenmesi, radyasyon kaynakları, nükleer ve radyoaktif malzemelerin depolama tesisleri ile nükleer ve radyasyon materyallerinin, radyoaktif atıkların kontrol ve denetiminin gözetimi; temel ve uygulamalı araştırmalar; radyoizotop üretimi ve bunların imalat, tarım ve sağlık hizmetlerinde uygulanması; nükleer endüstrisi için uzmanların eğitimi ve geliştirilmesi gibi pek çok konuda işbirliği yapılacak. Anlaşma kapsamında uzmanların değişimi, seminer ve konferansların düzenlenmesi, bilimsel ve teknik personelin eğitilmesi, belirli projelerin ve bilimsel araştırmaların uygulanması için çalışma gruplarının oluşturulması gibi konular da yer alıyor.

 

Rosatom’un Şirketine Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan Güvenlik Konusunda Tam Not

04.12.2018 – Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu’yu yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un bünyesinde yer alan Rosenergoatom, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan (UAEK) güvenlik konusunda tam not aldı. UAEK Operasyonel Güvenlik Değerlendirme İnceleme Ekibi (Operational Safety Assessment Review Team-OSART), Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin de servis bakımını üstlenecek olan Rosenergoatom’da denetimde bulundu. UAEK denetçileri, şirketin nükleer güvenlik ilkelerine bağlılığını onayladı. Rusya’da Akkuyu’nun referans santrali Novovorenej NGS dahil 10 nükleer santralde 35 güç ünitesinin işletmesini yürüten şirket, nükleer santrallerin ömrü boyunca nükleer ve radyasyon güvenliğini temin etmek için tüm sorumluluğu üstleniyor. Rosenergoatom, aynı zamanda Akkuyu NGS’nin hissedarları arasında yer alıyor.

Kanada, Çin, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere 11 ülkeden 12 uzman ve 2 gözlemciden oluşan OSART ekibinin denetimleri 17 gün sürdü. Uzmanlar şirketin yanı sıra, Balakovo, Kola ve Smolensk NGS’lerde kurumsal yönetim, bağımsız nükleer denetim, kaza yönetimi, acil durum hazırlığı ve müdahalesi de dahil olmak üzere dokuz alanda denetim gerçekleştirdi. Ayrıca, merkezi yönetim bölümünde ve nükleer santrallerde çalışan personellerle görüştü. Denetimler sonucunda, güvenliğe ilişkin politikaların etkin şekilde uygulanmasına, çalışanların işe yönelik tutumlarına, yönetim tarafından kullanılan destek, motivasyon ve kontrol yöntemlerine, çalışanların davranışlarına ve NGS tesislerinin mevcut durumuna dikkat çekildi.

“GÜVENLİĞİMİZİ DAHA DA GELİŞTİRMEMİZE YARDIMCI OLACAK”

Rosenergoatom Genel Müdürü Andrey Petrov, “OSART misyonu, sadece farklı alanlardaki performansımızı geliştirmeye yönelik bir adımı değil, aynı zamanda UAEK tarafından tüm şirketin bağımsız bir şekilde değerlendirmesi fırsatını da temsil ediyor. Bundan önce, dünyada buna benzer iki adet OSART kurumsal misyonu gerçekleştirildi. Bunlar, Çek nükleer işletim kuruluşu CEZ ve Fransız EDF idi. OSART ekibinin tavsiyelerinin uygulanması, nükleer santrallerimizin operasyonel güvenliğini daha da geliştirmemize yardımcı olacak. Belirlenen iyi uygulamalar dünyadaki güvenliğin artmasına katkıda bulunacak” dedi.

“BURADA GÜVENLİK İLKELERİNE GERÇEK BİR BAĞLILIK GÖRDÜM”

UAEK ekibinin başkanı Peter Tarren ise şöyle konuştu: “UAEK bu denetimi çok başarılı buldu. Her kurum sürekli iyileştirme arayışında olabilir, ancak burada gördüğüm şey güvenlik ilkelerine gerçek bir bağlılıktır. Rosenergoatom’da uygulanan ve uluslararası toplum için faydalı olacak yöntemleri belirlediğimizi de belirtmek isterim. Bu yöntemler, nükleer güvenliğin sadece belirli ülkelerde değil, küresel ölçekte artırılmasına katkıda bulunacak” dedi.

RAPOR KAMUOYUNA AÇIK

Ekip, yorumlarını UAEK’ya gönderecek. Kamuoyuna açık olan nihai rapor ise, yaklaşık üç aylık bir süre içerisinde Rusya Federasyonu Hükümeti’ne sunulacak.

OSART MİSYONU NEDİR?

OSART Misyonu, UAEK tarafından yürütülen dünyada nükleer santrallerde operasyonel güvenliğinin bağımsız değerlendirilmesinin güçlü bir aracı olarak tanınan en eski denetim misyonlarından biridir. En iyi uygulamaların yaygınlaştırılması yoluyla nükleer santrallerin güvenliğinin daha da geliştirmesi amaçlanmaktadır. Misyonlar, Birleşmiş Milletler’e bağlı güvenlik standartlarını geliştirmek ve nükleer enerji endüstrisindeki her türlü faaliyete uygulanmasını sağlamak için onlarca yıllık deneyime sahip uluslararası bir organizasyon olan UAEK tarafından organize ediliyor.

ROSATOM’UN DAVETİ ÜZERİNE YAPILDI

Rosenergoatom Concern JSC’deki OSART misyonu, Rusya Federasyonu Hükümeti ve ROSATOM’un daveti üzerine gerçekleşti. Şirket bu denetimle, UAEK uzmanları ile birlikte nükleer güvenlik performansını daha da geliştirmeyi amaçlıyor.

 

Rusya Ve Arjantin’den Nükleerde Stratejik İşbirliği Anlaşması

İKİ ÜLKE NÜKLEER ENERJININ BARIŞÇIL KULLANIMINDAKI ORTAKLIKLARINI TEYIT ETTI

ROSATOM GENEL MÜDÜRÜ ALEXEY LIKHACHEV:

“ANLAŞMA İLE MEVCUT İŞBİRLİĞİMİZ GENİŞLEYECEK”

03.12.2018 – Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te düzenlenen G20 Zirvesi, Rusya ve Arjantin arasında önemli bir işbirliğine sahne oldu. İki ülke, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı konusundaki ortaklıklarını doğrulayan stratejik bir anlaşmaya imzaya attı. Rusya adına belgeyi imzalayan, Türkiye’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni inşa eden Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “İmzaladığımız bu anlaşma, Arjantinli ortaklarımız ile mevcut işbirliğimizi genişletecek” dedi.

Resmi imza töreni, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Belgeyi, Rusya adına Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, Arjantin adına ise Enerji Bakanı Javier Iguacel imzaladı. Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu NGS’yi yapan Rosatom’un Genel Müdürü Likhachev, “Hepimiz, Rosatom’daki herkes, bu adımın nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla uygulanmasında karşılıklı olarak yararlı işbirliğimizi teşvik edeceğinden eminiz” dedi.

ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE İŞBİRLİĞİ

Belgedeki karşılıklı işbirliğinin temel alanlarından birinin, Arjantin’deki büyük ve küçük kapasiteli nükleer güç santrali inşaat projelerine uygulanacak çeşitli proje yürütme stratejilerinin geliştirilmesi olduğunu belirten Likhachev, sözlerine şöyle devam etti:

“Anlaşma üçüncü dünya ülkelerinde ortak projeleri, araştırma merkezleri kurulmasını ve buralarda personel kapasitesini geliştirmeyi içeriyor. Bunun yanı sıra, belge, ortak araştırma ve personel eğitimi de dahil olmak üzere çok sayıda alanda işbirliği fırsatı sunuyor. Ayrıca, anlaşma kapsamında taraflar, Rus tasarımına dayanan yüzer NGS filosuyla ilgili ortak çalışma olasılığını da dikkate alacaklar. Dünyanın ilk yüzen NGS’si “Akademik Lomonosov” un tamamlanmış inşaatını göz önünde bulunduracaklardır.”

Törende, nükleer enerjilerin barışçıl yollarla kullanımı için özel Rus-Arjantin projelerinin uygulanmasına dair bir yol haritası da imzalandı.

 

TVEL VE CERN ÖNEMLİ BİR İŞBİRLİĞİNE İMZA ATTI 

TVEL GELECEĞİN DAİRESEL ÇARPIŞTIRICISI İÇİN SÜPERİLETKEN TELLERİ ÜRETECEK 

30.11.2018 – Küresel nükleer teknoloji pazarında lider konumunda bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un yakıt şirketi TVEL’den, bilim dünyasını heyecanlandıran bir haber geldi. TVEL, Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nde (CERN) kurulacak olan Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı (FCC) için süperiletken tel geliştirmeyi başardı.

Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu NGS’yi yapan Rosatom ve yakıt şirketi TVEL, büyük bir teknolojik altyapıya sahip. Şirket, bünyesindeki Chepetsk Mekanik Fabrikası’nda (CMP), İsviçre’de inşa edilecek ve bilim insanlarının temel parçacık fiziği ile ilgili araştırmalarını sürdürmelerini sağlayacak olan Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı (FCC) için süperiletken tellerin üretimine başlıyor. Üretim, Eylül ayında TVEL ve CERN tarafından imzalanan Araştırma ve Geliştirme Anlaşması doğrultusunda başladı. Anlaşma, süper iletken malzemelerin üretimi konusunda endüstriyel iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.

TVEL ÜRETİM İÇİN GEREKLİ DENEYİME SAHİP

TVEL’in Ar-Ge, Teknoloji ve Kalite’den Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Konstantin Vergazov, şunları söyledi: “Rosatom’un yakıt şirketi TVEL, bilimsel, teknoloji ve üretim açısından gerekli altyapıya sahiptir. CERN’e süperiletken telleri üretmek için gereken teknik özellik ve deneyim TVEL’de bulunmaktadır” dedi.

YILDA 100 TON SÜPERİLETKEN TEL ÜRETİLECEK

CMP Proje Yöneticisi Andrey Yeseneev, şu bilgileri verdi:

“Bugün, eşi görülmemiş ideal bir niyobyum-kalay teli oluşturma üzerine çalışıyoruz. Bu tür nicel özelliklere dünyada henüz hiç kimse ulaşmadı. Bu, CMP için son derece ciddi bir görev. Çalışmaların yeterlik aşamasının başarılı şekilde yürütülmesi, yılda yaklaşık 100 ton süperiletken tel üretmemizi sağlayacak” şeklinde konuştu. CMP, 2018 yılının sonuna kadar dört farklı süperiletken tel versiyonu üretecek.

Uygulamalı süperiletkenlik, TVEL’de, nükleer olmayan teknolojilerin geliştirilmesinde stratejik önceliklerden biri olarak öne çıkıyor. Süperiletken malzemeler, temel bilim projelerinin yanı sıra, MRI gibi modern tıbbi ekipmanların geliştirilmesinde vazgeçilmez konumda yer alıyor.

GELECEĞİN DAİRESEL ÇARPIŞTIRCISI’NIN ÇEVRE UZUNLUĞU 100 KM’Yİ BULACAK

Dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı CERN’de kurulacak olan Geleceğin Dairesel Çarpıştırcısı, temel parçacık fiziği ile ilgili araştırmaların sürdürülmesi için Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (LHC) yerini alacak. Geleceğin Dairesel Çarpıştırcısı’nın çevre uzunluğunun 100 kilometreye ulaşması öngörülüyor. Bu büyüklükte bir bilim makinesinin oluşturulması için yüksek miktarda süperiletken tel gerekiyor.

TVEL HAKKINDA:

ROSATOM’un yakıt şirketi TVEL, nükleer yakıt üretimi, uranyumun dönüştürülmesi ve zenginleştirilmesi, gaz santrifüjü üretimi ile araştırma ve geliştirme alanlarında işletmeleri içermektedir. TVEL, Rus nükleer santrallerinin tek nükleer yakıt tedarikçisidir. TVEL, 14 ülkede 75 güç reaktörüne, 8 ülkede araştırma reaktörlerine ve Rus nükleer filosunun nakil reaktörlerine nükleer yakıt sunmaktadır. Dünyadaki 6 enerji reaktöründen biri, TVEL’in yakıtıyla çalışmaktadır.

 

Rus Bilim İnsanlarından Nükleer Santrallerin Ömrünü ve Güvenliğini Artıran Yeni Bir Teknoloji

28.11.2018 – Rusya’nın Ulusal Araştırma Merkezi (NRC) “Kurchatov Enstitüsü” tarafından geniş kapasiteli nükleer reaktörlerin ömürlerinin uzamasını sağlayan yeni bir teknoloji geliştirildi. Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS’yi yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom ise dünya çapında bir ilke imza atarak, bu teknolojiyi ilk kez deneyen şirket oldu. ‘Tavlama teknolojisi’ olarak tanımlanan bu yenilikçi teknoloji, nükleer enerji santrallerinin güvenliğini ve ekonomik performansını artırıyor ve VVER-1000 reaktörlerinin hizmet ömrünü yaklaşık 15-30 yıla kadar uzatabiliyor.

Rosatom, Moskova’ya 900 kilometre uzaklıktaki Saratov Bölgesi’nde yer alan Balakovo santralinde, VVER-1000 model birinci güç ünitesinde geniş kapasiteli bir reaktör kanalının iyileştirici ‘tavlama’ işlemini başarıyla tamamladı. “Kurchatov Enstitüsü” uzmanları tarafından geliştirilen bu teknoloji ile reaktör kanalındaki metalin fiziksel koşullarını iyileştiren, yenileyen bir ısıl işlem kullanarak reaktörün hizmet süresinin uzamasına olanak sağlanıyor. Proje, dünya genelinde yaşlanan 1GW kurulu kapasite reaktör filosu için uygun maliyetli ömür uzatma fırsatları sunuyor.

LIKHACHEV: “EN YENİ VE EN YENİLİKÇİ TEKNOLOJİ”

Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, bu teknolojinin dünyadaki en yeni teknoloji olduğuna dikkat çekerek, “Bugün dünya genelinde yaklaşık 37 VVER-1000 bulunmaktadır. Tavlama, bir reaktörün hizmet süresini uzatmaya olanak sağlayan dünya üzerindeki en yeni ve şu an için tek teknolojidir. Bu teknolojinin ihracatı da mümkün olacak” dedi.

7.8 MİLYAR TON KARBON EMİSYONUNU ENGELLİYOR

Tavlama, nükleer enerji santrallerinin güvenliğini ve ekonomik performansını artırarak VVER-1000 reaktörlerinin hizmet ömrünü yaklaşık 15-30 yıla kadar uzatabiliyor. Böylece hizmet ömrü süresince güç üretimi maliyetinin, kömür santralinin maliyetinden çok daha ucuz olacağı ve MWt-saat başına 29 dolara kadar düşürebileceği tahmin ediliyor. Söz konusu teknolojinin küresel karbon emisyonunu da toplamda 7,8 milyar ton kadar azaltmaya yardımcı olacağı belirtiliyor.

PATENTİ ALINDI

Bu yenilikçi teknolojiyi geliştiren NRC Kurchatov Enstitüsü”nün Başkanı Mikhail Kovalchuk konuya ilişkin şu bilgileri verdi:

“VVER-türü reaktörlerin nötron ışıması altında uzun süreli işleyişi, reaktör basınç kanallarındaki metal kısımların bozulmasına sebep olur. Bu da tüm nükleer santrallerin ömrünü sınırlayan bir unsurdur. NRC Kurchatov Enstitüsü” bilim insanları, her türden ve kapasiteden su kullanımlı nükleer güç reaktörüne adapte edilebilecek VVER-1000 nükleer reaktör kanallarını iyileştirici tavlama teknolojisini geliştirerek patentini aldı. İlk iyileştirici tavlama, Balakovo NGS’in birinci ünitesi için Kasım ayı ortalarında yapıldı. Bu işlem, basınç kanal metalinin yapısında ve mekanik kısımlarında ilk haline gelecekleri kadar bir iyileştirme yaşanmasına olanak sağladı. Tavlama sonuçlarına göre, VVER-1000 reaktör basınç kanalı, ekstra 15 yıllık bir hizmet ömrü kazandı.”

BENZER BİR TEKNOLOJİYLE REAKTÖRLERİN ÖMRÜ 60 YILA ÇIKTI

Daha önce de benzer bir teknoloji, Rusya’daki Novovoronej ve Kola NGS’lerde, Ukrayna’daki Rivne NGS’de, Almanya’daki Ermeni NGS ile Greifswald NGS’de ve Bulgaristan’daki Kozloduy NGS’de, orta kapasiteli VVER-440 model ve daha küçük reaktörlerde denenerek test edilmişti. Tavlama teknolojisi, bu reaktörlerin ömürlerinin 45 – 60 yıla çıkmasını sağladı. VVER-440 kanallarına kıyaslandığında, VVER-1000 modeller daha geniş bir çapa ve daha kalın çelik çerçevelemeye sahip. Kurçatov Enstitüsü bilim insanlarının geliştirdiği, geniş kapasiteli reaktörün kanalını tavlayan yeni teknolojisiyle, reaktör kanalındaki metal +565 derecede yavaşça ısındı. Ardından 100 saat sürecek sabit tavlama işlemi başlatılarak metal yavaşça soğudu.

ULUSAL REGÜLATÖRE SUNULACAK

Bu süreç boyunca toplanan tüm teknik veriler, daha ileri aşamada reaktör işlemleri yürütmek için onay alınmak üzere bir raporda birleştirilecek. Rapor ulusal regülatör Rostekhadzor’e sunulacak.

 

Rosatom’un Çin’de İnşaa Ettiği Tianwan Nükleer Santrali’nin 4. Ünitesi Devrede

ÇİN ULUSAL ŞEBEKESİ İÇİN İLK ÜRETİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

29.10.2018 – Rusya ve Çin arasında nükleer sektöründe geliştirilen işbirliği sürüyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un Çin’de inşa ettiği Tianwan Nükleer Güç Santrali’nin 4 numaralı ünitesi hizmete girdi. Rus VVER-1000 teknolojisi ile inşa edilen nükleer santralin 4’üncü ünitesi, cumartesi günü sabah saatlerinde ulusal enerji şebekesi için ilk üretimi gerçekleştirdi.

Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev iki ülke uzmanlarının sinerjisinden doğan ‘en büyük güç santrali projesi’ olarak tanımladığı Tianwan Nükleer Güç Santrali’ne ilişkin “Santralin dördüncü güç ünitesinde üretimin başlaması bu uyumlu işbirliğinin bir sonucu. Tianwan Nükleer Güç Santrali sahasında Çinli ortaklarımızla güçlü bir takım oluşturduk ve başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Santralin bir sonraki aşamasının inşasında ve yeni ünitelerin yer alacağı Xudapu sahasında da etkili ve verimli çalışmalar gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

LIKHACHEV: “RUS-ÇİN İŞBİRLİĞİNİN EN BÜYÜK TESİSİ”

Rus mühendisler, Tianwan Nükleer Güç Santrali’nin ikinci aşaması olan 3 ve 4 numaralı güç ünitelerinin inşasına 2017 yılında başladı. Moskova-Pekin ekonomik işbirliğinin en büyük tesisi olan Tianwan Nükleer Güç Santrali’nde ilk enerji üretimi Cumartesi günü Moskova saatiyle 01.53, Pekin saatiyle ise 06.53’te gerçekleşti. Çin düzenleyici kurumundan alınan onayın ardından 4 numaralı reaktörün güç düzeyi yüzde 25’e getirilerek ilk türbin çalıştırıldı. Elektrik tahrik ve çıkış sistemleri testlerinin başarılı sonuç vermesiyle güç sistemleri güç ünitesine bağlandı ve ilk enerji üretimi tasarım modunda gerçekleştirildi.

Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev “Bu aşamadan sonra reaktör aktivitesini 200 MW’lık çıkışta kontrol etmek zorundayız. Dinamik testlerinin performansını yüzde 50, yüzde 75 ve yüzde 100 güç düzeylerinde de deneyeceğiz. Testlerin başarılı sonuç vermesinin ardından güç biriminin sürekli faaliyetinin deneme testlerini, ünitemizi nominal yükte 100 saat boyunca çalıştırarak yapacağız. Tüm testlerin başarıyla sonuçlanması, güç ünitesinin 2 yıllık garanti işleyişi için referans olacak ve ünitenin ön kabulu yapılacak” dedi.

LIMARENKO: “MOSKOVA-PEKİN ORTAKLIĞININ ZAFERİ”

Rosatom Mühendislik Bölümü Başkanı Valery Limarenko ise “Tianwan Nükleer Güç Santrali’nin 4’ünci ünitesinin çalıştırılması Rus ve Çinli uzmanlardan oluşan ekibin bir başka zaferidir. Yıllardır süren işbirliğimiz, çalışmamızın daha da başarılı bir şekilde devam etmesi için bize daha fazla güven veriyor. Önümüzde VVER-1200 projesinin 4 ünitesinin inşası ve VVER-1000 projesinin tasarımı gibi önemli süreçler var” değerlendirmesinde bulundu.

TIANWAN NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ

Rus-Çin ekonomik işbirliğinde hayata geçirilen en büyük tesis olan Tianwan Nükleer Güç Santrali’nin tasarımı, Çin, Rusya Federasyonu ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun güncel yasal ve teknik belgelerinin gerekliliklerini tam olarak karşılayan VVER-1000 reaktörlü Rus projesi AES-91’e dayanıyor. 1’inci ve 2’nci üniteleri 2007 yılında devreye alınan santralin ikinci aşamasında yer alan 3’üncü güç ünitesi, 2017 yılının Aralık ayında devreye girdi. 3 ve 4 numaralı güç ünitelerinin inşaatı Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti hükümetleri tarafından imzalanan protokol uyarınca ASE Şirketler Grubunda yer alan Rus şirketi Atomstroyexport ile işbirliği içinde olan Jiangsu Nükleer Güç Şirketler Grubu tarafından yürütülüyor.

 

ÖZBEKİSTAN’IN İLK NÜKLEER SANTRALİ DE ROSATOM’A EMANET

ÖZBEKİSTAN VE RUSYA’NIN DEVLET BAŞKANLARI SHAVKAT MİRZİYOYEV VE VLADİMİR PUTİN ÖZBEKİSTAN’IN İLK NÜKLEER SANTRALİNİN KURULUŞU İÇİN DÜĞMEYE BASTI

21.10.2018 – Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali (NGS) Akkuyu NGS’yi kuran Rus Devlet Nükleer Enerji Şirketi ROSATOM, Özbekistan’ın da ilk nükleer santraline imzasını atıyor. Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, düzenlenen resmi bir törende, çalışmaları başlatmak için düğmeye bastı.

Özbekistan’ın ilk nükleer santralinin temeli düzenlenen resmi bir tören ile atıldı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev ve ülkeye resmi ziyarette bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de başkent Taşkent’ten video konferans ile törene katıldı.

NGS’nin inşası için düşünülen sahaların birinde gerçekleştirilen törende, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Alisher Sultanov ile Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev iki ülke başkanına araştırma çalışmalarına başlamak için hazır olduklarının mesajını verdi. Tören, yetkililer, yerel idare temsilcileri, kamu organizasyonları, Nükleer Enerji Geliştirme Ajansı (Özatom) ile ROSATOM’un yöneticileri, uzmanları, mühendisleri, bölge halkı ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarının ardından iki ülkenin liderleri sembolik bir düğmeye basarak projeyi başlattı. Böylece saha belirleme çalışmaları için; fizibilite araştırmalarına göre sismolojik, jeolojik, ekolojik ve ekonomik açıdan öncelikli olarak seçilen sahalardan toprakları örneklemek için sondaj işlemleri başlatıldı. Proje, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından belirlenen güvenlik standartlarına tamamen uygun olan iki adet 3+ nesil VVER-1200 güç ünitesinin inşasını öngörüyor.

EKONOMİK KALKINMAYI VE YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRACAK

Özbekistan Başbakan Yardımcısı Alisher Sultanov, şu ifadeleri kullandı:

“Devlet Başkanı Shavkat Mirziyoyev’in kararıyla başlatılan nükleer enerji sektörünün yaratılması ve geliştirilmesi, ülkenin enerji endüstrisi tarihinde yeni bir dönüm noktasıdır ve istikrarlı ekonomik kalkınmayı ve nüfusun yaşam kalitesini artırmayı teşvik etmektedir” dedi.

ÖZBEKİSTAN RUS TEKNOLOJİLERİNİ SEÇTİĞİ İÇİN GURURLUYUZ

ROSATOM Genel Müdürü Alexey Likhachev ise; “Özbekistan ile Rusya arasındaki nükleer alanda işbirliği yarım yüzyıldan uzun bir zamandır sürmektedir. Özbekistan’ın ilk NGS’nin inşası için Rus teknolojilerini seçmesinden gurur duyuyoruz. ROSATOM burada, tüm uluslararası güvenlik gereksinimlerini karşılayan, 3+ ile en ileri nesil olan 2 adet VVER-1200 güç ünitesine sahip nükleer enerji santralini kuracak” diye konuştu.

İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI DA İMZALANDI

Etkinlik çerçevesinde ROSATOM, Özbekistan Cumhuriyeti Bilimler Akademisi ve Özatom, arasında nükleer enerji sektöründe, personel eğitimi alanında işbirliği yapılmasına ilişkin bir protokol imzalandı. Anlaşma, Moskova Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi’nin (MEPhI) Taşkent şubesinin faaliyetlerinin organizasyonunda işbirliğini de öngörüyor.

Ayrıca, Özatom ve ROSATOM Başkanları Zhurabek Mirzamakhmudov ve Alexey Likhachev arasında imzalanan protokol ise, Özbekistan’da nükleer enerjiyi teşvik etmek ve kamuoyunu modern nükleer enerji teknolojileri hakkında bilgilendirmek, ulusal medya temsilcilerini eğitmek, ortak konferanslar düzenlemek ile sosyal ve eğitim projeleri uygulamak için ikili işbirliğinin temelini oluşturacak.

 

RUSYA VE HİNDİSTAN YENİ NÜKLEER PROJELER İÇİN ANLAŞMA İMZALADI

ROSATOM HİNDİSTAN’DA 6 YENİ NÜKLEER ÜNİTE KURACAK

12.10.2018 – Hindistan ve Rusya nükleer enerji alanında önemli bir anlaşmaya imza attı. İmzalanan işbirliği anlaşmasına göre, Rusya Hindistan’da 6 yeni nükleer enerji santrali ünitesi kuracak.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu Rosatom’dan yapılan yazılı açıklamaya göre; nükleer alanında işbirliğine ilişkin anlaşma, Yeni Delhi’de gerçekleştirilen 19’uncu Rusya-Hindistan zirvesinde, Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev ile Hindistan Atom Enerji Komisyonu Başkanı Kamleş Viyas tarafından imzalandı. 

YERLİ SANAYİ DAHA FAZLA DAHİL OLACAK

Anlaşma kapsamında iki ülkenin, Hindistan’da yeni bir bölgede Rus tasarımı 6 nükleer reaktör inşa etmek, üçüncü ülkelerde nükleer işbirliğini güçlendirmek, yeni nükleer teknolojiler ve nükleer santrallerin inşası konularında birlikte çalışmak istediği belirtildi. Hindistan’daki yeni nükleer proje için Rusya’nın, referans evrimsel VVER jenerasyonu “3+” teknik çözümlerini sunacağı ve bunun da Hint endüstrisinin katılımını artıracağı kaydedildi. 

“HİNDİSTAN BİZİM GÜVENİLİR ORTAĞIMIZDIR”

Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, işbirliğine ilişkin şunları söyledi:

“Hindistan’la olan stratejik işbirliğimizden memnunuz. Kudankulam bölgesinde Rus tasarımlı nükleer güç üniteleri faaliyet gösteriyor. Yakın gelecekte Hindistan’da ikinci bir bölgede yeni ünitelerin seri bir şekilde inşaatına başlayacağımızı düşünüyoruz. Bu, “Hindistan’da Üret” politikası çerçevesinde ekipman yerelleşmesi seviyesini önemli ölçüde artıracaktır. Ayrıca proje yürütme zamanını ve maliyetini optimize edecektir. Buna ek olarak, Hindistan, bizim üçüncü ülkelerde projeleri hayata geçirdiğimiz güvenilir ortağımızdır. Biz bu işbirliğini geliştirmeyi planlıyoruz.”

Hindistan’ın nükleer enerji alanında temel ortaklarından biri konumundaki Rusya, Hindistan’ın güneyinde bulunan Kudankulam NGS’yi inşa etti. İki üniteden oluşan santrale şu anda 3’üncü ve 4’üncü nükleer enerji üniteleri inşa ediyor ve önümüzdeki süreçte 2 yeni ünite daha kurulması planlanıyor.

 

Türk Konsorsiyum Akkuyu Nükleer A.Ş.’ye Ortak Oldu

19.06.2017 – Moskova’da gerçekleşen IX. Uluslararası Nükleer Enerji Forumu ATOMEXPO kapsamında Türk şirketlerin Türkiye’nin ilk nükleer santralini inşa edecek ve işletecek olan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. proje şirketinin hissedarları arasına katılma koşullarını belirleyen sözleşme imzalandı.

Rusya Federasyonu devlet şirketi Rosatom, projeye Türk şirketlerinden oluşan bir konsorsiyumu dahil etme kararı aldı. Konsorsiyumda Cengiz Holding (Cengiz Holding A.Ş.), Kalyon İnşaat (Kalyon İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.) ve Kolin İnşaat (Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A. Ş.) şirketleri yer alıyor. Ortaklık Sözleşmesi’nin (Shareholders Agreement) 2017 yılının sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Anlaşma sonunda projenin uygulanmasına yetecek bir kuruluş sermayesi oluşturularak, ihtiyaç duyulan büyüklükte kredi finansmanını çekme imkanı sağlanacak. Bu sözleşme aynı zamanda Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli ile inşa edilecek bir nükleer enerji projesinde yabancı sermayenin katılımına dünyadaki ilk örnek olacak.

2010 yılında imzalanan hükümetlerarası sözleşmeye göre, hisselerin en az yüzde 51’i Rus şirketlere ait olması gerektiğinden, konsorsiyum, Türkiye’de Akkuyu nükleer enerji santrali projesinin yapımı için kurulan Akkuyu Nükleer A.Ş. şirketinin hisselerinin yüzde 49’unu satın alacak.

Söz konusu yatırım, yabancı şirketlerin Rusya Federasyonu’nun yurtdışında gerçekleştirdiği projelere yaptığı en büyük yatırım olmanın yanı sıra son 17 yılda nükleer enerjiye yapılmış en büyük özel sektör yatırımı olma özelliği taşıyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesine dahil olan Türk şirketler, Türkiye’de enerji santrali inşaatı ve işletmesi konularında (YİD projeleri de dahil olmak üzere) tecrübe sahibi olup projenin uygulama verimliliğini artıracak ve stratejik hedeflerin ulaşılmasına katkıda bulunacağı bildirildi.

Akkuyu NGS projesinin hayata geçirilmesinde büyük sinerji yakalanmasını sağlayacağı belirtilirken, Türk konsorsiyumda yer alan şirketler, Türkiye enerji piyasasının en büyük enerji satış ve dağıtım şirketleri olup toptan elektrik satış piyasası ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyor. Konsorsiyum, nükleer güç santralinin inşaatında, Akkuyu Nükleer A.Ş. proje şirketinin yönetiminde ve proje için gerekli kredi anlaşmalarının yapılması konularında aktif rol almayı planlanıyor. Konsorsiyumu oluşturan şirketlerden biri olan Cengiz Holding, halihazırda Akkuyu NGS projesinde deniz hidroteknik yapıların ’anahtar teslimi’ inşaatında müteahhit olarak yer alıyor. İHA

 

ROSATOM HAKKINDA:

Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rostom, dünyada nükleer teknoloji pazarında lider konumundadır. Rusya Federasyonu’nun önde gelen çok profilli endüstriyel holdinglerden ve ülkenin en büyük vergi mükelleflerinden biridir. Nükleer enerji, mühendislik, NGS (nükleer güç santrali) tasarımı ve inşaatı alanında faaliyet gösteren Rosatom, Rusya’nın en büyük elektrik üretim şirketi olup, 2017 yılında 202.868 milyar kWh elektrik üretmiştir. Dünya sıralamasında yurtdışında aynı anda inşa edilen nükleer santral sayısında birinci, uranyum maden rezervinde ikinci, uranyum üretiminde beşinci, nükleer enerji üretiminde ise dördüncü sıradadır. Aynı zamanda, dünyanın uranyum zenginleştirmesinin %36’sını ve nükleer yakıt piyasasının %17’sini elinde bulundurmaktadır. Ayrıca ekipman üreten Rosatom, nükleer tıp için izotoplar üretmektedir, araştırmalar yürütmektedir ve malzeme bilimi alanında çalışmaktadır. Rosatom’un stratejisi, rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere temiz enerji projeleri geliştirmektir. Rosatom, dünyanın tek nükleer buzkıran filosu dahil olmak üzere 300’den fazla işletme ve kuruluşu bir araya getirmektedir.