Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Plastik Poşet...

Plastik Poşet Üreticileri “Sanayi Dönüşüm Fonu” İstiyor

16.01.2019 – Plastik poşetlerin 1 Ocak’tan itibaren ücretli hale gelmesi sonrasında plastik poşet üreten 200’e yakın firma temsilcisi PAGEV öncülüğünde düzenlenen toplantıda bir araya gelerek uygulamanın sektöre etkisini değerlendirdi. Sektörün yol haritasının da konuşulduğu toplantının açılışında konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Çevre Kanunu’nun hayata geçiş sürecinin çok hızlı olmasının üreticileri zor bıraktığını belirterek bu geçiş sürecinde firmaları desteklemek için Sanayi Dönüşüm Fonu kurulması gerektiğini söyledi. Eroğlu, 20 bin çalışanı ile yıllık 300 bin tonluk üretim yapan sektörün dönüşümü için gerekli tedbirlerin alınmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) çatısı altında bir araya gelen plastik poşet üreticileri, plastik poşetlerin ücretli hale gelmesinin firmalara kısa ve orta vadedeki etkisini değerlendirerek olası çözüm önerileri hakkındaki görüşlerini paylaştılar. Üreticilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantının açılış konuşmasını PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu yaptı.

Alışveriş poşetine yıllar içinde yatırım yapmış firmaların bu hızlı geçiş sürecinde göz ardı edildiğini ifade eden Yavuz Eroğlu, “Sanayicilerimiz bu hızlı geçişten dolayı sıkıntı yaşıyor. Yapılan yatırımların ortalama 7 senede kendini amorti ettiği düşünülürse firmaların aldıkları makinelerin borçlarını henüz ödemeden üretimlerinin en az yüzde 50 düşmesi firmalar açısından bir yıkım olacaktır. Bankalar bugünden bile alışveriş poşeti üreticilerini takibe almış durumda ve süreci yakından izliyor. Üretici firmaların dönüşüm süreçlerinin travmatik olmaması ve hedeflenen yeni alternatif poşet üretimleri için bu dönüşümün sanayide de desteklenmesi şarttır. Yurtdışında buna benzer uygulamalar yapılmıştır. Örneğin Fas’ta Ulusal Sanayi Dönüşüm Fonu oluşturuldu.Bu süreçte plastik poşetlerden alınan paranın belli bir kısmı firmaların dönüşümüne katkı sağlamak için kullanıldı. Bizim de beklentimiz 20 bin çalışanı ile yıllık 300 bin tonluk üretim yapan bu sektörün dönüşümü için gerekli tedbirlerin alınmasıdır” dedi.

Üreticiler Sanayi Dönüşüm Fonu ile desteklenmeli

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu,ülkemizde de yurtdışında olduğu gibi bir Sanayi Dönüşüm Fonu kurulması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “KOSGEB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı’nın içinde olduğu bir yapı ile Sanayi Dönüşüm Fonu oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Alışveriş poşetlerinden alınan paranın bir kısmı bu fonda kullanılabilir. Böylece bu dönüşümden etkilenen firmalar belirlenerek bu fondan desteklenebilir. Bu destek paketinde hibeler, dönüşüm için geri ödemesiz dönemli krediler ve hali hazırdaki kredi borçlarının yapılandırılması bulunmalıdır. Ayrıca alışveriş poşeti üretiminde dönüşüm sağlayan yeni yatırımların şu an geri dönüşüm tesisleri yatırımlarında olduğu gibi Türkiye’nin neresinde yapılırsa yapılsın 6. Bölge Teşviklerinden yararlandırılması önemli bir adım olacaktır.”

Geçiş sürecinde stoklar sorun yaratıyor

Toplantıda gündeme getirilen önemli sorunlardan bir tanesi de mevzuat öncesi üretilen ve halen satış noktalarının elinde bulunan poşet stoku oldu. Sebze meyve reyonunda kullanılan poşetler çift kat 15 mikron standardını sağlayamadıklarından bu poşetlerin perakendeciler tarafından iade edilmek istendiği dile getirildi. PAGEV Başkanı, bu konuya da dikkat çekerek, “Mevzuata göre halihazırda üretilip perakendeciye satılmış poşetler için son kullanım tarihi olarak 31 Mart 2019 verilmiş olup perakendeciler bu tarihe kadar stoklarını eritemeyeceklerdir. Bu sebeple ellerinde kalan poşetleri üreticiye iade edeceklerini belirtiyorlar. Üretimleri ciddi oranda düşecek olan firmalara bir de hali hazırda satmış olduğu poşetin iade yükü bindirilmemeli ve bu tür iadelerin önüne geçecek bir mekanizma kurulmalıdır. Fransa’da Emmanuel Macron Bakan olduğu dönemde satış noktaları ve üreticilerin stoklarını eritebilmeleri için uygulamayı 6 ay ötelemişti” diye konuştu.

Yavuz Eroğlu, 01 Ocak 2019’da yürürlüğe giren Çevre Kanunu’nun aşırı ve bilinçsiz tüketimi önlemek noktasında önem taşıdığını ancak yasada ucu açık bırakılan noktalar olduğunu belirterek bunları şu şekilde sıraladı:

  • Perakendeciler bu yasayı kâra çevirmek istiyor. Eskiden parayla alıp bedava verdikleri poşeti şimdi 25 kuruşa satıp 10 kuruşu da kendileri kazanıyor. Plastik poşetlerin satışından elde edilen para çevre için harcanmalı.
  • Hijyen amaçlı poşetler için çift kat 15 mikron çok ince.AB’de bu rakam tek kat 15 mikron. Marketlerin sebze meyve reyonlarında kullanılan poşetlerin dahi 20 mikron olduğu düşünülürse yasada belirlenen 15 mikronluk ölçü taşıma ve hijyenle ilgili çeşitli sorunlar yaratacaktır. Bu haliyle mevzuatın bu maddesi çift kat yerine AB mevzuatında olduğu gibi “duvar kalınlığı” olarak değiştirilmelidir.
  • Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken 50 mikronun üzerindeki poşetler kapsam dışı tutuluyor. Bu ayrım Türkiye’deki mevzuatta yer almıyor. Bu nedenle marketler dışında mağazalardaki 50 mikron üzeri kalın poşetlerden de ücret alınıyor.
  • Biyobozunur biyoplastiklerle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmaması da önemli bir eksiklik. Bu malzemelerle üretilen poşetler de ücretsiz olmalı.
  • Elinde stok olan üretici firma ve satış noktaları için bir geçiş süreci ve modeli kurgulanmalıydı.

Toplantıda yaptığı konuşmada çevre ve sanayinin birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz Eroğlu, yaşanan süreçte poşetlerle ilgili gündemde bilinçli tüketimin geri planda kaldığını söyledi. Eroğlu, “Plastik sektörü 37 milyar dolara yakın ciroya sahip, 11 bin firmanın faaliyet gösterdiği 250 bin kişiye istihdam sağlayan, direk ve dolaylı ihracatı 12 milyar doları bulan, dünyada altıncı Avrupa’da ise ikinci sırada olan bir sektördür. Türkiye ekonomisine bu kadar katkı yapan bir sektörün zarar görmemesi gerekir” diyerek sözlerine son verdi.

 

PAGEV’in Yeni Çevre Yasası ve Plastik Poşetlerin Ücretli Olması Konusuna Bakışı

03.01.2018 – TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi ve Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, yeni Çevre Kanunu ve 01 Ocak 2019 tarihinden itibaren plastik poşetlerin 25 kuruşa verilmesi konusundaki değerlendirmelerini 10 maddede özetledi.

  • Plastik poşet tüketiminin azaltılması hedefinin karşısında değiliz aksine bilinçli tüketimi ve geri dönüşümü destekliyoruz.
  • Çevreyi korumak istiyorsak sadece plastikler değil kağıt, cam, her türlü malzemeyi bilinçli tüketmek zorundayız. Tüm alanlarda gereksiz tüketim sonlandırılmalı. Plastik yasak ama istediğiniz kadar kağıt poşet kullanabilirsiniz demek de tutarsızlıktır.
  • 01 Ocak 2019’da yürürlüğe giren Çevre Kanunu, aşırı ve bilinçsiz tüketimi önlemek noktasında önemli ancak yasada ucu açık bırakılan noktaların netleştirilmesi gerekiyor.
  • Plastik poşetlerin ücretli hale gelmesi Avrupa Birliği ile uyum süreci kapsamında gündeme gelen bir uygulamadır. Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken 50 mikronun üzerindeki poşetler kapsam dışı tutuluyor. Bu ayrım Türkiye’deki mevzuatta yer almıyor. Mağazalardaki 50 mikron üzeri kalın poşetler de ücretli olacak demektir.
  • Biyobozunur biyoplastiklerle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmaması önemli bir eksiklik. Bu malzemelerle üretilen poşetler de ücretsiz olmalı.
  • Plastik poşetlerden elde edilecek parayı kimse gelir kapısı olarak görmesin. Gelirin bir çevre fonunda biriktirilmesi, çevre konusunda bilinçlendirme ve geri dönüşüm çalışmaları için kaynak oluşturulması yasanın gerçek anlamda amacına ulaşmasını sağlayacaktır. Bu parayla Atık Yönetim Sistemi ve geri dönüşüm altyapısındaki eksiklikler giderilmeli.Perakendeciler bu yasayı kâra çevirmek istiyor. Eskiden parayla alıp bedava verdikleri poşeti şimdi 25 kuruşa satacaklar, hem de 10 kuruşu kendilerinin olacak. Vatandaşı eğitip poşetleri geri dönüşüme kazandırmalarını teşvik etmek yerine vatandaştan her poşet için para almak kısa vadeli bir çözümdür. Önerimiz tüketicinin poşet için vereceği paraların bir çevre fonuna aktarılmasıdır.
  • Bu konu küçük esnafla müşterisi arasında da büyük ihtilaflara sebep olacaktır.
  • Örneğin kuruyemişçiden alınacak bir torba için bile bu ücret ayrıca ödenmek durumunda kalınacak. Bu nedenle poşetlerin en az 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarında ücretli olması gerektiğini düşünüyoruz. Sonuç olarak amaç birilerini cezalandırmak değil bilinçsiz tüketimi önlemek.
  • Yeni Çevre Yasası ile atıkların geri dönüşümü için firmaların ödediği katkı payı çok artacak. Plastikler için bu pay 9 kat olacak. Alüminyum kutularda 12,5 kat, metal kutularda 6 kat, süt kutusu gibi kompozit kutularda 10 kat, kâğıtta 8,6 kat artacak. Bu maliyet her şekilde tüketiciye yansıyacaktır.
  • Araştırmalar poşetlerin paralı olmasının tüketimi azalttığını gösteriyor. Türkiye’de de uygulamanın ilk yılında poşet tüketiminin yüzde 50 düşeceğini tahmin ediyoruz. Bu da yıllık 200 – 250 bin ton civarında olan plastik poşet üretiminin en az yüzde 50 azalması anlamına geliyor ki bu durum üretici firmalarımızı zora sokacak. Üstelik ciddi bir istihdam kaybı da gözlenecek. Bugün 20 bin kişiyi istihdam eden sektörde yaklaşık 10 bin kişi işsiz kalma riski ile karşı karşıya. Firmalara yeni bir ürün üretmesi konusunda destek olunması gerekiyor. Bu konuda önerimiz plastik poşet üreten firmalar Türkiye’nin hangi bölgesinde olurlarsa olsunlar bu geçiş sürecinde 6. Bölge teşviklerinden yararlandırılmalarıdır.

 

 

PAGEV Başkanı Eroğlu’ndan Barolar Birliği’ne Sert Cevap

01 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girecek Çevre Kanunu ile ilgili sular durulmuyor. Plastik poşetlerin ücretli olması ile gündemdeki yerini koruyan kanundan hem plastik üreticilerinin hem de tüketicilerin zarar görmemesi için önerilerini dile getiren PAGEV’i lobi yapmakla suçlayan Türkiye Barolar Birliği’ne PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu cevap verdi: “Türkiye Barolar Birliği kendi işine baksın. Ülkede kendi konularıyla ilgili tüm sorunları çözmüşler gibi bu konuya eğilen Birlik temsilcileri güçlerinin sadece plastik sektörüne yeteceğini düşünüyor olmalı.

10 bin insanın işini kaybetme riski olduğunu söylemek lobicilik midir?

PAGEV olarak yakından izlediğimiz Çevre Kanunu ile ilgili gerek üretici gerekse tüketiciyi doğrudan etkileyecek noktalar konusunda görüş ve önerilerimizi ilgili merciler nezdinde dile getirmek en doğal hakkımızdır. Sancılı bir geçiş sürecinden bahsediyoruz. 10 bin insanın işini kaybetme riski olduğunu söylemek lobicilik midir?” 

Kanuna Karşı Değiliz Ucu Açık Noktaları Vurguladık

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Çevre Kanunu ile ilgili çalışmalar başlatıldığı günden bugüne konunun hem takipçisi olduk hem de katkıda bulunduk. İddia edilenin aksine Kanuna karşı olmak bir yana sanayinin görüşlerini paylaşarak katkı sağladık. Bir sektörü temsil etmenin verdiği sorumluluğun farkındayız. Bu doğrultuda daha çok plastik poşetlerin ücretli olması ile ilgili gündemde olan kanunda ucu açık olan noktaları vurgulamak, yaşanabilecek sonuçları açıklamak da bizim görevimizdir.

Eğer bu kanun ile plastik poşet üretimi yüzde 50 düşecekse ve 10 bin kişi işsiz kalacaksa bunu tabii ki söyleyeceğiz. Döngüsel ekonomiye inanan ve bu kapsamda çalışmalar yapan bir Vakıf olarak elbette plastik poşetlerin bilinçli tüketilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kaldı ki sorun sadece plastik açısından da ele alınmamalı tüm alanlarda gereksiz tüketim sonlandırılmalıdır. Plastik yasak ama istediğiniz kadar kâğıt poşet kullanabilirsiniz demek de tutarsızlıktır.” 

Türkiye Barolar Birliği’nin konuyu popülist bir tartışmaya çevirmeye çalıştığına dikkat çeken PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu; “Biz çatışma değil uzlaşı istiyoruz. Ne üreticilerimiz, ne tüketicilerimiz ne de çevre zarar görsün istemiyoruz. Söylemleri hiçbir temele oturmayan Türkiye Barolar Birliği’ne kendi işine bakmasını öneriyoruz. Ülkede kendi konularıyla ilgili tüm sorunları aşmış olmalılar ki plastik poşet ücretleri ile ilgileniyorlar. Yoksa güçlerinin sadece plastik sektörüne mi yeteceğini düşünüyorlar? Biz ülkesini, çevresini, ülke insanını seven bir Vakıf olarak bünyemizde kurduğumuz Geri Dönüşüm İktisadi İşletmemiz PAGÇEV ile sadece 2018 yılında 300 bin tona yakın atığı toplayarak geri dönüşüm zincirine kazandırdık. Plastik sektörü ‘Sorumlu Endüstri’ yaklaşımıyla bunları yaparken onlar çevre için, geri dönüşüm için ne yaptı?” dedi. 

“Türkiye Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı plastik üreticisi”

Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın en büyük altıncı plastik üreticisi konumunda bulunan; 11 bin işletmesi, 250 bin kişilik istihdamı ve 34 milyar dolarlık cirosu ile Türkiye ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörler arasında yer alan plastik sektörüne yapılan bu saldırıları son derece haksız bulduklarını belirten Yavuz Eroğlu: “PAGEV olarak amacımız ekonomik güçlüklerin yaşandığı bu dönemde işsiz kalacak 10 bin insanı gündeme getirerek bu konuda önlem alınmasına katkı sağlamak.

Sancılı bir geçiş sürecinden bahsediyoruz ve bu noktada üreticilerimizin ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edebilmesi için desteklenmeleri gerektiğinin de gözden kaçırılmaması gerekiyor. Geçen sene çıkartılması başlaması düşünülen uygulamanın kademeli olması gerektiğini düşünüyorduk ve bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar sonucunda Perakendecilerin istediği şekilde 2018 de değil 2019 ‘da bu uygulamaya başlanıyor.

Perakendeciler Bu Yasayı Kara Çevirmek İstiyor

Perakendeciler bu yasayı kâra çevirmek istiyor. Eskiden parayla alıp bedava verdikleri poşeti şimdi 25 kuruşa satacaklar hem de 10 kuruşu kendilerinin olacak. Bu yönetmelikteki asıl amacın perakendeciye para kazandırmak, tüketiciye ek bir maliyet getirmek olmadığı unutulmamalıdır. Vatandaşı eğitip poşetleri geri dönüşüme kazandırmalarını teşvik etmek yerine vatandaştan her poşet için para almak kısa vadeli bir çözümdür. Önerimiz tüketicinin poşet için vereceği paraların bir çevre fonuna aktarılması ve bu fonun halkın geri dönüşüm konusunda bilinçlendirilmesi çalışmaları için kullanılmasıdır” diyerek açıklamalarını bitirdi.

 

PAGEV: Yeni Uygulama 1 Ocak’ta Başlıyor Ancak Yasada Açıklar Var…

21.12.2018 – Alışveriş poşetlerinin ücretli olmasına sayılı günler kaldı. 01 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girecek Çevre Kanunu ile plastik alışveriş poşetleri artık 25 kuruştan satılacak.

Ücretli Poşet Uygulaması İle Üretim Yüzde 50 Düşer, 10 Bin Kişi İşsiz Kalabilir

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, uygulamadan plastik poşet üreticilerinin olumsuz etkileneceğini ve 2019 yılında plastik poşet üretiminin en az yüzde 50 düşmesini beklediklerini söyledi. Eroğlu, üretimde yaşanacak bu daralmanın toplam 20 bin kişiyi istihdam eden sektörde yaklaşık 10 bin kişinin işsiz kalmasına yol açacağına dikkat çekti.  

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında 01 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek yasa ile satış noktalarında plastik alışveriş poşetleri tüketiciye ücretli olarak verilecek. Poşetlerin en az 25 kuruştan satılmasını ön gören yasa ile aşırı ve bilinçsiz tüketimden kaynaklanan çevre kirliğinin azaltılması, tüketicinin geri dönüşüm konusunda bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Hem tüketici hem de sanayici açısından çeşitli zorluklar barındıran yasadaki bazı belirsizlikler ise plastik sektörünü kaygılandırıyor.  

PAGEV Başkanı: “Plastik poşet paraları çevre ve geri dönüşüm sistemi için harcanmalı” 

Gündeme geldiği ilk günden bu yana konunun takipçisi olan TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Plastik poşetlerin ücretli hale gelmesi Avrupa Birliği ile uyum süreci kapsamında gündeme gelen bir uygulamadır. Çevre Kanunu kapsamında plastik alışveriş poşetleri bundan böyle ücretli satılacak.

Yasada Ucu Açık Konular Netleştirilmeli

Aşırı ve bilinçsiz tüketimi önlemek noktasında önemli olduğunu düşündüğümüz yasada ucu açık bırakılan noktaların netleştirilmesi ise büyük önem taşıyor.

AB’de 50 Mikronun Üzerindeki Poşetler Kapsam Dışı. AB’deki benzer uygulamalarda 50 mikronun üzerindeki poşetler kapsam dışı tutuluyor. Bu ayrım Türkiye’deki mevzuatta yer almıyor. Sektör temsilcileri olarak bu ayrımın da mevzuatta yer alması gerektiğini savunuyoruz.

Biyobozunur Biyoplastikler ile İlgili Düzenleme Yapılmalı. Ayrıca biyobozunur biyoplastiklerle ilgili herhangi bir düzenleme yapılmaması da önemli bir eksiklik. Bu malzemelerle üretilen poşetler de ücretsiz olmalı.

Bu konu küçük esnafla müşterisi arasında da büyük ihtilaflara sebep olacaktır. Pazar yerleri, bakkal ve kuruyemiş gibi yerlerde zorluklarla karşılaşılacak. Örneğin kuruyemişçiden alınacak bir torba için bile bu ücret ayrıca ödenmek durumunda kalınacak. Bu nedenle poşetlerin en az 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarında ücretli olması gerektiğini düşünüyoruz.

Sonuç olarak amaç birilerini cezalandırmak değil bilinçsiz tüketimi önlemektir. Plastik poşetlerden elde edilecek paraya gelir kapısı olarak bakılmaması gerektiğine inanıyoruz. Gelirin bir çevre fonunda biriktirilmesi ve bu gelirle çevre konusunda bilinçlendirme ve geri dönüşüm çalışmaları için kaynak oluşturulması yasanın gerçek anlamda amacına ulaşmasını sağlayacaktır” dedi.  

Tüketici çöp poşetine yönelecek, çöp poşeti satışları artacak… 

Kısa sürede yürürlüğe giren yasanın plastik poşet üreticilerini zora soktuğunu da dile getiren Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Birleşmiş Milletler’in yayımladığı bir rapor, paralı poşet uygulamasına geçilen ülkelerde tüketimin yüzde 60’lara kadar düştüğünü gösteriyor. Türkiye’de de uygulamanın ilk yılında poşet tüketiminin yüzde 50 düşeceğini tahmin ediyoruz. Bu da yıllık 200 – 250 bin ton civarında olan plastik poşet üretiminin en az yüzde 50 azalması anlamına geliyor ki bu durum üretici firmalarımızı zora sokacak. Üstelik ciddi bir istihdam kaybı da gözlenecek. Bugün 20 bin kişiyi istihdam eden sektörde yaklaşık 10 bin kişi işsiz kalma riski ile karşı karşıya. Bu noktada poşet üreticilerimizin hızlı bir dönüşüme ihtiyacı var.

Diğer yandan yeni uygulama ile birlikte çöp poşeti tüketiminin artmasını bekliyoruz. 25 kuruş küçük bir rakam gibi görünse de alışverişe göre değişmekle birlikte 3-4 poşet kullanıldığı göz önüne alındığında bu rakam 1.25 TL’ye denk geliyor. Tüketiciler her alışverişte bu rakamı ödemek zorunda kalmak istemiyor. Aldığımız duyumlar tüketicilerin önemli bir kesiminin alışveriş torbası olarak çöp poşetlerini kullanacaklarını sonra da evde çöp için aynı poşetleri kullanmaya devam edeceklerini gösteriyor. Zira insanlarımız market kasasında ihtiyacından çok daha fazla aldığı plastik poşetleri evinde çöp poşeti olarak kullanıyordu. Çöp poşetine talebin artması tabii firmalarımız açısından farklı bir fırsatı da ortaya çıkaracaktır”. 

Plastik poşetten elde edilecek gelirin atık yönetim sisteminin iyileştirilmesine ve geri dönüşüm altyapılarına harcanması gerektiğini vurgulayan Eroğlu; “En büyük sıkıntımız atık yönetim sisteminin yeterli olmaması. Yeni düzenlemeyle, atıkların geri dönüşümü için firmaların ödediği katkı payı çok artacak. Plastikler için bu pay 9 kat olacak. Alüminyum kutularda 12,5 kat, metal kutularda 6 kat, süt kutusu gibi kompozit kutularda 10 kat, kâğıtta 8,6 kat artacak. Önceki uygulamada bu artırımlar olmadığı halde firmalar ödeme yapmakta güçlük çekiyordu, şimdi sektör daha da zorlanacak” diyerek açıklamalarını bitirdi.

 

PAGEV: AB’nin Tek Kullanımlık Plastik Kararı Çevresel Değil Ekonomik

26.10.2018 Avrupa Birliği Komisyonu’nun Mayıs ayında denizlerdeki plastik kirliliğini önleyeceği gerekçesiyle tek kullanımlık plastik kulak pamuğu, çatal, kaşık, tabak, pipet ve balon tutacaklarının yasaklanması amacıyla hazırladığı yönetmelik tasarısı Avrupa Birliği Parlamentosu tarafından kabul edildi.

Yasanın yürürlüğe girip girmeyeceğini ise Avrupa Konseyi’nin Kasım ve Aralık aylarında yapacağı toplantılarda alacağı karar belirleyecek. Çevrenin bahane edildiğini belirten PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu,tasarının ana sebebinin AB’nin başta Türkiye olmak üzere plastik üretiminde rekabet edemediği ülkelerden ithalatı önlemek olduğunu söyledi.

Tek kullanımlık plastiklerle ile ilgili nihai karar için sektörde gözler 4-18 Kasım ve 18 Aralık’ta yapılacak Avrupa Konseyi toplantılarına çevrildi. Avrupa Konsey üyelerinin görüşlerinin Avrupa Parlamentosu üyeleri ile paylaşılmasının ardından yapılacak müzakere sonucunda yasa tasarısı son halini alacak.

Avrupa Birliği Parlamentosu tarafından kabul edilen yasa tasarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Avrupalı siyasetçilerin asıl çözümü ve sorumluluklarını göz ardı ederek AB Parlamentosu seçimleri öncesi yüzeysel bir çözümle göz boyamak istediklerini vurguladı.

Brüksel Merkezli Avrupa Birliği Plastik Üreticileri Derneği’nin ilk AB dışı Yönetim Kurulu Üyesi olan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu konu ile ilgili şunları söyledi; “Bugüne kadar tüm süreci yakından takip ettik ve ediyoruz. Tasarıya imza atan ülkeler bu konuda çevre kaygısı taşımadan kesinlikle kendi ülkelerindeki sanayinin durumunu göz önüne alarak tasarıyı hazırladı. Avrupa Birliği Parlamentosu, başta Türkiye olmak üzere plastik üretiminde rekabet edemediği ülkelerden ithalatı önlemek için böyle bir karar aldı. Nitekim Türkiye son 8 yılda plastik mamül üretiminde büyük atılım gerçekleştirerek Avrupa’da ikinci büyük üretici konumuna yükseldi. Dünyada ise en büyük altıncı plastik üreticisi konumundayız. Türk Plastik Endüstrisi 11 bin firması ve 250 bin kişi istihdamı ile Türkiye ekonomisinin lokomotif endüstrisidir. AB ülkeleri rekabet edemedikleri için ithal etmek zorunda kaldıkları ürünler yerine kendi üretimleri olan üstelik pahalılığıyla da dikkat çeken Biyoplastik malzemesini satmak için bu yasağı getirmeye çalışıyorlar. Eğer benzer bir uygulama 2023 yılında Türkiye’de de gerçekleşirse bu ürünleri üretmek için gerekli tüm hammaddeyi Petkim, Sasa, Köksan gibi yerli kuruluşlar yerine AB’den ithal etmek zorunda kalacağız. ”

PAGEV Başkanı: “Bu bir ekonomik savaş”

AB’nin tek kullanımlık plastiklere getirmeye çalıştığı yasağın altında ekonomik savaş olduğuna vurgu yapan Yavuz Eroğlu, “Burada gözden kaçmaması gereken en önemli nokta konunun çevre değil ekonomik bir savaş olduğudur. Bu noktada sorulması gereken soru; ‘AB bu yasa ile pipet, kulak çubuğu, çatal, kaşık, bıçak gibi plastik sektörünün küçük bir yüzdesini kapsayan ürünleri yasaklarken neden hali hazırda rekabet edebildiği ürünleri kapsam dışı bırakmıştır’ olmalıdır. AB’nin Biyoplastik tekelleri işbaşındadır. Türkiye’nin büyük ihracatçı olduğu bu ürünlerde rekabetçiliğimizi düşürecek ve istihdamı baltalayacak, firmaların üretim ve yatırımını engelleyecek söylemler yapılmadan muhakkak sektörden doğru bilgilendirmeler alınmalıdır” şeklinde konuştu.

 

 

İlk 6 ay plastik sektöründe üretim yüzde 7,2 ihracat yüzde 12,8 yükseldi

15.10.2018 – Plastik sektörü büyüme trendini sürdürüyor. 2018 yılı ilk yarı raporunu açıklayan PAGEV, sektörün plastik mamul üretiminin miktarda yüzde 7,2 artışla 5 milyon tona, değerde ise yüzde 9,3 artışla 19,4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Aynı dönemde plastik mamul ihracatı da yüzde 12,8 yükselişle 2,4 milyar dolara ulaştı.

Türkiye ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerin başında gelen plastik, 2018 yılının ilk yarısında büyüme performansını sürdürdü. Yayınladığı raporlarla sektörün nabzını tutan Plastik Sanayicileri Vakfı’nın (PAGEV) verilerine göre 2018 yılının ilk altı ayında plastik mamul üretimi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 7,2 artışla 5,1 milyon tona, değerde ise yüzde 9,3 artışla 19,4 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk yarısında plastik mamul üretiminden en çok payı 2,2 milyon ton ile plastik ambalajlar alırken ambalajı 1,1 milyon tonluk üretim ile plastik inşaat malzemeleri izledi.

PAGEV sektör izleme raporunda; plastik mamul üretiminin 2018 sonunda yaklaşık yüzde 5 artış ile miktarda 10,1 milyon ton ve 38,8 milyar dolara ulaşacağı ön görüldü. Ancak yılın ikinci yarısında ilk yarıdaki kârlılığın yakalanamayacağı bir büyümenin beklendiği ifade edildi.

Sektör ihracatının 2018 sonunda 4,7 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor

Plastik sektörü ihracattaki güçlü görünümünü 2018 yılının ilk yarısında da korudu. Plastik mamul ihracatı 2018 yılının ilk yarısında geçen senenin aynı dönemine kıyasla miktar bazında yüzde 7,3 artışla 856 bin ton, değerde ise yüzde 12,8 yükselişle 2,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yaklaşık 200 ülkeye ürünlerini ihraç eden plastik sektörünün bu dönemde en çok ihracat yaptığı ülkeler Irak, Almanya, İngiltere, İsrail ve Fransa olarak sıralandı. Sektörün yılsonu direkt plastik mamul ihracatının miktarda yüzde 4,8 artarak 1,7 milyon tona, değerde ise yüzde 8,4 yükselişle 4,7 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Yılın ilk yarısında büyüme yurtiçi satışlardan geldi

2018’in ilk altı ayında plastik mamul iç pazar tüketimi geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında değerde yüzde 8,5 artışla 18,6 milyar dolar ve miktarda ise yüzde 7,1 yükselişle 4,5 milyon tona yükseldi. İlk 6 ayda gerçekleşen 4,5 milyon tonluk plastik mamul iç tüketimin yaklaşık 2 milyon tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi. 2,5 milyon tonluk kısım ise doğrudan tüketici tarafından kullanıldı.

Sektör yatırımları ekonomideki negatif göstergelere rağmen devam ediyor

Plastik sektöründe 2018 ilk yarıda 526 milyon dolarlık makine teçhizat yatırımı gerçekleşti. Bu dönemde yapılan yatırımın; yüzde 40’ını presler ve diğer makinalar, yüzde 19’unu enjeksiyon, yüzde 17’sini de aksam ve parçalar, yüzde 16’sını ekstrüzyon, yüzde 6’sını termoform ve yüzde 2’sini şişirme makinaları oluşturdu. Yılsonunda sektördeki makine teçhizat yatırımlarının 2017’ye kıyasla yüzde 13 artışla 1 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Plastik mamulde dış ticaret fazlası artıyor

PAGEV verilerine göre; yılın ilk yarısında 3,8 milyon ton ve 5,7 milyar dolarlık plastik hammadde ithalatı yapıldı. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 507 bin ton seviyesinde kaldı. Hammaddede ithalatı yüksek olan plastik sektörü, plastik mamulde ise tam tersi bir tablo ortaya koydu. Sektör söz konusu dönemde de plastik mamulde dış ticaret fazlası vermeye devam etti. 2018 yılının altı aylık döneminde plastik mamul dış ticaret fazlası 2017 yılının aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 8,3 artarak 539 bin ton, değerde ise yüzde 29,6 artışla 793 milyon dolara yükseldi.

Plastik sektörünün ilk yarı performansını değerlendiren TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi: “2018 yılının ilk yarısında tüm ekonomik göstergeler kırılganlık taşımasına rağmen plastik sektörümüz; üretim, ihracat ve yatırım rakamlarını yukarıya taşımayı sürdürerek ne kadar güçlü bir sektör olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Şüphesiz ki sanayicilerimizi zorlayan bir altı ayı geride bıraktık. Eğer ekonomide yaşanan olumsuz şartlar olmasaydı sektörümüzün büyüme rakamları daha yüksek olacaktı. Önümüzdeki tablo sektörümüzün ikinci yarı rakamlarında kârlılık oranlarının ilk yarının gerisinde kalacağını gösteriyor. Ayrıca ikinci yarıda özellikle yatırımlardaki pozitif görünümün tersine dönme riski bulunuyor. Plastik sektörü yarattığı istihdam ve ekonomiye katkısını bu zor şartlar altında da devam ettirmek için var gücüyle çalışıyor.”

 

PAGÇEV’den Sıfır Atık Projesi’ne Destek

25.07.2018

Geri dönüşüm eğitimi için kapı kapı dolaştılar 

Gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya bırakmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önderliğinde yürütülen Sıfır Atık Projesi hız kesmeden devam ediyor. Geri dönüşüm ve çevre konusunda bir okul misyonu üstlenen PAGÇEV, Sıfır Atık Projesi’nin de destekçileri arasında öne çıkıyor. PAGÇEV, son olarak Sıfır Atık Projesi kapsamında Çankaya Belediyesi ve Alkın Kağıtçılık iş birliğiyle Ankara’nın Dodurga ve Yaşamkent Mahalleri’nde bilinçlendirme çalışmalarına imza attı. Etkinlik kapsamında 25 kişilik bir ekip kapı kapı dolaşarak Sıfır Atık Projesi’ni ve ambalaj atıklarının geri kazanılması için yapılması gerekenleri tüm detayları ile anlattı.

Türkiye’nin ambalaj atıkları konusunda yetkilendirilmiş kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdüren PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi), atık yönetimi çerçevesinde ambalaj atıklarının azaltılması, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü için çalışmalar gerçekleştiriyor. Geri dönüşüm noktasında bir ekol olan PAGÇEV, son olarak Çankaya Belediyesi ve Alkın Kâğıtçılık iş birliği ile ambalaj atıklarının geri kazandırılması noktasında kamuoyu bilinçlendirme çalışmasını hayata geçirdi.

Proje kapsamında 25 kişilik bir ekip Ankara’nın Dodurga ve Yaşamkent Mahallerini dolaşarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi ile atık yönetimi ve geri dönüşümün önemini anlattı. Etkinlik süresince; toplam 26 bin 890 kişilik nüfusa sahip iki mahallede 12 bin 130 konut, 834 iş yeri ve 4 adet okulun kapıları tek tek çalınarak Sıfır Atık Projesi ile ilgili detaylar anlatıldı.

913 bin 715 kişilik nüfusa sahip olan Çankaya Belediyesi, her yıl Ambalaj Atıkları, Bitkisel Atık Yağlar, Atık Pillerden oluşan 482 bin tonluk atık topluyor. Çankaya Belediyesi’ne bağlı iki mahallede başlayan ambalaj atıklarının geri kazandırılması noktasında kamuoyu bilinçlendirme çalışmasının diğer mahallelerde de devam etmesi hedefleniyor.

script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js">

Ambalajdan kâğıda, camdan metal ürünlere kadar birçok ürünü geri dönüştürerek hem çevreyi koruyup hem de ülke ekonomisine katkı sağladıklarını belirten PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz şunları söyledi: “Çevre kirliliğinde insan etkisi yadsınamaz bir gerçek. Sorunun çözümü noktasında ise atıklar ve geri dönüşüm hakkında kamuoyunda gerekli bilinci oluşturmak şart. Sayın Emine Erdoğan himayesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen “Sıfır Atık Projesi” bu noktada büyük önem taşıyor. PAGÇEV olarak Sıfır Atık Projesi’nin destekçileri arasında yer almaktan gurur duyuyoruz. Bugüne kadar ambalaj atık oranının azaltılması, atıkların yeniden kullanımı ve geri dönüşümü için pek çok proje hayata geçirdik. Son olarak Çankaya Belediyesi ve Alkın Kâğıtçılık iş birliği ile ambalaj atıklarının geri kazandırılması noktasında kamuoyu bilinçlendirme çalışmasını hayata geçirdik. Proje kapsamında 25 kişilik uzman ekibimiz Ankara’nın Dodurga ve Yaşamkent Mahalleri’nde bulanan ev, iş yeri ve okulların kapılarını tek tek çalarak Sıfır Atık Projesi ve geri dönüşüm ile ilgili bilgileri paylaştı. Bu tarz etkinliklerinin çok daha geniş alanda ve sürekli olarak yapılması gerektiği inancındayız.”

PAGÇEV olarak çevre odaklı her türlü etkinliğin destekçisi olduklarını söyleyen Yağmur Cengiz, geri dönüşüm bilincinin yaratılması ve kaynağında ayrıştırmanın yaygınlaştırılması noktasındaki projelere katkılarının artarak süreceğini belirtti.

 

BİLİNÇ OLMAYINCA MİLYONLARCA LİRAYI ÇÖPE ATIYORUZ!

Yılda kişi başı 48,2 kilo ambalaj tüketip sadece 27,9 kilogramını dönüştürüyoruz

Ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması doğal yaşamı korurken ülke ekonomisine de artı değer yaratıyor. Kaynağında ayrıştırma ve diğer atıklardan ayrı toplanması geri dönüşüm sisteminin işleyişinde kilit öneme sahip. Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi), geri dönüşüme dikkat çekerek ülkemizde gelinen son durum hakkında bilgiler paylaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan “Ambalaj Bilgi Sistemi” verilerine göre 2016 yılında pazara sunulan 3 milyon 850 bin tonluk ambalaj atığının yüzde 58’sini oluşturan 2 milyon 226 bin tonu geri kazanıldı. Yani kişi başına tüketilen 48,2 kilogramlık ambalaj atığının 27,9 kilogramı geri dönüştürüldü.

Ambalaj atıklarının çöpe atılamayacak kadar değerli olduğuna işaret eden PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümün rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ambalaj atıklarının çevresel bir soruna dönüşmesini engellediği gibi ciddi bir ekonomik değer yaratılmasını sağlıyor. Kamu, yerel yönetimler, üreticiler ve tüketiciler olarak hepimizin sorumlulukları var. 01 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve hazırlanması aşamasında PAGÇEV olarak destek verdiğimiz Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği de geri dönüşüm noktasında önemli yenilikler getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ambalaj Bilgi Sistemi verilerine göre 2016 yılında plastik, kağıt, cam, metal, kompozit ve ahşap olmak üzere pazara sunulan ambalaj atığı toplam 3 milyon 850 bin ton.Kişi başı 48,2 kilogramlık ambalaja denk geliyor. Aynı dönemde geri kazanılan ambalaj atığı ise kişi başı 27,9 kilogram. Etkin bir Atık Yönetim Sistemi ile geri dönüşüm oranlarını artırmak mümkün. PAGÇEV olarak her yıl yükselen bir grafiğe sahibiz. Geçen sene 2016’ya kıyasla yüzde 22 artışla 220 bin ton ambalaj atığını geri dönüşüme kazandırdık. Ekonomiye katkısı ise 610 milyon TL oldu. 2018 yılında hedefimiz 240 bin ton atık toplamak” dedi.

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasını öngörüyor ve bu konuda Belediyelere önemli sorumluluklar getiriyor. PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, Yönetmeliğe göre ambalaj atıklarını toplamak veya toplatmakla yükümlü olan belediyelerin Ambalaj Atıkları Yönetim Planlarını hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduklarını belirterek, “2016 yılı itibariyle Atık Yönetim Planını Bakanlığa sunulan ve uygun bulunan belediye sayısı sadece 303. Ülkemizde 1398 belediye olduğunu göz önüne aldığımızda belediyelerin ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması konusunda hızlı hareket etmeleri gerektiği de ortaya çıkıyor. Ambalaj atıkları çöpe gönderilemeyecek kadar değerli. Her yıl ekonomiye kazandırılabilecek milyonlarca lirayı çöpe atıyoruz. Geri dönüşüm endüstrisinin gelişimi de bu alandaki çalışmaları hızlandıracaktır. Türkiye’de 2016 sonu itibariyle 751 lisanslı geri dönüşüm tesisi ile 566 toplama ve ayrıştırma tesisi bulunuyor. Bunların sayısının artması gerekiyor” diye konuştu.

Geri dönüşüm noktasında atılacak en önemli adımın konu hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak olduğunu belirten Yağmur Cengiz, “Sürdürülebilir bir geri dönüşüm için hepimize sorumluluk düşüyor. Ambalajların çöp olmadığının, yerlerinin doğa olmadığının bilincinde olmak zorundayız. Hayatımıza katkı sunan ürünlerle işimiz bittiğinde onları geri dönüşüm kutularına atmak biz tüketicilerin sorumluluğuyken bunları geri dönüşüm sistemine ulaştırmaksa kamunun sorumluluğunda. Çevreyi ilkel bir yöntem olan yasaklama ile değil bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ile koruyabiliriz. Kamu tarafından oluşturulmuş iyi bir atık yönetim sistemi ile geri dönüşümde çok ileri noktalara ulaşabiliriz” sözleri ile açıklamalarını bitirdi.

 

 

Plastik Sektörünün Döviz Kurlarından Kaynaklı Son Dört Aydaki Kaybı 7 Milyar Lira

GELENEKSEK PAGEV İFTARINDA GÜNDEM EKONOMİ OLDU 

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu: “Ekonomi sadece ekonomi yönetiminin işi değildir” 

29.05.2018 – Plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV, üyelerini ve sektör temsilcilerini İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği geleneksel iftar yemeğinde bir araya getirdi. Gebze ve Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri öğrencilerinin mezuniyet törenin de yapıldığı gece yoğun ilgi gördü. İftar programının açılış konuşmasında döviz kurlarının sektöre ve ekonomiye etkilerini anlatan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Bu konuda ekonomi yönetiminin üzerine düşen sorumluluklar kadar iş dünyası ve meslek örgütlerine de sorumluluk düşüyor” dedi. 

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), sektör temsilcilerini İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen geleneksel iftar yemeğinde ağırladı. PAGEV’in ev sahipliğinde organize edilen geceye; İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de katılarak birlik mesajı verdiği bir konuşma gerçekleştirdi. PAGEV geleneksel iftar buluşmasına plastik sektörünün önemli aktörleri, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve sektöre destek veren çeşitli kurum ve kuruluşlardan bin 150 davetli katıldı. 

Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden Türkiye plastik sektörü, iftar gecesinde Gebze ve Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri öğrencilerinin mezuniyet heyecanına da tanık oldu. Plastik sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirmeye yönelik eğitim veren PAGEV liselerinden mezun olan öğrenciler, sektörün önde gelen isimleri ile tanışma fırsatı yakalayarak kariyerleri için ilk adımı atmış oldular.  

İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar buluşmasında konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sektörlerin gelişerek ülke ekonomisine katkı sağlamasında sivil toplum örgütlerinin çok önemli bir yeri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sivil Toplum Örgütleri Türkiye’nin gelişmesi için en önemli kuruluşlardır. Eğer biz ülkemizin, ekonomimizin gelişmesini istiyorsak sivil toplum kuruluşlarımızı güçlendirmemiz lazım. Buraları gerçekten iş yapmak isteyen insanların hizmet verdiği kuruluşlara çevirmeliyiz. Sorunlara üç yaklaşım şekli vardır: İlki sorunla ilgilenmezsiniz, ikincisi sadece şikâyet edersiniz, üçüncüsü ilgilenirsiniz ve elinizi taşın altına koyarak çözüm üretirsiniz. Biz üçüncü yolu tercih ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörümüzü ileriye taşıyacak, önündeki engelleri kaldıracak çalışmaları hayata geçireceğiz”. 

Plastik sektörünün döviz kurlarından kaynaklı son dört aydaki kaybı: 7 milyar Lira 

Son günlerde döviz kurlarında yaşanan artışlara da değinen Yavuz Eroğlu, “Kimya ve özelinde plastik sektörü özellikle ara malı ithalatı yönüyle dövizdeki artışlardan olumsuz etkileniyor. Sektörün ana hammaddesinin yüzde 100’ü dövizle satın alınıyor. Yine makine ekipman yatırımlarının yüzde 90’ı döviz bazlı yapılıyor. Bu çerçevede sadece plastik sektörünün son dört aydaki kaybı 7 milyar TL’ye yaklaştı. İstikrarlı bir piyasanın temeli yapısal reformlar ve ekonomide güven artırıcı tedbirlerdir. Bu konuda ekonomi yönetiminin üzerine düşen sorumluluklar olduğu gibi biz iş dünyası ve meslek örgütlerine düşen sorumluluklar da vardır. Öncelikle dış ticaret açığını düşürecek şekilde katma değerli üretim alt yapısını oluşturmamız gerekiyor. PAGEV olarak iki meslek lisemizdeki 2 bin öğrencimizle bu konuya katkı veriyoruz. İftar yemeğimizde bu okullarımızdan mezun olacak çocuklarımız da bizlerle birlikteydi. Katma değerli üretim için sektörümüzü bilgi ve AR&GE altyapısı ile buluşturmak büyük önem taşıyor. Bu konuda kurmakta olduğumuz Plastik Mükemmeliyet Merkezi ve veri üretimi çalışmalarımızla sektörümüze katkı sunuyoruz. Ayrıca ihracatımızı arttıracak projelerimizle vasatlığı aşmak adına gayret gösteriyoruz. Ülke ekonomimizin gelişimi meslek örgütleri ve kurumların açıklıkla yapılması gerekenleri ifade etmesi ve üzerine düşen rolü oynaması ile mümkündür. Aksi takdirde gelişime açık yönlerimizi hiçbir zaman göremez ve olduğumuz yerde sayarız. PAGEV olarak biz de sektörün bu alanda sorunlarının farkındayız ve çözümüne yönelik projeler üzerinde çalışıyoruz. Ülkemiz bugüne kadar olduğu gibi bu zorlu süreçleri de aşacak potansiyele sahiptir ancak önemli olan bu dönüşümü ne kadar hızlı yapacağımızdır” diye konuştu.

 

PLASTİK SEKTÖRÜNDEN İLK ÇEYREKTE REKOR BÜYÜME GELDİ 

Plastik üretimi yüzde 54,5’lik artışla 13,6 milyar dolara ulaştı

18.05.2018 – Türk plastik sektörü küresel ekonomide yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen 2018 yılının ilk çeyreğinde rekor seviyede büyüyerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam etti. PAGEV tarafından açıklanan ilk çeyrek raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi bir önceki senenin aynı dönemiyle kıyaslandığında miktarda yüzde 48,7 artışla 3,5 milyon tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde plastik ürünlere iç pazardan gelen yoğun talep sektörün büyüme rakamlarına olumlu yansıdı. İç pazar tüketimi 3,2 milyon ton ve 13,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatta da yükseliş trendini koruyan Türk plastik sektörü yılın üç aylık döneminde miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolarlık ihracata imza attı. 

Türkiye ekonomisinin en dinamik aktörlerinden plastik sektörü ülke ekonomisine sağladığı katkıyı artırarak sürdürüyor. Türkiye plastik sektörünün nabzını sektör izleme raporları ile tutan Plastik Sanayicileri Vakfı PAGEV, 2018 yılı ilk çeyrek rakamlarını açıkladı. PAGEV raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi 2017 yılının ilk üç aylık dönemine kıyasla yüzde 48,7 artışla 3,5 tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Plastik ambalajlar üretimde ilk sırada yer alırken ambalajı plastik inşaat malzemeleri izledi.  

Plastik sektörü ilk çeyrekte ihracattaki payını artırmaya devam etti 

Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan sektörlerden biri konumunda bulunan Türk plastik sektörü, 2017 yılındaki yükseliş trendini sürdürerek yılın ilk üç aylık döneminde de ihracatını artırmayı başardı. Sektörün ilk çeyrek plastik mamul ihracatı 2017 yılının aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde ihracat yapılan ülkelerde Almanya, Irak, İsrail, İngiltere ve Fransa başı çekti. 

İlk çeyrekte iç pazardaki tüketim miktarda yüzde 53,9; değerde yüzde 55,8 arttı 

Yılın ilk çeyreğinde iç pazarda da plastik ürünlere ilgi yoğundu. Bu dönemde iç pazarda tüketilen plastik mamul miktarı; geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında değerde yüzde 55,8 artışla 13,3 milyar dolar, miktarda ise yüzde 53,9 yükselişle 3,2 milyon tona yükseldi. İlk üç ayda gerçekleşen 3,2 milyon tonluk plastik mamul iç tüketiminin yaklaşık 1,6 milyon tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi. 1,6 milyon tonluk kısım ise doğrudan tüketici tarafından kullanıldı. 

Plastik sektöründe yatırımlar hız kesmeden devam ediyor 

Plastik sektörünün büyümesindeki önemli göstergelerinden olan makine ve teçhizat yatırımları da bu dönemde devam etti. Yılın ilk çeyreğinde makine ve teçhizat yatırımı 277 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yatırımların aynı hızla devam etmesi halinde makine teçhizat yatırımının yılsonunda 1 milyar 108 milyon dolara çıkması ve 2017 yılına kıyasla yüzde 19 artması öngörülüyor. 

Plastik mamulde dış ticaret fazlası artıyor 

Hammaddede dışa bağımlı olan sektörün yılın ilk üç ayında 1 milyon 941 bin ton ve 2 milyar 892 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yaptığı görüldü. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 254 bin ton seviyesinde kaldı. Hammaddede ithalatı yüksek olan plastik sektörü, plastik mamulde ise tam tersi bir tablo ortaya koydu. Sektörün plastik mamulde dış ticaret fazlası verme geleneği bu dönemde de devam etti. 2018 yılının ilk çeyreğinde plastik mamul dış ticaret fazlası 2017 yılının aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 4,7 artarak 260 bin ton, değerde ise yüzde 18,9 oranında artışla 375 milyon dolara ulaştı.  

Plastik sektörünün ilk çeyrek performansını değerlendiren TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Küresel ekonominin son yıllarda karşılaştığı zorluklar plastik sektörümüzün büyümesinde yavaşlamaya yol açsa da gelişim çizgisi yukarı yönlü hareket etmeyi sürdürüyor. Plastik sektörümüz geçtiğimiz yıl beklentilerin üzerinde bir ivmeyle yüzde 9 büyüdü. Yaşanan tüm ekonomik ve siyasi gelişmeler ışığında 2018 yılında sektör olarak büyüme hedefimizi yüzde 5 olarak belirlemiştik. Yılın başından bu yana meydana gelen gelişmeler 2018 yılının da sanayicilerimiz açısından kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan artışlar maalesef sektörümüzü olumsuz etkiliyor. Kurdaki bu durum döviz bazlı satılan hammaddeyi almak zorunda kalıp ihracatı az olan sektör firmalarımızı büyük bir risk ile karşı karşıya bırakıyor. Buna rağmen her zaman azimle üretime katkı sağlayan sanayicilerimiz hedefimize ulaşmak yolunda inançla çalışıyorlar. Sektör izleme raporumuz aracılığıyla paylaştığımız ilk çeyrek verilerinden de anlaşılacağı üzere sektörümüz pozitif görünümünü koruyor. 2018’e hızlı bir başlangıç yaparak geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 54,5’lik rekor büyümeye ulaştık. Bu dönemde otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi plastiğin kullanıldığı sektörlerden gelen talebin yüksekliği Türkiye ekonomisi ve sanayisi açısından önemli bir gelişme olarak dikkat çekti. Bu olumlu tabloya katkı sağlayacak çalışmalar noktasında üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz”.

 

2017’de yüzde 9 büyüyen plastik sektörü  36,8 milyar dolarlık üretim yaptı

İTHAL HAMMADDE İLE ÜRETİME RAĞMEN DIŞ TİCARET FAZLASI VAR 

2017’de yüzde 9 büyüyen plastik sektörü 36,8 milyar dolarlık üretim yaptı 

Türkiye ekonomisinin en dinamik sektörlerinden plastikte 2017 yılı büyüme rakamları yüzleri güldürdü. Sektör geçtiğimiz yıl beklentilerin üzerinde yüzde 9’luk bir büyümeye ulaştı. Otomotiv, beyaz eşya, inşaat ve ambalaj gibi sanayi kollarından gelen talep sektörün büyüme rakamlarına da olumlu yansıdı. PAGEV’in açıkladığı verilere göre plastik mamul üretimi 2017 yılında yüzde 9 artarak 36,8 milyar dolara yükseldi. Plastik sektörü 2017 yılı rakamları ile dünyanın en büyük 6., Avrupa’nın ikinci büyük üreticisi olmayı sürdürdü. 

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), plastik sektöründeki gelişimi ortaya koyan 2017 yılı sektör raporunu açıkladı. Buna göre plastik mamul üretimi 2017 yılında miktar bazında yüzde 8,5’lik artışla 9,6 milyon tona, değerde ise yüzde 9 artışla 36,8 milyar dolara yükseldi. Plastik ambalajlar üretimde ilk sırada yer alırken ambalajı plastik inşaat malzemeleri izledi. Büyüme ile birlikte sektördeki makine ve teçhizat yatırımları da artarak 932 milyon dolara ulaştı.  

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 150 ülkeye plastik ihracatı gerçekleştirildi. Plastik sektörünün direkt ihracatı 2017 yılında yüzde 5,6 artışla 4 milyar 340 milyon dolara yükseldi. İhracat yapılan ülkelerde Irak, Almanya, İngiltere, İsrail ve Fransa başı çekti.  

2017’de 35,6 milyar dolarlık plastik tükettik… 

2017 yılında Türkiye pazarında plastik ürünlere olan talep yüksek seyretti. Geride bıraktığımız yılda iç pazarda 35,6 milyar dolar değerinde 8,6 milyon tonluk plastik mamul tüketildi. Tüketim 2016 yılına kıyasla miktar bazında yüzde 8,9; değer bazında yüzde 9,2 artış gösterdi. Geçen yılki 8,6 milyon tonluk plastik mamul iç tüketiminin yaklaşık 4 milyon 300 bin tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi.  

Plastik sektörü yeni petrokimya yatırımları bekliyor… 

Plastik hammadde ithalatı 2017 yılında önceki yıla kıyasla miktar bazında yüzde 9,9 artışla 7,2 milyon ton, değer bazında yüzde 16,8 artışla 10,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 1 milyon ton seviyesinde kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ile Rönesans ve Bayegan arasında Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde 1 milyar dolarlık petrokimya yatırımı konusunda anlaşmaya varıldığını açıklaması hammaddede yüksek oranda ithalata bağımlı olan sektörde sevinçle karşılandı. 2017 yılında 2,1 milyon tonluk Polipropilen ithalatı gerçekleştirdiği göz önüne alındığında Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde yapılacak petrokimya yatırımı PP ithalatının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturması bakımından önem taşıyor.  

Hammaddede açık büyürken plastik mamulde dış ticaret fazlası 1,24 milyar dolara yükseldi… 

Yerli üretimin yeterli olmamasından dolayı 2017 yılı sonu itibariyle hammaddede yüzde 88 ithalata bağımlı olan Türkiye plastik sektörü, plastik mamul dış ticaretinde ise dış ticaret fazlası veren bir sektör görünümünde. 2017 yılında yüzde 4,7 artışla 1,24 milyar dolar dış ticaret fazlası verildi.  

TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sektörün 2017 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede sektörün tüm zorluklara rağmen yılı yüzde 9 büyüme ile kapatmayı başardığını belirterek 2018 yılı için de iyimser olduklarını kaydetti. Geçtiğimiz yıl direkt ve dolaylı ihracattaki artışlara karşın ihracattaki katma değerde sektörün potansiyelinin altında kaldığına da işaret eden Yavuz Eroğlu, “Plastik sektörümüz 2017’de 4,3 milyar dolarlık direkt ihracat gerçekleştirdi. Sektörümüzün önemli pazarları arasında olan yakın coğrafyamızdaki istikrarsızlıklar ihracatımızı olumsuz etkilese de Avrupa pazarı ile bunu telafi ettik. Bölgemizdeki toparlanma sektörün üretim ve ihracatına da olumlu yansıyacaktır. Plastik sektörü; otomotiv, beyaz eşya gibi ihracatçı sektörler kanalıyla da önemli miktarda dolaylı ihracat gerçekleştiriyor. Direkt ve dolaylı ihracatımız 12 milyar doları buldu. Oysa katma değeri yüksek ürünler ile bu rakamların çok daha üzerine çıkabilecek bir sektörüz. 4,99 dolarlık plastik ürün ithal edip 2,66 dolara ihraç ediyoruz. Geçen yıl plastik mamul sektörü ihracatında kilogram başına 1,2 dolar katma değer yaratabilmişiz. Üretimdeki başarıyı katma değerde göstermekte zorlanıyoruz” dedi.  

PAGEV Başkanı, açıklamasında hammadde ithalatının 2017 yılındaki artışına da değindi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cezayir’de açıkladığı petrokimya yatırımının çok önemli olduğunu belirterek, “Sektörümüz açısından bu yatırımı son derece olumlu buluyor ve yeni yatırımlar için teşvik edici olmasını bekliyoruz. Geçen yıl ithal ettiğimiz 7,2 milyon tonluk hammaddeye 10,2 milyar dolar ödedik. Yerli petrokimya yatırımlarının artması bu değerin ülkemizde kalmasını sağlar. Ayrıca yerli Polipropilen yatırımı sadece dış ticaret açığını azaltmakla kalmaz, katma değerli mühendislik plastiklerine geçiş için de bir know-how ve insan kaynağı oluşturacaktır” diye konuştu. 

Sektörün üretim ve ihracatında 2018 yılında artış beklediklerini de kaydeden Yavuz Eroğlu, plastik sektörü için büyüme tahminlerinin yüzde 5 olduğunu ancak Türkiye ekonomisi ve küresel piyasalardaki gelişmeler paralelinde büyümenin bu rakamın da üzerinde gerçekleşebileceğini söyledi.