Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri PAGEV –...

PAGEV – Yılda Kişi Başı 48,2 Kilo Ambalaj Tüketip Sadece 27,9 Kilogramını Dönüştürüyoruz

BİLİNÇ OLMAYINCA MİLYONLARCA LİRAYI ÇÖPE ATIYORUZ!

Yılda kişi başı 48,2 kilo ambalaj tüketip sadece 27,9 kilogramını dönüştürüyoruz

Ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması doğal yaşamı korurken ülke ekonomisine de artı değer yaratıyor. Kaynağında ayrıştırma ve diğer atıklardan ayrı toplanması geri dönüşüm sisteminin işleyişinde kilit öneme sahip. Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi), geri dönüşüme dikkat çekerek ülkemizde gelinen son durum hakkında bilgiler paylaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan “Ambalaj Bilgi Sistemi” verilerine göre 2016 yılında pazara sunulan 3 milyon 850 bin tonluk ambalaj atığının yüzde 58’sini oluşturan 2 milyon 226 bin tonu geri kazanıldı. Yani kişi başına tüketilen 48,2 kilogramlık ambalaj atığının 27,9 kilogramı geri dönüştürüldü.

Ambalaj atıklarının çöpe atılamayacak kadar değerli olduğuna işaret eden PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümün rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ambalaj atıklarının çevresel bir soruna dönüşmesini engellediği gibi ciddi bir ekonomik değer yaratılmasını sağlıyor. Kamu, yerel yönetimler, üreticiler ve tüketiciler olarak hepimizin sorumlulukları var. 01 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve hazırlanması aşamasında PAGÇEV olarak destek verdiğimiz Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği de geri dönüşüm noktasında önemli yenilikler getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ambalaj Bilgi Sistemi verilerine göre 2016 yılında plastik, kağıt, cam, metal, kompozit ve ahşap olmak üzere pazara sunulan ambalaj atığı toplam 3 milyon 850 bin ton.Kişi başı 48,2 kilogramlık ambalaja denk geliyor. Aynı dönemde geri kazanılan ambalaj atığı ise kişi başı 27,9 kilogram. Etkin bir Atık Yönetim Sistemi ile geri dönüşüm oranlarını artırmak mümkün. PAGÇEV olarak her yıl yükselen bir grafiğe sahibiz. Geçen sene 2016’ya kıyasla yüzde 22 artışla 220 bin ton ambalaj atığını geri dönüşüme kazandırdık. Ekonomiye katkısı ise 610 milyon TL oldu. 2018 yılında hedefimiz 240 bin ton atık toplamak” dedi.

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasını öngörüyor ve bu konuda Belediyelere önemli sorumluluklar getiriyor. PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, Yönetmeliğe göre ambalaj atıklarını toplamak veya toplatmakla yükümlü olan belediyelerin Ambalaj Atıkları Yönetim Planlarını hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduklarını belirterek, “2016 yılı itibariyle Atık Yönetim Planını Bakanlığa sunulan ve uygun bulunan belediye sayısı sadece 303. Ülkemizde 1398 belediye olduğunu göz önüne aldığımızda belediyelerin ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması konusunda hızlı hareket etmeleri gerektiği de ortaya çıkıyor. Ambalaj atıkları çöpe gönderilemeyecek kadar değerli. Her yıl ekonomiye kazandırılabilecek milyonlarca lirayı çöpe atıyoruz. Geri dönüşüm endüstrisinin gelişimi de bu alandaki çalışmaları hızlandıracaktır. Türkiye’de 2016 sonu itibariyle 751 lisanslı geri dönüşüm tesisi ile 566 toplama ve ayrıştırma tesisi bulunuyor. Bunların sayısının artması gerekiyor” diye konuştu.

Geri dönüşüm noktasında atılacak en önemli adımın konu hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak olduğunu belirten Yağmur Cengiz, “Sürdürülebilir bir geri dönüşüm için hepimize sorumluluk düşüyor. Ambalajların çöp olmadığının, yerlerinin doğa olmadığının bilincinde olmak zorundayız. Hayatımıza katkı sunan ürünlerle işimiz bittiğinde onları geri dönüşüm kutularına atmak biz tüketicilerin sorumluluğuyken bunları geri dönüşüm sistemine ulaştırmaksa kamunun sorumluluğunda. Çevreyi ilkel bir yöntem olan yasaklama ile değil bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ile koruyabiliriz. Kamu tarafından oluşturulmuş iyi bir atık yönetim sistemi ile geri dönüşümde çok ileri noktalara ulaşabiliriz” sözleri ile açıklamalarını bitirdi.

 

Plastik Sektörünün Döviz Kurlarından Kaynaklı Son Dört Aydaki Kaybı 7 Milyar Lira

GELENEKSEK PAGEV İFTARINDA GÜNDEM EKONOMİ OLDU 

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu:

“Ekonomi sadece ekonomi yönetiminin işi değildir” 

29.05.2018 – Plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV, üyelerini ve sektör temsilcilerini İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği geleneksel iftar yemeğinde bir araya getirdi. Gebze ve Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri öğrencilerinin mezuniyet törenin de yapıldığı gece yoğun ilgi gördü. İftar programının açılış konuşmasında döviz kurlarının sektöre ve ekonomiye etkilerini anlatan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Bu konuda ekonomi yönetiminin üzerine düşen sorumluluklar kadar iş dünyası ve meslek örgütlerine de sorumluluk düşüyor” dedi. 

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), sektör temsilcilerini İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen geleneksel iftar yemeğinde ağırladı. PAGEV’in ev sahipliğinde organize edilen geceye; İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de katılarak birlik mesajı verdiği bir konuşma gerçekleştirdi. PAGEV geleneksel iftar buluşmasına plastik sektörünün önemli aktörleri, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve sektöre destek veren çeşitli kurum ve kuruluşlardan bin 150 davetli katıldı. 

Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden Türkiye plastik sektörü, iftar gecesinde Gebze ve Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri öğrencilerinin mezuniyet heyecanına da tanık oldu. Plastik sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirmeye yönelik eğitim veren PAGEV liselerinden mezun olan öğrenciler, sektörün önde gelen isimleri ile tanışma fırsatı yakalayarak kariyerleri için ilk adımı atmış oldular.  

İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar buluşmasında konuşan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sektörlerin gelişerek ülke ekonomisine katkı sağlamasında sivil toplum örgütlerinin çok önemli bir yeri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sivil Toplum Örgütleri Türkiye’nin gelişmesi için en önemli kuruluşlardır. Eğer biz ülkemizin, ekonomimizin gelişmesini istiyorsak sivil toplum kuruluşlarımızı güçlendirmemiz lazım. Buraları gerçekten iş yapmak isteyen insanların hizmet verdiği kuruluşlara çevirmeliyiz. Sorunlara üç yaklaşım şekli vardır: İlki sorunla ilgilenmezsiniz, ikincisi sadece şikâyet edersiniz, üçüncüsü ilgilenirsiniz ve elinizi taşın altına koyarak çözüm üretirsiniz. Biz üçüncü yolu tercih ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörümüzü ileriye taşıyacak, önündeki engelleri kaldıracak çalışmaları hayata geçireceğiz”. 

Plastik sektörünün döviz kurlarından kaynaklı son dört aydaki kaybı: 7 milyar Lira 

Son günlerde döviz kurlarında yaşanan artışlara da değinen Yavuz Eroğlu, “Kimya ve özelinde plastik sektörü özellikle ara malı ithalatı yönüyle dövizdeki artışlardan olumsuz etkileniyor. Sektörün ana hammaddesinin yüzde 100’ü dövizle satın alınıyor. Yine makine ekipman yatırımlarının yüzde 90’ı döviz bazlı yapılıyor. Bu çerçevede sadece plastik sektörünün son dört aydaki kaybı 7 milyar TL’ye yaklaştı. İstikrarlı bir piyasanın temeli yapısal reformlar ve ekonomide güven artırıcı tedbirlerdir. Bu konuda ekonomi yönetiminin üzerine düşen sorumluluklar olduğu gibi biz iş dünyası ve meslek örgütlerine düşen sorumluluklar da vardır. Öncelikle dış ticaret açığını düşürecek şekilde katma değerli üretim alt yapısını oluşturmamız gerekiyor. PAGEV olarak iki meslek lisemizdeki 2 bin öğrencimizle bu konuya katkı veriyoruz. İftar yemeğimizde bu okullarımızdan mezun olacak çocuklarımız da bizlerle birlikteydi. Katma değerli üretim için sektörümüzü bilgi ve AR&GE altyapısı ile buluşturmak büyük önem taşıyor. Bu konuda kurmakta olduğumuz Plastik Mükemmeliyet Merkezi ve veri üretimi çalışmalarımızla sektörümüze katkı sunuyoruz. Ayrıca ihracatımızı arttıracak projelerimizle vasatlığı aşmak adına gayret gösteriyoruz. Ülke ekonomimizin gelişimi meslek örgütleri ve kurumların açıklıkla yapılması gerekenleri ifade etmesi ve üzerine düşen rolü oynaması ile mümkündür. Aksi takdirde gelişime açık yönlerimizi hiçbir zaman göremez ve olduğumuz yerde sayarız. PAGEV olarak biz de sektörün bu alanda sorunlarının farkındayız ve çözümüne yönelik projeler üzerinde çalışıyoruz. Ülkemiz bugüne kadar olduğu gibi bu zorlu süreçleri de aşacak potansiyele sahiptir ancak önemli olan bu dönüşümü ne kadar hızlı yapacağımızdır” diye konuştu.

 

PLASTİK SEKTÖRÜNDEN İLK ÇEYREKTE REKOR BÜYÜME GELDİ 

Plastik üretimi yüzde 54,5’lik artışla 13,6 milyar dolara ulaştı

18.05.2018 – Türk plastik sektörü küresel ekonomide yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen 2018 yılının ilk çeyreğinde rekor seviyede büyüyerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam etti. PAGEV tarafından açıklanan ilk çeyrek raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi bir önceki senenin aynı dönemiyle kıyaslandığında miktarda yüzde 48,7 artışla 3,5 milyon tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde plastik ürünlere iç pazardan gelen yoğun talep sektörün büyüme rakamlarına olumlu yansıdı. İç pazar tüketimi 3,2 milyon ton ve 13,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatta da yükseliş trendini koruyan Türk plastik sektörü yılın üç aylık döneminde miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolarlık ihracata imza attı. 

Türkiye ekonomisinin en dinamik aktörlerinden plastik sektörü ülke ekonomisine sağladığı katkıyı artırarak sürdürüyor. Türkiye plastik sektörünün nabzını sektör izleme raporları ile tutan Plastik Sanayicileri Vakfı PAGEV, 2018 yılı ilk çeyrek rakamlarını açıkladı. PAGEV raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi 2017 yılının ilk üç aylık dönemine kıyasla yüzde 48,7 artışla 3,5 tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Plastik ambalajlar üretimde ilk sırada yer alırken ambalajı plastik inşaat malzemeleri izledi.  

Plastik sektörü ilk çeyrekte ihracattaki payını artırmaya devam etti 

Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan sektörlerden biri konumunda bulunan Türk plastik sektörü, 2017 yılındaki yükseliş trendini sürdürerek yılın ilk üç aylık döneminde de ihracatını artırmayı başardı. Sektörün ilk çeyrek plastik mamul ihracatı 2017 yılının aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde ihracat yapılan ülkelerde Almanya, Irak, İsrail, İngiltere ve Fransa başı çekti. 

İlk çeyrekte iç pazardaki tüketim miktarda yüzde 53,9; değerde yüzde 55,8 arttı 

Yılın ilk çeyreğinde iç pazarda da plastik ürünlere ilgi yoğundu. Bu dönemde iç pazarda tüketilen plastik mamul miktarı; geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında değerde yüzde 55,8 artışla 13,3 milyar dolar, miktarda ise yüzde 53,9 yükselişle 3,2 milyon tona yükseldi. İlk üç ayda gerçekleşen 3,2 milyon tonluk plastik mamul iç tüketiminin yaklaşık 1,6 milyon tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi. 1,6 milyon tonluk kısım ise doğrudan tüketici tarafından kullanıldı. 

Plastik sektöründe yatırımlar hız kesmeden devam ediyor 

Plastik sektörünün büyümesindeki önemli göstergelerinden olan makine ve teçhizat yatırımları da bu dönemde devam etti. Yılın ilk çeyreğinde makine ve teçhizat yatırımı 277 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yatırımların aynı hızla devam etmesi halinde makine teçhizat yatırımının yılsonunda 1 milyar 108 milyon dolara çıkması ve 2017 yılına kıyasla yüzde 19 artması öngörülüyor. 

Plastik mamulde dış ticaret fazlası artıyor 

Hammaddede dışa bağımlı olan sektörün yılın ilk üç ayında 1 milyon 941 bin ton ve 2 milyar 892 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yaptığı görüldü. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 254 bin ton seviyesinde kaldı. Hammaddede ithalatı yüksek olan plastik sektörü, plastik mamulde ise tam tersi bir tablo ortaya koydu. Sektörün plastik mamulde dış ticaret fazlası verme geleneği bu dönemde de devam etti. 2018 yılının ilk çeyreğinde plastik mamul dış ticaret fazlası 2017 yılının aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 4,7 artarak 260 bin ton, değerde ise yüzde 18,9 oranında artışla 375 milyon dolara ulaştı.  

Plastik sektörünün ilk çeyrek performansını değerlendiren TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Küresel ekonominin son yıllarda karşılaştığı zorluklar plastik sektörümüzün büyümesinde yavaşlamaya yol açsa da gelişim çizgisi yukarı yönlü hareket etmeyi sürdürüyor. Plastik sektörümüz geçtiğimiz yıl beklentilerin üzerinde bir ivmeyle yüzde 9 büyüdü. Yaşanan tüm ekonomik ve siyasi gelişmeler ışığında 2018 yılında sektör olarak büyüme hedefimizi yüzde 5 olarak belirlemiştik. Yılın başından bu yana meydana gelen gelişmeler 2018 yılının da sanayicilerimiz açısından kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan artışlar maalesef sektörümüzü olumsuz etkiliyor. Kurdaki bu durum döviz bazlı satılan hammaddeyi almak zorunda kalıp ihracatı az olan sektör firmalarımızı büyük bir risk ile karşı karşıya bırakıyor. Buna rağmen her zaman azimle üretime katkı sağlayan sanayicilerimiz hedefimize ulaşmak yolunda inançla çalışıyorlar. Sektör izleme raporumuz aracılığıyla paylaştığımız ilk çeyrek verilerinden de anlaşılacağı üzere sektörümüz pozitif görünümünü koruyor. 2018’e hızlı bir başlangıç yaparak geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 54,5’lik rekor büyümeye ulaştık. Bu dönemde otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi plastiğin kullanıldığı sektörlerden gelen talebin yüksekliği Türkiye ekonomisi ve sanayisi açısından önemli bir gelişme olarak dikkat çekti. Bu olumlu tabloya katkı sağlayacak çalışmalar noktasında üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz”.

 

2017’de yüzde 9 büyüyen plastik sektörü  36,8 milyar dolarlık üretim yaptı

İTHAL HAMMADDE İLE ÜRETİME RAĞMEN DIŞ TİCARET FAZLASI VAR 

2017’de yüzde 9 büyüyen plastik sektörü 36,8 milyar dolarlık üretim yaptı 

Türkiye ekonomisinin en dinamik sektörlerinden plastikte 2017 yılı büyüme rakamları yüzleri güldürdü. Sektör geçtiğimiz yıl beklentilerin üzerinde yüzde 9’luk bir büyümeye ulaştı. Otomotiv, beyaz eşya, inşaat ve ambalaj gibi sanayi kollarından gelen talep sektörün büyüme rakamlarına da olumlu yansıdı. PAGEV’in açıkladığı verilere göre plastik mamul üretimi 2017 yılında yüzde 9 artarak 36,8 milyar dolara yükseldi. Plastik sektörü 2017 yılı rakamları ile dünyanın en büyük 6., Avrupa’nın ikinci büyük üreticisi olmayı sürdürdü. 

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), plastik sektöründeki gelişimi ortaya koyan 2017 yılı sektör raporunu açıkladı. Buna göre plastik mamul üretimi 2017 yılında miktar bazında yüzde 8,5’lik artışla 9,6 milyon tona, değerde ise yüzde 9 artışla 36,8 milyar dolara yükseldi. Plastik ambalajlar üretimde ilk sırada yer alırken ambalajı plastik inşaat malzemeleri izledi. Büyüme ile birlikte sektördeki makine ve teçhizat yatırımları da artarak 932 milyon dolara ulaştı.  

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 150 ülkeye plastik ihracatı gerçekleştirildi. Plastik sektörünün direkt ihracatı 2017 yılında yüzde 5,6 artışla 4 milyar 340 milyon dolara yükseldi. İhracat yapılan ülkelerde Irak, Almanya, İngiltere, İsrail ve Fransa başı çekti.  

2017’de 35,6 milyar dolarlık plastik tükettik… 

2017 yılında Türkiye pazarında plastik ürünlere olan talep yüksek seyretti. Geride bıraktığımız yılda iç pazarda 35,6 milyar dolar değerinde 8,6 milyon tonluk plastik mamul tüketildi. Tüketim 2016 yılına kıyasla miktar bazında yüzde 8,9; değer bazında yüzde 9,2 artış gösterdi. Geçen yılki 8,6 milyon tonluk plastik mamul iç tüketiminin yaklaşık 4 milyon 300 bin tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi.  

Plastik sektörü yeni petrokimya yatırımları bekliyor… 

Plastik hammadde ithalatı 2017 yılında önceki yıla kıyasla miktar bazında yüzde 9,9 artışla 7,2 milyon ton, değer bazında yüzde 16,8 artışla 10,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 1 milyon ton seviyesinde kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ile Rönesans ve Bayegan arasında Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde 1 milyar dolarlık petrokimya yatırımı konusunda anlaşmaya varıldığını açıklaması hammaddede yüksek oranda ithalata bağımlı olan sektörde sevinçle karşılandı. 2017 yılında 2,1 milyon tonluk Polipropilen ithalatı gerçekleştirdiği göz önüne alındığında Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde yapılacak petrokimya yatırımı PP ithalatının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturması bakımından önem taşıyor.  

Hammaddede açık büyürken plastik mamulde dış ticaret fazlası 1,24 milyar dolara yükseldi… 

Yerli üretimin yeterli olmamasından dolayı 2017 yılı sonu itibariyle hammaddede yüzde 88 ithalata bağımlı olan Türkiye plastik sektörü, plastik mamul dış ticaretinde ise dış ticaret fazlası veren bir sektör görünümünde. 2017 yılında yüzde 4,7 artışla 1,24 milyar dolar dış ticaret fazlası verildi.  

TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sektörün 2017 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede sektörün tüm zorluklara rağmen yılı yüzde 9 büyüme ile kapatmayı başardığını belirterek 2018 yılı için de iyimser olduklarını kaydetti. Geçtiğimiz yıl direkt ve dolaylı ihracattaki artışlara karşın ihracattaki katma değerde sektörün potansiyelinin altında kaldığına da işaret eden Yavuz Eroğlu, “Plastik sektörümüz 2017’de 4,3 milyar dolarlık direkt ihracat gerçekleştirdi. Sektörümüzün önemli pazarları arasında olan yakın coğrafyamızdaki istikrarsızlıklar ihracatımızı olumsuz etkilese de Avrupa pazarı ile bunu telafi ettik. Bölgemizdeki toparlanma sektörün üretim ve ihracatına da olumlu yansıyacaktır. Plastik sektörü; otomotiv, beyaz eşya gibi ihracatçı sektörler kanalıyla da önemli miktarda dolaylı ihracat gerçekleştiriyor. Direkt ve dolaylı ihracatımız 12 milyar doları buldu. Oysa katma değeri yüksek ürünler ile bu rakamların çok daha üzerine çıkabilecek bir sektörüz. 4,99 dolarlık plastik ürün ithal edip 2,66 dolara ihraç ediyoruz. Geçen yıl plastik mamul sektörü ihracatında kilogram başına 1,2 dolar katma değer yaratabilmişiz. Üretimdeki başarıyı katma değerde göstermekte zorlanıyoruz” dedi.  

PAGEV Başkanı, açıklamasında hammadde ithalatının 2017 yılındaki artışına da değindi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cezayir’de açıkladığı petrokimya yatırımının çok önemli olduğunu belirterek, “Sektörümüz açısından bu yatırımı son derece olumlu buluyor ve yeni yatırımlar için teşvik edici olmasını bekliyoruz. Geçen yıl ithal ettiğimiz 7,2 milyon tonluk hammaddeye 10,2 milyar dolar ödedik. Yerli petrokimya yatırımlarının artması bu değerin ülkemizde kalmasını sağlar. Ayrıca yerli Polipropilen yatırımı sadece dış ticaret açığını azaltmakla kalmaz, katma değerli mühendislik plastiklerine geçiş için de bir know-how ve insan kaynağı oluşturacaktır” diye konuştu. 

Sektörün üretim ve ihracatında 2018 yılında artış beklediklerini de kaydeden Yavuz Eroğlu, plastik sektörü için büyüme tahminlerinin yüzde 5 olduğunu ancak Türkiye ekonomisi ve küresel piyasalardaki gelişmeler paralelinde büyümenin bu rakamın da üzerinde gerçekleşebileceğini söyledi.