Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Metro Türkiye...

Metro Türkiye’de CEO’luk Görevine Sinem Türüng Getirildi

29.09.2020 –  Metro Türkiye’de 20 yılı aşkın bir süredir önemli görevler üstlenen ve son olarak Metro Türkiye Operasyon Direktörlüğü görevini yürüten Sinem Türüng, Metro Türkiye CEO’su olarak atandı. 1 Ekim tarihi itibarıyla yeni görevine başlayacak olan Türüng bu görevi, uzun yıllar Metro’ya hizmet vermiş ve bundan sonra kariyerine Metro bünyesinde Fransa’da devam edecek olan Boris Minialai’den devraldı.  

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Metro Türkiye’de 20 yılı aşkın bir süredir çeşitli görevlerde bulunan Sinem Türüng 1 Ekim tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Metro Türkiye’nin yeni CEO’su olarak atandı. 2018 yılından bu yana Metro Türkiye’de CEO’luk görevini yürüten Boris Minialai ise Metro’nun FSD (Gıda Sevkiyat Operasyonları) şirketlerinden biri olan Pro à Pro’ya Genel Müdür olarak atanmıştır. Metro Türkiye, Sinem Türüng liderliğinde, Türk mutfağına sahip çıkarak, Türk mutfak kültürünün gerçek potansiyelini ortaya çıkarmayı ve Türk şeflerinin gelişimine katkıda bulunarak dünyada hak ettikleri yere gelmelerini sağlamak amacıyla çalışmalarına güçlü bir şekilde devam edecek. 

Metro Türkiye’ye Ekim 1999’da Türkiye’de Bütçe Planlama ve Raporlama Departmanı’nda katılan Türüng, geçtiğimiz yıllarda hem yurt içi hem de yurt dışı görevlerde yer aldı. Metro Global’de Asya, Rusya ve Ukrayna Bölgesi Bütçe Planlama ve Raporlama Grup Müdürlüğü yapan Türüng, Mayıs 2006 tarihinde, Metro Hırvatistan’a İdari İşler Grup Müdürü olarak atanmasının ardından Nisan 2008 tarihinde, Metro Hırvatistan’da Finans Direktörlüğü’ne terfi etti. 2014 yılında Finans Direktörü olarak göreve getirilen Türüng, son olarak 2018 yılından bu yana Metro Türkiye Operasyon Direktörü görevini yürütüyordu.

 

Metro Türkiye plastik ambalaj ve gıda atıklarına karşı çalışmalarını hızlandırdı

08.05.2019 – Metro Türkiye, kendi markalarına ait ürünlerde kullandığı ambalaj malzemesini azaltmaya ve PVC’yi ambalajlarından tamamen çıkarmaya yönelik çalışmalarını hızla sürdürüyor. 2019 yılında şu ana kadar 12,2 ton ambalaj tasarrufu sağlayan şirket, 322 ürünün ambalajından da PVC’yi tamamen çıkardı.

Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, atık konusundaki projelerine de değinerek, “Bağışlanamayacak durumda olan gıdaları çöpe atmak yerine kompost alanlarına göndermeye yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.Böylece bu gıdaları toprağın yapısını zenginleştiren gübre haline getirirken sıfır atık üreten bir sisteme de öncülük etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Metro Türkiye, sürdürülebilir bir dünyaya katkı sunmak için hayata geçirdiği projelerine tüm hızıyla devam ediyor. Şirket bu kapsamda, ambalaj malzemesi kullanımının azaltılmasından gıda israfı ve atığın önlenmesine uzanan pek çok çalışma yürütüyor.

Sürdürülebilirliği, iş yapış biçimlerinin bir parçası olarak gördüklerini dile getiren Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Metro Türkiye olarak yerel üreticilerden tedarikçilerimize, HoReCa profesyonellerinden son tüketiciye kadar tüm paydaşlarımızla sürdürülebilir ve birlikte büyüyen çalışmalara odaklanıyoruz. Sürdürülebilir bir dünya için çıktığımız yolda, kendi ürünlerimizde ambalaj malzemesini azaltarak bu alanda ciddi bir tasarruf gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl 18,6 tonluk ambalaj tasarrufu sağlamıştık, bu yıl şimdiden 12,2 tona ulaştık. Bununla birlikte, dünyada ikinci en çok kullanılan, çevreye ciddi zararlar veren PVC’yi, yine kendi markalı ürünlerimizin 322’sinin ambalajından tamamen çıkardık. Bu sayı yüzde 89’a tekabül ediyor. Tüm ambalajlarımızdan PVC’yi çıkarmak için de çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz” dedi.

“Üretime değil, kayıp ve atığa odaklanmalıyız!”

Küresel gıda talebinin karşılanması için üretimden ziyade kayıp ve atıklara odaklanılması gerektiğine dikkat çeken Boris Minialai, sözlerini şöyle sürdürdü, “Nüfusun taleplerinin karşılanabilmesi için küresel gıda üretiminin 2050 yılına kadar yüzde 60 artması gerektiği hesaplanıyor. Ancak odaklanmamız gereken konu daha fazla üretmek değil, kayıp ve atıkların sürdürülebilir bir şekilde azaltılması olmalı. Bugün rakamlara baktığımızda, insan tüketimi için üretilen gıdanın neredeyse üçte birinin boşa gittiğini görüyoruz. TÜBİTAK verilerine göre de, Türkiye’de üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25 ila 40’ı arasında değişen miktarı ya üretim ya da dağıtım zinciri aşamasında kayba uğruyor. Bu da yaklaşık 11,6 milyon ton ürünün kaybedildiği anlamına geliyor. Bu atığı önlemenin yolu, hiç kuşkusuz iyi tedarik zinciri uygulamaları. Biz de gıda kayıp ve atıklarının önlenmesi ve milli kaynak israfının son bulması için Metro Gıda Hareketi adını verdiğimiz bir proje yürütüyoruz. Bu alanda farkındalık yaratmak için yerel üreticilerden restoran şeflerine ve işletmecilere kadar geniş bir kesimle işbirliği yapıyoruz.”

“Sıfır atığa öncülük etmeyi amaçlıyoruz”

Metro Türkiye mağazalarındaki atık yönetimini iyileştirmek için yeni nesil dijital atık yönetimi platformu olan Fazla Gıda ile işbirliği yaptıklarını belirten Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Bu işbirliğiyle reyondan çekme süresi gelmiş ancak son kullanma tarihi geçmediği için hala satılabilir olan ürünleri israf olmaktan kurtarıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. 2018’de 250 bin öğün yemeğe denk gelen 110 ton gıdayı, 35 gıda bankası aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. 13 şehirdeki 25 mağazamızda uyguladığımız proje ile 2025 yılının sonuna kadar operasyonel süreçler dolayısıyla yaşanan gıda kaybını yüzde 50 oranında azaltmayı amaçlıyoruz. Şu anda hedefimiz bağışlanamayacak durumda olan gıdaları çöpe atmak yerine kompost alanlarına göndermek. Böylece bu gıdaları hem toprağın yapısını zenginleştiren gübre haline getirebilecek hem de sıfır atık üreten bir sisteme öncülük etmiş olacağız” diye konuştu