Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri Metro Türkiye...

Metro Türkiye’den Sıfır Atık Projesi: Bağışlanamayan Gıdalar Gübre Olacak!

Metro Türkiye plastik ambalaj ve gıda atıklarına karşı çalışmalarını hızlandırdı

08.05.2019 – Metro Türkiye, kendi markalarına ait ürünlerde kullandığı ambalaj malzemesini azaltmaya ve PVC’yi ambalajlarından tamamen çıkarmaya yönelik çalışmalarını hızla sürdürüyor. 2019 yılında şu ana kadar 12,2 ton ambalaj tasarrufu sağlayan şirket, 322 ürünün ambalajından da PVC’yi tamamen çıkardı.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, atık konusundaki projelerine de değinerek, “Bağışlanamayacak durumda olan gıdaları çöpe atmak yerine kompost alanlarına göndermeye yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.Böylece bu gıdaları toprağın yapısını zenginleştiren gübre haline getirirken sıfır atık üreten bir sisteme de öncülük etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Metro Türkiye, sürdürülebilir bir dünyaya katkı sunmak için hayata geçirdiği projelerine tüm hızıyla devam ediyor. Şirket bu kapsamda, ambalaj malzemesi kullanımının azaltılmasından gıda israfı ve atığın önlenmesine uzanan pek çok çalışma yürütüyor.

Sürdürülebilirliği, iş yapış biçimlerinin bir parçası olarak gördüklerini dile getiren Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Metro Türkiye olarak yerel üreticilerden tedarikçilerimize, HoReCa profesyonellerinden son tüketiciye kadar tüm paydaşlarımızla sürdürülebilir ve birlikte büyüyen çalışmalara odaklanıyoruz. Sürdürülebilir bir dünya için çıktığımız yolda, kendi ürünlerimizde ambalaj malzemesini azaltarak bu alanda ciddi bir tasarruf gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl 18,6 tonluk ambalaj tasarrufu sağlamıştık, bu yıl şimdiden 12,2 tona ulaştık. Bununla birlikte, dünyada ikinci en çok kullanılan, çevreye ciddi zararlar veren PVC’yi, yine kendi markalı ürünlerimizin 322’sinin ambalajından tamamen çıkardık. Bu sayı yüzde 89’a tekabül ediyor. Tüm ambalajlarımızdan PVC’yi çıkarmak için de çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz” dedi.

“Üretime değil, kayıp ve atığa odaklanmalıyız!”

Küresel gıda talebinin karşılanması için üretimden ziyade kayıp ve atıklara odaklanılması gerektiğine dikkat çeken Boris Minialai, sözlerini şöyle sürdürdü, “Nüfusun taleplerinin karşılanabilmesi için küresel gıda üretiminin 2050 yılına kadar yüzde 60 artması gerektiği hesaplanıyor. Ancak odaklanmamız gereken konu daha fazla üretmek değil, kayıp ve atıkların sürdürülebilir bir şekilde azaltılması olmalı. Bugün rakamlara baktığımızda, insan tüketimi için üretilen gıdanın neredeyse üçte birinin boşa gittiğini görüyoruz. TÜBİTAK verilerine göre de, Türkiye’de üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25 ila 40’ı arasında değişen miktarı ya üretim ya da dağıtım zinciri aşamasında kayba uğruyor. Bu da yaklaşık 11,6 milyon ton ürünün kaybedildiği anlamına geliyor. Bu atığı önlemenin yolu, hiç kuşkusuz iyi tedarik zinciri uygulamaları. Biz de gıda kayıp ve atıklarının önlenmesi ve milli kaynak israfının son bulması için Metro Gıda Hareketi adını verdiğimiz bir proje yürütüyoruz. Bu alanda farkındalık yaratmak için yerel üreticilerden restoran şeflerine ve işletmecilere kadar geniş bir kesimle işbirliği yapıyoruz.”

“Sıfır atığa öncülük etmeyi amaçlıyoruz”

Metro Türkiye mağazalarındaki atık yönetimini iyileştirmek için yeni nesil dijital atık yönetimi platformu olan Fazla Gıda ile işbirliği yaptıklarını belirten Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Bu işbirliğiyle reyondan çekme süresi gelmiş ancak son kullanma tarihi geçmediği için hala satılabilir olan ürünleri israf olmaktan kurtarıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. 2018’de 250 bin öğün yemeğe denk gelen 110 ton gıdayı, 35 gıda bankası aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. 13 şehirdeki 25 mağazamızda uyguladığımız proje ile 2025 yılının sonuna kadar operasyonel süreçler dolayısıyla yaşanan gıda kaybını yüzde 50 oranında azaltmayı amaçlıyoruz. Şu anda hedefimiz bağışlanamayacak durumda olan gıdaları çöpe atmak yerine kompost alanlarına göndermek. Böylece bu gıdaları hem toprağın yapısını zenginleştiren gübre haline getirebilecek hem de sıfır atık üreten bir sisteme öncülük etmiş olacağız” diye konuştu