Ana sayfa Haberler Şirket Haberleri İSO Başkanı B...

İSO Başkanı Bahçıvan: Mevcut Durumdan İstifade Etmek İsteyen Şuursuz Fırsatçıları Kınıyoruz

İSO Başkanı, Türkiye’nin ekonomik açıdan kaotik ortama çekilmek istendiği süreçte sağduyu çağrısı yaptı:

“Mevcut durumdan istifade etmek isteyen şuursuz fırsatçıları kınıyoruz” 

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin ekonomik açıdan kaotik bir ortama çekilmek istendiği bu süreçten istifade etmek isteyenler olduğuna dikkat çekerek, “Ülkemizin son zamanlarda içine düşürüldüğü zor durumdan istifade etmek isteyenler, spekülatif ve manipülatif çaba içinde bulunan şuursuz fırsatçılar varsa, bu noktada ülkesini seven, milleti için aş ve iş üretme çabasında olan gerçek sanayiciler olarak bu tür çaba sergileyenleri kınıyoruz” dedi. 

Bahçıvan: “Bazı bankalar fırsatçılık yaparak sağlıklı çalışan firmalarımızın üzerine haksız bir şekilde gidiyor ve mevcut süreci kar amaçlı bir ranta çevirmek istiyor. Bu bankalara karşı sessiz ve seyirci kalmayacağız.”

Bahçıvan: “Hükümetimizin hafta başından beri aldığı önlemler olumlu. Ülkemizin aydınlık yarınlarına güveniyoruz. Diyalog, istişare ve akıl ön planda oldukça, hatalardan ders çıkartıldıkça, ekonominin gerçeklerine bağlı kalındıkça, yanlışa yanlış doğruya doğru denildikçe aşamayacağımız zorluğun olmayacağına inanıyoruz.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı, “Ticaret Savaşları Döneminde Küresel Ticaretin, Ekonomimizin ve Sanayimizin Geleceği” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, döviz kurlarında yaşanan gelişmelerle Türkiye’nin ekonomik açıdan adeta kaotik bir ortama çekilmek istendiği bir dönemde, bankaların da duyarlı hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Erdal Bahçıvan, “Kurdaki dalgalanmayı dindirmeye yönelik yoğun bir gayretin içinde olan Hükümetimizin hafta başından beri aldığı önlemleri yakından takip ediyor, olumlu buluyoruz. Bu önlemlerin devamı geldikçe süreçten daha az hasarla çıkacağımıza inanıyoruz. Bu süreçte ülkemizin son zamanlarda içine düşürüldüğü zor durumdan istifade etmek isteyenler, spekülatif ve manipülatif çaba içinde bulunan şuursuz fırsatçılar varsa, işte bu noktada ülkesini seven, milleti için aş ve iş üretme çabasında olan gerçek sanayiciler olarak bu tür çaba sergileyenleri kınadığımızı da belirtmek istiyorum. Ülkemizin aydınlık yarınlarına güveniyoruz. Diyalog, istişare ve akıl ön planda oldukça, hatalardan ders çıkartıldıkça, ekonominin gerçeklerine bağlı kalındıkça, yanlışa yanlış doğruya doğru denildikçe aşamayacağımız zorluğun olmayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

İçinde bulunulan zorlu koşullara ve artan maliyetlere rağmen sanayiciler olarak, üretim yapma, yeni yatırımlar gerçekleştirme ve istihdam yaratma arzusunu koruduklarını dile getiren İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin iyi günlerinde olduğu gibi zor günlerinde de ellerini taşın altına koymaktan onur duyduklarını, bunu da yerli ve milli kaynaklarını kullanarak yapmaya gayret ettiklerini vurguladı. Bu dönemde bankaların da duyarlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Erdal Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Herkes milli bir şuur eşliğinde seferberlik ilan etmişken, bankalarımız da geçen ayki meclis toplantımızda uyardığımız gibi sorumlu ve duyarlı hareket etmeli. Bazı bankalar bu zorlu süreçte fırsatçılık yaparak sağlıklı çalışan firmalarımızın üzerine haksız bir şekilde giderek, bu süreci kar amaçlı bir ranta çevirmek istiyor. Bu yönde bize yoğun şikayetler iletiliyor. İSO olarak böyle bir tutum sergileyen bankalara karşı sessiz ve seyirci kalmayacağımızı ifade etmek istiyorum.”

AB ve Türkiye birbirinden vazgeçemez

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ana gündem maddesine yönelik değerlendirmesinde ise küresel ticaretin gerektirdiği dostluk ilişkilerinin yerini acımasız rekabetin getirdiği kontrolsüz gerginliklerin aldığı bir dönemden akil olan herkesin kabul ettiği gibi bütün ülkelerin olumsuz etkileneceğini söyledi. Bahçıvan şöyle konuştu:

“Çünkü hem sıcak para akışı hem de uzun vadeli doğrudan yabancı yatırımlar bu dönemde gelişmiş ülkelere geri dönme eğiliminde olacaktır. Gelişmekte olan ülkelere ise bu gerçekten hareketle yeni ve etkili stratejiler üretmek düşüyor. Bu çetin küresel koşullarda ekonomimizi ve sanayimizi nasıl bir geleceğin beklediğini öngörmek ve gerekli stratejileri belirlemek için dikkatli durum analizleri yapılması büyük önem taşıyor.”

Ticaret savaşları döneminde AB perspektifinin hem Türkiye hem de AB için önemli olduğunun da altını çizen Bahçıvan, “Türkiye ile AB arasında ciddi sorunlar olduğu doğrudur ancak AB Türkiye için, uzun dönemde özellikle ekonomik anlamda çok önemli bir ortaktır. Ne Türkiye AB’den ne de AB Türkiye’den vazgeçebilir. Son günlerde karşılıklı olarak sergilenmekte olan pozitif tutum ve yapılan olumlu açıklamalar memnuniyet vericidir. Dünyada korumacılık öne çıkarken Türkiye-AB arasındaki Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi konusunda Ticaret Bakanlığımız uhdesinde yürütülen çalışmaların bir an önce sonuçlanmasını umut ediyoruz” dedi.

 

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:

“İSO olarak hep savunduğumuz Kalkınma Bankacılığı hayata geçiyor”

05.08.2018 – “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 Günlük Eylem Planı kapsamında yaptığı açıklamaların ülkemiz açısından önemli başlıkları var. Fakat sanayimiz açısından bizim için en önemli başlık, Kalkınma Bankacılığı ile ilgili alınmış olan karar ve konulmuş olan hedeflerdir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kalkınma Bankası’nın, cari açığın düşürülmesine katkı sağlayacak yüksek katma değerli ve teknolojik ürünlerin üretimini destekleyecek bir bankacılık modeli doğrultusunda yeniden yapılandırılacağını açıklamıştır. Böylece, gelişmiş ülkelerdeki kalkınma bankacılığını ülkemize taşıyacak bir sistem oluşturulacak.

Bu konu bizim İstanbul Sanayi Odası olarak sanayicimizin daha nitelikli ve ucuz finansmana erişimi noktasında uzun zamandan beri dile getirdiğimiz bir talepti. Bu nedenle Kalkınma Bankası’nın gelişmiş ülkelerdeki gibi bir misyonla yeniden yapılandırılmak üzere 100 günlük eylem planı kapsamında ele alınması ve üzerinde hassasiyet gösterilmesini; çok önemli ve sanayimizin daha nitelikli ve katma değerli bir yapıya kavuşması açısından atılmış değerli bir adım olarak görüyoruz.”

 

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:

“ABD’nin kararı haksız ve hiçbir açıdan kabul edilemez”

02.08.2018 – “Türkiye ve Amerika’nın ilişkileri son zamanlarda kritik bir süreçten geçerken ABD’nin, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yaptırım uygulama kararı alması hiçbir açıdan doğru olmayan, kabul edilemez bir karardır.

İki bakanımızı hedef alan söz konusu haksız karar; diyalog, istişare, ortak akıl üçgenindeki yapıcı zeminde sorunlara çare arama imkanını zayıflatmaktadır.

Küresel ve bölgesel sorunlar, krizler kartopu gibi giderek büyürken ABD’nin Türkiye’ye yönelik müttefiklik ruhuna aykırı tutum ve kararları çözümsüzlüğe katkı yapmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Amerika’nın aldığı haksız ve yanlış karardan geri dönmesi, sağduyuya önem vermesi yapıcı bir sürecin tekrar öne çıkmasına katkı sağlayacaktır.”

 

İSO Başkanı, ticaret savaşlarında ipin ucunun kaçtığına dikkat çekti:

“Ülkelerin içe kapanması dünya barışı için tehdit”

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, oda Meclis toplantısında ticaret savaşlarından ipin ucunun kaçmaya başladığına dikkat çekerek “Bu durum üreticiden tüketiciye, ihracatçıdan ithalatçıya birçok kesimi olumsuz etkiliyor. Sertleşecek misillemelerle ülkeleri içe kapanma noktasına götüren korumacılık, büyük çatışmaların habercisi. Umarız dünya barışı ve huzuru adına işler o noktaya varmaz” dedi.

27.06.2018 – Bahçıvan: “Seçim bitti, artık Türkiye için icraat zamanı, ana gündem ekonomi olmalı. Başta kur oynaklığı, enflasyon ve cari açık olmak üzere ekonomimizin temel sorunlarına odaklanarak kalıcı çözümler üretmemiz ve finansal istikrarı sürdürmemiz gerekiyor.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı “Yılın İkinci Yarısına Başlarken Dünya ve Türkiye’deki Ekonomik Gelişmelere Sanayimizin Öncelikleri Açısından Bir Bakış” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya İSO Danışmanı Can Fuat Gürlesel konuk olarak katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasının başında küresel ticaret savaşlarının yeni ve tedirgin edici bir boyut kazandığına dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD ve Çin arasında karşılıklı ticareti sınırlayıcı önlemlerin alındığı korumacılık rüzgarının ABD ile Avrupa ülkeleri arasında da ayrışmaya neden olduğunu vurguladı.

Ticaret savaşlarının kapsamının genişlemesinin ve restleşmelerin sertleşmesinin, küresel büyümenin geleceği açısından endişe yarattığını dile getiren Bahçıvan, “ABD, Çin kaynaklı ithal ürünlere 6 Temmuz’dan itibaren 34 milyar dolarlık ek gümrük vergisi kesmeye başlayacak. Çin’in ceza vergilerine karşılık vermesi halinde ceza kapsamına alınacak ürün miktarının 450 milyar dolara çıkacağı ifade ediliyor. Öte yandan Trump, Harley-Davidson’ın Avrupa pazarına yönelik üretimini tarifeler nedeniyle yurtdışına taşıma kararı almasını eleştirerek işi tehdide kadar vardırdı. Bizi yakından ilgilendiren komşu pazarlarımız İran, Irak ve Ürdün’de de sanayicilerimizi de ilgilendiren farklı farklı ürün gruplarında son haftalarda arka arkaya korumacı önlemler alınıyor. Bu örnekler de gösteriyor ki korumacılık alanında ipin ucu giderek kaçmaya başlıyor” dedi.

Bu durumun üreticiden tüketiciye, ihracatçıdan ithalatçıya birçok kesimi olumsuz etkilediğinin açık olduğunu belirten Bahçıvan “Daha da önemlisi; kontrol kaybı, sürpriz ve öngörülemezlik eşliğinde giderek sertleşecek misillemeler, ülkeleri hiç arzu edilmeyen içe kapanma noktasına götürebilir. Tarih defalarca göstermiştir ki o noktaya varan bir korumacılık büyük çatışmaları beraberinde getiriyor. Dünyanın barışı ve huzuru adına umarız işler o noktaya varmaz” diye konuştu.

“Artık icraat zamanı, ekonomi ana gündem olmalı”

Konuşmasında Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Bahçıvan, son dönemde kur artışları ve arkasından gelen faiz hamlelerinin sanayi üzerinde ciddi bir baskı yarattığını, enerji ve emtia fiyatlarının artmasının yanında ticari kredi faizlerinin yüzde 25’lere yaklaşan yüksek oranlarda seyretmesinin yatırım yapmayı zorlaştırdığını ve finansman yükünü artırdığını vurguladı.

Seçimlerin geride bırakan Türkiye için artık icraat zamanı olduğuna ve ana gündemin ekonomi olması gerektiğine dikkat çeken Bahçıvan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden sanayiciler olarak beklentilerini de şu şekilde sıraladı:

“Başta kur oynaklığı, enflasyon ve cari açık olmak üzere ekonomimizin temel sorunlarına odaklanarak kalıcı çözümler üretmemiz ve finansal istikrarı sürdürmemiz gerekiyor. Bakanlıkların birleştirilerek sadeleştirilmesini olumlu buluyoruz. Nitelikli üretime dayalı nitelikli büyümeye uygun bir kalkınma anlayışına ihtiyaç duyuyoruz. İhracatımızın kompozisyonunda ciddi bir dönüşüm sağlamamız kaçınılmaz. AK Parti’nin seçim beyannamesinde ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 4’ten yüzde 15’e çıkartılması hedefi son derece doğru ve anlamlı. Yüksek katma değerli üretim yapısı için en büyük ihtiyaç; nitelikli bir eğitim ve nitelikli insandır. Eğitimde kalite standartları sistemli bir şekilde takip edilmeli, eğitmenlerin niteliği güçlendirilmeli ve mesleki eğitime gereken önem verilmelidir. Yine yüksek teknolojili yatırımlarının finansman ihtiyacını karşılayacak yeni nesil bir kalkınma bankası modelinin oluşturulması öncelik taşımaya devam ediyor. Kalıcı yatırım yapacak yabancı sermaye gelişine önem verilmeli. Kıdem tazminatı sorunu BES modeli örnek alınarak çözüme kavuşturulmalı. Sanayi yatırımlarında “Emlak Sanayi” modeli ile arazinin rant amaçlı kullanımının da önüne geçilmeli. KDV alacaklarının sanayiciye ödenmesi ve kayıt dışılıkla daha etkin mücadele hayata geçirilmesi. Yine AR-GE, yenilikçilik, dijital dönüşüm ve endüstri bölgeleri önümüzdeki dönemin en önemli konu başlıkları.”

 

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:

“Yeni dönemde ekonomi ana gündem olmalı, istikrar her açıdan korunmalı”

25.06.2018 – İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Yeni yönetim modeli Cumhurbaşkanlığı Sisteminin ilk seçimine halkımızın yüksek katılım sağlaması dünyaya örnek olacak bir davranıştır.

Halkımız sorunlarına ve beklentilerine yönelik çözümü her zaman olduğu gibi seçimlerde ve sandıkta görüyor. Demokrasi adına bu önemli ve kıymetli bir toplumsal özelliğimizdir.
Oluşan neticelerin hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni dönemde istikrarın her açıdan korunmasına önem verilerek ekonominin ana gündem maddesi olmasını bekliyoruz.”

 

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:

“2017’nin göz kamaştırıcı büyümesi sanayinin desteğiyle sürüyor”

11.06.2018 – İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Türkiye ekonomisinin 2018 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 olan büyüme rakamlarını değerlendirdi. Bahçıvan, şu açıklamada bulundu:

“İSO PMI öncü göstergeleri yılın ilk üç ayı ile ilgili bizlere bu olumlu büyüme rakamlarının işaretlerini vermişti. Bugün görüyoruz ki; sanayi sektöründen gelen yüzde 8,8 gibi güçlü destekle, Türkiye’nin 2017’de başlattığı göz kamaştırıcı büyüme devam ediyor.

Son büyüme verileri, sanayi sektörümüzün ekonomimizin temel direği olduğunu, her koşulda büyümeye en güçlü katkıyı sunmaya devam ettiğini ve büyümedeki tartışmasız yerini açıkça ortaya koymaktadır.

Ancak nisan ayından beri özellikle finansal piyasalarda başlayan istikrarsızlıkla birlikte, kur ve faizlerdeki gelişmeler tedirginlik yaratmaktadır. Bunun yanı sıra seçim arifesinde olmamız, özellikle sanayi kaynaklı büyümeyi yılın devamında da aynı ivme ile devam ettirebilmemiz için gerekli olan kaslarımızın, yeteri kadar güçlü olmadığını bize gösteriyor. Nitekim İSO PMI’ın yılın ikinci çeyreğini kapsayan aylarında arka arkaya gelen rakamlarda bunu gördük.

Sanayicinin bugüne kadarki yatırım kararlarında bir tereddüt olmadığı halde, bugün finansal istikrarda yaşanmakta olan dalgalanmanın seyri, bugünden itibaren bu kararların hangi yörüngeye oturacağında belirleyici olacaktır.

Ümit ederiz ki seçim sonrası alınması gereken temel önlemler bir an önce alınır ve içine girmekte olduğumuz finansal istikrarsızlık ortamına son verilerek Türkiye tekrar nitelikli ve sürdürülebilir büyüme ortamına kavuşacaktır.”

 

Sanayiciler, iş anlaşmazlıklarında hızlı ve ekonomik çözümü buldu

İSO Arabuluculuk Merkezinde uzlaşma oranı yüzde 100’e ulaştı

06.06.2108 – İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, iş anlaşmazlıklarını hızlı, ekonomik ve tarafsız bir şekilde çözüme kavuşturan arabuluculuk sisteminden sanayi sektörünün yararlanmaya başladığına dikkat çekerek “1 Ocak tarihinden itibaren hizmet vermeye başlayan İSO Arabuluculuk Merkezine bugüne dek başvuran tüm taraflar, uzlaşarak ayrıldı” dedi.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar: “Türkiye’de 1 Ocak-1 Haziran tarihleri arasında iş mahkemelerinde açılan dava sayısı 24 bin 620 oldu. Geçen yıl aynı dönemde açılan dava sayısı 105 bin idi. Arabuluculuk sistemi sayesinde sonuç ümit verici.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO), iş anlaşmazlıklarını hızlı, ekonomik ve tarafsız bir şekilde çözüme kavuşturan arabuluculuk sistemini düzenlediği seminerde tanıttı. “Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Sistemi” seminerinde, iş davalarının en yaygın çözüm yönteminin uygulanmasına yönelik detaylı bilgiler oda üyesi sanayicilere aktarıldı. İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın ev sahipliğinde Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Musa Heybet ve Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, 1 Ocak’ta hizmete giren İSO Arabuluculuk Merkezinin tanıtımı da gerçekleştirildi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı, arabuluculuk sürecinin 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda dava şartı haline geldiğini hatırlatarak “Yılbaşından bu yana binlerce uyuşmazlığın bu yolla çözüldüğünü ve dava açılma sayılarının oldukça düştüğünü biliyoruz” dedi.

İş dünyası olarak her gün gerek işçi-işveren ilişkileri gerekse ticari ilişkiler kapsamında birçok hukuki uyuşmazlıkla karşı karşıya kaldıklarına dikkat çeken Özhamaratlı, “Adliyelerdeki iş yoğunluğu nedeniyle bu uyuşmazlıkların sebep olduğu davalar beklenenden çok daha uzun sürelerde sonuçlanıyor. Ayrıca, bu uzun süreçte tüm taraflar yıpranıyor ve ilişkiler de sekteye uğruyor. Oysa Arabuluculuk sistemi, mahkeme ortamından uzakta tarafları bir araya getirerek, birbirleriyle konuşmalarını, anlamalarını ve el sıkışarak her iki tarafın süreçten memnun olarak ayrılmasını hedefliyor” diye konuştu.

İSO bünyesinde de yılbaşından bu yana hizmet veren Arabuluculuk Merkezinin uzlaşma yolunda önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Özhamaratlı “Üye sanayicilerimize her zaman en iyi hizmeti sunmak hedefiyle yılbaşından bu yana oda bünyesinde Arabuluculuk merkezini kurduk ve faaliyete geçirdik. İş dünyamızı ilgilendiren tüm konularda uzmanlık eğitimi almış değerli arabulucuları barındıran merkezimizden bugüne dek tüm taraflar uzlaşarak ayrıldı” şeklinde konuştu.

Arabulucu yöntemi ile tasarruf mümkün

Konuşmasında iş davalarının yanında ticari uyuşmazlıklar, marka patent, alacak, belediye uyuşmazlıkları gibi özel hukuka dair tüm konular için de son derece elverişli ve etkin bir mekanizma olan Arabuluculuk yönteminin avantajlarını da aktaran Özhamaratlı şunları söyledi: “Arabuluculuk yöntemini tercih ettiğinizde dava boyunca yapmak zorunda kalacağınız bilirkişi ücreti, keşif harcı, posta giderleri gibi tüm masraflardan tasarruf etmiş olursunuz. Arabuluculuk süreci mahkemeye göre daha kısa sürer, gizlilik esastır. Sonuç, tarafların kontrolündedir. Mevcut hukuki durumun değil, tarafların menfaatlerinin korunmasını amaçlar. Karşı tarafla aranızda hukuki bir uyuşmazlık çıktıktan sonra, mahkemede dava açmadan veya tahkime başvurmadan önce arabulucuya gidebileceğiniz gibi, mahkemede dava açtıktan sonra da arabulucuya gidebilirsiniz.”

Açılan iş davası sayısı dörtte üç azaldı

Seminerde konuşan Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Musa Heybet, “Bütün ülkeler davaları mahkemelerden, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine doğru kaydırma eğiliminde. Artık biz de bu alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini sistemimizin içinde tam anlamıyla uygulayarak, şikayetleri en aza indirmenin yollarına bakmak zorundayız. Davaları mahkemelerden artık bir an önce almamız gerekiyor” diye konuştu.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar ise şunları söyledi: “Türkiye’de 1 Ocak-1 Haziran tarihleri arasında iş mahkemelerinde açılan dava sayısı 24 bin 620 dosya oldu. Geçen yıl aynı dönemde açılan dava sayısı 105 bin idi. Aradaki fark arabuluculuk sisteminden kaynaklanıyor. Sonuç ümit verici.”

 

İSO Başkanı, finansal istikrarsızlığın tüm dengelerde yaratacağı riske dikkat çekti:

“Merkez Bankasının bağımsızlığı ve saygınlığı önemli”

24.05.2018 – İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO Meclisi’nde yaptığı konuşmada finansal istikrarsızlığın başta enflasyon olmak üzere tüm dengelerde ağır tahribat doğurduğuna dikkat çekerek “Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve saygınlığı değerli. Merkez Bankası ve bankacılık kesiminin güçlü mali yapısının korunmasına gerekli özen gösterilmeli” dedi.

Erdal Bahçıvan: “24 Haziran seçimlerinden sonra iktidara kim gelirse gelsin finansal istikrara verilen önem temel belirleyici olacak.”

Toplantıda İSO Meclisi ve Meslek Komitelerinin daha etkin hale getirilmesi için aralarında Finansman, Vergi Politikaları, Gümrük ve Dış Ticaret, Ar-Ge, Eğitim gibi başlıklarda 14 Meclis Çalışma Grubu da açıklandı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin mayıs ayı olağan toplantısı, “Kurulması Düşünülen İSO Meclis Çalışma Grupları ile Meslek Komitelerinin Daha Etkin Hale Getirilmesi İçin Görüş ve Öneriler” ana gündemi ile dün gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda Meclis Üyeleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasında finansal istikrarsızlığın başta enflasyon olmak üzere hemen hemen tüm dengeler üzerinde her zaman ağır tahribat, büyük riskler ve zararlar doğurduğuna dikkat çekti. Finansal istikrara yönelik güvensizlik uzadıkça, duruma seyirci kalındıkça kurdaki ve faizdeki artış eğiliminin ileriye yönelik endişe verici boyutlara ulaştığına işaret eden Erdal Bahçıvan “En önemli endişe kaynağı risklerin kontrolden çıkması ihtimalidir. Mevcut sürecin kalıcı birtakım tahribatlar yaratmaması için proaktif bir tutumun en doğru tutum olacağına inanıyoruz” dedi.

Küresel finansal kaynakların azaldığı bir dönemde Türkiye’nin söylem ve uygulamalarında diğer ülkelerden daha dikkatli olması gerektiğini vurgu yapan Bahçıvan, 24 Haziran seçimlerinden sonra iktidara kim gelirse gelsin finansal istikrara verilen önemin temel belirleyici olacağını söyledi. Erdal Bahçıvan “İSO olarak Merkez Bankası’nın bağımsızlığının ve saygınlığının değerini, yeri ve zamanı geldiğinde birçok kez ifade ettik. Bugün de aynı anlayış ve tutumu koruyoruz. Bankacılık sektörünün güçlü yapısı ekonomimiz açısından önemli bir güven kaynağı. Bu nedenle Merkez Bankası’na yönelik olduğu kadar bankacılık kesiminin güçlü mali yapısının korunmasına da gerekli özen gösterilmeli” şeklinde konuştu.

Kaliteli büyümede finansal istikrarın önemi ortada

Dünyada likidite bolluğu ve düşük faiz döneminin geride kaldığı yeni düzenin tüm ekonomileri daha dikkatli olmaya zorladığını vurgulayan Bahçıvan “Özellikle gelişmekte olan ülkeler taşıdıkları riskler nedeniyle çok daha dikkatli olmalı. Bu ülkeler finansal koşullardaki sıkılaşma ve doların güçlenme eğilimi nedeniyle kur ve faiz baskısı altında kalıyor. Ve bu durum kırılganlıkları ve belirsizlikleri yüksek olan ekonomilerin maalesef negatif ayrışmasına neden oluyor. Ülkemiz de negatif ayrışan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bugün geldiğimiz noktada, sürdürülebilir, istikrarlı ve kaliteli büyüme için finansal istikrarın ne kadar önemli olduğuna bir kez daha tanık oluyoruz” dedi.

Meslek Komiteleri, 14 Meclis Çalışma Grubu ile daha da etkinleşecek

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’nın açıkladığı İSO Meclisi ve Meslek Komitelerinin daha etkin hale getirilmesi için belirlenen 14 Meclis Çalışma Grubu şunlardan oluştu:

1-Finansman,

2-Vergi Politikaları,

3-Gümrük ve Dış Ticaret,

4-İç Ticaret ve Piyasa Gözetim ve Denetimi,

5-Ar-Ge, Tasarım, Patent, Teknoloji ve İnovasyon,

6-Teşvikler,

7-Eğitim,

8-Üniversite-Sanayi İşbirliği,

9-Çalışma Hayatı,

10-Organize Sanayi Bölgeleri,

11-Belediyeler ile İlişkiler,

12-Akıllı Şehir Uygulamaları,

13-Aile Şirketleri ve Kurumsallaşma,

14-Sanayi Kongreleri.

 

İSO Başkanı Bahçıvan, 2018-2022 Çalışma Programını açıkladı: 25.04.2018

“Önceliğimiz; sanayinin finansman ihtiyacının karşılanması olacak”

İstanbul Sanayi Odası’nın 2018-2022 Çalışma Programını açıklayan Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan “İSO’nun öncü rolü; yüksek teknolojili ve katma değerli sanayiyi merkeze alan bir ekonomik ve toplumsal dönüşümü başarıyla gerçekleştirmek. Bu kapsamda öncelikle sanayinin finansman ihtiyacının karşılanması konusunda yeni nesil Kalkınma Bankacılığı için gerekli girişimleri yapacağız” dedi.

Erdal Bahçıvan: “Türkiye ekonomisinde 2018 ilk çeyreğinde de canlılığın sürdüğü görülüyor. Ancak özellikle enflasyon ve cari açık gibi iki önemli sorunumuzun kalıcı çözüm beklediğini de kabul etmeliyiz.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin nisan ayı olağan toplantısı, “Yönetim Kurulunun 2018-2022 Çalışma Programının Değerlendirilmesi” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO’nun yeni Yönetim Kurulu ile Meclis üyelerinin ilk kez buluştuğu toplantıya sanayiciler yoğun ilgi göstererek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sözlerinin başında “İSO, dünyada yaşanan köklü değişim sürecinde, yereli ve küreseli içeren bütüncül bir bakış eşliğinde akıl ve gerçeği buluşturan, riskleri ve fırsatları birlikte gören anlayışını bu yeni dönemde de kararlılıkla sürdürecektir” dedi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, gündeme ilişkin değerlendirmesinde “Dünyadaki yeni nesil sanayi anlayışı çok daha rekabetçi, bilgi yoğun, yüksek katma değerli bir üretim yapısına dayanıyor. Bu koşullarda, bizim de sanayimizi yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturmamız kaçınılmaz bir zorunluluk. Sanayiyi merkeze alan bir ekonomik ve toplumsal dönüşümü başarıyla gerçekleştirmemiz, gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluğumuzdur. Bu süreçte öncü rol yine İSO’ya düşüyor. Sanayinin faaliyet koşullarının iyileştirilmesi amacıyla dünyayı yakından takip ederek, resmi otoritelerle temas kurarak, her alandaki paydaşlarımızla iş birliğini geliştirerek sanayimizi ve sanayicimizi sürekli desteklemenin gayreti içinde olacağız” dedi.

Sanayinin finansman ihtiyacı öncelikli

Yeni dönemde yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Bahçıvan’ın açıklamalarından bazıları şunlardan oluştu: “Odamızın en güçlü organları olan Meclisimiz ve Meslek Komitelerimizle önümüzdeki dönemde daha etkin ve daha yakın bir çalışma içinde olacağız. Sanayimizi ve ekonomimizi yakından ilgilendiren konularda ihtisas kurulları oluşturacağız. Etkinliklerin yanı sıra özel olarak tasarlanacak bir mobil uygulama ile Meslek Komiteleri ile gruplarına bağlı üyeler arası ilişkileri pekiştireceğiz. Öncelikli çalışma konularımızdan olan sanayinin finansman ihtiyacının karşılanması konusunda vizyoner önerilerimizi gündeme getirmeye devam edeceğiz. Yeni nesil “Kalkınma Bankacılığı” önerimiz büyük önem taşıyor. Projenin kendisini teminat kabul ederek sanayi yatırımlarının finansmanını sağlayan bir kalkınma bankasının kurulup sanayimizin finansmanını desteklemesi için gerekli girişimleri yapacağız. Ayrıca halka arz, tahvil ve bono işlemleri, sukuk ve benzeri finansman araçları hakkında bilgilendirme faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.

Geçmiş dönemde hükümetimizin ve kamuoyunun gündemine getirdiğimiz terzi işi teşvik sisteminde kamu teşviklerinin yalın ve anlaşılır, projeye bağlı ve denetlenebilir olması ve finans bazlı bir mantığa dayanması yönündeki önerilerimizin takipçisi olacağız. Sanayide Dijital Dönüşüm Ofisi oluşturarak danışmanlık hizmeti sunacağız. Odamız üyelerinin dijitalleşme yol haritasını çıkararak firmalarımızın rekabet gücünü artıracağız. “AR-GE Merkezleri Danışmanlığı Projesi” ile firmalarımızın AR-GE merkezi başvuru süreçlerinin en etkin şekilde yürütülerek desteklerden hızlıca yararlanmalarını sağlamak için danışmanlık hizmeti sunacağız. “İstanbul Tasarım Vadisi Projesi”nin en önemli paydaşı olarak üyelerimizin bu projeden etkin şekilde faydalanmasını sağlayacağız. Sanayi-üniversite işbirliği alanında da somut adımlar atacak, girişimlerin finansmanı için İSO Melek Yatırımcı Ağı’nı kuracağız.”

Dünyanın en temel problemi; öngörüsüzlük

Erdal Bahçıvan, dünyada ve ülkemizde yaşanan bazı gelişmeleri de değerlendirerek “Verimlilik artışının yavaş seyri, nüfusun yaşlanması, yüksek küresel borç stoku, büyümenin kapsayıcılık sorunu, uluslararası koordinasyon yetersizliği, yapısal reformların istenen hızda gerçekleştirilememesi gibi unsurlar küresel büyümenin geleceği konusundaki endişeleri canlı tutuyor. Açık ve net söylüyorum; dünyanın şu andaki en temel problemi öngörüsüzlüktür. Öyle ki; IMF’ten Dünya Bankası’na, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarından araştırma kurumlarına kadar birçok kurum ve kuruluşu etkisi altına almış olan bu öngörüsüzlük dalgasının giderek artması, önümüzdeki günlerin neler getireceğine ilişkin belirsizliği de artırmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise 2017’deki güçlü büyümenin ardından 2018 ilk çeyreğinde de canlılığın sürdüğü görülüyor. Türkiye ekonomisi, sanayicilerimizin yüksek yatırım ve üretim iştahının yanı sıra hükümetin vermiş olduğu güçlü desteklerin katkısıyla ölçülü büyüme temposunu koruyor. Ancak özellikle enflasyon ve cari açık gibi iki önemli sorunumuzun kalıcı çözüm beklediğini de kabul etmemiz gerekiyor” dedi.

 

İSTANBUL SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN:

“Ekonomimiz ve üretim hayatımız için olumlu bir karar”

18.04.2018 – İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçiminin 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacağını açıklamasına ilişkin olarak “Seçimin, bu yılın ilk yarısında yani 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olmasını ekonomimiz ve üretim hayatımız için olumlu bir karar olarak değerlendiriyoruz” dedi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, şu açıklamada bulundu: “Erken seçim tartışmaları, son zamanlarda zaman zaman Türkiye’nin gündeminde yerini alıyordu. Biz İstanbul Sanayi Odası olarak Türkiye’nin istikrarı sağlayacak, belirsizliğin ortadan kalktığı, öngörülebilirliğin olduğu bir dönemi 2019 yılına kalmadan bir an önce yakalaması gerektiğini çeşitli platformlarda dile getirdik. Bu bağlamda 2018 sonbaharında olabileceği tahmin edilen seçimin, bu yılın ilk yarısında yani 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olmasını ekonomimiz ve üretim hayatımız için olumlu bir karar olarak değerlendiriyoruz. 2018 yılının ikinci yarısını şimdiden belirsizliğin ortadan kalkacağı, öncelikli olarak ekonomiye odaklanacağımız bir dönem olarak görüyorum. Seçimin erkene alınması ayrıca 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum sonucu oluşturulması kararlaştırılan Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ni de daha erken bir tarihte hayata geçirerek, yönetim sisteminde süregelen ikili yapıyı da ortadan kaldıracaktır. Birçok açıdan olumlu bulduğum erken seçim kararı ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.”